25
Kullanım
4
Lemma
7
Türev
13
Anlam
4 lemma, 7 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 5:27
·
Tevrat
אֵין־עָיֵ֤ף וְאֵין־כּוֹשֵׁל֙ בּ֔וֹ לֹ֥א יָנ֖וּם וְלֹ֣א יִישָׁ֑ן וְלֹ֤א נִפְתַּח֙ אֵז֣וֹר חֲלָצָ֔יו וְלֹ֥א נִתַּ֖ק שְׂר֥וֹךְ נְעָלָֽיו
Onda yorgun yoktur ve tökezleyen yoktur; ne uyuklar ne de uyur; ve bellerinin kuşağı çözülmez ve çarıklarının bağı kopmaz.
Yeşaya 29:8
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כַּאֲשֶׁר֩ יַחֲלֹ֨ם הָרָעֵ֜ב וְהִנֵּ֣ה אוֹכֵ֗ל וְהֵקִיץ֮ וְרֵיקָ֣ה נַפְשׁוֹ֒ וְכַאֲשֶׁ֨ר יַחֲלֹ֤ם הַצָּמֵא֙ וְהִנֵּ֣ה שֹׁתֶ֔ה וְהֵקִיץ֙ וְהִנֵּ֣ה עָיֵ֔ף וְנַפְשׁ֖וֹ שׁוֹקֵקָ֑ה כֵּ֣ן יִֽהְיֶ֗ה הֲמוֹן֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם הַצֹּבְאִ֖ים עַל־הַ֥ר צִיּֽוֹן
Ve açın rüya görüp işte yiyor olması, ve uyanıp canının boş olması gibi; ve susuzun rüya görüp işte içiyor olması, ve uyanıp işte yorgun ve canının susamış olması gibi olacak; Siyon dağına karşı savaşan bütün ulusların kalabalığı böyle olacak.
Eyüp 22:7
·
Tevrat
לֹא־מַ֭יִם עָיֵ֣ף תַּשְׁקֶ֑ה וּ֝מֵרָעֵ֗ב תִּֽמְנַֽע־לָֽחֶם
Yorgun olana su içirmezsin; ve aç olandan ekmeği esirgersin.
Yaratılış 25:29
·
Tevrat
וַיָּ֥זֶד יַעֲקֹ֖ב נָזִ֑יד וַיָּבֹ֥א עֵשָׂ֛ו מִן־הַשָּׂדֶ֖ה וְה֥וּא עָיֵֽף
Ve Yakup çorba kaynattı; Esav tarladan geldi ve o yorgundu.
Yaratılış 25:30
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר עֵשָׂ֜ו אֶֽל־יַעֲקֹ֗ב הַלְעִיטֵ֤נִי נָא֙ מִן־הָאָדֹ֤ם הָאָדֹם֙ הַזֶּ֔ה כִּ֥י עָיֵ֖ף אָנֹ֑כִי עַל־כֵּ֥ן קָרָֽא־שְׁמ֖וֹ אֱדֽוֹם
Bunun üzerine Esav Yakup'a dedi: 'Lütfen bu kızıldan, bu kızıldan bana yedir, çünkü ben yorgunum.' Bu yüzden onun adı Edom çağrıldı.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 31:25
·
Tevrat
כִּ֥י הִרְוֵ֖יתִי נֶ֣פֶשׁ עֲיֵפָ֑ה וְכָל־נֶ֥פֶשׁ דָּאֲבָ֖ה מִלֵּֽאתִי
Çünkü yorgun canı suya kandırdım ve her kederli canı doldurdum.
Yeşaya 32:2
·
Tevrat
וְהָיָה־אִ֥ישׁ כְּמַֽחֲבֵא־ר֖וּחַ וְסֵ֣תֶר זָ֑רֶם כְּפַלְגֵי־מַ֣יִם בְּצָי֔וֹן כְּצֵ֥ל סֶֽלַע־כָּבֵ֖ד בְּאֶ֥רֶץ עֲיֵפָֽה
Ve adam rüzgardan bir sığınak gibi ve sağanaktan bir örtü, kuraklıkta su akarsuları gibi, yorgun yerde ağır kayanın gölgesi gibi olacak.
Mezmurlar 143:6
·
Tevrat
פֵּרַ֣שְׂתִּי יָדַ֣י אֵלֶ֑יךָ נַפְשִׁ֓י כְּאֶֽרֶץ־עֲיֵפָ֖ה לְךָ֣ סֶֽלָה
Ellerimi sana açtım; canım yorgun bir yer gibi sanadır. Sela.
