161
Kullanım
5
Lemma
56
Türev
46
Anlam
5 lemma, 56 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְרָחֹק | ve-rahoq | ve uzak, uzak, mesafeli | Fiil | 1 | ||
כִּרְחֹק | kirhok | uzak olduğu gibi, uzak olmak, uzaklaşmak | Fiil | 1 | ||
וַתִּרְחַק | vattirhak | ve uzaklaştı, uzaklaşmak, uzak olmak, mesafe koymak | Fiil | 1 | ||
הַרְחִיקָם | harhikam | uzaklaştırdı onları, uzaklaştırmak, uzak tutmak | Zamir | 1 | ||
תַּרְחִיק | tarhiq | uzaklaştıracaksın, uzaklaştırmak, mesafe koymak, ayrılmak | Fiil | 1 | ||
רִחַקְתָּ | rihaqta | uzaklaştırdın, uzaklaştırmak, uzak tutmak | Fiil | 1 | ||
וְרָחֲקוּ | ve-rahaku | ve uzaklaştılar, uzak olmak, uzaklaşmak | Fiil | 1 | ||
הִרְחַקְתִּים | hirhaktim | onları uzaklaştırdım, uzaklaştırmak, uzak tutmak, ayrılmak | Zamir | 1 | ||
לִרְחֹק | lirhoq | uzaklaşmak, uzaklaşmak, uzak olmak | Fiil | 1 | ||
הַרְחִיקֵהוּ | harhikehu | onu uzaklaştır, uzaklaşmak, uzak tutmak, ayrılmak | Zamir | 1 | ||
לְרָֽחֳקָה | le-rahoka | uzaklaşmak için, uzaklaşmak, uzak olmak, mesafe koymak | Fiil | 1 | ||
רַחֲקִי | rahaki | uzaklaş, uzaklaşmak, mesafe koymak, ayrılmak | Fiil | 1 | ||
יַרְחִיקֶנָּה | yarhikennah | onu uzaklaştıracak, uzaklaşmak, mesafe koymak, ayrılmak | Zamir | 1 | ||
מִמֶּרְחָק Lemma | mi-mmerhaq | uzaktan, uzaklık, mesafe | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hezekiel 23:40 · Tevrat וְאַ֗ף כִּ֤י תִשְׁלַ֨חְנָה֙ לַֽאֲנָשִׁ֔ים בָּאִ֖ים מִמֶּרְחָ֑ק אֲשֶׁ֨ר מַלְאָ֜ךְ שָׁל֤וּחַ אֲלֵיהֶם֙ וְהִנֵּה־בָ֔אוּ לַאֲשֶׁ֥ר רָחַ֛צְתְּ כָּחַ֥לְתְּ עֵינַ֖יִךְ וְעָ֥דִית עֶֽדִי Ve hatta uzaktan gelen adamlara haberci gönderdiniz; onlara bir haberci gönderilmişti ve işte geldiler; onlar için yıkandın, gözlerini boyadın ve takı takındın. Yeremya 5:15 · Tevrat הִנְנִ֣י מֵבִיא֩ עֲלֵיכֶ֨ם גּ֧וֹי מִמֶּרְחָ֛ק בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה גּ֣וֹי אֵיתָ֣ן ה֗וּא גּ֤וֹי מֵעוֹלָם֙ ה֔וּא גּ֚וֹי לֹא־תֵדַ֣ע לְשֹׁנ֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע מַה־יְדַבֵּֽר İşte ben uzaktan üzerinize bir ulus getiriyorum, İsrail evi, Yahve'nin bildirisidir; o güçlü bir ulustur, o eskiden beri olan bir ulustur, onun dilini bilmeyeceksin