186
Kullanım
12
Lemma
52
Türev
83
Anlam
12 lemma, 52 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
צָרִים | tsarim | düşmanlar, dar, sıkıntı, düşman | Fiil | 5 | ||
הַצָּרִים | hatsarim | saranlar, saran, kuşatan, düşman | Fiil | 4 | ||
וְצַרְתָּ | vetsarta | ve saracaksın, sarmak, kuşatmak, sıkıştırmak | Fiil | 3 | ||
לָצוּר | latsur | sarmak için, sarmak, kuşatmak, şekil vermek | Fiil | 1 | ||
צוּרִי | tsuri | kayam, kaya, sığınak, güç kaynağı | Fiil | 1 | ||
נָצוּר | natsur | korunmuş, korumak, gözetmek, saklamak | Fiil | 1 | ||
צַרְתָּנִי | tsartani | beni sardın, sarmak, kuşatmak, sıkıştırmak | Zamir | 1 | ||
תָצוּר | tatsur | saracaksın, sarmak, kuşatmak, sıkıştırmak | Fiil | 1 | ||
יָֽצַר | yatsar | şekil verdi, şekil vermek, biçimlendirmek, yaratmak | Fiil | 1 | ||
צַוָּאר Lemma | tsavvar | boyun, boyun, ense | İsim | 7 | ||
צַוָּארֶֽךָ | tsavvarekha | boynunun, boyun, ense | Zamir | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Yeremya 27:2 · Tevrat כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֵלַ֔י עֲשֵׂ֣ה לְךָ֔ מוֹסֵר֖וֹת וּמֹט֑וֹת וּנְתַתָּ֖ם עַל־צַוָּארֶֽךָ Yahve bana şöyle dedi: Kendine bağlar ve boyunduruklar yap ve onları boynunun üzerine koy. Yeremya 30:8 · Tevrat וְהָיָה֩ בַיּ֨וֹם הַה֜וּא נְאֻ֣ם יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת אֶשְׁבֹּ֤ר עֻלּוֹ֙ מֵעַ֣ל צַוָּארֶ֔ךָ וּמוֹסְרוֹתֶ֖יךָ אֲנַתֵּ֑ק וְלֹא־יַעַבְדוּ־ב֥וֹ ע֖וֹד זָרִֽים Ordular Yahve'nin bildirisidir; o gün onun boyunduruğunu boynunun üzerinden kıracağım ve bağlarını koparacağım; yabancılar artık ona kulluk etmeyecekler. Yeşaya 10:27 · Tevrat וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יָס֤וּר סֻבֳּלוֹ֙ מֵעַ֣ל שִׁכְמֶ֔ךָ וְעֻלּ֖וֹ מֵעַ֣ל צַוָּארֶ֑ךָ וְחֻבַּ֥ל עֹ֖ל מִפְּנֵי־שָֽׁמֶן O gün onun yükü senin omuzunun üzerinden ve onun boyunduruğu senin boynunun üzerinden kalkacak; boyunduruk yağın yüzünden bozulacak. Yeşaya 52:2 · Tevrat הִתְנַעֲרִ֧י מֵעָפָ֛ר ק֥וּמִי שְּׁבִ֖י יְרֽוּשָׁלִָ֑ם הִֽתְפַּתְּחִי֙ מוֹסְרֵ֣י צַוָּארֵ֔ךְ שְׁבִיָּ֖ה בַּת־צִיּֽוֹן Topraktan silkin, kalk, otur Yeruşalim; boynunun bağlarını çöz, tutsak Siyon kızı. Ezgiler Ezgisi 1:10 · Tevrat נָאו֤וּ לְחָיַ֨יִךְ֙ בַּתֹּרִ֔ים צַוָּארֵ֖ךְ בַּחֲרוּזִֽים Yanakların dizilerle, boynun boncuklarla güzeldir. | ||||||
צַוָּארָו | tsavvarav | onun boynu, boyun, ense | Zamir | 5 | ||
צַוָּארָֽיו | tsavvarav | onun boynu, boyun, ense | Zamir | 4 | ||
צַוְּארֵי | tsavvarey | boyunları, boyun, ense | İsim | 4 | ||
בְּצַוְּארֵי | be-tsavvarey | boyunlarında, boyun, ense | İsim | 2 | ||
בְּצַוָּאר | be-tsavvar | boyunda, boyun, ense | İsim | 2 | ||
צַוְּארֵיהֶֽם | tsavvareyhem | boyunları, boyun, ense, boğaz | Zamir | 1 | ||
לְצַוְּארֵי | le-tsavvarey | boyunlarına, boyun, ense | İsim | 1 | ||
צַוְּארֵיכֶם | tsavvareykhem | boyunlarınızın, boyun, ense | Zamir | 1 | ||
צַוְּארֹֽתֵיכֶם | tsavveroteyhem | boyunlarınız, boyun, ense | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 9:31
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֧ח מַלְאָכִ֛ים אֶל־אֲבִימֶ֖לֶךְ בְּתָרְמָ֣ה לֵאמֹ֑ר הִנֵּה֩ גַ֨עַל בֶּן־עֶ֤בֶד וְאֶחָיו֙ בָּאִ֣ים שְׁכֶ֔מָה וְהִנָּ֛ם צָרִ֥ים אֶת־הָעִ֖יר עָלֶֽיךָ
Abimelek'e gizlice elçiler gönderdi ve dedi: 'İşte, Eved oğlu Gaal ve kardeşleri Şekem'e geliyorlar; ve işte, şehri sana karşı kışkırtıyorlar.'
