1801
Kullanım
8
Lemma
68
Türev
80
Anlam
8 lemma, 68 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
שָׁם Lemma | şam | orada, orada, oraya, o zaman | Zarf | 429 | ||
שְׁמָהּ | şemah | işareti, işaret, isim, ün | Zamir | 134 | ||
מִשָּֽׁם | mişşam | oradan, ora, orada, oraya | Zarf | 108 | ||
שָֽׁם | şam | orada, orada, şuraya, o yerde | Zarf | 79 | ||
וְשֵֽׁם | ve-şem | ve isim, isim, ün, karakter | Zarf | 39 | ||
שָּׁם | şam | orada, orada, oraya, o zaman | Zarf | 28 | ||
וּמִשָּׁם | u-mişşam | ve oradan, orada, oraya | Zarf | 8 | ||
וּשְׁמָהּ | u-şemah | ve adının, ad, isim, ün | Zamir | 8 | ||
שֶׁשָּׁם | şe-şşam | ki orada, orada, şuraya | Zarf | 1 | ||
שָׁם Lemma | şam | orada, orada, oraya | İsim | 148 | ||
שְׁמֽוֹ | şemo | onun adı, isim, ün, şöhret, karakter | Zamir | 166 | ||
Örnek Ayetler (5 / 166) Hakimler 8:31 · Tevrat וּפִֽילַגְשׁוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁכֶ֔ם יָֽלְדָה־לּ֥וֹ גַם־הִ֖יא בֵּ֑ן וַיָּ֥שֶׂם אֶת־שְׁמ֖וֹ אֲבִימֶֽלֶךְ Şekem'de olan cariyesi de ona bir oğul doğurdu; ve onun adını Abimelek koydu. Hakimler 13:6 · Tevrat וַתָּבֹ֣א הָאִשָּׁ֗ה וַתֹּ֣אמֶר לְאִישָׁהּ֮ לֵאמֹר֒ אִ֤ישׁ הָאֱלֹהִים֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וּמַרְאֵ֕הוּ כְּמַרְאֵ֛ה מַלְאַ֥ךְ הָאֱלֹהִ֖ים נוֹרָ֣א מְאֹ֑ד וְלֹ֤א שְׁאִלְתִּ֨יהוּ֙ אֵֽי־מִזֶּ֣ה ה֔וּא וְאֶת־שְׁמ֖וֹ לֹֽא־הִגִּ֥יד לִֽי Bunun üzerine kadın geldi ve kocasına diyerek dedi: 'Tanrı'nın adamı bana geldi ve onun görünüşü Tanrı'nın elçisinin görünüşü gibi çok korkunçtu; ve ona nereden olduğunu sormadım ve bana adını bildirmedi.' Hakimler 13:24 · Tevrat וַתֵּ֤לֶד הָֽאִשָּׁה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּגְדַּ֣ל הַנַּ֔עַר וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוָֽה Ve kadın bir oğul doğurdu ve onun adını Şimşon çağırdı; ve çocuk büyüdü ve Yahve onu bereketledi. Amos 4:13 · Tevrat כִּ֡י הִנֵּה֩ יוֹצֵ֨ר הָרִ֜ים וּבֹרֵ֣א ר֗וּחַ וּמַגִּ֤יד לְאָדָם֙ מַה־שֵּׂח֔וֹ עֹשֵׂ֥ה שַׁ֨חַר֙ עֵיפָ֔ה וְדֹרֵ֖ךְ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֑רֶץ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ Çünkü işte dağları şekillendiren, rüzgarı yaratan, insana düşüncesinin ne olduğunu bildiren, şafağı karanlık yapan ve yerin yüksek yerlerine basan; onun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir. Amos 5:8 · Tevrat עֹשֵׂ֨ה כִימָ֜ה וּכְסִ֗יל וְהֹפֵ֤ךְ לַבֹּ֨קֶר֙ צַלְמָ֔וֶת וְי֖וֹם לַ֣יְלָה הֶחְשִׁ֑יךְ הַקּוֹרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהוָ֥ה שְׁמֽוֹ Ülker'i ve Oryon'u yapan, ölüm gölgesini sabaha çeviren ve günü geceye karartan, denizin sularını çağıran ve onları yerin yüzüne döken; onun adı Yahve'dir. | ||||||
וְשֵׁם | ve-şem | ve isim, isim, ün, şöhret | İsim | 88 | ||
שְׁמֶךָ | şimekha | işaretin, işaret, isim, ün | Zamir | 84 | ||
בְּשֵׁם | beşem | isminde, isim, ün, şöhret | İsim | 73 | ||
שְׁמִי | şemi | ismim, isim, ün, şöhret | Zamir | 65 | ||
שֵׁמוֹת | şemot | isimler, isim, ün, şöhret | İsim | 46 | ||
וּשְׁמוֹ | u-şemo | ve onun adı, isim, ün, şöhret | Zamir | 33 | ||
לֶשֶׁם | leşem | leşem taşı, leşem taşı, değerli taş, sarı yakut | İsim | 29 | ||
בִשְׁמִי | vişmi | ismimde, isim, ad, ün | Zamir | 20 | ||
לִשְׁמִי | li-şmi | ismime, isim, ün, karakter | Zamir | 15 | ||
Örnek Ayetler (5 / 429)
Hakimler 2:5
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְא֛וּ שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בֹּכִ֑ים וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֖ם לַֽיהוָֽה
O yerin adını Bokim koydular ve orada Yahve'ye kurban kestiler.
Hakimler 5:11
·
Tevrat
מִקּ֣וֹל מְחַֽצְצִ֗ים בֵּ֚ין מַשְׁאַבִּ֔ים שָׁ֤ם יְתַנּוּ֙ צִדְק֣וֹת יְהוָ֔ה צִדְקֹ֥ת פִּרְזֹנ֖וֹ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אָ֛ז יָרְד֥וּ לַשְּׁעָרִ֖ים עַם־יְהוָֽה
Su çekme yerleri arasındaki okçuların sesinden uzakta, orada Yahve'nin doğru işlerini, İsrail'deki köylülerinin doğru işlerini anlatacaklar. O zaman Yahve'nin halkı kapılara indi.
Hakimler 5:27
·
Tevrat
בֵּ֣ין רַגְלֶ֔יהָ כָּרַ֥ע נָפַ֖ל שָׁכָ֑ב בֵּ֤ין רַגְלֶ֨יהָ֙ כָּרַ֣ע נָפָ֔ל בַּאֲשֶׁ֣ר כָּרַ֔ע שָׁ֖ם נָפַ֥ל שָׁדֽוּד
Ayaklarının arasında çöktü, düştü, yattı; ayaklarının arasında çöktü, düştü; çöktüğü yere, orada yıkılmış düştü.
Hakimler 6:24
·
Tevrat
וַיִּבֶן֩ שָׁ֨ם גִּדְע֤וֹן מִזְבֵּ֨חַ֙ לַֽיהוָ֔ה וַיִּקְרָא־ל֥וֹ יְהוָ֖ה שָׁל֑וֹם עַ֚ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה עוֹדֶ֕נּוּ בְּעָפְרָ֖ת אֲבִ֥י הָעֶזְרִֽי
Gideon orada Yahve'ye bir sunak yaptı ve ona Yahve Şalom adını verdi; o bugüne kadar hala Aviezrilerin Ofra'sındadır.
Hakimler 7:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן עוֹד֮ הָעָ֣ם רָב֒ הוֹרֵ֤ד אוֹתָם֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וְאֶצְרְפֶ֥נּוּ לְךָ֖ שָׁ֑ם וְהָיָ֡ה אֲשֶׁר֩ אֹמַ֨ר אֵלֶ֜יךָ זֶ֣ה יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֗ךְ ה֚וּא יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֔ךְ וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־אֹמַ֜ר אֵלֶ֗יךָ זֶ֚ה לֹא־יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ ה֖וּא לֹ֥א יֵלֵֽךְ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Halk hâlâ çoktur. Onları suya indir ve orada senin için onları sınayacağım. Sana kimin için, 'Bu seninle gidecek' dersem, o seninle gidecek. Ve sana kimin için, 'Bu seninle gitmeyecek' dersem, o gitmeyecek.'