ve ne konuştuğunu işitmeyeceksin. Yeremya 31:10 · Tevrat שִׁמְע֤וּ דְבַר־יְהוָה֙ גּוֹיִ֔ם וְהַגִּ֥ידוּ בָאִיִּ֖ים מִמֶּרְחָ֑ק וְאִמְר֗וּ מְזָרֵ֤ה יִשְׂרָאֵל֙ יְקַבְּצֶ֔נּוּ וּשְׁמָר֖וֹ כְּרֹעֶ֥ה עֶדְרֽוֹ Yahve'nin sözünü işitin uluslar ve uzaktan adalarda bildirin ve deyin: İsrail'i dağıtan onu toplayacak ve çoban kendi sürüsünü koruduğu gibi onu koruyacak. Yeşaya 10:3 · Tevrat וּמַֽה־תַּעֲשׂוּ֙ לְי֣וֹם פְּקֻדָּ֔ה וּלְשׁוֹאָ֖ה מִמֶּרְחָ֣ק תָּב֑וֹא עַל־מִי֙ תָּנ֣וּסוּ לְעֶזְרָ֔ה וְאָ֥נָה תַעַזְב֖וּ כְּבוֹדְכֶֽם Ve yoklama gününde ve uzaktan gelecek yıkımda ne yapacaksınız? Yardım için kime kaçacaksınız ve yüceliğinizi nereye bırakacaksınız? Yeşaya 17:13 · Tevrat לְאֻמִּ֗ים כִּשְׁא֞וֹן מַ֤יִם רַבִּים֙ יִשָּׁא֔וּן וְגָ֥עַר בּ֖וֹ וְנָ֣ס מִמֶּרְחָ֑ק וְרֻדַּ֗ף כְּמֹ֤ץ הָרִים֙ לִפְנֵי־ר֔וּחַ וּכְגַלְגַּ֖ל לִפְנֵ֥י סוּפָֽה Uluslar çok suların gürültüsü gibi gürlüyorlar; ama onu azarlayacak ve o uzaktan kaçacak; rüzgarın önünde dağların saman ufağı gibi ve kasırganın önünde çalı gibi kovalanacak. | ||||||
מֵרָחֹֽק | merahoq | uzaktan, uzak, mesafe | İsim | 4 | ||
מַרְחַקִּֽים | marhaqqim | uzak yerler, uzak yer, mesafe, uzaklık | İsim | 2 | ||
וּבַמֶּרְחַקִּים | u-va-mmerhaqqim | ve uzaklıklarda, uzaklık, mesafe, uzak yer | İsim | 1 | ||
הַמֶּרְחָֽק | ha-mmerhaq | uzaklık, uzaklık, mesafe, uzak yer | İsim | 1 | ||
מֶרְחַקֵּי | merhakkey | uzaklıkları, uzaklık, mesafe | İsim | 1 | ||
רְחֵקֶיךָ Lemma | rehekeykha | senin uzakların, uzak, uzaklaşan | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 6:12
·
Tevrat
וְרִחַ֥ק יְהוָ֖ה אֶת־הָאָדָ֑ם וְרַבָּ֥ה הָעֲזוּבָ֖ה בְּקֶ֥רֶב הָאָֽרֶץ
Ve Yahve insanı uzaklaştıracak ve yerin ortasında terk edilmişlik çoğalacak.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 103:12
·
Tevrat
כִּרְחֹ֣ק מִ֭זְרָח מִֽמַּֽעֲרָ֑ב הִֽרְחִ֥יק מִ֝מֶּ֗נּוּ אֶת־פְּשָׁעֵֽינוּ
Doğunun batıdan uzaklığı kadar, isyanlarımızı bizden uzaklaştırdı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 109:17
·
Tevrat
וַיֶּאֱהַ֣ב קְ֭לָלָה וַתְּבוֹאֵ֑הוּ וְֽלֹא־חָפֵ֥ץ בִּ֝בְרָכָ֗ה וַתִּרְחַ֥ק מִמֶּֽנּוּ
Ve laneti sevdi, böylece ona geldi; ve bereketi istemedi, böylece ondan uzaklaştı.
