13
Kullanım
2
Lemma
7
Türev
15
Anlam
2 lemma, 7 türev form
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 21:14
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם הִנָּבֵא֙ וְאָ֣מַרְתָּ֔ כֹּ֖ה אָמַ֣ר אֲדֹנָ֑י אֱמֹ֕ר חֶ֥רֶב חֶ֛רֶב הוּחַ֖דָּה וְגַם־מְרוּטָֽה
İnsanoğlu, peygamberlik et ve diyeceksin: Efendi şöyle dedi: De ki: Kılıç, kılıç keskinleştirildi ve ayrıca parlatıldı.
Hezekiel 21:33
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם הִנָּבֵ֤א וְאָֽמַרְתָּ֙ כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֔ה אֶל־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן וְאֶל־חֶרְפָּתָ֑ם וְאָמַרְתָּ֗ חֶ֣רֶב חֶ֤רֶב פְּתוּחָה֙ לְטֶ֣בַח מְרוּטָ֔ה לְהָכִ֖יל לְמַ֥עַן בָּרָֽק
Ve sen insanoğlu, peygamberlik et ve de ki: Efendi Yahve Ammon oğullarına ve onların utancına dair şöyle dedi, ve de ki: Kılıç, kılıç kesim için çekilmiş, şimşek uğruna yutmak için parlatılmış;
Hezekiel 29:18
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם נְבוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּ֠בֶל הֶעֱבִ֨יד אֶת־חֵיל֜וֹ עֲבֹדָ֤ה גְדֹלָה֙ אֶל־צֹ֔ר כָּל־רֹ֣אשׁ מֻקְרָ֔ח וְכָל־כָּתֵ֖ף מְרוּטָ֑ה וְ֠שָׂכָר לֹא־הָ֨יָה ל֤וֹ וּלְחֵילוֹ֙ מִצֹּ֔ר עַל־הָעֲבֹדָ֖ה אֲשֶׁר־עָבַ֥ד עָלֶֽיהָ
İnsanoğlu, Babil kralı Nebukadnessar ordusuna Sur'a karşı büyük bir hizmet yaptırdı; her baş kel oldu ve her omuz soyuldu; ama onun ve ordusunun Sur'dan, ona karşı yaptığı hizmet için ücreti olmadı.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 13:40
·
Tevrat
וְאִ֕ישׁ כִּ֥י יִמָּרֵ֖ט רֹאשׁ֑וֹ קֵרֵ֥חַ ה֖וּא טָה֥וֹר הֽוּא
Ve bir adam, başı dökülürse, o keldir; o temizdir.
Levililer 13:41
·
Tevrat
וְאִם֙ מִפְּאַ֣ת פָּנָ֔יו יִמָּרֵ֖ט רֹאשׁ֑וֹ גִּבֵּ֥חַ ה֖וּא טָה֥וֹר הֽוּא
Ve eğer başı yüzünün tarafından dökülürse, o alnı keldir; o temizdir.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 21:15
·
Tevrat
לְמַ֨עַן טְבֹ֤חַ טֶ֨בַח֙ הוּחַ֔דָּה לְמַעַן־הֱיֵה־לָ֥הּ בָּ֖רָק מֹרָ֑טָּה א֣וֹ נָשִׂ֔ישׂ שֵׁ֥בֶט בְּנִ֖י מֹאֶ֥סֶת כָּל־עֵֽץ
Boğazlama boğazlamak için keskinleştirildi, onun şimşek olması için parlatıldı; veya sevinecek miyiz? Oğlumun değneği her ağacı reddediyor.
