53
Kullanım
2
Lemma
20
Türev
30
Anlam
2 lemma, 20 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מַכֶּה Lemma | makkeh | vuran, vurmak, çarpmak, öldürmek | İsim | 17 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17) Hakimler 11:33 · Tevrat וַיַּכֵּ֡ם מֵעֲרוֹעֵר֩ וְעַד־בּוֹאֲךָ֨ מִנִּ֜ית עֶשְׂרִ֣ים עִ֗יר וְעַד֙ אָבֵ֣ל כְּרָמִ֔ים מַכָּ֖ה גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֑ד וַיִּכָּֽנְעוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן מִפְּנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל Ve onları Aroer'den Minnit'e varıncaya kadar yirmi şehir ve Avel-Keramim'e kadar çok büyük bir vuruşla vurdu. Ve Ammon oğulları İsrail oğullarının önünde boyun eğdiler. Hakimler 15:8 · Tevrat וַיַּ֨ךְ אוֹתָ֥ם שׁ֛וֹק עַל־יָרֵ֖ךְ מַכָּ֣ה גְדוֹלָ֑ה וַיֵּ֣רֶד וַיֵּ֔שֶׁב בִּסְעִ֖יף סֶ֥לַע עֵיטָֽם Onları bacak uyluk üzerine büyük bir vuruşla vurdu. Sonra inip Eytam kayasının yarığında oturdu. Yeremya 14:17 · Tevrat וְאָמַרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה תֵּרַ֨דְנָה עֵינַ֥י דִּמְעָ֛ה לַ֥יְלָה וְיוֹמָ֖ם וְאַל־תִּדְמֶ֑ינָה כִּי֩ שֶׁ֨בֶר גָּד֜וֹל נִשְׁבְּרָ֗ה בְּתוּלַת֙ בַּת־עַמִּ֔י מַכָּ֖ה נַחְלָ֥ה מְאֹֽד Ve onlara bu sözü söyleyeceksin: Gözlerim gece ve gündüz gözyaşı indirsin ve durmasınlar; çünkü halkımın kızının bakiresi büyük kırıkla, çok şifa bulmaz vuruşla kırıldı. 1. Samuel 4:8 · Tevrat א֣וֹי לָ֔נוּ מִ֣י יַצִּילֵ֔נוּ מִיַּ֛ד הָאֱלֹהִ֥ים הָאַדִּירִ֖ים הָאֵ֑לֶּה אֵ֧לֶּה הֵ֣ם הָאֱלֹהִ֗ים הַמַּכִּ֧ים אֶת־מִצְרַ֛יִם בְּכָל־מַכָּ֖ה בַּמִּדְבָּֽר 'Vay halimize! Bizi bu ulu tanrıların elinden kim kurtaracak? Mısır'ı çölde her türlü vuruşla vuran tanrılar bunlardır.' 1. Samuel 6:19 · Tevrat וַיַּ֞ךְ בְּאַנְשֵׁ֣י בֵֽית־שֶׁ֗מֶשׁ כִּ֤י רָאוּ֙ בַּאֲר֣וֹן יְהוָ֔ה וַיַּ֤ךְ בָּעָם֙ שִׁבְעִ֣ים אִ֔ישׁ חֲמִשִּׁ֥ים אֶ֖לֶף אִ֑ישׁ וַיִּֽתְאַבְּל֣וּ הָעָ֔ם כִּֽי־הִכָּ֧ה יְהוָ֛ה בָּעָ֖ם מַכָּ֥ה גְדוֹלָֽה Yahve'nin sandığına baktıkları için Beyt-Şemeş adamlarını vurdu; halktan yetmiş adam, elli bin adam vurdu. Halk yas tuttu, çünkü Yahve halkı büyük bir vuruşla vurmuştu. | ||||||
מִכְוַת | mikhvat | yanığının, yanık, dağlama izi | İsim | 4 | ||
הַמַּכִּים | hammakkim | vuranlar, vurmak, çarpmak, öldürmek | İsim | 3 | ||
הַמַּכָּה | ha-mmakka | vuruş, vuruş, darbe, yara | İsim | 3 | ||
מַכֹּתְךָ | makkotekha | vuruşların, vuruş, darbe, yara | Zamir | 3 | ||
מַכַּת | makkat | vuruşunun, vuruş, darbe, yara, bela | İsim | 3 | ||
