76
Kullanım
5
Lemma
16
Türev
23
Anlam
5 lemma, 16 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עֵלִי Lemma | eli | Eli, Eli, yüksek, yüce | İsim | 25 | ||
Örnek Ayetler (5 / 25) 1. Samuel 1:3 · Tevrat וְעָלָה֩ הָאִ֨ישׁ הַה֤וּא מֵֽעִירוֹ֙ מִיָּמִ֣ים יָמִ֔ימָה לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֧ת וְלִזְבֹּ֛חַ לַיהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בְּשִׁלֹ֑ה וְשָׁ֞ם שְׁנֵ֣י בְנֵֽי־עֵלִ֗י חָפְנִי֙ וּפִ֣נְחָ֔ס כֹּהֲנִ֖ים לַיהוָֽה Ve o adam Ordular Yahve'sine secde etmek ve kurban kesmek için yıldan yıla şehrinden Şilo'ya çıkardı; ve orada Eli'nin iki oğlu, Hofni ve Finehas, Yahve'ye kâhinlerdi. 1. Samuel 1:13 · Tevrat וְחַנָּ֗ה הִ֚יא מְדַבֶּ֣רֶת עַל־לִבָּ֔הּ רַ֚ק שְׂפָתֶ֣יהָ נָּע֔וֹת וְקוֹלָ֖הּ לֹ֣א יִשָּׁמֵ֑עַ וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ עֵלִ֖י לְשִׁכֹּרָֽה Hanna kalbinden konuşuyordu, sadece dudakları hareket ediyordu ve sesi duyulmuyordu; bu yüzden Eli onu sarhoş sandı. 1. Samuel 1:14 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר אֵלֶ֨יהָ֙ עֵלִ֔י עַד־מָתַ֖י תִּשְׁתַּכָּרִ֑ין הָסִ֥ירִי אֶת־יֵינֵ֖ךְ מֵעָלָֽיִךְ Eli ona dedi: 'Ne zamana kadar sarhoş olacaksın? Şarabını üzerinden uzaklaştır.' 1. Samuel 1:17 · Tevrat וַיַּ֧עַן עֵלִ֛י וַיֹּ֖אמֶר לְכִ֣י לְשָׁל֑וֹם וֵאלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל יִתֵּן֙ אֶת־שֵׁ֣לָתֵ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר שָׁאַ֖לְתְּ מֵעִמּֽוֹ Eli cevap verdi ve dedi: 'Esenlikle git; İsrail'in Tanrısı O'ndan dilediğin dileğini versin.' 1. Samuel 2:11 · Tevrat וַיֵּ֧לֶךְ אֶלְקָנָ֛ה הָרָמָ֖תָה עַל־בֵּית֑וֹ וְהַנַּ֗עַר הָיָ֤ה מְשָׁרֵת֙ אֶת־יְהוָ֔ה אֶת־פְּנֵ֖י עֵלִ֥י הַכֹּהֵֽן Elkana Rama'ya, evine gitti; ve çocuk kâhin Eli'nin yüzünün önünde Yahve'ye hizmet ediyordu. | ||||||
וְעֵלִי | ve-eli | ve Eli, Eli, yüce, yüksek | İsim | 15 | ||
עֵלִֽי | eli | Eli, Eli, yüksek, yüce | İsim | 2 | ||
לְעֵלִֽי | le-eli | Eli'ye, Eli, yüksek, yüce | İsim | 1 | ||
עִלָּאָה Lemma | ila'ah | yüksek, yüksek, yüce, üstün | İlgeç/Harf | 7 | ||
עִלָּיָא | illaya | yüce, yüksek, yüce, en üst | İlgeç/Harf | 2 | ||
וּלְעִלָּאָה | u-le-illa'a | ve en yükseğe, yüksek, üstün | İlgeç/Harf | 1 | ||
הָעַלִיָּה Lemma | ha-'aliyya | çatı katı, çatı katı, yukarı oda, çıkış | İsim | 6 | ||
עֲלִיַּת | aliyyat | çatı katının, çatı katı, üst oda, yükseliş | İsim | 5 | ||
