179
Kullanım
6
Lemma
11
Türev
27
Anlam
6 lemma, 11 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הַשֶּׁמֶשׁ Lemma | ha-şşemeş | güneş, güneş, güneş ışığı, doğu | İsim | 91 | ||
שָֽׁמֶשׁ | şameş | güneş, güneş, güneş ışığı, doğu | İsim | 28 | ||
לַשֶּׁמֶשׁ | la-şşemeş | güneşe, güneş, güneş ışığı, doğu | İsim | 5 | ||
וָשָֽׁמֶשׁ | va-şameş | ve güneş, güneş, hizmetçi | İsim | 2 | ||
וְהַשֶּׁמֶשׁ | ve-ha-şşemeş | ve güneş, güneş, güneş ışığı, doğu | İsim | 2 | ||
בַּשֶּׁמֶשׁ | başşemeş | güneşte, güneş | İsim | 1 | ||
וְלַשֶּׁמֶשׁ | ve-laşşemeş | ve güneşe, güneş, güneş ışığı, doğu | İsim | 1 | ||
שִׁמְשֵׁךְ | şimşekh | güneşin, güneş, güneş ışığı, doğu | Zamir | 1 | ||
שִׁמְשָׁהּ | şimşah | onun güneşi, güneş, güneş ışığı, kalkan | Zamir | 1 | ||
כַשֶּׁמֶשׁ | ha-şşemeş | güneş gibi, güneş, güneş ışığı | İsim | 1 | ||
שִׁמְשֹׁתַיִךְ | şimşotayikh | senin güneşlerin, güneş, pencere, kalkan | Zamir | 1 | ||
שִׁמְשׁוֹן Lemma | şimşon | Şimşon, Şimşon, güneşlik, küçük güneş | İsim | 35 | ||
Örnek Ayetler (5 / 35) Hakimler 13:24 · Tevrat וַתֵּ֤לֶד הָֽאִשָּׁה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּגְדַּ֣ל הַנַּ֔עַר וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוָֽה Ve kadın bir oğul doğurdu ve onun adını Şimşon çağırdı; ve çocuk büyüdü ve Yahve onu bereketledi. Hakimler 14:1 · Tevrat וַיֵּ֥רֶד שִׁמְשׁ֖וֹן תִּמְנָ֑תָה וַיַּ֥רְא אִשָּׁ֛ה בְּתִמְנָ֖תָה מִבְּנ֥וֹת פְּלִשְׁתִּֽים Ve Şimşon Timna'ya indi ve Timna'da Filistlilerin kızlarından bir kadın gördü. Hakimler 14:3 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֗וֹ הַאֵין֩ בִּבְנ֨וֹת אַחֶ֤יךָ וּבְכָל־עַמִּי֙ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־אַתָּ֤ה הוֹלֵךְ֙ לָקַ֣חַת אִשָּׁ֔ה מִפְּלִשְׁתִּ֖ים הָעֲרֵלִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֤וֹן אֶל־אָבִיו֙ אוֹתָ֣הּ קַֽח־לִ֔י כִּֽי־הִ֖יא יָשְׁרָ֥ה בְעֵינָֽי Sonra babası ve annesi ona dedi: 'Kardeşlerinin kızları arasında ve bütün halkımın arasında bir kadın yok mu ki sen sünnetsiz Filistlilerden bir kadın almaya gidiyorsun?' Ve Şimşon babasına dedi: 'Onu bana al, çünkü o gözlerimde doğrudur.' Hakimler 14:5 · Tevrat וַיֵּ֧רֶד שִׁמְשׁ֛וֹן וְאָבִ֥יו וְאִמּ֖וֹ תִּמְנָ֑תָה וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַד־כַּרְמֵ֣י