39
Kullanım
5
Lemma
15
Türev
37
Anlam
5 lemma, 15 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
רָבוּ Lemma | ravu | çoğaldılar, çoğalmak, artmak, büyük olmak | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Yeremya 5:6 · Tevrat עַל־כֵּן֩ הִכָּ֨ם אַרְיֵ֜ה מִיַּ֗עַר זְאֵ֤ב עֲרָבוֹת֙ יְשָׁדְדֵ֔ם נָמֵ֤ר שֹׁקֵד֙ עַל־עָ֣רֵיהֶ֔ם כָּל־הַיּוֹצֵ֥א מֵהֵ֖נָּה יִטָּרֵ֑ף כִּ֤י רַבּוּ֙ פִּשְׁעֵיהֶ֔ם עָצְמ֖וּ מְשׁוּבוֹתֵיהֶֽם Bu yüzden ormandan aslan onları vuracak, bozkır kurdu onları yıkıma uğratacak, pars onların şehirlerini gözlüyor; onlardan her çıkan parçalanacak. Çünkü onların isyanları çoğaldı, onların döneklikleri güçlendi. Yeremya 14:7 · Tevrat אִם־עֲוֺנֵ֨ינוּ֙ עָ֣נוּ בָ֔נוּ יְהוָ֕ה עֲשֵׂ֖ה לְמַ֣עַן שְׁמֶ֑ךָ כִּֽי־רַבּ֥וּ מְשׁוּבֹתֵ֖ינוּ לְךָ֥ חָטָֽאנוּ Eğer suçlarımız bize karşı tanıklık ediyorsa, Yahve, isminin uğruna yap; çünkü dönekliğimiz çoğaldı, sana karşı günah işledik. Yeremya 46:23 · Tevrat כָּרְת֤וּ יַעְרָהּ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּ֖י לֹ֣א יֵֽחָקֵ֑ר כִּ֤י רַבּוּ֙ מֵֽאַרְבֶּ֔ה וְאֵ֥ין לָהֶ֖ם מִסְפָּֽר Onun ormanını kestiler, Yahve'nin bildirisidir, çünkü o araştırılamaz; çünkü onlar çekirgeden çokturlar ve onların sayısı yoktur. Mezmurlar 3:2 · Tevrat יְ֭הוָה מָֽה־רַבּ֣וּ צָרָ֑י רַ֝בִּ֗ים קָמִ֥ים עָלָֽי Yahve, düşmanlarım ne kadar çoğaldı! Çokları bana karşı kalkıyor. Mezmurlar 4:8 · Tevrat נָתַ֣תָּה שִׂמְחָ֣ה בְלִבִּ֑י מֵעֵ֬ת דְּגָנָ֖ם וְתִֽירוֹשָׁ֣ם רָֽבּוּ Onların tahılı ve yeni şarabı çoğaldığı zamandan daha çok kalbime sevinç verdin. | ||||||
וּרְבוּ | u-revu | ve çoğalın, çoğalmak, artmak, büyümek | Fiil | 3 | ||
מְרֻבָּבוֹת | merubbavot | çoğaltılmışlar, çoğalmak, artmak, on binlere ulaşmak | Fiil | 1 | ||
לָרֹב | la-rov | çokluğa, çokluk, bolluk, kalabalık | Fiil | 1 | ||
רְבָבָה Lemma | revava | on bin, on bin, çokluk, büyük kalabalık | İsim | 4 | ||
רִֽבְבוֹת | rivvot | on binler, on bin, çokluk, sayısız kalabalık | İsim | 3 | ||
בְּרִבְבֹתָֽיו | be-rivevotav | onun on binlerinde, on bin, çokluk, sayısız kalabalık | Zamir | 3 | ||
מֵרִבְבוֹת | me-rivvot | on binlerinden, on bin, çokluk, sayısız kalabalık | İsim | 2 | ||
וּרְבָבָה | u-revava | ve on bin, on bin, çokluk, sayısız kalabalık | İsim | 1 | ||
לָרְבָבָה | larevava | on binlere, on bin, sayısız çokluk, büyük kalabalık | İsim | 1 | ||
מֵרִבְבֹת | merivvot | on binlerden, çokluk, on bin, sayısız kalabalık | İsim | 1 | ||
מֵרְבָבָֽה | me-revava | on binden, on bin, çokluk, sayısız kalabalık | İsim | 1 | ||
