67
Kullanım
6
Lemma
24
Türev
40
Anlam
6 lemma, 24 türev form
Örnek Ayetler (5 / 16)
2. Krallar 3:27
·
Tevrat
וַיִּקַּח֩ אֶת־בְּנ֨וֹ הַבְּכ֜וֹר אֲשֶׁר־יִמְלֹ֣ךְ תַּחְתָּ֗יו וַיַּעֲלֵ֤הוּ עֹלָה֙ עַל־הַ֣חֹמָ֔ה וַיְהִ֥י קֶצֶף־גָּד֖וֹל עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל וַיִּסְעוּ֙ מֵֽעָלָ֔יו וַיָּשֻׁ֖בוּ לָאָֽרֶץ
Bunun üzerine kendi yerine kral olacak ilk doğan oğlunu aldı ve onu duvarın üzerinde yakmalık sunu olarak sundu. İsrail üzerinde büyük bir öfke oldu; onun yanından ayrıldılar ve yere döndüler.
Yeşaya 34:2
·
Tevrat
כִּ֣י קֶ֤צֶף לַֽיהוָה֙ עַל־כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וְחֵמָ֖ה עַל־כָּל־צְבָאָ֑ם הֶחֱרִימָ֖ם נְתָנָ֥ם לַטָּֽבַח
Çünkü Yahve'nin bütün uluslara öfkesi ve onların bütün ordusuna gazabı vardır; onları tamamen yok etti, onları kesime verdi.
Yeşaya 54:8
·
Tevrat
בְּשֶׁ֣צֶף קֶ֗צֶף הִסְתַּ֨רְתִּי פָנַ֥י רֶ֨גַע֙ מִמֵּ֔ךְ וּבְחֶ֥סֶד עוֹלָ֖ם רִֽחַמְתִּ֑יךְ אָמַ֥ר גֹּאֲלֵ֖ךְ יְהוָֽה
Öfke taşkınlığında yüzümü bir an senden gizledim; ve sonsuz sadakatle sana merhamet edeceğim, dedi seni kurtaran Yahve.
Yeşu 9:20
·
Tevrat
זֹ֛את נַעֲשֶׂ֥ה לָהֶ֖ם וְהַחֲיֵ֣ה אוֹתָ֑ם וְלֹֽא־יִֽהְיֶ֤ה עָלֵ֨ינוּ֙ קֶ֔צֶף עַל־הַשְּׁבוּעָ֖ה אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥עְנוּ לָהֶֽם
Onlara bunu yapacağız ve onları yaşatacağız; onlara yemin ettiğimiz yemin yüzünden üzerimizde öfke olmayacak.
Yeşu 22:20
·
Tevrat
הֲל֣וֹא עָכָ֣ן בֶּן־זֶ֗רַח מָ֤עַל מַ֨עַל֙ בַּחֵ֔רֶם וְעַֽל־כָּל־עֲדַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל הָ֣יָה קָ֑צֶף וְהוּא֙ אִ֣ישׁ אֶחָ֔ד לֹ֥א גָוַ֖ע בַּעֲוֺנֽוֹ
Zerah oğlu Akan adanmış şeyde bir ihanetle ihanet etti değil mi, ve İsrail'in tüm topluluğu üzerine öfke oldu; ve o suçuyla ölen tek adam değildi.
Örnek Ayetler (3)
Zekeriya 1:15
·
Tevrat
וְקֶ֤צֶף גָּדוֹל֙ אֲנִ֣י קֹצֵ֔ף עַל־הַגּוֹיִ֖ם הַשַּֽׁאֲנַנִּ֑ים אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ קָצַ֣פְתִּי מְּעָ֔ט וְהֵ֖מָּה עָזְר֥וּ לְרָעָֽה
Ve rahat içindeki uluslara büyük bir öfkeyle öfkeleniyorum; çünkü ben biraz öfkelendim, ama onlar kötülüğe yardım ettiler.
Ester 1:18
·
Tevrat
וְֽהַיּ֨וֹם הַזֶּ֜ה תֹּאמַ֣רְנָה שָׂר֣וֹת פָּֽרַס־וּמָדַ֗י אֲשֶׁ֤ר שָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבַ֣ר הַמַּלְכָּ֔ה לְכֹ֖ל שָׂרֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וּכְדַ֖י בִּזָּי֥וֹן וָקָֽצֶף
Ve bugün kraliçenin sözünü duyan Pers ve Med prensesleri kralın bütün prenslerine söyleyecekler; ve yeterince hor görme ve öfke olacak.