Yeremya 32:2
·
Tevrat
וְאָ֗ז חֵ֚יל מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל צָרִ֖ים עַל־יְרוּשָׁלִָ֑ם וְיִרְמְיָ֣הוּ הַנָּבִ֗יא הָיָ֤ה כָלוּא֙ בַּחֲצַ֣ר הַמַּטָּרָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בֵּֽית־מֶ֥לֶךְ יְהוּדָֽה
Ve o zaman Babil kralının ordusu Yeruşalim'i kuşatıyordu; ve peygamber Yeremya, Yahuda kralının evinde olan muhafız avlusuna kapatılmıştı.
2. Krallar 6:25
·
Tevrat
וַיְהִ֨י רָעָ֤ב גָּדוֹל֙ בְּשֹׁ֣מְר֔וֹן וְהִנֵּ֖ה צָרִ֣ים עָלֶ֑יהָ עַ֣ד הֱי֤וֹת רֹאשׁ־חֲמוֹר֙ בִּשְׁמֹנִ֣ים כֶּ֔סֶף וְרֹ֛בַע הַקַּ֥ב דִּבְיוֹנִ֖ים בַּחֲמִשָּׁה־כָֽסֶף
Samiriye'de büyük bir kıtlık oldu; ve işte, bir eşek başı seksen gümüşe ve çeyrek kab (~0.3 litre) güvercin dışkısı beş gümüşe olana kadar onu kuşatıyorlardı.
2. Krallar 24:11
·
Tevrat
וַיָּבֹ֛א נְבוּכַדְנֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל עַל־הָעִ֑יר וַעֲבָדָ֖יו צָרִ֥ים עָלֶֽיהָ
Babil kralı Nebukadnessar şehrin üzerine geldi ve kulları onu kuşatıyordu.
1. Krallar 15:27
·
Tevrat
וַיִּקְשֹׁ֨ר עָלָ֜יו בַּעְשָׁ֤א בֶן־אֲחִיָּה֙ לְבֵ֣ית יִשָּׂשכָ֔ר וַיַּכֵּ֣הוּ בַעְשָׁ֔א בְּגִבְּת֖וֹן אֲשֶׁ֣ר לַפְּלִשְׁתִּ֑ים וְנָדָב֙ וְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל צָרִ֖ים עַֽל־גִּבְּתֽוֹן
İssakar evinden Ahiya oğlu Başa ona karşı komplo kurdu. Nadav ve tüm İsrail Gibbeton'u kuşatırken, Başa onu Filistlilere ait Gibbeton'da vurdu.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 21:4
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֣י מֵסֵב֮ אֶת־כְּלֵ֣י הַמִּלְחָמָה֮ אֲשֶׁ֣ר בְּיֶדְכֶם֒ אֲשֶׁ֨ר אַתֶּ֜ם נִלְחָמִ֣ים בָּ֗ם אֶת־מֶ֤לֶךְ בָּבֶל֙ וְאֶת־הַכַּשְׂדִּ֔ים הַצָּרִ֣ים עֲלֵיכֶ֔ם מִח֖וּץ לַֽחוֹמָ֑ה וְאָסַפְתִּ֣י אוֹתָ֔ם אֶל־תּ֖וֹךְ הָעִ֥יר הַזֹּֽאת
İsrail'in Tanrısı Yahve böyle diyor: İşte ben, elinizde olan, onlarla duvarın dışından sizi kuşatan Babil kralına ve Kildanilere karşı savaştığınız savaş silahlarını döndürüyorum; ve onları bu şehrin içine toplayacağım.
