4
Kullanım
3
Lemma
1
Türev
10
Anlam
3 lemma, 1 türev form
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:97
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡأَعۡرَابُ أَشَدُّ كُفۡرٗا وَنِفَاقٗا وَأَجۡدَرُ أَلَّا يَعۡلَمُواْ حُدُودَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ رَسُولِهِۦۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Bedeviler örtme bakımından ve ikiyüzlülük bakımından daha şiddetlidir ve Allah'ın O'nun resulünün üzerine indirdiği şeyin sınırlarını bilmemeye daha yatkındır. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Örnek Ayetler (1)
Haşr 59:14
·
Kuran-ı Kerim
لَا يُقَٰتِلُونَكُمۡ جَمِيعًا إِلَّا فِي قُرٗى مُّحَصَّنَةٍ أَوۡ مِن وَرَآءِ جُدُرِۭۚ بَأۡسُهُم بَيۡنَهُمۡ شَدِيدٞۚ تَحۡسَبُهُمۡ جَمِيعٗا وَقُلُوبُهُمۡ شَتَّىٰۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَعۡقِلُونَ
Onlar sizinle topluca savaşmazlar; ancak sağlamlaştırılmış kasabalarda veya duvarların arkasından hariç. Kendi aralarındaki çarpışmaları çetindir. Sen onları toplu zannında bulunursun, oysa kalpleri dağınıktır. Bu, onların akletmeyen bir topluluk olmaları sebebiyledir.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:77
·
Kuran-ı Kerim
فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهۡلَ قَرۡيَةٍ ٱسۡتَطۡعَمَآ أَهۡلَهَا فَأَبَوۡاْ أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارٗا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ فَأَقَامَهُۥۖ قَالَ لَوۡ شِئۡتَ لَتَّخَذۡتَ عَلَيۡهِ أَجۡرٗا
Bunun üzerine yola çıktılar; bir şehrin halkına geldiklerinde onun halkından yiyecek istediler, fakat onları misafir etmekten kaçındılar. Orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, onu doğrulttu. Dedi: 'Eğer dileseydin, onun üzerine bir ücret alırdın.'
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:82
·
Kuran-ı Kerim
وَأَمَّا ٱلۡجِدَارُ فَكَانَ لِغُلَٰمَيۡنِ يَتِيمَيۡنِ فِي ٱلۡمَدِينَةِ وَكَانَ تَحۡتَهُۥ كَنزٞ لَّهُمَا وَكَانَ أَبُوهُمَا صَٰلِحٗا فَأَرَادَ رَبُّكَ أَن يَبۡلُغَآ أَشُدَّهُمَا وَيَسۡتَخۡرِجَا كَنزَهُمَا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۚ وَمَا فَعَلۡتُهُۥ عَنۡ أَمۡرِيۚ ذَٰلِكَ تَأۡوِيلُ مَا لَمۡ تَسۡطِع عَّلَيۡهِ صَبۡرٗا
Duvara gelince, şehirdeki iki yetim oğlanındı ve onun altında onlara ait bir hazine vardı ve onların babası doğru bir kimseydi. Böylece Rabbin onların güçlerine ulaşmalarını ve Rabbinden bir merhamet olarak hazinelerini çıkarmalarını istedi. Ve onu kendi emrimden yapmadım. İşte bu, üzerine sabretmeye güç yetiremediğin şeyin yorumudur.