Vaiz 5:16
·
Tevrat
גַּ֥ם כָּל־יָמָ֖יו בַּחֹ֣שֶׁךְ יֹאכֵ֑ל וְכָעַ֥ס הַרְבֵּ֖ה וְחָלְי֥וֹ וָקָֽצֶף
Ayrıca bütün günlerinde karanlıkta yer; ve çok öfke, ve onun hastalığı, ve gazap.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 21:5
·
Tevrat
וְנִלְחַמְתִּ֤י אֲנִי֙ אִתְּכֶ֔ם בְּיָ֥ד נְטוּיָ֖ה וּבִזְר֣וֹעַ חֲזָקָ֑ה וּבְאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֥צֶף גָּדֽוֹל
Ve ben uzatılmış elle ve güçlü kolla, öfkeyle, hiddetle ve büyük gazapla sizinle savaşacağım.
Yeremya 32:37
·
Tevrat
הִנְנִ֤י מְקַבְּצָם֙ מִכָּל־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֨ר הִדַּחְתִּ֥ים שָׁ֛ם בְּאַפִּ֥י וּבַחֲמָתִ֖י וּבְקֶ֣צֶף גָּד֑וֹל וַהֲשִֽׁבֹתִים֙ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה וְהֹשַׁבְתִּ֖ים לָבֶֽטַח
İşte ben onları öfkemle, gazabımla ve büyük hiddetimle sürdüğüm bütün diyarlardan toplayacağım; ve onları bu yere geri getireceğim ve onları güvenlik içinde oturtacağım.
Yasa'nın Tekrarı 29:27
·
Tevrat
וַיִּתְּשֵׁ֤ם יְהוָה֙ מֵעַ֣ל אַדְמָתָ֔ם בְּאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֣צֶף גָּד֑וֹל וַיַּשְׁלִכֵ֛ם אֶל־אֶ֥רֶץ אַחֶ֖רֶת כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve Yahve öfkeyle, gazapla ve büyük hiddetle onları topraklarının üzerinden söktü ve bugün olduğu gibi onları başka bir yere fırlattı.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 17:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר מֹשֶׁ֜ה אֶֽל־אַהֲרֹ֗ן קַ֣ח אֶת־הַ֠מַּחְתָּה וְתֶן־עָלֶ֨יהָ אֵ֜שׁ מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ וְשִׂ֣ים קְטֹ֔רֶת וְהוֹלֵ֧ךְ מְהֵרָ֛ה אֶל־הָעֵדָ֖ה וְכַפֵּ֣ר עֲלֵיהֶ֑ם כִּֽי־יָצָ֥א הַקֶּ֛צֶף מִלִּפְנֵ֥י יְהוָ֖ה הֵחֵ֥ל הַנָּֽגֶף
Musa Harun'a dedi: 'Buhurdanı al, üzerine sunağın üzerinden ateş koy, buhur koy ve onu hızla topluluğa götür ve onlar için kefaret et; çünkü Yahve'nin önünden öfke çıktı; salgın başladı.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 60:10
·
Tevrat
וּבָנ֤וּ בְנֵֽי־נֵכָר֙ חֹמֹתַ֔יִךְ וּמַלְכֵיהֶ֖ם יְשָׁרְת֑וּנֶךְ כִּ֤י בְקִצְפִּי֙ הִכִּיתִ֔יךְ וּבִרְצוֹנִ֖י רִֽחַמְתִּֽיךְ
Ve yabancı oğulları surlarını inşa edecekler ve onların kralları sana hizmet edecekler; çünkü öfkemde sana vurdum ve lütfumda sana merhamet ettim.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 38:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־בְּקֶצְפְּךָ֥ תוֹכִיחֵ֑נִי וּֽבַחֲמָתְךָ֥ תְיַסְּרֵֽנִי
