8
Kullanım
4
Lemma
4
Türev
14
Anlam
4 lemma, 4 türev form
Örnek Ayetler (1)
Sefanya 1:11
·
Tevrat
הֵילִ֖ילוּ יֹשְׁבֵ֣י הַמַּכְתֵּ֑שׁ כִּ֤י נִדְמָה֙ כָּל־עַ֣ם כְּנַ֔עַן נִכְרְת֖וּ כָּל־נְטִ֥ילֵי כָֽסֶף
Feryat edin, ey Makteş'te oturanlar; çünkü bütün Kenan halkı yok oldu, gümüş tartanların hepsi kesilip atıldı.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 27:3
·
Tevrat
כֹּֽבֶד־אֶ֭בֶן וְנֵ֣טֶל הַח֑וֹל וְכַ֥עַס אֱ֝וִ֗יל כָּבֵ֥ד מִשְּׁנֵיהֶֽם
Taşın ağırlığı ve kumun yükü vardır; ve ahmağın öfkesi ikisinden de ağırdır.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 4:31
·
Tevrat
וְלִקְצָ֣ת יֽוֹמַיָּה֩ אֲנָ֨ה נְבוּכַדְנֶצַּ֜ר עַיְנַ֣י לִשְׁמַיָּ֣א נִטְלֵ֗ת וּמַנְדְּעִי֙ עֲלַ֣י יְת֔וּב וּלְעִלָּאָה֙ בָּרְכֵ֔ת וּלְחַ֥י עָלְמָ֖א שַׁבְּחֵ֣ת וְהַדְּרֵ֑ת דִּ֤י שָׁלְטָנֵהּ֙ שָׁלְטָ֣ן עָלַ֔ם וּמַלְכוּתֵ֖הּ עִם־דָּ֥ר וְדָֽר
Ve günlerin sonunda ben Nebukadnessar gözlerimi göklere kaldırdım ve aklım bana döndü; Yüce Olan'ı bereketledim ve sonsuza dek yaşayanı yücelttim ve onurlandırdım; ki onun yetkisi sonsuzluk yetkisidir ve onun egemenliği kuşaktan kuşağadır.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:4
·
Tevrat
קַדְמָיְתָ֣א כְאַרְיֵ֔ה וְגַפִּ֥ין דִּֽי־נְשַׁ֖ר לַ֑הּ חָזֵ֣ה הֲוֵ֡ית עַד֩ דִּי־מְּרִ֨יטוּ גַפַּ֜יהּ וּנְטִ֣ילַת מִן־אַרְעָ֗א וְעַל־רַגְלַ֨יִן֙ כֶּאֱנָ֣שׁ הֳקִימַ֔ת וּלְבַ֥ב אֱנָ֖שׁ יְהִ֥יב לַֽהּ
Birincisi aslan gibiydi ve onun kartal kanatları vardı; onun kanatları koparılana ve yerden kaldırılana ve insan gibi ayaklar üzerinde durana ve ona insan kalbi verilene kadar görüyordum.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 24:12
·
Tevrat
הָל֞וֹךְ וְדִבַּרְתָּ֣ אֶל־דָּוִ֗ד כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שָׁלֹ֕שׁ אָנֹכִ֖י נוֹטֵ֣ל עָלֶ֑יךָ בְּחַר־לְךָ֥ אַֽחַת־מֵהֶ֖ם וְאֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ
'Git ve Davut'a konuş: Yahve şöyle dedi: Üzerine üç şey koyuyorum; onlardan birini kendine seç ve sana yapayım.'
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 3:28
·
Tevrat
יֵשֵׁ֤ב בָּדָד֙ וְיִדֹּ֔ם כִּ֥י נָטַ֖ל עָלָֽיו
Yalnız oturur ve susar, çünkü üzerine koydu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 63:9
·
Tevrat
בְּֽכָל־צָרָתָ֣ם ל֣וֹ צָ֗ר וּמַלְאַ֤ךְ פָּנָיו֙ הֽוֹשִׁיעָ֔ם בְּאַהֲבָת֥וֹ וּבְחֶמְלָת֖וֹ ה֣וּא גְאָלָ֑ם וַֽיְנַטְּלֵ֥ם וַֽיְנַשְּׂאֵ֖ם כָּל־יְמֵ֥י עוֹלָֽם
Bütün sıkıntılarında ona sıkıntı oldu ve yüzünün elçisi onları kurtardı; sevgisiyle ve acımasıyla o onları fidyeyle kurtardı ve eski günlerin hepsinde onları kaldırdı ve onları taşıdı.