136
Kullanım
5
Lemma
40
Türev
61
Anlam
5 lemma, 40 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
נֵכָר Lemma | nekhar | yabancı, yabancı, tanınmayan, dışarlıklı | İsim | 29 | ||
הַנֵּכָר | hannekhar | yabancının, yabancı, tanınmayan, farklı | İsim | 9 | ||
נָכְרִיָּֽה Lemma | nokhriyyah | yabancı, tanınmayan, yabancı, dışarıdan olan | Sıfat | 10 | ||
נָכְרִיּוֹת | nohriyyot | yabancı, tanınmayan, yabancı, dışarıdan olan | Sıfat | 9 | ||
נָכְרִי | nokhri | yabancı, yabancı, tanınmayan, dışarlıklı | Sıfat | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Hakimler 19:12 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֲדֹנָ֔יו לֹ֤א נָסוּר֙ אֶל־עִ֣יר נָכְרִ֔י אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־מִבְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל הֵ֑נָּה וְעָבַ֖רְנוּ עַד־גִּבְעָֽה Efendisi ona dedi ki: 'İsrail oğullarından olmayan yabancı bir şehre sapmayacağız; ve Giva'ya kadar geçeceğiz.' 2. Samuel 15:19 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־אִתַּ֣י הַגִּתִּ֔י לָ֧מָּה תֵלֵ֛ךְ גַּם־אַתָּ֖ה אִתָּ֑נוּ שׁ֣וּב וְשֵׁ֤ב עִם־הַמֶּ֨לֶךְ֙ כִּֽי־נָכְרִ֣י אַ֔תָּה וְגַם־גֹּלֶ֥ה אַתָּ֖ה לִמְקוֹמֶֽךָ Kral Gatlı İttay'a dedi: 'Neden sen de bizimle gidiyorsun? Dön ve kralla otur; çünkü sen yabancısın ve ayrıca kendi yerine sürgünsün.' Sefanya 1:8 · Tevrat וְהָיָ֗ה בְּיוֹם֙ זֶ֣בַח יְהוָ֔ה וּפָקַדְתִּ֥י עַל־הַשָּׂרִ֖ים וְעַל־בְּנֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וְעַ֥ל כָּל־הַלֹּבְשִׁ֖ים מַלְבּ֥וּשׁ נָכְרִֽי Yahve'nin kurban gününde önderleri, kralın oğullarını ve yabancı giysi giyen herkesi cezalandıracağım. Süleyman'ın Özdeyişleri 5:10 · Tevrat פֶּֽן־יִשְׂבְּע֣וּ זָרִ֣ים כֹּחֶ֑ךָ וַ֝עֲצָבֶ֗יךָ בְּבֵ֣ית נָכְרִֽי Yabancılar gücünle doymasın ve emeklerin yabancının evinde olmasın diye. Süleyman'ın Özdeyişleri 27:2 · Tevrat יְהַלֶּלְךָ֣ זָ֣ר וְלֹא־פִ֑יךָ נָ֝כְרִ֗י וְאַל־שְׂפָתֶֽיךָ Seni yabancı övsün ve kendi ağzın değil; eloğlu övsün ve kendi dudakların değil. | ||||||
הַנָּכְרִי | hannokhri | yabancı, yabancı, tanınmayan, dışarlıklı | Sıfat | 5 | ||
הַנָּכְרִיּוֹת | ha-nnokhriyyot | yabancı, yabancı, tanınmayan, dışarlıklı | Sıfat | 3 | ||
לְנָכְרִי | le-nokhri | yabancıya, yabancı, tanınmayan, dışarlıklı | Sıfat | 2 | ||
מִנָּכְרִיָּה | mi-nnokhriyyah | yabancıdan, yabancı, tanınmayan, dışarlıklı | Sıfat | 2 | ||
וְנָכְרִים | ve-nokhrim | ve tanınmayanlar, tanınmayan, yabancı, dışarlıklı | Sıfat | 1 | ||
וְנָכְרִי | ve-nokhri | ve yabancı, yabancı, tanınmayan, dışarıdan gelen | Sıfat | 1 | ||
וְהַנָּכְרִי | ve-hannokhri | ve yabancı, tanınmayan kişi, yabancı, tanınmayan, dışarlıklı | Sıfat | 1 | ||
לְנָכְרִֽים | le-nokhrim | yabancılara, yabancı, tanınmayan, dışarlıklı | Sıfat | 1 | ||
נָכְרִים | nohrim | yabancılar, yabancı, tanınmayan, dışarıdan gelen | Sıfat | 1 | ||
הַֽכֶּר Lemma | hakker | tanı, tanımak, fark etmek, yabancılamak | Fiil | 6 | ||
יַכִּיר | yakkir | tanıyacak, tanımak, fark etmek, kabul etmek | Fiil | 5 | ||
וַיַּכֵּר | va-yyakker | ve tanıdı, tanımak, fark etmek, yabancılamak | Fiil | 4 | ||
הִכִּירוֹ | hikkiro | onu tanıdı, tanımak, fark etmek, ayırt etmek | Zamir | 4 | ||
יַכִּירֶנּוּ | yakkirennu | onu inceleyecek, incelemek, tanımak, fark etmek | Zamir | 3 | ||
אַכִּיר | akkir | tanıyacağım, tanımak, fark etmek, yabancılamak | Fiil | 2 | ||
Örnek Ayetler (4 / 29)
Hezekiel 44:7
·
Tevrat
בַּהֲבִיאֲכֶ֣ם בְּנֵֽי־נֵכָ֗ר עַרְלֵי־לֵב֙ וְעַרְלֵ֣י בָשָׂ֔ר לִהְי֥וֹת בְּמִקְדָּשִׁ֖י לְחַלְּל֣וֹ אֶת־בֵּיתִ֑י בְּהַקְרִֽיבְכֶ֤ם אֶת־לַחְמִי֙ חֵ֣לֶב וָדָ֔ם וַיָּפֵ֨רוּ֙ אֶת־בְּרִיתִ֔י אֶ֖ל כָּל־תּוֹעֲבוֹתֵיכֶֽם
Kalbi sünnetsiz ve bedeni sünnetsiz yabancı oğullarını, kutsal yerimde olmaları ve evimi bayağılaştırmaları için getirdiğinizde; ekmeğimi, yağı ve kanı sunduğunuzda, bütün iğrençliklerinize ek olarak antlaşmamı bozdular.