Örnek Ayetler (5 / 134)
Hakimler 8:25
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֖וּ נָת֣וֹן נִתֵּ֑ן וַֽיִּפְרְשׂוּ֙ אֶת־הַשִּׂמְלָ֔ה וַיַּשְׁלִ֣יכוּ שָׁ֔מָּה אִ֖ישׁ נֶ֥זֶם שְׁלָלֽוֹ
Dediler ki: "Kesinlikle vereceğiz." Giysiyi serdiler ve her adam ganimetinin küpesini oraya attı.
Hakimler 9:51
·
Tevrat
וּמִגְדַּל־עֹז֮ הָיָ֣ה בְתוֹךְ־הָעִיר֒ וַיָּנֻ֨סוּ שָׁ֜מָּה כָּל־הָאֲנָשִׁ֣ים וְהַנָּשִׁ֗ים וְכֹל֙ בַּעֲלֵ֣י הָעִ֔יר וַֽיִּסְגְּר֖וּ בַּעֲדָ֑ם וַֽיַּעֲל֖וּ עַל־גַּ֥ג הַמִּגְדָּֽל
Şehrin içinde güçlü bir kule vardı; bütün erkekler, kadınlar ve şehrin bütün efendileri oraya kaçtılar, arkalarından kapattılar ve kulenin damına çıktılar.
Hakimler 18:15
·
Tevrat
וַיָּס֣וּרוּ שָׁ֔מָּה וַיָּבֹ֛אוּ אֶל־בֵּֽית־הַנַּ֥עַר הַלֵּוִ֖י בֵּ֣ית מִיכָ֑ה וַיִּשְׁאֲלוּ־ל֖וֹ לְשָׁלֽוֹם
Oraya saptılar ve Levili gencin evine, Mika'nın evine geldiler ve ona esenlik sordular.
Hakimler 18:17
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּ֣ל אֶת־הָאָרֶץ֒ בָּ֣אוּ שָׁ֔מָּה לָקְח֗וּ אֶת־הַפֶּ֨סֶל֙ וְאֶת־הָ֣אֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וְהַכֹּהֵ֗ן נִצָּב֙ פֶּ֣תַח הַשַּׁ֔עַר וְשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת הָאִ֔ישׁ הֶחָג֖וּר כְּלֵ֥י הַמִּלְחָמָֽה
Yeri casusluk yapmaya giden beş adam çıktılar, oraya geldiler, oyma putu, efodu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin ile savaş silahlarını kuşanmış altı yüz adam kapının girişinde duruyordu.
Hezekiel 1:12
·
Tevrat
וְאִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵ֑כוּ אֶ֣ל אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶה־שָׁ֨מָּה הָר֤וּחַ לָלֶ֨כֶת֙ יֵלֵ֔כוּ לֹ֥א יִסַּ֖בּוּ בְּלֶכְתָּֽן
Ve her biri yüzünün yönüne gidiyorlardı; ruh gitmek için nerede olacaksa oraya gidiyorlardı, gittiklerinde dönmüyorlardı.
Örnek Ayetler (5 / 108)
Hakimler 1:11
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֔ם אֶל־יוֹשְׁבֵ֖י דְּבִ֑יר וְשֵׁם־דְּבִ֥יר לְפָנִ֖ים קִרְיַת־סֵֽפֶר
Oradan Devir'de oturanlara gitti; Devir'in adı önceden Kiryat-Sefer'di.
Hakimler 1:20
·
Tevrat
וַיִּתְּנ֤וּ לְכָלֵב֙ אֶת־חֶבְר֔וֹן כַּֽאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר מֹשֶׁ֑ה וַיּ֣וֹרֶשׁ מִשָּׁ֔ם אֶת־שְׁלֹשָׁ֖ה בְּנֵ֥י הָעֲנָֽק
Musa'nın konuştuğu gibi Hevron'u Kalev'e verdiler; o da oradan Anak'ın üç oğlunu mülkünden etti.
Hakimler 8:8
·
Tevrat
וַיַּ֤עַל מִשָּׁם֙ פְּנוּאֵ֔ל וַיְדַבֵּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ם כָּזֹ֑את וַיַּעֲנ֤וּ אוֹתוֹ֙ אַנְשֵׁ֣י פְנוּאֵ֔ל כַּאֲשֶׁ֥ר עָנ֖וּ אַנְשֵׁ֥י סֻכּֽוֹת
Oradan Penuel'e çıktı ve onlara bunun gibi konuştu; Penuel adamları ona Sukkot adamlarının cevap verdikleri gibi cevap verdiler.
Hakimler 18:11
·
Tevrat
וַיִּסְע֤וּ מִשָּׁם֙ מִמִּשְׁפַּ֣חַת הַדָּנִ֔י מִצָּרְעָ֖ה וּמֵאֶשְׁתָּאֹ֑ל שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ חָג֖וּר כְּלֵ֥י מִלְחָמָֽה
Oradan, Danlı ailesinden, Tsor'a'dan ve Eştaol'dan savaş aletleri kuşanmış altı yüz adam göç etti.
Hakimler 18:13
·
Tevrat
וַיַּעַבְר֥וּ מִשָּׁ֖ם הַר־אֶפְרָ֑יִם וַיָּבֹ֖אוּ עַד־בֵּ֥ית מִיכָֽה
Oradan Efrayim dağına geçtiler ve Mika'nın evine kadar geldiler.
Örnek Ayetler (5 / 79)
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hakimler 17:7
·
Tevrat
וַיְהִי־נַ֗עַר מִבֵּ֥ית לֶ֨חֶם֙ יְהוּדָ֔ה מִמִּשְׁפַּ֖חַת יְהוּדָ֑ה וְה֥וּא לֵוִ֖י וְה֥וּא גָֽר־שָֽׁם
Yahuda'nın Beytlehem'inden, Yahuda ailesinden bir genç vardı; ve o bir Leviliydi ve orada garipti.
Hakimler 18:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֣וּ בְנֵי־דָ֣ן מִֽמִּשְׁפַּחְתָּ֡ם חֲמִשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֣ים מִקְצוֹתָם֩ אֲנָשִׁ֨ים בְּנֵי־חַ֜יִל מִצָּרְעָ֣ה וּמֵֽאֶשְׁתָּאֹ֗ל לְרַגֵּ֤ל אֶת־הָאָ֨רֶץ֙ וּלְחָקְרָ֔הּ וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם לְכ֖וּ חִקְר֣וּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֤אוּ הַר־אֶפְרַ֨יִם֙ עַד־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיָּלִ֖ינוּ שָֽׁם
Dan oğulları ailelerinden, uçlarından beş adamı, yiğit adamları, yeri gözetlemek ve onu araştırmak için Tsor'a'dan ve Eştaol'dan gönderdiler. Ve onlara dediler: 'Gidin, yeri araştırın.' Ve Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldiler ve orada gecelediler.
Hakimler 19:4
·
Tevrat
וַיֶּחֱזַק־בּ֤וֹ חֹֽתְנוֹ֙ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה וַיֵּ֥שֶׁב אִתּ֖וֹ שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וַיֹּאכְלוּ֙ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַיָּלִ֖ינוּ שָֽׁם
Kayınbabası, genç kadının babası onu alıkoydu, ve onunla üç gün oturdu; ve yediler ve içtiler ve orada gecelediler.