בְּרִֽבְבוֹת | be-rivvot | on binlerde, on bin, çokluk, sayısız | İsim | 1 | ||
כִּרְבִיבִים Lemma | kirvivim | damlalar gibi, damla, sağanak, yağmur | İsim | 2 | ||
רְבִבִים | revivim | damlalar, çokluk, sağanak, damla | İsim | 2 | ||
וְכִרְבִיבִים | ve-hirvivim | ve damlalar gibi, damla, sağanak, yağmur damlası | İsim | 1 | ||
בִּרְבִיבִים | birvivim | sağanaklarla, sağanak, yağmur damlası, çokluk | İsim | 1 | ||
וְהָֽרַבִּית Lemma | ve-ha-rabbiyyt | ve çoğalttın, çoğalmak, artmak, büyük olmak | İsim | 1 | ||
וָרֹבּוּ Lemma | va-robbu | ve çoğaldılar, çoğalmak, artmak, büyük olmak | Fiil | 1 | ||
רָב | rav | çok, çok, büyük, kalabalık | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 5:6
·
Tevrat
עַל־כֵּן֩ הִכָּ֨ם אַרְיֵ֜ה מִיַּ֗עַר זְאֵ֤ב עֲרָבוֹת֙ יְשָׁדְדֵ֔ם נָמֵ֤ר שֹׁקֵד֙ עַל־עָ֣רֵיהֶ֔ם כָּל־הַיּוֹצֵ֥א מֵהֵ֖נָּה יִטָּרֵ֑ף כִּ֤י רַבּוּ֙ פִּשְׁעֵיהֶ֔ם עָצְמ֖וּ מְשׁוּבוֹתֵיהֶֽם
Bu yüzden ormandan aslan onları vuracak, bozkır kurdu onları yıkıma uğratacak, pars onların şehirlerini gözlüyor; onlardan her çıkan parçalanacak. Çünkü onların isyanları çoğaldı, onların döneklikleri güçlendi.
Yeremya 14:7
·
Tevrat
אִם־עֲוֺנֵ֨ינוּ֙ עָ֣נוּ בָ֔נוּ יְהוָ֕ה עֲשֵׂ֖ה לְמַ֣עַן שְׁמֶ֑ךָ כִּֽי־רַבּ֥וּ מְשׁוּבֹתֵ֖ינוּ לְךָ֥ חָטָֽאנוּ
Eğer suçlarımız bize karşı tanıklık ediyorsa, Yahve, isminin uğruna yap; çünkü dönekliğimiz çoğaldı, sana karşı günah işledik.
Yeremya 46:23
·
Tevrat
כָּרְת֤וּ יַעְרָהּ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּ֖י לֹ֣א יֵֽחָקֵ֑ר כִּ֤י רַבּוּ֙ מֵֽאַרְבֶּ֔ה וְאֵ֥ין לָהֶ֖ם מִסְפָּֽר
Onun ormanını kestiler, Yahve'nin bildirisidir, çünkü o araştırılamaz; çünkü onlar çekirgeden çokturlar ve onların sayısı yoktur.
Mezmurlar 3:2
·
Tevrat
יְ֭הוָה מָֽה־רַבּ֣וּ צָרָ֑י רַ֝בִּ֗ים קָמִ֥ים עָלָֽי
Yahve, düşmanlarım ne kadar çoğaldı! Çokları bana karşı kalkıyor.
Mezmurlar 4:8
·
Tevrat
נָתַ֣תָּה שִׂמְחָ֣ה בְלִבִּ֑י מֵעֵ֬ת דְּגָנָ֖ם וְתִֽירוֹשָׁ֣ם רָֽבּוּ
Onların tahılı ve yeni şarabı çoğaldığı zamandan daha çok kalbime sevinç verdin.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 66:16
·
Tevrat
כִּ֤י בָאֵשׁ֙ יְהוָ֣ה נִשְׁפָּ֔ט וּבְחַרְבּ֖וֹ אֶת־כָּל־בָּשָׂ֑ר וְרַבּ֖וּ חַֽלְלֵ֥י יְהוָֽה
Çünkü Yahve ateşle ve kılıcıyla bütün beşeri yargılayacak; ve Yahve'nin öldürülenleri çoğalacak.
Mezmurlar 38:20
·
Tevrat
וְֽ֭אֹיְבַי חַיִּ֣ים עָצֵ֑מוּ וְרַבּ֖וּ שֹׂנְאַ֣י שָֽׁקֶר
Ve düşmanlarım canlıdır, güçlendiler ve benden yalan yere nefret edenler çoğaldılar.