וַעֲלִיּוֹת | va-aliyot | ve çatı katları, çatı katı, üst oda, yüksek yer | İsim | 1 | ||
בַּעֲלִיַּת | ba-aliyyat | çatı katında, çatı katı, üst oda, yükseliş | İsim | 1 | ||
בַּעֲלִיָּתוֹ | ba'aliyyato | çatı katında, çatı katı, üst oda, yükselti | Zamir | 1 | ||
עֲֽלִיּוֹתָיו | aliyotav | çatı katları, çatı katı, üst oda, yüksek yer | Zamir | 1 | ||
וַעֲלִיּוֹתָיו | vaaliyotav | ve çatı katları, çatı katı, üst oda, yüksek yer | Zamir | 1 | ||
וְהָעֲלִיּוֹת | ve-ha'aliyyot | ve çatı katları, çatı katı, üst oda, yükseliş | İsim | 1 | ||
מֵעֲלִיּוֹתָיו | me'aliyotav | onun çatı katlarından, çatı katı, üst oda | Zamir | 1 | ||
וַעֲלִיֹּתָיו | va-aliyotav | ve çatı katları, çatı katı, üst oda, yükseliş | Zamir | 1 | ||
וַעֲלִיָּתוֹ | va-'aliyyato | ve onun çatı katı, çatı katı, üst oda, yükseliş | Zamir | 1 | ||
עִלִּיּוֹת Lemma | illiyyot | üst odalar, üst oda, çatı katı, yüksek yer | Sıfat | 1 | ||
עִלִּית | illit | üst oda, üst oda, çatı katı, yüksek yer | Sıfat | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 25)
1. Samuel 1:3
·
Tevrat
וְעָלָה֩ הָאִ֨ישׁ הַה֤וּא מֵֽעִירוֹ֙ מִיָּמִ֣ים יָמִ֔ימָה לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֧ת וְלִזְבֹּ֛חַ לַיהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בְּשִׁלֹ֑ה וְשָׁ֞ם שְׁנֵ֣י בְנֵֽי־עֵלִ֗י חָפְנִי֙ וּפִ֣נְחָ֔ס כֹּהֲנִ֖ים לַיהוָֽה
Ve o adam Ordular Yahve'sine secde etmek ve kurban kesmek için yıldan yıla şehrinden Şilo'ya çıkardı; ve orada Eli'nin iki oğlu, Hofni ve Finehas, Yahve'ye kâhinlerdi.
1. Samuel 1:13
·
Tevrat
וְחַנָּ֗ה הִ֚יא מְדַבֶּ֣רֶת עַל־לִבָּ֔הּ רַ֚ק שְׂפָתֶ֣יהָ נָּע֔וֹת וְקוֹלָ֖הּ לֹ֣א יִשָּׁמֵ֑עַ וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ עֵלִ֖י לְשִׁכֹּרָֽה
Hanna kalbinden konuşuyordu, sadece dudakları hareket ediyordu ve sesi duyulmuyordu; bu yüzden Eli onu sarhoş sandı.
1. Samuel 1:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלֶ֨יהָ֙ עֵלִ֔י עַד־מָתַ֖י תִּשְׁתַּכָּרִ֑ין הָסִ֥ירִי אֶת־יֵינֵ֖ךְ מֵעָלָֽיִךְ
Eli ona dedi: 'Ne zamana kadar sarhoş olacaksın? Şarabını üzerinden uzaklaştır.'
1. Samuel 1:17
·
Tevrat
וַיַּ֧עַן עֵלִ֛י וַיֹּ֖אמֶר לְכִ֣י לְשָׁל֑וֹם וֵאלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל יִתֵּן֙ אֶת־שֵׁ֣לָתֵ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר שָׁאַ֖לְתְּ מֵעִמּֽוֹ
Eli cevap verdi ve dedi: 'Esenlikle git; İsrail'in Tanrısı O'ndan dilediğin dileğini versin.'