תִמְנָ֔תָה וְהִנֵּה֙ כְּפִ֣יר אֲרָי֔וֹת שֹׁאֵ֖ג לִקְרָאתֽוֹ Böylece Şimşon ve babası ve annesi Timna'ya indi ve Timna'nın bağlarına kadar geldiler; ve işte bir genç aslan onu karşılamak için kükrüyordu. Hakimler 14:7 · Tevrat וַיֵּ֖רֶד וַיְדַבֵּ֣ר לָאִשָּׁ֑ה וַתִּישַׁ֖ר בְּעֵינֵ֥י שִׁמְשֽׁוֹן Ve indi ve kadınla konuştu; ve o Şimşon'un gözlerinde doğru oldu. | ||||||
לְשִׁמְשׁוֹן | le-şimşon | Şimşon'a, Şimşon, güneşlik, küçük güneş | İsim | 3 | ||
וְשִׁמְשַׁי Lemma | ve-şimşay | ve Şimşay, Şimşay, güneşli, güneşe ait | İsim | 4 | ||
יְשַׁמְּשׁוּנֵּהּ Lemma | yeşammuşunneh | ona hizmet edecekler, hizmet etmek, güneş, hizmetkar olmak | Zamir | 1 | ||
וְשַׁמְשְׁרַי Lemma | ve-şamşeray | ve Şamşeray, Şamşeray | İsim | 1 | ||
שִׁמְשָׁא Lemma | şimşa | güneş, güneş | İlgeç/Harf | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 91)
Hakimler 5:31
·
Tevrat
כֵּ֠ן יֹאבְד֤וּ כָל־אוֹיְבֶ֨יךָ֙ יְהוָ֔ה וְאֹ֣הֲבָ֔יו כְּצֵ֥את הַשֶּׁ֖מֶשׁ בִּגְבֻרָת֑וֹ וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֖רֶץ אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Bütün düşmanların böylece yok olsun Yahve; ve onu sevenler güneşin gücüyle çıkışı gibi olsun. Ve yer kırk yıl sakinleşti.
Hakimler 9:33
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֔מֶשׁ תַּשְׁכִּ֖ים וּפָשַׁטְתָּ֣ עַל־הָעִ֑יר וְהִנֵּה־ה֞וּא וְהָעָ֤ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֙ יֹצְאִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֥א יָדֶֽךָ
Ve sabahleyin güneş doğarken erkenden kalkıp şehre saldıracaksın; ve işte, o ve onunla olan halk sana doğru çıkacaklar, ve elinin bulduğuna göre ona yapacaksın.
Hakimler 19:14
·
Tevrat
וַיַּעַבְר֖וּ וַיֵּלֵ֑כוּ וַתָּבֹ֤א לָהֶם֙ הַשֶּׁ֔מֶשׁ אֵ֥צֶל הַגִּבְעָ֖ה אֲשֶׁ֥ר לְבִנְיָמִֽן
Geçtiler ve gittiler; ve Bünyamin'e ait olan Giva'nın yanında güneş onlara battı.
Hakimler 21:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֡וּ הִנֵּה֩ חַג־יְהוָ֨ה בְּשִׁל֜וֹ מִיָּמִ֣ים יָמִ֗ימָה אֲשֶׁ֞ר מִצְּפ֤וֹנָה לְבֵֽית־אֵל֙ מִזְרְחָ֣ה הַשֶּׁ֔מֶשׁ לִמְסִלָּ֔ה הָעֹלָ֥ה מִבֵּֽית־אֵ֖ל שְׁכֶ֑מָה וּמִנֶּ֖גֶב לִלְבוֹנָֽה
Ve dediler: 'İşte, Beytel'in kuzeyinde, Beytel'den Şekem'e çıkan yolun güneşin doğusunda ve Levona'nın güneyinde olan Şilo'da yıldan yıla Yahve'nin bayramı vardır.'