Eyüp 35:6
·
Tevrat
אִם־חָ֭טָאתָ מַה־תִּפְעָל־בּ֑וֹ וְרַבּ֥וּ פְ֝שָׁעֶ֗יךָ מַה־תַּעֲשֶׂה־לּֽוֹ
Eğer günah işlersen, ona ne yaparsın? Ve isyanların çoğalırsa, ona ne yaparsın?
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 144:13
·
Tevrat
מְזָוֵ֣ינוּ מְלֵאִים֮ מְפִיקִ֥ים מִזַּ֗ן אֶ֫ל־זַ֥ן צֹאונֵ֣נוּ מַ֭אֲלִיפוֹת מְרֻבָּב֗וֹת בְּחוּצוֹתֵֽינוּ
Ambarlarımız doludur, türden türe verir; sürülerimiz sokaklarımızda binlercedir, on binlercedir.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 6:1
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כִּֽי־הֵחֵ֣ל הָֽאָדָ֔ם לָרֹ֖ב עַל־פְּנֵ֣י הָֽאֲדָמָ֑ה וּבָנ֖וֹת יֻלְּד֥וּ לָהֶֽם
İnsan toprağın yüzünde çoğalmaya başladığında ve onlara kızlar doğduğunda,
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 16:7
·
Tevrat
רְבָבָ֗ה כְּצֶ֤מַח הַשָּׂדֶה֙ נְתַתִּ֔יךְ וַתִּרְבִּי֙ וַֽתִּגְדְּלִ֔י וַתָּבֹ֖אִי בַּעֲדִ֣י עֲדָיִ֑ים שָׁדַ֤יִם נָכֹ֨נוּ֙ וּשְׂעָרֵ֣ךְ צִמֵּ֔חַ וְאַ֖תְּ עֵרֹ֥ם וְעֶרְיָֽה
Seni kırın bitkisi gibi on binler yaptım, ve çoğaldın ve büyüdün ve süslerin en güzeline geldin; memeler şekillendi ve saçın büyüdü, ama sen çıplak ve açıktın.
Yaratılış 24:60
·
Tevrat
וַיְבָרֲכ֤וּ אֶת־רִבְקָה֙ וַיֹּ֣אמְרוּ לָ֔הּ אֲחֹתֵ֕נוּ אַ֥תְּ הֲיִ֖י לְאַלְפֵ֣י רְבָבָ֑ה וְיִירַ֣שׁ זַרְעֵ֔ךְ אֵ֖ת שַׁ֥עַר שֹׂנְאָֽיו
Rebeka'yı bereketlediler ve ona dediler: 'Kız kardeşimiz, sen binlerce on binler ol; ve soyun ondan nefret edenlerin kapısını miras alsın.'
Yasa'nın Tekrarı 32:30
·
Tevrat
אֵיכָ֞ה יִרְדֹּ֤ף אֶחָד֙ אֶ֔לֶף וּשְׁנַ֖יִם יָנִ֣יסוּ רְבָבָ֑ה אִם־לֹא֙ כִּי־צוּרָ֣ם מְכָרָ֔ם וַֽיהוָ֖ה הִסְגִּירָֽם
Nasıl biri bini kovalar ve ikisi on bini kaçırtır, eğer kayaları onları satmadıysa ve Yahve onları teslim etmediyse?
Levililer 26:8
·
Tevrat
וְרָדְפ֨וּ מִכֶּ֤ם חֲמִשָּׁה֙ מֵאָ֔ה וּמֵאָ֥ה מִכֶּ֖ם רְבָבָ֣ה יִרְדֹּ֑פוּ וְנָפְל֧וּ אֹיְבֵיכֶ֛ם לִפְנֵיכֶ֖ם לֶחָֽרֶב
Ve sizden beş yüzü kovalayacak ve sizden yüz on bini kovalayacaklar; ve düşmanlarınız önünüzde kılıca düşecekler.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 18:8
·
Tevrat
וַיִּ֨חַר לְשָׁא֜וּל מְאֹ֗ד וַיֵּ֤רַע בְּעֵינָיו֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה וַיֹּ֗אמֶר נָתְנ֤וּ לְדָוִד֙ רְבָב֔וֹת וְלִ֥י נָתְנ֖וּ הָאֲלָפִ֑ים וְע֥וֹד ל֖וֹ אַ֥ךְ הַמְּלוּכָֽה
Şaul çok öfkelendi ve bu söz gözünde kötü oldu ve dedi: 'Davut'a on binleri verdiler ve bana binleri verdiler; ona daha sadece krallık kaldı.'