1. Samuel 2:11
·
Tevrat
וַיֵּ֧לֶךְ אֶלְקָנָ֛ה הָרָמָ֖תָה עַל־בֵּית֑וֹ וְהַנַּ֗עַר הָיָ֤ה מְשָׁרֵת֙ אֶת־יְהוָ֔ה אֶת־פְּנֵ֖י עֵלִ֥י הַכֹּהֵֽן
Elkana Rama'ya, evine gitti; ve çocuk kâhin Eli'nin yüzünün önünde Yahve'ye hizmet ediyordu.
Örnek Ayetler (5 / 15)
1. Samuel 1:9
·
Tevrat
וַתָּ֣קָם חַנָּ֔ה אַחֲרֵ֛י אָכְלָ֥ה בְשִׁלֹ֖ה וְאַחֲרֵ֣י שָׁתֹ֑ה וְעֵלִ֣י הַכֹּהֵ֗ן יֹשֵׁב֙ עַל־הַכִּסֵּ֔א עַל־מְזוּזַ֖ת הֵיכַ֥ל יְהוָֽה
Şilo'da yiyip içtikten sonra Hanna kalktı. Kâhin Eli, Yahve'nin tapınağının kapı sövesinin yanındaki sandalyenin üzerinde oturuyordu.
1. Samuel 1:12
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כִּ֣י הִרְבְּתָ֔ה לְהִתְפַּלֵּ֖ל לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְעֵלִ֖י שֹׁמֵ֥ר אֶת־פִּֽיהָ
Yahve'nin önünde dua etmeyi uzattığında, Eli onun ağzını gözetliyordu.
1. Samuel 2:22
·
Tevrat
וְעֵלִ֖י זָקֵ֣ן מְאֹ֑ד וְשָׁמַ֗ע אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר יַעֲשׂ֤וּן בָּנָיו֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְאֵ֤ת אֲשֶֽׁר־יִשְׁכְּבוּן֙ אֶת־הַנָּשִׁ֔ים הַצֹּ֣בְא֔וֹת פֶּ֖תַח אֹ֥הֶל מוֹעֵֽד
Eli çok yaşlıydı; oğullarının tüm İsrail'e yaptığı her şeyi ve buluşma çadırının girişinde toplanan kadınlarla yattıklarını duydu.
1. Samuel 3:2
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא וְעֵלִ֖י שֹׁכֵ֣ב בִּמְקֹמ֑וֹ וְעֵינָיו֙ הֵחֵ֣לּוּ כֵה֔וֹת לֹ֥א יוּכַ֖ל לִרְאֽוֹת
O günde Eli yerinde yatıyordu; gözleri zayıflamaya başlamıştı, göremiyordu.
1. Samuel 4:15
·
Tevrat
וְעֵלִ֕י בֶּן־תִּשְׁעִ֥ים וּשְׁמֹנֶ֖ה שָׁנָ֑ה וְעֵינָ֣יו קָ֔מָה וְלֹ֥א יָכ֖וֹל לִרְאֽוֹת
Eli doksan sekiz yaşındaydı; gözleri durmuştu ve göremiyordu.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 1:25
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁחֲט֖וּ אֶת־הַפָּ֑ר וַיָּבִ֥יאוּ אֶת־הַנַּ֖עַר אֶל־עֵלִֽי
Boğayı kestiler ve çocuğu Eli'ye getirdiler.
