Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ي ن

b-y-n — Kök Analizi

ب ي ن

523

Kullanım

12

Lemma

77

Türev

92

Anlam

12 lemma, 77 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

لِتُبَيِّنَ

li-tubeyyine

ayırman için, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
2

يُبَيِّنُهَا

yubeyyinuha

ayırır, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
1

وَلِأُبَيِّنَ

ve-li-ubeyyine

ve ayırmak için, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
1

نُبَيِّنُ

nubeyyinu

ayırırız, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
1

لَتُبَيِّنُنَّهُۥ

le-tubeyyinunnehu

onu kesinlikle ayıracaksınız, ayırmak, açıklamak, beyan etmek

Fiil
1

وَلِنُبَيِّنَهُۥ

ve-li-nubeyyinehu

ve onu ayıralım diye, ayırmak, açıklamak, beyan etmek

Fiil
1

لِّنُبَيِّنَ

li-nubeyyine

ayırmamız için, ayırmak, açıklamak, ortaya koymak

Fiil
1

يُبَيِّنَ

yubeyyine

ayırır, ayırmak, açıklamak, belli etmek

Fiil
1

وَلَيُبَيِّنَنَّ

ve-le-yubeyyinenne

ve elbette ayıracak, ayırmak, açıklamak, belli etmek

Fiil
1

بَيَّنَّـٰهُ

beyyennahu

onu ayırdık, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
1

وَبَيَّنُواْ

ve-beyyenu

ve ayırdılar, ayırmak, açıklamak, ortaya çıkarmak

Fiil
1

تَبَيَّنَ

Lemma

tebeyyene

ayrıldı, ayrılmak, açık olmak, belli olmak

Fiil
8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Bakara 2:109

·

Kuran-ı Kerim

وَدَّ كَثِيرٞ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَوۡ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعۡدِ إِيمَٰنِكُمۡ كُفَّارًا حَسَدٗا مِّنۡ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡحَقُّۖ فَٱعۡفُواْ وَٱصۡفَحُواْ حَتَّىٰ يَأۡتِيَ ٱللَّهُ بِأَمۡرِهِۦٓۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Kitap ehlinden çoğu, gerçek onlara açıklandıktan sonra nefslerinin katından kıskançlıktan inancınızdan sonra sizi örtenler olarak döndürmeyi arzu etti. Bunun üzerine Allah emrini getirinceye kadar silin ve yüz çevirin. Şüphesiz Allah her şeye Güç Yetirendir.

Bakara 2:259

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.

Nisa 4:115

·

Kuran-ı Kerim

وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَتَّبِعۡ غَيۡرَ سَبِيلِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصۡلِهِۦ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا

Ve kim kendisine yol gösterme açıkça belli olduktan sonra resule karşı çıkarsa ve inananların yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği şeye yöneltiriz ve onu cehenneme sokarız; ve o ne kötü varış yeridir.

Enfal 8:6

·

Kuran-ı Kerim

يُجَٰدِلُونَكَ فِي ٱلۡحَقِّ بَعۡدَ مَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلۡمَوۡتِ وَهُمۡ يَنظُرُونَ

Açıkça belli olduktan sonra hak konusunda seninle tartışıyorlar; sanki onlar bakarken ölüme sürülüyorlar.

Tevbe 9:113

·

Kuran-ı Kerim

مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَن يَسۡتَغۡفِرُواْ لِلۡمُشۡرِكِينَ وَلَوۡ كَانُوٓاْ أُوْلِي قُرۡبَىٰ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمۡ أَنَّهُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَحِيمِ

Nebi ve inanan kimseler, şüphesiz onların alevli ateşin arkadaşları oldukları onlara açıklandıktan sonra, yakınlık sahipleri olsalar da, ortak koşanlar için örtülme isteyecek değillerdir.

