72
Kullanım
6
Lemma
18
Türev
30
Anlam
6 lemma, 18 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
צָרָעַת Lemma | tsara'at | cüzzam, cüzzam, deri hastalığı, leke | İsim | 21 | ||
הַצָּרַעַת | ha-tsara'at | cüzzam, cüzzam, deri hastalığı | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (4 / 8) Yasa'nın Tekrarı 24:8 · Tevrat הִשָּׁ֧מֶר בְּנֶֽגַע־הַצָּרַ֛עַת לִשְׁמֹ֥ר מְאֹ֖ד וְלַעֲשׂ֑וֹת כְּכֹל֩ אֲשֶׁר־יוֹר֨וּ אֶתְכֶ֜ם הַכֹּהֲנִ֧ים הַלְוִיִּ֛ם כַּאֲשֶׁ֥ר צִוִּיתִ֖ם תִּשְׁמְר֥וּ לַעֲשֽׂוֹת Cüzam yarasında çok korumaya ve yapmaya dikkat et; Levili kâhinlerin size öğreteceği her şeye göre, onlara buyurduğum gibi yapmaya dikkat edeceksiniz. Levililer 13:12 · Tevrat וְאִם־פָּר֨וֹחַ תִּפְרַ֤ח הַצָּרַ֨עַת֙ בָּע֔וֹר וְכִסְּתָ֣ה הַצָּרַ֗עַת אֵ֚ת כָּל־ע֣וֹר הַנֶּ֔גַע מֵרֹאשׁ֖וֹ וְעַד־רַגְלָ֑יו לְכָל־מַרְאֵ֖ה עֵינֵ֥י הַכֹּהֵֽן Ve eğer cüzzam deride iyice yayılırsa ve cüzzam, kâhinin gözlerinin bütün görünüşüne göre, başından ayaklarına kadar yaranın bütün derisini örterse; Levililer 13:13 · Tevrat וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֨ה כִסְּתָ֤ה הַצָּרַ֨עַת֙ אֶת־כָּל־בְּשָׂר֔וֹ וְטִהַ֖ר אֶת־הַנָּ֑גַע כֻּלּ֛וֹ הָפַ֥ךְ לָבָ֖ן טָה֥וֹר הֽוּא Ve kâhin bakacak, ve işte cüzzam onun bütün etini örtmüşse, yarayı temiz sayacaktır; tamamı beyaza dönmüştür, o temizdir. Levililer 14:3 · Tevrat וְיָצָא֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נִרְפָּ֥א נֶֽגַע־הַצָּרַ֖עַת מִן־הַצָּרֽוּעַ Kâhin ordugâhın dışına çıkacak; kâhin bakacak ve işte, cüzzam lekesi cüzzamlıdan şifa bulmuştur. | ||||||
מִצָּרַעְתּֽוֹ | mi-ttsara'to | onun cüzzamından, cüzzam, cilt hastalığı, leke | Zamir | 3 | ||
וְצָרַעַת | ve-tsara'at | ve cilt hastalığı, cilt hastalığı, cüzzam, leke | İsim | 1 | ||
וּלְצָרַעַת | u-letsara'at | ve cüzzam için, cüzzam, cilt hastalığı, leke | İsim | 1 | ||
וְהַצָּרַעַת | ve-ha-tsara'at | ve cilt hastalığı, cilt hastalığı, cüzzam | İsim | 1 | ||
מְצֹרָֽע Lemma | metsora | cüzzamlı, cüzzamlı, deri hastası | Fiil | 6 | ||
צָרוּעַ | tsarua | cüzzamlı, cüzzamlı, deri hastalığına yakalanmış | Fiil | 3 | ||
מְצֹרַעַת | metsora'at | cüzzamlı, cüzzamlı, deri hastalığına yakalanmış | Fiil | 3 | ||
הַמְּצֹרָע | ha-mmetsora | cüzzamlı, cüzzamlı, deri hastalığına yakalanmış, lekeli | Fiil | 2 | ||
וּמְצֹרָע | umetsora | ve cüzzamlı, deri hastası, cüzzamlı | Fiil | 1 | ||
מְצֹרָעִים | metsora'im | cüzzamlılar, cüzzamlı, deri hastası | Fiil | 1 | ||
