36
Kullanım
4
Lemma
12
Türev
29
Anlam
4 lemma, 12 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
Kehf 18:6
·
Kuran-ı Kerim
فَلَعَلَّكَ بَٰخِعٞ نَّفۡسَكَ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمۡ إِن لَّمۡ يُؤۡمِنُواْ بِهَٰذَا ٱلۡحَدِيثِ أَسَفًا
Eğer bu söze inanmazlarsa, belki de sen üzüntüden onların izleri üzerine nefsini tüketensin.
Lokman 31:6
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَشۡتَرِي لَهۡوَ ٱلۡحَدِيثِ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ بِغَيۡرِ عِلۡمٖ وَيَتَّخِذَهَا هُزُوًاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ لَهُمۡ عَذَابٞ مُّهِينٞ
Ve insanlardan bilgi olmaksızın Allah'ın yolundan saptırmak için sözün eğlencesini satın alan ve onu bir alay edinen kimse vardır. İşte onlar, alçaltıcı bir azap onlar içindir.
Zümer 39:23
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحۡسَنَ ٱلۡحَدِيثِ كِتَٰبٗا مُّتَشَٰبِهٗا مَّثَانِيَ تَقۡشَعِرُّ مِنۡهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمۡ وَقُلُوبُهُمۡ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٍ
'Allah sözün en güzelini, benzeşen, tekrarlanan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkan kimselerin derileri ondan ürperir; sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın hatırlanmasına yumuşar. İşte bu Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediği kimseye yol gösterir. Ve Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir yol gösteren yoktur.'
Necm 53:59
·
Kuran-ı Kerim
أَفَمِنۡ هَٰذَا ٱلۡحَدِيثِ تَعۡجَبُونَ
Yoksa bu sözden mi şaşıyorsunuz?
Vakıa 56:81
·
Kuran-ı Kerim
أَفَبِهَٰذَا ٱلۡحَدِيثِ أَنتُم مُّدۡهِنُونَ
O halde siz bu söze mi gevşeklik gösterenlersiniz?
Örnek Ayetler (5)
Taha 20:9
·
Kuran-ı Kerim
وَهَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ
Ve Musa'nın haberi sana geldi mi?
Zariyat 51:24
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ضَيۡفِ إِبۡرَٰهِيمَ ٱلۡمُكۡرَمِينَ
İbrahim'in ikram edilen konuklarının haberi sana geldi mi?
Naziat 79:15
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ مُوسَىٰٓ
Musa'nın haberi sana geldi mi?
Buruc 85:17
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡجُنُودِ
Orduların haberi sana geldi mi?
Gaşiye 88:1
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ أَتَىٰكَ حَدِيثُ ٱلۡغَٰشِيَةِ
Kaplayanın haberi sana geldi mi?
Örnek Ayetler (5)
Nisa 4:42
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَئِذٖ يَوَدُّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَعَصَوُاْ ٱلرَّسُولَ لَوۡ تُسَوَّىٰ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضُ وَلَا يَكۡتُمُونَ ٱللَّهَ حَدِيثٗا
O gün örten ve resule isyan eden kimseler yer onlarla düzlense ister. Ve Allah'tan bir sözü gizleyemezler.
Nisa 4:78
·
Kuran-ı Kerim
أَيۡنَمَا تَكُونُواْ يُدۡرِككُّمُ ٱلۡمَوۡتُ وَلَوۡ كُنتُمۡ فِي بُرُوجٖ مُّشَيَّدَةٖۗ وَإِن تُصِبۡهُمۡ حَسَنَةٞ يَقُولُواْ هَٰذِهِۦ مِنۡ عِندِ ٱللَّهِۖ وَإِن تُصِبۡهُمۡ سَيِّئَةٞ يَقُولُواْ هَٰذِهِۦ مِنۡ عِندِكَۚ قُلۡ كُلّٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۖ فَمَالِ هَـٰٓؤُلَآءِ ٱلۡقَوۡمِ لَا يَكَادُونَ يَفۡقَهُونَ حَدِيثٗا
Nerede olursanız olun, sağlam kalelerde olsanız bile ölüm size yetişir. Onlara bir iyilik isabet ederse 'Bu Allah'ın katındandır' derler. Onlara bir kötülük isabet ederse 'Bu senin katındandır' derler. De ki: 'Hepsi Allah'ın katındandır.' O halde bu topluluğa ne oluyor ki neredeyse hiçbir sözü anlamıyorlar?
