9
Kullanım
3
Lemma
3
Türev
11
Anlam
3 lemma, 3 türev form
Örnek Ayetler (3)
Kehf 18:31
·
Kuran-ı Kerim
أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ جَنَّـٰتُ عَدۡنٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهِمُ ٱلۡأَنۡهَٰرُ يُحَلَّوۡنَ فِيهَا مِنۡ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٖ وَيَلۡبَسُونَ ثِيَابًا خُضۡرٗا مِّن سُندُسٖ وَإِسۡتَبۡرَقٖ مُّتَّكِـِٔينَ فِيهَا عَلَى ٱلۡأَرَآئِكِۚ نِعۡمَ ٱلثَّوَابُ وَحَسُنَتۡ مُرۡتَفَقٗا
İşte onlar, altlarından ırmaklar akan Adn bahçeleri onlar içindir. Orada altından bileziklerle süslenirler ve ince ipekten ve kalın ipekten yeşil elbiseler giyerler. Orada koltukların üzerine yaslanırlar. Karşılık ne güzeldir ve dayanılacak yer ne güzeldir!
Hac 22:23
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱللَّهَ يُدۡخِلُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ يُحَلَّوۡنَ فِيهَا مِنۡ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٖ وَلُؤۡلُؤٗاۖ وَلِبَاسُهُمۡ فِيهَا حَرِيرٞ
Şüphesiz Allah, inanan ve düzeltici işler yapan kimseleri altından ırmaklar akan bahçelere girdirir. Orada altından bilezikler ve inci ile süslenirler ve orada giysileri ipektir.
Fatır 35:33
·
Kuran-ı Kerim
جَنَّـٰتُ عَدۡنٖ يَدۡخُلُونَهَا يُحَلَّوۡنَ فِيهَا مِنۡ أَسَاوِرَ مِن ذَهَبٖ وَلُؤۡلُؤٗاۖ وَلِبَاسُهُمۡ فِيهَا حَرِيرٞ
Adn bahçelerine girerler; orada altından bileziklerle ve inciyle süslenirler ve orada elbiseleri ipektir.
Örnek Ayetler (1)
İnsan 76:21
·
Kuran-ı Kerim
عَٰلِيَهُمۡ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضۡرٞ وَإِسۡتَبۡرَقٞۖ وَحُلُّوٓاْ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٖ وَسَقَىٰهُمۡ رَبُّهُمۡ شَرَابٗا طَهُورًا
Onların üzerinde yeşil ince ipek ve kalın ipek elbiseler vardır ve gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir ve onların Rabbi onlara tertemiz bir içecek içirmiştir.
Örnek Ayetler (2)
Nahl 16:14
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي سَخَّرَ ٱلۡبَحۡرَ لِتَأۡكُلُواْ مِنۡهُ لَحۡمٗا طَرِيّٗا وَتَسۡتَخۡرِجُواْ مِنۡهُ حِلۡيَةٗ تَلۡبَسُونَهَاۖ وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ مَوَاخِرَ فِيهِ وَلِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Ve O, ondan taze et yiyesiniz ve ondan giydiğiniz süsü çıkarasınız diye denizi boyun eğdirendir. Ve onda yaran gemileri görürsün ve O'nun lütfundan arayasınız diye ve umulur ki şükredersiniz.
Fatır 35:12
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا يَسۡتَوِي ٱلۡبَحۡرَانِ هَٰذَا عَذۡبٞ فُرَاتٞ سَآئِغٞ شَرَابُهُۥ وَهَٰذَا مِلۡحٌ أُجَاجٞۖ وَمِن كُلّٖ تَأۡكُلُونَ لَحۡمٗا طَرِيّٗا وَتَسۡتَخۡرِجُونَ حِلۡيَةٗ تَلۡبَسُونَهَاۖ وَتَرَى ٱلۡفُلۡكَ فِيهِ مَوَاخِرَ لِتَبۡتَغُواْ مِن فَضۡلِهِۦ وَلَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Ve iki deniz eşit olmaz; bu tatlıdır, susuzluğu gidericidir, içimi boğazdan kolay geçendir ve bu tuzludur, acıdır. Ve her birinden taze bir et yersiniz ve giyeceğiniz bir süs çıkarırsınız. Ve O'nun lütfundan aramanız için gemileri onda suyu yararak gidenler olarak görürsün. Ve umulur ki şükredersiniz.
Örnek Ayetler (1)
Zuhruf 43:18
·
Kuran-ı Kerim
أَوَمَن يُنَشَّؤُاْ فِي ٱلۡحِلۡيَةِ وَهُوَ فِي ٱلۡخِصَامِ غَيۡرُ مُبِينٖ
Ve süs içinde yetiştirilen ve tartışma içinde apaçık olmayan kimse mi?
Örnek Ayetler (1)
Ra'd 13:17
·
Kuran-ı Kerim
أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَسَالَتۡ أَوۡدِيَةُۢ بِقَدَرِهَا فَٱحۡتَمَلَ ٱلسَّيۡلُ زَبَدٗا رَّابِيٗاۖ وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيۡهِ فِي ٱلنَّارِ ٱبۡتِغَآءَ حِلۡيَةٍ أَوۡ مَتَٰعٖ زَبَدٞ مِّثۡلُهُۥۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡحَقَّ وَٱلۡبَٰطِلَۚ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذۡهَبُ جُفَآءٗۖ وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمۡكُثُ فِي ٱلۡأَرۡضِۚ كَذَٰلِكَ يَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَالَ
Gökten bir su indirdi, böylece vadiler kendi ölçüsüyle aktı, böylece sel kabaran bir köpük yüklendi. Ve bir süs veya bir eşya arayışıyla ateşte üzerine yaktıklarından da onun gibi bir köpük vardır. İşte böylece Allah gerçeği ve batılı örnek verir. Böylece köpüğe gelince, atılarak gider. Ve insanlara fayda veren şeye gelince, yeryüzünde kalır. İşte böylece Allah örnekleri verir.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:148
·
Kuran-ı Kerim
وَٱتَّخَذَ قَوۡمُ مُوسَىٰ مِنۢ بَعۡدِهِۦ مِنۡ حُلِيِّهِمۡ عِجۡلٗا جَسَدٗا لَّهُۥ خُوَارٌۚ أَلَمۡ يَرَوۡاْ أَنَّهُۥ لَا يُكَلِّمُهُمۡ وَلَا يَهۡدِيهِمۡ سَبِيلًاۘ ٱتَّخَذُوهُ وَكَانُواْ ظَٰلِمِينَ
Ve Musa'nın toplumu ondan sonra süs eşyalarından böğürmesi olan beden bir buzağı edindi. Şüphesiz onun onlarla konuşmadığını ve onlara bir yola yol göstermediğini görmediler mi? Onu edindiler ve zalimler idiler.