Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ب ر ك

b-r-k — Kök Analizi

ب ر ك

32

Kullanım

5

Lemma

17

Türev

32

Anlam

5 lemma, 17 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

بَٰرَكۡنَا

Lemma

barekna

bereketledik, bereketlemek, kutsamak, iyilik dilemek

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

A'raf 7:137

·

Kuran-ı Kerim

وَأَوۡرَثۡنَا ٱلۡقَوۡمَ ٱلَّذِينَ كَانُواْ يُسۡتَضۡعَفُونَ مَشَٰرِقَ ٱلۡأَرۡضِ وَمَغَٰرِبَهَا ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَاۖ وَتَمَّتۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ ٱلۡحُسۡنَىٰ عَلَىٰ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ بِمَا صَبَرُواْۖ وَدَمَّرۡنَا مَا كَانَ يَصۡنَعُ فِرۡعَوۡنُ وَقَوۡمُهُۥ وَمَا كَانُواْ يَعۡرِشُونَ

Ve zayıf bırakılan topluma, içinde bereketli kıldığımız yerin doğularını ve batılarını miras bıraktık. Ve sabretmeleri sebebiyle Rabbinin en güzel sözü İsrail oğullarının üzerine tamamlandı. Ve Firavun'un ve toplumunun yapmakta olduklarını ve yükseltmekte olduklarını yerle bir ettik.

İsra 17:1

·

Kuran-ı Kerim

سُبۡحَٰنَ ٱلَّذِيٓ أَسۡرَىٰ بِعَبۡدِهِۦ لَيۡلٗا مِّنَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ إِلَى ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡأَقۡصَا ٱلَّذِي بَٰرَكۡنَا حَوۡلَهُۥ لِنُرِيَهُۥ مِنۡ ءَايَٰتِنَآۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡبَصِيرُ

Ayetlerimizden ona göstermemiz için kulunu geceleyin haram mescitten etrafını bereketlediğimiz en uzak mescide yürüten uzaktır. Şüphesiz O İşitendir, Görendir.

Enbiya 21:71

·

Kuran-ı Kerim

وَنَجَّيۡنَٰهُ وَلُوطًا إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا لِلۡعَٰلَمِينَ

Ve onu ve Lut'u, içinde alemler için bereketli kıldığımız yere kurtardık.

Enbiya 21:81

·

Kuran-ı Kerim

وَلِسُلَيۡمَٰنَ ٱلرِّيحَ عَاصِفَةٗ تَجۡرِي بِأَمۡرِهِۦٓ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَاۚ وَكُنَّا بِكُلِّ شَيۡءٍ عَٰلِمِينَ

Ve Süleyman'a, onun emriyle içinde bereketli kıldığımız yere akıp giden şiddetli esen rüzgarı boyun eğdirdik. Ve biz her şeyi bilenlerdik.

Sebe 34:18

·

Kuran-ı Kerim

وَجَعَلۡنَا بَيۡنَهُمۡ وَبَيۡنَ ٱلۡقُرَى ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا قُرٗى ظَٰهِرَةٗ وَقَدَّرۡنَا فِيهَا ٱلسَّيۡرَۖ سِيرُواْ فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ

Ve onların arasında ve içinde bereketli kıldığımız şehirlerin arasında görünen şehirler kıldık ve onlarda yürüyüşe ölçü koyduk: 'Onlarda geceler ve günler güvende olanlar olarak yürüyün.'

وَبَٰرَكۡنَا

ve-barekna

ve diz çöktük, diz çökmek, bereketlemek

Fiil
1

وَبَٰرَكَ

ve-bareke

ve diz çöktü, diz çökmek, bereketlemek, kutsamak

Fiil
1

بُورِكَ

burike

bereketlendi, diz çökmek, bereketlemek, kutsamak

Fiil
1

تَبَارَكَ

Lemma

tebareke

bereketli oldu, diz çökmek, yüce olmak, bereketli olmak

Fiil
4

تَبَٰرَكَ

tebareke

bereketlendi, bereketlenmek, yücelmek, kutsal olmak

Fiil
2

فَتَبَارَكَ

fe-tebareke

ve diz çöktü, diz çökmek, bereketlenmek, yücelmek

Fiil
2

وَتَبَارَكَ

ve-tebareke

ve diz çöktü, diz çökmek, bereketlenmek, yücelmek

Fiil
1

مُبَارَكٞ

Lemma

mubarekun

bereketlenmiş, diz çökmek, bereketlemek, kutsamak

Sıfat
2

مُّبَارَكٗا

mubareken

diz çöktürülmüş, diz çöktürülmüş, bereketlenmiş, kutsanmış

İsim
1

مُبَارَكًا

mubareken

bereketli kılınmış, bereketli kılınmış, kutsanmış, mübarek

İsim
1

مُّبَٰرَكٗا

mubārakan

diz çökmeki, diz çökmek, bereketlemek, kutsamak

İsim
1

مُّبَارَكٌ

mubarekun

bereketlenmiş, bereketlenmiş, kutsanmış, çoğaltılmış

İsim
1

مُبَارَكٗا

mubareken

diz çöktürülmüş, diz çöktürülmüş, bereketlenmiş, kutsanmış

İsim
1

مُبَٰرَكٞ

mubarekun

bereketli, diz çökmek, bereketli, kutsanmış

İsim
1

بَرَكَٰتٖ

Lemma

berekat

diz çökmeler, diz çökmek, bereketlemek, çoğalmak

İsim
1

وَبَرَكَٰتٍ

ve-berekâtin

ve diz çökmeklerin, diz çökmek, bereketlemek, çoğalmak

İsim
1

وَبَرَكَٰتُهُۥ

ve-berekatuhu

ve onun bereketleri, bereket, bolluk, ilahi lütuf

İsim
1

مُّبَٰرَكَةٖ

Lemma

mubareketin

bereketli, bereketli, kutsal, feyizli

İsim
1

مُّبَٰرَكَةٍ

mubareketin

diz çökmüş, diz çökmüş, bereketlenmiş, kutsanmış

İsim
1

بَٰرَكۡنَا

Lemma

bareknabereketledik

5

Örnek Ayetler (5)