Örnek Ayetler (1)
Yoel 4:6
·
Tevrat
וּבְנֵ֤י יְהוּדָה֙ וּבְנֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֔ם מְכַרְתֶּ֖ם לִבְנֵ֣י הַיְּוָנִ֑ים לְמַ֥עַן הַרְחִיקָ֖ם מֵעַ֥ל גְּבוּלָֽם
Ve Yahuda'nın oğullarını ve Yeruşalim'in oğullarını sınırlarının üzerinden onları uzaklaştırmak amacıyla Yunanlıların oğullarına sattınız.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 22:23
·
Tevrat
אִם־תָּשׁ֣וּב עַד־שַׁ֭דַּי תִּבָּנֶ֑ה תַּרְחִ֥יק עַ֝וְלָ֗ה מֵאָהֳלֶֽךָ
Eğer Şaddai'ye dönersen inşa edilirsin; haksızlığı çadırından uzaklaştırırsın.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 26:15
·
Tevrat
יָסַ֤פְתָּ לַגּוֹי֙ יְהוָ֔ה יָסַ֥פְתָּ לַגּ֖וֹי נִכְבָּ֑דְתָּ רִחַ֖קְתָּ כָּל־קַצְוֵי־אָֽרֶץ
Ulusa ekledin, Yahve, ulusa ekledin, yüceltildin; yerin bütün uçlarını uzaklaştırdın.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 49:19
·
Tevrat
כִּ֤י חָרְבֹתַ֨יִךְ֙ וְשֹׁ֣מְמֹתַ֔יִךְ וְאֶ֖רֶץ הֲרִֽסֻתֵ֑יךְ כִּ֤י עַתָּה֙ תֵּצְרִ֣י מִיּוֹשֵׁ֔ב וְרָחֲק֖וּ מְבַלְּעָֽיִךְ
Çünkü senin yıkıntıların ve senin ıssız yerlerin ve senin harabiyetinin diyarı, çünkü şimdi oturanlardan dolayı dar geleceksin ve seni yutanlar uzaklaşacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 11:16
·
Tevrat
לָכֵ֣ן אֱמֹ֗ר כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ כִּ֤י הִרְחַקְתִּים֙ בַּגּוֹיִ֔ם וְכִ֥י הֲפִֽיצוֹתִ֖ים בָּאֲרָצ֑וֹת וָאֱהִ֤י לָהֶם֙ לְמִקְדָּ֣שׁ מְעַ֔ט בָּאֲרָצ֖וֹת אֲשֶׁר־בָּ֥אוּ שָֽׁם
Bu nedenle söyle: 'Efendi Yahve şöyle dedi: Çünkü onları uluslar arasında uzaklaştırdım ve çünkü onları diyarlara dağıttım, oraya gittikleri diyarlarda onlara küçük bir tapınak oldum.'
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 3:5
·
Tevrat
עֵ֚ת לְהַשְׁלִ֣יךְ אֲבָנִ֔ים וְעֵ֖ת כְּנ֣וֹס אֲבָנִ֑ים עֵ֣ת לַחֲב֔וֹק וְעֵ֖ת לִרְחֹ֥ק מֵחַבֵּֽק
Taşları atmanın vakti ve taşları toplamanın vakti, kucaklamanın vakti ve kucaklamaktan uzaklaşmanın vakti.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 11:14
·
Tevrat
אִם־אָ֣וֶן בְּ֭יָדְךָ הַרְחִיקֵ֑הוּ וְאַל־תַּשְׁכֵּ֖ן בְּאֹהָלֶ֣יךָ עַוְלָֽה
Eğer elinde kötülük varsa onu uzaklaştır ve çadırlarında haksızlık barındırma.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם הֲרֹאֶ֥ה אַתָּ֖ה מָ֣ה הֵ֣ם עֹשִׂ֑ים תּוֹעֵב֨וֹת גְּדֹל֜וֹת אֲשֶׁ֥ר בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֣ל עֹשִׂ֣ים פֹּ֗ה לְרָֽחֳקָה֙ מֵעַ֣ל מִקְדָּשִׁ֔י וְעוֹד֙ תָּשׁ֣וּב תִּרְאֶ֔ה תּוֹעֵב֖וֹת גְּדֹלֽוֹת
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, onların ne yaptıklarını görüyor musun? Kutsal yerimin üzerinden uzaklaşmak için İsrail evinin burada yaptığı büyük iğrençlikleri? Ve daha döneceksin, büyük iğrençlikler göreceksin.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 54:14
·
Tevrat
בִּצְדָקָ֖ה תִּכּוֹנָ֑נִי רַחֲקִ֤י מֵעֹ֨שֶׁק֙ כִּֽי־לֹ֣א תִירָ֔אִי וּמִ֨מְּחִתָּ֔ה כִּ֥י לֹֽא־תִקְרַ֖ב אֵלָֽיִךְ
Doğrulukla kurulacaksın; baskıdan uzak ol, çünkü korkmayacaksın; ve dehşetten uzak ol, çünkü sana yaklaşmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 22:15
·
Tevrat
אִ֭וֶּלֶת קְשׁוּרָ֣ה בְלֶב־נָ֑עַר שֵׁ֥בֶט מ֝וּסָ֗ר יַרְחִיקֶ֥נָּה מִמֶּֽנּוּ
Akılsızlık gencin kalbine bağlıdır; terbiye değneği onu ondan uzaklaştıracaktır.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 23:40
·
Tevrat
וְאַ֗ף כִּ֤י תִשְׁלַ֨חְנָה֙ לַֽאֲנָשִׁ֔ים בָּאִ֖ים מִמֶּרְחָ֑ק אֲשֶׁ֨ר מַלְאָ֜ךְ שָׁל֤וּחַ אֲלֵיהֶם֙ וְהִנֵּה־בָ֔אוּ לַאֲשֶׁ֥ר רָחַ֛צְתְּ כָּחַ֥לְתְּ עֵינַ֖יִךְ וְעָ֥דִית עֶֽדִי
Ve hatta uzaktan gelen adamlara haberci gönderdiniz; onlara bir haberci gönderilmişti ve işte geldiler; onlar için yıkandın, gözlerini boyadın ve takı takındın.