Amos 8:9
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהֵבֵאתִ֥י הַשֶּׁ֖מֶשׁ בַּֽצָּהֳרָ֑יִם וְהַחֲשַׁכְתִּ֥י לָאָ֖רֶץ בְּי֥וֹם אֽוֹר
O gün, Efendi Yahve'nin bildirisidir; güneşi öğleyin batıracağım ve aydınlık günde yeri karartacağım.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hakimler 11:18
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ בַּמִּדְבָּ֗ר וַיָּ֜סָב אֶת־אֶ֤רֶץ אֱדוֹם֙ וְאֶת־אֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֤א מִמִּזְרַח־שֶׁ֨מֶשׁ֙ לְאֶ֣רֶץ מוֹאָ֔ב וַֽיַּחֲנ֖וּן בְּעֵ֣בֶר אַרְנ֑וֹן וְלֹא־בָ֨אוּ֙ בִּגְב֣וּל מוֹאָ֔ב כִּ֥י אַרְנ֖וֹן גְּב֥וּל מוֹאָֽב
Sonra çölde gitti, Edom diyarının ve Moav diyarının etrafından dolandı, Moav diyarının doğusundan geldi ve Arnon'un ötesinde konakladılar. Ve Moav sınırına girmediler, çünkü Arnon Moav'ın sınırıdır.
Hakimler 20:43
·
Tevrat
כִּתְּר֤וּ אֶת־בִּנְיָמִן֙ הִרְדִיפֻ֔הוּ מְנוּחָ֖ה הִדְרִיכֻ֑הוּ עַ֛ד נֹ֥כַח הַגִּבְעָ֖ה מִמִּזְרַח־שָֽׁמֶשׁ
Bünyamin'i kuşattılar, onu kovaladılar, dinlenme yerinde onu çiğnediler, güneşin doğusundan Giva'nın karşısına kadar.
Hezekiel 32:7
·
Tevrat
וְכִסֵּיתִ֤י בְכַבּֽוֹתְךָ֙ שָׁמַ֔יִם וְהִקְדַּרְתִּ֖י אֶת־כֹּֽכְבֵיהֶ֑ם שֶׁ֚מֶשׁ בֶּעָנָ֣ן אֲכַסֶּ֔נּוּ וְיָרֵ֖חַ לֹא־יָאִ֥יר אוֹרֽוֹ
Sen söndüğünde gökleri örteceğim ve onların yıldızlarını karartacağım; güneşi bulutla örteceğim ve ay ışığını aydınlatmayacak.
2. Samuel 23:4
·
Tevrat
וּכְא֥וֹר בֹּ֖קֶר יִזְרַח־שָׁ֑מֶשׁ בֹּ֚קֶר לֹ֣א עָב֔וֹת מִנֹּ֥גַהּ מִמָּטָ֖ר דֶּ֥שֶׁא מֵאָֽרֶץ
Ve güneş doğduğunda sabah ışığı gibidir, bulutlar olmayan sabah; yağmurdan sonra parıltıdan yerden taze ot gibidir.
Yeremya 31:35
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה נֹתֵ֥ן שֶׁ֨מֶשׁ֙ לְא֣וֹר יוֹמָ֔ם חֻקֹּ֛ת יָרֵ֥חַ וְכוֹכָבִ֖ים לְא֣וֹר לָ֑יְלָה רֹגַ֤ע הַיָּם֙ וַיֶּהֱמ֣וּ גַלָּ֔יו יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Gündüz ışık için güneşi, gece ışık için ayın ve yıldızların kurallarını veren, dalgaları gürlesin diye denizi çalkalayan Yahve şöyle dedi; O'nun adı Ordular Yahvesi'dir:
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 8:16
·
Tevrat
וַיָּבֵ֣א אֹתִ֗י אֶל־חֲצַ֣ר בֵּית־יְהוָה֮ הַפְּנִימִית֒ וְהִנֵּה־פֶ֜תַח הֵיכַ֣ל יְהוָ֗ה בֵּ֤ין הָֽאוּלָם֙ וּבֵ֣ין הַמִּזְבֵּ֔חַ כְּעֶשְׂרִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אִ֑ישׁ אֲחֹ֨רֵיהֶ֜ם אֶל־הֵיכַ֤ל יְהוָה֙ וּפְנֵיהֶ֣ם קֵ֔דְמָה וְהֵ֛מָּה מִשְׁתַּחֲוִיתֶ֥ם קֵ֖דְמָה לַשָּֽׁמֶשׁ
Ve beni Yahve'nin evinin iç avlusuna getirdi; ve işte Yahve'nin tapınağının girişinde, eyvan ile sunak arasında yirmi beş kadar adam, arkaları Yahve'nin tapınağına ve yüzleri doğuya doğruydu ve onlar doğuya, güneşe eğiliyorlardı.