Yeremya 21:9
·
Tevrat
הַיֹּשֵׁב֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את יָמ֕וּת בַּחֶ֖רֶב וּבָרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְהַיּוֹצֵא֩ וְנָפַ֨ל עַל־הַכַּשְׂדִּ֜ים הַצָּרִ֤ים עֲלֵיכֶם֙ וְחָיָ֔ה וְהָֽיְתָה־לּ֥וֹ נַפְשׁ֖וֹ לְשָׁלָֽל
Bu şehirde oturan kılıçla, kıtlıkla ve salgınla ölecek; ve çıkan ve sizi kuşatan Kildanilerin üzerine düşen yaşayacak ve canı ona ganimet olarak kalacak.
Yeremya 37:5
·
Tevrat
וְחֵ֥יל פַּרְעֹ֖ה יָצָ֣א מִמִּצְרָ֑יִם וַיִּשְׁמְע֨וּ הַכַּשְׂדִּ֜ים הַצָּרִ֤ים עַל־יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ אֶת־שִׁמְעָ֔ם וַיֵּ֣עָל֔וּ מֵעַ֖ל יְרוּשָׁלִָֽם
Firavun'un ordusu Mısır'dan çıkmıştı; Yeruşalim'i kuşatan Kildaniler onların haberini duydular ve Yeruşalim'in üzerinden çekildiler.
Ester 8:11
·
Tevrat
אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן הַמֶּ֜לֶךְ לַיְּהוּדִ֣ים אֲשֶׁ֣ר בְּכָל־עִיר־וָעִ֗יר לְהִקָּהֵל֮ וְלַעֲמֹ֣ד עַל־נַפְשָׁם֒ לְהַשְׁמִיד֩ וְלַהֲרֹ֨ג וּלְאַבֵּ֜ד אֶת־כָּל־חֵ֨יל עַ֧ם וּמְדִינָ֛ה הַצָּרִ֥ים אֹתָ֖ם טַ֣ף וְנָשִׁ֑ים וּשְׁלָלָ֖ם לָבֽוֹז
Kral, her şehirdeki Yahudilere toplanmaları ve canları için durmaları, onlara saldıran her halkın ve eyaletin gücünü, çocukları ve kadınları yok etmeleri, öldürmeleri ve helak etmeleri, ve onların ganimetlerini yağmalamaları için izin verdi.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 4:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה קַח־לְךָ֙ מַחֲבַ֣ת בַּרְזֶ֔ל וְנָתַתָּ֤ה אוֹתָהּ֙ קִ֣יר בַּרְזֶ֔ל בֵּינְךָ֖ וּבֵ֣ין הָעִ֑יר וַהֲכִינֹתָה֩ אֶת־פָּנֶ֨יךָ אֵלֶ֜יהָ וְהָיְתָ֤ה בַמָּצוֹר֙ וְצַרְתָּ֣ עָלֶ֔יהָ א֥וֹת הִ֖יא לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve sen kendine demir sac al ve onu seninle şehrin arasına demir duvar olarak koy; ve yüzünü ona çevir ve o kuşatmada olacak ve onu kuşatacaksın; o İsrail evine bir işarettir.
Hezekiel 5:3
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֥ מִשָּׁ֖ם מְעַ֣ט בְּמִסְפָּ֑ר וְצַרְתָּ֥ אוֹתָ֖ם בִּכְנָפֶֽיךָ
Ve oradan sayıda az alacaksın ve onları eteklerine bağlayacaksın.