Yeremya 5:15
·
Tevrat
הִנְנִ֣י מֵבִיא֩ עֲלֵיכֶ֨ם גּ֧וֹי מִמֶּרְחָ֛ק בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה גּ֣וֹי אֵיתָ֣ן ה֗וּא גּ֤וֹי מֵעוֹלָם֙ ה֔וּא גּ֚וֹי לֹא־תֵדַ֣ע לְשֹׁנ֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע מַה־יְדַבֵּֽר
İşte ben uzaktan üzerinize bir ulus getiriyorum, İsrail evi, Yahve'nin bildirisidir; o güçlü bir ulustur, o eskiden beri olan bir ulustur, onun dilini bilmeyeceksin ve ne konuştuğunu işitmeyeceksin.
Yeremya 31:10
·
Tevrat
שִׁמְע֤וּ דְבַר־יְהוָה֙ גּוֹיִ֔ם וְהַגִּ֥ידוּ בָאִיִּ֖ים מִמֶּרְחָ֑ק וְאִמְר֗וּ מְזָרֵ֤ה יִשְׂרָאֵל֙ יְקַבְּצֶ֔נּוּ וּשְׁמָר֖וֹ כְּרֹעֶ֥ה עֶדְרֽוֹ
Yahve'nin sözünü işitin uluslar ve uzaktan adalarda bildirin ve deyin: İsrail'i dağıtan onu toplayacak ve çoban kendi sürüsünü koruduğu gibi onu koruyacak.
Yeşaya 10:3
·
Tevrat
וּמַֽה־תַּעֲשׂוּ֙ לְי֣וֹם פְּקֻדָּ֔ה וּלְשׁוֹאָ֖ה מִמֶּרְחָ֣ק תָּב֑וֹא עַל־מִי֙ תָּנ֣וּסוּ לְעֶזְרָ֔ה וְאָ֥נָה תַעַזְב֖וּ כְּבוֹדְכֶֽם
Ve yoklama gününde ve uzaktan gelecek yıkımda ne yapacaksınız? Yardım için kime kaçacaksınız ve yüceliğinizi nereye bırakacaksınız?
Yeşaya 17:13
·
Tevrat
לְאֻמִּ֗ים כִּשְׁא֞וֹן מַ֤יִם רַבִּים֙ יִשָּׁא֔וּן וְגָ֥עַר בּ֖וֹ וְנָ֣ס מִמֶּרְחָ֑ק וְרֻדַּ֗ף כְּמֹ֤ץ הָרִים֙ לִפְנֵי־ר֔וּחַ וּכְגַלְגַּ֖ל לִפְנֵ֥י סוּפָֽה
Uluslar çok suların gürültüsü gibi gürlüyorlar; ama onu azarlayacak ve o uzaktan kaçacak; rüzgarın önünde dağların saman ufağı gibi ve kasırganın önünde çalı gibi kovalanacak.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 6:20
·
Tevrat
לָמָּה־זֶּ֨ה לִ֤י לְבוֹנָה֙ מִשְּׁבָ֣א תָב֔וֹא וְקָנֶ֥ה הַטּ֖וֹב מֵאֶ֣רֶץ מֶרְחָ֑ק עֹלֽוֹתֵיכֶם֙ לֹ֣א לְרָצ֔וֹן וְזִבְחֵיכֶ֖ם לֹא־עָ֥רְבוּ לִֽי
Neden bu günnük Şeba'dan ve iyi kamış uzak diyardan bana gelir? Yakmalık sunularınız kabul için değildir ve kurbanlarınız bana tatlı olmadı.