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:25
·
Tevrat
מַ֣יִם קָ֭רִים עַל־נֶ֣פֶשׁ עֲיֵפָ֑ה וּשְׁמוּעָ֥ה ט֝וֹבָ֗ה מֵאֶ֥רֶץ מֶרְחָֽק
Yorgun cana soğuk su, ve uzak diyardan iyi haber gibidir.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 8:4
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א גִדְע֖וֹן הַיַּרְדֵּ֑נָה עֹבֵ֣ר ה֗וּא וּשְׁלֹשׁ־מֵא֤וֹת הָאִישׁ֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ עֲיֵפִ֖ים וְרֹדְפִֽים
Gideon Yarden'e geldi, o ve onunla olan üç yüz adam yorgun ve kovalayan olarak geçiyordu.
Hakimler 8:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְאַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת תְּנוּ־נָא֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם לָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר בְּרַגְלָ֑י כִּי־עֲיֵפִ֣ים הֵ֔ם וְאָנֹכִ֗י רֹדֵ֛ף אַחֲרֵ֛י זֶ֥בַח וְצַלְמֻנָּ֖ע מַלְכֵ֥י מִדְיָֽן
Sukkot adamlarına dedi: "Lütfen ardımdaki halka ekmek somunları verin; çünkü onlar yorgundurlar ve ben Midyan kralları Zevah'ın ve Tsalmunna'nın ardından kovalıyorum."
2. Samuel 16:14
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א הַמֶּ֛לֶךְ וְכָל־הָעָ֥ם אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ עֲיֵפִ֑ים וַיִּנָּפֵ֖שׁ שָֽׁם
Kral ve onunla olan bütün halk yorgun geldiler; ve orada nefeslendi.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 17:29
·
Tevrat
וּדְבַ֣שׁ וְחֶמְאָ֗ה וְצֹאן֙ וּשְׁפ֣וֹת בָּקָ֔ר הִגִּ֧ישׁוּ לְדָוִ֛ד וְלָעָ֥ם אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ לֶאֱכ֑וֹל כִּ֣י אָמְר֔וּ הָעָ֗ם רָעֵ֛ב וְעָיֵ֥ף וְצָמֵ֖א בַּמִּדְבָּֽר
bal, tereyağı, koyun ve inek peynirini Davut'a ve onunla olan halka yemeleri için sundular; çünkü dediler: 'Halk çölde aç, yorgun ve susuzdur.'
Mezmurlar 63:2
·
Tevrat
אֱלֹהִ֤ים אֵלִ֥י אַתָּ֗ה אֲֽשַׁחֲ֫רֶ֥ךָּ צָמְאָ֬ה לְךָ֨ נַפְשִׁ֗י כָּמַ֣הּ לְךָ֣ בְשָׂרִ֑י בְּאֶֽרֶץ־צִיָּ֖ה וְעָיֵ֣ף בְּלִי־מָֽיִם
Ey Tanrı, Tanrım sensin, seni ararım; kurak ve yorgun, susuz bir yerde canım sana susadı, etim seni özledi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 46:1
·
Tevrat
כָּרַ֥ע בֵּל֙ קֹרֵ֣ס נְב֔וֹ הָיוּ֙ עֲצַבֵּיהֶ֔ם לַחַיָּ֖ה וְלַבְּהֵמָ֑ה נְשֻׂאֹתֵיכֶ֣ם עֲמוּס֔וֹת מַשָּׂ֖א לַעֲיֵפָֽה
Bel diz çöktü, Nebo eğildi; onların putları yabanıl hayvana ve evcil hayvana yüklendi; taşıdıklarınız yorgun hayvana yük olarak yüklendi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 28:12
·
Tevrat
אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם זֹ֤את הַמְּנוּחָה֙ הָנִ֣יחוּ לֶֽעָיֵ֔ף וְזֹ֖את הַמַּרְגֵּעָ֑ה וְלֹ֥א אָב֖וּא שְׁמֽוֹעַ
Ki onlara dedi: Dinlenme budur, yorgunu dinlendirin ve huzur budur; ama işitmek istemediler.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 60:6
·
Tevrat
שִֽׁפְעַ֨ת גְּמַלִּ֜ים תְּכַסֵּ֗ךְ בִּכְרֵ֤י מִדְיָן֙ וְעֵיפָ֔ה כֻּלָּ֖ם מִשְּׁבָ֣א יָבֹ֑אוּ זָהָ֤ב וּלְבוֹנָה֙ יִשָּׂ֔אוּ וּתְהִלֹּ֥ת יְהוָ֖ה יְבַשֵּֽׂרוּ
Develerin sürüsü, Midyan'ın ve Efa'nın genç develeri seni örtecek; hepsi Seba'dan gelecekler, altın ve günnük taşıyacaklar ve Yahve'nin övgülerini iyi haber verecekler.
