161
Kullanım
6
Lemma
28
Türev
44
Anlam
6 lemma, 28 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
שְׁכֶם Lemma | şehem | omuz, omuz, sırt, erkenden kalkmak | İsim | 45 | ||
בִּשְׁכֶֽם | bi-şkhem | Şekem'de, omuz, sırt, Şekem | İsim | 8 | ||
שְׁכֶמָה | şekhema | omuza, omuz, sırt, yamaç | Zamir | 5 | ||
וּשְׁכֶם | u-şehem | ve omuz, omuz, sırt, Şekem | İsim | 2 | ||
מִשְּׁכֶם | miş-şehem | omuzdan, omuz, sırt, Şekem | İsim | 1 | ||
שְׁכֶֽמָה | şekhemah | omuza, omuz, sırt, Şekem | Zamir | 1 | ||
שֶׁכְמָה | şekhma | omuza, omuz, sırt, boyun | Zamir | 1 | ||
וַיַּשְׁכֵּם Lemma | vayyaşkem | ve erkenden kalktı, omuzlamak, erkenden kalkmak, gayretle yapmak | Fiil | 20 | ||
הַשְׁכֵּם | haşkem | omuzlamak, omuzlamak, erkenden kalkmak, gayretle yapmak | Fiil | 12 | ||
וַיַּשְׁכִּימוּ | va-yyaşkimu | ve erkenden kalktılar, omuzlamak, erkenden kalkmak, erken davranmak | Fiil | 10 | ||
וַיַּשְׁכִּמוּ | va-yyaşkimu | ve omuzladılar, omuzlamak, erken kalkmak, yola koyulmak | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) 1. Samuel 1:19 · Tevrat וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּ֗קֶר וַיִּֽשְׁתַּחֲווּ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיָּשֻׁ֛בוּ וַיָּבֹ֥אוּ אֶל־בֵּיתָ֖ם הָרָמָ֑תָה וַיֵּ֤דַע אֶלְקָנָה֙ אֶת־חַנָּ֣ה אִשְׁתּ֔וֹ וַיִּֽזְכְּרֶ֖הָ יְהוָֽה Sabah erkenden kalktılar ve Yahve'nin önünde secde ettiler; sonra dönüp Rama'ya, evlerine geldiler. Elkana karısı Hanna'yı bildi ve Yahve onu hatırladı. 1. Samuel 5:3 · Tevrat וַיַּשְׁכִּ֤מוּ אַשְׁדּוֹדִים֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וְהִנֵּ֣ה דָג֗וֹן נֹפֵ֤ל לְפָנָיו֙ אַ֔רְצָה לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה וַיִּקְחוּ֙ אֶת־דָּג֔וֹן וַיָּשִׁ֥בוּ אֹת֖וֹ לִמְקוֹמֽוֹ Aşdodlular ertesi gün erkenden kalktılar ve işte Dagon, Yahve'nin sandığının önünde yüzünün üzerine yere düşmüştü. Dagon'u aldılar ve onu yerine geri koydular. 1. Samuel 5:4 · Tevrat וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּקֶר֮ מִֽמָּחֳרָת֒ וְהִנֵּ֣ה דָג֗וֹן נֹפֵ֤ל לְפָנָיו֙ אַ֔רְצָה לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה וְרֹ֨אשׁ דָּג֜וֹן וּשְׁתֵּ֣י כַּפּ֣וֹת יָדָ֗יו כְּרֻתוֹת֙ אֶל־הַמִּפְתָּ֔ן רַ֥ק דָּג֖וֹן נִשְׁאַ֥ר עָלָֽיו Ertesi sabah erkenden kalktılar ve işte Dagon, Yahve'nin sandığının önünde yüzünün üzerine yere düşmüştü; Dagon'un başı ve iki elinin avuçları eşiğe kesilmişti, sadece Dagon üzerinde kalmıştı. 1. Samuel 9:26 · Tevrat וַיַּשְׁכִּ֗מוּ וַיְהִ֞י כַּעֲל֤וֹת הַשַּׁ֨חַר֙ וַיִּקְרָ֨א שְׁמוּאֵ֤ל אֶל־שָׁאוּל֙ הַגָּ֣גָה לֵאמֹ֔ר ק֖וּמָה וַאֲשַׁלְּחֶ֑ךָּ וַיָּ֣קָם שָׁא֗וּל וַיֵּצְא֧וּ שְׁנֵיהֶ֛ם ה֥וּא וּשְׁמוּאֵ֖ל הַחֽוּצָה Ve erken kalktılar; şafak çıkarken Samuel dama Şaul'a çağırdı diyerek: 'Kalk ve seni göndereyim.' Ve Şaul kalktı ve ikisi, o ve Samuel dışarıya çıktılar. Yeşu 6:15 · Tevrat וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיַּשְׁכִּ֨מוּ֙ כַּעֲל֣וֹת הַשַּׁ֔חַר וַיָּסֹ֧בּוּ אֶת־הָעִ֛יר כַּמִּשְׁפָּ֥ט הַזֶּ֖ה שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים רַ֚ק בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא סָבְב֥וּ אֶת־הָעִ֖יר שֶׁ֥בַע פְּעָמִֽים Yedinci gün şafak sökerken erkenden kalktılar ve şehri bu kurala göre yedi kez dolaştılar; sadece o gün şehri yedi kez dolaştılar. | ||||||
וְהִשְׁכַּמְתֶּם | ve-hişkamtem | ve omuzladınız, omuzlamak, yüklenmek, erken kalkmak | Fiil | 3 | ||
הַשְׁכֵּים | haşkem | omuzlamak, omuzlamak, erkenden kalkmak, yüklenmek | Fiil | 3 | ||
וְהִשְׁכִּים | vehişkim | ve erkenden kalktı, omuzlamak, erkenden kalkmak, gayretle başlamak | Fiil | 2 | ||