Yeşaya 13:5
·
Tevrat
בָּאִ֛ים מֵאֶ֥רֶץ מֶרְחָ֖ק מִקְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם יְהוָה֙ וּכְלֵ֣י זַעְמ֔וֹ לְחַבֵּ֖ל כָּל־הָאָֽרֶץ
Uzak bir diyardan, göklerin ucundan geliyorlar; Yahve ve O'nun öfkesinin aletleri, bütün yeri yıkmak için.
Yeşaya 46:11
·
Tevrat
קֹרֵ֤א מִמִּזְרָח֙ עַ֔יִט מֵאֶ֥רֶץ מֶרְחָ֖ק אִ֣ישׁ עֲצָתִ֑י אַף־דִּבַּ֨רְתִּי֙ אַף־אֲבִיאֶ֔נָּה יָצַ֖רְתִּי אַף־אֶעֱשֶֽׂנָּה
Doğudan yırtıcı kuşu, uzak diyardan tasarımımdaki adamı çağıran; hatta konuştum, hatta onu getireceğim; biçimlendirdim, hatta onu yapacağım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:25
·
Tevrat
מַ֣יִם קָ֭רִים עַל־נֶ֣פֶשׁ עֲיֵפָ֑ה וּשְׁמוּעָ֥ה ט֝וֹבָ֗ה מֵאֶ֥רֶץ מֶרְחָֽק
Yorgun cana soğuk su, ve uzak diyardan iyi haber gibidir.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 8:19
·
Tevrat
הִנֵּה־ק֞וֹל שַֽׁוְעַ֣ת בַּת־עַמִּ֗י מֵאֶ֨רֶץ֙ מַרְחַקִּ֔ים הַֽיהוָה֙ אֵ֣ין בְּצִיּ֔וֹן אִם־מַלְכָּ֖הּ אֵ֣ין בָּ֑הּ מַדּ֗וּעַ הִכְעִס֛וּנִי בִּפְסִלֵיהֶ֖ם בְּהַבְלֵ֥י נֵכָֽר
İşte uzak diyarlardan halkımın kızının feryadının sesi: 'Yahve Siyon'da değil mi? Onun kralı onda değil mi?' Neden oyma putlarıyla, yabancı boş şeylerle beni öfkelendirdiler?
Yeşaya 33:17
·
Tevrat
מֶ֥לֶךְ בְּיָפְי֖וֹ תֶּחֱזֶ֣ינָה עֵינֶ֑יךָ תִּרְאֶ֖ינָה אֶ֥רֶץ מַרְחַקִּֽים
Gözlerin kralı güzelliği içinde görecek; uzak mesafelerin yerini görecekler.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 10:9
·
Tevrat
וְאֶזְרָעֵם֙ בָּֽעַמִּ֔ים וּבַמֶּרְחַקִּ֖ים יִזְכְּר֑וּנִי וְחָי֥וּ אֶת־בְּנֵיהֶ֖ם וָשָֽׁבוּ
Ve onları halklar arasına ekeceğim ve uzak yerlerde beni hatırlayacaklar; ve oğullarıyla yaşayacaklar ve dönecekler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 4:16
·
Tevrat
הַזְכִּ֣ירוּ לַגּוֹיִ֗ם הִנֵּה֙ הַשְׁמִ֣יעוּ עַל־יְרוּשָׁלִַ֔ם נֹצְרִ֥ים בָּאִ֖ים מֵאֶ֣רֶץ הַמֶּרְחָ֑ק וַֽיִּתְּנ֛וּ עַל־עָרֵ֥י יְהוּדָ֖ה קוֹלָֽם
Uluslara bildirin, işte Yeruşalim'e karşı duyurun: Uzak diyardan kuşatıcılar geliyor ve Yahuda şehirlerine karşı seslerini veriyorlar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 8:9
·
Tevrat
רֹ֤עוּ עַמִּים֙ וָחֹ֔תּוּ וְהַֽאֲזִ֔ינוּ כֹּ֖ל מֶרְחַקֵּי־אָ֑רֶץ הִתְאַזְּר֣וּ וָחֹ֔תּוּ הִֽתְאַזְּר֖וּ וָחֹֽתּוּ
Kırılın ey halklar ve dehşete düşün ve kulak verin bütün yerin uzakları; kuşanın ve dehşete düşün, kuşanın ve dehşete düşün.