הַֽמְצֹרָעִים | ha-metsora'im | cüzzamlılar, cilt hastalığına yakalanmak, cüzzamlı olmak | Fiil | 1 | ||
וְהַצָּרוּעַ | ve-hatssarua | ve cilt hastası, cilt hastası, cüzzamlı | Fiil | 1 | ||
מְצוֹרָע | metsora | cüzzamlı, cüzzamlı, deri hastası | Fiil | 1 | ||
הַצָּרֽוּעַ | hatsaru'a | cüzzamlı, cüzzamlı, deri hastalığına yakalanmış | Fiil | 1 | ||
צָרְעָה Lemma | tsar'a | eşekarısı, eşekarısı, dehşet, hastalık | İsim | 5 | ||
מִצָּרְעָה | mitsor'a | Zorah'tan, Zorah, eşekarısı | İsim | 3 | ||
וְצָרְעָה | ve-tsar'a | ve eşekarısı, eşekarısı, Zorah | İsim | 1 | ||
וּבְצָרְעָה | u-ve-tsar'a | ve Tsora'da, Tsora, eşekarısı | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 21)
Levililer 13:2
·
Tevrat
אָדָ֗ם כִּֽי־יִהְיֶ֤ה בְעוֹר־בְּשָׂרוֹ֙ שְׂאֵ֤ת אֽוֹ־סַפַּ֨חַת֙ א֣וֹ בַהֶ֔רֶת וְהָיָ֥ה בְעוֹר־בְּשָׂר֖וֹ לְנֶ֣גַע צָרָ֑עַת וְהוּבָא֙ אֶל־אַהֲרֹ֣ן הַכֹּהֵ֔ן א֛וֹ אֶל־אַחַ֥ד מִבָּנָ֖יו הַכֹּהֲנִֽים
Bir adamın etinin derisinde bir şişlik veya bir döküntü veya parlak bir leke olursa ve etinin derisinde bir cüzzam yarası olursa, kâhin Harun'a veya kâhinler olan oğullarından birine getirilecektir.
Levililer 13:3
·
Tevrat
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֣ן אֶת־הַנֶּ֣גַע בְּעֽוֹר־הַ֠בָּשָׂר וְשֵׂעָ֨ר בַּנֶּ֜גַע הָפַ֣ךְ לָבָ֗ן וּמַרְאֵ֤ה הַנֶּ֨גַע֙ עָמֹק֙ מֵע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת ה֑וּא וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן וְטִמֵּ֥א אֹתֽוֹ
Ve kâhin etin derisindeki yarayı görecektir; ve yaradaki kıl beyaza dönmüşse ve yaranın görünümü etinin derisinden derinse, o bir cüzzam yarasıdır; ve kâhin onu görecektir ve onu kirli ilan edecektir.
Levililer 13:8
·
Tevrat
וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה פָּשְׂתָ֥ה הַמִּסְפַּ֖חַת בָּע֑וֹר וְטִמְּא֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן צָרַ֥עַת הִֽוא
Ve kâhin görecektir; ve işte, döküntü deride yayılmışsa, kâhin onu kirli ilan edecektir, o cüzzamdır.
Levililer 13:9
·
Tevrat
נֶ֣גַע צָרַ֔עַת כִּ֥י תִהְיֶ֖ה בְּאָדָ֑ם וְהוּבָ֖א אֶל־הַכֹּהֵֽן
Bir adamda bir cüzzam yarası olursa, kâhine getirilecektir.
Levililer 13:11
·
Tevrat
צָרַ֨עַת נוֹשֶׁ֤נֶת הִוא֙ בְּע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ וְטִמְּא֖וֹ הַכֹּהֵ֑ן לֹ֣א יַסְגִּרֶ֔נּוּ כִּ֥י טָמֵ֖א הֽוּא
O, etinin derisinde eski bir cüzzamdır ve kâhin onu kirli sayacaktır; onu kapatmayacaktır, çünkü o kirlidir.
