109
Kullanım
8
Lemma
50
Türev
76
Anlam
8 lemma, 50 türev form
Örnek Ayetler (1)
Neml 27:44
·
Kuran-ı Kerim
قِيلَ لَهَا ٱدۡخُلِي ٱلصَّرۡحَۖ فَلَمَّا رَأَتۡهُ حَسِبَتۡهُ لُجَّةٗ وَكَشَفَتۡ عَن سَاقَيۡهَاۚ قَالَ إِنَّهُۥ صَرۡحٞ مُّمَرَّدٞ مِّن قَوَارِيرَۗ قَالَتۡ رَبِّ إِنِّي ظَلَمۡتُ نَفۡسِي وَأَسۡلَمۡتُ مَعَ سُلَيۡمَٰنَ لِلَّهِ رَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Ona denildi: 'Köşke gir.' Bunun üzerine onu gördüğünde onu derin bir su sandı ve bacaklarını açtı. Dedi: 'Şüphesiz o, camlardan düzeltilmiş bir köşktür.' Dedi: 'Rabbim, şüphesiz ben nefsime zulmettim ve Süleyman ile birlikte alemlerin Rabbi Allah'a teslim oldum.'
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:11
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ جَآءُو بِٱلۡإِفۡكِ عُصۡبَةٞ مِّنكُمۡۚ لَا تَحۡسَبُوهُ شَرّٗا لَّكُمۖ بَلۡ هُوَ خَيۡرٞ لَّكُمۡۚ لِكُلِّ ٱمۡرِيٕٖ مِّنۡهُم مَّا ٱكۡتَسَبَ مِنَ ٱلۡإِثۡمِۚ وَٱلَّذِي تَوَلَّىٰ كِبۡرَهُۥ مِنۡهُمۡ لَهُۥ عَذَابٌ عَظِيمٞ
Şüphesiz iftirayı getiren kimseler sizden bir gruptur. Onu sizin için bir kötülük zannetmeyin, bilakis o sizin için bir hayırdır. Onlardan her kişi için günahtan kazandığı şey vardır. Ve onlardan onun büyüğünü üstlenen kimse, onun için büyük bir azap vardır.
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:15
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ تَلَقَّوۡنَهُۥ بِأَلۡسِنَتِكُمۡ وَتَقُولُونَ بِأَفۡوَاهِكُم مَّا لَيۡسَ لَكُم بِهِۦ عِلۡمٞ وَتَحۡسَبُونَهُۥ هَيِّنٗا وَهُوَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمٞ
Hani onu dillerinizle karşılıyordunuz ve hakkında bilginiz olmayan şeyi ağızlarınızla söylüyordunuz. Ve onu önemsiz zannediyordunuz; oysa o, Allah katında büyüktür.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:71
·
Kuran-ı Kerim
وَحَسِبُوٓاْ أَلَّا تَكُونَ فِتۡنَةٞ فَعَمُواْ وَصَمُّواْ ثُمَّ تَابَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِمۡ ثُمَّ عَمُواْ وَصَمُّواْ كَثِيرٞ مِّنۡهُمۡۚ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِمَا يَعۡمَلُونَ
Ve bir sınama olmayacağını zannettiler, bunun üzerine kör oldular ve sağır oldular. Sonra Allah onların dönüşünü kabul etti. Sonra onlardan çoğu kör oldular ve sağır oldular. Ve Allah yapıyor olduklarını görendir.
Örnek Ayetler (1)
Hümeze 104:3
·
Kuran-ı Kerim
يَحۡسَبُ أَنَّ مَالَهُۥٓ أَخۡلَدَهُۥ
Malının kendisini ebedi kıldığını sanır.
Örnek Ayetler (1)
Furkan 25:44
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ تَحۡسَبُ أَنَّ أَكۡثَرَهُمۡ يَسۡمَعُونَ أَوۡ يَعۡقِلُونَۚ إِنۡ هُمۡ إِلَّا كَٱلۡأَنۡعَٰمِ بَلۡ هُمۡ أَضَلُّ سَبِيلًا
Yoksa onların çoğunun işittiklerini veya aklettiklerini mi hesap ediyorsun? Onlar hayvanlar gibidir, aksine onlar yol bakımından daha sapkındır.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:273
·
Kuran-ı Kerim
لِلۡفُقَرَآءِ ٱلَّذِينَ أُحۡصِرُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ لَا يَسۡتَطِيعُونَ ضَرۡبٗا فِي ٱلۡأَرۡضِ يَحۡسَبُهُمُ ٱلۡجَاهِلُ أَغۡنِيَآءَ مِنَ ٱلتَّعَفُّفِ تَعۡرِفُهُم بِسِيمَٰهُمۡ لَا يَسۡـَٔلُونَ ٱلنَّاسَ إِلۡحَافٗاۗ وَمَا تُنفِقُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِهِۦ عَلِيمٌ
Allah'ın yolunda kuşatılmış, yerin içinde yürümeye güç yetiremeyen fakirler içindir; cahil çekinmelerinden onları zenginler zanneder. Onları işaretleriyle tanırsın, insanlardan ısrarla istemezler. Ve iyilikten ne infak ederseniz şüphesiz Allah onu Bilen'dir.