Yahve, öfkenle beni azarlama ve gazabınla beni terbiye etme.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 50:13
·
Tevrat
מִקֶּ֤צֶף יְהוָה֙ לֹ֣א תֵשֵׁ֔ב וְהָיְתָ֥ה שְׁמָמָ֖ה כֻּלָּ֑הּ כֹּ֚ל עֹבֵ֣ר עַל־בָּבֶ֔ל יִשֹּׁ֥ם וְיִשְׁרֹ֖ק עַל־כָּל־מַכּוֹתֶֽיהָ
Yahve'nin öfkesinden dolayı orada oturulmayacak ve bütünüyle virane olacak; Babil'den her geçen şaşacak ve onun bütün vuruşlarına ıslık çalacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 10:10
·
Tevrat
וַֽיהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ אֱמֶ֔ת הֽוּא־אֱלֹהִ֥ים חַיִּ֖ים וּמֶ֣לֶךְ עוֹלָ֑ם מִקִּצְפּוֹ֙ תִּרְעַ֣שׁ הָאָ֔רֶץ וְלֹֽא־יָכִ֥לוּ גוֹיִ֖ם זַעְמֽוֹ
Ama Yahve gerçek Tanrı'dır; O yaşayan Tanrı'dır ve sonsuz kraldır; öfkesinden yer titrer ve uluslar O'nun gazabına dayanamazlar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 102:11
·
Tevrat
מִפְּנֵֽי־זַֽעַמְךָ֥ וְקִצְפֶּ֑ךָ כִּ֥י נְ֝שָׂאתַ֗נִי וַתַּשְׁלִיכֵֽנִי
Senin öfken ve senin gazabın yüzünden; çünkü beni kaldırdın ve beni fırlattın.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Krallar 5:11
·
Tevrat
וַיִּקְצֹ֥ף נַעֲמָ֖ן וַיֵּלַ֑ךְ וַיֹּאמֶר֩ הִנֵּ֨ה אָמַ֜רְתִּי אֵלַ֣י יֵצֵ֣א יָצ֗וֹא וְעָמַד֙ וְקָרָא֙ בְּשֵׁם־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו וְהֵנִ֥יף יָד֛וֹ אֶל־הַמָּק֖וֹם וְאָסַ֥ף הַמְּצֹרָֽע
Ama Naaman öfkelendi ve gidip dedi ki: 'İşte dedim ki: Kesinlikle bana çıkar, durur ve Tanrısı Yahve'nin adıyla çağırır, elini yere doğru sallar ve cüzamlıyı kurtarır.'
2. Krallar 13:19
·
Tevrat
וַיִּקְצֹ֨ף עָלָ֜יו אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֗ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לְהַכּ֨וֹת חָמֵ֤שׁ אוֹ־שֵׁשׁ֙ פְּעָמִ֔ים אָ֛ז הִכִּ֥יתָ אֶת־אֲרָ֖ם עַד־כַּלֵּ֑ה וְעַתָּ֕ה שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים תַּכֶּ֥ה אֶת־אֲרָֽם
Tanrı'nın adamı ona öfkelendi ve dedi: 'Beş veya altı kez vurmalıydın, o zaman Aram'ı tükenene kadar vururdun; ama şimdi Aram'ı üç kez vuracaksın.'
Ester 1:12
·
Tevrat
וַתְּמָאֵ֞ן הַמַּלְכָּ֣ה וַשְׁתִּ֗י לָבוֹא֙ בִּדְבַ֣ר הַמֶּ֔לֶךְ אֲשֶׁ֖ר בְּיַ֣ד הַסָּרִיסִ֑ים וַיִּקְצֹ֤ף הַמֶּ֨לֶךְ֙ מְאֹ֔ד וַחֲמָת֖וֹ בָּעֲרָ֥ה בֽוֹ
Fakat Kraliçe Vaşti, hadımların elindeki kralın sözüyle gelmeyi reddetti; ve kral çok öfkelendi ve öfkesi içinde yandı.
Yaratılış 40:2
·
Tevrat
וַיִּקְצֹ֣ף פַּרְעֹ֔ה עַ֖ל שְׁנֵ֣י סָרִיסָ֑יו עַ֚ל שַׂ֣ר הַמַּשְׁקִ֔ים וְעַ֖ל שַׂ֥ר הָאוֹפִֽים
Ve Firavun iki görevlisine, içki sunanların komutanına ve fırıncıların komutanına öfkelendi.