Hezekiel 44:9
·
Tevrat
כֹּה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ כָּל־בֶּן־נֵכָ֗ר עֶ֤רֶל לֵב֙ וְעֶ֣רֶל בָּשָׂ֔ר לֹ֥א יָב֖וֹא אֶל־מִקְדָּשִׁ֑י לְכָל־בֶּן־נֵכָ֔ר אֲשֶׁ֕ר בְּת֖וֹךְ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Efendi Yahve şöyle dedi: İsrail oğullarının arasında olan bütün yabancı oğullarından, kalbi sünnetsiz ve bedeni sünnetsiz hiçbir yabancı oğlu kutsal yerime girmeyecek.
2. Samuel 22:45
·
Tevrat
בְּנֵ֥י נֵכָ֖ר יִתְכַּֽחֲשׁוּ־לִ֑י לִשְׁמ֥וֹעַ אֹ֖זֶן יִשָּׁ֥מְעוּ לִֽי
Yabancı oğulları bana boyun eğecekler; kulağın duymasıyla beni dinleyecekler.
2. Samuel 22:46
·
Tevrat
בְּנֵ֥י נֵכָ֖ר יִבֹּ֑לוּ וְיַחְגְּר֖וּ מִמִּסְגְּרוֹתָֽם
Yabancı oğulları solacaklar ve kapalı yerlerinden kuşanacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 10:16
·
Tevrat
וַיָּסִ֜ירוּ אֶת־אֱלֹהֵ֤י הַנֵּכָר֙ מִקִּרְבָּ֔ם וַיַּעַבְד֖וּ אֶת־יְהוָ֑ה וַתִּקְצַ֥ר נַפְשׁ֖וֹ בַּעֲמַ֥ל יִשְׂרָאֵֽל
Yabancı ilahları aralarından kaldırdılar ve Yahve'ye kulluk ettiler; ve onun canı İsrail'in sıkıntısıyla kısaldı.
1. Samuel 7:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שְׁמוּאֵ֗ל אֶל־כָּל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵל֮ לֵאמֹר֒ אִם־בְּכָל־לְבַבְכֶ֗ם אַתֶּ֤ם שָׁבִים֙ אֶל־יְהוָ֔ה הָסִ֜ירוּ אֶת־אֱלֹהֵ֧י הַנֵּכָ֛ר מִתּוֹכְכֶ֖ם וְהָעַשְׁתָּר֑וֹת וְהָכִ֨ינוּ לְבַבְכֶ֤ם אֶל־יְהוָה֙ וְעִבְדֻ֣הוּ לְבַדּ֔וֹ וְיַצֵּ֥ל אֶתְכֶ֖ם מִיַּ֥ד פְּלִשְׁתִּֽים
Samuel bütün İsrail evine diyerek dedi: 'Eğer bütün kalbinizle Yahve'ye dönüyorsanız, yabancı ilahları ve Aştoretleri aranızdan çıkarın; kalbinizi Yahve'ye hazırlayın ve yalnız ona kulluk edin; o da sizi Filistlilerin elinden kurtaracaktır.'
Yeşaya 56:3
·
Tevrat
וְאַל־יֹאמַ֣ר בֶּן־הַנֵּכָ֗ר הַנִּלְוָ֤ה אֶל־יְהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַבְדֵּ֧ל יַבְדִּילַ֛נִי יְהוָ֖ה מֵעַ֣ל עַמּ֑וֹ וְאַל־יֹאמַר֙ הַסָּרִ֔יס הֵ֥ן אֲנִ֖י עֵ֥ץ יָבֵֽשׁ
Ve Yahve'ye katılan yabancı oğlu şöyle demesin: 'Yahve beni halkının üzerinden kesinlikle ayıracaktır'; ve hadım demesin: 'İşte ben kuru bir ağacım'.