Hakimler 19:7
·
Tevrat
וַיָּ֥קָם הָאִ֖ישׁ לָלֶ֑כֶת וַיִּפְצַר־בּוֹ֙ חֹתְנ֔וֹ וַיָּ֖שָׁב וַיָּ֥לֶן שָֽׁם
Adam gitmek için kalktı; ve kayınbabası ona diretti, ve döndü ve orada geceledi.
Örnek Ayetler (5 / 39)
Hakimler 20:27
·
Tevrat
וַיִּשְׁאֲל֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּֽיהוָ֑ה וְשָׁ֗ם אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים בַּיָּמִ֖ים הָהֵֽם
İsrailoğulları Yahve'ye sordular; o günlerde Tanrı'nın antlaşma sandığı oradaydı.
Amos 7:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲמַצְיָה֙ אֶל־עָמ֔וֹס חֹזֶ֕ה לֵ֥ךְ בְּרַח־לְךָ֖ אֶל־אֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וֶאֱכָל־שָׁ֣ם לֶ֔חֶם וְשָׁ֖ם תִּנָּבֵֽא
Ve Amatsya Amos'a dedi: 'Ey gören, git, Yahuda diyarına kaç; ve orada ekmek ye, ve orada peygamberlik et.'
Hezekiel 3:22
·
Tevrat
וַתְּהִ֥י עָלַ֛י שָׁ֖ם יַד־יְהוָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י ק֥וּם צֵא֙ אֶל־הַבִּקְעָ֔ה וְשָׁ֖ם אֲדַבֵּ֥ר אוֹתָֽךְ
Ve orada Yahve'nin eli üzerimdeydi ve bana dedi: 'Kalk, vadiye çık ve orada seninle konuşacağım.'
Hezekiel 12:13
·
Tevrat
וּפָרַשְׂתִּ֤י אֶת־רִשְׁתִּי֙ עָלָ֔יו וְנִתְפַּ֖שׂ בִּמְצֽוּדָתִ֑י וְהֵבֵאתִ֨י אֹת֤וֹ בָבֶ֨לָה֙ אֶ֣רֶץ כַּשְׂדִּ֔ים וְאוֹתָ֥הּ לֹֽא־יִרְאֶ֖ה וְשָׁ֥ם יָמֽוּת
Ve ağımı onun üzerine sereceğim ve tuzağımda yakalanacak; ve onu Kildaniler diyarı Babil'e getireceğim, ve orayı görmeyecek ve orada ölecek.
Hezekiel 20:40
·
Tevrat
כִּ֣י בְהַר־קָדְשִׁ֞י בְּהַ֣ר מְר֣וֹם יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה שָׁ֣ם יַעַבְדֻ֜נִי כָּל־בֵּ֧ית יִשְׂרָאֵ֛ל כֻּלֹּ֖ה בָּאָ֑רֶץ שָׁ֣ם אֶרְצֵ֔ם וְשָׁ֞ם אֶדְר֣וֹשׁ אֶת־תְּרוּמֹֽתֵיכֶ֗ם וְאֶת־רֵאשִׁ֛ית מַשְׂאוֹתֵיכֶ֖ם בְּכָל־קָדְשֵׁיכֶֽם
Çünkü kutsal dağımda, İsrail'in yüksek dağında, Efendi Yahve'nin bildirisidir, orada bütün İsrail evi, yerdeki tamamı bana hizmet edecek; orada onlardan razı olacağım ve orada sunularınızı ve armağanlarınızın ilkini bütün kutsallarınızda isteyeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 28)
Hakimler 19:26
·
Tevrat
וַתָּבֹ֥א הָאִשָּׁ֖ה לִפְנ֣וֹת הַבֹּ֑קֶר וַתִּפֹּ֞ל פֶּ֧תַח בֵּית־הָאִ֛ישׁ אֲשֶׁר־אֲדוֹנֶ֥יהָ שָּׁ֖ם עַד־הָאֽוֹר
Kadın sabaha karşı geldi ve ışığa kadar efendisinin orada olduğu adamın evinin kapısına düştü.
Hezekiel 1:20
·
Tevrat
עַ֣ל אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶה־שָּׁ֨ם הָר֤וּחַ לָלֶ֨כֶת֙ יֵלֵ֔כוּ שָׁ֥מָּה הָר֖וּחַ לָלֶ֑כֶת וְהָאוֹפַנִּ֗ים יִנָּשְׂאוּ֙ לְעֻמָּתָ֔ם כִּ֛י ר֥וּחַ הַחַיָּ֖ה בָּאוֹפַנִּֽים
Ruhun gitmek için olduğu yere giderlerdi, ruhun gitmek için olduğu oraya; ve tekerlekler onlarla birlikte yükselirdi, çünkü canlının ruhu tekerleklerdeydi.
2. Samuel 15:21
·
Tevrat
וַיַּ֧עַן אִתַּ֛י אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ וַיֹּאמַ֑ר חַי־יְהוָ֗ה וְחֵי֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֠י אִם־בִּמְק֞וֹם אֲשֶׁ֥ר יִֽהְיֶה־שָּׁ֣ם אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֗לֶךְ אִם־לְמָ֨וֶת֙ אִם־לְחַיִּ֔ים כִּי־שָׁ֖ם יִהְיֶ֥ה עַבְדֶּֽךָ
İttay kralı yanıtladı ve dedi: 'Yahve yaşıyor ve efendim kral yaşıyor ki, efendim kralın orada olacağı yerde, eğer ölüm için, eğer yaşam için, kulun kesinlikle orada olacaktır.'
Yeremya 7:2
·
Tevrat
עֲמֹ֗ד בְּשַׁ֨עַר֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וְקָרָ֣אתָ שָּׁ֔ם אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה וְאָמַרְתָּ֞ שִׁמְע֣וּ דְבַר־יְהוָ֗ה כָּל־יְהוּדָה֙ הַבָּאִים֙ בַּשְּׁעָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֖ת לַיהוָֽה
Yahve'nin evinin kapısında dur ve orada bu sözü duyur ve de ki: 'Yahve'ye secde etmek için bu kapılardan giren bütün Yahuda, Yahve'nin sözünü dinleyin.'
Yeremya 8:14
·
Tevrat
עַל־מָה֙ אֲנַ֣חְנוּ יֹֽשְׁבִ֔ים הֵֽאָסְפ֗וּ וְנָב֛וֹא אֶל־עָרֵ֥י הַמִּבְצָ֖ר וְנִדְּמָה־שָּׁ֑ם כִּי֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֵ֤ינוּ הֲדִמָּ֨נוּ֙ וַיַּשְׁקֵ֣נוּ מֵי־רֹ֔אשׁ כִּ֥י חָטָ֖אנוּ לַיהוָֽה
Neden oturuyoruz? Toplanın ve surlu şehirlere girelim ve orada yok olalım; çünkü Tanrımız Yahve bizi yok etti ve bize zehir suyu içirdi, çünkü Yahve'ye karşı günah işledik.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Krallar 2:25
·
Tevrat
וַיֵּ֥לֶךְ מִשָּׁ֖ם אֶל־הַ֣ר הַכַּרְמֶ֑ל וּמִשָּׁ֖ם שָׁ֥ב שֹׁמְרֽוֹן
Oradan Karmel Dağı'na gitti ve oradan Samiriye'ye döndü.
2. Krallar 7:2
·
Tevrat
וַיַּ֣עַן הַשָּׁלִ֡ישׁ אֲשֶׁר־לַמֶּלֶךְ֩ נִשְׁעָ֨ן עַל־יָד֜וֹ אֶת־אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִים֮ וַיֹּאמַר֒ הִנֵּ֣ה יְהוָ֗ה עֹשֶׂ֤ה אֲרֻבּוֹת֙ בַּשָּׁמַ֔יִם הֲיִהְיֶ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיֹּ֗אמֶר הִנְּכָ֤ה רֹאֶה֙ בְּעֵינֶ֔יךָ וּמִשָּׁ֖ם לֹ֥א תֹאכֵֽל
Kralın eline dayandığı komutan Tanrı adamını yanıtladı ve dedi: 'İşte, Yahve göklerde pencereler yapsa, bu şey olur mu?' O da dedi: 'İşte sen gözlerinle göreceksin, ama oradan yemeyeceksin.'
