568
Kullanım
5
Lemma
72
Türev
77
Anlam
5 lemma, 72 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וְנַגִּידָה | ve-naggida | ve öne koyalım, öne koymak, bildirmek, açıklamak | Fiil | 1 | ||
מֵהַגִּיד | mehaggid | bildirmekten, öne koymak, açıklamak, bildirmek | Fiil | 1 | ||
לְמַגִּידֵי | lemaggidey | bildirenlere, öne koymak, açıklamak, bildirmek | Fiil | 1 | ||
יַגִּדוּ | yaggidu | bildirecekler, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 1 | ||
נַגִּיד | naggid | bildireceğiz, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Fiil | 1 | ||
וַנַּגֶּד | vannagged | ve bildirdik, önünde olmak, açıklamak, bildirmek | Fiil | 1 | ||
הִגַּדְתָּה | higadtah | bildirdin, bildirmek, açıklamak, öne koymak | Fiil | 1 | ||
וְתַגֵּיד | ve-tagged | ve bildireceksin, bildirmek, açıklamak, öne koymak | Fiil | 1 | ||
וְנַגִּידֶנּוּ | ve-naggidennu | ve onu bildireceğiz, öne koymak, açıklamak, bildirmek | Zamir | 1 | ||
נֶגֶד Lemma | neged | önünde, ön, karşı, huzur | Edat | 52 | ||
Örnek Ayetler (4 / 52) Hezekiel 40:13 · Tevrat וַיָּ֣מָד אֶת־הַשַּׁ֗עַר מִגַּ֤ג הַתָּא֙ לְגַגּ֔וֹ רֹ֕חַב עֶשְׂרִ֥ים וְחָמֵ֖שׁ אַמּ֑וֹת פֶּ֖תַח נֶ֥גֶד פָּֽתַח Sonra kapıyı odanın çatısından onun çatısına yirmi beş kubit (~1125 cm) genişlikte ölçtü; giriş girişin karşısındaydı. Hezekiel 40:23 · Tevrat וְשַׁ֨עַר֙ לֶחָצֵ֣ר הַפְּנִימִ֔י נֶ֣גֶד הַשַּׁ֔עַר לַצָּפ֖וֹן וְלַקָּדִ֑ים וַיָּ֧מָד מִשַּׁ֛עַר אֶל־שַׁ֖עַר מֵאָ֥ה אַמָּֽה Ve iç avluya ait kapı kuzeye ve doğuya bakan kapının karşısındaydı; ve kapıdan kapıya yüz kubit (~4500 cm) ölçtü. Hezekiel 41:16 · Tevrat הַסִּפִּ֡ים וְהַחַלּוֹנִ֣ים הָ֠אֲטֻמוֹת וְהָאַתִּיקִ֤ים סָבִיב֙ לִשְׁלָשְׁתָּ֔ם נֶ֧גֶד הַסַּ֛ף שְׂחִ֥יף עֵ֖ץ סָבִ֣יב סָבִ֑יב וְהָאָ֨רֶץ֙ עַד־הַֽחַלֹּנ֔וֹת וְהַֽחַלֹּנ֖וֹת מְכֻסּֽוֹת Eşikler ve kapalı pencereler ve üçünün etrafında galeriler, eşiğin karşısında çepeçevre ağaç kaplaması vardı; ve yer pencerelere kadardı ve pencereler örtülüydü. Hezekiel 42:1 · Tevrat וַיּוֹצִאֵ֗נִי אֶל־הֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה הַדֶּ֖רֶךְ דֶּ֣רֶךְ הַצָּפ֑וֹן וַיְבִאֵ֣נִי אֶל־הַלִּשְׁכָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר נֶ֧גֶד הַגִּזְרָ֛ה וַאֲשֶֽׁר־נֶ֥גֶד הַבִּנְיָ֖ן אֶל־הַצָּפֽוֹן Sonra beni kuzey yönüne, yola, dış avluya çıkardı; ve beni ayrılmış yerin karşısında ve kuzeye binanın karşısında olan odaya getirdi. | ||||||
מִנֶּגֶד | mi-nneged | önünden, ön, karşı, huzur | Edat | 24 | ||
לְנֶגֶד | le-neged | önüne, ön, karşı, huzur | Edat | 12 | ||
נֶגְדּוֹ | negdo | önünde, ön, karşı, huzur | Zamir | 11 | ||
לְנֶגְדִּֽי | le-negdi | önümde, önünde, karşısında, huzurunda | Zamir | 10 | ||
נֶגְדֶּךָ | negdekha | senin önünde, ön, karşı, huzur | Zamir | 8 | ||
וַנַגֶּד | vanagged | ve bildirdik, bildirmek, açıklamak, anlatmak | Edat | 8 | ||
נֶגְדִּי | negdi | önümde, ön, karşı, huzur | Zamir | 6 | ||