1. Samuel 3:15
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֤ב שְׁמוּאֵל֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַיִּפְתַּ֖ח אֶת־דַּלְת֣וֹת בֵּית־יְהוָ֑ה וּשְׁמוּאֵ֣ל יָרֵ֔א מֵהַגִּ֥יד אֶת־הַמַּרְאָ֖ה אֶל־עֵלִֽי
Samuel sabaha kadar yattı ve Yahve'nin evinin kapılarını açtı. Samuel görüyü Eli'ye bildirmekten korktu.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 4:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע עֵלִי֙ אֶת־ק֣וֹל הַצְּעָקָ֔ה וַיֹּ֕אמֶר מֶ֛ה ק֥וֹל הֶהָמ֖וֹן הַזֶּ֑ה וְהָאִ֣ישׁ מִהַ֔ר וַיָּבֹ֖א וַיַּגֵּ֥ד לְעֵלִֽי
Eli feryadın sesini duydu ve dedi: 'Bu kalabalığın sesi nedir?' Adam acele etti, geldi ve Eli'ye haber verdi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Daniel 3:26
·
Tevrat
בֵּאדַ֜יִן קְרֵ֣ב נְבוּכַדְנֶצַּ֗ר לִתְרַע֮ אַתּ֣וּן נוּרָ֣א יָקִֽדְתָּא֒ עָנֵ֣ה וְאָמַ֗ר שַׁדְרַ֨ךְ מֵישַׁ֧ךְ וַעֲבֵד־נְג֛וֹ עַבְד֛וֹהִי דִּֽי־אֱלָהָ֥א עִלָּאָ֖ה פֻּ֣קוּ וֶאֱת֑וֹ בֵּאדַ֣יִן נָֽפְקִ֗ין שַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֛ךְ וַעֲבֵ֥ד נְג֖וֹ מִן־גּ֥וֹא נוּרָֽא
Bunun üzerine Nebukadnessar yanan ateş fırınının kapısına yaklaştı; yanıt verdi ve dedi: 'Şadrak, Meşak ve Aved-Nego, Yüce Tanrı'nın kulları, çıkın ve gelin.' Bunun üzerine Şadrak, Meşak ve Aved-Nego ateşin içinden çıktılar.
Daniel 3:32
·
Tevrat
אָֽתַיָּא֙ וְתִמְהַיָּ֔א דִּ֚י עֲבַ֣ד עִמִּ֔י אֱלָהָ֖א עִלָּאָ֑ה שְׁפַ֥ר קָֽדָמַ֖י לְהַחֲוָיָֽה
Yüce Tanrı'nın benimle yaptığı belirtileri ve harikaları bildirmek bana iyi göründü.
Daniel 4:14
·
Tevrat
בִּגְזֵרַ֤ת עִירִין֙ פִּתְגָמָ֔א וּמֵאמַ֥ר קַדִּישִׁ֖ין שְׁאֵֽלְתָ֑א עַד־דִּבְרַ֡ת דִּ֣י יִנְדְּע֣וּן חַ֠יַּיָּא דִּֽי־שַׁלִּ֨יט עִלָּאָ֜ה בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֗א וּלְמַן־דִּ֤י יִצְבֵּא֙ יִתְּנִנַּ֔הּ וּשְׁפַ֥ל אֲנָשִׁ֖ים יְקִ֥ים עֲלַֽהּ
Söz gözcülerin kararıyla ve istek kutsalların buyruğuyladır; yaşayanlar Yüce Olan'ın insanların egemenliğinde egemen olduğunu, onu kime isterse verdiğini ve insanların en alçağını onun üzerine diktiğini bilsinler diyedir.