מַשְׁכִּימֵי | maşkimey | erkenden kalkanları, erkenden kalkmak, omuzlamak, gayretle yapmak | Fiil | 2 | ||
מֹשְׁכִים | moşehim | çekenler, çekmek, sürüklemek, uzatmak | Fiil | 2 | ||
נַשְׁכִּימָה | naşkima | erken kalkalım, erken kalkmak, omuzlamak | Fiil | 1 | ||
אַשְׁכֵּים | aşkem | erken kalkmak, erken kalkmak, omuzlamak, gayret etmek | Fiil | 1 | ||
הִשְׁכִּימוּ | hişkimu | erkenden kalktılar, erkenden kalkmak, omuzlamak, yüklenmek | Fiil | 1 | ||
וְהַשְׁכֵּם | ve-haşkem | ve erkenden kalkmak, omuzlamak, erkenden kalkmak, gayretle yapmak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 45)
Hakimler 9:2
·
Tevrat
דַּבְּרוּ־נָ֞א בְּאָזְנֵ֨י כָל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶם֮ מַה־טּ֣וֹב לָכֶם֒ הַמְשֹׁ֨ל בָּכֶ֜ם שִׁבְעִ֣ים אִ֗ישׁ כֹּ֚ל בְּנֵ֣י יְרֻבַּ֔עַל אִם־מְשֹׁ֥ל בָּכֶ֖ם אִ֣ישׁ אֶחָ֑ד וּזְכַרְתֶּ֕ם כִּֽי־עַצְמֵכֶם וּבְשַׂרְכֶ֖ם אָנִֽי
Lütfen Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına konuşun: 'Sizin için hangisi iyidir? Yerubbaal'ın tüm oğulları olan yetmiş kişinin size egemen olması mı, yoksa bir kişinin size egemen olması mı? Ve hatırlayın ki ben sizin kemiğiniz ve etinizim.'
Hakimler 9:3
·
Tevrat
וַיְדַבְּר֨וּ אֲחֵֽי־אִמּ֜וֹ עָלָ֗יו בְּאָזְנֵי֙ כָּל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיֵּ֤ט לִבָּם֙ אַחֲרֵ֣י אֲבִימֶ֔לֶךְ כִּ֥י אָמְר֖וּ אָחִ֥ינוּ הֽוּא
Annesinin kardeşleri onun hakkında Şekem'in tüm sahiplerinin kulaklarına tüm bu sözleri konuştular; ve kalpleri Abimelek'in ardınca eğildi, çünkü dediler: 'O bizim kardeşimizdir.'
Hakimler 9:6
·
Tevrat
וַיֵּאָ֨סְפ֜וּ כָּל־בַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וְכָל־בֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וַיֵּ֣לְכ֔וּ וַיַּמְלִ֥יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֖לֶךְ לְמֶ֑לֶךְ עִם־אֵל֥וֹן מֻצָּ֖ב אֲשֶׁ֥ר בִּשְׁכֶֽם
Şekem'in tüm sahipleri ve tüm Millo evi toplandılar; ve gidip Şekem'deki dikili meşenin yanında Abimelek'i kral yaptılar.
Hakimler 9:7
·
Tevrat
וַיַּגִּ֣דוּ לְיוֹתָ֗ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּרֹ֣אשׁ הַר־גְּרִזִ֔ים וַיִּשָּׂ֥א קוֹל֖וֹ וַיִּקְרָ֑א וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם וְיִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם אֱלֹהִֽים
Yotam'a bildirdiler; ve o gidip Gerizim Dağı'nın tepesinde durdu, ve sesini yükseltip bağırdı; ve onlara dedi: 'Beni dinleyin, ey Şekem'in sahipleri, Tanrı da sizi dinlesin.'
Hakimler 9:18
·
Tevrat
וְאַתֶּ֞ם קַמְתֶּ֨ם עַל־בֵּ֤ית אָבִי֙ הַיּ֔וֹם וַתַּהַרְג֧וּ אֶת־בָּנָ֛יו שִׁבְעִ֥ים אִ֖ישׁ עַל־אֶ֣בֶן אֶחָ֑ת וַתַּמְלִ֜יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֤לֶךְ בֶּן־אֲמָתוֹ֙ עַל־בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם כִּ֥י אֲחִיכֶ֖ם הֽוּא
Ama siz bugün babamın evine karşı kalktınız, ve onun oğullarını, yetmiş kişiyi tek bir taşın üzerinde öldürdünüz; ve onun cariyesinin oğlu Abimelek'i, kardeşiniz olduğu için Şekem'in sahipleri üzerine kral yaptınız.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 8:31
·
Tevrat
וּפִֽילַגְשׁוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁכֶ֔ם יָֽלְדָה־לּ֥וֹ גַם־הִ֖יא בֵּ֑ן וַיָּ֥שֶׂם אֶת־שְׁמ֖וֹ אֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'de olan cariyesi de ona bir oğul doğurdu; ve onun adını Abimelek koydu.
Hakimler 9:6
·
Tevrat
וַיֵּאָ֨סְפ֜וּ כָּל־בַּעֲלֵ֤י שְׁכֶם֙ וְכָל־בֵּ֣ית מִלּ֔וֹא וַיֵּ֣לְכ֔וּ וַיַּמְלִ֥יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֖לֶךְ לְמֶ֑לֶךְ עִם־אֵל֥וֹן מֻצָּ֖ב אֲשֶׁ֥ר בִּשְׁכֶֽם
Şekem'in tüm sahipleri ve tüm Millo evi toplandılar; ve gidip Şekem'deki dikili meşenin yanında Abimelek'i kral yaptılar.