Yasa'nın Tekrarı 20:12
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֤א תַשְׁלִים֙ עִמָּ֔ךְ וְעָשְׂתָ֥ה עִמְּךָ֖ מִלְחָמָ֑ה וְצַרְתָּ֖ עָלֶֽיהָּ
Ve eğer seninle barış yapmazsa ve seninle savaş yaparsa, onu kuşatacaksın.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 23:8
·
Tevrat
וַיְשַׁמַּ֥ע שָׁא֛וּל אֶת־כָּל־הָעָ֖ם לַמִּלְחָמָ֑ה לָרֶ֣דֶת קְעִילָ֔ה לָצ֥וּר אֶל־דָּוִ֖ד וְאֶל־אֲנָשָֽׁיו
Saul Davut'u ve adamlarını kuşatmak üzere Keila'ya inmek için bütün halkı savaşa çağırdı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 21:2
·
Tevrat
חָז֥וּת קָשָׁ֖ה הֻגַּד־לִ֑י הַבּוֹגֵ֤ד בּוֹגֵד֙ וְהַשּׁוֹדֵ֣ד שׁוֹדֵ֔ד עֲלִ֤י עֵילָם֙ צוּרִ֣י מָדַ֔י כָּל־אַנְחָתָ֖ה הִשְׁבַּֽתִּי
Bana çetin bir görüm bildirildi: Hain hainlik ediyor ve yıkıcı yıkıyor. Çık ey Elam, kuşat ey Medya! Onun bütün inlemesini durdurdum.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 8:9
·
Tevrat
אִם־חוֹמָ֣ה הִ֔יא נִבְנֶ֥ה עָלֶ֖יהָ טִ֣ירַת כָּ֑סֶף וְאִם־דֶּ֣לֶת הִ֔יא נָצ֥וּר עָלֶ֖יהָ ל֥וּחַ אָֽרֶז
Eğer o bir duvarsa, onun üzerine gümüş bir siper inşa edeceğiz; ve eğer o bir kapıysa, onu sedir bir tahtayla çevreleyeceğiz.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 139:5
·
Tevrat
אָח֣וֹר וָקֶ֣דֶם צַרְתָּ֑נִי וַתָּ֖שֶׁת עָלַ֣י כַּפֶּֽכָה
Beni arkadan ve önden kuşattın; ve avucunu üzerime koydun.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 20:19
·
Tevrat
כִּֽי־תָצ֣וּר אֶל־עִיר֩ יָמִ֨ים רַבִּ֜ים לְֽהִלָּחֵ֧ם עָלֶ֣יהָ לְתָפְשָׂ֗הּ לֹֽא־תַשְׁחִ֤ית אֶת־עֵצָהּ֙ לִנְדֹּ֤חַ עָלָיו֙ גַּרְזֶ֔ן כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ תֹאכֵ֔ל וְאֹת֖וֹ לֹ֣א תִכְרֹ֑ת כִּ֤י הָֽאָדָם֙ עֵ֣ץ הַשָּׂדֶ֔ה לָבֹ֥א מִפָּנֶ֖יךָ בַּמָּצֽוֹר
Onu ele geçirmek için ona karşı savaşmak üzere bir şehri çok günler kuşattığında, ona balta savurarak ağacını yok etmeyeceksin; çünkü ondan yiyeceksin ve onu kesmeyeceksin; çünkü kırın ağacı insan mıdır ki senin yüzünden kuşatmaya girsin?
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 6:28
·
Tevrat
רָעָ֞ב כִּֽי־יִהְיֶ֣ה בָאָ֗רֶץ דֶּ֣בֶר כִּֽי־יִֽ֠הְיֶה שִׁדָּפ֨וֹן וְיֵרָק֜וֹן אַרְבֶּ֤ה וְחָסִיל֙ כִּ֣י יִהְיֶ֔ה כִּ֧י יָֽצַר־ל֛וֹ אוֹיְבָ֖יו בְּאֶ֣רֶץ שְׁעָרָ֑יו כָּל־נֶ֖גַע וְכָֽל־מַחֲלָֽה
Yerde kıtlık olursa, salgın hastalık olursa, sam yeli ve küf, çekirge ve tırtıl olursa, düşmanları onu kapılarının diyarında kuşatırsa, herhangi bir bela ve herhangi bir hastalık olursa;
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 28:10
·
Tevrat
וַיִּקַּ֞ח חֲנַנְיָ֤ה הַנָּבִיא֙ אֶת־הַמּוֹטָ֔ה מֵעַ֕ל צַוַּ֖אר יִרְמְיָ֣ה הַנָּבִ֑יא וַֽיִּשְׁבְּרֵֽהוּ
Ve peygamber Hananya, peygamber Yeremya'nın boynunun üzerinden boyunduruğu aldı ve onu kırdı.
Yeremya 28:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חֲנַנְיָה֩ לְעֵינֵ֨י כָל־הָעָ֜ם לֵאמֹ֗ר כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ כָּ֣כָה אֶשְׁבֹּ֞ר אֶת־עֹ֣ל נְבֻֽכַדְנֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֗ל בְּעוֹד֙ שְׁנָתַ֣יִם יָמִ֔ים מֵעַ֕ל צַוַּ֖אר כָּל־הַגּוֹיִ֑ם וַיֵּ֛לֶךְ יִרְמְיָ֥ה הַנָּבִ֖יא לְדַרְכּֽוֹ
Ve Hananya bütün halkın gözleri önünde diyerek dedi: Yahve şöyle dedi: Daha iki tam yıl içinde Babil kralı Nebukadnessar'ın boyunduruğunu bütün ulusların boynunun üzerinden böyle kıracağım. Ve peygamber Yeremya yoluna gitti.