Daniel 4:21
·
Tevrat
דְּנָ֥ה פִשְׁרָ֖א מַלְכָּ֑א וּגְזֵרַ֤ת עִלָּאָה֙ הִ֔יא דִּ֥י מְטָ֖ת עַל־מָרִ֥י מַלְכָּֽא
Yorum budur, ey kral; ve efendim kralın üzerine ulaşan Yüce Olan'ın kararı budur:
Daniel 5:18
·
Tevrat
אַ֖נְתְּ מַלְכָּ֑א אֱלָהָא֙ עִלָּאָ֔ה מַלְכוּתָ֤א וּרְבוּתָא֙ וִיקָרָ֣א וְהַדְרָ֔ה יְהַ֖ב לִנְבֻכַדְנֶצַּ֥ר אֲבֽוּךְ
Sen ey kral; Yüce Tanrı baban Nebukadnetsar'a krallık, büyüklük, yücelik ve görkem verdi.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 4:22
·
Tevrat
וְלָ֣ךְ טָֽרְדִ֣ין מִן־אֲנָשָׁ֡א וְעִם־חֵיוַ֣ת בָּרָא֩ לֶהֱוֵ֨ה מְדֹרָ֜ךְ וְעִשְׂבָּ֥א כְתוֹרִ֣ין לָ֣ךְ יְטַֽעֲמ֗וּן וּמִטַּ֤ל שְׁמַיָּא֙ לָ֣ךְ מְצַבְּעִ֔ין וְשִׁבְעָ֥ה עִדָּנִ֖ין יַחְלְפ֣וּן עֲלָ֑יךְ עַ֣ד דִּֽי־תִנְדַּ֗ע דִּֽי־שַׁלִּ֤יט עִלָּיָא֙ בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֔א וּלְמַן־דִּ֥י יִצְבֵּ֖א יִתְּנִנַּֽהּ
Seni insanlardan kovacaklar ve senin konutun kırın hayvanlarıyla olacak; sana öküzler gibi ot yedirecekler ve seni göklerin çiyiyle ıslatacaklar; sen Yüce Olan'ın insanların egemenliğinde egemen olduğunu ve onu kime isterse verdiğini bilene kadar senin üzerinden yedi vakit geçecek.
Daniel 4:29
·
Tevrat
וּמִן־אֲנָשָׁא֩ לָ֨ךְ טָֽרְדִ֜ין וְֽעִם־חֵיוַ֧ת בָּרָ֣א מְדֹרָ֗ךְ עִשְׂבָּ֤א כְתוֹרִין֙ לָ֣ךְ יְטַעֲמ֔וּן וְשִׁבְעָ֥ה עִדָּנִ֖ין יַחְלְפ֣וּן עֲלָ֑ךְ עַ֣ד דִּֽי־תִנְדַּ֗ע דִּֽי־שַׁלִּ֤יט עִלָּיָא֙ בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֔א וּלְמַן־דִּ֥י יִצְבֵּ֖א יִתְּנִנַּֽהּ
Ve seni insanlardan kovacaklar ve senin konutun kırın hayvanlarıyla olacak; sana öküzler gibi ot yedirecekler ve sen Yüce Olan'ın insanların egemenliğinde egemen olduğunu ve onu kime isterse verdiğini bilene kadar senin üzerinden yedi vakit geçecek.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 4:31
·
Tevrat
וְלִקְצָ֣ת יֽוֹמַיָּה֩ אֲנָ֨ה נְבוּכַדְנֶצַּ֜ר עַיְנַ֣י לִשְׁמַיָּ֣א נִטְלֵ֗ת וּמַנְדְּעִי֙ עֲלַ֣י יְת֔וּב וּלְעִלָּאָה֙ בָּרְכֵ֔ת וּלְחַ֥י עָלְמָ֖א שַׁבְּחֵ֣ת וְהַדְּרֵ֑ת דִּ֤י שָׁלְטָנֵהּ֙ שָׁלְטָ֣ן עָלַ֔ם וּמַלְכוּתֵ֖הּ עִם־דָּ֥ר וְדָֽר
Ve günlerin sonunda ben Nebukadnessar gözlerimi göklere kaldırdım ve aklım bana döndü; Yüce Olan'ı bereketledim ve sonsuza dek yaşayanı yücelttim ve onurlandırdım; ki onun yetkisi sonsuzluk yetkisidir ve onun egemenliği kuşaktan kuşağadır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 3:23
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֥א אֵה֖וּד הַֽמִּסְדְּר֑וֹנָה וַיִּסְגֹּ֞ר דַּלְת֧וֹת הָעַלִיָּ֛ה בַּעֲד֖וֹ וְנָעָֽל
Ve Ehud sundurmaya çıktı; ve üst odanın kapılarını onun üzerine kapattı ve kilitledi.