Hakimler 9:26
·
Tevrat
וַיָּבֹ֞א גַּ֤עַל בֶּן־עֶ֨בֶד֙ וְאֶחָ֔יו וַיַּעַבְר֖וּ בִּשְׁכֶ֑ם וַיִּבְטְחוּ־ב֖וֹ בַּעֲלֵ֥י שְׁכֶֽם
Eved oğlu Gaal ve kardeşleri geldiler, ve Şekem'e geçtiler; ve Şekem'in sahipleri ona güvendiler.
Hakimler 9:41
·
Tevrat
וַיֵּ֥שֶׁב אֲבִימֶ֖לֶךְ בָּארוּמָ֑ה וַיְגָ֧רֶשׁ זְבֻ֛ל אֶת־גַּ֥עַל וְאֶת־אֶחָ֖יו מִשֶּׁ֥בֶת בִּשְׁכֶֽם
Abimelek Aruma'da oturdu; Zevul, Gaal'i ve kardeşlerini Şekem'de oturmaktan kovdu.
Yeşu 24:25
·
Tevrat
וַיִּכְרֹ֨ת יְהוֹשֻׁ֧עַ בְּרִ֛ית לָעָ֖ם בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַיָּ֥שֶׂם ל֛וֹ חֹ֥ק וּמִשְׁפָּ֖ט בִּשְׁכֶֽם
Ve Yeşu o gün halk için bir antlaşma yaptı; ve Şekem'de onlar için bir kural ve bir hüküm koydu.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 9:1
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ אֲבִימֶ֤לֶךְ בֶּן־יְרֻבַּ֨עַל֙ שְׁכֶ֔מָה אֶל־אֲחֵ֖י אִמּ֑וֹ וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם וְאֶל־כָּל־מִשְׁפַּ֛חַת בֵּית־אֲבִ֥י אִמּ֖וֹ לֵאמֹֽר
Yerubbaal'ın oğlu Abimelek Şekem'e, annesinin kardeşlerine gitti. Onlara ve annesinin babasının evinin bütün ailesine şöyle dedi:
Hakimler 9:31
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח מַלְאָכִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בְּתָרְמָ֣ה לֵאמֹ֑ר הִנֵּה֩ גַ֨עַל בֶּן־עֶ֤בֶד וְאֶחָיו֙ בָּאִ֣ים שְׁכֶ֔מָה וְהִנָּ֛ם צָרִ֥ים אֶת־הָעִ֖יר עָלֶֽיךָ
Abimelek'e gizlice elçiler gönderdi ve dedi: 'İşte, Eved oğlu Gaal ve kardeşleri Şekem'e geliyorlar; ve işte, şehri sana karşı kışkırtıyorlar.'
Hakimler 21:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֡וּ הִנֵּה֩ חַג־יְהוָ֨ה בְּשִׁל֜וֹ מִיָּמִ֣ים יָמִ֗ימָה אֲשֶׁ֞ר מִצְּפ֤וֹנָה לְבֵֽית־אֵל֙ מִזְרְחָ֣ה הַשֶּׁ֔מֶשׁ לִמְסִלָּ֔ה הָעֹלָ֥ה מִבֵּֽית־אֵ֖ל שְׁכֶ֑מָה וּמִנֶּ֖גֶב לִלְבוֹנָֽה
Ve dediler: 'İşte, Beytel'in kuzeyinde, Beytel'den Şekem'e çıkan yolun güneşin doğusunda ve Levona'nın güneyinde olan Şilo'da yıldan yıla Yahve'nin bayramı vardır.'
Yeşu 24:1
·
Tevrat
וַיֶּאֶסֹ֧ף יְהוֹשֻׁ֛עַ אֶת־כָּל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל שְׁכֶ֑מָה וַיִּקְרָא֩ לְזִקְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל וּלְרָאשָׁ֗יו וּלְשֹֽׁפְטָיו֙ וּלְשֹׁ֣טְרָ֔יו וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ לִפְנֵ֥י הָאֱלֹהִֽים
Ve Yeşu İsrail'in bütün oymaklarını Şekem'e topladı; ve İsrail'in yaşlılarını ve başlarını ve hakimlerini ve görevlilerini çağırdı; ve Tanrı'nın önünde durdular.
2. Tarihler 10:1
·
Tevrat
וַיֵּ֥לֶךְ רְחַבְעָ֖ם שְׁכֶ֑מָה כִּ֥י שְׁכֶ֛ם בָּ֥אוּ כָל־יִשְׂרָאֵ֖ל לְהַמְלִ֥יךְ אֹתֽוֹ
Rehavam Şekem'e gitti; çünkü bütün İsrail onu kral yapmak için Şekem'e gelmişti.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 7:28
·
Tevrat
וַאֲחֻזָּתָם֙ וּמֹ֣שְׁבוֹתָ֔ם בֵּֽית־אֵ֖ל וּבְנֹתֶ֑יהָ וְלַמִּזְרָ֣ח נַעֲרָ֔ן וְלַֽמַּעֲרָ֗ב גֶּ֤זֶר וּבְנֹתֶ֨יהָ֙ וּשְׁכֶ֣ם וּבְנֹתֶ֔יהָ עַד־עַיָּ֖ה וּבְנֹתֶֽיהָ
Ve onların mülkü ve onların yerleşimleri Beytel ve onun köyleri, ve doğuya doğru Naaran, ve batıya doğru Gezer ve onun köyleri, ve Şekem ve onun köyleri, Aya'ya ve onun köylerine kadardı.
