15
Kullanım
5
Lemma
5
Türev
17
Anlam
5 lemma, 5 türev form
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 13:8
·
Tevrat
וְֽנִבְהָ֓לוּ צִירִ֤ים וַֽחֲבָלִים֙ יֹֽאחֵז֔וּן כַּיּוֹלֵדָ֖ה יְחִיל֑וּן אִ֤ישׁ אֶל־רֵעֵ֨הוּ֙ יִתְמָ֔הוּ פְּנֵ֥י לְהָבִ֖ים פְּנֵיהֶֽם
Ve dehşete düşecekler; onları sancılar ve ağrılar yakalayacak, doğuran kadın gibi kıvranacaklar; adam arkadaşına şaşarak bakacak, yüzleri alevlerin yüzleridir.
Yeşaya 18:2
·
Tevrat
הַשֹּׁלֵ֨חַ בַּיָּ֜ם צִירִ֗ים וּבִכְלֵי־גֹמֶא֮ עַל־פְּנֵי־מַיִם֒ לְכ֣וּ מַלְאָכִ֣ים קַלִּ֗ים אֶל־גּוֹי֙ מְמֻשָּׁ֣ךְ וּמוֹרָ֔ט אֶל־עַ֥ם נוֹרָ֖א מִן־ה֣וּא וָהָ֑לְאָה גּ֚וֹי קַו־קָ֣ו וּמְבוּסָ֔ה אֲשֶׁר־בָּזְא֥וּ נְהָרִ֖ים אַרְצֽוֹ
Denizde elçiler ve suların yüzü üzerinde papirüs tekneleri gönderen! Gidin hızlı elçiler, uzun boylu ve pürüzsüz ulusa, ondan ve öteye korkunç halka, nehirlerin yerini böldüğü güçlü ve çiğneyen ulusa.
Yeşaya 21:3
·
Tevrat
עַל־כֵּ֗ן מָלְא֤וּ מָתְנַי֙ חַלְחָלָ֔ה צִירִ֣ים אֲחָז֔וּנִי כְּצִירֵ֖י יֽוֹלֵדָ֑ה נַעֲוֵ֣יתִי מִשְּׁמֹ֔עַ נִבְהַ֖לְתִּי מֵרְאֽוֹת
Bu yüzden bellerim kıvranmayla doldu; doğuran kadının sancıları gibi sancılar beni yakaladı. İşitmekten büküldüm, görmekten dehşete düştüm.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 10:16
·
Tevrat
וְהִנֵּ֗ה כִּדְמוּת֙ בְּנֵ֣י אָדָ֔ם נֹגֵ֖עַ עַל־שְׂפָתָ֑י וָאֶפְתַּח־פִּ֗י וָאֲדַבְּרָה֙ וָאֹֽמְרָה֙ אֶל־הָעֹמֵ֣ד לְנֶגְדִּ֔י אֲדֹנִ֗י בַּמַּרְאָה֙ נֶהֶפְכ֤וּ צִירַי֙ עָלַ֔י וְלֹ֥א עָצַ֖רְתִּי כֹּֽחַ
Ve işte insan oğullarına benzeyen biri dudaklarıma dokundu; ve ağzımı açtım ve konuştum ve karşımda durana dedim: 'Efendim, görümde ağrılarım üzerime döndü ve güç tutmadım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 21:3
·
Tevrat
עַל־כֵּ֗ן מָלְא֤וּ מָתְנַי֙ חַלְחָלָ֔ה צִירִ֣ים אֲחָז֔וּנִי כְּצִירֵ֖י יֽוֹלֵדָ֑ה נַעֲוֵ֣יתִי מִשְּׁמֹ֔עַ נִבְהַ֖לְתִּי מֵרְאֽוֹת
Bu yüzden bellerim kıvranmayla doldu; doğuran kadının sancıları gibi sancılar beni yakaladı. İşitmekten büküldüm, görmekten dehşete düştüm.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 4:19
·
Tevrat
וְכַלָּת֣וֹ אֵֽשֶׁת־פִּינְחָס֮ הָרָ֣ה לָלַת֒ וַתִּשְׁמַ֣ע אֶת־הַשְּׁמֻעָ֔ה אֶל־הִלָּקַח֙ אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וּמֵ֥ת חָמִ֖יהָ וְאִישָׁ֑הּ וַתִּכְרַ֣ע וַתֵּ֔לֶד כִּֽי־נֶהֶפְכ֥וּ עָלֶ֖יהָ צִרֶֽיהָ
Gelini, Finehas'ın karısı hamileydi, doğurmak üzereydi. Tanrı'nın sandığının alındığı, kayınbabasının ve kocasının öldüğü haberini duyunca çöktü ve doğurdu; çünkü doğum sancıları üzerine dönmüştü.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 49:14
·
Tevrat
שְׁמוּעָ֤ה שָׁמַ֨עְתִּי֙ מֵאֵ֣ת יְהוָ֔ה וְצִ֖יר בַּגּוֹיִ֣ם שָׁל֑וּחַ הִֽתְקַבְּצוּ֙ וּבֹ֣אוּ עָלֶ֔יהָ וְק֖וּמוּ לַמִּלְחָמָֽה
Yahve'nin yanından bir haber işittim ve uluslar arasına bir elçi gönderildi: Toplanın ve onun üzerine gelin ve savaşa kalkın.