2. Krallar 7:19
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן הַשָּׁלִ֜ישׁ אֶת־אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִים֮ וַיֹּאמַר֒ וְהִנֵּ֣ה יְהוָ֗ה עֹשֶׂ֤ה אֲרֻבּוֹת֙ בַּשָּׁמַ֔יִם הֲיִהְיֶ֖ה כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיֹּ֗אמֶר הִנְּךָ֤ רֹאֶה֙ בְּעֵינֶ֔יךָ וּמִשָּׁ֖ם לֹ֥א תֹאכֵֽל
Komutan Tanrı adamını yanıtlamıştı ve demişti: 'İşte, Yahve göklerde pencereler yapsa, bu şey gibi olur mu?' O da demişti: 'İşte sen gözlerinle göreceksin, ama oradan yemeyeceksin.'
Yeşu 19:13
·
Tevrat
וּמִשָּׁ֤ם עָבַר֙ קֵ֣דְמָה מִזְרָ֔חָה גִּתָּ֥ה חֵ֖פֶר עִתָּ֣ה קָצִ֑ין וְיָצָ֛א רִמּ֥וֹן הַמְּתֹאָ֖ר הַנֵּעָֽה
Ve oradan doğuya, güneşin doğuşuna doğru Gitta-Hefer'e, İtta-Katsin'e geçti; ve Nea'ya uzanan Rimmon'a çıktı.
Yaratılış 2:10
·
Tevrat
וְנָהָרּ֙ יֹצֵ֣א מֵעֵ֔דֶן לְהַשְׁק֖וֹת אֶת־הַגָּ֑ן וּמִשָּׁם֙ יִפָּרֵ֔ד וְהָיָ֖ה לְאַרְבָּעָ֥ה רָאשִֽׁים
Bahçeyi sulamak için Aden'den bir ırmak çıkıyordu; oradan ayrılıyor ve dört baş oluyordu.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 16:27
·
Tevrat
וְהַבַּ֗יִת מָלֵ֤א הָֽאֲנָשִׁים֙ וְהַנָּשִׁ֔ים וְשָׁ֕מָּה כֹּ֖ל סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וְעַל־הַגָּ֗ג כִּשְׁלֹ֤שֶׁת אֲלָפִים֙ אִ֣ישׁ וְאִשָּׁ֔ה הָרֹאִ֖ים בִּשְׂח֥וֹק שִׁמְשֽׁוֹן
Ev erkekler ve kadınlarla doluydu ve bütün Filistlilerin beyleri oradaydı; ve damın üzerinde Şimşon'un oyun oynamasına bakan yaklaşık üç bin erkek ve kadın vardı.
Yeremya 18:2
·
Tevrat
ק֥וּם וְיָרַדְתָּ֖ בֵּ֣ית הַיּוֹצֵ֑ר וְשָׁ֖מָּה אַשְׁמִֽיעֲךָ֥ אֶת־דְּבָרָֽי
Kalk ve çömlekçinin evine in; ve orada sana sözlerimi işittireceğim.
Yeremya 27:22
·
Tevrat
בָּבֶ֥לָה יוּבָ֖אוּ וְשָׁ֣מָּה יִֽהְי֑וּ עַ֠ד י֣וֹם פָּקְדִ֤י אֹתָם֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְהַֽעֲלִיתִים֙ וַהֲשִׁ֣יבֹתִ֔ים אֶל־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Babil'e götürülecekler ve onları yoklayacağım güne kadar orada olacaklar, Yahve'nin bildirisidir; ve onları çıkaracağım ve bu yere geri getireceğim.
Yeşaya 22:18
·
Tevrat
צָנ֤וֹף יִצְנָפְךָ֙ צְנֵפָ֔ה כַּדּ֕וּר אֶל־אֶ֖רֶץ רַחֲבַ֣ת יָדָ֑יִם שָׁ֣מָּה תָמ֗וּת וְשָׁ֨מָּה֙ מַרְכְּב֣וֹת כְּבוֹדֶ֔ךָ קְל֖וֹן בֵּ֥ית אֲדֹנֶֽיךָ
Seni sararak bir sarışla top gibi geniş alanlı bir yere fırlatacak; orada öleceksin ve yüceliğinin arabaları orada efendinin evinin utancı olacak.
Yeşaya 55:10
·
Tevrat
כִּ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יֵרֵד֩ הַגֶּ֨שֶׁם וְהַשֶּׁ֜לֶג מִן־הַשָּׁמַ֗יִם וְשָׁ֨מָּה֙ לֹ֣א יָשׁ֔וּב כִּ֚י אִם־הִרְוָ֣ה אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהוֹלִידָ֖הּ וְהִצְמִיחָ֑הּ וְנָ֤תַן זֶ֨רַע֙ לַזֹּרֵ֔עַ וְלֶ֖חֶם לָאֹכֵֽל
Çünkü yağmur ve kar göklerden nasıl inerse ve oraya dönmezse, ancak yeri sularsa ve onu doğurtursa ve onu filizlendirirse ve eken için tohum ve yiyen için ekmek verirse;
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 122:4
·
Tevrat
שֶׁשָּׁ֨ם עָל֪וּ שְׁבָטִ֡ים שִׁבְטֵי־יָ֭הּ עֵד֣וּת לְיִשְׂרָאֵ֑ל לְ֝הֹד֗וֹת לְשֵׁ֣ם יְהוָֽה
Oraya oymaklar, Yah'ın oymakları, İsrail'e tanıklık olarak Yahve'nin adına şükretmek için çıktılar.
Örnek Ayetler (4 / 148)
Hakimler 1:17
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יְהוּדָה֙ אֶת־שִׁמְע֣וֹן אָחִ֔יו וַיַּכּ֕וּ אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י יוֹשֵׁ֣ב צְפַ֑ת וַיַּחֲרִ֣ימוּ אוֹתָ֔הּ וַיִּקְרָ֥א אֶת־שֵׁם־הָעִ֖יר חָרְמָֽה
Sonra Yahuda kardeşi Şimon'la gitti ve Tsefat'ta oturan Kenanlılar'ı vurdular; onu tamamen yok ettiler ve şehrin adını Horma koydular.
Hakimler 2:5
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְא֛וּ שֵֽׁם־הַמָּק֥וֹם הַה֖וּא בֹּכִ֑ים וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֖ם לַֽיהוָֽה
O yerin adını Bokim koydular ve orada Yahve'ye kurban kestiler.
Hakimler 18:29
·
Tevrat
וַיִּקְרְא֤וּ שֵׁם־הָעִיר֙ דָּ֔ן בְּשֵׁם֙ דָּ֣ן אֲבִיהֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר יוּלַּ֖ד לְיִשְׂרָאֵ֑ל וְאוּלָ֛ם לַ֥יִשׁ שֵׁם־הָעִ֖יר לָרִאשֹׁנָֽה
Ve İsrail'e doğan babaları Dan'ın adıyla şehrin adını Dan diye çağırdılar; ancak başlangıçta şehrin adı Layiş'ti.
Amos 2:7
·
Tevrat
הַשֹּׁאֲפִ֤ים עַל־עֲפַר־אֶ֨רֶץ֙ בְּרֹ֣אשׁ דַּלִּ֔ים וְדֶ֥רֶךְ עֲנָוִ֖ים יַטּ֑וּ וְאִ֣ישׁ וְאָבִ֗יו יֵֽלְכוּ֙ אֶל־הַֽנַּעֲרָ֔ה לְמַ֥עַן חַלֵּ֖ל אֶת־שֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי
Zayıfların başındaki yerin tozuna solurlar ve alçakgönüllülerin yolunu saptırırlar; ve kutsal adımı kirletmek için bir adam ve babası genç kıza giderler.