Hakimler 3:24
·
Tevrat
וְה֤וּא יָצָא֙ וַעֲבָדָ֣יו בָּ֔אוּ וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעֲלִיָּ֖ה נְעֻל֑וֹת וַיֹּ֣אמְר֔וּ אַ֣ךְ מֵסִ֥יךְ ה֛וּא אֶת־רַגְלָ֖יו בַּחֲדַ֥ר הַמְּקֵרָֽה
Ve o çıktıktan sonra kulları geldiler ve gördüler; ve işte, üst odanın kapıları kilitliydi. Ve dediler: 'Kesinlikle o serin odada ayaklarını örtüyor.'
Hakimler 3:25
·
Tevrat
וַיָּחִ֣ילוּ עַד־בּ֔וֹשׁ וְהְנֵּ֛ה אֵינֶ֥נּוּ פֹתֵ֖חַ דַּלְת֣וֹת הָֽעֲלִיָּ֑ה וַיִּקְח֤וּ אֶת־הַמַּפְתֵּ֨חַ֙ וַיִּפְתָּ֔חוּ וְהִנֵּה֙ אֲדֹ֣נֵיהֶ֔ם נֹפֵ֥ל אַ֖רְצָה מֵֽת
Utanıncaya kadar beklediler; ve işte, üst odanın kapılarını açmıyordu. Anahtarı alıp açtılar; ve işte, efendileri yere ölü düşmüştü.
2. Krallar 4:11
·
Tevrat
וַיְהִ֥י הַיּ֖וֹם וַיָּ֣בֹא שָׁ֑מָּה וַיָּ֥סַר אֶל־הָעֲלִיָּ֖ה וַיִּשְׁכַּב־שָֽׁמָּה
Bir gün oraya geldi, çatı odasına saptı ve orada yattı.
1. Krallar 17:19
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלֶ֖יהָ תְּנִֽי־לִ֣י אֶת־בְּנֵ֑ךְ וַיִּקָּחֵ֣הוּ מֵחֵיקָ֗הּ וַֽיַּעֲלֵ֨הוּ֙ אֶל־הָעֲלִיָּ֗ה אֲשֶׁר־הוּא֙ יֹשֵׁ֣ב שָׁ֔ם וַיַּשְׁכִּבֵ֖הוּ עַל־מִטָּתֽוֹ
Ona dedi: 'Oğlunu bana ver.' Onu kucağından aldı ve orada oturduğu üst odaya çıkardı ve onu yatağının üzerine yatırdı.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 19:1
·
Tevrat
וַיִּרְגַּ֣ז הַמֶּ֗לֶךְ וַיַּ֛עַל עַל־עֲלִיַּ֥ת הַשַּׁ֖עַר וַיֵּ֑בְךְּ וְכֹ֣ה אָמַ֣ר בְּלֶכְתּ֗וֹ בְּנִ֤י אַבְשָׁלוֹם֙ בְּנִ֣י בְנִ֣י אַבְשָׁל֔וֹם מִֽי־יִתֵּ֤ן מוּתִי֙ אֲנִ֣י תַחְתֶּ֔יךָ אַבְשָׁל֖וֹם בְּנִ֥י בְנִֽי
Kral sarsıldı, kapının üst odasına çıktı ve ağladı; ve giderken şöyle dedi: 'Oğlum Avşalom, oğlum, oğlum Avşalom! Keşke senin yerine ben ölseydim, Avşalom, oğlum, oğlum!'
2. Krallar 4:10
·
Tevrat
נַֽעֲשֶׂה־נָּ֤א עֲלִיַּת־קִיר֙ קְטַנָּ֔ה וְנָשִׂ֨ים ל֥וֹ שָׁ֛ם מִטָּ֥ה וְשֻׁלְחָ֖ן וְכִסֵּ֣א וּמְנוֹרָ֑ה וְהָיָ֛ה בְּבֹא֥וֹ אֵלֵ֖ינוּ יָס֥וּר שָֽׁמָּה
Lütfen küçük duvarlı bir çatı odası yapalım ve oraya onun için yatak, masa, sandalye ve kandillik koyalım; bize geldiğinde oraya sapar.