Yeremya 8:2
·
Tevrat
וּשְׁטָחוּם֩ לַשֶּׁ֨מֶשׁ וְלַיָּרֵ֜חַ וּלְכֹ֣ל צְבָ֣א הַשָּׁמַ֗יִם אֲשֶׁ֨ר אֲהֵב֜וּם וַאֲשֶׁ֤ר עֲבָדוּם֙ וַֽאֲשֶׁר֙ הָלְכ֣וּ אַֽחֲרֵיהֶ֔ם וַאֲשֶׁ֣ר דְּרָשׁ֔וּם וַאֲשֶׁ֥ר הִֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם לֹ֤א יֵאָֽסְפוּ֙ וְלֹ֣א יִקָּבֵ֔רוּ לְדֹ֛מֶן עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה יִֽהְיֽוּ
Onları sevdikleri, onlara hizmet ettikleri, onların ardınca yürüdükleri, onları aradıkları ve onlara secde ettikleri güneşe, aya ve göklerin tüm ordusuna serecekler; toplanmayacaklar ve gömülmeyecekler, toprağın yüzünde gübre olacaklar.
2. Krallar 23:5
·
Tevrat
וְהִשְׁבִּ֣ית אֶת־הַכְּמָרִ֗ים אֲשֶׁ֤ר נָֽתְנוּ֙ מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֔ה וַיְקַטֵּ֤ר בַּבָּמוֹת֙ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּמְסִבֵּ֖י יְרוּשָׁלִָ֑ם וְאֶת־הַֽמְקַטְּרִ֣ים לַבַּ֗עַל לַשֶּׁ֤מֶשׁ וְלַיָּרֵ֨חַ֙ וְלַמַּזָּל֔וֹת וּלְכֹ֖ל צְבָ֥א הַשָּׁמָֽיִם
Yahuda krallarının atadığı ve Yahuda şehirlerindeki yüksek yerlerde ve Yeruşalim'in çevresinde buhur yakan kâhinleri ve Baal'a, güneşe, aya, takımyıldızlara ve göklerin tüm ordusuna buhur yakanları durdurdu.
2. Krallar 23:11
·
Tevrat
וַיַּשְׁבֵּ֣ת אֶת־הַסּוּסִ֗ים אֲשֶׁ֣ר נָתְנוּ֩ מַלְכֵ֨י יְהוּדָ֤ה לַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ מִבֹּ֣א בֵית־יְהוָ֔ה אֶל־לִשְׁכַּת֙ נְתַן־מֶ֣לֶךְ הַסָּרִ֔יס אֲשֶׁ֖ר בַּפַּרְוָרִ֑ים וְאֶת־מַרְכְּב֥וֹת הַשֶּׁ֖מֶשׁ שָׂרַ֥ף בָּאֵֽשׁ
Yahuda krallarının güneşe verdiği atları Yahve'nin evinin girişinden, Parvarim'de olan hadım Natan-Melek'in odasına doğru kaldırdı; ve güneşin arabalarını ateşte yaktı.
