24
Kullanım
3
Lemma
13
Türev
18
Anlam
3 lemma, 13 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
שֽׁוּט Lemma | şut | dolaşmak, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | İsim | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Nahum 3:2 · Tevrat ק֣וֹל שׁ֔וֹט וְק֖וֹל רַ֣עַשׁ אוֹפָ֑ן וְס֣וּס דֹּהֵ֔ר וּמֶרְכָּבָ֖ה מְרַקֵּדָֽה Kırbaç sesi ve tekerlek sarsıntısı sesi ve dörtnala koşan at ve sıçrayan savaş arabası! Yeşaya 10:26 · Tevrat וְעוֹרֵ֨ר עָלָ֜יו יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ שׁ֔וֹט כְּמַכַּ֥ת מִדְיָ֖ן בְּצ֣וּר עוֹרֵ֑ב וּמַטֵּ֨הוּ֙ עַל־הַיָּ֔ם וּנְשָׂא֖וֹ בְּדֶ֥רֶךְ מִצְרָֽיִם Orduların Yahve'si, Orev kayasında Midyan'ı vurduğu gibi onun üzerine bir kırbaç kaldıracak; asası denizin üzerinde olacak ve onu Mısır yolunda olduğu gibi kaldıracak. Yeşaya 28:15 · Tevrat כִּ֣י אֲמַרְתֶּ֗ם כָּרַ֤תְנֽוּ בְרִית֙ אֶת־מָ֔וֶת וְעִם־שְׁא֖וֹל עָשִׂ֣ינוּ חֹזֶ֑ה שׁ֣וֹט שׁוֹטֵ֤ף כִּֽי־יַֽעֲבֹר֙ לֹ֣א יְבוֹאֵ֔נוּ כִּ֣י שַׂ֧מְנוּ כָזָ֛ב מַחְסֵ֖נוּ וּבַשֶּׁ֥קֶר נִסְתָּֽרְנוּ Çünkü dediniz: Ölüm ile antlaşma yaptık ve Şeol ile sözleşme yaptık; taşan kırbaç geçtiği zaman bize gelmeyecek, çünkü yalanı sığınağımız koyduk ve sahteliğe saklandık. Yeşaya 28:18 · Tevrat וְכֻפַּ֤ר בְּרִֽיתְכֶם֙ אֶת־מָ֔וֶת וְחָזוּתְכֶ֥ם אֶת־שְׁא֖וֹל לֹ֣א תָק֑וּם שׁ֤וֹט שׁוֹטֵף֙ כִּ֣י יַֽעֲבֹ֔ר וִהְיִ֥יתֶם ל֖וֹ לְמִרְמָֽס Ve ölüm ile antlaşmanız bozulacak ve Şeol ile sözleşmeniz durmayacak; taşan kırbaç geçtiği zaman onun için çiğnenen olacaksınız. Süleyman'ın Özdeyişleri 26:3 · Tevrat שׁ֣וֹט לַ֭סּוּס מֶ֣תֶג לַחֲמ֑וֹר וְ֝שֵׁ֗בֶט לְגֵ֣ו כְּסִילִֽים Ata kırbaç, eşeğe gem, ve akılsızların sırtına değnek. | ||||||
בַּשּׁוֹטִים | ba-şşotim | kırbaçlarla, kırbaç, kamçı | İsim | 4 | ||
בְּשׁוֹט | beşot | kırbaçla, kırbaç, kamçı | İsim | 1 | ||
שָׁטוּ Lemma | şatu | dolaştılar, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
יְשֹׁטְטוּ | yeşotetu | dolaşacaklar, dolaşmak, gezinmek, aramak | Fiil | 1 | ||
מִשּׁוּט | mişşut | dolaşmaktan, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
יְשֽׁוֹטְטוּ | yeşotetu | dolaşacaklar, dolaşmak, gezmek, çırpınmak | Fiil | 1 | ||
שֽׁוּט | şut | dolaşmak, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
שׁוֹטְטוּ | şotetu | dolaştılar, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
מְשֹׁטְטוֹת | meşotetot | dolaşanlar, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
מְשׁוֹטְטִים | meşotetim | dolaşanlar, dolaşmak, gezinmek, sürtmek | Fiil | 1 | ||
וְהִתְשׁוֹטַטְנָה | ve-hitşotatna | ve dolaşsınlar, dolaşmak, gezinmek, gidip gelmek | Fiil | 1 | ||
מִשֻּׁט | mi-şşut | dolaşmaktan, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
וַיָּשֻׁטוּ | vayyaşutu | ve dolaştılar, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
שָׁטִים Lemma | şatim | dolaşanlar, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
הַשָּׁטִים | ha-şşatim | dolaşanlar, dolaşmak, gezinmek, kürek çekmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6)
Nahum 3:2
·
Tevrat
ק֣וֹל שׁ֔וֹט וְק֖וֹל רַ֣עַשׁ אוֹפָ֑ן וְס֣וּס דֹּהֵ֔ר וּמֶרְכָּבָ֖ה מְרַקֵּדָֽה
Kırbaç sesi ve tekerlek sarsıntısı sesi ve dörtnala koşan at ve sıçrayan savaş arabası!