Örnek Ayetler (4 / 8)
Yasa'nın Tekrarı 24:8
·
Tevrat
הִשָּׁ֧מֶר בְּנֶֽגַע־הַצָּרַ֛עַת לִשְׁמֹ֥ר מְאֹ֖ד וְלַעֲשׂ֑וֹת כְּכֹל֩ אֲשֶׁר־יוֹר֨וּ אֶתְכֶ֜ם הַכֹּהֲנִ֧ים הַלְוִיִּ֛ם כַּאֲשֶׁ֥ר צִוִּיתִ֖ם תִּשְׁמְר֥וּ לַעֲשֽׂוֹת
Cüzam yarasında çok korumaya ve yapmaya dikkat et; Levili kâhinlerin size öğreteceği her şeye göre, onlara buyurduğum gibi yapmaya dikkat edeceksiniz.
Levililer 13:12
·
Tevrat
וְאִם־פָּר֨וֹחַ תִּפְרַ֤ח הַצָּרַ֨עַת֙ בָּע֔וֹר וְכִסְּתָ֣ה הַצָּרַ֗עַת אֵ֚ת כָּל־ע֣וֹר הַנֶּ֔גַע מֵרֹאשׁ֖וֹ וְעַד־רַגְלָ֑יו לְכָל־מַרְאֵ֖ה עֵינֵ֥י הַכֹּהֵֽן
Ve eğer cüzzam deride iyice yayılırsa ve cüzzam, kâhinin gözlerinin bütün görünüşüne göre, başından ayaklarına kadar yaranın bütün derisini örterse;
Levililer 13:13
·
Tevrat
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֨ה כִסְּתָ֤ה הַצָּרַ֨עַת֙ אֶת־כָּל־בְּשָׂר֔וֹ וְטִהַ֖ר אֶת־הַנָּ֑גַע כֻּלּ֛וֹ הָפַ֥ךְ לָבָ֖ן טָה֥וֹר הֽוּא
Ve kâhin bakacak, ve işte cüzzam onun bütün etini örtmüşse, yarayı temiz sayacaktır; tamamı beyaza dönmüştür, o temizdir.
Levililer 14:3
·
Tevrat
וְיָצָא֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נִרְפָּ֥א נֶֽגַע־הַצָּרַ֖עַת מִן־הַצָּרֽוּעַ
Kâhin ordugâhın dışına çıkacak; kâhin bakacak ve işte, cüzzam lekesi cüzzamlıdan şifa bulmuştur.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 5:3
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־גְּבִרְתָּ֔הּ אַחֲלֵ֣י אֲדֹנִ֔י לִפְנֵ֥י הַנָּבִ֖יא אֲשֶׁ֣ר בְּשֹׁמְר֑וֹן אָ֛ז יֶאֱסֹ֥ף אֹת֖וֹ מִצָּרַעְתּֽוֹ
Hanımına dedi ki: 'Keşke efendim Samiriye'de olan peygamberin önünde olsaydı! O zaman onu cüzamından kurtarırdı.'
2. Krallar 5:6
·
Tevrat
וַיָּבֵ֣א הַסֵּ֔פֶר אֶל־מֶ֥לֶךְ יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר וְעַתָּ֗ה כְּב֨וֹא הַסֵּ֤פֶר הַזֶּה֙ אֵלֶ֔יךָ הִנֵּ֨ה שָׁלַ֤חְתִּי אֵלֶ֨יךָ֙ אֶת־נַעֲמָ֣ן עַבְדִּ֔י וַאֲסַפְתּ֖וֹ מִצָּרַעְתּֽוֹ
İsrail kralına mektubu getirerek dedi ki: 'Ve şimdi, bu mektup sana geldiğinde, işte kulum Naaman'ı sana gönderdim; onu cüzamından kurtaracaksın.'