Yasa'nın Tekrarı 1:34
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֥ע יְהוָ֖ה אֶת־ק֣וֹל דִּבְרֵיכֶ֑ם וַיִּקְצֹ֖ף וַיִּשָּׁבַ֥ע לֵאמֹֽר
Yahve sözlerinizin sesini işitti, öfkelendi ve yemin etti ve dedi:
Örnek Ayetler (4)
Zekeriya 1:2
·
Tevrat
קָצַ֧ף יְהוָ֛ה עַל־אֲבֽוֹתֵיכֶ֖ם קָֽצֶף
Yahve atalarınıza öfkeyle öfkelendi.
Ester 2:21
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם וּמָרְדֳּכַ֖י יֹשֵׁ֣ב בְּשַֽׁעַר־הַמֶּ֑לֶךְ קָצַף֩ בִּגְתָ֨ן וָתֶ֜רֶשׁ שְׁנֵֽי־סָרִיסֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ מִשֹּׁמְרֵ֣י הַסַּ֔ף וַיְבַקְשׁוּ֙ לִשְׁלֹ֣חַ יָ֔ד בַּמֶּ֖לֶךְ אֲחַשְׁוֵֽרֹשׁ
O günlerde, Mordekay kralın kapısında otururken, eşik koruyucularından kralın iki hadımı Bigtan ve Tereş öfkelendiler ve Kral Ahaşveroş'a el uzatmak istediler.
Yaratılış 41:10
·
Tevrat
פַּרְעֹ֖ה קָצַ֣ף עַל־עֲבָדָ֑יו וַיִּתֵּ֨ן אֹתִ֜י בְּמִשְׁמַ֗ר בֵּ֚ית שַׂ֣ר הַטַּבָּחִ֔ים אֹתִ֕י וְאֵ֖ת שַׂ֥ר הָאֹפִֽים
Firavun kullarına öfkelendi ve beni, beni ve fırıncıların komutanını muhafızların komutanının evinde gözetime verdi.
Yasa'nın Tekrarı 9:19
·
Tevrat
כִּ֣י יָגֹ֗רְתִּי מִפְּנֵ֤י הָאַף֙ וְהַ֣חֵמָ֔ה אֲשֶׁ֨ר קָצַ֧ף יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם לְהַשְׁמִ֣יד אֶתְכֶ֑ם וַיִּשְׁמַ֤ע יְהוָה֙ אֵלַ֔י גַּ֖ם בַּפַּ֥עַם הַהִֽוא
Çünkü Yahve'nin sizi yok etmek için üzerinize öfkelendiği öfkenin ve kızgınlığın yüzünden korktum; ama Yahve o sefer de beni işitti.
Örnek Ayetler (3)
Yeşu 22:18
·
Tevrat
וְאַתֶּם֙ תָּשֻׁ֣בוּ הַיּ֔וֹם מֵאַחֲרֵ֖י יְהוָ֑ה וְהָיָ֗ה אַתֶּ֞ם תִּמְרְד֤וּ הַיּוֹם֙ בַּֽיהוָ֔ה וּמָחָ֕ר אֶֽל־כָּל־עֲדַ֥ת יִשְׂרָאֵ֖ל יִקְצֹֽף
Ve siz bugün Yahve'nin arkasından dönüyorsunuz; ve olacak ki siz bugün Yahve'ye isyan ederseniz, ve yarın İsrail'in tüm topluluğuna öfkelenecek.
Vaiz 5:5
·
Tevrat
אַל־תִּתֵּ֤ן אֶת־פִּ֨יךָ֙ לַחֲטִ֣יא אֶת־בְּשָׂרֶ֔ךָ וְאַל־תֹּאמַר֙ לִפְנֵ֣י הַמַּלְאָ֔ךְ כִּ֥י שְׁגָגָ֖ה הִ֑יא לָ֣מָּה יִקְצֹ֤ף הָֽאֱלֹהִים֙ עַל־קוֹלֶ֔ךָ וְחִבֵּ֖ל אֶת־מַעֲשֵׂ֥ה יָדֶֽיךָ
Bedenini günaha sokması için ağzına izin verme; ve elçinin önünde, 'O bir hataydı' deme. Neden Tanrı senin sesine öfkelensin ve ellerinin işini bozsun?