לְנֶגְדָּם | lenegdam | onların önünde, ön, karşı, huzur | Zamir | 5 | ||
נֶגְדָה | negda | önüne, ön, karşı, huzur | Zamir | 3 | ||
נֶגְדָּם | negdam | onların önünde, ön, karşı, huzur | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 7:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ אִ֨ישׁ אֶל־רֵעֵ֜הוּ לֹֽא־כֵ֣ן אֲנַ֣חְנוּ עֹשִׂ֗ים הַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ יוֹם־בְּשֹׂרָ֣ה ה֔וּא וַאֲנַ֣חְנוּ מַחְשִׁ֗ים וְחִכִּ֛ינוּ עַד־א֥וֹר הַבֹּ֖קֶר וּמְצָאָ֣נוּ עָו֑וֹן וְעַתָּה֙ לְכ֣וּ וְנָבֹ֔אָה וְנַגִּ֖ידָה בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ
Birbirlerine dediler: 'Yaptığımız doğru değil; bu gün iyi haber günüdür ve biz susuyoruz. Sabahın ışığına kadar beklersek suç bizi bulur. Şimdi gelin, gidelim ve kralın evine bildirelim.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 3:15
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֤ב שְׁמוּאֵל֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַיִּפְתַּ֖ח אֶת־דַּלְת֣וֹת בֵּית־יְהוָ֑ה וּשְׁמוּאֵ֣ל יָרֵ֔א מֵהַגִּ֥יד אֶת־הַמַּרְאָ֖ה אֶל־עֵלִֽי
Samuel sabaha kadar yattı ve Yahve'nin evinin kapılarını açtı. Samuel görüyü Eli'ye bildirmekten korktu.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 14:19
·
Tevrat
וַתִּצְלַ֨ח עָלָ֜יו ר֣וּחַ יְהוָ֗ה וַיֵּ֨רֶד אַשְׁקְל֜וֹן וַיַּ֥ךְ מֵהֶ֣ם שְׁלֹשִׁ֣ים אִ֗ישׁ וַיִּקַּח֙ אֶת־חֲלִ֣יצוֹתָ֔ם וַיִּתֵּן֙ הַחֲלִיפ֔וֹת לְמַגִּידֵ֖י הַחִידָ֑ה וַיִּ֣חַר אַפּ֔וֹ וַיַּ֖עַל בֵּ֥ית אָבִֽיהוּ
Yahve'nin Ruhu onun üzerine atıldı ve Aşkelon'a inip onlardan otuz adam vurdu. Onların giysilerini aldı ve yedek giysileri bilmeceyi bildirenlere verdi. Öfkesi alevlendi ve babasının evine çıktı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 27:11
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ וְאִשָּׁ֜ה לֹֽא־יְחַיֶּ֣ה דָוִ֗ד לְהָבִ֥יא גַת֙ לֵאמֹ֔ר פֶּן־יַגִּ֥דוּ עָלֵ֖ינוּ לֵאמֹ֑ר כֹּֽה־עָשָׂ֤ה דָוִד֙ וְכֹ֣ה מִשְׁפָּט֔וֹ כָּל־הַ֨יָּמִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יָשַׁ֖ב בִּשְׂדֵ֥ה פְלִשְׁתִּֽים
Davut, Gat'a getirmek için erkek ve kadın yaşatmadı, diyerek: 'Bize karşı bildirirler diyerek: Davut böyle yaptı.' Filistlilerin kırında oturduğu bütün günler onun adeti böyleydi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 36:16
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּשָׁמְעָם֙ אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֔ים פָּחֲד֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֑הוּ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־בָּר֔וּךְ הַגֵּ֤יד נַגִּיד֙ לַמֶּ֔לֶךְ אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Bütün sözleri işittiklerinde, her adam arkadaşına korktu ve Baruk'a dediler: Bütün bu sözleri kesinlikle krala bildireceğiz.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 44:24
·
Tevrat
וַיְהִי֙ כִּ֣י עָלִ֔ינוּ אֶֽל־עַבְדְּךָ֖ אָבִ֑י וַנַּ֨גֶּד־ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י אֲדֹנִֽי