Hezekiel 21:16
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְמָרְטָ֖ה לִתְפֹּ֣שׂ בַּכָּ֑ף הִֽיא־הוּחַ֤דָּה חֶ֨רֶב֙ וְהִ֣יא מֹרָ֔טָּה לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ בְּיַד־הוֹרֵֽג
Ve avuçta tutulması için onu parlatılmasına verdi; o kılıç keskinleştirildi ve o parlatıldı, onu öldürenin eline vermek için.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 50:6
·
Tevrat
גֵּוִי֙ נָתַ֣תִּי לְמַכִּ֔ים וּלְחָיַ֖י לְמֹֽרְטִ֑ים פָּנַי֙ לֹ֣א הִסְתַּ֔רְתִּי מִכְּלִמּ֖וֹת וָרֹֽק
Sırtımı vuranlara ve yanaklarımı yolanlara verdim; yüzümü aşağılanmalardan ve tükürükten gizlemedim.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 21:16
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֥ן אֹתָ֛הּ לְמָרְטָ֖ה לִתְפֹּ֣שׂ בַּכָּ֑ף הִֽיא־הוּחַ֤דָּה חֶ֨רֶב֙ וְהִ֣יא מֹרָ֔טָּה לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ בְּיַד־הוֹרֵֽג
Ve avuçta tutulması için onu parlatılmasına verdi; o kılıç keskinleştirildi ve o parlatıldı, onu öldürenin eline vermek için.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 9:3
·
Tevrat
וּכְשָׁמְעִי֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה קָרַ֥עְתִּי אֶת־בִּגְדִ֖י וּמְעִילִ֑י וָאֶמְרְטָ֞ה מִשְּׂעַ֤ר רֹאשִׁי֙ וּזְקָנִ֔י וָאֵשְׁבָ֖ה מְשׁוֹמֵֽם
Ve bu sözü duyduğumda giysimi ve cübbemi yırttım; ve başımın saçından ve sakalımdan yoldum ve dehşet içinde oturdum.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 13:25
·
Tevrat
וָאָרִ֤יב עִמָּם֙ וָאֲקַֽלְלֵ֔ם וָאַכֶּ֥ה מֵהֶ֛ם אֲנָשִׁ֖ים וָֽאֶמְרְטֵ֑ם וָאַשְׁבִּיעֵ֣ם בֵּֽאלֹהִ֗ים אִם־תִּתְּנ֤וּ בְנֹֽתֵיכֶם֙ לִבְנֵיהֶ֔ם וְאִם־תִּשְׂאוּ֙ מִבְּנֹ֣תֵיהֶ֔ם לִבְנֵיכֶ֖ם וְלָכֶֽם
Ve onlarla çekiştirdim ve onları lanetledim ve onlardan adamları vurdum ve saçlarını yoldum; ve onlara Tanrı üzerine ant içtirdim: 'Kızlarınızı onların oğullarına vermeyeceksiniz ve onların kızlarından oğullarınıza ve kendinize almayacaksınız.'
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 7:45
·
Tevrat
וְאֶת־הַסִּיר֨וֹת וְאֶת־הַיָּעִ֜ים וְאֶת־הַמִּזְרָק֗וֹת וְאֵת֙ כָּל־הַכֵּלִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֥ה חִירָ֛ם לַמֶּ֥לֶךְ שְׁלֹמֹ֖ה בֵּ֣ית יְהוָ֑ה נְחֹ֖שֶׁת מְמֹרָֽט
Ve tencereler, ve kürekler, ve çanaklar; ve Hiram'ın Kral Süleyman için Yahve'nin evine yaptığı bütün bu eşyalar parlatılmış tunçtandı.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:4
·
Tevrat
קַדְמָיְתָ֣א כְאַרְיֵ֔ה וְגַפִּ֥ין דִּֽי־נְשַׁ֖ר לַ֑הּ חָזֵ֣ה הֲוֵ֡ית עַד֩ דִּי־מְּרִ֨יטוּ גַפַּ֜יהּ וּנְטִ֣ילַת מִן־אַרְעָ֗א וְעַל־רַגְלַ֨יִן֙ כֶּאֱנָ֣שׁ הֳקִימַ֔ת וּלְבַ֥ב אֱנָ֖שׁ יְהִ֥יב לַֽהּ
Birincisi aslan gibiydi ve onun kartal kanatları vardı; onun kanatları koparılana ve yerden kaldırılana ve insan gibi ayaklar üzerinde durana ve ona insan kalbi verilene kadar görüyordum.