Yeşaya 56:6
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י הַנֵּכָ֗ר הַנִּלְוִ֤ים עַל־יְהוָה֙ לְשָׁ֣רְת֔וֹ וּֽלְאַהֲבָה֙ אֶת־שֵׁ֣ם יְהוָ֔ה לִהְי֥וֹת ל֖וֹ לַעֲבָדִ֑ים כָּל־שֹׁמֵ֤ר שַׁבָּת֙ מֵֽחַלְּל֔וֹ וּמַחֲזִיקִ֖ים בִּבְרִיתִֽי
Ve ona hizmet etmek için ve Yahve'nin ismini sevmek için, ona kullar olmak için Yahve'ye katılan yabancı oğullarını; Şabat'ı onu bozmaktan koruyan herkesi ve antlaşmama tutunanları,
Yeşu 24:23
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה הָסִ֛ירוּ אֶת־אֱלֹהֵ֥י הַנֵּכָ֖ר אֲשֶׁ֣ר בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְהַטּוּ֙ אֶת־לְבַבְכֶ֔ם אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve şimdi aranızdaki yabancı ilahları kaldırıp atın; ve kalbinizi İsrail'in Tanrısı Yahve'ye eğin.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 2:21
·
Tevrat
וְאָֽנֹכִי֙ נְטַעְתִּ֣יךְ שֹׂרֵ֔ק כֻּלֹּ֖ה זֶ֣רַע אֱמֶ֑ת וְאֵיךְ֙ נֶהְפַּ֣כְתְּ לִ֔י סוּרֵ֖י הַגֶּ֥פֶן נָכְרִיָּֽה
Ve ben seni tümüyle gerçek tohum olan seçkin asma olarak diktim; bana nasıl yabancı asmanın yozlaşmış dallarına dönüştün?
Yeşaya 28:21
·
Tevrat
כִּ֤י כְהַר־פְּרָצִים֙ יָק֣וּם יְהוָ֔ה כְּעֵ֖מֶק בְּגִבְע֣וֹן יִרְגָּ֑ז לַעֲשׂ֤וֹת מַעֲשֵׂ֨הוּ֙ זָ֣ר מַעֲשֵׂ֔הוּ וְלַֽעֲבֹד֙ עֲבֹ֣דָת֔וֹ נָכְרִיָּ֖ה עֲבֹדָתֽוֹ
Çünkü Yahve Peratsim dağı gibi kalkacak, Givon vadisi gibi öfkelenecek; işini, yabancı işini yapmak için ve çalışmasını, yabancı çalışmasını çalışmak için.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:20
·
Tevrat
וְלָ֤מָּה תִשְׁגֶּ֣ה בְנִ֣י בְזָרָ֑ה וּ֝תְחַבֵּ֗ק חֵ֣ק נָכְרִיָּֽה
Ve neden, oğlum, yabancı bir kadınla kendinden geçesin ve yabancı birinin bağrını kucaklayasın?
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:24
·
Tevrat
לִ֭שְׁמָרְךָ מֵאֵ֣שֶׁת רָ֑ע מֵֽ֝חֶלְקַ֗ת לָשׁ֥וֹן נָכְרִיָּֽה
Seni kötü kadından, yabancı dilin pürüzsüzlüğünden korumak için.
Süleyman'ın Özdeyişleri 20:16
·
Tevrat
לְֽקַח־בִּ֭גְדוֹ כִּי־עָ֣רַב זָ֑ר וּבְעַ֖ד נָכְרִיָּ֣ה חַבְלֵֽהוּ
Onun giysisini al, çünkü yabancıya kefil oldu; ve yabancı kadın uğruna onu rehin al.
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Krallar 11:1
·
Tevrat
וְהַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֗ה אָהַ֞ב נָשִׁ֧ים נָכְרִיּ֛וֹת רַבּ֖וֹת וְאֶת־בַּת־פַּרְעֹ֑ה מוֹאֲבִיּ֤וֹת עַמֳּנִיּוֹת֙ אֲדֹ֣מִיֹּ֔ת צֵדְנִיֹּ֖ת חִתִּיֹּֽת
Kral Süleyman Firavun'un kızının yanı sıra birçok yabancı kadını, Moavlı, Ammonlu, Edomlu, Saydalı ve Hititli kadınları sevdi.
Ezra 10:2
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ שְׁכַנְיָ֨ה בֶן־יְחִיאֵ֜ל מִבְּנֵ֤י עֵילָם֙ וַיֹּ֣אמֶר לְעֶזְרָ֔א אֲנַ֨חְנוּ֙ מָעַ֣לְנוּ בֵאלֹהֵ֔ינוּ וַנֹּ֛שֶׁב נָשִׁ֥ים נָכְרִיּ֖וֹת מֵעַמֵּ֣י הָאָ֑רֶץ וְעַתָּ֛ה יֵשׁ־מִקְוֶ֥ה לְיִשְׂרָאֵ֖ל עַל־זֹֽאת
Ve Elam oğullarından Yehiel oğlu Şekanya yanıtladı ve Ezra'ya dedi: 'Biz Tanrımıza sadakatsizlik ettik ve yerin halklarından yabancı kadınlar oturttuk; ve şimdi bu konuda İsrail için umut vardır.
Ezra 10:10
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם עֶזְרָ֤א הַכֹּהֵן֙ וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם אַתֶּ֣ם מְעַלְתֶּ֔ם וַתֹּשִׁ֖יבוּ נָשִׁ֣ים נָכְרִיּ֑וֹת לְהוֹסִ֖יף עַל־אַשְׁמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
Ve kâhin Ezra kalktı ve onlara dedi: 'Siz sadakatsizlik ettiniz ve İsrail'in suçluluğuna eklemek için yabancı kadınlar oturttunuz.