2. Krallar 23:12
·
Tevrat
וְאֶֽת־הַֽמִּזְבְּח֡וֹת אֲשֶׁ֣ר עַל־הַגָּג֩ עֲלִיַּ֨ת אָחָ֜ז אֲשֶׁר־עָשׂ֣וּ מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֗ה וְאֶת־הַֽמִּזְבְּחוֹת֙ אֲשֶׁר־עָשָׂ֣ה מְנַשֶּׁ֔ה בִּשְׁתֵּ֛י חַצְר֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה נָתַ֣ץ הַמֶּ֑לֶךְ וַיָּ֣רָץ מִשָּׁ֔ם וְהִשְׁלִ֥יךְ אֶת־עֲפָרָ֖ם אֶל־נַ֥חַל קִדְרֽוֹן
Kral, Yahuda krallarının yaptığı Ahaz'ın üst odasının damında olan sunakları ve Manaşe'nin Yahve'nin evinin iki avlusunda yaptığı sunakları yıktı; oradan ezdi ve onların tozunu Kidron vadisine attı.
Nehemya 3:31
·
Tevrat
אַחֲרָ֣יו הֶחֱזִ֗יק מַלְכִּיָּה֙ בֶּן־הַצֹּ֣רְפִ֔י עַד־בֵּ֥ית הַנְּתִינִ֖ים וְהָרֹכְלִ֑ים נֶ֚גֶד שַׁ֣עַר הַמִּפְקָ֔ד וְעַ֖ד עֲלִיַּ֥ת הַפִּנָּֽה
Onun ardından kuyumcu oğlu Malkiya, Mifkad Kapısı'nın karşısında, Netinim'in ve tüccarların evine kadar ve köşenin üst odasına kadar onardı.
Nehemya 3:32
·
Tevrat
וּבֵ֨ין עֲלִיַּ֤ת הַפִּנָּה֙ לְשַׁ֣עַר הַצֹּ֔אן הֶחֱזִ֥יקוּ הַצֹּרְפִ֖ים וְהָרֹכְלִֽים
Ve köşenin üst odası ile Koyun Kapısı arasını kuyumcular ve tüccarlar onardılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 22:14
·
Tevrat
הָאֹמֵ֗ר אֶבְנֶה־לִּי֙ בֵּ֣ית מִדּ֔וֹת וַעֲלִיּ֖וֹת מְרֻוָּחִ֑ים וְקָ֤רַֽע לוֹ֙ חַלּוֹנָ֔י וְסָפ֣וּן בָּאָ֔רֶז וּמָשׁ֖וֹחַ בַּשָּׁשַֽׁר
'Kendime büyük ev ve geniş üst odalar yapacağım' diyen, ona pencereler açan, sedirle kaplayan ve kırmızıyla boyayan.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 3:20
·
Tevrat
וְאֵה֣וּד בָּ֣א אֵלָ֗יו וְהֽוּא־יֹ֠שֵׁב בַּעֲלִיַּ֨ת הַמְּקֵרָ֤ה אֲשֶׁר־לוֹ֙ לְבַדּ֔וֹ וַיֹּ֣אמֶר אֵה֔וּד דְּבַר־אֱלֹהִ֥ים לִ֖י אֵלֶ֑יךָ וַיָּ֖קָם מֵעַ֥ל הַכִּסֵּֽא
Ve Ehud ona geldi; ve o, yalnız kendisi için olan serin üst odada oturuyordu. Ve Ehud dedi: 'Sana Tanrı'nın sözü var.' Ve o tahtın üzerinden kalktı.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 1:2
·
Tevrat
וַיִּפֹּ֨ל אֲחַזְיָ֜ה בְּעַ֣ד הַשְּׂבָכָ֗ה בַּעֲלִיָּת֛וֹ אֲשֶׁ֥ר בְּשֹׁמְר֖וֹן וַיָּ֑חַל וַיִּשְׁלַ֣ח מַלְאָכִ֔ים וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ לְכ֣וּ דִרְשׁ֗וּ בְּבַ֤עַל זְבוּב֙ אֱלֹהֵ֣י עֶקְר֔וֹן אִם־אֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה
Ahazya, Samiriye'de olan üst odasındaki kafesin içinden düştü ve hastalandı. Haberciler gönderdi ve onlara dedi: 'Gidin, Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışın, bu hastalıktan yaşayacak mıyım?'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 104:3
·