Mezmurlar 19:5
·
Tevrat
בְּכָל־הָאָ֨רֶץ יָ֘צָ֤א קַוָּ֗ם וּבִקְצֵ֣ה תֵ֭בֵל מִלֵּיהֶ֑ם לַ֝שֶּׁ֗מֶשׁ שָֽׂם־אֹ֥הֶל בָּהֶֽם
Onların çizgisi bütün yere çıktı ve onların sözleri dünyanın ucuna; onlarda güneş için bir çadır koydu.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 49:10
·
Tevrat
לֹ֤א יִרְעָ֨בוּ֙ וְלֹ֣א יִצְמָ֔אוּ וְלֹא־יַכֵּ֥ם שָׁרָ֖ב וָשָׁ֑מֶשׁ כִּי־מְרַחֲמָ֣ם יְנַהֲגֵ֔ם וְעַל־מַבּ֥וּעֵי מַ֖יִם יְנַהֲלֵֽם
Acıkmayacaklar ve susamayacaklar ve kavurucu sıcak ve güneş onları vurmayacak; çünkü onlara merhamet eden onları güdecek ve su pınarlarının üzerine onları yürütecek.
Mezmurlar 74:16
·
Tevrat
לְךָ֣ י֭וֹם אַף־לְךָ֥ לָ֑יְלָה אַתָּ֥ה הֲ֝כִינ֗וֹתָ מָא֥וֹר וָשָֽׁמֶשׁ
Gün senindir, ayrıca gece senindir; sen ışığı ve güneşi hazırladın.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 2:24
·
Tevrat
וַֽיִּרְדְּפ֛וּ יוֹאָ֥ב וַאֲבִישַׁ֖י אַחֲרֵ֣י אַבְנֵ֑ר וְהַשֶּׁ֣מֶשׁ בָּ֔אָה וְהֵ֗מָּה בָּ֚אוּ עַד־גִּבְעַ֣ת אַמָּ֔ה אֲשֶׁר֙ עַל־פְּנֵי־גִ֔יחַ דֶּ֖רֶךְ מִדְבַּ֥ר גִּבְעֽוֹן
Yoav ve Avişay Avner'in ardından kovaladılar; ve güneş battı ve onlar Givon çölü yolu üzerinde Giah'ın yüzünde olan Amma tepesine geldiler.
2. Krallar 3:22
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וְהַשֶּׁ֖מֶשׁ זָרְחָ֣ה עַל־הַמָּ֑יִם וַיִּרְא֨וּ מוֹאָ֥ב מִנֶּ֛גֶד אֶת־הַמַּ֖יִם אֲדֻמִּ֥ים כַּדָּֽם
Sabah erkenden kalktılar ve güneş suların üzerine doğdu; Moav karşıdan suları kan gibi kırmızı gördü.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 38:8
·
Tevrat
הִנְנִ֣י מֵשִׁ֣יב אֶת־צֵ֣ל הַֽמַּעֲל֡וֹת אֲשֶׁ֣ר יָרְדָה֩ בְמַעֲל֨וֹת אָחָ֥ז בַּשֶּׁ֛מֶשׁ אֲחֹרַנִּ֖ית עֶ֣שֶׂר מַעֲל֑וֹת וַתָּ֤שָׁב הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ עֶ֣שֶׂר מַעֲל֔וֹת בַּֽמַּעֲל֖וֹת אֲשֶׁ֥ר יָרָֽדָה
İşte güneşte Ahaz'ın basamaklarında inen basamakların gölgesini geriye doğru on basamak döndürüyorum." Ve güneş indiği basamaklarda on basamak döndü.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 17:3
·
Tevrat
וַיֵּ֗לֶךְ וַֽיַּעֲבֹד֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּשְׁתַּ֖חוּ לָהֶ֑ם וְלַשֶּׁ֣מֶשׁ א֣וֹ לַיָּרֵ֗חַ א֛וֹ לְכָל־צְבָ֥א הַשָּׁמַ֖יִם אֲשֶׁ֥ר לֹא־צִוִּֽיתִי
Ve gidip başka ilahlara hizmet ederse ve onlara, güneşe veya aya veya göklerin bütün ordusuna secde ederse, ki ben buyurmadım;
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 60:20