Tüm 8 kullanımı gör

يَتَبَيَّنَ

yetebeyyene

ayrılır, ayrılmak, açığa çıkmak, belli olmak

Fiil
3

تَّبَيَّنَ

tebeyyene

açıkça belli oldu, ayrılmak, açıkça belli olmak, ortaya çıkmak

Fiil
2

فَتَبَيَّنُوٓاْ

fe-tebeyyenu

ve ayrılın, ayrılmak, açık olmak, açıklığa kavuşturmak

Fiil
2

تَبَيَّنَتِ

tebeyyeneti

ayrıldı, ayrılmak, açığa çıkmak, belli olmak

Fiil
1

وَتَبَيَّنَ

ve-tebeyyene

ve ayrıldı, ayrılmak, açık olmak, belli olmak

Fiil
1

فَتَبَيَّنُواْ

fe-tebeyyenu

ve açıkça anlayın, açıkça anlamak, iyice araştırmak, belli olmak

Fiil
1

مُّبَيِّنَةٖ

Lemma

mubeyyinetin

ayıran, ayıran, açıklayan, ortaya çıkaran

Sıfat
3

مُّبَيِّنَٰتٖ

mubeyyinatin

ayıranlar, ayıran, açıklayan, apaçık

Sıfat
2

لِتُبَيِّنَ

li-tubeyyineayırman için

2

يُبَيِّنُهَا

yubeyyinuhaayırır

1

وَلِأُبَيِّنَ

ve-li-ubeyyineve ayırmak için

1

نُبَيِّنُ

nubeyyinuayırırız

1

لَتُبَيِّنُنَّهُۥ

le-tubeyyinunnehuonu kesinlikle ayıracaksınız

1

وَلِنُبَيِّنَهُۥ

ve-li-nubeyyinehuve onu ayıralım diye

1

لِّنُبَيِّنَ

li-nubeyyineayırmamız için

1

يُبَيِّنَ

yubeyyineayırır

1

وَلَيُبَيِّنَنَّ

ve-le-yubeyyinenneve elbette ayıracak

1

بَيَّنَّـٰهُ

beyyennahuonu ayırdık

1

وَبَيَّنُواْ

ve-beyyenuve ayırdılar

1

تَبَيَّنَ

Lemma

tebeyyeneayrıldı

8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Bakara 2:109

·

Kuran-ı Kerim

وَدَّ كَثِيرٞ مِّنۡ أَهۡلِ ٱلۡكِتَٰبِ لَوۡ يَرُدُّونَكُم مِّنۢ بَعۡدِ إِيمَٰنِكُمۡ كُفَّارًا حَسَدٗا مِّنۡ عِندِ أَنفُسِهِم مِّنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمُ ٱلۡحَقُّۖ فَٱعۡفُواْ وَٱصۡفَحُواْ حَتَّىٰ يَأۡتِيَ ٱللَّهُ بِأَمۡرِهِۦٓۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Kitap ehlinden çoğu, gerçek onlara açıklandıktan sonra nefslerinin katından kıskançlıktan inancınızdan sonra sizi örtenler olarak döndürmeyi arzu etti. Bunun üzerine Allah emrini getirinceye kadar silin ve yüz çevirin. Şüphesiz Allah her şeye Güç Yetirendir.

Bakara 2:259

·

Kuran-ı Kerim

أَوۡ كَٱلَّذِي مَرَّ عَلَىٰ قَرۡيَةٖ وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا قَالَ أَنَّىٰ يُحۡيِۦ هَٰذِهِ ٱللَّهُ بَعۡدَ مَوۡتِهَاۖ فَأَمَاتَهُ ٱللَّهُ مِاْئَةَ عَامٖ ثُمَّ بَعَثَهُۥۖ قَالَ كَمۡ لَبِثۡتَۖ قَالَ لَبِثۡتُ يَوۡمًا أَوۡ بَعۡضَ يَوۡمٖۖ قَالَ بَل لَّبِثۡتَ مِاْئَةَ عَامٖ فَٱنظُرۡ إِلَىٰ طَعَامِكَ وَشَرَابِكَ لَمۡ يَتَسَنَّهۡۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰ حِمَارِكَ وَلِنَجۡعَلَكَ ءَايَةٗ لِّلنَّاسِۖ وَٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡعِظَامِ كَيۡفَ نُنشِزُهَا ثُمَّ نَكۡسُوهَا لَحۡمٗاۚ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥ قَالَ أَعۡلَمُ أَنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

Veya çatıları üzerine çökmüşken bir şehrin üzerine uğrayan kimse gibi. 'Ölümünden sonra Allah bunu nasıl diriltir?' demişti. Bunun üzerine Allah onu yüz yıl öldürdü, sonra onu diriltti. 'Ne kadar kaldın?' dedi. 'Bir gün veya günün bir kısmı kaldım' dedi. 'Hayır, yüz yıl kaldın; böylece yiyeceğine ve içeceğine bak, bozulmamış. Ve eşeğine bak; ve seni insanlara bir ayet kılmamız için. Ve kemiklere bak, onları nasıl kaldırıyoruz, sonra onlara et giydiriyoruz' dedi. Ona açıkça belli olduğunda 'Biliyorum ki Allah her şeyin üzerine Güç Yetiren'dir' dedi.

Nisa 4:115

·

Kuran-ı Kerim

وَمَن يُشَاقِقِ ٱلرَّسُولَ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَتَّبِعۡ غَيۡرَ سَبِيلِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ نُوَلِّهِۦ مَا تَوَلَّىٰ وَنُصۡلِهِۦ جَهَنَّمَۖ وَسَآءَتۡ مَصِيرًا

Ve kim kendisine yol gösterme açıkça belli olduktan sonra resule karşı çıkarsa ve inananların yolundan başkasına uyarsa, onu yöneldiği şeye yöneltiriz ve onu cehenneme sokarız; ve o ne kötü varış yeridir.

Enfal 8:6

·

Kuran-ı Kerim

يُجَٰدِلُونَكَ فِي ٱلۡحَقِّ بَعۡدَ مَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلۡمَوۡتِ وَهُمۡ يَنظُرُونَ

Açıkça belli olduktan sonra hak konusunda seninle tartışıyorlar; sanki onlar bakarken ölüme sürülüyorlar.

Tevbe 9:113

·

Kuran-ı Kerim

مَا كَانَ لِلنَّبِيِّ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَن يَسۡتَغۡفِرُواْ لِلۡمُشۡرِكِينَ وَلَوۡ كَانُوٓاْ أُوْلِي قُرۡبَىٰ مِنۢ بَعۡدِ مَا تَبَيَّنَ لَهُمۡ أَنَّهُمۡ أَصۡحَٰبُ ٱلۡجَحِيمِ

Nebi ve inanan kimseler, şüphesiz onların alevli ateşin arkadaşları oldukları onlara açıklandıktan sonra, yakınlık sahipleri olsalar da, ortak koşanlar için örtülme isteyecek değillerdir.

Tüm 8 kullanımı gör

يَتَبَيَّنَ

yetebeyyeneayrılır

3

تَّبَيَّنَ

tebeyyeneaçıkça belli oldu

2

فَتَبَيَّنُوٓاْ

fe-tebeyyenuve ayrılın

2

تَبَيَّنَتِ

tebeyyenetiayrıldı

1

وَتَبَيَّنَ

ve-tebeyyeneve ayrıldı

1

فَتَبَيَّنُواْ

fe-tebeyyenuve açıkça anlayın

1

مُّبَيِّنَةٖ

Lemma

mubeyyinetinayıran

3

مُّبَيِّنَٰتٖ

mubeyyinatinayıranlar

2