Yaratılış 34:20
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א חֲמ֛וֹר וּשְׁכֶ֥ם בְּנ֖וֹ אֶל־שַׁ֣עַר עִירָ֑ם וַֽיְדַבְּר֛וּ אֶל־אַנְשֵׁ֥י עִירָ֖ם לֵאמֹֽר
Hamor ve oğlu Şekem şehirlerinin kapısına geldi ve şehirlerinin adamlarına diyerek konuştular:
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 41:5
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ אֲ֠נָשִׁים מִשְּׁכֶ֞ם מִשִּׁל֤וֹ וּמִשֹּֽׁמְרוֹן֙ שְׁמֹנִ֣ים אִ֔ישׁ מְגֻלְּחֵ֥י זָקָ֛ן וּקְרֻעֵ֥י בְגָדִ֖ים וּמִתְגֹּֽדְדִ֑ים וּמִנְחָ֤ה וּלְבוֹנָה֙ בְּיָדָ֔ם לְהָבִ֖יא בֵּ֥ית יְהוָֽה
Şekem'den, Şilo'dan ve Samiriye'den sakalları tıraş edilmiş, giysileri yırtılmış ve kendilerini kesmiş seksen adam, Yahve'nin evine getirmek için ellerinde sunu ve günnükle geldiler.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 37:14
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ לֶךְ־נָ֨א רְאֵ֜ה אֶת־שְׁל֤וֹם אַחֶ֨יךָ֙ וְאֶת־שְׁל֣וֹם הַצֹּ֔אן וַהֲשִׁבֵ֖נִי דָּבָ֑ר וַיִּשְׁלָחֵ֨הוּ֙ מֵעֵ֣מֶק חֶבְר֔וֹן וַיָּבֹ֖א שְׁכֶֽמָה
Ona dedi: 'Lütfen git, kardeşlerinin esenliğini ve sürünün esenliğini gör ve bana söz getir.' Böylece onu Hevron vadisinden gönderdi ve o Şekem'e geldi.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 6:9
·
Tevrat
וּכְחַכֵּ֨י אִ֜ישׁ גְּדוּדִ֗ים חֶ֚בֶר כֹּֽהֲנִ֔ים דֶּ֖רֶךְ יְרַצְּחוּ־שֶׁ֑כְמָה כִּ֥י זִמָּ֖ה עָשֽׂוּ
Ve haydutların adam beklemesi gibi, kâhinler topluluğu yolda Şekem'e doğru cinayet işlerler; çünkü alçaklık yaptılar.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hakimler 6:38
·
Tevrat
וַיְהִי־כֵ֕ן וַיַּשְׁכֵּם֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּ֖זַר אֶת־הַגִּזָּ֑ה וַיִּ֤מֶץ טַל֙ מִן־הַגִּזָּ֔ה מְל֥וֹא הַסֵּ֖פֶל מָֽיִם
Ve böyle oldu. Ertesi gün erken kalktı, yapağıyı sıktı ve yapağıdan tas dolu su çiyi süzdü.
Hakimler 7:1
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם יְרֻבַּ֜עַל ה֣וּא גִדְע֗וֹן וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ וַֽיַּחֲנ֖וּ עַל־עֵ֣ין חֲרֹ֑ד וּמַחֲנֵ֤ה מִדְיָן֙ הָיָה־ל֣וֹ מִצָּפ֔וֹן מִגִּבְעַ֥ת הַמּוֹרֶ֖ה בָּעֵֽמֶק
Yerubbaal, o Gideon'dur, ve onunla olan bütün halk erken kalktı ve Harot pınarında ordu kurdular; Midyan ordusu ise vadide, More tepesinden onun kuzeyindeydi.
Hakimler 19:8
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם בַּבֹּ֜קֶר בַּיּ֣וֹם הַחֲמִישִׁי֮ לָלֶכֶת֒ וַיֹּ֣אמֶר אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֗ה סְעָד־נָא֙ לְבָ֣בְךָ֔ וְהִֽתְמַהְמְה֖וּ עַד־נְט֣וֹת הַיּ֑וֹם וַיֹּאכְל֖וּ שְׁנֵיהֶֽם
Beşinci günde gitmek için sabah erkenden kalktı; ve genç kadının babası dedi ki: 'Lütfen kalbini destekle.' Ve gün dönene kadar oyalandılar; ve ikisi yediler.
1. Samuel 15:12
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֧ם שְׁמוּאֵ֛ל לִקְרַ֥את שָׁא֖וּל בַּבֹּ֑קֶר וַיֻּגַּ֨ד לִשְׁמוּאֵ֜ל לֵאמֹ֗ר בָּֽא־שָׁא֤וּל הַכַּרְמֶ֨לָה֙ וְהִנֵּ֨ה מַצִּ֥יב לוֹ֙ יָ֔ד וַיִּסֹּב֙ וַֽיַּעֲבֹ֔ר וַיֵּ֖רֶד הַגִּלְגָּֽל
Samuel sabah Şaul'u karşılamak için erken kalktı; Samuel'e diyerek bildirildi: 'Şaul Karmel'e geldi ve işte kendine anıt dikiyor, döndü, geçti ve Gilgal'a indi.'