1. Tarihler 2:46
·
Tevrat
וְעֵיפָה֙ פִּילֶ֣גֶשׁ כָּלֵ֔ב יָֽלְדָ֛ה אֶת־חָרָ֥ן וְאֶת־מוֹצָ֖א וְאֶת־גָּזֵ֑ז וְחָרָ֖ן הֹלִ֥יד אֶת־גָּזֵֽז
Kalev'in cariyesi Eyfa, Haran'ı, Motsa'yı ve Gazez'i doğurdu; Haran Gazez'in babasıydı.
1. Tarihler 2:47
·
Tevrat
וּבְנֵ֖י יָהְדָּ֑י רֶ֧גֶם וְיוֹתָ֛ם וְגֵישָׁ֥ן וָפֶ֖לֶט וְעֵיפָ֥ה וָשָֽׁעַף
Yahday'ın oğulları: Regem, Yotam, Geyşan, Pelet, Eyfa ve Şaaf.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 1:33
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י מִדְיָ֗ן עֵיפָ֤ה וָעֵ֨פֶר֙ וַחֲנ֔וֹךְ וַאֲבִידָ֖ע וְאֶלְדָּעָ֑ה כָּל־אֵ֖לֶּה בְּנֵ֥י קְטוּרָֽה
Ve Midyan'ın oğulları: Eyfa ve Efer ve Hanok ve Avida ve Eldaa; bütün bunlar Ketura'nın oğullarıydı.
Yaratılış 25:4
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י מִדְיָ֗ן עֵיפָ֤ה וָעֵ֨פֶר֙ וַחֲנֹ֔ךְ וַאֲבִידָ֖ע וְאֶלְדָּעָ֑ה כָּל־אֵ֖לֶּה בְּנֵ֥י קְטוּרָֽה
Midyan'ın oğulları Efa, Efer, Hanok, Abida ve Eldaa'ydı; bütün bunlar Ketura'nın oğullarıydı.
Örnek Ayetler (1)
Amos 4:13
·
Tevrat
כִּ֡י הִנֵּה֩ יוֹצֵ֨ר הָרִ֜ים וּבֹרֵ֣א ר֗וּחַ וּמַגִּ֤יד לְאָדָם֙ מַה־שֵּׂח֔וֹ עֹשֵׂ֥ה שַׁ֨חַר֙ עֵיפָ֔ה וְדֹרֵ֖ךְ עַל־בָּ֣מֳתֵי אָ֑רֶץ יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁמֽוֹ
Çünkü işte dağları şekillendiren, rüzgarı yaratan, insana düşüncesinin ne olduğunu bildiren, şafağı karanlık yapan ve yerin yüksek yerlerine basan; onun adı Ordular Tanrısı Yahve'dir.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 10:22
·
Tevrat
אֶ֤רֶץ עֵיפָ֨תָה כְּמ֥וֹ אֹ֗פֶל צַ֭לְמָוֶת וְלֹ֥א סְדָרִ֗ים וַתֹּ֥פַע כְּמוֹ־אֹֽפֶל
Zifiri karanlık diyarı, ölüm gölgesi karanlığı gibi; düzen yoktur ve karanlık gibi parlar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 4:31
·
Tevrat
כִּי֩ ק֨וֹל כְּחוֹלָ֜ה שָׁמַ֗עְתִּי צָרָה֙ כְּמַבְכִּירָ֔ה ק֧וֹל בַּת־צִיּ֛וֹן תִּתְיַפֵּ֖חַ תְּפָרֵ֣שׂ כַּפֶּ֑יהָ אֽוֹי־נָ֣א לִ֔י כִּֽי־עָיְפָ֥ה נַפְשִׁ֖י לְהֹרְגִֽים
Çünkü kıvranan kadın gibi bir ses işittim, ilk çocuğunu doğuran kadın gibi sıkıntı; Siyon kızının sesini, soluk soluğa kalıyor, avuçlarını açıyor: 'Vay bana, çünkü canım öldürenler yüzünden yoruldu.'