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:39
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَعۡمَٰلُهُمۡ كَسَرَابِۭ بِقِيعَةٖ يَحۡسَبُهُ ٱلظَّمۡـَٔانُ مَآءً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَهُۥ لَمۡ يَجِدۡهُ شَيۡـٔٗا وَوَجَدَ ٱللَّهَ عِندَهُۥ فَوَفَّىٰهُ حِسَابَهُۥۗ وَٱللَّهُ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ
Ve örten kimseler, onların işleri bir düzlükteki bir serap gibidir; susayan onu su zanneder. Ona geldiği zaman onu bir şey bulmaz ve onun yanında Allah'ı buldu; böylece onun hesabını ona tam verdi. Ve Allah hesap Hızlı'dır.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:9
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ حَسِبۡتَ أَنَّ أَصۡحَٰبَ ٱلۡكَهۡفِ وَٱلرَّقِيمِ كَانُواْ مِنۡ ءَايَٰتِنَا عَجَبًا
Yoksa sen mağara ve yazıt arkadaşlarının ayetlerimizden şaşırtıcı olduklarını mı hesap ettin?
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:102
·
Kuran-ı Kerim
أَفَحَسِبَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَن يَتَّخِذُواْ عِبَادِي مِن دُونِيٓ أَوۡلِيَآءَۚ إِنَّآ أَعۡتَدۡنَا جَهَنَّمَ لِلۡكَٰفِرِينَ نُزُلٗا
Örtenler, benim dışımda kullarımı koruyucular edineceklerini mi zannettiler? Şüphesiz biz cehennemi örtenler için bir konak olarak hazırladık.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:18
·
Kuran-ı Kerim
وَتَحۡسَبُهُمۡ أَيۡقَاظٗا وَهُمۡ رُقُودٞۚ وَنُقَلِّبُهُمۡ ذَاتَ ٱلۡيَمِينِ وَذَاتَ ٱلشِّمَالِۖ وَكَلۡبُهُم بَٰسِطٞ ذِرَاعَيۡهِ بِٱلۡوَصِيدِۚ لَوِ ٱطَّلَعۡتَ عَلَيۡهِمۡ لَوَلَّيۡتَ مِنۡهُمۡ فِرَارٗا وَلَمُلِئۡتَ مِنۡهُمۡ رُعۡبٗا
Oysa onlar uyuyanlardır, onları uyanıklar hesap edersin. Onları sağ tarafına ve sol tarafına çeviririz. Onların köpeği eşikte iki kolunu uzatandır. Eğer onlara baksaydın, onlardan kaçarak kesinlikle dönerdin ve onlardan korkuyla kesinlikle dolardın.
Örnek Ayetler (1)
Haşr 59:14
·
Kuran-ı Kerim
لَا يُقَٰتِلُونَكُمۡ جَمِيعًا إِلَّا فِي قُرٗى مُّحَصَّنَةٍ أَوۡ مِن وَرَآءِ جُدُرِۭۚ بَأۡسُهُم بَيۡنَهُمۡ شَدِيدٞۚ تَحۡسَبُهُمۡ جَمِيعٗا وَقُلُوبُهُمۡ شَتَّىٰۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَعۡقِلُونَ
Onlar sizinle topluca savaşmazlar; ancak sağlamlaştırılmış kasabalarda veya duvarların arkasından hariç. Kendi aralarındaki çarpışmaları çetindir. Sen onları toplu zannında bulunursun, oysa kalpleri dağınıktır. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmaları sebebiyledir.
Örnek Ayetler (1)
Mü'minun 23:55
·
Kuran-ı Kerim
أَيَحۡسَبُونَ أَنَّمَا نُمِدُّهُم بِهِۦ مِن مَّالٖ وَبَنِينَ
Hesap mı ediyorlar ki onlara maldan ve oğullardan verdiğimiz şeylerle,
Örnek Ayetler (1)
Mü'minun 23:115
·
Kuran-ı Kerim
أَفَحَسِبۡتُمۡ أَنَّمَا خَلَقۡنَٰكُمۡ عَبَثٗا وَأَنَّكُمۡ إِلَيۡنَا لَا تُرۡجَعُونَ
'Yoksa sizi boşuna yarattığımızı ve şüphesiz sizin bize döndürülmeyeceğinizi mi zannında bulundunuz?'
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:78
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنَّ مِنۡهُمۡ لَفَرِيقٗا يَلۡوُۥنَ أَلۡسِنَتَهُم بِٱلۡكِتَٰبِ لِتَحۡسَبُوهُ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمَا هُوَ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَيَقُولُونَ هُوَ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِ وَمَا هُوَ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۖ وَيَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلۡكَذِبَ وَهُمۡ يَعۡلَمُونَ
Ve şüphesiz onlardan kesinlikle bir grup vardır, onu kitaptan zannetmeniz için kitap ile dillerini bükerler. Ve o kitaptan değildir. Ve söylerler: 'O Allah'ın katındandır.' Ve o Allah'ın katından değildir. Ve onlar bile bile Allah'a karşı yalanı söylerler.
Örnek Ayetler (1)
Neml 27:88
·
Kuran-ı Kerim
وَتَرَى ٱلۡجِبَالَ تَحۡسَبُهَا جَامِدَةٗ وَهِيَ تَمُرُّ مَرَّ ٱلسَّحَابِۚ صُنۡعَ ٱللَّهِ ٱلَّذِيٓ أَتۡقَنَ كُلَّ شَيۡءٍۚ إِنَّهُۥ خَبِيرُۢ بِمَا تَفۡعَلُونَ
Ve dağları görürsün, onları sabit zannedersin; oysa onlar bulutların geçişi gibi geçerler. Her şeyi kusursuz yapan Allah'ın yapımıdır. Şüphesiz O, yaptığınız şeylerden Haberdar'dır.
Örnek Ayetler (1)
İnsan 76:19
·
Kuran-ı Kerim
۞وَيَطُوفُ عَلَيۡهِمۡ وِلۡدَٰنٞ مُّخَلَّدُونَ إِذَا رَأَيۡتَهُمۡ حَسِبۡتَهُمۡ لُؤۡلُؤٗا مَّنثُورٗا
Ve onların etrafında ebedi kılınmış gençler dolaşır; onları gördüğün zaman onları saçılmış inci zannedersin.
Örnek Ayetler (1)
Ankebut 29:2
·
Kuran-ı Kerim
أَحَسِبَ ٱلنَّاسُ أَن يُتۡرَكُوٓاْ أَن يَقُولُوٓاْ ءَامَنَّا وَهُمۡ لَا يُفۡتَنُونَ
İnsanlar, 'İnandık' demeleriyle bırakılacaklarını ve sınanmayacaklarını mı hesap ettiler?
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:188
·
Kuran-ı Kerim
لَا تَحۡسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَفۡرَحُونَ بِمَآ أَتَواْ وَّيُحِبُّونَ أَن يُحۡمَدُواْ بِمَا لَمۡ يَفۡعَلُواْ فَلَا تَحۡسَبَنَّهُم بِمَفَازَةٖ مِّنَ ٱلۡعَذَابِۖ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Getirdikleri şeyle sevinenleri ve yapmadıkları şeyle övülmeyi sevenleri zannetme; onları azaptan bir kurtuluşta zannetme. Ve onlar için acı verici bir azap vardır.
Örnek Ayetler (3)
Nisa 4:6
·
Kuran-ı Kerim
وَٱبۡتَلُواْ ٱلۡيَتَٰمَىٰ حَتَّىٰٓ إِذَا بَلَغُواْ ٱلنِّكَاحَ فَإِنۡ ءَانَسۡتُم مِّنۡهُمۡ رُشۡدٗا فَٱدۡفَعُوٓاْ إِلَيۡهِمۡ أَمۡوَٰلَهُمۡۖ وَلَا تَأۡكُلُوهَآ إِسۡرَافٗا وَبِدَارًا أَن يَكۡبَرُواْۚ وَمَن كَانَ غَنِيّٗا فَلۡيَسۡتَعۡفِفۡۖ وَمَن كَانَ فَقِيرٗا فَلۡيَأۡكُلۡ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ فَإِذَا دَفَعۡتُمۡ إِلَيۡهِمۡ أَمۡوَٰلَهُمۡ فَأَشۡهِدُواْ عَلَيۡهِمۡۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبٗا
Ve yetimleri nikaha ulaştıkları zamana kadar sınayın. Bunun üzerine eğer onlardan bir olgunluk sezerseniz, mallarını onlara verin. Ve büyüyecekler diye israf ederek ve aceleyle onları yemeyin. Ve kim zengin ise sakınsın, ve kim fakir ise bilinenle yesin. Onlara mallarını verdiğiniz zaman onlara karşı şahit tutun. Ve hesap gören olarak Allah yeter.
İsra 17:14
·
Kuran-ı Kerim
ٱقۡرَأۡ كِتَٰبَكَ كَفَىٰ بِنَفۡسِكَ ٱلۡيَوۡمَ عَلَيۡكَ حَسِيبٗا
Kitabını oku, bugün sana karşı bir hesap görücü olarak senin nefsin yeter.
Ahzab 33:39
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يُبَلِّغُونَ رِسَٰلَٰتِ ٱللَّهِ وَيَخۡشَوۡنَهُۥ وَلَا يَخۡشَوۡنَ أَحَدًا إِلَّا ٱللَّهَۗ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ حَسِيبٗا
Onlar Allah'ın mesajlarını ulaştırırlar ve O'ndan korkarlar ve Allah'tan başka kimseden korkmazlar. Ve Hesap Gören olarak Allah yeter.