2. Krallar 5:7
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כִּקְרֹא֩ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־הַסֵּ֜פֶר וַיִּקְרַ֣ע בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ הַאֱלֹהִ֥ים אָ֨נִי֙ לְהָמִ֣ית וּֽלְהַחֲי֔וֹת כִּֽי־זֶה֙ שֹׁלֵ֣חַ אֵלַ֔י לֶאֱסֹ֥ף אִ֖ישׁ מִצָּֽרַעְתּ֑וֹ כִּ֤י אַךְ־דְּעֽוּ־נָא֙ וּרְא֔וּ כִּֽי־מִתְאַנֶּ֥ה ה֖וּא לִֽי
İsrail kralı mektubu okuduğunda giysilerini yırttı ve dedi ki: 'Öldürmek ve yaşatmak için ben Tanrı mıyım ki bu adamı cüzamından kurtarmam için bana gönderiyor? Lütfen sadece bilin ve görün ki o bana karşı fırsat arıyor.'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 5:27
·
Tevrat
וְצָרַ֤עַת נַֽעֲמָן֙ תִּֽדְבַּק־בְּךָ֔ וּֽבְזַרְעֲךָ לְעוֹלָ֑ם וַיֵּצֵ֥א מִלְּפָנָ֖יו מְצֹרָ֥ע כַּשָּֽׁלֶג
'Böylece Naaman'ın cüzamı sana ve soyuna sonsuza dek yapışacak.' Ve onun önünden kar gibi cüzamlı olarak çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 14:55
·
Tevrat
וּלְצָרַ֥עַת הַבֶּ֖גֶד וְלַבָּֽיִת
Ayrıca giysinin ve evin cüzamı için;
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 26:19
·
Tevrat
וַיִּזְעַף֙ עֻזִּיָּ֔הוּ וּבְיָד֥וֹ מִקְטֶ֖רֶת לְהַקְטִ֑יר וּבְזַעְפּ֣וֹ עִם־הַכֹּהֲנִ֗ים וְ֠הַצָּרַעַת זָרְחָ֨ה בְמִצְח֜וֹ לִפְנֵ֤י הַכֹּֽהֲנִים֙ בְּבֵ֣ית יְהוָ֔ה מֵעַ֖ל לְמִזְבַּ֥ח הַקְּטֹֽרֶת
Ve Uzziya öfkelendi ve buhur yakmak için elinde buhurdan vardı; ve o kâhinlere öfkelenirken, Yahve'nin evinde buhur sunağının yanında kâhinlerin önünde alnında cüzzam çıktı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 5:1
·
Tevrat
וְ֠נַעֲמָן שַׂר־צְבָ֨א מֶֽלֶךְ־אֲרָ֜ם הָיָ֣ה אִישׁ֩ גָּד֨וֹל לִפְנֵ֤י אֲדֹנָיו֙ וּנְשֻׂ֣א פָנִ֔ים כִּֽי־ב֛וֹ נָֽתַן־יְהוָ֥ה תְּשׁוּעָ֖ה לַאֲרָ֑ם וְהָאִ֗ישׁ הָיָ֛ה גִּבּ֥וֹר חַ֖יִל מְצֹרָֽע
Aram kralının ordu komutanı Naaman, efendisinin önünde büyük ve saygın bir adamdı; çünkü Yahve onun aracılığıyla Aram'a kurtuluş vermişti. Adam yiğit bir savaşçıydı, ama cüzamlıydı.
2. Krallar 5:27
·
Tevrat
וְצָרַ֤עַת נַֽעֲמָן֙ תִּֽדְבַּק־בְּךָ֔ וּֽבְזַרְעֲךָ לְעוֹלָ֑ם וַיֵּצֵ֥א מִלְּפָנָ֖יו מְצֹרָ֥ע כַּשָּֽׁלֶג
'Böylece Naaman'ın cüzamı sana ve soyuna sonsuza dek yapışacak.' Ve onun önünden kar gibi cüzamlı olarak çıktı.