Tevrat
הַ֥מְקָרֶֽה בַמַּ֗יִם עֲֽלִיּ֫וֹתָ֥יו הַשָּׂם־עָבִ֥ים רְכוּב֑וֹ הַֽ֝מְהַלֵּ֗ךְ עַל־כַּנְפֵי־רֽוּחַ
Üst odalarını sularda kuran, bulutları arabası yapan, rüzgarın kanatları üzerinde yürüyen.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 22:13
·
Tevrat
ה֣וֹי בֹּנֶ֤ה בֵיתוֹ֙ בְּֽלֹא־צֶ֔דֶק וַעֲלִיּוֹתָ֖יו בְּלֹ֣א מִשְׁפָּ֑ט בְּרֵעֵ֨הוּ֙ יַעֲבֹ֣ד חִנָּ֔ם וּפֹעֲל֖וֹ לֹ֥א יִתֶּן־לֽוֹ
Evini doğruluk olmadan ve üst odalarını yargı olmadan yapana, komşusunu bedavaya çalıştıran ve ona ücretini vermeyene vay!
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 3:9
·
Tevrat
וּמִשְׁקָ֛ל לְמִסְמְר֥וֹת לִשְׁקָלִ֖ים חֲמִשִּׁ֣ים זָהָ֑ב וְהָעֲלִיּ֖וֹת חִפָּ֥ה זָהָֽב
Ve çiviler için ağırlık elli şekel (~550 gram) altındı; ve üst odaları altınla kapladı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 104:13
·
Tevrat
מַשְׁקֶ֣ה הָ֭רִים מֵעֲלִיּוֹתָ֑יו מִפְּרִ֥י מַ֝עֲשֶׂ֗יךָ תִּשְׂבַּ֥ע הָאָֽרֶץ
Yukarı odalarından dağları sular; yer işlerinin meyvesinden doyar.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 28:11
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֣ן דָּוִ֣יד לִשְׁלֹמֹ֣ה בְנ֡וֹ אֶת־תַּבְנִ֣ית הָאוּלָם֩ וְֽאֶת־בָּ֨תָּ֜יו וְגַנְזַכָּ֧יו וַעֲלִיֹּתָ֛יו וַחֲדָרָ֥יו הַפְּנִימִ֖ים וּבֵ֥ית הַכַּפֹּֽרֶת
Davut oğlu Süleyman'a eyvanın, evlerinin, hazine odalarının, üst odalarının, iç odalarının ve kefaret örtüsü evinin planını verdi.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 9:4
·
Tevrat
וּמַאֲכַ֣ל שֻׁלְחָנ֡וֹ וּמוֹשַׁ֣ב עֲבָדָיו֩ וּמַעֲמַ֨ד מְשָׁרְתָ֜יו וּמַלְבּֽוּשֵׁיהֶ֗ם וּמַשְׁקָיו֙ וּמַלְבּ֣וּשֵׁיהֶ֔ם וַעֲלִיָּת֔וֹ אֲשֶׁ֥ר יַעֲלֶ֖ה בֵּ֣ית יְהוָ֑ה וְלֹא־הָ֥יָה ע֛וֹד בָּ֖הּ רֽוּחַ
sofrasının yiyeceğini, kullarının oturuşunu, hizmetkârlarının duruşunu ve giysilerini, sakilerini ve giysilerini, Yahve'nin evine çıktığı çıkışını gördü; ve onda artık ruh kalmadı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 15:19
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר תְּנָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֗הּ אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּיּ֔וֹת וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּיּֽוֹת
Dedi ki: 'Bana bereket ver; çünkü beni güney diyarına verdin, bana su pınarlarını da ver.' Bunun üzerine ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 1:15
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית
Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.