Örnek Ayetler (5 / 166)
Hakimler 8:31
·
Tevrat
וּפִֽילַגְשׁוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁכֶ֔ם יָֽלְדָה־לּ֥וֹ גַם־הִ֖יא בֵּ֑ן וַיָּ֥שֶׂם אֶת־שְׁמ֖וֹ אֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'de olan cariyesi de ona bir oğul doğurdu; ve onun adını Abimelek koydu.
Hakimler 13:6
·
Tevrat
וַתָּבֹ֣א הָאִשָּׁ֗ה וַתֹּ֣אמֶר לְאִישָׁהּ֮ לֵאמֹר֒ אִ֤ישׁ הָאֱלֹהִים֙ בָּ֣א אֵלַ֔י וּמַרְאֵ֕הוּ כְּמַרְאֵ֛ה מַלְאַ֥ךְ הָאֱלֹהִ֖ים נוֹרָ֣א מְאֹ֑ד וְלֹ֤א שְׁאִלְתִּ֨יהוּ֙ אֵֽי־מִזֶּ֣ה ה֔וּא וְאֶת־שְׁמ֖וֹ לֹֽא־הִגִּ֥יד לִֽי
Bunun üzerine kadın geldi ve kocasına diyerek dedi: 'Tanrı'nın adamı bana geldi ve onun görünüşü Tanrı'nın elçisinin görünüşü gibi çok korkunçtu; ve ona nereden olduğunu sormadım ve bana adını bildirmedi.'
Hakimler 13:24
·
Tevrat
וַתֵּ֤לֶד הָֽאִשָּׁה֙ בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּגְדַּ֣ל הַנַּ֔עַר וַֽיְבָרְכֵ֖הוּ יְהוָֽה
Ve kadın bir oğul doğurdu ve onun adını Şimşon çağırdı; ve çocuk büyüdü ve Yahve onu bereketledi.
Amos 4:13
·
Tevrat
כִּ֡י הִנֵּה֩ יוֹצֵ֨ר הָרִ֜ים וּבֹרֵ֣א ר֗וּחַ וּמַגִּ֤יד לְאָדָם֙ מַה־שֵּׂח֔וֹ עֹשֵׂ֥ה שַׁ֨חַר֙ עֵיפָ֔ה וְדֹרֵ֖ךְ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֑רֶץ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Çünkü işte dağları şekillendiren, rüzgarı yaratan, insana düşüncesinin ne olduğunu bildiren, şafağı karanlık yapan ve yerin yüksek yerlerine basan; onun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir.
Amos 5:8
·
Tevrat
עֹשֵׂ֨ה כִימָ֜ה וּכְסִ֗יל וְהֹפֵ֤ךְ לַבֹּ֨קֶר֙ צַלְמָ֔וֶת וְי֖וֹם לַ֣יְלָה הֶחְשִׁ֑יךְ הַקּוֹרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהוָ֥ה שְׁמֽוֹ
Ülker'i ve Oryon'u yapan, ölüm gölgesini sabaha çeviren ve günü geceye karartan, denizin sularını çağıran ve onları yerin yüzüne döken; onun adı Yahve'dir.
Örnek Ayetler (5 / 88)
Hakimler 1:10
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה אֶל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּחֶבְר֔וֹן וְשֵׁם־חֶבְר֥וֹן לְפָנִ֖ים קִרְיַ֣ת אַרְבַּ֑ע וַיַּכּ֛וּ אֶת־שֵׁשַׁ֥י וְאֶת־אֲחִימַ֖ן וְאֶת־תַּלְמָֽי
Ardından Yahuda Hevron'da oturan Kenanlılar'a gitti; Hevron'un adı önceden Kiryat-Arba'ydı; Şeşay'ı, Ahiman'ı ve Talmay'ı vurdular.
Hakimler 1:11
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֔ם אֶל־יוֹשְׁבֵ֖י דְּבִ֑יר וְשֵׁם־דְּבִ֥יר לְפָנִ֖ים קִרְיַת־סֵֽפֶר
Oradan Devir'de oturanlara gitti; Devir'in adı önceden Kiryat-Sefer'di.
Hakimler 1:23
·
Tevrat
וַיָּתִ֥ירוּ בֵית־יוֹסֵ֖ף בְּבֵֽית־אֵ֑ל וְשֵׁם־הָעִ֥יר לְפָנִ֖ים לֽוּז
Yusuf evi Beytel'de araştırma yaptı; şehrin adı eskiden Luz'du.
Hezekiel 48:35
·
Tevrat
סָבִ֕יב שְׁמֹנָ֥ה עָשָׂ֖ר אָ֑לֶף וְשֵׁם־הָעִ֥יר מִיּ֖וֹם יְהוָ֥ה שָֽׁמָּה
Çevresi on sekiz bindir; o günden itibaren şehrin adı 'Yahve oradadır' olacaktır.
2. Samuel 4:2
·
Tevrat
וּשְׁנֵ֣י אֲנָשִׁ֣ים שָׂרֵֽי־גְדוּדִ֣ים הָי֪וּ בֶן־שָׁא֟וּל שֵׁם֩ הָאֶחָ֨ד בַּֽעֲנָ֜ה וְשֵׁ֧ם הַשֵּׁנִ֣י רֵכָ֗ב בְּנֵ֛י רִמּ֥וֹן הַבְּאֶֽרֹתִ֖י מִבְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן כִּ֚י גַּם־בְּאֵר֔וֹת תֵּחָשֵׁ֖ב עַל־בִּנְיָמִֽן
Şaul oğlunun akıncı komutanları olan iki adamı vardı; birinin adı Baana ve ikincisinin adı Rehav'dı, Benyamin oğullarından Beerotlu Rimmon'un oğullarıydılar; çünkü Beerot da Benyamin'e sayılırdı.
Örnek Ayetler (5 / 84)
Hakimler 13:17
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר מָנ֛וֹחַ אֶל־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה מִ֣י שְׁמֶ֑ךָ כִּֽי־יָבֹ֥א דְבָרְךָ֖ וְכִבַּדְנֽוּךָ
Ve Manoah Yahve'nin elçisine dedi: 'Senin adın nedir? Senin sözün geldiğinde seni yüceltelim.'
Hezekiel 16:15
·
Tevrat
וַתִּבְטְחִ֣י בְיָפְיֵ֔ךְ וַתִּזְנִ֖י עַל־שְׁמֵ֑ךְ וַתִּשְׁפְּכִ֧י אֶת־תַּזְנוּתַ֛יִךְ עַל־כָּל־עוֹבֵ֖ר לוֹ־יֶֽהִי
Ama güzelliğine güvendin ve adına dayanarak fahişelik ettin ve fahişeliklerini her geçene döktün, onun oldu.
2. Samuel 7:26
·
Tevrat
וְיִגְדַּ֨ל שִׁמְךָ֤ עַד־עוֹלָם֙ לֵאמֹ֔ר יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת אֱלֹהִ֖ים עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וּבֵית֙ עַבְדְּךָ֣ דָוִ֔ד יִהְיֶ֥ה נָכ֖וֹן לְפָנֶֽיךָ
Ve adın sonsuza dek büyüsün, diyerek: 'Ordular Yahvesi İsrail üzerinde Tanrı'dır'; ve kulun Davut'un evi senin önünde sağlam olsun.
Yeremya 10:6
·
Tevrat
מֵאֵ֥ין כָּמ֖וֹךָ יְהוָ֑ה גָּד֥וֹל אַתָּ֛ה וְגָד֥וֹל שִׁמְךָ֖ בִּגְבוּרָֽה
Senin gibisi yoktur, ey Yahve; sen büyüksün ve adın yiğitlikte büyüktür.