Yeremya 28:12
·
Tevrat
וַיְהִ֥י דְבַר־יְהוָ֖ה אֶֽל־יִרְמְיָ֑ה אַ֠חֲרֵי שְׁב֞וֹר חֲנַנְיָ֤ה הַנָּבִיא֙ אֶת־הַמּוֹטָ֔ה מֵעַ֗ל צַוַּ֛אר יִרְמְיָ֥ה הַנָּבִ֖יא לֵאמֹֽר
Peygamber Hananya'nın peygamber Yeremya'nın boynunun üzerinden boyunduruğu kırmasından sonra, Yahve'nin sözü Yeremya'ya diyerek geldi:
Yeremya 28:14
·
Tevrat
כִּ֣י כֹֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל עֹ֣ל בַּרְזֶ֡ל נָתַ֜תִּי עַל־צַוַּ֣אר כָּל־הַגּוֹיִ֣ם הָאֵ֗לֶּה לַעֲבֹ֛ד אֶת־נְבֻכַדְנֶאצַּ֥ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וַעֲבָדֻ֑הוּ וְגַ֛ם אֶת־חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה נָתַ֥תִּי לֽוֹ
Çünkü İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: Babil kralı Nebukadnessar'a hizmet etmeleri için bütün bu ulusların boynuna demir boyunduruk koydum ve ona hizmet edecekler; ve ayrıca kırın hayvanlarını da ona verdim.
Yeşaya 8:8
·
Tevrat
וְחָלַ֤ף בִּֽיהוּדָה֙ שָׁטַ֣ף וְעָבַ֔ר עַד־צַוָּ֖אר יַגִּ֑יעַ וְהָיָה֙ מֻטּ֣וֹת כְּנָפָ֔יו מְלֹ֥א רֹֽחַב־אַרְצְךָ֖ עִמָּ֥נוּ אֵֽל
Ve Yahuda'dan geçecek, taşıp ve geçerek boyna kadar ulaşacak; ve kanatlarının yayılması senin yerinin genişliği dolusu olacaktır, ey İmmanuel.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 27:2
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֵלַ֔י עֲשֵׂ֣ה לְךָ֔ מוֹסֵר֖וֹת וּמֹט֑וֹת וּנְתַתָּ֖ם עַל־צַוָּארֶֽךָ
Yahve bana şöyle dedi: Kendine bağlar ve boyunduruklar yap ve onları boynunun üzerine koy.
Yeremya 30:8
·
Tevrat
וְהָיָה֩ בַיּ֨וֹם הַה֜וּא נְאֻ֣ם יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת אֶשְׁבֹּ֤ר עֻלּוֹ֙ מֵעַ֣ל צַוָּארֶ֔ךָ וּמוֹסְרוֹתֶ֖יךָ אֲנַתֵּ֑ק וְלֹא־יַעַבְדוּ־ב֥וֹ ע֖וֹד זָרִֽים
Ordular Yahve'nin bildirisidir; o gün onun boyunduruğunu boynunun üzerinden kıracağım ve bağlarını koparacağım; yabancılar artık ona kulluk etmeyecekler.
Yeşaya 10:27
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יָס֤וּר סֻבֳּלוֹ֙ מֵעַ֣ל שִׁכְמֶ֔ךָ וְעֻלּ֖וֹ מֵעַ֣ל צַוָּארֶ֑ךָ וְחֻבַּ֥ל עֹ֖ל מִפְּנֵי־שָֽׁמֶן
O gün onun yükü senin omuzunun üzerinden ve onun boyunduruğu senin boynunun üzerinden kalkacak; boyunduruk yağın yüzünden bozulacak.
Yeşaya 52:2
·
Tevrat
הִתְנַעֲרִ֧י מֵעָפָ֛ר ק֥וּמִי שְּׁבִ֖י יְרֽוּשָׁלִָ֑ם הִֽתְפַּתְּחִי֙ מוֹסְרֵ֣י צַוָּארֵ֔ךְ שְׁבִיָּ֖ה בַּת־צִיּֽוֹן
Topraktan silkin, kalk, otur Yeruşalim; boynunun bağlarını çöz, tutsak Siyon kızı.