Yeşaya 10:26
·
Tevrat
וְעוֹרֵ֨ר עָלָ֜יו יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ שׁ֔וֹט כְּמַכַּ֥ת מִדְיָ֖ן בְּצ֣וּר עוֹרֵ֑ב וּמַטֵּ֨הוּ֙ עַל־הַיָּ֔ם וּנְשָׂא֖וֹ בְּדֶ֥רֶךְ מִצְרָֽיִם
Orduların Yahve'si, Orev kayasında Midyan'ı vurduğu gibi onun üzerine bir kırbaç kaldıracak; asası denizin üzerinde olacak ve onu Mısır yolunda olduğu gibi kaldıracak.
Yeşaya 28:15
·
Tevrat
כִּ֣י אֲמַרְתֶּ֗ם כָּרַ֤תְנֽוּ בְרִית֙ אֶת־מָ֔וֶת וְעִם־שְׁא֖וֹל עָשִׂ֣ינוּ חֹזֶ֑ה שׁ֣וֹט שׁוֹטֵ֤ף כִּֽי־יַֽעֲבֹר֙ לֹ֣א יְבוֹאֵ֔נוּ כִּ֣י שַׂ֧מְנוּ כָזָ֛ב מַחְסֵ֖נוּ וּבַשֶּׁ֥קֶר נִסְתָּֽרְנוּ
Çünkü dediniz: Ölüm ile antlaşma yaptık ve Şeol ile sözleşme yaptık; taşan kırbaç geçtiği zaman bize gelmeyecek, çünkü yalanı sığınağımız koyduk ve sahteliğe saklandık.
Yeşaya 28:18
·
Tevrat
וְכֻפַּ֤ר בְּרִֽיתְכֶם֙ אֶת־מָ֔וֶת וְחָזוּתְכֶ֥ם אֶת־שְׁא֖וֹל לֹ֣א תָק֑וּם שׁ֤וֹט שׁוֹטֵף֙ כִּ֣י יַֽעֲבֹ֔ר וִהְיִ֥יתֶם ל֖וֹ לְמִרְמָֽס
Ve ölüm ile antlaşmanız bozulacak ve Şeol ile sözleşmeniz durmayacak; taşan kırbaç geçtiği zaman onun için çiğnenen olacaksınız.
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:3
·
Tevrat
שׁ֣וֹט לַ֭סּוּס מֶ֣תֶג לַחֲמ֑וֹר וְ֝שֵׁ֗בֶט לְגֵ֣ו כְּסִילִֽים
Ata kırbaç, eşeğe gem, ve akılsızların sırtına değnek.
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 12:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אָבִי֙ הֶעְמִ֤יס עֲלֵיכֶם֙ עֹ֣ל כָּבֵ֔ד וַאֲנִ֖י אוֹסִ֣יף עַֽל־עֻלְּכֶ֑ם אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֕י אֲיַסֵּ֥ר אֶתְכֶ֖ם בָּעַקְרַבִּֽים
Ve şimdi, babam üzerinize ağır bir boyunduruk yükledi, ben ise boyunduruğunuza ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti, ben ise sizi akreplerle terbiye edeceğim.
1. Krallar 12:14
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כַּעֲצַ֤ת הַיְלָדִים֙ לֵאמֹ֔ר אָבִי֙ הִכְבִּ֣יד אֶֽת־עֻלְּכֶ֔ם וַאֲנִ֖י אֹסִ֣יף עַֽל־עֻלְּכֶ֑ם אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֕י אֲיַסֵּ֥ר אֶתְכֶ֖ם בָּעַקְרַבִּֽים
Onlara gençlerin öğüdüne göre konuştu ve dedi: 'Babam boyunduruğunuzu ağırlaştırdı, ben ise boyunduruğunuza ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti, ben ise sizi akreplerle terbiye edeceğim.'
2. Tarihler 10:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אָבִי֙ הֶעְמִ֤יס עֲלֵיכֶם֙ עֹ֣ל כָּבֵ֔ד וַאֲנִ֖י אֹסִ֣יף עַֽל־עֻלְּכֶ֑ם אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֖י בָּֽעֲקְרַבִּֽים
Ve şimdi, babam üzerinize ağır bir boyunduruk yükledi ve ben boyunduruğunuza ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti ve ben akreplerle.'