2. Krallar 15:5
·
Tevrat
וַיְנַגַּ֨ע יְהוָ֜ה אֶת־הַמֶּ֗לֶךְ וַיְהִ֤י מְצֹרָע֙ עַד־י֣וֹם מֹת֔וֹ וַיֵּ֖שֶׁב בְּבֵ֣ית הַחָפְשִׁ֑ית וְיוֹתָ֤ם בֶּן־הַמֶּ֨לֶךְ֙ עַל־הַבַּ֔יִת שֹׁפֵ֖ט אֶת־עַ֥ם הָאָֽרֶץ
Yahve kralı vurdu ve ölümünün gününe kadar cüzamlı oldu; ayrı bir evde oturdu. Kralın oğlu Yotam evin üzerindeydi, yerin halkını yargılıyordu.
2. Tarihler 26:20
·
Tevrat
וַיִּ֣פֶן אֵלָ֡יו עֲזַרְיָהוּ֩ כֹהֵ֨ן הָרֹ֜אשׁ וְכָל־הַכֹּהֲנִ֗ים וְהִנֵּה־ה֤וּא מְצֹרָע֙ בְּמִצְח֔וֹ וַיַּבְהִל֖וּהוּ מִשָּׁ֑ם וְגַם־הוּא֙ נִדְחַ֣ף לָצֵ֔את כִּ֥י נִגְּע֖וֹ יְהוָֽה
Ve baş kâhin Azarya ve bütün kâhinler ona döndü ve işte o alnında cüzzamlıydı; ve onu oradan aceleyle çıkardılar ve o da çıkmak için acele etti, çünkü Yahve ona vurdu.
2. Tarihler 26:21
·
Tevrat
וַיְהִי֩ עֻזִּיָּ֨הוּ הַמֶּ֜לֶךְ מְצֹרָ֣ע עַד־י֣וֹם מוֹת֗וֹ וַיֵּ֜שֶׁב בֵּ֤ית הַֽחָפְשִׁית֙ מְצֹרָ֔ע כִּ֥י נִגְזַ֖ר מִבֵּ֣ית יְהוָ֑ה וְיוֹתָ֤ם בְּנוֹ֙ עַל־בֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ שׁוֹפֵ֖ט אֶת־עַ֥ם הָאָֽרֶץ
Ve kral Uzziya ölüm gününe kadar cüzzamlı oldu ve cüzzamlı olarak ayrılmış evde oturdu, çünkü Yahve'nin evinden kesildi; ve oğlu Yotam yerin halkını yargılayarak kralın evi üzerindeydi.
Örnek Ayetler (3)
Levililer 13:44
·
Tevrat
אִישׁ־צָר֥וּעַ ה֖וּא טָמֵ֣א ה֑וּא טַמֵּ֧א יְטַמְּאֶ֛נּוּ הַכֹּהֵ֖ן בְּרֹאשׁ֥וֹ נִגְעֽוֹ
O cüzzamlı bir adamdır, o kirlidir; kâhin onu kesinlikle kirli sayacaktır, onun yarası başındadır.
Levililer 22:4
·
Tevrat
אִ֣ישׁ אִ֞ישׁ מִזֶּ֣רַע אַהֲרֹ֗ן וְה֤וּא צָר֨וּעַ֙ א֣וֹ זָ֔ב בַּקֳּדָשִׁים֙ לֹ֣א יֹאכַ֔ל עַ֖ד אֲשֶׁ֣ר יִטְהָ֑ר וְהַנֹּגֵ֨עַ֙ בְּכָל־טְמֵא־נֶ֔פֶשׁ א֣וֹ אִ֔ישׁ אֲשֶׁר־תֵּצֵ֥א מִמֶּ֖נּוּ שִׁכְבַת־זָֽרַע
Harun soyundan herhangi bir adam ve o cüzamlı veya akıntılı ise, temizlenene kadar kutsallardan yemeyecek; ve herhangi bir kirli cana dokunan veya kendisinden tohum yatması çıkacak adam,
Çölde Sayım 5:2
·
Tevrat
צַ֚ו אֶת־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וִֽישַׁלְּחוּ֙ מִן־הַֽמַּחֲנֶ֔ה כָּל־צָר֖וּעַ וְכָל־זָ֑ב וְכֹ֖ל טָמֵ֥א לָנָֽפֶשׁ
İsrail oğullarına buyur, her cüzamlıyı, her akıntısı olanı ve can için kirli olan herkesi ordugahtan göndersinler.