Ezra 10:14
·
Tevrat
יַֽעֲמְדוּ־נָ֣א שָׂ֠רֵינוּ לְֽכָל־הַקָּהָ֞ל וְכֹ֣ל אֲשֶׁ֣ר בֶּעָרֵ֗ינוּ הַהֹשִׁ֞יב נָשִׁ֤ים נָכְרִיּוֹת֙ יָבֹא֙ לְעִתִּ֣ים מְזֻמָּנִ֔ים וְעִמָּהֶ֛ם זִקְנֵי־עִ֥יר וָעִ֖יר וְשֹׁפְטֶ֑יהָ עַ֠ד לְהָשִׁ֞יב חֲר֤וֹן אַף־אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ מִמֶּ֔נּוּ עַ֖ד לַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Lütfen önderlerimiz bütün topluluk için dursunlar; ve şehirlerimizde yabancı kadınlar oturtan herkes belirlenmiş zamanlarda gelsin ve onlarla her şehrin yaşlıları ve onun hakimleri gelsin; ta ki bu iş yüzünden Tanrımızın öfkesinin alevi bizden dönene kadar.'
Ezra 10:17
·
Tevrat
וַיְכַלּ֣וּ בַכֹּ֔ל אֲנָשִׁ֕ים הַהֹשִׁ֖יבוּ נָשִׁ֣ים נָכְרִיּ֑וֹת עַ֛ד י֥וֹם אֶחָ֖ד לַחֹ֥דֶשׁ הָרִאשֽׁוֹן
Birinci ayın birinci gününe kadar, yabancı kadınlar oturtan adamların hepsini bitirdiler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 19:12
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אֲדֹנָ֔יו לֹ֤א נָסוּר֙ אֶל־עִ֣יר נָכְרִ֔י אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־מִבְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל הֵ֑נָּה וְעָבַ֖רְנוּ עַד־גִּבְעָֽה
Efendisi ona dedi ki: 'İsrail oğullarından olmayan yabancı bir şehre sapmayacağız; ve Giva'ya kadar geçeceğiz.'
2. Samuel 15:19
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־אִתַּ֣י הַגִּתִּ֔י לָ֧מָּה תֵלֵ֛ךְ גַּם־אַתָּ֖ה אִתָּ֑נוּ שׁ֣וּב וְשֵׁ֤ב עִם־הַמֶּ֨לֶךְ֙ כִּֽי־נָכְרִ֣י אַ֔תָּה וְגַם־גֹּלֶ֥ה אַתָּ֖ה לִמְקוֹמֶֽךָ
Kral Gatlı İttay'a dedi: 'Neden sen de bizimle gidiyorsun? Dön ve kralla otur; çünkü sen yabancısın ve ayrıca kendi yerine sürgünsün.'
Sefanya 1:8
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה בְּיוֹם֙ זֶ֣בַח יְהוָ֔ה וּפָקַדְתִּ֥י עַל־הַשָּׂרִ֖ים וְעַל־בְּנֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וְעַ֥ל כָּל־הַלֹּבְשִׁ֖ים מַלְבּ֥וּשׁ נָכְרִֽי
Yahve'nin kurban gününde önderleri, kralın oğullarını ve yabancı giysi giyen herkesi cezalandıracağım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:10
·
Tevrat
פֶּֽן־יִשְׂבְּע֣וּ זָרִ֣ים כֹּחֶ֑ךָ וַ֝עֲצָבֶ֗יךָ בְּבֵ֣ית נָכְרִֽי
Yabancılar gücünle doymasın ve emeklerin yabancının evinde olmasın diye.
Süleyman'ın Özdeyişleri 27:2
·
Tevrat
יְהַלֶּלְךָ֣ זָ֣ר וְלֹא־פִ֑יךָ נָ֝כְרִ֗י וְאַל־שְׂפָתֶֽיךָ
Seni yabancı övsün ve kendi ağzın değil; eloğlu övsün ve kendi dudakların değil.
Örnek Ayetler (5)
1. Krallar 8:41
·
Tevrat
וְגַם֙ אֶל־הַנָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֛ר לֹא־מֵעַמְּךָ֥ יִשְׂרָאֵ֖ל ה֑וּא וּבָ֛א מֵאֶ֥רֶץ רְחוֹקָ֖ה לְמַ֥עַן שְׁמֶֽךָ
Ve ayrıca halkın İsrail'den olmayan yabancıya, adın uğruna uzak diyardan gelirse;
1. Krallar 8:43
·
Tevrat
אַתָּ֞ה תִּשְׁמַ֤ע הַשָּׁמַ֨יִם֙ מְכ֣וֹן שִׁבְתֶּ֔ךָ וְעָשִׂ֕יתָ כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֵלֶ֖יךָ הַנָּכְרִ֑י לְמַ֣עַן יֵדְעוּן֩ כָּל־עַמֵּ֨י הָאָ֜רֶץ אֶת־שְׁמֶ֗ךָ לְיִרְאָ֤ה אֹֽתְךָ֙ כְּעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל וְלָדַ֕עַת כִּי־שִׁמְךָ֣ נִקְרָ֔א עַל־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֥ר בָּנִֽיתִי
Sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve yabancının sana çağıracağı her şeye göre yap; yerin bütün halkları adını bilmeleri için, halkın İsrail gibi senden korkmaları için ve inşa ettiğim bu ev üzerine adının çağrıldığını bilmeleri için.