Yasa'nın Tekrarı 33:17
·
Tevrat
בְּכ֨וֹר שׁוֹר֜וֹ הָדָ֣ר ל֗וֹ וְקַרְנֵ֤י רְאֵם֙ קַרְנָ֔יו בָּהֶ֗ם עַמִּ֛ים יְנַגַּ֥ח יַחְדָּ֖ו אַפְסֵי־אָ֑רֶץ וְהֵם֙ רִבְב֣וֹת אֶפְרַ֔יִם וְהֵ֖ם אַלְפֵ֥י מְנַשֶּֽׁה
Öküzünün ilk doğanının yüceliği onundur ve boynuzları yaban öküzünün boynuzlarıdır; onlarla halkları, yerin uçlarını birlikte boynuzlayacaktır; ve onlar Efrayim'in on binleridir ve onlar Manaşe'nin binleridir.
Çölde Sayım 10:36
·
Tevrat
וּבְנֻחֹ֖ה יֹאמַ֑ר שׁוּבָ֣ה יְהוָ֔ה רִֽבְב֖וֹת אַלְפֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve o konduğunda derdi: 'Dön Yahve, İsrail'in on binlerce binlerine.'
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 18:7
·
Tevrat
וַֽתַּעֲנֶ֛ינָה הַנָּשִׁ֥ים הַֽמְשַׂחֲק֖וֹת וַתֹּאמַ֑רְןָ הִכָּ֤ה שָׁאוּל֙ בַּאֲלָפָ֔יו וְדָוִ֖ד בְּרִבְבֹתָֽיו
Oynayan kadınlar karşılık verdiler ve dediler ki: 'Şaul binlerini vurdu ve Davut on binlerini.'
1. Samuel 21:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ עַבְדֵ֤י אָכִישׁ֙ אֵלָ֔יו הֲלוֹא־זֶ֥ה דָוִ֖ד מֶ֣לֶךְ הָאָ֑רֶץ הֲל֣וֹא לָזֶ֗ה יַעֲנ֤וּ בַמְּחֹלוֹת֙ לֵאמֹ֔ר הִכָּ֤ה שָׁאוּל֙ בַּאֲלָפָ֔יו וְדָוִ֖ד בְּרִבְבֹתָֽיו
Akiş'in kulları ona dediler: 'Bu yerin kralı Davut değil mi? Danslarda, 'Saul binlerini vurdu, Davut ise on binlerini' diyerek karşılık verdikleri kişi bu değil mi?'
1. Samuel 29:5
·
Tevrat
הֲלוֹא־זֶ֣ה דָוִ֔ד אֲשֶׁ֧ר יַעֲנוּ־ל֛וֹ בַּמְּחֹל֖וֹת לֵאמֹ֑ר הִכָּ֤ה שָׁאוּל֙ בַּֽאֲלָפָ֔יו וְדָוִ֖ד בְּרִבְבֹתָֽיו
Danslarda ona karşılık vererek, 'Saul binlerini vurdu, Davut ise on binlerini' dedikleri Davut bu değil mi?'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 3:7
·
Tevrat
לֹֽא־אִ֭ירָא מֵרִבְב֥וֹת עָ֑ם אֲשֶׁ֥ר סָ֝בִ֗יב שָׁ֣תוּ עָלָֽי
Etrafımda bana karşı dizilen halkın on binlerinden korkmam.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 91:7
·
Tevrat
יִפֹּ֤ל מִצִּדְּךָ֨ אֶ֗לֶף וּרְבָבָ֥ה מִימִינֶ֑ךָ אֵ֝לֶ֗יךָ לֹ֣א יִגָּֽשׁ
Senin yanından bin ve senin sağından on bin düşer; sana yaklaşmaz.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 33:2
·
Tevrat
וַיֹּאמַ֗ר יְהוָ֞ה מִסִּינַ֥י בָּא֙ וְזָרַ֤ח מִשֵּׂעִיר֙ לָ֔מוֹ הוֹפִ֨יעַ֙ מֵהַ֣ר פָּארָ֔ן וְאָתָ֖ה מֵרִבְבֹ֣ת קֹ֑דֶשׁ מִֽימִינ֕וֹ אֵ֥שׁ דָּ֖ת לָֽמוֹ
Ve dedi: Yahve Sina'dan geldi ve onlara Seir'den doğdu; Paran dağından parladı ve on binlerce kutsalın arasından geldi; sağ elinden onlar için ateşli yasa geldi.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 5:10
·
Tevrat
דּוֹדִ֥י צַח֙ וְאָד֔וֹם דָּג֖וּל מֵרְבָבָֽה
Sevgilim ak ve kızıldır, on binler arasında sancaklıdır.