·
Tevrat
לֹא־יָב֥וֹא עוֹד֙ שִׁמְשֵׁ֔ךְ וִירֵחֵ֖ךְ לֹ֣א יֵאָסֵ֑ף כִּ֣י יְהוָ֗ה יִֽהְיֶה־לָּךְ֙ לְא֣וֹר עוֹלָ֔ם וְשָׁלְמ֖וּ יְמֵ֥י אֶבְלֵֽךְ
Artık güneşin batmayacak ve ayın çekilmeyecek; çünkü Yahve sana sonsuz ışık için olacak ve yasının günleri tamamlanacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 15:9
·
Tevrat
אֻמְלְלָ֞ה יֹלֶ֣דֶת הַשִּׁבְעָ֗ה נָפְחָ֥ה נַפְשָׁ֛הּ בָּ֥א שִׁמְשָׁ֛הּ בְּעֹ֥ד יוֹמָ֖ם בּ֣וֹשָׁה וְחָפֵ֑רָה וּשְׁאֵֽרִיתָ֗ם לַחֶ֧רֶב אֶתֵּ֛ן לִפְנֵ֥י אֹיְבֵיהֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Yedi çocuk doğuran soldu; canını üfledi; henüz gündüzken güneşi battı; utandı ve rezil oldu. Ve onların geri kalanını düşmanlarının yüzünün önünde kılıca vereceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 89:37
·
Tevrat
זַ֭רְעוֹ לְעוֹלָ֣ם יִהְיֶ֑ה וְכִסְא֖וֹ כַשֶּׁ֣מֶשׁ נֶגְדִּֽי
Onun soyu sonsuza dek olacak ve onun tahtı önümde güneş gibi olacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 54:12
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֤י כַּֽדְכֹד֙ שִׁמְשֹׁתַ֔יִךְ וּשְׁעָרַ֖יִךְ לְאַבְנֵ֣י אֶקְדָּ֑ח וְכָל־גְּבוּלֵ֖ךְ לְאַבְנֵי־חֵֽפֶץ
Ve kulelerini yakuttan, kapılarını ateş taşlarından ve bütün sınırını değerli taşlardan yapacağım.
Örnek Ayetler (5 / 35)
Hakimler 13:24
·
Tevrat
וַתֵּ֤לֶד הָֽאִשָּׁה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּגְדַּ֣ל הַנַּ֔עַר וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוָֽה
Ve kadın bir oğul doğurdu ve onun adını Şimşon çağırdı; ve çocuk büyüdü ve Yahve onu bereketledi.
Hakimler 14:1
·
Tevrat
וַיֵּ֥רֶד שִׁמְשׁ֖וֹן תִּמְנָ֑תָה וַיַּ֥רְא אִשָּׁ֛ה בְּתִמְנָ֖תָה מִבְּנ֥וֹת פְּלִשְׁתִּֽים
Ve Şimşon Timna'ya indi ve Timna'da Filistlilerin kızlarından bir kadın gördü.
Hakimler 14:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר ל֜וֹ אָבִ֣יו וְאִמּ֗וֹ הַאֵין֩ בִּבְנ֨וֹת אַחֶ֤יךָ וּבְכָל־עַמִּי֙ אִשָּׁ֔ה כִּֽי־אַתָּ֤ה הוֹלֵךְ֙ לָקַ֣חַת אִשָּׁ֔ה מִפְּלִשְׁתִּ֖ים הָעֲרֵלִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר שִׁמְשׁ֤וֹן אֶל־אָבִיו֙ אוֹתָ֣הּ קַֽח־לִ֔י כִּֽי־הִ֖יא יָשְׁרָ֥ה בְעֵינָֽי
Sonra babası ve annesi ona dedi: 'Kardeşlerinin kızları arasında ve bütün halkımın arasında bir kadın yok mu ki sen sünnetsiz Filistlilerden bir kadın almaya gidiyorsun?' Ve Şimşon babasına dedi: 'Onu bana al, çünkü o gözlerimde doğrudur.'