1. Samuel 17:20
·
Tevrat
וַיַּשְׁכֵּ֨ם דָּוִ֜ד בַּבֹּ֗קֶר וַיִּטֹּ֤שׁ אֶת־הַצֹּאן֙ עַל־שֹׁמֵ֔ר וַיִּשָּׂ֣א וַיֵּ֔לֶךְ כַּאֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖הוּ יִשָׁ֑י וַיָּבֹא֙ הַמַּעְגָּ֔לָה וְהַחַ֗יִל הַיֹּצֵא֙ אֶל־הַמַּ֣עֲרָכָ֔ה וְהֵרֵ֖עוּ בַּמִּלְחָמָֽה
Davut sabah erkenden kalktı, sürüyü bir bekçiye bıraktı, İşay'ın ona buyurduğu gibi yüklenip gitti; ordugaha geldiğinde ordu dizilişe çıkıyor ve savaş için bağırıyordu.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 7:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה יַ֧עַן עֲשׂוֹתְכֶ֛ם אֶת־כָּל־הַמַּֽעֲשִׂ֥ים הָאֵ֖לֶּה נְאֻם־יְהוָ֑ה וָאֲדַבֵּ֨ר אֲלֵיכֶ֜ם הַשְׁכֵּ֤ם וְדַבֵּר֙ וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֔ם וָאֶקְרָ֥א אֶתְכֶ֖ם וְלֹ֥א עֲנִיתֶֽם
Ve şimdi, bütün bu işleri yaptığınız için, Yahve'nin bildirisidir; ve size erkenden kalkıp konuştum ve dinlemediniz ve sizi çağırdım ve cevap vermediniz;
Yeremya 7:25
·
Tevrat
לְמִן־הַיּ֗וֹם אֲשֶׁ֨ר יָצְא֤וּ אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וָאֶשְׁלַ֤ח אֲלֵיכֶם֙ אֶת־כָּל־עֲבָדַ֣י הַנְּבִיאִ֔ים י֖וֹם הַשְׁכֵּ֥ם וְשָׁלֹֽחַ
Atalarınızın Mısır diyarından çıktığı günden bu güne kadar, bütün kullarım peygamberleri her gün erkenden kalkıp size gönderdim.
Yeremya 11:7
·
Tevrat
כִּי֩ הָעֵ֨ד הַעִדֹ֜תִי בַּאֲבֽוֹתֵיכֶ֗ם בְּיוֹם֩ הַעֲלוֹתִ֨י אוֹתָ֜ם מֵאֶ֤רֶץ מִצְרַ֨יִם֙ וְעַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה הַשְׁכֵּ֥ם וְהָעֵ֖ד לֵאמֹ֑ר שִׁמְע֖וּ בְּקוֹלִֽי
Çünkü onları Mısır diyarından çıkardığım gün atalarınızı kesinlikle uyardım ve bu güne kadar erkenden kalkıp uyararak dedim: Sesimi işitin.
Yeremya 25:4
·
Tevrat
וְשָׁלַח֩ יְהוָ֨ה אֲלֵיכֶ֜ם אֶֽת־כָּל־עֲבָדָ֧יו הַנְּבִאִ֛ים הַשְׁכֵּ֥ם וְשָׁלֹ֖חַ וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֑ם וְלֹֽא־הִטִּיתֶ֥ם אֶֽת־אָזְנְכֶ֖ם לִשְׁמֹֽעַ
Ve Yahve erkenden kalkarak ve göndererek bütün kulları peygamberleri size gönderdi, ama dinlemediniz ve dinlemek için kulağınızı eğmediniz.
Yeremya 29:19
·
Tevrat
תַּ֛חַת אֲשֶֽׁר־לֹא־שָׁמְע֥וּ אֶל־דְּבָרַ֖י נְאֻם־יְהוָ֑ה אֲשֶׁר֩ שָׁלַ֨חְתִּי אֲלֵיהֶ֜ם אֶת־עֲבָדַ֤י הַנְּבִאִים֙ הַשְׁכֵּ֣ם וְשָׁלֹ֔חַ וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Sözlerimi dinlemediklerine karşılık, Yahve'nin bildirisidir; onlara kullarım peygamberleri erkenden kalkarak ve göndererek gönderdim ve dinlemediniz, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 6:28
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֜ימוּ אַנְשֵׁ֤י הָעִיר֙ בַּבֹּ֔קֶר וְהִנֵּ֤ה נֻתַּץ֙ מִזְבַּ֣ח הַבַּ֔עַל וְהָאֲשֵׁרָ֥ה אֲשֶׁר־עָלָ֖יו כֹּרָ֑תָה וְאֵת֙ הַפָּ֣ר הַשֵּׁנִ֔י הֹֽעֲלָ֔ה עַל־הַמִּזְבֵּ֖חַ הַבָּנֽוּי
Şehrin adamları sabah erkenden kalktılar ve işte, Baal sunağı yıkılmıştı, üzerindeki Aşera kesilmişti ve ikinci boğa inşa edilen sunağın üzerinde sunulmuştu.
Hakimler 19:5
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הָרְבִיעִ֔י וַיַּשְׁכִּ֥ימוּ בַבֹּ֖קֶר וַיָּ֣קָם לָלֶ֑כֶת וַיֹּאמֶר֩ אֲבִ֨י הַֽנַּעֲרָ֜ה אֶל־חֲתָנ֗וֹ סְעָ֧ד לִבְּךָ֛ פַּת־לֶ֖חֶם וְאַחַ֥ר תֵּלֵֽכוּ
Dördüncü günde sabah erkenden kalktılar, ve o gitmek için kalktı; ve genç kadının babası damadına dedi ki: 'Bir lokma ekmekle kalbini destekle, ve sonra gidersiniz.'
Hakimler 21:4
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ הָעָ֔ם וַיִּבְנוּ־שָׁ֖ם מִזְבֵּ֑חַ וַיַּעֲל֥וּ עֹל֖וֹת וּשְׁלָמִֽים
Ertesi gün halk erken kalktı ve orada bir sunak yaptı, yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.