Örnek Ayetler (1)
Mika 6:7
·
Tevrat
הֲיִרְצֶ֤ה יְהוָה֙ בְּאַלְפֵ֣י אֵילִ֔ים בְּרִֽבְב֖וֹת נַֽחֲלֵי־שָׁ֑מֶן הַאֶתֵּ֤ן בְּכוֹרִי֙ פִּשְׁעִ֔י פְּרִ֥י בִטְנִ֖י חַטַּ֥את נַפְשִֽׁי
Yahve binlerce koçtan, on binlerce yağ nehirlerinden hoşnut olur mu? İsyanım için ilk doğanımı, canımın günahı için karnımın meyvesini vereyim mi?
Örnek Ayetler (2)
Mika 5:6
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה שְׁאֵרִ֣ית יַעֲקֹ֗ב בְּקֶ֨רֶב֙ עַמִּ֣ים רַבִּ֔ים כְּטַל֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה כִּרְבִיבִ֖ים עֲלֵי־עֵ֑שֶׂב אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יְקַוֶּה֙ לְאִ֔ישׁ וְלֹ֥א יְיַחֵ֖ל לִבְנֵ֥י אָדָֽם
Ve Yakup'un kalıntısı birçok halkın ortasında Yahve'den çiy gibi, ot üzerindeki sağanaklar gibi olacak; ki adamı beklemez ve insanın oğullarına umut bağlamaz.
Mezmurlar 72:6
·
Tevrat
יֵ֭רֵד כְּמָטָ֣ר עַל־גֵּ֑ז כִּ֝רְבִיבִ֗ים זַרְזִ֥יף אָֽרֶץ
Biçilmiş ot üzerine yağmur gibi, yeri sulayan sağanaklar gibi inecek.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 3:3
·
Tevrat
וַיִּמָּנְע֣וּ רְבִבִ֔ים וּמַלְק֖וֹשׁ ל֣וֹא הָיָ֑ה וּמֵ֨צַח אִשָּׁ֤ה זוֹנָה֙ הָ֣יָה לָ֔ךְ מֵאַ֖נְתְּ הִכָּלֵֽם
Böylece sağanaklar engellendi ve son yağmur olmadı; fakat sende fahişe bir kadının alnı vardı, utanmayı reddettin.
Yeremya 14:22
·
Tevrat
הֲיֵ֨שׁ בְּהַבְלֵ֤י הַגּוֹיִם֙ מַגְשִׁמִ֔ים וְאִם־הַשָּׁמַ֖יִם יִתְּנ֣וּ רְבִבִ֑ים הֲלֹ֨א אַתָּה־ה֜וּא יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ וּ֨נְקַוֶּה־לָּ֔ךְ כִּֽי־אַתָּ֥ה עָשִׂ֖יתָ אֶת־כָּל־אֵֽלֶּה
Ulusların boş şeyleri arasında yağmur yağdıranlar var mı? Veya gökler sağanaklar verebilir mi? Sen O değil misin, Tanrımız Yahve? Ve sana umut bağlarız, çünkü bütün bunları sen yaptın.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 32:2
·
Tevrat
יַעֲרֹ֤ף כַּמָּטָר֙ לִקְחִ֔י תִּזַּ֥ל כַּטַּ֖ל אִמְרָתִ֑י כִּשְׂעִירִ֣ם עֲלֵי־דֶ֔שֶׁא וְכִרְבִיבִ֖ים עֲלֵי־עֵֽשֶׂב
Öğretim yağmur gibi damlasın, sözüm çiy gibi süzülsün; taze ot üzerine sağanaklar gibi ve bitki üzerine çiseler gibi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 65:11
·
Tevrat
תְּלָמֶ֣יהָ רַ֭וֵּה נַחֵ֣ת גְּדוּדֶ֑יהָ בִּרְבִיבִ֥ים תְּ֝מֹגְגֶ֗נָּה צִמְחָ֥הּ תְּבָרֵֽךְ
Saban izlerini doyur, keseklerini düzelt; sağanaklarla onu yumuşatırsın, filizini bereketlersin.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 19:20
·
Tevrat
וְהָֽרַבִּ֥ית וְקִשְׁי֖וֹן וָאָֽבֶץ
Ve Rabbit, Kişyon ve Avets,
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 49:23
·
Tevrat
וַֽיְמָרֲרֻ֖הוּ וָרֹ֑בּוּ וַֽיִּשְׂטְמֻ֖הוּ בַּעֲלֵ֥י חִצִּֽים
Ve okların sahipleri onu acıttılar, ve ok attılar, ve ona düşmanlık ettiler.