Hakimler 14:5
·
Tevrat
וַיֵּ֧רֶד שִׁמְשׁ֛וֹן וְאָבִ֥יו וְאִמּ֖וֹ תִּמְנָ֑תָה וַיָּבֹ֨אוּ֙ עַד־כַּרְמֵ֣י תִמְנָ֔תָה וְהִנֵּה֙ כְּפִ֣יר אֲרָי֔וֹת שֹׁאֵ֖ג לִקְרָאתֽוֹ
Böylece Şimşon ve babası ve annesi Timna'ya indi ve Timna'nın bağlarına kadar geldiler; ve işte bir genç aslan onu karşılamak için kükrüyordu.
Hakimler 14:7
·
Tevrat
וַיֵּ֖רֶד וַיְדַבֵּ֣ר לָאִשָּׁ֑ה וַתִּישַׁ֖ר בְּעֵינֵ֥י שִׁמְשֽׁוֹן
Ve indi ve kadınla konuştu; ve o Şimşon'un gözlerinde doğru oldu.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 15:11
·
Tevrat
וַיֵּרְד֡וּ שְׁלֹשֶׁת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֜ישׁ מִֽיהוּדָ֗ה אֶל־סְעִיף֮ סֶ֣לַע עֵיטָם֒ וַיֹּאמְר֣וּ לְשִׁמְשׁ֗וֹן הֲלֹ֤א יָדַ֨עְתָּ֙ כִּֽי־מֹשְׁלִ֥ים בָּ֨נוּ֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם כַּאֲשֶׁר֙ עָ֣שׂוּ לִ֔י כֵּ֖ן עָשִׂ֥יתִי לָהֶֽם
Yahuda'dan üç bin adam Eytam kayasının yarığına indiler ve Şimşon'a dediler: 'Filistlilerin bize egemen olduğunu bilmiyor musun? Bize yaptığın bu nedir?' O da onlara dedi: 'Bana yaptıkları gibi, ben de onlara öyle yaptım.'
Hakimler 16:25
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּט֣וֹב לִבָּ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ קִרְא֥וּ לְשִׁמְשׁ֖וֹן וִישַֽׂחֶק־לָ֑נוּ וַיִּקְרְא֨וּ לְשִׁמְשׁ֜וֹן מִבֵּ֣ית הָאֲסוּרִ֗ים וַיְצַחֵק֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּעֲמִ֥ידוּ אוֹת֖וֹ בֵּ֥ין הָעַמּוּדִֽים
Kalpleri neşeliyken dediler: 'Şimşon'u çağırın ve bize oyun oynasın.' Şimşon'u tutsaklar evinden çağırdılar ve önlerinde oyun oynadı; ve onu sütunların arasında durdurdular.
Örnek Ayetler (4)
Ezra 4:8
·
Tevrat
רְח֣וּם בְּעֵל־טְעֵ֗ם וְשִׁמְשַׁי֙ סָֽפְרָ֔א כְּתַ֛בוּ אִגְּרָ֥ה חֲדָ֖ה עַל־יְרוּשְׁלֶ֑ם לְאַרְתַּחְשַׁ֥שְׂתְּא מַלְכָּ֖א כְּנֵֽמָא
Komutan Rehum ve yazman Şimşay, Yeruşalim'e karşı Kral Artahşasta'ya şöyle bir mektup yazdılar:
Ezra 4:9
·
Tevrat
אֱדַ֜יִן רְח֣וּם בְּעֵל־טְעֵ֗ם וְשִׁמְשַׁי֙ סָֽפְרָ֔א וּשְׁאָ֖ר כְּנָוָתְה֑וֹן דִּ֠ינָיֵא וַאֲפַרְסַתְכָיֵ֞א טַרְפְּלָיֵ֣א אֲפָֽרְסָיֵ֗א אַרְכְּוָיֵ֤א בָבְלָיֵא֙ שֽׁוּשַׁנְכָיֵ֔א דֶּהָיֵ֖א עֵלְמָיֵֽא
O zaman komutan Rehum, yazman Şimşay ve diğer arkadaşları; Dinalılar, Afarsetkalılar, Tarpelalılar, Afarsalılar, Arkevalılar, Babilliler, Şuşanlılar, Dehalılar, Elamlılar,
Ezra 4:17
·
Tevrat
פִּתְגָמָ֞א שְׁלַ֣ח מַלְכָּ֗א עַל־רְח֤וּם בְּעֵל־טְעֵם֙ וְשִׁמְשַׁ֣י סָֽפְרָ֔א וּשְׁאָר֙ כְּנָוָ֣תְה֔וֹן דִּ֥י יָתְבִ֖ין בְּשָֽׁמְרָ֑יִן וּשְׁאָ֧ר עֲבַֽר־נַהֲרָ֛ה שְׁלָ֖ם וּכְעֶֽת
Kral, komutan Rehum'a, yazman Şimşay'a, Samiriye'de oturan diğer arkadaşlarına ve Irmağın ötesindeki diğerlerine şu sözü gönderdi: 'Esenlik olsun; ve şimdi.'