2. Krallar 3:22
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וְהַשֶּׁ֖מֶשׁ זָרְחָ֣ה עַל־הַמָּ֑יִם וַיִּרְא֨וּ מוֹאָ֥ב מִנֶּ֛גֶד אֶת־הַמַּ֖יִם אֲדֻמִּ֥ים כַּדָּֽם
Sabah erkenden kalktılar ve güneş suların üzerine doğdu; Moav karşıdan suları kan gibi kırmızı gördü.
2. Krallar 19:35
·
Tevrat
וַיְהִי֮ בַּלַּ֣יְלָה הַהוּא֒ וַיֵּצֵ֣א מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה וַיַּךְ֙ בְּמַחֲנֵ֣ה אַשּׁ֔וּר מֵאָ֛ה שְׁמוֹנִ֥ים וַחֲמִשָּׁ֖ה אָ֑לֶף וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּ֥ה כֻלָּ֖ם פְּגָרִ֥ים מֵתִֽים
O gece Yahve'nin elçisi çıktı ve Asur ordugahında yüz seksen beş bin kişiyi vurdu; ve sabah erkenden kalktılar, ve işte hepsi ölü cesetlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Samuel 1:19
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּ֗קֶר וַיִּֽשְׁתַּחֲווּ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיָּשֻׁ֛בוּ וַיָּבֹ֥אוּ אֶל־בֵּיתָ֖ם הָרָמָ֑תָה וַיֵּ֤דַע אֶלְקָנָה֙ אֶת־חַנָּ֣ה אִשְׁתּ֔וֹ וַיִּֽזְכְּרֶ֖הָ יְהוָֽה
Sabah erkenden kalktılar ve Yahve'nin önünde secde ettiler; sonra dönüp Rama'ya, evlerine geldiler. Elkana karısı Hanna'yı bildi ve Yahve onu hatırladı.
1. Samuel 5:3
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֤מוּ אַשְׁדּוֹדִים֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וְהִנֵּ֣ה דָג֗וֹן נֹפֵ֤ל לְפָנָיו֙ אַ֔רְצָה לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה וַיִּקְחוּ֙ אֶת־דָּג֔וֹן וַיָּשִׁ֥בוּ אֹת֖וֹ לִמְקוֹמֽוֹ
Aşdodlular ertesi gün erkenden kalktılar ve işte Dagon, Yahve'nin sandığının önünde yüzünün üzerine yere düşmüştü. Dagon'u aldılar ve onu yerine geri koydular.
1. Samuel 5:4
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּקֶר֮ מִֽמָּחֳרָת֒ וְהִנֵּ֣ה דָג֗וֹן נֹפֵ֤ל לְפָנָיו֙ אַ֔רְצָה לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה וְרֹ֨אשׁ דָּג֜וֹן וּשְׁתֵּ֣י כַּפּ֣וֹת יָדָ֗יו כְּרֻתוֹת֙ אֶל־הַמִּפְתָּ֔ן רַ֥ק דָּג֖וֹן נִשְׁאַ֥ר עָלָֽיו
Ertesi sabah erkenden kalktılar ve işte Dagon, Yahve'nin sandığının önünde yüzünün üzerine yere düşmüştü; Dagon'un başı ve iki elinin avuçları eşiğe kesilmişti, sadece Dagon üzerinde kalmıştı.
1. Samuel 9:26
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֗מוּ וַיְהִ֞י כַּעֲל֤וֹת הַשַּׁ֨חַר֙ וַיִּקְרָ֨א שְׁמוּאֵ֤ל אֶל־שָׁאוּל֙ הַגָּ֣גָה לֵאמֹ֔ר ק֖וּמָה וַאֲשַׁלְּחֶ֑ךָּ וַיָּ֣קָם שָׁא֗וּל וַיֵּצְא֧וּ שְׁנֵיהֶ֛ם ה֥וּא וּשְׁמוּאֵ֖ל הַחֽוּצָה
Ve erken kalktılar; şafak çıkarken Samuel dama Şaul'a çağırdı diyerek: 'Kalk ve seni göndereyim.' Ve Şaul kalktı ve ikisi, o ve Samuel dışarıya çıktılar.
Yeşu 6:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י וַיַּשְׁכִּ֨מוּ֙ כַּעֲל֣וֹת הַשַּׁ֔חַר וַיָּסֹ֧בּוּ אֶת־הָעִ֛יר כַּמִּשְׁפָּ֥ט הַזֶּ֖ה שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים רַ֚ק בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא סָבְב֥וּ אֶת־הָעִ֖יר שֶׁ֥בַע פְּעָמִֽים
Yedinci gün şafak sökerken erkenden kalktılar ve şehri bu kurala göre yedi kez dolaştılar; sadece o gün şehri yedi kez dolaştılar.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 19:9
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם הָאִישׁ֙ לָלֶ֔כֶת ה֥וּא וּפִילַגְשׁ֖וֹ וְנַעֲר֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֣וֹ חֹתְנ֣וֹ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֡ה הִנֵּ֣ה נָא֩ רָפָ֨ה הַיּ֜וֹם לַעֲרֹ֗ב לִֽינוּ־נָ֞א הִנֵּ֨ה חֲנ֤וֹת הַיּוֹם֙ לִ֥ין פֹּה֙ וְיִיטַ֣ב לְבָבֶ֔ךָ וְהִשְׁכַּמְתֶּ֤ם מָחָר֙ לְדַרְכְּכֶ֔ם וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽךָ
Adam gitmek için kalktı, o ve cariyesi ve uşağı; ve kayınbabası, genç kadının babası ona dedi ki: 'İşte lütfen, gün akşama zayıfladı, lütfen geceleyin; işte günün konaklaması, burada gecele ve kalbin iyi olsun, ve yarın yolunuz için erkenden kalkarsınız ve çadırına gidersin.'