A'raf 7:137

·

Kuran-ı Kerim

وَأَوۡرَثۡنَا ٱلۡقَوۡمَ ٱلَّذِينَ كَانُواْ يُسۡتَضۡعَفُونَ مَشَٰرِقَ ٱلۡأَرۡضِ وَمَغَٰرِبَهَا ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَاۖ وَتَمَّتۡ كَلِمَتُ رَبِّكَ ٱلۡحُسۡنَىٰ عَلَىٰ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ بِمَا صَبَرُواْۖ وَدَمَّرۡنَا مَا كَانَ يَصۡنَعُ فِرۡعَوۡنُ وَقَوۡمُهُۥ وَمَا كَانُواْ يَعۡرِشُونَ

Ve zayıf bırakılan topluma, içinde bereketli kıldığımız yerin doğularını ve batılarını miras bıraktık. Ve sabretmeleri sebebiyle Rabbinin en güzel sözü İsrail oğullarının üzerine tamamlandı. Ve Firavun'un ve toplumunun yapmakta olduklarını ve yükseltmekte olduklarını yerle bir ettik.

İsra 17:1

·

Kuran-ı Kerim

سُبۡحَٰنَ ٱلَّذِيٓ أَسۡرَىٰ بِعَبۡدِهِۦ لَيۡلٗا مِّنَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ إِلَى ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡأَقۡصَا ٱلَّذِي بَٰرَكۡنَا حَوۡلَهُۥ لِنُرِيَهُۥ مِنۡ ءَايَٰتِنَآۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡبَصِيرُ

Ayetlerimizden ona göstermemiz için kulunu geceleyin haram mescitten etrafını bereketlediğimiz en uzak mescide yürüten uzaktır. Şüphesiz O İşitendir, Görendir.

Enbiya 21:71

·

Kuran-ı Kerim

وَنَجَّيۡنَٰهُ وَلُوطًا إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا لِلۡعَٰلَمِينَ

Ve onu ve Lut'u, içinde alemler için bereketli kıldığımız yere kurtardık.

Enbiya 21:81

·

Kuran-ı Kerim

وَلِسُلَيۡمَٰنَ ٱلرِّيحَ عَاصِفَةٗ تَجۡرِي بِأَمۡرِهِۦٓ إِلَى ٱلۡأَرۡضِ ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَاۚ وَكُنَّا بِكُلِّ شَيۡءٍ عَٰلِمِينَ

Ve Süleyman'a, onun emriyle içinde bereketli kıldığımız yere akıp giden şiddetli esen rüzgarı boyun eğdirdik. Ve biz her şeyi bilenlerdik.

Sebe 34:18

·

Kuran-ı Kerim

وَجَعَلۡنَا بَيۡنَهُمۡ وَبَيۡنَ ٱلۡقُرَى ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا قُرٗى ظَٰهِرَةٗ وَقَدَّرۡنَا فِيهَا ٱلسَّيۡرَۖ سِيرُواْ فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ

Ve onların arasında ve içinde bereketli kıldığımız şehirlerin arasında görünen şehirler kıldık ve onlarda yürüyüşe ölçü koyduk: 'Onlarda geceler ve günler güvende olanlar olarak yürüyün.'

وَبَٰرَكۡنَا

ve-bareknave diz çöktük

1

وَبَٰرَكَ

ve-barekeve diz çöktü

1

بُورِكَ

burikebereketlendi

1

تَبَارَكَ

Lemma

tebarekebereketli oldu

4

تَبَٰرَكَ

tebarekebereketlendi

2

فَتَبَارَكَ

fe-tebarekeve diz çöktü

2

وَتَبَارَكَ

ve-tebarekeve diz çöktü

1

مُبَارَكٞ

Lemma

mubarekunbereketlenmiş

2

مُّبَارَكٗا

mubarekendiz çöktürülmüş

1

مُبَارَكًا

mubarekenbereketli kılınmış

1

مُّبَٰرَكٗا

mubārakandiz çökmeki

1

مُّبَارَكٌ

mubarekunbereketlenmiş

1

مُبَارَكٗا

mubarekendiz çöktürülmüş

1

مُبَٰرَكٞ

mubarekunbereketli

1

بَرَكَٰتٖ

Lemma

berekatdiz çökmeler

1

وَبَرَكَٰتٍ

ve-berekâtinve diz çökmeklerin

1

وَبَرَكَٰتُهُۥ

ve-berekatuhuve onun bereketleri

1

مُّبَٰرَكَةٖ

Lemma

mubareketinbereketli

1

مُّبَٰرَكَةٍ

mubareketindiz çökmüş

1