Kulun babama çıktığımızda efendimin sözlerini ona bildirdik.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 14:16
·
Tevrat
וַתֵּבְךְּ֩ אֵ֨שֶׁת שִׁמְשׁ֜וֹן עָלָ֗יו וַתֹּ֨אמֶר֙ רַק־שְׂנֵאתַ֨נִי֙ וְלֹ֣א אֲהַבְתָּ֔נִי הַֽחִידָ֥ה חַ֨דְתָּ֙ לִבְנֵ֣י עַמִּ֔י וְלִ֖י לֹ֣א הִגַּ֑דְתָּה וַיֹּ֣אמֶר לָ֗הּ הִנֵּ֨ה לְאָבִ֧י וּלְאִמִּ֛י לֹ֥א הִגַּ֖דְתִּי וְלָ֥ךְ אַגִּֽיד
Sonra Şimşon'un karısı onun üzerinde ağladı ve dedi: 'Sadece benden nefret ettin ve beni sevmedin; halkımın oğullarına bilmeceyi sordun ve bana bildirmedin.' Ve ona dedi: 'İşte babama ve anneme bildirmedim ve sana mı bildireceğim?'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 19:3
·
Tevrat
וּמֹשֶׁ֥ה עָלָ֖ה אֶל־הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּקְרָ֨א אֵלָ֤יו יְהוָה֙ מִן־הָהָ֣ר לֵאמֹ֔ר כֹּ֤ה תֹאמַר֙ לְבֵ֣ית יַעֲקֹ֔ב וְתַגֵּ֖יד לִבְנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Musa Tanrı'ya çıktı ve Yahve dağdan ona seslenerek dedi: 'Yakup evine şöyle söyleyeceksin ve İsrail oğullarına bildireceksin:'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 20:10
·
Tevrat
כִּ֣י שָׁמַ֜עְתִּי דִּבַּ֣ת רַבִּים֮ מָג֣וֹר מִסָּבִיב֒ הַגִּ֨ידוּ֙ וְנַגִּידֶ֔נּוּ כֹּ֚ל אֱנ֣וֹשׁ שְׁלוֹמִ֔י שֹׁמְרֵ֖י צַלְעִ֑י אוּלַ֤י יְפֻתֶּה֙ וְנ֣וּכְלָה ל֔וֹ וְנִקְחָ֥ה נִקְמָתֵ֖נוּ מִמֶּֽנּוּ
Çünkü birçoğunun iftirasını işittim, çevredeki dehşet: 'Bildirin ve onu bildirelim!' Bütün barış adamlarım, tökezlememi gözleyenler: 'Belki kandırılır ve ona üstün geliriz ve ondan öcümüzü alırız.'
Örnek Ayetler (4 / 52)
Hezekiel 40:13
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד אֶת־הַשַּׁ֗עַר מִגַּ֤ג הַתָּא֙ לְגַגּ֔וֹ רֹ֕חַב עֶשְׂרִ֥ים וְחָמֵ֖שׁ אַמּ֑וֹת פֶּ֖תַח נֶ֥גֶד פָּֽתַח
Sonra kapıyı odanın çatısından onun çatısına yirmi beş kubit (~1125 cm) genişlikte ölçtü; giriş girişin karşısındaydı.
Hezekiel 40:23
·
Tevrat
וְשַׁ֨עַר֙ לֶחָצֵ֣ר הַפְּנִימִ֔י נֶ֣גֶד הַשַּׁ֔עַר לַצָּפ֖וֹן וְלַקָּדִ֑ים וַיָּ֧מָד מִשַּׁ֛עַר אֶל־שַׁ֖עַר מֵאָ֥ה אַמָּֽה
Ve iç avluya ait kapı kuzeye ve doğuya bakan kapının karşısındaydı; ve kapıdan kapıya yüz kubit (~4500 cm) ölçtü.
Hezekiel 41:16
·
Tevrat
הַסִּפִּ֡ים וְהַחַלּוֹנִ֣ים הָ֠אֲטֻמוֹת וְהָאַתִּיקִ֤ים סָבִיב֙ לִשְׁלָשְׁתָּ֔ם נֶ֧גֶד הַסַּ֛ף שְׂחִ֥יף עֵ֖ץ סָבִ֣יב סָבִ֑יב וְהָאָ֨רֶץ֙ עַד־הַֽחַלֹּנ֔וֹת וְהַֽחַלֹּנ֖וֹת מְכֻסּֽוֹת
Eşikler ve kapalı pencereler ve üçünün etrafında galeriler, eşiğin karşısında çepeçevre ağaç kaplaması vardı; ve yer pencerelere kadardı ve pencereler örtülüydü.
Hezekiel 42:1
·
Tevrat
וַיּוֹצִאֵ֗נִי אֶל־הֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה הַדֶּ֖רֶךְ דֶּ֣רֶךְ הַצָּפ֑וֹן וַיְבִאֵ֣נִי אֶל־הַלִּשְׁכָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר נֶ֧גֶד הַגִּזְרָ֛ה וַאֲשֶֽׁר־נֶ֥גֶד הַבִּנְיָ֖ן אֶל־הַצָּפֽוֹן
Sonra beni kuzey yönüne, yola, dış avluya çıkardı; ve beni ayrılmış yerin karşısında ve kuzeye binanın karşısında olan odaya getirdi.