1. Samuel 29:10
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הַשְׁכֵּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וְעַבְדֵ֥י אֲדֹנֶ֖יךָ אֲשֶׁר־בָּ֣אוּ אִתָּ֑ךְ וְהִשְׁכַּמְתֶּ֣ם בַּבֹּ֔קֶר וְא֥וֹר לָכֶ֖ם וָלֵֽכוּ
Ve şimdi sabah erkenden kalk, seninle gelen efendinin kulları da; sabah erkenden kalkın ve size aydınlık olunca gidin.'
Yaratılış 19:2
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר הִנֶּ֣ה נָּא־אֲדֹנַ֗י ס֣וּרוּ נָ֠א אֶל־בֵּ֨ית עַבְדְּכֶ֤ם וְלִ֨ינוּ֙ וְרַחֲצ֣וּ רַגְלֵיכֶ֔ם וְהִשְׁכַּמְתֶּ֖ם וַהֲלַכְתֶּ֣ם לְדַרְכְּכֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ לֹּ֔א כִּ֥י בָרְח֖וֹב נָלִֽין
Dedi ki: 'İşte efendilerim, lütfen kulunuzun evine sapın ve geceleyin ve ayaklarınızı yıkayın; sonra erken kalkarsınız ve yolunuza gidersiniz.' Dediler ki: 'Hayır, çünkü meydanda geceleyeceğiz.'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 35:15
·
Tevrat
וָאֶשְׁלַ֣ח אֲלֵיכֶ֣ם אֶת־כָּל־עֲבָדַ֣י הַנְּבִאִ֣ים הַשְׁכֵּ֣ים וְשָׁלֹ֣חַ לֵאמֹ֡ר שֻׁבוּ־נָ֡א אִישׁ֩ מִדַּרְכּ֨וֹ הָרָעָ֜ה וְהֵיטִ֣יבוּ מַֽעַלְלֵיכֶ֗ם וְאַל־תֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֨י אֱלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ לְעָבְדָ֔ם וּשְׁבוּ֙ אֶל־הָ֣אֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָכֶ֖ם וְלַאֲבֹֽתֵיכֶ֑ם וְלֹ֤א הִטִּיתֶם֙ אֶֽת־אָזְנְכֶ֔ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם אֵלָֽי
Ve bütün kullarım peygamberleri size erkenden kalkıp göndererek gönderdim ve dedim: Lütfen her adam kötü yolundan dönsün ve işlerinizi iyileştirin ve onlara kulluk etmek için başka ilahların ardınca gitmeyin; ve size ve babalarınıza verdiğim toprakta oturun. Fakat kulağınızı eğmediniz ve beni dinlemediniz.
Yeremya 44:4
·
Tevrat
וָאֶשְׁלַ֤ח אֲלֵיכֶם֙ אֶת־כָּל־עֲבָדַ֣י הַנְּבִיאִ֔ים הַשְׁכֵּ֥ים וְשָׁלֹ֖חַ לֵאמֹ֑ר אַל־נָ֣א תַעֲשׂ֗וּ אֵ֛ת דְּבַֽר־הַתֹּעֵבָ֥ה הַזֹּ֖את אֲשֶׁ֥ר שָׂנֵֽאתִי
Ve bütün kullarım peygamberleri erkenden kalkarak ve göndererek size gönderdim, diyerek: 'Lütfen nefret ettiğim bu iğrenç şeyi yapmayın.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 27:14
·
Tevrat
מְבָ֘רֵ֤ךְ רֵעֵ֨הוּ בְּק֣וֹל גָּ֭דוֹל בַּבֹּ֣קֶר הַשְׁכֵּ֑ים קְ֝לָלָ֗ה תֵּחָ֥שֶׁב לֽוֹ
Sabah erkenden kalkıp komşusunu yüksek sesle bereketleyene, bu ona lanet sayılacaktır.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 15:2
·
Tevrat
וְהִשְׁכִּים֙ אַבְשָׁל֔וֹם וְעָמַ֕ד עַל־יַ֖ד דֶּ֣רֶךְ הַשָּׁ֑עַר וַיְהִ֡י כָּל־הָאִ֣ישׁ אֲשֶֽׁר־יִהְיֶה־לּוֹ־רִיב֩ לָב֨וֹא אֶל־הַמֶּ֜לֶךְ לַמִּשְׁפָּ֗ט וַיִּקְרָ֨א אַבְשָׁל֤וֹם אֵלָיו֙ וַיֹּ֗אמֶר אֵֽי־מִזֶּ֥ה עִיר֙ אַ֔תָּה וַיֹּ֕אמֶר מֵאַחַ֥ד שִׁבְטֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל עַבְדֶּֽךָ
Avşalom erken kalkardı ve kapı yolunun yanında dururdu; yargı için krala gelmek üzere davası olan her adamı Avşalom çağırırdı ve derdi: 'Sen hangi şehirdensin?' O da derdi: 'Kulun İsrail oymaklarının birindendir.'