Ezgiler Ezgisi 1:10
·
Tevrat
נָאו֤וּ לְחָיַ֨יִךְ֙ בַּתֹּרִ֔ים צַוָּארֵ֖ךְ בַּחֲרוּזִֽים
Yanakların dizilerle, boynun boncuklarla güzeldir.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 27:8
·
Tevrat
וְהָיָ֨ה הַגּ֜וֹי וְהַמַּמְלָכָ֗ה אֲשֶׁ֨ר לֹֽא־יַעַבְד֤וּ אֹתוֹ֙ אֶת־נְבוּכַדְנֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְאֵ֨ת אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִתֵּן֙ אֶת־צַוָּאר֔וֹ בְּעֹ֖ל מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל בַּחֶרֶב֩ וּבָרָעָ֨ב וּבַדֶּ֜בֶר אֶפְקֹ֨ד עַל־הַגּ֤וֹי הַהוּא֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה עַד־תֻּמִּ֥י אֹתָ֖ם בְּיָדֽוֹ
Ve ona, Babil kralı Nebukadnessar'a hizmet etmeyecek olan ve boynunu Babil kralının boyunduruğuna vermeyecek olan ulusu ve krallığı; onları onun eliyle bitirene kadar o ulusu kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla yoklayacağım, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 27:11
·
Tevrat
וְהַגּ֗וֹי אֲשֶׁ֨ר יָבִ֧יא אֶת־צַוָּאר֛וֹ בְּעֹ֥ל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל וַֽעֲבָד֑וֹ וְהִנַּחְתִּ֤יו עַל־אַדְמָתוֹ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה וַֽעֲבָדָ֖הּ וְיָ֥שַׁב בָּֽהּ
Ve boynunu Babil kralının boyunduruğuna getirecek ve ona hizmet edecek ulusu, onu toprağının üzerinde bırakacağım, Yahve'nin bildirisidir; ve onu işleyecek ve onda oturacak.
Eyüp 39:19
·
Tevrat
הֲתִתֵּ֣ן לַסּ֣וּס גְּבוּרָ֑ה הֲתַלְבִּ֖ישׁ צַוָּאר֣וֹ רַעְמָֽה
Ata güç verir misin? Onun boynunu yeleyle giydirir misin?
Yaratılış 33:4
·
Tevrat
וַיָּ֨רָץ עֵשָׂ֤ו לִקְרָאתוֹ֙ וַֽיְחַבְּקֵ֔הוּ וַיִּפֹּ֥ל עַל־צַוָּארָ֖ו וַׄיִּׄשָּׁׄקֵ֑ׄהׄוּׄ וַיִּבְכּֽוּ
Esav onu karşılamaya koştu, onu kucakladı, boynuna sarıldı ve onu öptü; ve ağladılar.
Yaratılış 41:42
·
Tevrat
וַיָּ֨סַר פַּרְעֹ֤ה אֶת־טַבַּעְתּוֹ֙ מֵעַ֣ל יָד֔וֹ וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֖הּ עַל־יַ֣ד יוֹסֵ֑ף וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ בִּגְדֵי־שֵׁ֔שׁ וַיָּ֛שֶׂם רְבִ֥ד הַזָּהָ֖ב עַל־צַוָּארֽוֹ
Firavun elinin üzerinden yüzüğünü çıkardı ve onu Yusuf'un eline verdi; ona ince keten giysiler giydirdi ve boynuna altın zincirini koydu.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 27:16
·
Tevrat
וְאֵ֗ת עֹרֹת֙ גְּדָיֵ֣י הָֽעִזִּ֔ים הִלְבִּ֖ישָׁה עַל־יָדָ֑יו וְעַ֖ל חֶלְקַ֥ת צַוָּארָֽיו
Keçi yavrularının derilerini onun ellerine ve boynunun pürüzsüz kısmına giydirdi.
Yaratılış 45:14
·
Tevrat
וַיִּפֹּ֛ל עַל־צַוְּארֵ֥י בִנְיָמִֽן־אָחִ֖יו וַיֵּ֑בְךְּ וּבִנְיָמִ֔ן בָּכָ֖ה עַל־צַוָּארָֽיו
Ve kardeşi Bünyamin'in boynuna düştü ve ağladı; ve Bünyamin onun boynunda ağladı.