Yeremya 11:16
·
Tevrat
זַ֤יִת רַֽעֲנָן֙ יְפֵ֣ה פְרִי־תֹ֔אַר קָרָ֥א יְהוָ֖ה שְׁמֵ֑ךְ לְק֣וֹל הֲמוּלָּ֣ה גְדֹלָ֗ה הִצִּ֥ית אֵשׁ֙ עָלֶ֔יהָ וְרָע֖וּ דָּלִיּוֹתָֽיו
Yahve adını güzel biçimli meyvesi olan yeşil zeytin koydu; büyük gürültü sesiyle onun üzerinde ateş tutuşturdu ve dalları kırıldı.
Örnek Ayetler (5 / 73)
Hakimler 18:29
·
Tevrat
וַיִּקְרְא֤וּ שֵׁם־הָעִיר֙ דָּ֔ן בְּשֵׁם֙ דָּ֣ן אֲבִיהֶ֔ם אֲשֶׁ֥ר יוּלַּ֖ד לְיִשְׂרָאֵ֑ל וְאוּלָ֛ם לַ֥יִשׁ שֵׁם־הָעִ֖יר לָרִאשֹׁנָֽה
Ve İsrail'e doğan babaları Dan'ın adıyla şehrin adını Dan diye çağırdılar; ancak başlangıçta şehrin adı Layiş'ti.
Amos 6:10
·
Tevrat
וּנְשָׂא֞וֹ דּוֹד֣וֹ וּמְסָרְפ֗וֹ לְהוֹצִ֣יא עֲצָמִים֮ מִן־הַבַּיִת֒ וְאָמַ֞ר לַאֲשֶׁ֨ר בְּיַרְכְּתֵ֥י הַבַּ֛יִת הַע֥וֹד עִמָּ֖ךְ וְאָמַ֣ר אָ֑פֶס וְאָמַ֣ר הָ֔ס כִּ֛י לֹ֥א לְהַזְכִּ֖יר בְּשֵׁ֥ם יְהוָֽה
Ve amcası ve onu yakan kişi, kemikleri evden çıkarmak için onu taşıyacak; ve evin en iç kısımlarındakine diyecek: 'Yanında daha var mı?' Ve o diyecek: 'Yok.' Ve o diyecek: 'Sus, çünkü Yahve'nin adını anmamalıyız.'
2. Samuel 6:18
·
Tevrat
וַיְכַ֣ל דָּוִ֔ד מֵהַעֲל֥וֹת הָעוֹלָ֖ה וְהַשְּׁלָמִ֑ים וַיְבָ֣רֶךְ אֶת־הָעָ֔ם בְּשֵׁ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Davut yakmalık sunuyu ve esenlik sunularını sunmayı bitirince, halkı Ordular Yahvesi'nin adıyla bereketledi.
Yeremya 11:21
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ עַל־אַנְשֵׁ֣י עֲנָת֔וֹת הַֽמְבַקְשִׁ֥ים אֶֽת־נַפְשְׁךָ֖ לֵאמֹ֑ר לֹ֤א תִנָּבֵא֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה וְלֹ֥א תָמ֖וּת בְּיָדֵֽנוּ
Bu yüzden Yahve, 'Yahve'nin adıyla peygamberlik etmeyeceksin, yoksa elimizle ölürsün' diyerek senin canını arayan Anatot adamları hakkında şöyle dedi:
Yeremya 26:9
·
Tevrat
מַדּוּעַ֩ נִבֵּ֨יתָ בְשֵׁם־יְהוָ֜ה לֵאמֹ֗ר כְּשִׁלוֹ֙ יִֽהְיֶה֙ הַבַּ֣יִת הַזֶּ֔ה וְהָעִ֥יר הַזֹּ֛את תֶּחֱרַ֖ב מֵאֵ֣ין יוֹשֵׁ֑ב וַיִּקָּהֵ֧ל כָּל־הָעָ֛ם אֶֽל־יִרְמְיָ֖הוּ בְּבֵ֥ית יְהוָֽה
Neden Yahve'nin adıyla peygamberlik edip dedin: Bu ev Şilo gibi olacak ve bu şehir harap olup içinde oturan kalmayacak? Ve bütün halk Yahve'nin evinde Yeremya'ya karşı toplandı.
Örnek Ayetler (5 / 65)
Amos 9:12
·
Tevrat
לְמַ֨עַן יִֽירְשׁ֜וּ אֶת־שְׁאֵרִ֤ית אֱדוֹם֙ וְכָל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־נִקְרָ֥א שְׁמִ֖י עֲלֵיהֶ֑ם נְאֻם־יְהוָ֖ה עֹ֥שֶׂה זֹּֽאת
Öyle ki Edom'un kalıntısını ve üzerlerine adım çağrılan bütün ulusları mülk edinsinler; bunu yapan Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 20:9
·
Tevrat
וָאַ֨עַשׂ֙ לְמַ֣עַן שְׁמִ֔י לְבִלְתִּ֥י הֵחֵ֛ל לְעֵינֵ֥י הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁר־הֵ֣מָּה בְתוֹכָ֑ם אֲשֶׁ֨ר נוֹדַ֤עְתִּי אֲלֵיהֶם֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם לְהוֹצִיאָ֖ם מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve onların içinde oldukları ulusların gözlerinde bozulmaması için adımın uğruna yaptım; onları Mısır diyarından çıkarmak için onların gözlerinde onlara bilindim.
Hezekiel 20:14
·
Tevrat
וָאֶעֱשֶׂ֖ה לְמַ֣עַן שְׁמִ֑י לְבִלְתִּ֤י הֵחֵל֙ לְעֵינֵ֣י הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁ֥ר הוֹצֵאתִ֖ים לְעֵינֵיהֶֽם
Ve onların gözlerinde onları çıkardığım ulusların gözlerinde bozulmaması için adımın uğruna yaptım.
Hezekiel 20:22
·
Tevrat
וַהֲשִׁבֹ֨תִי֙ אֶת־יָדִ֔י וָאַ֖עַשׂ לְמַ֣עַן שְׁמִ֑י לְבִלְתִּ֤י הֵחֵל֙ לְעֵינֵ֣י הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתִי אוֹתָ֖ם לְעֵינֵיהֶֽם
Ve elimi döndürdüm ve onların gözlerinde onları çıkardığım ulusların gözlerinde bozulmaması için adımın uğruna yaptım.
Hezekiel 20:44
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בַּעֲשׂוֹתִ֥י אִתְּכֶ֖ם לְמַ֣עַן שְׁמִ֑י לֹא֩ כְדַרְכֵיכֶ֨ם הָרָעִ֜ים וְכַעֲלִילֽוֹתֵיכֶ֤ם הַנִּשְׁחָתוֹת֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sizinle adımın uğruna yaptığımda, kötü yollarınız gibi ve bozulmuş işleriniz gibi değil, benim Yahve olduğumu bileceksiniz, İsrail evi, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 46)
Hezekiel 48:1
·
Tevrat
וְאֵ֖לֶּה שְׁמ֣וֹת הַשְּׁבָטִ֑ים מִקְצֵ֣ה צָפ֡וֹנָה אֶל־יַ֣ד דֶּֽרֶךְ־חֶתְלֹ֣ן לְֽבוֹא־חֲמָ֡ת חֲצַ֣ר עֵינָן֩ גְּב֨וּל דַּמֶּ֤שֶׂק צָפ֨וֹנָה֙ אֶל־יַ֣ד חֲמָ֔ת וְהָיוּ־ל֧וֹ פְאַת־קָדִ֛ים הַיָּ֖ם דָּ֥ן אֶחָֽד
Ve oymakların adları şunlardır: kuzey ucundan, Hetlon yolu yanından Hamat'a girişe, Şam sınırındaki Hatser-Eynan'a, kuzeye doğru Hamat'ın yanına kadar; ve doğu tarafından denize kadar onun olacak: Dan, bir pay.