Levililer 10:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֣ה אֶֽל־אַהֲרֹ֡ן וּלְאֶלְעָזָר֩ וּלְאִֽיתָמָ֨ר בָּנָ֜יו רָֽאשֵׁיכֶ֥ם אַל־תִּפְרָ֣עוּ וּבִגְדֵיכֶ֤ם לֹֽא־תִפְרֹ֨מוּ֙ וְלֹ֣א תָמֻ֔תוּ וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה יִקְצֹ֑ף וַאֲחֵיכֶם֙ כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל יִבְכּוּ֙ אֶת־הַשְּׂרֵפָ֔ה אֲשֶׁ֖ר שָׂרַ֥ף יְהוָֽה
Musa, Harun'a ve oğulları Elazar ile İtamar'a dedi: 'Başlarınızı açmayın ve giysilerinizi yırtmayın ki ölmeyesiniz ve bütün topluluğa öfkelenmesin; ve kardeşleriniz, bütün İsrail evi, Yahve'nin yaktığı yangına ağlasınlar.'
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 47:6
·
Tevrat
קָצַ֣פְתִּי עַל־עַמִּ֗י חִלַּ֨לְתִּי֙ נַחֲלָתִ֔י וָאֶתְּנֵ֖ם בְּיָדֵ֑ךְ לֹא־שַׂ֤מְתְּ לָהֶם֙ רַחֲמִ֔ים עַל־זָקֵ֕ן הִכְבַּ֥דְתְּ עֻלֵּ֖ךְ מְאֹֽד
Halkıma öfkelendim, mirasımı kirlettim ve onları eline verdim; onlara merhamet koymadın, yaşlı üzerine boyunduruğunu çok ağırlaştırdın.
Yeşaya 57:17
·
Tevrat
בַּעֲוֺ֥ן בִּצְע֛וֹ קָצַ֥פְתִּי וְאַכֵּ֖הוּ הַסְתֵּ֣ר וְאֶקְצֹ֑ף וַיֵּ֥לֶךְ שׁוֹבָ֖ב בְּדֶ֥רֶךְ לִבּֽוֹ
Kazancının suçu yüzünden öfkelendim ve onu vurdum; yüzümü gizledim ve öfkelendim; ve o kalbinin yolunda isyankar olarak gitti.
Zekeriya 1:15
·
Tevrat
וְקֶ֤צֶף גָּדוֹל֙ אֲנִ֣י קֹצֵ֔ף עַל־הַגּוֹיִ֖ם הַשַּֽׁאֲנַנִּ֑ים אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ קָצַ֣פְתִּי מְּעָ֔ט וְהֵ֖מָּה עָזְר֥וּ לְרָעָֽה
Ve rahat içindeki uluslara büyük bir öfkeyle öfkeleniyorum; çünkü ben biraz öfkelendim, ama onlar kötülüğe yardım ettiler.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 64:4
·
Tevrat
פָּגַ֤עְתָּ אֶת־שָׂשׂ֙ וְעֹ֣שֵׂה צֶ֔דֶק בִּדְרָכֶ֖יךָ יִזְכְּר֑וּךָ הֵן־אַתָּ֤ה קָצַ֨פְתָּ֙ וַֽנֶּחֱטָ֔א בָּהֶ֥ם עוֹלָ֖ם וְנִוָּשֵֽׁעַ
Doğruluk yapanı ve sevineni, yollarında seni hatırlayanları karşıladın; işte sen öfkelendin ve biz günah işledik, onlarda sonsuza dek kaldık ve kurtulacak mıyız?
Ağıtlar 5:22
·
Tevrat
כִּ֚י אִם־מָאֹ֣ס מְאַסְתָּ֔נוּ קָצַ֥פְתָּ עָלֵ֖ינוּ עַד־מְאֹֽד
Çünkü bizi tamamen reddettin, bize çok öfkelendin.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 37:15
·
Tevrat
וַיִּקְצְפ֧וּ הַשָּׂרִ֛ים עַֽל־יִרְמְיָ֖הוּ וְהִכּ֣וּ אֹת֑וֹ וְנָתְנ֨וּ אוֹת֜וֹ בֵּ֣ית הָאֵס֗וּר בֵּ֚ית יְהוֹנָתָ֣ן הַסֹּפֵ֔ר כִּֽי־אֹת֥וֹ עָשׂ֖וּ לְבֵ֥ית הַכֶּֽלֶא
Önderler Yeremya'ya öfkelendiler, ona vurdular ve onu yazman Yonatan'ın evine, hapis evine koydular; çünkü orayı hapis evi yapmışlardı.