Örnek Ayetler (5 / 24)
Hakimler 9:17
·
Tevrat
אֲשֶׁר־נִלְחַ֥ם אָבִ֖י עֲלֵיכֶ֑ם וַיַּשְׁלֵ֤ךְ אֶת־נַפְשׁוֹ֙ מִנֶּ֔גֶד וַיַּצֵּ֥ל אֶתְכֶ֖ם מִיַּ֥ד מִדְיָֽן
Ki babam sizin için savaştı, ve canını tehlikeye attı, ve sizi Midyan'ın elinden kurtardı.
Hakimler 20:34
·
Tevrat
וַיָּבֹאוּ֩ מִנֶּ֨גֶד לַגִּבְעָ֜ה עֲשֶׂרֶת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֤ישׁ בָּחוּר֙ מִכָּל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְהַמִּלְחָמָ֖ה כָּבֵ֑דָה וְהֵם֙ לֹ֣א יָדְע֔וּ כִּֽי־נֹגַ֥עַת עֲלֵיהֶ֖ם הָרָעָֽה
Bütün İsrail'den seçilmiş on bin adam Giva'nın karşısına geldi ve savaş ağırdı; ancak onlar kötülüğün kendilerine yaklaştığını bilmiyorlardı.
Amos 9:3
·
Tevrat
וְאִם־יֵחָֽבְאוּ֙ בְּרֹ֣אשׁ הַכַּרְמֶ֔ל מִשָּׁ֥ם אֲחַפֵּ֖שׂ וּלְקַחְתִּ֑ים וְאִם־יִסָּ֨תְר֜וּ מִנֶּ֤גֶד עֵינַי֙ בְּקַרְקַ֣ע הַיָּ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַנָּחָ֖שׁ וּנְשָׁכָֽם
Ve eğer Karmel'in tepesinde saklanırlarsa, oradan arayıp onları alacağım; ve eğer gözlerimin önünden denizin dibinde gizlenirlerse, oradan yılana buyuracağım ve onları ısıracak.
2. Samuel 18:13
·
Tevrat
אֽוֹ־עָשִׂ֤יתִי בְנַפְשִׁי֙ שֶׁ֔קֶר וְכָל־דָּבָ֖ר לֹא־יִכָּחֵ֣ד מִן־הַמֶּ֑לֶךְ וְאַתָּ֖ה תִּתְיַצֵּ֥ב מִנֶּֽגֶד
Yoksa kendi canıma karşı yalan işleseydim, hiçbir söz kraldan gizlenmezdi; ve sen karşıda dururdun.'
Yeremya 16:17
·
Tevrat
כִּ֤י עֵינַי֙ עַל־כָּל־דַּרְכֵיהֶ֔ם לֹ֥א נִסְתְּר֖וּ מִלְּפָנָ֑י וְלֹֽא־נִצְפַּ֥ן עֲוֺנָ֖ם מִנֶּ֥גֶד עֵינָֽי
Çünkü gözlerim onların bütün yollarının üzerindedir; yüzümün önünden gizlenmediler ve suçları gözlerimin karşısından saklanmadı.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 22:25
·
Tevrat
וַיָּ֧שֶׁב יְהוָ֛ה לִ֖י כְּצִדְקָתִ֑י כְּבֹרִ֖י לְנֶ֥גֶד עֵינָֽיו
Böylece Yahve doğruluğuma göre, gözleri önündeki temizliğime göre bana karşılık verdi.
2. Krallar 1:13
·
Tevrat
וַיָּ֗שָׁב וַיִּשְׁלַ֛ח שַׂר־חֲמִשִּׁ֥ים שְׁלִשִׁ֖ים וַחֲמִשָּׁ֑יו וַיַּ֡עַל וַיָּבֹא֩ שַׂר־הַחֲמִשִּׁ֨ים הַשְּׁלִישִׁ֜י וַיִּכְרַ֥ע עַל־בִּרְכָּ֣יו לְנֶ֣גֶד אֵלִיָּ֗הוּ וַיִּתְחַנֵּ֤ן אֵלָיו֙ וַיְדַבֵּ֣ר אֵלָ֔יו אִ֚ישׁ הָֽאֱלֹהִ֔ים תִּֽיקַר־נָ֣א נַפְשִׁ֗י וְנֶ֨פֶשׁ עֲבָדֶ֥יךָֽ אֵ֛לֶּה חֲמִשִּׁ֖ים בְּעֵינֶֽיךָ
Tekrar üçüncü bir elli komutanı ve ellisini gönderdi. Üçüncü elli komutanı çıktı, geldi ve İlyas'ın karşısında dizleri üzerine çöktü. Ona yalvardı ve ona konuştu: 'Ey Tanrı adamı, lütfen canım ve bu elli kulunun canı gözlerinde değerli olsun.'