Örnek Ayetler (2)
Çölde Sayım 12:10
·
Tevrat
וְהֶעָנָ֗ן סָ֚ר מֵעַ֣ל הָאֹ֔הֶל וְהִנֵּ֥ה מִרְיָ֖ם מְצֹרַ֣עַת כַּשָּׁ֑לֶג וַיִּ֧פֶן אַהֲרֹ֛ן אֶל־מִרְיָ֖ם וְהִנֵּ֥ה מְצֹרָֽעַת
Bulut çadırın üzerinden çekildi ve işte Meryem kar gibi cüzamlıydı. Harun Meryem'e döndü ve işte o cüzamlıydı.
Mısır'dan Çıkış 4:6
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ יְהוָ֨ה ל֜וֹ ע֗וֹד הָֽבֵא־נָ֤א יָֽדְךָ֙ בְּחֵיקֶ֔ךָ וַיָּבֵ֥א יָד֖וֹ בְּחֵיק֑וֹ וַיּ֣וֹצִאָ֔הּ וְהִנֵּ֥ה יָד֖וֹ מְצֹרַ֥עַת כַּשָּֽׁלֶג
Yahve ona yine dedi: 'Lütfen elini koynuna koy.' Ve elini koynuna koydu; onu çıkardı ve işte eli kar gibi cüzzamlıydı.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 5:11
·
Tevrat
וַיִּקְצֹ֥ף נַעֲמָ֖ן וַיֵּלַ֑ךְ וַיֹּאמֶר֩ הִנֵּ֨ה אָמַ֜רְתִּי אֵלַ֣י יֵצֵ֣א יָצ֗וֹא וְעָמַד֙ וְקָרָא֙ בְּשֵׁם־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֔יו וְהֵנִ֥יף יָד֛וֹ אֶל־הַמָּק֖וֹם וְאָסַ֥ף הַמְּצֹרָֽע
Ama Naaman öfkelendi ve gidip dedi ki: 'İşte dedim ki: Kesinlikle bana çıkar, durur ve Tanrısı Yahve'nin adıyla çağırır, elini yere doğru sallar ve cüzamlıyı kurtarır.'
Levililer 14:2
·
Tevrat
זֹ֤את תִּֽהְיֶה֙ תּוֹרַ֣ת הַמְּצֹרָ֔ע בְּי֖וֹם טָהֳרָת֑וֹ וְהוּבָ֖א אֶל־הַכֹּהֵֽן
Temizlenme gününde cüzzamlının yasası bu olacaktır: Kâhine getirilecektir.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 3:29
·
Tevrat
יָחֻ֨לוּ֙ עַל־רֹ֣אשׁ יוֹאָ֔ב וְאֶ֖ל כָּל־בֵּ֣ית אָבִ֑יו וְֽאַל־יִכָּרֵ֣ת מִבֵּ֣ית יוֹאָ֡ב זָ֠ב וּמְצֹרָ֞ע וּמַחֲזִ֥יק בַּפֶּ֛לֶךְ וְנֹפֵ֥ל בַּחֶ֖רֶב וַחֲסַר־לָֽחֶם
Yoav'ın başına ve babasının bütün evinin üzerine dönsün; Yoav'ın evinden akıntılı, cüzamlı, iğ tutan, kılıçla düşen ve ekmek eksiği olan kesilmesin.'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 7:3
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָ֧ה אֲנָשִׁ֛ים הָי֥וּ מְצֹרָעִ֖ים פֶּ֣תַח הַשָּׁ֑עַר וַיֹּֽאמְרוּ֙ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֔הוּ מָ֗ה אֲנַ֛חְנוּ יֹשְׁבִ֥ים פֹּ֖ה עַד־מָֽתְנוּ
Kapının girişinde dört cüzzamlı adam vardı. Birbirlerine dediler: 'Neden ölene kadar burada oturuyoruz?'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 7:8
·
Tevrat