2. Tarihler 6:32
·
Tevrat
וְגַ֣ם אֶל־הַנָּכְרִ֗י אֲ֠שֶׁר לֹ֥א מֵעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵל֮ הוּא֒ וּבָ֣א מֵאֶ֣רֶץ רְחוֹקָ֗ה לְמַ֨עַן שִׁמְךָ֤ הַגָּדוֹל֙ וְיָדְךָ֣ הַחֲזָקָ֔ה וּֽזְרֽוֹעֲךָ֖ הַנְּטוּיָ֑ה וּבָ֥אוּ וְהִֽתְפַּלְל֖וּ אֶל־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Ve ayrıca senin halkın İsrail'den olmayan yabancıya gelince; senin büyük adın, güçlü elin ve uzanmış kolun için uzak diyardan gelirse ve gelip bu eve dua ederlerse;
2. Tarihler 6:33
·
Tevrat
וְאַתָּ֞ה תִּשְׁמַ֤ע מִן־הַשָּׁמַ֨יִם֙ מִמְּכ֣וֹן שִׁבְתֶּ֔ךָ וְעָשִׂ֕יתָ כְּכֹ֛ל אֲשֶׁר־יִקְרָ֥א אֵלֶ֖יךָ הַנָּכְרִ֑י לְמַ֣עַן יֵדְעוּ֩ כָל־עַמֵּ֨י הָאָ֜רֶץ אֶת־שְׁמֶ֗ךָ וּלְיִרְאָ֤ה אֹֽתְךָ֙ כְּעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל וְלָדַ֕עַת כִּֽי־שִׁמְךָ֣ נִקְרָ֔א עַל־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֥ר בָּנִֽיתִי
Ve sen oturduğun yerinden, göklerden işit ve yabancının sana çağıracağı her şeye göre yap; yerin bütün halklarının adını bilmeleri ve halkın İsrail gibi senden korkmaları için ve inşa ettiğim bu ev üzerine adının çağrıldığını bilmeleri için.
Yasa'nın Tekrarı 15:3
·
Tevrat
אֶת־הַנָּכְרִ֖י תִּגֹּ֑שׂ וַאֲשֶׁ֨ר יִהְיֶ֥ה לְךָ֛ אֶת־אָחִ֖יךָ תַּשְׁמֵ֥ט יָדֶֽךָ
Yabancıyı sıkıştıracaksın; ama kardeşinle sana olacak olanı elin bağışlasın.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 11:8
·
Tevrat
וְכֵ֣ן עָשָׂ֔ה לְכָל־נָשָׁ֖יו הַנָּכְרִיּ֑וֹת מַקְטִיר֥וֹת וּֽמְזַבְּח֖וֹת לֵאלֹהֵיהֶֽן
Kendi ilahlarına buhur yakan ve kurban kesen bütün yabancı karıları için de böyle yaptı.
Ezra 10:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה תְּנ֥וּ תוֹדָ֛ה לַיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־אֲבֹתֵיכֶ֖ם וַעֲשׂ֣וּ רְצוֹנ֑וֹ וְהִבָּֽדְלוּ֙ מֵעַמֵּ֣י הָאָ֔רֶץ וּמִן־הַנָּשִׁ֖ים הַנָּכְרִיּֽוֹת
Ve şimdi atalarınızın Tanrısı Yahve'ye itiraf verin ve O'nun isteğini yapın; ve yerin halklarından ve yabancı kadınlardan ayrılın.'
Nehemya 13:26
·
Tevrat
הֲל֣וֹא עַל־אֵ֣לֶּה חָטָֽא־שְׁלֹמֹ֣ה מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֡ל וּבַגּוֹיִ֣ם הָרַבִּים֩ לֹֽא־הָיָ֨ה מֶ֜לֶךְ כָּמֹ֗הוּ וְאָה֤וּב לֵֽאלֹהָיו֙ הָיָ֔ה וַיִּתְּנֵ֣הוּ אֱלֹהִ֔ים מֶ֖לֶךְ עַל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֑ל גַּם־אוֹת֣וֹ הֶחֱטִ֔יאוּ הַנָּשִׁ֖ים הַנָּכְרִיּֽוֹת
İsrail kralı Süleyman bunlar yüzünden günah işlemedi mi? Ve birçok ulus arasında onun gibi bir kral yoktu ve Tanrısına sevgiliydi ve Tanrı onu bütün İsrail üzerine kral yaptı; yabancı kadınlar onu da günaha soktu.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 14:21
·
Tevrat
לֹ֣א תֹאכְל֣וּ כָל־נְ֠בֵלָה לַגֵּ֨ר אֲשֶׁר־בִּשְׁעָרֶ֜יךָ תִּתְּנֶ֣נָּה וַאֲכָלָ֗הּ א֤וֹ מָכֹר֙ לְנָכְרִ֔י כִּ֣י עַ֤ם קָדוֹשׁ֙ אַתָּ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ
Hiçbir leş yemeyeceksiniz; onu kapılarında olan yabancıya vereceksin ve onu yiyecek veya yabancıya satacaksın; çünkü sen Tanrın Yahve'ye kutsal bir halksın. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 23:21
·
Tevrat
לַנָּכְרִ֣י תַשִּׁ֔יךְ וּלְאָחִ֖יךָ לֹ֣א תַשִּׁ֑יךְ לְמַ֨עַן יְבָרֶכְךָ֜ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ בְּכֹל֙ מִשְׁלַ֣ח יָדֶ֔ךָ עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ
Yabancıya faizle verebilirsin ama kardeşine faizle vermeyeceksin; ki onu mülk edinmek için oraya girdiğin yerde elini uzattığın her işte Tanrın Yahve seni bereketlesin.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 2:16
·
Tevrat
לְ֭הַצִּ֣ילְךָ מֵאִשָּׁ֣ה זָרָ֑ה מִ֝נָּכְרִיָּ֗ה אֲמָרֶ֥יהָ הֶחֱלִֽיקָה
Seni yabancı kadından, sözlerini yumuşatan yabancı kadından kurtarmak için;
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:5
·
Tevrat
לִ֭שְׁמָרְךָ מֵאִשָּׁ֣ה זָרָ֑ה מִ֝נָּכְרִיָּ֗ה אֲמָרֶ֥יהָ הֶחֱלִֽיקָה
Seni yabancı kadından, sözlerini pürüzsüz yapan başka kadından korumak için.