Hezekiel 48:31
·
Tevrat
וְשַׁעֲרֵ֣י הָעִ֗יר עַל־שְׁמוֹת֙ שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שְׁעָרִ֥ים שְׁלוֹשָׁ֖ה צָפ֑וֹנָה שַׁ֣עַר רְאוּבֵ֞ן אֶחָ֗ד שַׁ֤עַר יְהוּדָה֙ אֶחָ֔ד שַׁ֥עַר לֵוִ֖י אֶחָֽד
Şehrin kapıları İsrail oymaklarının adlarına göredir; kuzeye doğru üç kapı: bir Ruben kapısı, bir Yahuda kapısı, bir Levi kapısı.
2. Samuel 5:14
·
Tevrat
וְאֵ֗לֶּה שְׁמ֛וֹת הַיִּלֹּדִ֥ים ל֖וֹ בִּירוּשָׁלִָ֑ם שַׁמּ֣וּעַ וְשׁוֹבָ֔ב וְנָתָ֖ן וּשְׁלֹמֹֽה
Yeruşalim'de ona doğanların adları şunlardır: Şammua, Şovav, Natan ve Süleyman;
2. Samuel 23:8
·
Tevrat
אֵ֛לֶּה שְׁמ֥וֹת הַגִּבֹּרִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לְדָוִ֑ד יֹשֵׁ֨ב בַּשֶּׁ֜בֶת תַּחְכְּמֹנִ֣י רֹ֣אשׁ הַשָּׁלִשִׁ֗י ה֚וּא עֲדִינ֣וֹ הָֽעֶצְנִ֔י עַל־שְׁמֹנֶ֥ה מֵא֛וֹת חָלָ֖ל בְּפַ֥עַם אֶחָֽת
Şunlar Davut'un olan yiğitlerin adlarıdır: Oturuşta oturan Tahkemonlu, üçlerin başıydı; o, bir defada sekiz yüz öldürülmüş üzerine Etsnili Adino'dur.
Hoşea 2:19
·
Tevrat
וַהֲסִרֹתִ֛י אֶת־שְׁמ֥וֹת הַבְּעָלִ֖ים מִפִּ֑יהָ וְלֹֽא־יִזָּכְר֥וּ ע֖וֹד בִּשְׁמָֽם
Ve Baalların isimlerini onun ağzından uzaklaştıracağım ve artık isimleriyle anılmayacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 13:2
·
Tevrat
וַיְהִי֩ אִ֨ישׁ אֶחָ֧ד מִצָּרְעָ֛ה מִמִּשְׁפַּ֥חַת הַדָּנִ֖י וּשְׁמ֣וֹ מָנ֑וֹחַ וְאִשְׁתּ֥וֹ עֲקָרָ֖ה וְלֹ֥א יָלָֽדָה
Ve Tsorah'tan, Danlı ailesinden bir adam vardı ve adı Manoah'tı ve karısı kısırdı ve doğurmamıştı.
Hakimler 17:1
·
Tevrat
וַֽיְהִי־אִ֥ישׁ מֵֽהַר־אֶפְרָ֖יִם וּשְׁמ֥וֹ מִיכָֽיְהוּ
Efrayim dağından bir adam vardı ve adı Mikayhu'ydu.
2. Samuel 4:4
·
Tevrat
וְלִיהֽוֹנָתָן֙ בֶּן־שָׁא֔וּל בֵּ֖ן נְכֵ֣ה רַגְלָ֑יִם בֶּן־חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֣ים הָיָ֡ה בְּבֹ֣א שְׁמֻעַת֩ שָׁא֨וּל וִיהֽוֹנָתָ֜ן מִֽיִּזְרְעֶ֗אל וַתִּשָּׂאֵ֤הוּ אֹֽמַנְתּוֹ֙ וַתָּנֹ֔ס וַיְהִ֞י בְּחָפְזָ֥הּ לָנ֛וּס וַיִּפֹּ֥ל וַיִּפָּסֵ֖חַ וּשְׁמ֥וֹ מְפִיבֹֽשֶׁת
Ve Şaul oğlu Yonatan'ın ayakları sakat bir oğlu vardı. Şaul ve Yonatan'ın haberi Yizreel'den geldiğinde beş yaşındaydı; dadısı onu kaldırdı ve kaçtı, kaçmak için acele ederken o düştü ve topal oldu; ve adı Mefivoşet'ti.
2. Samuel 9:2
·
Tevrat
וּלְבֵ֨ית שָׁא֥וּל עֶ֨בֶד֙ וּשְׁמ֣וֹ צִיבָ֔א וַיִּקְרְאוּ־ל֖וֹ אֶל־דָּוִ֑ד וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֧לֶךְ אֵלָ֛יו הַאַתָּ֥ה צִיבָ֖א וַיֹּ֥אמֶר עַבְדֶּֽךָ
Şaul'un evinin bir kulu vardı ve adı Tsiva'ydı; onu Davut'a çağırdılar. Kral ona dedi: 'Sen Tsiva mısın?' Ve o dedi: 'Kulunum.'
2. Samuel 9:12
·
Tevrat
וְלִמְפִיבֹ֥שֶׁת בֵּן־קָטָ֖ן וּשְׁמ֣וֹ מִיכָ֑א וְכֹל֙ מוֹשַׁ֣ב בֵּית־צִיבָ֔א עֲבָדִ֖ים לִמְפִיבֹֽשֶׁת
Mefivoşet'in küçük bir oğlu vardı ve adı Mika'ydı; ve Tsiva'nın evinde oturanların hepsi Mefivoşet'e kullardı.
Örnek Ayetler (5 / 29)
Hezekiel 34:29
·
Tevrat
וַהֲקִמֹתִ֥י לָהֶ֛ם מַטָּ֖ע לְשֵׁ֑ם וְלֹֽא־יִהְי֨וּ ע֜וֹד אֲסֻפֵ֤י רָעָב֙ בָּאָ֔רֶץ וְלֹֽא־יִשְׂא֥וּ ע֖וֹד כְּלִמַּ֥ת הַגּוֹיִֽם
Onlar için tanınmış bir dikim yeri dikeceğim; artık yerde açlıktan toplanmış olmayacaklar ve artık ulusların utancını taşımayacaklar.
Hezekiel 36:22
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר לְבֵֽית־יִשְׂרָאֵ֗ל כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה לֹ֧א לְמַעַנְכֶ֛ם אֲנִ֥י עֹשֶׂ֖ה בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֤י אִם־לְשֵׁם־קָדְשִׁי֙ אֲשֶׁ֣ר חִלַּלְתֶּ֔ם בַּגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁר־בָּ֥אתֶם שָֽׁם
Bu yüzden İsrail evine de: Efendi Yahve şöyle dedi: İsrail evi, ben sizin için yapmıyorum; ancak oraya gittiğiniz ulusların arasında kirlettiğiniz kutsal adım için yapıyorum.
Hezekiel 39:13
·
Tevrat
וְקָֽבְרוּ֙ כָּל־עַ֣ם הָאָ֔רֶץ וְהָיָ֥ה לָהֶ֖ם לְשֵׁ֑ם י֚וֹם הִכָּ֣בְדִ֔י נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve yerin bütün halkı gömecekler; ve yüceldiğim gününde onlara ün olacak, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 39:25
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה עַתָּ֗ה אָשִׁיב֙ אֶת־שְׁב֣וּת יַֽעֲקֹ֔ב וְרִֽחַמְתִּ֖י כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וְקִנֵּאתִ֖י לְשֵׁ֥ם קָדְשִֽׁי
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Şimdi Yakup'un sürgünlerini geri getireceğim ve bütün İsrail evine merhamet edeceğim ve kutsal adımı kıskanacağım.