Ezra 4:23
·
Tevrat
אֱדַ֗יִן מִן־דִּ֞י פַּרְשֶׁ֤גֶן נִשְׁתְּוָנָא֙ דִּ֚י אַרְתַּחְשַׁ֣שְׂתְּ מַלְכָּ֔א קֱרִ֧י קֳדָם־רְח֛וּם וְשִׁמְשַׁ֥י סָפְרָ֖א וּכְנָוָתְה֑וֹן אֲזַ֨לוּ בִבְהִיל֤וּ לִירֽוּשְׁלֶם֙ עַל־יְה֣וּדָיֵ֔א וּבַטִּ֥לוּ הִמּ֖וֹ בְּאֶדְרָ֥ע וְחָֽיִל
O zaman, Kral Artahşasta'nın mektubunun kopyası Rehum'un, yazman Şimşay'ın ve arkadaşlarının önünde okununca, aceleyle Yeruşalim'e Yahudilerin yanına gittiler ve onları zorla ve güçle durdurdular.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:10
·
Tevrat
נְהַ֣ר דִּי־נ֗וּר נָגֵ֤ד וְנָפֵק֙ מִן־קֳדָמ֔וֹהִי אֶ֤לֶף אַלְפִין֙ יְשַׁמְּשׁוּנֵּ֔הּ וְרִבּ֥וֹ רִבְבָ֖ן קָֽדָמ֣וֹהִי יְקוּמ֑וּן דִּינָ֥א יְתִ֖ב וְסִפְרִ֥ין פְּתִֽיחוּ
Ateşin ırmağı akıyordu ve onun önünden çıkıyordu; bin binler ona hizmet ediyordu ve on bin on binler onun önünde duruyordu; yargı oturdu ve kitaplar açıldı.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 8:26
·
Tevrat
וְשַׁמְשְׁרַ֥י וּשְׁחַרְיָ֖ה וַעֲתַלְיָֽה
Ve Şamşeray, Şeharya ve Atalya,
Örnek Ayetler (1)
Daniel 6:15
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן מַלְכָּ֜א כְּדִ֧י מִלְּתָ֣א שְׁמַ֗ע שַׂגִּיא֙ בְּאֵ֣שׁ עֲל֔וֹהִי וְעַ֧ל דָּנִיֵּ֛אל שָׂ֥ם בָּ֖ל לְשֵׁיזָבוּתֵ֑הּ וְעַד֙ מֶֽעָלֵ֣י שִׁמְשָׁ֔א הֲוָ֥א מִשְׁתַּדַּ֖ר לְהַצָּלוּתֵֽהּ
O zaman kral sözü duyduğunda ona çok kötü oldu ve Daniel'i kurtarmak için aklını koydu; ve güneşin batışına kadar onu kurtarmak için çabalıyordu.