Örnek Ayetler (1)
Ovadya 1:11
·
Tevrat
בְּיוֹם֙ עֲמָֽדְךָ֣ מִנֶּ֔גֶד בְּי֛וֹם שְׁב֥וֹת זָרִ֖ים חֵיל֑וֹ וְנָכְרִ֞ים בָּ֣אוּ שְׁעָרָ֗יו וְעַל־יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ יַדּ֣וּ גוֹרָ֔ל גַּם־אַתָּ֖ה כְּאַחַ֥ד מֵהֶֽם
Karşıda durduğun günde, yabancıların onun gücünü esir aldığı, yabancıların onun kapılarına girdiği ve Yeruşalim üzerine kura attıkları günde, sen de onlardan biri gibiydin.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 69:9
·
Tevrat
מ֭וּזָר הָיִ֣יתִי לְאֶחָ֑י וְ֝נָכְרִ֗י לִבְנֵ֥י אִמִּֽי
Kardeşlerime yabancı oldum; annemin oğullarına eloğlu oldum.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 29:21
·
Tevrat
וְאָמַ֞ר הַדּ֣וֹר הָֽאַחֲר֗וֹן בְּנֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֤ר יָק֨וּמוּ֙ מֵאַ֣חֲרֵיכֶ֔ם וְהַ֨נָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖א מֵאֶ֣רֶץ רְחוֹקָ֑ה וְ֠רָאוּ אֶת־מַכּ֞וֹת הָאָ֤רֶץ הַהִוא֙ וְאֶת־תַּ֣חֲלֻאֶ֔יהָ אֲשֶׁר־חִלָּ֥ה יְהוָ֖ה בָּֽהּ
Ve sizden sonra kalkacak olan oğullarınız, sonraki nesil ve uzak bir diyardan gelecek olan yabancı, o yerin vuruşlarını ve Yahve'nin onu hasta ettiği hastalıklarını gördüklerinde diyecekler:
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 5:2
·
Tevrat
נַחֲלָתֵ֨נוּ֙ נֶֽהֶפְכָ֣ה לְזָרִ֔ים בָּתֵּ֖ינוּ לְנָכְרִֽים
Mirasımız yabancılara, evlerimiz eloğullarına çevrildi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 2:6
·
Tevrat
כִּ֣י נָטַ֗שְׁתָּה עַמְּךָ֙ בֵּ֣ית יַעֲקֹ֔ב כִּ֤י מָלְאוּ֙ מִקֶּ֔דֶם וְעֹֽנְנִ֖ים כַּפְּלִשְׁתִּ֑ים וּבְיַלְדֵ֥י נָכְרִ֖ים יַשְׂפִּֽיקוּ
Çünkü halkını, Yakup evini terk ettin; çünkü doğudan ve Filistliler gibi falcılarla doldular ve yabancıların çocuklarıyla el sıkışıyorlar.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:23
·
Tevrat
גַּם־אֵ֥לֶּה לַֽחֲכָמִ֑ים הַֽכֵּר־פָּנִ֖ים בְּמִשְׁפָּ֣ט בַּל־טֽוֹב
Bunlar da bilgeler içindir: Yargıda yüzleri tanımak iyi değildir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:21
·
Tevrat
הַֽכֵּר־פָּנִ֥ים לֹא־ט֑וֹב וְעַל־פַּת־לֶ֝֗חֶם יִפְשַׁע־גָּֽבֶר
Yüzleri tanımak iyi değildir, ve bir lokma ekmek için adam isyan eder.
Yaratılış 31:32
·
Tevrat
עִ֠ם אֲשֶׁ֨ר תִּמְצָ֣א אֶת־אֱלֹהֶיךָ֮ לֹ֣א יִֽחְיֶה֒ נֶ֣גֶד אַחֵ֧ינוּ הַֽכֶּר־לְךָ֛ מָ֥ה עִמָּדִ֖י וְקַֽח־לָ֑ךְ וְלֹֽא־יָדַ֣ע יַעֲקֹ֔ב כִּ֥י רָחֵ֖ל גְּנָבָֽתַם
İlahlarını kiminle bulursan, o yaşamayacak. Kardeşlerimizin önünde, yanımda ne olduğunu tanı ve kendine al.' Çünkü Yakup onları Rahel'in çaldığını bilmiyordu.