1. Samuel 29:4
·
Tevrat
וַיִּקְצְפ֨וּ עָלָ֜יו שָׂרֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּ֣אמְרוּ לוֹ֩ שָׂרֵ֨י פְלִשְׁתִּ֜ים הָשֵׁ֣ב אֶת־הָאִ֗ישׁ וְיָשֹׁב֙ אֶל־מְקוֹמוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר הִפְקַדְתּ֣וֹ שָׁ֔ם וְלֹֽא־יֵרֵ֤ד עִמָּ֨נוּ֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה וְלֹא־יִֽהְיֶה־לָּ֥נוּ לְשָׂטָ֖ן בַּמִּלְחָמָ֑ה וּבַמֶּ֗ה יִתְרַצֶּ֥ה זֶה֙ אֶל־אֲדֹנָ֔יו הֲל֕וֹא בְּרָאשֵׁ֖י הָאֲנָשִׁ֥ים הָהֵֽם
Filistlilerin komutanları ona öfkelendiler ve Filistlilerin komutanları ona dediler: 'Adamı geri döndür, onu atadığın yerine dönsün; bizimle savaşa inmesin ve savaşta bize düşman olmasın. Bu adam efendisiyle neyle barışacak? O adamların başlarıyla değil mi?'
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 64:8
·
Tevrat
אַל־תִּקְצֹ֤ף יְהוָה֙ עַד־מְאֹ֔ד וְאַל־לָעַ֖ד תִּזְכֹּ֣ר עָוֺ֑ן הֵ֥ן הַבֶּט־נָ֖א עַמְּךָ֥ כֻלָּֽנוּ
Çok öfkelenme Yahve ve sonsuza dek suç hatırlama; işte lütfen bak, hepimiz senin halkınız.
Çölde Sayım 16:22
·
Tevrat
וַיִּפְּל֤וּ עַל־פְּנֵיהֶם֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ אֵ֕ל אֱלֹהֵ֥י הָרוּחֹ֖ת לְכָל־בָּשָׂ֑ר הָאִ֤ישׁ אֶחָד֙ יֶחֱטָ֔א וְעַ֥ל כָּל־הָעֵדָ֖ה תִּקְצֹֽף
Bunun üzerine yüzleri üzerine düştüler ve dediler: 'Tanrı, her beşerin ruhlarının Tanrısı, bir adam günah işleyecek ve bütün topluluğun üzerine mi öfkeleneceksin?'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 9:8
·
Tevrat
וּבְחֹרֵ֥ב הִקְצַפְתֶּ֖ם אֶת־יְהוָ֑ה וַיִּתְאַנַּ֧ף יְהוָ֛ה בָּכֶ֖ם לְהַשְׁמִ֥יד אֶתְכֶֽם
Ve Horev'de Yahve'yi öfkelendirdiniz ve Yahve sizi yok edecek kadar size öfkelendi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 106:32
·
Tevrat
וַ֭יַּקְצִיפוּ עַל־מֵ֥י מְרִיבָ֑ה וַיֵּ֥רַע לְ֝מֹשֶׁ֗ה בַּעֲבוּרָֽם
Ve Meriva sularında öfkelendirdiler; ve onlar yüzünden Musa'ya kötü oldu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 57:17
·
Tevrat
בַּעֲוֺ֥ן בִּצְע֛וֹ קָצַ֥פְתִּי וְאַכֵּ֖הוּ הַסְתֵּ֣ר וְאֶקְצֹ֑ף וַיֵּ֥לֶךְ שׁוֹבָ֖ב בְּדֶ֥רֶךְ לִבּֽוֹ
Kazancının suçu yüzünden öfkelendim ve onu vurdum; yüzümü gizledim ve öfkelendim; ve o kalbinin yolunda isyankar olarak gitti.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 9:7
·
Tevrat
זְכֹר֙ אַל־תִּשְׁכַּ֔ח אֵ֧ת אֲשֶׁר־הִקְצַ֛פְתָּ אֶת־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ בַּמִּדְבָּ֑ר לְמִן־הַיּ֞וֹם אֲשֶׁר־יָצָ֣אתָ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֗יִם עַד־בֹּֽאֲכֶם֙ עַד־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה מַמְרִ֥ים הֱיִיתֶ֖ם עִם־יְהוָֽה
Çölde Tanrın Yahve'yi nasıl öfkelendirdiğini hatırla, unutma; Mısır diyarından çıktığın günden bu yere gelene kadar Yahve'ye karşı isyankar oldunuz.