Yeremya 3:17
·
Tevrat
בָּעֵ֣ת הַהִ֗יא יִקְרְא֤וּ לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ כִּסֵּ֣א יְהוָ֔ה וְנִקְוּ֨וּ אֵלֶ֧יהָ כָֽל־הַגּוֹיִ֛ם לְשֵׁ֥ם יְהוָ֖ה לִירוּשָׁלִָ֑ם וְלֹא־יֵלְכ֣וּ ע֔וֹד אַחֲרֵ֕י שְׁרִר֖וּת לִבָּ֥ם הָרָֽע
O zamanda Yeruşalim'e 'Yahve'nin Tahtı' diye çağıracaklar ve bütün uluslar Yahve'nin adı için Yeruşalim'e, ona toplanacaklar ve artık kötü kalplerinin inatçılığı ardınca gitmeyecekler.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Yeremya 12:16
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה אִם־לָמֹ֣ד יִלְמְדוּ֩ אֶת־דַּֽרְכֵ֨י עַמִּ֜י לְהִשָּׁבֵ֤עַ בִּשְׁמִי֙ חַי־יְהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֤ר לִמְּדוּ֙ אֶת־עַמִּ֔י לְהִשָּׁבֵ֖עַ בַּבָּ֑עַל וְנִבְנ֖וּ בְּת֥וֹךְ עַמִּֽי
Ve eğer halkıma Baal'a yemin etmeyi öğrettikleri gibi, 'Yahve yaşıyor' diye adımla yemin etmeyi, halkımın yollarını kesinlikle öğrenirlerse, halkımın içinde inşa edilecekler.
Yeremya 14:14
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י שֶׁ֚קֶר הַנְּבִאִים֙ נִבְּאִ֣ים בִּשְׁמִ֔י לֹ֤א שְׁלַחְתִּים֙ וְלֹ֣א צִוִּיתִ֔ים וְלֹ֥א דִבַּ֖רְתִּי אֲלֵיהֶ֑ם חֲז֨וֹן שֶׁ֜קֶר וְקֶ֤סֶם וֶֽאֱלִיל֙ וְתַרְמִ֣ית לִבָּ֔ם הֵ֖מָּה מִֽתְנַבְּאִ֥ים לָכֶֽם
Ve Yahve bana dedi: Peygamberler ismimle yalan peygamberlik ediyorlar; onları göndermedim, onlara buyurmadım ve onlara konuşmadım. Onlar size yalan görüm, fal, değersiz şey ve kalplerinin hilesini peygamberlik ediyorlar.
Yeremya 14:15
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עַֽל־הַנְּבִאִ֞ים הַנִּבְּאִ֣ים בִּשְׁמִי֮ וַאֲנִ֣י לֹֽא־שְׁלַחְתִּים֒ וְהֵ֨מָּה֙ אֹֽמְרִ֔ים חֶ֣רֶב וְרָעָ֔ב לֹ֥א יִהְיֶ֖ה בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את בַּחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ הַנְּבִאִ֖ים הָהֵֽמָּה
Bu nedenle ismimle peygamberlik eden, onları göndermediğim halde, 'Bu yerde kılıç ve kıtlık olmayacak' diyen peygamberler hakkında Yahve şöyle dedi: O peygamberler kılıçla ve kıtlıkla tükenecekler.
Yeremya 23:25
·
Tevrat
שָׁמַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־אָֽמְרוּ֙ הַנְּבִאִ֔ים הַֽנִּבְּאִ֥ים בִּשְׁמִ֛י שֶׁ֖קֶר לֵאמֹ֑ר חָלַ֖מְתִּי חָלָֽמְתִּי
Benim adımla yalan peygamberlik eden peygamberlerin 'Rüya gördüm, rüya gördüm' diyerek dediklerini işittim.
Yeremya 27:15
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א שְׁלַחְתִּים֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וְהֵ֛ם נִבְּאִ֥ים בִּשְׁמִ֖י לַשָּׁ֑קֶר לְמַ֨עַן הַדִּיחִ֤י אֶתְכֶם֙ וַאֲבַדְתֶּ֔ם אַתֶּ֕ם וְהַנְּבִאִ֖ים הַֽנִּבְּאִ֥ים לָכֶֽם
Çünkü onları ben göndermedim, Yahve'nin bildirisidir; ve onlar sizi sürmem için benim adımla yalan yere peygamberlik ediyorlar ve siz ve size peygamberlik eden peygamberler yok olacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 13:18
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לּוֹ֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה לָ֥מָּה זֶּ֖ה תִּשְׁאַ֣ל לִשְׁמִ֑י וְהוּא־פֶ֛לִאי
Sonra Yahve'nin elçisi ona dedi: 'Neden benim adımı böyle soruyorsun? Ve o harikadır.'
2. Samuel 7:13
·
Tevrat
ה֥וּא יִבְנֶה־בַּ֖יִת לִשְׁמִ֑י וְכֹנַנְתִּ֛י אֶת־כִּסֵּ֥א מַמְלַכְתּ֖וֹ עַד־עוֹלָֽם
'Benim adıma bir ev inşa edecek olan odur; onun egemenliğinin tahtını sonsuza dek pekiştireceğim.'
Malaki 1:11
·
Tevrat
כִּ֣י מִמִּזְרַח־שֶׁ֜מֶשׁ וְעַד־מְבוֹא֗וֹ גָּד֤וֹל שְׁמִי֙ בַּגּוֹיִ֔ם וּבְכָל־מָק֗וֹם מֻקְטָ֥ר מֻגָּ֛שׁ לִשְׁמִ֖י וּמִנְחָ֣ה טְהוֹרָ֑ה כִּֽי־גָד֤וֹל שְׁמִי֙ בַּגּוֹיִ֔ם אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Çünkü güneşin doğuşundan ve onun batışına kadar adım uluslarda büyüktür; ve her yerde adıma buhur yakılır, temiz sunu yaklaştırılır. Çünkü adım uluslarda büyüktür, Ordular Yahve dedi.
Malaki 2:2
·
Tevrat
אִם־לֹ֣א תִשְׁמְע֡וּ וְאִם־לֹא֩ תָשִׂ֨ימוּ עַל־לֵ֜ב לָתֵ֧ת כָּב֣וֹד לִשְׁמִ֗י אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וְשִׁלַּחְתִּ֤י בָכֶם֙ אֶת־הַמְּאֵרָ֔ה וְאָרוֹתִ֖י אֶת־בִּרְכֽוֹתֵיכֶ֑ם וְגַם֙ אָרוֹתִ֔יהָ כִּ֥י אֵינְכֶ֖ם שָׂמִ֥ים עַל־לֵֽב
Eğer işitmezseniz ve adıma yücelik vermek için kalbe koymazsanız, Ordular Yahve dedi, size laneti göndereceğim ve bereketlerinizi lanetleyeceğim; ve ayrıca onu lanetledim, çünkü kalbe koyanlar değilsiniz.
1. Krallar 5:19
·
Tevrat
וְהִנְנִ֣י אֹמֵ֔ר לִבְנ֣וֹת בַּ֔יִת לְשֵׁ֖ם יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑י כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֗ה אֶל־דָּוִ֤ד אָבִי֙ לֵאמֹ֔ר בִּנְךָ֗ אֲשֶׁ֨ר אֶתֵּ֤ן תַּחְתֶּ֨יךָ֙ עַל־כִּסְאֶ֔ךָ הֽוּא־יִבְנֶ֥ה הַבַּ֖יִת לִשְׁמִֽי
Ve işte ben, Tanrım Yahve'nin adına bir ev inşa etmeyi söylüyorum; Yahve'nin babam Davut'a konuştuğu gibi, diyerek: 'Senin yerine tahtının üzerine koyacağım oğlun, adıma evi o inşa edecek.'