וַיָּבֹאוּ֩ הַֽמְצֹרָעִ֨ים הָאֵ֜לֶּה עַד־קְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה וַיָּבֹ֜אוּ אֶל־אֹ֤הֶל אֶחָד֙ וַיֹּאכְל֣וּ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַיִּשְׂא֣וּ מִשָּׁ֗ם כֶּ֤סֶף וְזָהָב֙ וּבְגָדִ֔ים וַיֵּלְכ֖וּ וַיַּטְמִ֑נוּ וַיָּשֻׁ֗בוּ וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־אֹ֣הֶל אַחֵ֔ר וַיִּשְׂא֣וּ מִשָּׁ֔ם וַיֵּלְכ֖וּ וַיַּטְמִֽנוּ
Bu cüzzamlılar ordugahın ucuna kadar geldiler; bir çadıra girdiler, yediler ve içtiler. Oradan gümüş, altın ve giysiler taşıdılar; gittiler ve sakladılar. Döndüler ve başka bir çadıra girdiler; oradan da taşıdılar, gittiler ve sakladılar.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 13:45
·
Tevrat
וְהַצָּר֜וּעַ אֲשֶׁר־בּ֣וֹ הַנֶּ֗גַע בְּגָדָ֞יו יִהְי֤וּ פְרֻמִים֙ וְרֹאשׁוֹ֙ יִהְיֶ֣ה פָר֔וּעַ וְעַל־שָׂפָ֖ם יַעְטֶ֑ה וְטָמֵ֥א טָמֵ֖א יִקְרָֽא
Ve onda yara olan cüzzamlının giysileri yırtık olacak ve başı açık olacak ve bıyığı üzerine örtecek ve 'Kirli, kirli' diye bağıracaktır.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 26:23
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֨ב עֻזִּיָּ֜הוּ עִם־אֲבֹתָ֗יו וַיִּקְבְּר֨וּ אֹת֤וֹ עִם־אֲבֹתָיו֙ בִּשְׂדֵ֤ה הַקְּבוּרָה֙ אֲשֶׁ֣ר לַמְּלָכִ֔ים כִּ֥י אָמְר֖וּ מְצוֹרָ֣ע ה֑וּא וַיִּמְלֹ֛ךְ יוֹתָ֥ם בְּנ֖וֹ תַּחְתָּֽיו
Ve Uzziya atalarıyla uyudu ve onu kralların olan mezar tarlasında atalarıyla gömdüler, çünkü 'O cüzzamlıdır' dediler; ve oğlu Yotam onun yerine kral oldu.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 14:3
·
Tevrat
וְיָצָא֙ הַכֹּהֵ֔ן אֶל־מִח֖וּץ לַֽמַּחֲנֶ֑ה וְרָאָה֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נִרְפָּ֥א נֶֽגַע־הַצָּרַ֖עַת מִן־הַצָּרֽוּעַ
Kâhin ordugâhın dışına çıkacak; kâhin bakacak ve işte, cüzzam lekesi cüzzamlıdan şifa bulmuştur.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 13:25
·
Tevrat
וַתָּ֨חֶל֙ ר֣וּחַ יְהוָ֔ה לְפַעֲמ֖וֹ בְּמַחֲנֵה־דָ֑ן בֵּ֥ין צָרְעָ֖ה וּבֵ֥ין אֶשְׁתָּאֹֽל
Sonra Yahve'nin Ruhu Sora ve Eştaol arasında Dan ordugahında onu harekete geçirmeye başladı.
Hakimler 16:31
·
Tevrat
וַיֵּרְד֨וּ אֶחָ֜יו וְכָל־בֵּ֣ית אָבִיהוּ֮ וַיִּשְׂא֣וּ אֹתוֹ֒ וַֽיַּעֲל֣וּ וַיִּקְבְּר֣וּ אוֹת֗וֹ בֵּ֤ין צָרְעָה֙ וּבֵ֣ין אֶשְׁתָּאֹ֔ל בְּקֶ֖בֶר מָנ֣וֹחַ אָבִ֑יו וְה֛וּא שָׁפַ֥ט אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָֽה
Kardeşleri ve babasının bütün evi indiler, onu taşıdılar ve çıktılar; onu Tsor'a ile Eştaol arasında babası Manoah'ın mezarına gömdüler. Ve o İsrail'i yirmi yıl yargıladı.
