387
Kullanım
14
Lemma
85
Türev
111
Anlam
14 lemma, 85 türev form
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 22:21
·
Tevrat
דִּבַּ֤רְתִּי אֵלַ֨יִךְ֙ בְּשַׁלְוֺתַ֔יִךְ אָמַ֖רְתְּ לֹ֣א אֶשְׁמָ֑ע זֶ֤ה דַרְכֵּךְ֙ מִנְּעוּרַ֔יִךְ כִּ֥י לֹֽא־שָׁמַ֖עַתְּ בְּקוֹלִֽי
Rahatlığındayken sana konuştum, 'Dinlemeyeceğim' dedin; gençliğinden beri yolun budur, çünkü sesimi dinlemedin.
Yeşaya 47:12
·
Tevrat
עִמְדִי־נָ֤א בַחֲבָרַ֨יִךְ֙ וּבְרֹ֣ב כְּשָׁפַ֔יִךְ בַּאֲשֶׁ֥ר יָגַ֖עַתְּ מִנְּעוּרָ֑יִךְ אוּלַ֛י תּוּכְלִ֥י הוֹעִ֖יל אוּלַ֥י תַּעֲרֽוֹצִי
Gençliğinden beri yorulduğun efsunlarında ve büyücülüklerinin çokluğunda dur lütfen; belki yarar sağlayabilirsin, belki dehşet saçarsın.
Yeşaya 47:15
·
Tevrat
כֵּ֥ן הָיוּ־לָ֖ךְ אֲשֶׁ֣ר יָגָ֑עַתְּ סֹחֲרַ֣יִךְ מִנְּעוּרַ֗יִךְ אִ֤ישׁ לְעֶבְרוֹ֙ תָּע֔וּ אֵ֖ין מוֹשִׁיעֵֽךְ
Gençliğinden beri yorulduğun tüccarların sana böyle oldular; her adam kendi yönüne saptılar, seni kurtaran yok.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 3:24
·
Tevrat
וְהַבֹּ֗שֶׁת אָֽכְלָ֛ה אֶת־יְגִ֥יעַ אֲבוֹתֵ֖ינוּ מִנְּעוּרֵ֑ינוּ אֶת־צֹאנָם֙ וְאֶת־בְּקָרָ֔ם אֶת־בְּנֵיהֶ֖ם וְאֶת־בְּנוֹתֵיהֶֽם
Ve utanç, gençliğimizden beri atalarımızın emeğini, sürülerini ve sığırlarını, oğullarını ve kızlarını yedi.
Yeremya 3:25
·
Tevrat
נִשְׁכְּבָ֣ה בְּבָשְׁתֵּ֗נוּ וּֽתְכַסֵּנוּ֮ כְּלִמָּתֵנוּ֒ כִּי֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵ֜ינוּ חָטָ֗אנוּ אֲנַ֨חְנוּ֙ וַאֲבוֹתֵ֔ינוּ מִנְּעוּרֵ֖ינוּ וְעַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וְלֹ֣א שָׁמַ֔עְנוּ בְּק֖וֹל יְהֹוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Utancımız içinde yatalım ve rezilliğimiz bizi örtsün; çünkü biz ve atalarımız gençliğimizden bu güne kadar Tanrımız Yahve'ye karşı günah işledik ve Tanrımız Yahve'nin sesini işitmedik.
Yaratılış 46:34
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֗ם אַנְשֵׁ֨י מִקְנֶ֜ה הָי֤וּ עֲבָדֶ֨יךָ֙ מִנְּעוּרֵ֣ינוּ וְעַד־עַ֔תָּה גַּם־אֲנַ֖חְנוּ גַּם־אֲבֹתֵ֑ינוּ בַּעֲב֗וּר תֵּשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן כִּֽי־תוֹעֲבַ֥ת מִצְרַ֖יִם כָּל־רֹ֥עֵה צֹֽאן
Diyeceksiniz: 'Kulların gençliğimizden şimdiye kadar sürü adamlarıydılar, hem biz hem de babalarımız'; öyle ki Goşen diyarında oturasınız, çünkü her koyun çobanı Mısır'ın iğrendiği bir şeydir.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 31:19
·
Tevrat
כִּֽי־אַחֲרֵ֤י שׁוּבִי֙ נִחַ֔מְתִּי וְאַֽחֲרֵי֙ הִוָּ֣דְעִ֔י סָפַ֖קְתִּי עַל־יָרֵ֑ךְ בֹּ֚שְׁתִּי וְגַם־נִכְלַ֔מְתִּי כִּ֥י נָשָׂ֖אתִי חֶרְפַּ֥ת נְעוּרָֽי
Çünkü dönüşümden sonra pişman oldum ve anlamamdan sonra uyluğumun üzerine vurdum; utandım ve ayrıca rezil oldum, çünkü gençliğimin utancını taşıdım.