Nisa 4:87
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ لَيَجۡمَعَنَّكُمۡ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ لَا رَيۡبَ فِيهِۗ وَمَنۡ أَصۡدَقُ مِنَ ٱللَّهِ حَدِيثٗا
Allah, O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. İçinde hiçbir şüphe olmayan kalkış gününe sizi kesinlikle toplayacaktır. Söz bakımından Allah'tan daha doğru kim vardır?
Yusuf 12:111
·
Kuran-ı Kerim
لَقَدۡ كَانَ فِي قَصَصِهِمۡ عِبۡرَةٞ لِّأُوْلِي ٱلۡأَلۡبَٰبِۗ مَا كَانَ حَدِيثٗا يُفۡتَرَىٰ وَلَٰكِن تَصۡدِيقَ ٱلَّذِي بَيۡنَ يَدَيۡهِ وَتَفۡصِيلَ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ
Kesinlikle onların kıssalarında temiz akıl sahipleri için bir ibret vardır. Uydurulan bir söz değildi, ancak iki elleri arasındakinin doğrulanması, her şeyin ayrıntılı açıklaması ve inanan bir topluluk için bir yol gösterme ve bir merhamettir.
Tahrim 66:3
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ أَسَرَّ ٱلنَّبِيُّ إِلَىٰ بَعۡضِ أَزۡوَٰجِهِۦ حَدِيثٗا فَلَمَّا نَبَّأَتۡ بِهِۦ وَأَظۡهَرَهُ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ عَرَّفَ بَعۡضَهُۥ وَأَعۡرَضَ عَنۢ بَعۡضٖۖ فَلَمَّا نَبَّأَهَا بِهِۦ قَالَتۡ مَنۡ أَنۢبَأَكَ هَٰذَاۖ قَالَ نَبَّأَنِيَ ٱلۡعَلِيمُ ٱلۡخَبِيرُ
Ve hani nebi onun eşlerinin bazısına bir söz gizlemişti. Böylece o onu haber verdiği ve Allah onu ona açığa çıkardığı zaman, onun bazısını bildirdi ve bazısından yüz çevirdi. Böylece onu ona haber verdiği zaman, dedi: 'Bunu sana kim haber verdi?' Dedi: 'Bana Bilen, Haberdar Olan haber verdi.'
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:185
·
Kuran-ı Kerim
أَوَلَمۡ يَنظُرُواْ فِي مَلَكُوتِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ مِن شَيۡءٖ وَأَنۡ عَسَىٰٓ أَن يَكُونَ قَدِ ٱقۡتَرَبَ أَجَلُهُمۡۖ فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ
Göklerin ve yerin egemenliğine, Allah'ın yarattığı hiçbir şeye ve sürelerinin yaklaşmış olabileceğine bakmadılar mı? Bunun üzerine ondan sonra hangi söze inanacaklar?
Casiye 45:6
·
Kuran-ı Kerim
تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتۡلُوهَا عَلَيۡكَ بِٱلۡحَقِّۖ فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَ ٱللَّهِ وَءَايَٰتِهِۦ يُؤۡمِنُونَ
İşte bunlar Allah'ın ayetleridir, onları sana gerçek ile okuyoruz. O halde Allah'tan ve O'nun ayetlerinden sonra hangi söze inanırlar?
Mürselat 77:50
·
Kuran-ı Kerim
فَبِأَيِّ حَدِيثِۭ بَعۡدَهُۥ يُؤۡمِنُونَ
Böylece ondan sonra hangi söze inanırlar?