Yaratılış 37:32
·
Tevrat
וַֽיְשַׁלְּח֞וּ אֶת־כְּתֹ֣נֶת הַפַּסִּ֗ים וַיָּבִ֨יאוּ֙ אֶל־אֲבִיהֶ֔ם וַיֹּאמְר֖וּ זֹ֣את מָצָ֑אנוּ הַכֶּר־נָ֗א הַכְּתֹ֧נֶת בִּנְךָ֛ הִ֖וא אִם־לֹֽא
Çizgili giysiyi gönderdiler ve babalarına getirdiler ve dediler: 'Bunu bulduk; lütfen tanı, bu oğlunun giysisi mi, yoksa değil mi?'
Yaratılış 38:25
·
Tevrat
הִ֣וא מוּצֵ֗את וְהִ֨יא שָׁלְחָ֤ה אֶל־חָמִ֨יהָ֙ לֵאמֹ֔ר לְאִישׁ֙ אֲשֶׁר־אֵ֣לֶּה לּ֔וֹ אָנֹכִ֖י הָרָ֑ה וַתֹּ֨אמֶר֙ הַכֶּר־נָ֔א לְמִ֞י הַחֹתֶ֧מֶת וְהַפְּתִילִ֛ים וְהַמַּטֶּ֖ה הָאֵֽלֶּה
O dışarı çıkarılırken kayınpederine göndererek dedi: 'Bunlar kiminse ben ondan gebeyim.' Ve dedi: 'Lütfen tanı, bu mühür ve kordonlar ve bu değnek kimindir?'
Örnek Ayetler (5)
Rut 3:14
·
Tevrat
וַתִּשְׁכַּ֤ב מַרְגְּלוֹתָיוֹ֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַתָּ֕קָם בְּטֶ֛רֶם יַכִּ֥יר אִ֖ישׁ אֶת־רֵעֵ֑הוּ וַיֹּ֨אמֶר֙ אַל־יִוָּדַ֔ע כִּי־בָ֥אָה הָאִשָּׁ֖ה הַגֹּֽרֶן
Böylece sabaha kadar onun ayaklarında yattı ve bir adamın arkadaşını tanımasından önce kalktı; ve dedi: 'Kadının harman yerine geldiği bilinmesin.'
Eyüp 24:17
·
Tevrat
כִּ֤י יַחְדָּ֨ו בֹּ֣קֶר לָ֣מוֹ צַלְמָ֑וֶת כִּֽי־יַ֝כִּ֗יר בַּלְה֥וֹת צַלְמָֽוֶת
Çünkü sabah onların hepsi için koyu karanlıktır; çünkü koyu karanlığın dehşetlerini tanırlar.
Eyüp 34:25
·
Tevrat
לָכֵ֗ן יַ֭כִּיר מַעְבָּֽדֵיהֶ֑ם וְהָ֥פַךְ לַ֝֗יְלָה וְיִדַּכָּֽאוּ
Bu yüzden onların işlerini tanır ve geceleyin devirir ve ezilirler.
Daniel 11:39
·
Tevrat
וְעָשָׂ֞ה לְמִבְצְרֵ֤י מָֽעֻזִּים֙ עִם־אֱל֣וֹהַּ נֵכָ֔ר אֲשֶׁ֥ר יַכִּ֖יר יַרְבֶּ֣ה כָב֑וֹד וְהִמְשִׁילָם֙ בָּֽרַבִּ֔ים וַאֲדָמָ֖ה יְחַלֵּ֥ק בִּמְחִֽיר
Yabancı bir ilahla da kalelerin surlarına yapacak; onu tanıyanın yüceliğini çoğaltacak, ve onları birçoklarına yönettirecek ve toprağı bedelle bölecek.
Yasa'nın Tekrarı 21:17
·
Tevrat
כִּי֩ אֶת־הַבְּכֹ֨ר בֶּן־הַשְּׂנוּאָ֜ה יַכִּ֗יר לָ֤תֶת לוֹ֙ פִּ֣י שְׁנַ֔יִם בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־יִמָּצֵ֖א ל֑וֹ כִּי־הוּא֙ רֵאשִׁ֣ית אֹנ֔וֹ ל֖וֹ מִשְׁפַּ֥ט הַבְּכֹרָֽה
Aksine, kendisine bulunacak olan her şeyde ona iki pay vermek için nefret edilenin oğlunu ilk doğan olarak tanıyacaktır; çünkü o onun gücünün başlangıcıdır, ilk doğanlık hakkı onundur.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 26:17
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֤ר שָׁאוּל֙ אֶת־ק֣וֹל דָּוִ֔ד וַיֹּ֕אמֶר הֲקוֹלְךָ֥ זֶ֖ה בְּנִ֣י דָוִ֑ד וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד קוֹלִ֖י אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Şaul Davut'un sesini tanıdı ve dedi: 'Bu senin sesin mi oğlum Davut?' Davut dedi: 'Benim sesimdir efendim kral.'
1. Krallar 20:41
·
Tevrat
וַיְמַהֵ֕ר וַיָּ֨סַר֙ אֶת־הָ֣אֲפֵ֔ר מֵעֲלֵ֖י עֵינָ֑יו וַיַּכֵּ֤ר אֹתוֹ֙ מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י מֵֽהַנְּבִאִ֖ים הֽוּא
Bunun üzerine acele etti ve gözlerinin üzerinden sargıyı kaldırdı ve İsrail kralı onun peygamberlerden olduğunu tanıdı.