Yaratılış 46:29
·
Tevrat
וַיֶּאְסֹ֤ר יוֹסֵף֙ מֶרְכַּבְתּ֔וֹ וַיַּ֛עַל לִקְרַֽאת־יִשְׂרָאֵ֥ל אָבִ֖יו גֹּ֑שְׁנָה וַיֵּרָ֣א אֵלָ֗יו וַיִּפֹּל֙ עַל־צַוָּארָ֔יו וַיֵּ֥בְךְּ עַל־צַוָּארָ֖יו עֽוֹד
Yusuf arabasını bağladı ve babası İsrail'i karşılamak için Goşen'e çıktı; ona göründü ve boynuna düştü ve boynu üzerinde uzun süre ağladı.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 21:34
·
Tevrat
בַּחֲז֥וֹת לָךְ֙ שָׁ֔וְא בִּקְסָם־לָ֖ךְ כָּזָ֑ב לָתֵ֣ת אוֹתָ֗ךְ אֶֽל־צַוְּארֵי֙ חַֽלְלֵ֣י רְשָׁעִ֔ים אֲשֶׁר־בָּ֣א יוֹמָ֔ם בְּעֵ֖ת עֲוֺ֥ן קֵֽץ
Sana boşluk görüldüğünde, sana yalan fal bakıldığında, seni son suçun vaktinde günleri gelmiş olan saygısız kötülerin boyunlarına vermek için.
Yeşu 10:24
·
Tevrat
וַ֠יְהִי כְּֽהוֹצִיאָ֞ם אֶת־הַמְּלָכִ֣ים הָאֵלֶּה֮ אֶל־יְהוֹשֻׁעַ֒ וַיִּקְרָ֨א יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶל־כָּל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל וַ֠יֹּאמֶר אֶל־קְצִינֵ֞י אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הֶהָלְכ֣וּא אִתּ֔וֹ קִרְב֗וּ שִׂ֚ימוּ אֶת־רַגְלֵיכֶ֔ם עַֽל־צַוְּארֵ֖י הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַֽיִּקְרְב֔וּ וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶת־רַגְלֵיהֶ֖ם עַל־צַוְּארֵיהֶֽם
Bu kralları Yeşu'ya çıkardıklarında, Yeşu bütün İsrail adamlarını çağırdı ve onunla giden savaş adamlarının komutanlarına dedi: 'Yaklaşın, ayaklarınızı bu kralların boyunları üzerine koyun.' Onlar da yaklaştılar ve ayaklarını onların boyunları üzerine koydular.
Ağıtlar 1:14
·
Tevrat
נִשְׂקַד֩ עֹ֨ל פְּשָׁעַ֜י בְּיָד֗וֹ יִשְׂתָּֽרְג֛וּ עָל֥וּ עַל־צַוָּארִ֖י הִכְשִׁ֣יל כֹּחִ֑י נְתָנַ֣נִי אֲדֹנָ֔י בִּידֵ֖י לֹא־אוּכַ֥ל קֽוּם
İsyanlarımın boyunduruğu onun eliyle bağlandı; birbirine dolandılar, boynumun üzerine çıktılar; gücümü tökezletti; Efendi beni kalkamayacağım kişilerin ellerine verdi.
Yaratılış 45:14
·
Tevrat
וַיִּפֹּ֛ל עַל־צַוְּארֵ֥י בִנְיָמִֽן־אָחִ֖יו וַיֵּ֑בְךְּ וּבִנְיָמִ֔ן בָּכָ֖ה עַל־צַוָּארָֽיו
Ve kardeşi Bünyamin'in boynuna düştü ve ağladı; ve Bünyamin onun boynunda ağladı.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 8:21
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֗ע ק֤וּם אַתָּה֙ וּפְגַע־בָּ֔נוּ כִּ֥י כָאִ֖ישׁ גְּבוּרָת֑וֹ וַיָּ֣קָם גִּדְע֗וֹן וַֽיַּהֲרֹג֙ אֶת־זֶ֣בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֔ע וַיִּקַּח֙ אֶת־הַשַּׂ֣הֲרֹנִ֔ים אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
Zevah ve Tsalmunna dedi: "Sen kalk ve bize vur, çünkü adamın gücü kendisi gibidir." Gideon kalktı, Zevah'ı ve Tsalmunna'yı öldürdü ve develerinin boyunlarında olan hilalleri aldı.