Eyüp 1:5
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כִּ֣י הִקִּיפֽוּ֩ יְמֵ֨י הַמִּשְׁתֶּ֜ה וַיִּשְׁלַ֧ח אִיּ֣וֹב וַֽיְקַדְּשֵׁ֗ם וְהִשְׁכִּ֣ים בַּבֹּקֶר֮ וְהֶעֱלָ֣ה עֹלוֹת֮ מִסְפַּ֣ר כֻּלָּם֒ כִּ֚י אָמַ֣ר אִיּ֔וֹב אוּלַי֙ חָטְא֣וּ בָנַ֔י וּבֵרֲכ֥וּ אֱלֹהִ֖ים בִּלְבָבָ֑ם כָּ֛כָה יַעֲשֶׂ֥ה אִיּ֖וֹב כָּל־הַיָּמִֽים
Ziyafet günleri tamamlandığında Eyyup gönderirdi ve onları kutsal kılardı, sabahtan erken kalkardı ve hepsinin sayısınca yakmalık sunular sunardı; çünkü Eyyup derdi: 'Belki oğullarım günah işlediler ve kalplerinde Tanrı'yı bereketlediler.' Eyyup bütün günler böyle yapardı.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 5:11
·
Tevrat
ה֛וֹי מַשְׁכִּימֵ֥י בַבֹּ֖קֶר שֵׁכָ֣ר יִרְדֹּ֑פוּ מְאַחֲרֵ֣י בַנֶּ֔שֶׁף יַ֖יִן יַדְלִיקֵֽם
Vay sabah erkenden kalkıp içki kovalayanlara, alacakaranlıkta gecikip şarabın onları alevlendirdiği kimselere!
Mezmurlar 127:2
·
Tevrat
שָׁ֤וְא לָכֶ֨ם מַשְׁכִּ֪ימֵי ק֡וּם מְאַֽחֲרֵי־שֶׁ֗בֶת אֹ֭כְלֵי לֶ֣חֶם הָעֲצָבִ֑ים כֵּ֤ן יִתֵּ֖ן לִֽידִיד֣וֹ שֵׁנָֽא
Erken kalkmanız, geç oturmanız, acılar ekmeğini yemeniz sizin için boşunadır; böylece O, sevdiğine uyku verir.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 6:4
·
Tevrat
מָ֤ה אֶֽעֱשֶׂה־לְּךָ֙ אֶפְרַ֔יִם מָ֥ה אֶעֱשֶׂה־לְּךָ֖ יְהוּדָ֑ה וְחַסְדְּכֶם֙ כַּֽעֲנַן־בֹּ֔קֶר וְכַטַּ֖ל מַשְׁכִּ֥ים הֹלֵֽךְ
Sana ne yapayım ey Efrayim, sana ne yapayım ey Yahuda? Ve sadakatiniz sabah bulutu gibidir ve erkenden giden çiy gibidir.
Hoşea 13:3
·
Tevrat
לָכֵ֗ן יִֽהְיוּ֙ כַּעֲנַן־בֹּ֔קֶר וְכַטַּ֖ל מַשְׁכִּ֣ים הֹלֵ֑ךְ כְּמֹץ֙ יְסֹעֵ֣ר מִגֹּ֔רֶן וּכְעָשָׁ֖ן מֵאֲרֻבָּֽה
Bu nedenle sabah bulutu gibi ve erkenden giden çiy gibi, harman yerinden savrulan saman çöpü gibi ve bacadan duman gibi olacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 7:13
·
Tevrat
נַשְׁכִּ֨ימָה֙ לַכְּרָמִ֔ים נִרְאֶ֞ה אִם פָּֽרְחָ֤ה הַגֶּ֨פֶן֙ פִּתַּ֣ח הַסְּמָדַ֔ר הֵנֵ֖צוּ הָרִמּוֹנִ֑ים שָׁ֛ם אֶתֵּ֥ן אֶת־דֹּדַ֖י לָֽךְ
Bağlara erkenden gidelim; asma tomurcuklandı mı, çiçek açtı mı, narlar çiçeklendi mi görelim; orada sana aşkımı vereceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 25:3
·
Tevrat
מִן־שְׁלֹ֣שׁ עֶשְׂרֵ֣ה שָׁנָ֡ה לְיֹאשִׁיָּ֣הוּ בֶן־אָמוֹן֩ מֶ֨לֶךְ יְהוּדָ֜ה וְעַ֣ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה זֶ֚ה שָׁלֹ֤שׁ וְעֶשְׂרִים֙ שָׁנָ֔ה הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וָאֲדַבֵּ֧ר אֲלֵיכֶ֛ם אַשְׁכֵּ֥ים וְדַבֵּ֖ר וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּֽם
Yahuda kralı Amon oğlu Yoşiya'nın on üçüncü yılından bu güne kadar, bu yirmi üç yıldır Yahve'nin sözü bana geldi; ve erkenden kalkarak ve konuşarak size konuştum, ama dinlemediniz.
Örnek Ayetler (1)
Sefanya 3:7
·
Tevrat
אָמַ֜רְתִּי אַךְ־תִּירְאִ֤י אוֹתִי֙ תִּקְחִ֣י מוּסָ֔ר וְלֹֽא־יִכָּרֵ֣ת מְעוֹנָ֔הּ כֹּ֥ל אֲשֶׁר־פָּקַ֖דְתִּי עָלֶ֑יהָ אָכֵן֙ הִשְׁכִּ֣ימוּ הִשְׁחִ֔יתוּ כֹּ֖ל עֲלִילוֹתָֽם
Dedim ki: 'Kesinlikle benden korkacaksın, terbiye alacaksın; böylece onun hakkında atadığım her şeye rağmen meskeni kesilip atılmayacak.' Ancak onlar erken kalktılar, bütün işlerini bozdular.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 26:5
·
Tevrat
לִשְׁמֹ֗עַ עַל־דִּבְרֵ֨י עֲבָדַ֣י הַנְּבִאִ֔ים אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י שֹׁלֵ֣חַ אֲלֵיכֶ֑ם וְהַשְׁכֵּ֥ם וְשָׁלֹ֖חַ וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּֽם
size gönderdiğim, erkenden kalkıp gönderdiğim ama sizin dinlemediğiniz kullarım peygamberlerin sözlerini dinlemek için,