Mezmurlar 18:25
·
Tevrat
וַיָּֽשֶׁב־יְהוָ֣ה לִ֣י כְצִדְקִ֑י כְּבֹ֥ר יָ֝דַ֗י לְנֶ֣גֶד עֵינָֽיו
Ve Yahve doğruluğuma göre, gözlerinin önünde ellerimin temizliğine göre bana geri verdi.
Mezmurlar 26:3
·
Tevrat
כִּֽי־חַ֭סְדְּךָ לְנֶ֣גֶד עֵינָ֑י וְ֝הִתְהַלַּ֗כְתִּי בַּאֲמִתֶּֽךָ
Çünkü sadakatin gözlerimin önündedir ve senin gerçeğinde yürüdüm.
Mezmurlar 36:2
·
Tevrat
נְאֻֽם־פֶּ֣שַׁע לָ֭רָשָׁע בְּקֶ֣רֶב לִבִּ֑י אֵֽין־פַּ֥חַד אֱ֝לֹהִ֗ים לְנֶ֣גֶד עֵינָֽיו
İsyanın kötüye bildirisi kalbimin içindedir; gözlerinin karşısında Tanrı korkusu yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Samuel 22:13
·
Tevrat
מִנֹּ֖גַהּ נֶגְדּ֑וֹ בָּעֲר֖וּ גַּחֲלֵי־אֵֽשׁ
Önündeki parlaklıktan ateş közleri yandı.
Yeremya 31:39
·
Tevrat
וְיָצָ֨א ע֜וֹד קָ֤ו הַמִּדָּה֙ נֶגְדּ֔וֹ עַ֖ל גִּבְעַ֣ת גָּרֵ֑ב וְנָסַ֖ב גֹּעָֽתָה
Ve ölçü ipi onun karşısına, Garev Tepesi'nin üzerine daha ileri çıkacak ve Goat'a dönecek.
Yeşaya 40:17
·
Tevrat
כָּל־הַגּוֹיִ֖ם כְּאַ֣יִן נֶגְדּ֑וֹ מֵאֶ֥פֶס וָתֹ֖הוּ נֶחְשְׁבוּ־לֽוֹ
Bütün uluslar onun karşısında hiçlik gibidir; onun için yokluktan ve boşluktan sayıldılar.
Yeşaya 47:14
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה הָי֤וּ כְקַשׁ֙ אֵ֣שׁ שְׂרָפָ֔תַם לֹֽא־יַצִּ֥ילוּ אֶת־נַפְשָׁ֖ם מִיַּ֣ד לֶֽהָבָ֑ה אֵין־גַּחֶ֣לֶת לַחְמָ֔ם א֖וּר לָשֶׁ֥בֶת נֶגְדּֽוֹ
İşte anız gibi oldular, ateş onları yaktı; alevin elinden canlarını kurtarmayacaklar; ısınmak için köz yok, karşısında oturmak için ateş yok.
1. Krallar 21:10
·
Tevrat
וְ֠הוֹשִׁיבוּ שְׁנַ֨יִם אֲנָשִׁ֥ים בְּנֵֽי־בְלִיַּעַל֮ נֶגְדּוֹ֒ וִיעִדֻ֣הוּ לֵאמֹ֔ר בֵּרַ֥כְתָּ אֱלֹהִ֖ים וָמֶ֑לֶךְ וְהוֹצִיאֻ֥הוּ וְסִקְלֻ֖הוּ וְיָמֹֽת
'Ve onun karşısına değersiz oğullarından iki adam oturtun ve diyerek ona tanıklık etsinler: Tanrı'yı ve kralı bereketledin; ve onu çıkarın ve onu taşlayın ve ölsün.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
2. Samuel 22:23
·
Tevrat
כִּ֥י כָל־מִשְׁפָּטָ֖יו לְנֶגְדִּ֑י וְחֻקֹּתָ֖יו לֹא־אָס֥וּר מִמֶּֽנָּה
Çünkü onun bütün hükümleri önümdedir ve onun kurallarından sapmadım.
Habakkuk 1:3
·
Tevrat
לָ֣מָּה תַרְאֵ֤נִי אָ֨וֶן֙ וְעָמָ֣ל תַּבִּ֔יט וְשֹׁ֥ד וְחָמָ֖ס לְנֶגְדִּ֑י וַיְהִ֧י רִ֦יב וּמָד֖וֹן יִשָּֽׂא
Neden bana kötülük gösteriyorsun ve sıkıntıya bakıyorsun? Yıkım ve şiddet önümdedir; çekişme var ve kavga yükseliyor.
