Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ع ث

b-c-s — Kök Analizi

ب ع ث

67

Kullanım

5

Lemma

30

Türev

49

Anlam

5 lemma, 30 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يُبۡعَثُونَ

Lemma

yub'asune

gönderilirler, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
8

بَعَثۡنَا

be'asna

kaldırdık, kaldırmak, göndermek, diriltmek

Fiil
5

يَبۡعَثَ

yeb'ase

kaldırır, kaldırmak, göndermek, diriltmek

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

En'am 6:65

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هُوَ ٱلۡقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبۡعَثَ عَلَيۡكُمۡ عَذَابٗا مِّن فَوۡقِكُمۡ أَوۡ مِن تَحۡتِ أَرۡجُلِكُمۡ أَوۡ يَلۡبِسَكُمۡ شِيَعٗا وَيُذِيقَ بَعۡضَكُم بَأۡسَ بَعۡضٍۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّهُمۡ يَفۡقَهُونَ

De ki: 'O, üstünüzden veya ayaklarınızın altından üzerinize bir azap göndermeye veya sizi gruplar halinde karıştırmaya ve bazınıza bazınızın şiddetini tattırmaya Güç Yetirendir.' Bak, umulur ki anlarlar diye ayetleri nasıl çeviriyoruz.

Kasas 28:59

·

Kuran-ı Kerim

وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهۡلِكَ ٱلۡقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبۡعَثَ فِيٓ أُمِّهَا رَسُولٗا يَتۡلُواْ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتِنَاۚ وَمَا كُنَّا مُهۡلِكِي ٱلۡقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهۡلُهَا ظَٰلِمُونَ

Ve senin Rabbin, onun anasına onlara ayetlerimizi okuyan bir resul gönderene kadar şehirleri helak edici değildir. Ve Biz, halkı zalimler olmadan şehirleri helak ediciler değiliz.

Mü'min 40:34

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ جَآءَكُمۡ يُوسُفُ مِن قَبۡلُ بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَمَا زِلۡتُمۡ فِي شَكّٖ مِّمَّا جَآءَكُم بِهِۦۖ حَتَّىٰٓ إِذَا هَلَكَ قُلۡتُمۡ لَن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ مِنۢ بَعۡدِهِۦ رَسُولٗاۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَنۡ هُوَ مُسۡرِفٞ مُّرۡتَابٌ

Ve kesinlikle daha önce Yusuf size açık delillerle gelmişti. Bunun üzerine onun size getirdiği şeyden şüphe içinde olmaya devam ettiniz. O helak olduğu zaman, 'Allah ondan sonra asla elçi göndermeyecek' dediniz. Böylece Allah, haddi aşan, şüphe eden kimseyi saptırır.

Cin 72:7

·

Kuran-ı Kerim

وَأَنَّهُمۡ ظَنُّواْ كَمَا ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ أَحَدٗا

Ve şüphesiz onlar, sizin zannında bulunduğunuz gibi, Allah'ın hiç kimseyi diriltmeyeceği zannında bulundular.

بَعَثَ

be'ase

kaldırdı, kaldırmak, göndermek, diriltmek

Fiil
4

يَبۡعَثُهُمُ

yeb'asuhumu

onları gönderir, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
3

نَبۡعَثُ

neb'asu

göndeririz, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
2

وَٱبۡعَثۡ

ve-b'as

ve kaldır, kaldırmak, göndermek, diriltmek

Fiil
2

يَبۡعَثُ

yeb'asu

gönderir, kaldırmak, göndermek, diriltmek

Fiil
2

بَعَثۡنَٰهُمۡ

be'asnahum

onları kaldırdık, kaldırmak, göndermek, diriltmek

Fiil
2

فَبَعَثَ

fe-be'ase

böylece kaldırdı, kaldırmak, göndermek, diriltmek

Fiil
2

تُبۡعَثُونَ

tub'asune

kaldırılırsınız, kaldırılmak, gönderilmek, diriltilmek

Fiil
1

يَبۡعَثَكَ

yeb'aseke

seni kaldırır, kaldırmak, göndermek, diriltmek

Fiil
1

أُبۡعَثُ

ub'asu

gönderilirim, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
1

لَيَبۡعَثَنَّ

le-yeb'asenne

kesinlikle gönderecek, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
1

يُبۡعَثُواْ

yub'asu

gönderilirler, gönderilmek, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
1

لَتُبۡعَثُنَّ

le-tub'asunne

elbette gönderileceksiniz, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
1