2. Tarihler 10:14
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֗ם כַּעֲצַ֤ת הַיְלָדִים֙ לֵאמֹ֔ר אַכְבִּיד֙ אֶֽת־עֻלְּכֶ֔ם וַאֲנִ֖י אֹסִ֣יף עָלָ֑יו אָבִ֗י יִסַּ֤ר אֶתְכֶם֙ בַּשּׁוֹטִ֔ים וַאֲנִ֖י בָּעֲקְרַבִּֽים
Onlara gençlerin öğüdüne göre konuşarak dedi: 'Boyunduruğunuzu ağırlaştıracağım ve ben onun üzerine ekleyeceğim; babam sizi kırbaçlarla terbiye etti ve ben akreplerle.'
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 5:21
·
Tevrat
בְּשׁ֣וֹט לָ֭שׁוֹן תֵּחָבֵ֑א וְֽלֹא־תִירָ֥א מִ֝שֹּׁ֗ד כִּ֣י יָבֽוֹא
Dilin kırbacından saklanırsın ve geldiğinde yıkımdan korkmazsın.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 11:8
·
Tevrat
שָׁטוּ֩ הָעָ֨ם וְלָֽקְט֜וּ וְטָחֲנ֣וּ בָרֵחַ֗יִם א֤וֹ דָכוּ֙ בַּמְּדֹכָ֔ה וּבִשְּׁלוּ֙ בַּפָּר֔וּר וְעָשׂ֥וּ אֹת֖וֹ עֻג֑וֹת וְהָיָ֣ה טַעְמ֔וֹ כְּטַ֖עַם לְשַׁ֥ד הַשָּֽׁמֶן
Halk dolaşıp toplardı ve değirmen taşlarında öğütürdü veya havanda döverdi ve tencerede haşlardı ve onu pideler yapardı; ve onun tadı yağ özü tadı gibiydi.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 12:4
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה דָֽנִיֵּ֗אל סְתֹ֧ם הַדְּבָרִ֛ים וַחֲתֹ֥ם הַסֵּ֖פֶר עַד־עֵ֣ת קֵ֑ץ יְשֹׁטְט֥וּ רַבִּ֖ים וְתִרְבֶּ֥ה הַדָּֽעַת
Sen Daniel, son vaktine kadar sözleri gizle ve kitabı mühürle; birçokları dolaşacak ve bilgi çoğalacak.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֶל־הַשָּׂטָ֖ן מֵאַ֣יִן תָּבֹ֑א וַיַּ֨עַן הַשָּׂטָ֤ן אֶת־יְהוָה֙ וַיֹּאמַ֔ר מִשּׁ֣וּט בָּאָ֔רֶץ וּמֵֽהִתְהַלֵּ֖ךְ בָּֽהּ
Yahve Şeytan'a dedi: 'Nereden geliyorsun?' Şeytan Yahve'ye cevap verdi ve dedi: 'Yerde dolaşmaktan ve onda yürümekten.'
Örnek Ayetler (1)
Amos 8:12
·
Tevrat
וְנָעוּ֙ מִיָּ֣ם עַד־יָ֔ם וּמִצָּפ֖וֹן וְעַד־מִזְרָ֑ח יְשֽׁוֹטְט֛וּ לְבַקֵּ֥שׁ אֶת־דְּבַר־יְהוָ֖ה וְלֹ֥א יִמְצָֽאוּ
Denizden denize ve kuzeyden doğuya kadar dolaşacaklar; Yahve'nin sözünü aramak için oradan oraya koşacaklar ve bulamayacaklar.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 24:2
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הַמֶּ֜לֶךְ אֶל־יוֹאָ֣ב שַׂר־הַחַ֣יִל אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ שֽׁוּט־נָ֞א בְּכָל־שִׁבְטֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מִדָּן֙ וְעַד־בְּאֵ֣ר שֶׁ֔בַע וּפִקְד֖וּ אֶת־הָעָ֑ם וְיָ֣דַעְתִּ֔י אֵ֖ת מִסְפַּ֥ר הָעָֽם
Kral yanındaki ordu komutanı Yoav'a dedi: 'Lütfen Dan'dan Beer-Şeva'ya kadar İsrail'in bütün oymaklarında dolaş ve halkı sayın, ve halkın sayısını bileyim.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 5:1
·
Tevrat