Hakimler 18:8
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־אֲחֵיהֶ֔ם צָרְעָ֖ה וְאֶשְׁתָּאֹ֑ל וַיֹּאמְר֥וּ לָהֶ֛ם אֲחֵיהֶ֖ם מָ֥ה אַתֶּֽם
Kardeşlerinin yanına, Tsor'a'ya ve Eştaol'a geldiler. Ve kardeşleri onlara dediler: 'Siz ne diyorsunuz?'
Yeşu 19:41
·
Tevrat
וַיְהִ֖י גְּב֣וּל נַחֲלָתָ֑ם צָרְעָ֥ה וְאֶשְׁתָּא֖וֹל וְעִ֥יר שָֽׁמֶשׁ
Miraslarının sınırı Tsor'a, Eştaol ve İr-Şemeş'ti;
2. Tarihler 11:10
·
Tevrat
וְאֶת־צָרְעָה֙ וְאֶת־אַיָּל֔וֹן וְאֶת־חֶבְר֔וֹן אֲשֶׁ֥ר בִּיהוּדָ֖ה וּבְבִנְיָמִ֑ן עָרֵ֖י מְצֻרֽוֹת
Ve Yahuda ve Bünyamin'de olan kuşatma şehirleri Tsor'a'yı, Ayalon'u ve Hevron'u.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 13:2
·
Tevrat
וַיְהִי֩ אִ֨ישׁ אֶחָ֧ד מִצָּרְעָ֛ה מִמִּשְׁפַּ֥חַת הַדָּנִ֖י וּשְׁמ֣וֹ מָנ֑וֹחַ וְאִשְׁתּ֥וֹ עֲקָרָ֖ה וְלֹ֥א יָלָֽדָה
Ve Tsorah'tan, Danlı ailesinden bir adam vardı ve adı Manoah'tı ve karısı kısırdı ve doğurmamıştı.
Hakimler 18:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֣וּ בְנֵי־דָ֣ן מִֽמִּשְׁפַּחְתָּ֡ם חֲמִשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֣ים מִקְצוֹתָם֩ אֲנָשִׁ֨ים בְּנֵי־חַ֜יִל מִצָּרְעָ֣ה וּמֵֽאֶשְׁתָּאֹ֗ל לְרַגֵּ֤ל אֶת־הָאָ֨רֶץ֙ וּלְחָקְרָ֔הּ וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם לְכ֖וּ חִקְר֣וּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֤אוּ הַר־אֶפְרַ֨יִם֙ עַד־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיָּלִ֖ינוּ שָֽׁם
Dan oğulları ailelerinden, uçlarından beş adamı, yiğit adamları, yeri gözetlemek ve onu araştırmak için Tsor'a'dan ve Eştaol'dan gönderdiler. Ve onlara dediler: 'Gidin, yeri araştırın.' Ve Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldiler ve orada gecelediler.
Hakimler 18:11
·
Tevrat
וַיִּסְע֤וּ מִשָּׁם֙ מִמִּשְׁפַּ֣חַת הַדָּנִ֔י מִצָּרְעָ֖ה וּמֵאֶשְׁתָּאֹ֑ל שֵֽׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֔ישׁ חָג֖וּר כְּלֵ֥י מִלְחָמָֽה
Oradan, Danlı ailesinden, Tsor'a'dan ve Eştaol'dan savaş aletleri kuşanmış altı yüz adam göç etti.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 15:33
·
Tevrat
בַּשְּׁפֵלָ֑ה אֶשְׁתָּא֥וֹל וְצָרְעָ֖ה וְאַשְׁנָֽה
Şefela'da: Eştaol ve Sora ve Aşna.