Mezmurlar 25:7
·
Tevrat
חַטֹּ֤אות נְעוּרַ֨י וּפְשָׁעַ֗י אַל־תִּ֫זְכֹּ֥ר כְּחַסְדְּךָ֥ זְכָר־לִי־אַ֑תָּה לְמַ֖עַן טוּבְךָ֣ יְהוָֽה
Gençliğimin günahlarını ve isyanlarımı hatırlama; sadakatine göre beni hatırla, iyiliğin uğruna, ey Yahve.
Eyüp 13:26
·
Tevrat
כִּֽי־תִכְתֹּ֣ב עָלַ֣י מְרֹר֑וֹת וְ֝תוֹרִישֵׁ֗נִי עֲוֺנ֥וֹת נְעוּרָֽי
Çünkü üzerime acı şeyler yazıyorsun ve gençliğimin suçlarını bana miras bırakıyorsun.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 17:33
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל אֶל־דָּוִ֗ד לֹ֤א תוּכַל֙ לָלֶ֨כֶת֙ אֶל־הַפְּלִשְׁתִּ֣י הַזֶּ֔ה לְהִלָּחֵ֖ם עִמּ֑וֹ כִּֽי־נַ֣עַר אַ֔תָּה וְה֛וּא אִ֥ישׁ מִלְחָמָ֖ה מִנְּעֻרָֽיו
Saul Davut'a dedi: 'Bu Filistliyle savaşmak için ona gidemezsin; çünkü sen bir gençsin, o ise gençliğinden beri savaş adamıdır.'
Yaratılış 8:21
·
Tevrat
וַיָּ֣רַח יְהוָה֮ אֶת־רֵ֣יחַ הַנִּיחֹחַ֒ וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־לִבּ֗וֹ לֹֽא־אֹ֠סִף לְקַלֵּ֨ל ע֤וֹד אֶת־הָֽאֲדָמָה֙ בַּעֲב֣וּר הָֽאָדָ֔ם כִּ֠י יֵ֣צֶר לֵ֧ב הָאָדָ֛ם רַ֖ע מִנְּעֻרָ֑יו וְלֹֽא־אֹסִ֥ף ע֛וֹד לְהַכּ֥וֹת אֶת־כָּל־חַ֖י כַּֽאֲשֶׁ֥ר עָשִֽׂיתִי
Yahve hoş kokuyu kokladı ve Yahve kalbine dedi: 'İnsan yüzünden toprağı bir daha lanetlemeyeceğim, çünkü insanın kalbinin eğilimi gençliğinden beri kötüdür; yaptığım gibi her canlıyı bir daha vurmayacağım.