Mezmurlar 16:8
·
Tevrat
שִׁוִּ֬יתִי יְהוָ֣ה לְנֶגְדִּ֣י תָמִ֑יד כִּ֥י מִֽ֝ימִינִ֗י בַּל־אֶמּֽוֹט
Yahve'yi sürekli önüme koydum; çünkü o sağımda olduğundan sarsılmayacağım.
Mezmurlar 18:23
·
Tevrat
כִּ֣י כָל־מִשְׁפָּטָ֣יו לְנֶגְדִּ֑י וְ֝חֻקֹּתָ֗יו לֹא־אָסִ֥יר מֶֽנִּי
Çünkü bütün hükümleri önümdedir ve kurallarını benden uzaklaştırmadım.
Mezmurlar 39:2
·
Tevrat
אָמַ֗רְתִּי אֶֽשְׁמְרָ֣ה דְרָכַי֮ מֵחֲט֪וֹא בִלְשׁ֫וֹנִ֥י אֶשְׁמְרָ֥ה לְפִ֥י מַחְס֑וֹם בְּעֹ֖ד רָשָׁ֣ע לְנֶגְדִּֽי
Dedim: 'Dilimle günah işlemekten yollarımı koruyacağım; kötü kişi karşımda oldukça ağzımı gem ile koruyacağım.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeşaya 59:12
·
Tevrat
כִּֽי־רַבּ֤וּ פְשָׁעֵ֨ינוּ֙ נֶגְדֶּ֔ךָ וְחַטֹּאותֵ֖ינוּ עָ֣נְתָה בָּ֑נוּ כִּֽי־פְשָׁעֵ֣ינוּ אִתָּ֔נוּ וַעֲוֺנֹתֵ֖ינוּ יְדַֽעֲנֽוּם
Çünkü isyanlarımız senin önünde çoğaldı ve günahlarımız bize karşı tanıklık etti; çünkü isyanlarımız bizimledir ve suçlarımızı biliyoruz.
Mezmurlar 38:10
·
Tevrat
אֲֽדֹנָי נֶגְדְּךָ֥ כָל־תַּאֲוָתִ֑י וְ֝אַנְחָתִ֗י מִמְּךָ֥ לֹא־נִסְתָּֽרָה
Efendi, bütün arzum senin önündedir ve iç çekişim senden gizli değildir.
Mezmurlar 39:6
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה טְפָח֨וֹת נָ֘תַ֤תָּה יָמַ֗י וְחֶלְדִּ֣י כְאַ֣יִן נֶגְדֶּ֑ךָ אַ֥ךְ כָּֽל־הֶ֥בֶל כָּל־אָ֝דָ֗ם נִצָּ֥ב סֶֽלָה
İşte günlerimi karışlar kadar verdin ve ömrüm karşında hiçlik gibidir; ancak duran her insan tamamen boşluktur. Sela.
Mezmurlar 69:20
·
Tevrat
אַתָּ֤ה יָדַ֗עְתָּ חֶרְפָּתִ֣י וּ֭בָשְׁתִּי וּכְלִמָּתִ֑י נֶ֝גְדְּךָ֗ כָּל־צוֹרְרָֽי
Sen kınanmamı, utancımı ve rezilliğimi bildin; bütün düşmanlarım senin karşındadır.
Mezmurlar 88:2
·
Tevrat
יְ֭הוָה אֱלֹהֵ֣י יְשׁוּעָתִ֑י יוֹם־צָעַ֖קְתִּי בַלַּ֣יְלָה נֶגְדֶּֽךָ
Yahve, kurtuluşumun Tanrısı, gündüz feryat ettim, gece senin önünde.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 42:3
·
Tevrat
נֶ֣גֶד הָֽעֶשְׂרִ֗ים אֲשֶׁר֙ לֶחָצֵ֣ר הַפְּנִימִ֔י וְנֶ֣גֶד רִֽצְפָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לֶחָצֵ֣ר הַחִֽיצוֹנָ֑ה אַתִּ֥יק אֶל־פְּנֵֽי־אַתִּ֖יק בַּשְּׁלִשִֽׁים
İç avluya ait olan yirminin karşısında ve dış avluya ait olan kaldırımın karşısında, üçüncüde galeri önüne galeri vardı.
2. Samuel 12:12
·
Tevrat
כִּ֥י אַתָּ֖ה עָשִׂ֣יתָ בַסָּ֑תֶר וַאֲנִ֗י אֶעֱשֶׂה֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה נֶ֥גֶד כָּל־יִשְׂרָאֵ֖ל וְנֶ֥גֶד הַשָּֽׁמֶשׁ
Çünkü sen gizlice yaptın, ben ise bu şeyi bütün İsrail'in karşısında ve güneşin karşısında yapacağım.'