שׁוֹטְט֞וּ בְּחוּצ֣וֹת יְרוּשָׁלִַ֗ם וּרְאוּ־נָ֤א וּדְעוּ֙ וּבַקְשׁ֣וּ בִרְחוֹבוֹתֶ֔יהָ אִם־תִּמְצְא֣וּ אִ֔ישׁ אִם־יֵ֛שׁ עֹשֶׂ֥ה מִשְׁפָּ֖ט מְבַקֵּ֣שׁ אֱמוּנָ֑ה וְאֶסְלַ֖ח לָֽהּ
Yeruşalim'in sokaklarında dolaşın ve lütfen görün ve bilin ve onun meydanlarında arayın; adalet yapan, sadakat arayan bir adam bulursanız, varsa, onu bağışlayacağım.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 16:9
·
Tevrat
כִּ֣י יְהוָ֗ה עֵינָ֞יו מְשֹׁטְט֤וֹת בְּכָל־הָאָ֨רֶץ֙ לְ֠הִתְחַזֵּק עִם־לְבָבָ֥ם שָׁלֵ֛ם אֵלָ֖יו נִסְכַּ֣לְתָּ עַל־זֹ֑את כִּ֣י מֵעַ֔תָּה יֵ֥שׁ עִמְּךָ֖ מִלְחָמֽוֹת
Çünkü kalpleri O'na tam olanları güçlendirmek için Yahve'nin gözleri bütün yerde dolaşır. Bu konuda aptalca davrandın; çünkü bundan sonra seninle savaşlar vardır.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 4:10
·
Tevrat
כִּ֣י מִ֣י בַז֮ לְי֣וֹם קְטַנּוֹת֒ וְשָׂמְח֗וּ וְרָא֞וּ אֶת־הָאֶ֧בֶן הַבְּדִ֛יל בְּיַ֥ד זְרֻבָּבֶ֖ל שִׁבְעָה־אֵ֑לֶּה עֵינֵ֣י יְהוָ֔ה הֵ֥מָּה מְשׁוֹטְטִ֖ים בְּכָל־הָאָֽרֶץ
Çünkü kim küçük şeylerin gününü küçümsedi? Sevinecekler ve Zerubbabel'in elinde çekül taşını görecekler. Bunlar Yahve'nin yedi gözleridir, onlar bütün yerde dolaşırlar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 49:3
·
Tevrat
הֵילִ֨ילִי חֶשְׁבּ֜וֹן כִּ֣י שֻׁדְּדָה־עַ֗י צְעַקְנָה֮ בְּנ֣וֹת רַבָּה֒ חֲגֹ֣רְנָה שַׂקִּ֔ים סְפֹ֕דְנָה וְהִתְשׁוֹטַ֖טְנָה בַּגְּדֵר֑וֹת כִּ֤י מַלְכָּם֙ בַּגּוֹלָ֣ה יֵלֵ֔ךְ כֹּהֲנָ֥יו וְשָׂרָ֖יו יַחְדָּֽיו
Feryat et Heşbon, çünkü Ay yıkıldı! Bağırın Rabba'nın kızları, çullar kuşanın, yas tutun ve ağıllarda dolaşın! Çünkü kralları sürgüne gidecek, onun kâhinleri ve onun önderleri birlikte.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 2:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־הַשָּׂטָ֔ן אֵ֥י מִזֶּ֖ה תָּבֹ֑א וַיַּ֨עַן הַשָּׂטָ֤ן אֶת־יְהוָה֙ וַיֹּאמַ֔ר מִשֻּׁ֣ט בָּאָ֔רֶץ וּמֵהִתְהַלֵּ֖ךְ בָּֽהּ
Yahve Şeytan'a dedi: 'Nereden geliyorsun?' Ve Şeytan Yahve'yi yanıtladı ve dedi: 'Yerde dolaşmaktan ve onda yürümekten.'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 24:8
·
Tevrat
וַיָּשֻׁ֖טוּ בְּכָל־הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֜אוּ מִקְצֵ֨ה תִשְׁעָ֧ה חֳדָשִׁ֛ים וְעֶשְׂרִ֥ים י֖וֹם יְרוּשָׁלִָֽם
Böylece bütün yeri dolaştılar ve dokuz ay ve yirmi gün sonunda Yeruşalim'e geldiler.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 27:8
·
Tevrat
יֹשְׁבֵ֤י צִידוֹן֙ וְאַרְוַ֔ד הָי֥וּ שָׁטִ֖ים לָ֑ךְ חֲכָמַ֤יִךְ צוֹר֙ הָ֣יוּ בָ֔ךְ הֵ֖מָּה חֹבְלָֽיִךְ
Sayda ve Arvad'da oturanlar senin kürekçilerindi; ey Sur, senin bilgelerin sendeydi, onlar senin kaptanlarındı.