Örnek Ayetler (2)
Çölde Sayım 30:4
·
Tevrat
וְאִשָּׁ֕ה כִּֽי־תִדֹּ֥ר נֶ֖דֶר לַיהוָ֑ה וְאָסְרָ֥ה אִסָּ֛ר בְּבֵ֥ית אָבִ֖יהָ בִּנְעֻרֶֽיהָ
Ve bir kadın gençliğinde babasının evindeyken Yahve'ye bir adak adarsa ve bir yasak bağlarsa,
Çölde Sayım 30:17
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה הַֽחֻקִּ֗ים אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה יְהוָה֙ אֶת־מֹשֶׁ֔ה בֵּ֥ין אִ֖ישׁ לְאִשְׁתּ֑וֹ בֵּֽין־אָ֣ב לְבִתּ֔וֹ בִּנְעֻרֶ֖יהָ בֵּ֥ית אָבִֽיהָ
Bunlar, Yahve'nin Musa'ya buyurduğu kurallardır; adam ile karısı arasında, gençliğinde babasının evinde olan kızı ile baba arasında.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 23:8
·
Tevrat
וְאֶת־תַּזְנוּתֶ֤יהָ מִמִּצְרַ֨יִם֙ לֹ֣א עָזָ֔בָה כִּ֤י אוֹתָהּ֙ שָׁכְב֣וּ בִנְעוּרֶ֔יהָ וְהֵ֥מָּה עִשּׂ֖וּ דַּדֵּ֣י בְתוּלֶ֑יהָ וַיִּשְׁפְּכ֥וּ תַזְנוּתָ֖ם עָלֶֽיהָ
Ve Mısır'dan olan fahişeliklerini bırakmadı; çünkü onun gençliğinde onunla yattılar ve onun bekaretinin göğüslerini onlar sıktılar ve fahişeliklerini onun üzerine döktüler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 48:11
·
Tevrat
שַׁאֲנַ֨ן מוֹאָ֜ב מִנְּעוּרָ֗יו וְשֹׁקֵ֥ט הוּא֙ אֶל־שְׁמָרָ֔יו וְלֹֽא־הוּרַ֤ק מִכְּלִי֙ אֶל־כֶּ֔לִי וּבַגּוֹלָ֖ה לֹ֣א הָלָ֑ךְ עַל־כֵּ֗ן עָמַ֤ד טַעְמוֹ֙ בּ֔וֹ וְרֵיח֖וֹ לֹ֥א נָמָֽר
Moav gençliğinden beri rahattı ve o tortusu üzerinde sakindi; kaptan kaba boşaltılmadı ve sürgüne gitmedi. Bu yüzden onun tadı onda durdu ve onun kokusu değişmedi.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 19:8
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ ק֣וּם צֵ֔א וְדַבֵּ֖ר עַל־לֵ֣ב עֲבָדֶ֑יךָ כִּי֩ בַיהוָ֨ה נִשְׁבַּ֜עְתִּי כִּי־אֵינְךָ֣ יוֹצֵ֗א אִם־יָלִ֨ין אִ֤ישׁ אִתְּךָ֙ הַלַּ֔יְלָה וְרָעָ֧ה לְךָ֣ זֹ֗את מִכָּל־הָרָעָה֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אָה עָלֶ֔יךָ מִנְּעֻרֶ֖יךָ עַד־עָֽתָּה
Ve şimdi kalk, çık ve kullarının kalbine konuş; çünkü Yahve üzerine yemin ettim ki, eğer çıkmazsan, bu gece seninle bir adam bile gecelemez; ve bu sana, gençliğinden şimdiye kadar üzerine gelen bütün kötülükten daha kötü olur.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 3:4
·
Tevrat
הֲל֣וֹא מֵעַ֔תָּה קָרָ֥את לִ֖י אָבִ֑י אַלּ֥וּף נְעֻרַ֖י אָֽתָּה
Şu andan itibaren bana, 'Babam, gençliğimin dostu sensin' diye çağırmadın mı?
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 3:27
·
Tevrat
ט֣וֹב לַגֶּ֔בֶר כִּֽי־יִשָּׂ֥א עֹ֖ל בִּנְעוּרָֽיו
Adama gençliğinde boyunduruk taşıması iyidir.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 22:13
·
Tevrat
וּבַת־כֹּהֵן֩ כִּ֨י תִהְיֶ֜ה אַלְמָנָ֣ה וּגְרוּשָׁ֗ה וְזֶרַע֮ אֵ֣ין לָהּ֒ וְשָׁבָ֞ה אֶל־בֵּ֤ית אָבִ֨יהָ֙ כִּנְעוּרֶ֔יהָ מִלֶּ֥חֶם אָבִ֖יהָ תֹּאכֵ֑ל וְכָל־זָ֖ר לֹא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ
Ve kâhin kızı dul ve boşanmış olursa ve onun soyu yoksa ve gençliğindeki gibi babasının evine dönerse, babasının ekmeğinden yiyecek; ve hiçbir yabancı ondan yemeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 103:5
·
Tevrat
הַמַּשְׂבִּ֣יַע בַּטּ֣וֹב עֶדְיֵ֑ךְ תִּתְחַדֵּ֖שׁ כַּנֶּ֣שֶׁר נְעוּרָֽיְכִי
Ağzını iyilikle doyuran; gençliğin kartal gibi yenilenir.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:18
·
Tevrat
יְהִֽי־מְקוֹרְךָ֥ בָר֑וּךְ וּ֝שְׂמַ֗ח מֵאֵ֥שֶׁת נְעוּרֶֽךָ
Pınarın bereketli olsun ve gençliğinin karısıyla sevin.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 23:3
·
Tevrat
וַתִּזְנֶ֣ינָה בְמִצְרַ֔יִם בִּנְעוּרֵיהֶ֖ן זָנ֑וּ שָׁ֚מָּה מֹעֲכ֣וּ שְׁדֵיהֶ֔ן וְשָׁ֣ם עִשּׂ֔וּ דַּדֵּ֖י בְּתוּלֵיהֶֽן
Ve Mısır'da fahişelik yaptılar, gençliklerinde fahişelik yaptılar; orada onların memeleri ezildi ve orada onların bekaretinin göğüsleri sıkıldı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 54:6
·
Tevrat
כִּֽי־כְאִשָּׁ֧ה עֲזוּבָ֛ה וַעֲצ֥וּבַת ר֖וּחַ קְרָאָ֣ךְ יְהוָ֑ה וְאֵ֧שֶׁת נְעוּרִ֛ים כִּ֥י תִמָּאֵ֖ס אָמַ֥ר אֱלֹהָֽיִךְ
Çünkü Yahve seni terk edilmiş ve ruhu kederli bir kadın gibi çağırdı; ve gençlik karısı reddedildiğinde olduğu gibi, dedi Tanrın.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 144:12
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר בָּנֵ֨ינוּ כִּנְטִעִים֮ מְגֻדָּלִ֪ים בִּֽנְעוּרֵ֫יהֶ֥ם בְּנוֹתֵ֥ינוּ כְזָוִיֹּ֑ת מְ֝חֻטָּב֗וֹת תַּבְנִ֥ית הֵיכָֽל
Ki oğullarımız gençliklerinde büyütülmüş fidanlar gibidir; kızlarımız tapınak yapısında oyulmuş köşeler gibidir.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 16:9
·
Tevrat
וְהָאֹרֵ֗ב יֹשֵׁ֥ב לָהּ֙ בַּחֶ֔דֶר וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיְנַתֵּק֙ אֶת־הַיְתָרִ֔ים כַּאֲשֶׁ֨ר יִנָּתֵ֤ק פְּתִֽיל־הַנְּעֹ֨רֶת֙ בַּהֲרִיח֣וֹ אֵ֔שׁ וְלֹ֥א נוֹדַ֖ע כֹּחֽוֹ
Odada onun için pusu oturuyordu. Ona dedi: 'Filistliler senin üzerinde, Şimşon!' Kıtık ipinin ateşi kokladığında koptuğu gibi kirişleri kopardı ve onun gücü bilinmedi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 1:31
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה הֶחָסֹן֙ לִנְעֹ֔רֶת וּפֹעֲל֖וֹ לְנִיצ֑וֹץ וּבָעֲר֧וּ שְׁנֵיהֶ֛ם יַחְדָּ֖ו וְאֵ֥ין מְכַבֶּֽה
Ve güçlü olan kıtık, onun işi kıvılcım olacak; ikisi birlikte yanacaklar ve söndüren olmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 11:16
·
Tevrat
כִּ֣י הִנֵּֽה־אָנֹכִי֩ מֵקִ֨ים רֹעֶ֜ה בָּאָ֗רֶץ הַנִּכְחָד֤וֹת לֹֽא־יִפְקֹד֙ הַנַּ֣עַר לֹֽא־יְבַקֵּ֔שׁ וְהַנִּשְׁבֶּ֖רֶת לֹ֣א יְרַפֵּ֑א הַנִּצָּבָה֙ לֹ֣א יְכַלְכֵּ֔ל וּבְשַׂ֤ר הַבְּרִיאָה֙ יֹאכַ֔ל וּפַרְסֵיהֶ֖ן יְפָרֵֽק
Çünkü işte ben yerde bir çoban kaldırıyorum; yok olanları yoklamayacak, genci aramayacak, kırık olanı iyileştirmeyecek, duranı beslemeyecek, semizin etini yiyecek ve tırnaklarını koparacak.