1. Samuel 12:3
·
Tevrat
הִנְנִ֣י עֲנ֣וּ בִי֩ נֶ֨גֶד יְהוָ֜ה וְנֶ֣גֶד מְשִׁיח֗וֹ אֶת־שׁוֹר֩ מִ֨י לָקַ֜חְתִּי וַחֲמ֧וֹר מִ֣י לָקַ֗חְתִּי וְאֶת־מִ֤י עָשַׁ֨קְתִּי֙ אֶת־מִ֣י רַצּ֔וֹתִי וּמִיַּד־מִי֙ לָקַ֣חְתִּי כֹ֔פֶר וְאַעְלִ֥ים עֵינַ֖י בּ֑וֹ וְאָשִׁ֖יב לָכֶֽם
İşte buradayım; Yahve'nin karşısında ve O'nun meshedilmişinin karşısında bana karşı tanıklık edin: Kimin öküzünü aldım? Kimin eşeğini aldım? Kimi ezdim? Kimi baskı altına aldım? Gözlerimi onunla gizlemek için kimin elinden fidye aldım? Size geri vereyim.
1. Samuel 15:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר חָטָ֔אתִי עַתָּ֗ה כַּבְּדֵ֥נִי נָ֛א נֶ֥גֶד זִקְנֵֽי־עַמִּ֖י וְנֶ֣גֶד יִשְׂרָאֵ֑ל וְשׁ֣וּב עִמִּ֔י וְהִֽשְׁתַּחֲוֵ֖יתִי לַֽיהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Dedi ki: 'Günah işledim; şimdi lütfen halkımın ihtiyarları önünde ve İsrail'in önünde beni onurlandır; benimle dön ve Tanrın Yahve'ye tapınayım.'
Yeşaya 5:21
·
Tevrat
ה֖וֹי חֲכָמִ֣ים בְּעֵֽינֵיהֶ֑ם וְנֶ֥גֶד פְּנֵיהֶ֖ם נְבֹנִֽים
Vay kendi gözlerinde bilge olanlara ve kendi yüzlerinin karşısında anlayışlı olanlara!
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 49:16
·
Tevrat
הֵ֥ן עַל־כַּפַּ֖יִם חַקֹּתִ֑יךְ חוֹמֹתַ֥יִךְ נֶגְדִּ֖י תָּמִֽיד
İşte avuçların üzerine seni kazıdım; senin surların sürekli önümdedir.
Mezmurlar 38:18
·
Tevrat
כִּֽי־אֲ֭נִי לְצֶ֣לַע נָכ֑וֹן וּמַכְאוֹבִ֖י נֶגְדִּ֣י תָמִֽיד
Çünkü ben düşmeye hazırım ve acım daima karşımdadır.
Mezmurlar 44:16
·
Tevrat
כָּל־הַ֭יּוֹם כְּלִמָּתִ֣י נֶגְדִּ֑י וּבֹ֖שֶׁת פָּנַ֣י כִּסָּֽתְנִי
Bütün gün utancım karşımdadır ve yüzümün utancı beni örttü.
Mezmurlar 51:5
·
Tevrat
כִּֽי־פְ֭שָׁעַי אֲנִ֣י אֵדָ֑ע וְחַטָּאתִ֖י נֶגְדִּ֣י תָמִֽיד
Çünkü ben isyanlarımı bilirim ve günahım daima önümdedir.
Mezmurlar 89:37
·
Tevrat
זַ֭רְעוֹ לְעוֹלָ֣ם יִהְיֶ֑ה וְכִסְא֖וֹ כַשֶּׁ֣מֶשׁ נֶגְדִּֽי
Onun soyu sonsuza dek olacak ve onun tahtı önümde güneş gibi olacak.
Örnek Ayetler (5)
1. Tarihler 5:11
·
Tevrat
וּבְנֵי־גָ֣ד לְנֶגְדָּ֗ם יָֽשְׁב֛וּ בְּאֶ֥רֶץ הַבָּשָׁ֖ן עַד־סַלְכָֽה
Ve Gad oğulları onların karşısında Başan diyarında Salka'ya kadar oturdular:
Mezmurlar 54:5
·
Tevrat
כִּ֤י זָרִ֨ים קָ֤מוּ עָלַ֗י וְֽ֭עָרִיצִים בִּקְשׁ֣וּ נַפְשִׁ֑י לֹ֤א שָׂ֨מוּ אֱלֹהִ֖ים לְנֶגְדָּ֣ם סֶֽלָה
Çünkü yabancılar bana karşı kalktılar ve zorbalar canımı aradılar; Tanrı'yı karşılarına koymadılar. Sela.