Örnek Ayetler (3)
Yusuf 12:6
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ يَجۡتَبِيكَ رَبُّكَ وَيُعَلِّمُكَ مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِ وَيُتِمُّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكَ وَعَلَىٰٓ ءَالِ يَعۡقُوبَ كَمَآ أَتَمَّهَا عَلَىٰٓ أَبَوَيۡكَ مِن قَبۡلُ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡحَٰقَۚ إِنَّ رَبَّكَ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Ve işte böylece Rabbin seni seçecek ve sana olayların yorumundan öğretecek. Ve daha önce ataların İbrahim ve İshak'a onu tamamladığı gibi, sana ve Yakup ailesine nimetini tamamlayacaktır. Şüphesiz Rabbin bilendir, hikmetlidir.
Yusuf 12:21
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِي ٱشۡتَرَىٰهُ مِن مِّصۡرَ لِٱمۡرَأَتِهِۦٓ أَكۡرِمِي مَثۡوَىٰهُ عَسَىٰٓ أَن يَنفَعَنَآ أَوۡ نَتَّخِذَهُۥ وَلَدٗاۚ وَكَذَٰلِكَ مَكَّنَّا لِيُوسُفَ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلِنُعَلِّمَهُۥ مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِۚ وَٱللَّهُ غَالِبٌ عَلَىٰٓ أَمۡرِهِۦ وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعۡلَمُونَ
Ve Mısır'dan onu satın alan kişi karısına dedi: 'Onun yerini değerli tut, umulur ki bize fayda verir veya onu çocuk ediniriz.' Ve böylece Yusuf'u yeryüzünde yerleştirdik, ona olayların yorumundan öğretelim diye. Ve Allah işi üzerinde üstündür, fakat insanların çoğu bilmezler.
Yusuf 12:101
·
Kuran-ı Kerim
۞رَبِّ قَدۡ ءَاتَيۡتَنِي مِنَ ٱلۡمُلۡكِ وَعَلَّمۡتَنِي مِن تَأۡوِيلِ ٱلۡأَحَادِيثِۚ فَاطِرَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ أَنتَ وَلِيِّۦ فِي ٱلدُّنۡيَا وَٱلۡأٓخِرَةِۖ تَوَفَّنِي مُسۡلِمٗا وَأَلۡحِقۡنِي بِٱلصَّـٰلِحِينَ
'Rabbim, kesinlikle bana egemenlikten verdin ve bana olayların yorumundan öğrettin. Gökleri ve yeri Yaratan, dünyada ve ahirette benim Koruyucum Sensin. Beni Müslüman olarak vefat ettir ve beni doğrulara kat.'
Örnek Ayetler (2)
Nisa 4:140
·
Kuran-ı Kerim
وَقَدۡ نَزَّلَ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلۡكِتَٰبِ أَنۡ إِذَا سَمِعۡتُمۡ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ يُكۡفَرُ بِهَا وَيُسۡتَهۡزَأُ بِهَا فَلَا تَقۡعُدُواْ مَعَهُمۡ حَتَّىٰ يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيۡرِهِۦٓ إِنَّكُمۡ إِذٗا مِّثۡلُهُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ جَامِعُ ٱلۡمُنَٰفِقِينَ وَٱلۡكَٰفِرِينَ فِي جَهَنَّمَ جَمِيعًا
Ve kesinlikle kitapta size indirdi ki, Allah'ın ayetlerinin örtüldüğünü ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, ondan başka bir sözün içine dalıncaya kadar onlarla beraber oturmayın; şüphesiz siz o zaman onlar gibisiniz. Şüphesiz Allah ikiyüzlüleri ve örtenleri tamamen cehennemin içinde toplayandır.
En'am 6:68
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا رَأَيۡتَ ٱلَّذِينَ يَخُوضُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا فَأَعۡرِضۡ عَنۡهُمۡ حَتَّىٰ يَخُوضُواْ فِي حَدِيثٍ غَيۡرِهِۦۚ وَإِمَّا يُنسِيَنَّكَ ٱلشَّيۡطَٰنُ فَلَا تَقۡعُدۡ بَعۡدَ ٱلذِّكۡرَىٰ مَعَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve ayetlerimize dalan kimseleri gördüğün zaman, ondan başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Ve eğer Şeytan sana unutturursa, hatırladıktan sonra zalim kavim ile beraber oturma.
Örnek Ayetler (2)
Mü'minun 23:44
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ أَرۡسَلۡنَا رُسُلَنَا تَتۡرَاۖ كُلَّ مَا جَآءَ أُمَّةٗ رَّسُولُهَا كَذَّبُوهُۖ فَأَتۡبَعۡنَا بَعۡضَهُم بَعۡضٗا وَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَحَادِيثَۚ فَبُعۡدٗا لِّقَوۡمٖ لَّا يُؤۡمِنُونَ
Sonra resullerimizi art arda gönderdik. Bir ümmete onun resulü her geldiği zaman onu yalanladılar, bunun üzerine onların bazısını bazısına tabi kıldık ve onları efsaneler kıldık. Bunun üzerine inanan olmayan bir kavme uzaklık olsun!
Sebe 34:19
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالُواْ رَبَّنَا بَٰعِدۡ بَيۡنَ أَسۡفَارِنَا وَظَلَمُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ فَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَحَادِيثَ وَمَزَّقۡنَٰهُمۡ كُلَّ مُمَزَّقٍۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّكُلِّ صَبَّارٖ شَكُورٖ
Bunun üzerine dediler: 'Rabbimiz, seferlerimizin arasını uzaklaştır.' Ve nefslerine zulmettiler, bunun üzerine onları sözler kıldık ve onları her parçalanışla parçaladık. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için kesinlikle ayetler vardır.
Örnek Ayetler (1)
Tur 52:34
·
Kuran-ı Kerim
فَلۡيَأۡتُواْ بِحَدِيثٖ مِّثۡلِهِۦٓ إِن كَانُواْ صَٰدِقِينَ
Eğer doğru söyleyenler iseler, o halde onun benzeri bir söz getirsinler.
Örnek Ayetler (1)
Ahzab 33:53
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَدۡخُلُواْ بُيُوتَ ٱلنَّبِيِّ إِلَّآ أَن يُؤۡذَنَ لَكُمۡ إِلَىٰ طَعَامٍ غَيۡرَ نَٰظِرِينَ إِنَىٰهُ وَلَٰكِنۡ إِذَا دُعِيتُمۡ فَٱدۡخُلُواْ فَإِذَا طَعِمۡتُمۡ فَٱنتَشِرُواْ وَلَا مُسۡتَـٔۡنِسِينَ لِحَدِيثٍۚ إِنَّ ذَٰلِكُمۡ كَانَ يُؤۡذِي ٱلنَّبِيَّ فَيَسۡتَحۡيِۦ مِنكُمۡۖ وَٱللَّهُ لَا يَسۡتَحۡيِۦ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ وَإِذَا سَأَلۡتُمُوهُنَّ مَتَٰعٗا فَسۡـَٔلُوهُنَّ مِن وَرَآءِ حِجَابٖۚ ذَٰلِكُمۡ أَطۡهَرُ لِقُلُوبِكُمۡ وَقُلُوبِهِنَّۚ وَمَا كَانَ لَكُمۡ أَن تُؤۡذُواْ رَسُولَ ٱللَّهِ وَلَآ أَن تَنكِحُوٓاْ أَزۡوَٰجَهُۥ مِنۢ بَعۡدِهِۦٓ أَبَدًاۚ إِنَّ ذَٰلِكُمۡ كَانَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمًا
Ey inananlar, onun vaktini beklemeden, size bir yemeğe izin verilmesi hariç nebinin evlerine girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin, yediğinizde de söze dalmadan dağılın. Şüphesiz bu nebiye eziyet veriyordu da sizden utanıyordu. Ve Allah gerçekten utanmaz. Ve onlardan bir eşya istediğinizde, onlardan bir perdenin arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz ve onların kalpleri için daha temizdir. Ve Allah'ın resulüne eziyet etmeniz ve ondan sonra onun eşlerini ebediyen nikahlamanız sizin için olmaz. Şüphesiz bu Allah'ın katında büyüktür.