يَبۡعَثُكُمۡ

yeb'asukum

sizi gönderir, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
1

أَبَعَثَ

e-be'ase

gönderdi mi, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
1

فَٱبۡعَثُوٓاْ

fe-b'asu

öyleyse gönderin, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
1

فَٱبۡعَثُواْ

fe-b'asu

ve gönderin, göndermek, kaldırmak, diriltmek

Fiil
1

يُبۡعَثُونَ

Lemma

yub'asunegönderilirler

8

بَعَثۡنَا

be'asnakaldırdık

5

يَبۡعَثَ

yeb'asekaldırır

4

Örnek Ayetler (4)

En'am 6:65

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هُوَ ٱلۡقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبۡعَثَ عَلَيۡكُمۡ عَذَابٗا مِّن فَوۡقِكُمۡ أَوۡ مِن تَحۡتِ أَرۡجُلِكُمۡ أَوۡ يَلۡبِسَكُمۡ شِيَعٗا وَيُذِيقَ بَعۡضَكُم بَأۡسَ بَعۡضٍۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّهُمۡ يَفۡقَهُونَ

De ki: 'O, üstünüzden veya ayaklarınızın altından üzerinize bir azap göndermeye veya sizi gruplar halinde karıştırmaya ve bazınıza bazınızın şiddetini tattırmaya Güç Yetirendir.' Bak, umulur ki anlarlar diye ayetleri nasıl çeviriyoruz.

Kasas 28:59

·

Kuran-ı Kerim

وَمَا كَانَ رَبُّكَ مُهۡلِكَ ٱلۡقُرَىٰ حَتَّىٰ يَبۡعَثَ فِيٓ أُمِّهَا رَسُولٗا يَتۡلُواْ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتِنَاۚ وَمَا كُنَّا مُهۡلِكِي ٱلۡقُرَىٰٓ إِلَّا وَأَهۡلُهَا ظَٰلِمُونَ

Ve senin Rabbin, onun anasına onlara ayetlerimizi okuyan bir resul gönderene kadar şehirleri helak edici değildir. Ve Biz, halkı zalimler olmadan şehirleri helak ediciler değiliz.

Mü'min 40:34

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ جَآءَكُمۡ يُوسُفُ مِن قَبۡلُ بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَمَا زِلۡتُمۡ فِي شَكّٖ مِّمَّا جَآءَكُم بِهِۦۖ حَتَّىٰٓ إِذَا هَلَكَ قُلۡتُمۡ لَن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ مِنۢ بَعۡدِهِۦ رَسُولٗاۚ كَذَٰلِكَ يُضِلُّ ٱللَّهُ مَنۡ هُوَ مُسۡرِفٞ مُّرۡتَابٌ

Ve kesinlikle daha önce Yusuf size açık delillerle gelmişti. Bunun üzerine onun size getirdiği şeyden şüphe içinde olmaya devam ettiniz. O helak olduğu zaman, 'Allah ondan sonra asla elçi göndermeyecek' dediniz. Böylece Allah, haddi aşan, şüphe eden kimseyi saptırır.

Cin 72:7

·

Kuran-ı Kerim

وَأَنَّهُمۡ ظَنُّواْ كَمَا ظَنَنتُمۡ أَن لَّن يَبۡعَثَ ٱللَّهُ أَحَدٗا

Ve şüphesiz onlar, sizin zannında bulunduğunuz gibi, Allah'ın hiç kimseyi diriltmeyeceği zannında bulundular.

بَعَثَ

be'asekaldırdı

4

يَبۡعَثُهُمُ

yeb'asuhumuonları gönderir

3

نَبۡعَثُ

neb'asugöndeririz

2

وَٱبۡعَثۡ

ve-b'asve kaldır

2

يَبۡعَثُ

yeb'asugönderir

2

بَعَثۡنَٰهُمۡ

be'asnahumonları kaldırdık

2

فَبَعَثَ

fe-be'aseböylece kaldırdı

2

تُبۡعَثُونَ

tub'asunekaldırılırsınız

1

يَبۡعَثَكَ

yeb'asekeseni kaldırır

1

أُبۡعَثُ

ub'asugönderilirim

1

لَيَبۡعَثَنَّ

le-yeb'asennekesinlikle gönderecek

1

يُبۡعَثُواْ

yub'asugönderilirler

1

لَتُبۡعَثُنَّ

le-tub'asunneelbette gönderileceksiniz

1

يَبۡعَثُكُمۡ

yeb'asukumsizi gönderir

1

أَبَعَثَ

e-be'asegönderdi mi

1

فَٱبۡعَثُوٓاْ

fe-b'asuöyleyse gönderin

1

فَٱبۡعَثُواْ

fe-b'asuve gönderin

1
ب ع ث Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org