Mezmurlar 86:14
·
Tevrat
אֱלֹהִ֤ים זֵ֘דִ֤ים קָֽמוּ־עָלַ֗י וַעֲדַ֣ת עָ֭רִיצִים בִּקְשׁ֣וּ נַפְשִׁ֑י וְלֹ֖א שָׂמ֣וּךָ לְנֶגְדָּֽם
Tanrı, küstahlar üzerime kalktılar ve zorbaların topluluğu canımı aradılar; ve seni karşılarına koymadılar.
Nehemya 12:9
·
Tevrat
וּבַקְבֻּֽקְיָ֨ה וְעֻנִּ֧י אֲחֵיהֶ֛ם לְנֶגְדָּ֖ם לְמִשְׁמָרֽוֹת
Ve kardeşleri Bakbukya ve Unni nöbetlerde onların karşısındaydı.
Nehemya 12:24
·
Tevrat
וְרָאשֵׁ֣י הַ֠לְוִיִּם חֲשַׁבְיָ֨ה שֵֽׁרֵבְיָ֜ה וְיֵשׁ֤וּעַ בֶּן־קַדְמִיאֵל֙ וַאֲחֵיהֶ֣ם לְנֶגְדָּ֔ם לְהַלֵּ֣ל לְהוֹד֔וֹת בְּמִצְוַ֖ת דָּוִ֣יד אִישׁ־הָאֱלֹהִ֑ים מִשְׁמָ֖ר לְעֻמַּ֥ת מִשְׁמָֽר
Ve Levililerin başları: Haşavya, Şerevya ve Kadmiel oğlu Yeşu ve onların karşısında kardeşleri, Tanrı adamı Davut'un buyruğuyla övmek ve şükretmek için nöbete karşı nöbetteydi.
Örnek Ayetler (3)
Amos 4:3
·
Tevrat
וּפְרָצִ֥ים תֵּצֶ֖אנָה אִשָּׁ֣ה נֶגְדָּ֑הּ וְהִשְׁלַכְתֶּ֥נָה הַהַרְמ֖וֹנָה נְאֻם־יְהוָֽה
'Ve her kadın önündeki gediklerden çıkacak ve Harmon'a atılacaksınız,' Yahve'nin bildirisidir.
Mezmurlar 116:14
·
Tevrat
נְ֭דָרַי לַיהוָ֣ה אֲשַׁלֵּ֑ם נֶגְדָה־נָּ֝֗א לְכָל־עַמּֽוֹ
Adaklarımı Yahweh'e ödeyeceğim, lütfen bütün halkının önünde.
Mezmurlar 116:18
·
Tevrat
נְ֭דָרַי לַיהוָ֣ה אֲשַׁלֵּ֑ם נֶגְדָה־נָּ֝֗א לְכָל־עַמּֽוֹ
Adaklarımı Yahve'ye bütün halkının önünde ödeyeceğim.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 20:27
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הָתְפָּקְדוּ֙ וְכָלְכְּל֔וּ וַיֵּלְכ֖וּ לִקְרָאתָ֑ם וַיַּחֲנ֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל נֶגְדָּ֗ם כִּשְׁנֵי֙ חֲשִׂפֵ֣י עִזִּ֔ים וַאֲרָ֖ם מִלְא֥וּ אֶת־הָאָֽרֶץ
İsrail oğulları sayıldılar ve donatıldılar ve onları karşılamaya gittiler; İsrail oğulları karşılarında iki keçi sürüsü gibi konakladılar, Aram ise yeri doldurdu.
2. Tarihler 7:6
·
Tevrat
וְהַכֹּהֲנִ֞ים עַל־מִשְׁמְרוֹתָ֣ם עֹמְדִ֗ים וְהַלְוִיִּ֞ם בִּכְלֵי־שִׁ֤יר יְהוָה֙ אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה דָּוִ֣יד הַמֶּ֗לֶךְ לְהֹד֤וֹת לַיהוָה֙ כִּֽי־לְעוֹלָ֣ם חַסְדּ֔וֹ בְּהַלֵּ֥ל דָּוִ֖יד בְּיָדָ֑ם וְהַכֹּהֲנִים֙ מַחְצְרִ֣ים נֶגְדָּ֔ם וְכָל־יִשְׂרָאֵ֖ל עֹמְדִֽים
Ve kâhinler nöbetlerinde duruyorlardı, ve Levililer kral Davut'un Yahve'ye şükretmek için yaptığı Yahve'nin şarkı aletleriyle, 'Çünkü sadakati sonsuzadır' diyerek ellerinde Davut'un övgüsüyle duruyorlardı; ve kâhinler onların karşısında borazan çalıyorlardı, ve bütün İsrail duruyordu.