Hakimler 8:26
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִשְׁקַ֞ל נִזְמֵ֤י הַזָּהָב֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔ל אֶ֥לֶף וּשְׁבַע־מֵא֖וֹת זָהָ֑ב לְ֠בַד מִן־הַשַּׂהֲרֹנִ֨ים וְהַנְּטִפ֜וֹת וּבִגְדֵ֣י הָאַרְגָּמָ֗ן שֶׁעַל֙ מַלְכֵ֣י מִדְיָ֔ן וּלְבַד֙ מִן־הָ֣עֲנָק֔וֹת אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
İstediği altın küpelerin ağırlığı bin yedi yüz altın oldu; Midyan krallarının üzerindeki hilallerden, kolyelerden ve mor giysilerden hariç ve develerinin boyunlarında olan zincirlerden hariç.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 75:6
·
Tevrat
אַל־תָּרִ֣ימוּ לַמָּר֣וֹם קַרְנְכֶ֑ם תְּדַבְּר֖וּ בְצַוָּ֣אר עָתָֽק
Boynuzunuzu yükseğe kaldırmayın; küstahça bir boyunla konuşmayın.
Eyüp 15:26
·
Tevrat
יָר֣וּץ אֵלָ֣יו בְּצַוָּ֑אר בַּ֝עֲבִ֗י גַּבֵּ֥י מָֽגִנָּֽיו
Kalkanlarının sırtlarının kalınlığıyla, boyunla ona koşar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 10:24
·
Tevrat
וַ֠יְהִי כְּֽהוֹצִיאָ֞ם אֶת־הַמְּלָכִ֣ים הָאֵלֶּה֮ אֶל־יְהוֹשֻׁעַ֒ וַיִּקְרָ֨א יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶל־כָּל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל וַ֠יֹּאמֶר אֶל־קְצִינֵ֞י אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הֶהָלְכ֣וּא אִתּ֔וֹ קִרְב֗וּ שִׂ֚ימוּ אֶת־רַגְלֵיכֶ֔ם עַֽל־צַוְּארֵ֖י הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַֽיִּקְרְב֔וּ וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶת־רַגְלֵיהֶ֖ם עַל־צַוְּארֵיהֶֽם
Bu kralları Yeşu'ya çıkardıklarında, Yeşu bütün İsrail adamlarını çağırdı ve onunla giden savaş adamlarının komutanlarına dedi: 'Yaklaşın, ayaklarınızı bu kralların boyunları üzerine koyun.' Onlar da yaklaştılar ve ayaklarını onların boyunları üzerine koydular.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 5:30
·
Tevrat
הֲלֹ֨א יִמְצְא֜וּ יְחַלְּק֣וּ שָׁלָ֗ל רַ֤חַם רַחֲמָתַ֨יִם֙ לְרֹ֣אשׁ גֶּ֔בֶר שְׁלַ֤ל צְבָעִים֙ לְסִ֣יסְרָ֔א שְׁלַ֥ל צְבָעִ֖ים רִקְמָ֑ה צֶ֥בַע רִקְמָתַ֖יִם לְצַוְּארֵ֥י שָׁלָֽל
Ganimet bulup paylaşıyorlar değil mi? Adam başına bir kız, iki kız; Sisera'ya renkli giysiler ganimeti, işlemeli renkli giysiler ganimeti, ganimet boyunlarına iki işlemeli renkli giysi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 27:12
·
Tevrat
וְאֶל־צִדְקִיָּ֤ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָה֙ דִּבַּ֔רְתִּי כְּכָל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה לֵאמֹ֑ר הָבִ֨יאוּ אֶת־צַוְּארֵיכֶ֜ם בְּעֹ֣ל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֗ל וְעִבְד֥וּ אֹת֛וֹ וְעַמּ֖וֹ וִֽחְיֽוּ
Ve Yahuda kralı Tzidkiya'ya bütün bu sözler gibi diyerek konuştum: Boyunlarınızı Babil kralının boyunduruğuna getirin ve ona ve halkına hizmet edin ve yaşayın.
Örnek Ayetler (1)
Mika 2:3
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִ֥י חֹשֵׁ֛ב עַל־הַמִּשְׁפָּחָ֥ה הַזֹּ֖את רָעָ֑ה אֲ֠שֶׁר לֹֽא־תָמִ֨ישׁוּ מִשָּׁ֜ם צַוְּארֹֽתֵיכֶ֗ם וְלֹ֤א תֵֽלְכוּ֙ רוֹמָ֔ה כִּ֛י עֵ֥ת רָעָ֖ה הִֽיא
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: İşte ben bu aileye karşı kötülük düşünüyorum ki oradan boyunlarınızı çekemeyeceksiniz ve dik yürüyemeyeceksiniz; çünkü o kötülük zamanıdır.