Örnek Ayetler (2)
Taha 20:113
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ أَنزَلۡنَٰهُ قُرۡءَانًا عَرَبِيّٗا وَصَرَّفۡنَا فِيهِ مِنَ ٱلۡوَعِيدِ لَعَلَّهُمۡ يَتَّقُونَ أَوۡ يُحۡدِثُ لَهُمۡ ذِكۡرٗا
Ve böylece onu Arapça bir kuran olarak indirdik ve umulur ki sakınırlar veya onlar için bir hatırlatma meydana getirir diye onun içinde tehditlerden açıkladık.
Talak 65:1
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ إِذَا طَلَّقۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحۡصُواْ ٱلۡعِدَّةَۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ رَبَّكُمۡۖ لَا تُخۡرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخۡرُجۡنَ إِلَّآ أَن يَأۡتِينَ بِفَٰحِشَةٖ مُّبَيِّنَةٖۚ وَتِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۚ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدۡ ظَلَمَ نَفۡسَهُۥۚ لَا تَدۡرِي لَعَلَّ ٱللَّهَ يُحۡدِثُ بَعۡدَ ذَٰلِكَ أَمۡرٗا
Ey nebi, kadınları boşadığınız zaman, onları bekleme süreleri için boşayın ve bekleme süresini sayın. Ve Rabbiniz Allah'tan sakının. Onları evlerinden çıkarmayın ve onlar çıkmasınlar, açık bir çirkinlikle gelmeleri hariç. Ve bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Ve kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, böylece kesinlikle nefsine zulmetmiştir. Bilmezsin, belki Allah bundan sonra bir iş meydana getirir.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:70
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ فَإِنِ ٱتَّبَعۡتَنِي فَلَا تَسۡـَٔلۡنِي عَن شَيۡءٍ حَتَّىٰٓ أُحۡدِثَ لَكَ مِنۡهُ ذِكۡرٗا
Dedi: 'Eğer bana uyarsan, ben sana ondan bir anma meydana getirinceye kadar bana hiçbir şey hakkında sorma.'
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:76
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا لَقُواْ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا وَإِذَا خَلَا بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٖ قَالُوٓاْ أَتُحَدِّثُونَهُم بِمَا فَتَحَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمۡ لِيُحَآجُّوكُم بِهِۦ عِندَ رَبِّكُمۡۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ
Ve inananlarla karşılaştıkları zaman 'İnandık' derler. Ve onların bir kısmı bir kısmıyla baş başa kaldıkları zaman derler: 'Rabbinizin katında onunla sizinle tartışmaları için Allah'ın size açtığı şeyi onlara anlatıyor musunuz? Hala akletmez misiniz?'
Örnek Ayetler (1)
Zilzal 99:4
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَئِذٖ تُحَدِّثُ أَخۡبَارَهَا
O gün kendi haberlerini anlatır.
Örnek Ayetler (1)
Duha 93:11
·
Kuran-ı Kerim
وَأَمَّا بِنِعۡمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثۡ
Ve Rabbinin nimetini anlat.
Örnek Ayetler (1)
Enbiya 21:2
·
Kuran-ı Kerim
مَا يَأۡتِيهِم مِّن ذِكۡرٖ مِّن رَّبِّهِم مُّحۡدَثٍ إِلَّا ٱسۡتَمَعُوهُ وَهُمۡ يَلۡعَبُونَ
Onlara Rablerinden yeni bir hatırlatma gelmez, ancak onlar oynarken onu dinlerler.