Ovadya 1:1
·
Tevrat
חֲז֖וֹן עֹֽבַדְיָ֑ה כֹּֽה־אָמַר֩ אֲדֹנָ֨י יְהוִ֜ה לֶאֱד֗וֹם שְׁמוּעָ֨ה שָׁמַ֜עְנוּ מֵאֵ֤ת יְהוָה֙ וְצִיר֙ בַּגּוֹיִ֣ם שֻׁלָּ֔ח ק֛וּמוּ וְנָק֥וּמָה עָלֶיהָ לַמִּלְחָמָֽה
Ovadya'nın görümü. Efendi Yahve Edom'a şöyle dedi: Yahve'den bir haber duyduk ve uluslar arasına bir elçi gönderildi: 'Kalkın ve savaş için ona karşı kalkalım.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:17
·
Tevrat
מַלְאָ֣ךְ רָ֭שָׁע יִפֹּ֣ל בְּרָ֑ע וְצִ֖יר אֱמוּנִ֣ים מַרְפֵּֽא
Kötü elçi kötülüğe düşer, ve sadık haberci şifadır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 57:9
·
Tevrat
וַתָּשֻׁ֤רִי לַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּשֶּׁ֔מֶן וַתַּרְבִּ֖י רִקֻּחָ֑יִךְ וַתְּשַׁלְּחִ֤י צִרַ֨יִךְ֙ עַד־מֵ֣רָחֹ֔ק וַתַּשְׁפִּ֖ילִי עַד־שְׁאֽוֹל
Ve yağla krala gittin ve kokularını çoğalttın; ve elçilerini uzağa kadar gönderdin ve ölüler diyarına kadar alçaldın.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:13
·
Tevrat
כְּצִנַּת־שֶׁ֨לֶג בְּי֬וֹם קָצִ֗יר צִ֣יר נֶ֭אֱמָן לְשֹׁלְחָ֑יו וְנֶ֖פֶשׁ אֲדֹנָ֣יו יָשִֽׁיב
Hasat günündeki kar serinliği gibidir, gönderenlerine sadık elçi; ve efendilerinin canını ferahlatır.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:14
·
Tevrat
הַ֭דֶּלֶת תִּסּ֣וֹב עַל־צִירָ֑הּ וְ֝עָצֵ֗ל עַל־מִטָּתֽוֹ
Kapı menteşesi üzerinde döner, ve tembel de yatağında.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 45:16
·
Tevrat
בּ֥וֹשׁוּ וְגַֽם־נִכְלְמ֖וּ כֻּלָּ֑ם יַחְדָּו֙ הָלְכ֣וּ בַכְּלִמָּ֔ה חָרָשֵׁ֖י צִירִֽים
Hepsi utandılar ve ayrıca rezil oldular; put ustaları birlikte rezillik içinde gittiler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 9:4
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֤וּ גַם־הֵ֨מָּה֙ בְּעָרְמָ֔ה וַיֵּלְכ֖וּ וַיִּצְטַיָּ֑רוּ וַיִּקְח֞וּ שַׂקִּ֤ים בָּלִים֙ לַחֲמ֣וֹרֵיהֶ֔ם וְנֹאד֥וֹת יַ֨יִן֙ בָּלִ֔ים וּמְבֻקָּעִ֖ים וּמְצֹרָרִֽים
Onlar da kurnazlıkla hareket ettiler; gittiler ve elçi gibi davrandılar, eşekleri için eski çuvallar ve eski, yırtık ve yamanmış şarap tulumları aldılar.