Yaratılış 38:26
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֣ר יְהוּדָ֗ה וַיֹּ֨אמֶר֙ צָֽדְקָ֣ה מִמֶּ֔נִּי כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן לֹא־נְתַתִּ֖יהָ לְשֵׁלָ֣ה בְנִ֑י וְלֹֽא־יָסַ֥ף ע֖וֹד לְדַעְתָּֽה
Ve Yahuda tanıdı ve dedi: 'O benden daha doğrudur; çünkü onu oğlum Şela'ya vermedim.' Ve onu bir daha bilmedi.
Yaratılış 42:8
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֥ר יוֹסֵ֖ף אֶת־אֶחָ֑יו וְהֵ֖ם לֹ֥א הִכִּרֻֽהוּ
Yusuf kardeşlerini tanıdı, ama onlar onu tanımadılar.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 18:3
·
Tevrat
הֵ֚מָּה עִם־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וְהֵ֣מָּה הִכִּ֔ירוּ אֶת־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר הַלֵּוִ֑י וַיָּס֣וּרוּ שָׁ֗ם וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ מִֽי־הֱבִיאֲךָ֣ הֲלֹ֔ם וּמָֽה־אַתָּ֥ה עֹשֶׂ֛ה בָּזֶ֖ה וּמַה־לְּךָ֥ פֹֽה
Onlar Mika'nın evindeyken, Levili gencin sesini tanıdılar; oraya saptılar ve ona dediler: 'Seni buraya kim getirdi? Ve burada ne yapıyorsun? Ve burada senin neyin var?'
2. Samuel 3:36
·
Tevrat
וְכָל־הָעָ֣ם הִכִּ֔ירוּ וַיִּיטַ֖ב בְּעֵֽינֵיהֶ֑ם כְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֣ה הַמֶּ֔לֶךְ בְּעֵינֵ֥י כָל־הָעָ֖ם טֽוֹב
Bütün halk bunu anladı ve gözlerinde iyi oldu; kralın yaptığı her şey bütün halkın gözünde iyiydi.
Eyüp 24:13
·
Tevrat
הֵ֤מָּה הָיוּ֮ בְּֽמֹרְדֵ֫י־א֥וֹר לֹֽא־הִכִּ֥ירוּ דְרָכָ֑יו וְלֹ֥א יָ֝שְׁב֗וּ בִּנְתִיבֹתָֽיו
Onlar ışığa isyan edenlerdendir; onun yollarını bilmezler ve onun patikalarında oturmazlar.
Yaratılış 27:23
·
Tevrat
וְלֹ֣א הִכִּיר֔וֹ כִּֽי־הָי֣וּ יָדָ֗יו כִּידֵ֛י עֵשָׂ֥ו אָחִ֖יו שְׂעִרֹ֑ת וַֽיְבָרְכֵֽהוּ
Onu tanımadı, çünkü elleri kardeşi Esav'ın elleri gibi kıllıydı; böylece onu bereketledi.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 63:16
·
Tevrat
כִּֽי־אַתָּ֣ה אָבִ֔ינוּ כִּ֤י אַבְרָהָם֙ לֹ֣א יְדָעָ֔נוּ וְיִשְׂרָאֵ֖ל לֹ֣א יַכִּירָ֑נוּ אַתָּ֤ה יְהוָה֙ אָבִ֔ינוּ גֹּאֲלֵ֥נוּ מֵֽעוֹלָ֖ם שְׁמֶֽךָ
Çünkü sen babamızsın; çünkü İbrahim bizi bilmedi ve İsrail bizi tanımadı. Sen Yahve babamızsın; eskiden beri adın fidyecimizdir.
Mezmurlar 103:16
·
Tevrat
כִּ֤י ר֣וּחַ עָֽבְרָה־בּ֣וֹ וְאֵינֶ֑נּוּ וְלֹא־יַכִּירֶ֖נּוּ ע֣וֹד מְקוֹמֽוֹ
Çünkü rüzgar ondan geçer ve o yoktur; ve onun yeri artık onu tanımaz.
Eyüp 7:10
·
Tevrat
לֹא־יָשׁ֣וּב ע֣וֹד לְבֵית֑וֹ וְלֹא־יַכִּירֶ֖נּוּ ע֣וֹד מְקֹמֽוֹ
Artık evine dönmeyecek ve onun yeri artık onu tanımayacak.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 24:5
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כַּתְּאֵנִ֥ים הַטֹּב֖וֹת הָאֵ֑לֶּה כֵּֽן־אַכִּ֞יר אֶת־גָּל֣וּת יְהוּדָ֗ה אֲשֶׁ֨ר שִׁלַּ֜חְתִּי מִן־הַמָּק֥וֹם הַזֶּ֛ה אֶ֥רֶץ כַּשְׂדִּ֖ים לְטוֹבָֽה
İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: 'Bu iyi incirler gibi, bu yerden Keldaniler diyarına gönderdiğim Yahuda sürgününü iyilik için böyle kabul edeceğim.
Eyüp 4:16
·
Tevrat
יַעֲמֹ֤ד וְֽלֹא־אַכִּ֬יר מַרְאֵ֗הוּ תְּ֭מוּנָה לְנֶ֣גֶד עֵינָ֑י דְּמָמָ֖ה וָק֣וֹל אֶשְׁמָֽע
Durdu ve görünüşünü tanımadım; gözlerimin önünde bir şekil vardı; sessizlik ve bir ses duydum: