30
Kullanım
4
Lemma
9
Türev
15
Anlam
4 lemma, 9 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
צַיִד Lemma | tsayid | av, av, av eti, yiyecek | İsim | 10 | ||
Örnek Ayetler (4 / 10) Nehemya 13:15 · Tevrat בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֡מָּה רָאִ֣יתִי בִֽיהוּדָ֣ה דֹּֽרְכִֽים־גִּתּ֣וֹת בַּשַּׁבָּ֡ת וּמְבִיאִ֣ים הָעֲרֵמ֣וֹת וְֽעֹמְסִ֪ים עַל־הַחֲמֹרִ֟ים וְאַף־יַ֜יִן עֲנָבִ֤ים וּתְאֵנִים֙ וְכָל־מַשָּׂ֔א וּמְבִיאִ֥ים יְרוּשָׁלִַ֖ם בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וָאָעִ֕יד בְּי֖וֹם מִכְרָ֥ם צָֽיִד O günlerde Yahuda'da Şabat gününde şarap cenderelerini çiğneyenleri ve demetleri getirenleri ve eşeklerin üzerine yükleyenleri ve ayrıca şarap, üzümler ve incirler ve her yükü Şabat gününde Yeruşalim'e getirenleri gördüm; ve yiyecek sattıkları günde uyardım. Yaratılış 10:9 · Tevrat הֽוּא־הָיָ֥ה גִבֹּֽר־צַ֖יִד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר כְּנִמְרֹ֛ד גִּבּ֥וֹר צַ֖יִד לִפְנֵ֥י יְהוָֽה O, Yahve'nin önünde yiğit bir avcıydı; bu yüzden denilir: "Yahve'nin önünde yiğit avcı Nimrod gibi." Yaratılış 25:27 · Tevrat וַֽיִּגְדְּלוּ֙ הַנְּעָרִ֔ים וַיְהִ֣י עֵשָׂ֗ו אִ֛ישׁ יֹדֵ֥עַ צַ֖יִד אִ֣ישׁ שָׂדֶ֑ה וְיַעֲקֹב֙ אִ֣ישׁ תָּ֔ם יֹשֵׁ֖ב אֹהָלִֽים Gençler büyüdü; Esav avı bilen bir adam, kır adamı oldu; Yakup ise çadırlarda oturan kusursuz bir adamdı. Yaratılış 25:28 · Tevrat וַיֶּאֱהַ֥ב יִצְחָ֛ק אֶת־עֵשָׂ֖ו כִּי־צַ֣יִד בְּפִ֑יו וְרִבְקָ֖ה אֹהֶ֥בֶת אֶֽת־יַעֲקֹֽב Ve İshak Esav'ı sevdi, çünkü av ağzındaydı; ama Rebeka Yakup'u seviyordu. | ||||||
מִצֵּיד | mitsseyd | -den av, av, yiyecek, erzak | İsim | 2 | ||
מִצֵּידִי | mitseydi | avımdan, av, yiyecek, erzak | Zamir | 1 | ||
מִצֵּידֽוֹ | mi-tseydo | onun avından, av, yiyecek, erzak | Zamir | 1 | ||
צֵדָה Lemma | tseda | erzak, av eti, azık, erzak | İsim | 5 | ||
צֵידָה | tseda | av eti, av eti, erzak, yiyecek | İsim | 3 | ||
וְצֵידָה | ve-tseydah | ve av eti, av eti, erzak, yiyecek | İsim | 1 | ||
צָֽיִד | tsayid | av, av, av eti, erzak | İsim | 1 | ||
צֵידָם | tseydam | avları, av, av eti, yiyecek | Zamir | 1 | ||
צֵידוֹ Lemma | tseydo | onun avı, av, erzak | Zamir | 2 | ||
צֵידָה | tseyda | av, av, erzak, yiyecek | Zamir | 1 | ||
מִצֵּידָם | mi-ttseydam | avlarından, av, erzak, yiyecek | Zamir | 1 | ||
צַיָּדִים Lemma | tsayyadim | avcılar, avcı, tuzak kuran | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 10)
Nehemya 13:15
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֡מָּה רָאִ֣יתִי בִֽיהוּדָ֣ה דֹּֽרְכִֽים־גִּתּ֣וֹת בַּשַּׁבָּ֡ת וּמְבִיאִ֣ים הָעֲרֵמ֣וֹת וְֽעֹמְסִ֪ים עַל־הַחֲמֹרִ֟ים וְאַף־יַ֜יִן עֲנָבִ֤ים וּתְאֵנִים֙ וְכָל־מַשָּׂ֔א וּמְבִיאִ֥ים יְרוּשָׁלִַ֖ם בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וָאָעִ֕יד בְּי֖וֹם מִכְרָ֥ם צָֽיִד
O günlerde Yahuda'da Şabat gününde şarap cenderelerini çiğneyenleri ve demetleri getirenleri ve eşeklerin üzerine yükleyenleri ve ayrıca şarap, üzümler ve incirler ve her yükü Şabat gününde Yeruşalim'e getirenleri gördüm; ve yiyecek sattıkları günde uyardım.
Yaratılış 10:9
·
Tevrat
הֽוּא־הָיָ֥ה גִבֹּֽר־צַ֖יִד לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־כֵּן֙ יֵֽאָמַ֔ר כְּנִמְרֹ֛ד גִּבּ֥וֹר צַ֖יִד לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
O, Yahve'nin önünde yiğit bir avcıydı; bu yüzden denilir: "Yahve'nin önünde yiğit avcı Nimrod gibi."
Yaratılış 25:27
·
Tevrat
וַֽיִּגְדְּלוּ֙ הַנְּעָרִ֔ים וַיְהִ֣י עֵשָׂ֗ו אִ֛ישׁ יֹדֵ֥עַ צַ֖יִד אִ֣ישׁ שָׂדֶ֑ה וְיַעֲקֹב֙ אִ֣ישׁ תָּ֔ם יֹשֵׁ֖ב אֹהָלִֽים
Gençler büyüdü; Esav avı bilen bir adam, kır adamı oldu; Yakup ise çadırlarda oturan kusursuz bir adamdı.
Yaratılış 25:28
·
Tevrat
וַיֶּאֱהַ֥ב יִצְחָ֛ק אֶת־עֵשָׂ֖ו כִּי־צַ֣יִד בְּפִ֑יו וְרִבְקָ֖ה אֹהֶ֥בֶת אֶֽת־יַעֲקֹֽב
Ve İshak Esav'ı sevdi, çünkü av ağzındaydı; ama Rebeka Yakup'u seviyordu.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 27:25
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר הַגִּ֤שָׁה לִּי֙ וְאֹֽכְלָה֙ מִצֵּ֣יד בְּנִ֔י לְמַ֥עַן תְּבָֽרֶכְךָ֖ נַפְשִׁ֑י וַיַּגֶּשׁ־לוֹ֙ וַיֹּאכַ֔ל וַיָּ֧בֵא ל֦וֹ יַ֖יִן וַיֵּֽשְׁתְּ
Dedi ki: 'Bana yaklaştır da oğlumun avından yiyeyim; öyle ki canım seni bereketlesin.' Ona yaklaştırdı ve yedi; ona şarap getirdi ve içti.
Yaratılış 27:31
·
Tevrat
וַיַּ֤עַשׂ גַּם־הוּא֙ מַטְעַמִּ֔ים וַיָּבֵ֖א לְאָבִ֑יו וַיֹּ֣אמֶר לְאָבִ֗יו יָקֻ֤ם אָבִי֙ וְיֹאכַל֙ מִצֵּ֣יד בְּנ֔וֹ בַּעֲב֖וּר תְּבָרֲכַ֥נִּי נַפְשֶֽׁךָ
O da lezzetli yiyecekler yaptı ve babasına getirdi; babasına dedi: 'Babam kalksın ve oğlunun avından yesin; öyle ki canın beni bereketlesin.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:19
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יַעֲקֹ֜ב אֶל־אָבִ֗יו אָנֹכִי֙ עֵשָׂ֣ו בְּכֹרֶ֔ךָ עָשִׂ֕יתִי כַּאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֵלָ֑י קֽוּם־נָ֣א שְׁבָ֗ה וְאָכְלָה֙ מִצֵּידִ֔י בַּעֲב֖וּר תְּבָרֲכַ֥נִּי נַפְשֶֽׁךָ
Yakup babasına dedi: 'Ben ilk doğanın Esav'ım; bana söylediğin gibi yaptım. Lütfen kalk, otur ve avımdan ye; öyle ki canın beni bereketlesin.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:30
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֨ר כִּלָּ֣ה יִצְחָק֮ לְבָרֵ֣ךְ אֶֽת־יַעֲקֹב֒ וַיְהִ֗י אַ֣ךְ יָצֹ֤א יָצָא֙ יַעֲקֹ֔ב מֵאֵ֥ת פְּנֵ֖י יִצְחָ֣ק אָבִ֑יו וְעֵשָׂ֣ו אָחִ֔יו בָּ֖א מִצֵּידֽוֹ
İshak Yakup'u bereketlemeyi bitirdiğinde, Yakup babası İshak'ın yüzünün önünden henüz çıkmıştı ki, kardeşi Esav avından geldi.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 7:8
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶת־צֵדָה֩ הָעָ֨ם בְּיָדָ֜ם וְאֵ֣ת שׁוֹפְרֹֽתֵיהֶ֗ם וְאֵ֨ת כָּל־אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ שִׁלַּח֙ אִ֣ישׁ לְאֹֽהָלָ֔יו וּבִשְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ הֶֽחֱזִ֑יק וּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן הָ֥יָה ל֖וֹ מִתַּ֥חַת בָּעֵֽמֶק
Böylece halkın erzağını ve borularını ellerine aldılar; ve İsrail'in bütün adamlarını, her adamı kendi çadırlarına gönderdi ve üç yüz adamı tuttu. Midyan ordusu ise vadide onun altındaydı.
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
Yaratılış 42:25
·
Tevrat
וַיְצַ֣ו יוֹסֵ֗ף וַיְמַלְא֣וּ אֶת־כְּלֵיהֶם֮ בָּר֒ וּלְהָשִׁ֤יב כַּסְפֵּיהֶם֙ אִ֣ישׁ אֶל־שַׂקּ֔וֹ וְלָתֵ֥ת לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּ֑רֶךְ וַיַּ֥עַשׂ לָהֶ֖ם כֵּֽן
Yusuf buyurdu ve kaplarını tahılla doldurdular, her adamın parasını çuvalına geri koydular ve onlara yol için yolluk verdiler. Ve onlara böyle yaptı.
Yaratılış 45:21
·
Tevrat
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּתֵּ֨ן לָהֶ֥ם יוֹסֵ֛ף עֲגָל֖וֹת עַל־פִּ֣י פַרְעֹ֑ה וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֛ם צֵדָ֖ה לַדָּֽרֶךְ
Ve İsrail'in oğulları böyle yaptılar; ve Yusuf Firavun'un buyruğuna göre onlara arabalar verdi ve onlara yol için azık verdi.
Mısır'dan Çıkış 12:39
·
Tevrat
וַיֹּאפ֨וּ אֶת־הַבָּצֵ֜ק אֲשֶׁ֨ר הוֹצִ֧יאוּ מִמִּצְרַ֛יִם עֻגֹ֥ת מַצּ֖וֹת כִּ֣י לֹ֣א חָמֵ֑ץ כִּֽי־גֹרְשׁ֣וּ מִמִּצְרַ֗יִם וְלֹ֤א יָֽכְלוּ֙ לְהִתְמַהְמֵ֔הַּ וְגַם־צֵדָ֖ה לֹא־עָשׂ֥וּ לָהֶֽם
Ve Mısır'dan çıkardıkları hamuru mayasız pideler pişirdiler, çünkü mayalanmamıştı; çünkü Mısır'dan kovuldular ve oyalanmaya güçleri yetmedi ve ayrıca kendilerine azık yapmadılar.
Örnek Ayetler (3)
Yeşu 1:11
·
Tevrat
עִבְר֣וּ בְּקֶ֣רֶב הַֽמַּחֲנֶ֗ה וְצַוּ֤וּ אֶת־הָעָם֙ לֵאמֹ֔ר הָכִ֥ינוּ לָכֶ֖ם צֵידָ֑ה כִּ֞י בְּע֣וֹד שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים אַתֶּם֙ עֹֽבְרִים֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֣ן הַזֶּ֔ה לָבוֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם נֹתֵ֥ן לָכֶ֖ם לְרִשְׁתָּֽהּ
Kampın ortasından geçin ve halka buyurun ve deyin: 'Kendinize erzak hazırlayın; çünkü Tanrınız Yahve'nin mülk edinmeniz için size verdiği yeri mülk edinmek üzere girmek için üç gün içinde bu Şeria'yı geçiyorsunuz.'
Yeşu 9:11
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלֵ֡ינוּ זְֽקֵינֵינוּ֩ וְכָל־יֹשְׁבֵ֨י אַרְצֵ֜נוּ לֵאמֹ֗ר קְח֨וּ בְיֶדְכֶ֤ם צֵידָה֙ לַדֶּ֔רֶךְ וּלְכ֖וּ לִקְרָאתָ֑ם וַאֲמַרְתֶּ֤ם אֲלֵיהֶם֙ עַבְדֵיכֶ֣ם אֲנַ֔חְנוּ וְעַתָּ֖ה כִּרְתוּ־לָ֥נוּ בְרִֽית
Yaşlılarımız ve diyarımızın tüm oturanları bize diyerek dediler: 'Yol için elinize erzak alın ve onları karşılamaya gidin ve onlara deyin: Biz sizin kullarınızız ve şimdi bizimle antlaşma yapın.'
Mezmurlar 78:25
·
Tevrat
לֶ֣חֶם אַ֭בִּירִים אָ֣כַל אִ֑ישׁ צֵידָ֬ה שָׁלַ֖ח לָהֶ֣ם לָשֹֽׂבַע
İnsan güçlülerin ekmeğini yedi; onlara doyasıya azık gönderdi.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 22:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁאַל־לוֹ֙ בַּֽיהוָ֔ה וְצֵידָ֖ה נָ֣תַן ל֑וֹ וְאֵ֗ת חֶ֛רֶב גָּלְיָ֥ת הַפְּלִשְׁתִּ֖י נָ֥תַן לֽוֹ
'Onun için Yahve'ye sordu, ona yolluk verdi ve Filistli Golyat'ın kılıcını ona verdi.'
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:3
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ שָׂא־נָ֣א כֵלֶ֔יךָ תֶּלְיְךָ֖ וְקַשְׁתֶּ֑ךָ וְצֵא֙ הַשָּׂדֶ֔ה וְצ֥וּדָה לִּ֖י צָֽיִד
'Ve şimdi lütfen takımlarını, ok kılıfını ve yayını al, kıra çık ve benim için av avla.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 9:5
·
Tevrat
וּנְעָל֨וֹת בָּל֤וֹת וּמְטֻלָּאוֹת֙ בְּרַגְלֵיהֶ֔ם וּשְׂלָמ֥וֹת בָּל֖וֹת עֲלֵיהֶ֑ם וְכֹל֙ לֶ֣חֶם צֵידָ֔ם יָבֵ֖שׁ הָיָ֥ה נִקֻּדִֽים
Ayaklarında eski ve yamanmış çarıklar, üzerlerinde eski giysiler vardı; erzaklarının tüm ekmeği kuru ve ufalanmıştı.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:27
·
Tevrat
לֹא־יַחֲרֹ֣ךְ רְמִיָּ֣ה צֵיד֑וֹ וְהוֹן־אָדָ֖ם יָקָ֣ר חָרֽוּץ
Tembel avını kızartmaz; çalışkan adamın serveti ise değerlidir.
Eyüp 38:41
·
Tevrat
מִ֤י יָכִ֥ין לָעֹרֵ֗ב צֵ֫יד֥וֹ כִּֽי־יְ֭לָדָיו אֶל־אֵ֣ל יְשַׁוֵּ֑עוּ יִ֝תְע֗וּ לִבְלִי־אֹֽכֶל
Yavruları Tanrı'ya feryat ederken, yiyecek olmadan dolaşırlarken kargaya onun avını kim hazırlar?
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 132:15
·
Tevrat
צֵ֭ידָהּ בָּרֵ֣ךְ אֲבָרֵ֑ךְ אֶ֝בְיוֹנֶ֗יהָ אַשְׂבִּ֥יעַֽ לָֽחֶם
Onun erzağını kesinlikle bereketleyeceğim; onun yoksullarını ekmekle doyuracağım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 9:14
·
Tevrat
וַיִּקְח֥וּ הָֽאֲנָשִׁ֖ים מִצֵּידָ֑ם וְאֶת־פִּ֥י יְהוָ֖ה לֹ֥א שָׁאָֽלוּ
Adamlar onların erzaklarından aldılar ve Yahve'nin ağzına sormadılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 16:16
·
Tevrat
הִנְנִ֨י שֹׁלֵ֜חַ לְדַיָּגִ֥ים רַבִּ֛ים נְאֻם־יְהוָ֖ה וְדִיג֑וּם וְאַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֶשְׁלַח֙ לְרַבִּ֣ים צַיָּדִ֔ים וְצָד֞וּם מֵעַ֤ל כָּל־הַר֙ וּמֵעַ֣ל כָּל־גִּבְעָ֔ה וּמִנְּקִיקֵ֖י הַסְּלָעִֽים
İşte, ben birçok balıkçıya gönderiyorum, Yahve'nin bildirisidir, ve onları avlayacaklar; ve ondan sonra birçok avcıya göndereceğim ve onları her dağın üzerinden ve her tepenin üzerinden ve kayaların yarıklarından avlayacaklar.