מַכּוֹתֶֽיהָ | makkoteyha | onun yaraları, vuruş, yara, bela | Zamir | 2 | ||
וּמַכֵּה | u-makkeh | ve vuran, vuran, öldüren | İsim | 2 | ||
מַכּוֹתָֽם | makkotam | vuruşları, vuruş, yara, bela | Zamir | 1 | ||
הַכְּמַכַּת | ha-kkemakkat | vuruşu gibi mi, vuruş, darbe, yara | İsim | 1 | ||
וּמַכּוֹת | umakkot | ve vuruşlar, vuruş, darbe, yara | İsim | 1 | ||
וּמִמַּכּוֹתַיִךְ | u-mi-mmakkotayikh | ve vuruşlarından, vuruş, yara, darbe, bela | Zamir | 1 | ||
מַכּוֹתֶֽהָ | makkoteha | onun yaraları, yara, vuruş, bela | Zamir | 1 | ||
כְּמַכַּת | ke-makkat | vuruşu gibi, vuruş, darbe, yara | İsim | 1 | ||
הַמַּכּוֹת | ha-mmakkot | vuruşlar, vuruş, yara, bela | İsim | 1 | ||
מַכֹּתֶֽהָ | makkoteha | onun vuruşları, vuruş, yara, bela | Zamir | 1 | ||
מַכָּתוֹ | makkato | onun vuruşu, vuruş, yara, bela | Zamir | 1 | ||
וּמַכָּתִי | u-makkati | ve benim vuruşum, vuruş, yara, darbe | Zamir | 1 | ||
מַכָּתִי | makkati | vuruşum, vuruş, yara, darbe | Zamir | 1 | ||
הַמִּכְוָה Lemma | ha-mmihva | yanık, yanık, dağlama | İsim | 3 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hakimler 11:33
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֡ם מֵעֲרוֹעֵר֩ וְעַד־בּוֹאֲךָ֨ מִנִּ֜ית עֶשְׂרִ֣ים עִ֗יר וְעַד֙ אָבֵ֣ל כְּרָמִ֔ים מַכָּ֖ה גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֑ד וַיִּכָּֽנְעוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן מִפְּנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onları Aroer'den Minnit'e varıncaya kadar yirmi şehir ve Avel-Keramim'e kadar çok büyük bir vuruşla vurdu. Ve Ammon oğulları İsrail oğullarının önünde boyun eğdiler.
Hakimler 15:8
·
Tevrat
וַיַּ֨ךְ אוֹתָ֥ם שׁ֛וֹק עַל־יָרֵ֖ךְ מַכָּ֣ה גְדוֹלָ֑ה וַיֵּ֣רֶד וַיֵּ֔שֶׁב בִּסְעִ֖יף סֶ֥לַע עֵיטָֽם
Onları bacak uyluk üzerine büyük bir vuruşla vurdu. Sonra inip Eytam kayasının yarığında oturdu.
Yeremya 14:17
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה תֵּרַ֨דְנָה עֵינַ֥י דִּמְעָ֛ה לַ֥יְלָה וְיוֹמָ֖ם וְאַל־תִּדְמֶ֑ינָה כִּי֩ שֶׁ֨בֶר גָּד֜וֹל נִשְׁבְּרָ֗ה בְּתוּלַת֙ בַּת־עַמִּ֔י מַכָּ֖ה נַחְלָ֥ה מְאֹֽד
Ve onlara bu sözü söyleyeceksin: Gözlerim gece ve gündüz gözyaşı indirsin ve durmasınlar; çünkü halkımın kızının bakiresi büyük kırıkla, çok şifa bulmaz vuruşla kırıldı.
1. Samuel 4:8
·
Tevrat
א֣וֹי לָ֔נוּ מִ֣י יַצִּילֵ֔נוּ מִיַּ֛ד הָאֱלֹהִ֥ים הָאַדִּירִ֖ים הָאֵ֑לֶּה אֵ֧לֶּה הֵ֣ם הָאֱלֹהִ֗ים הַמַּכִּ֧ים אֶת־מִצְרַ֛יִם בְּכָל־מַכָּ֖ה בַּמִּדְבָּֽר
'Vay halimize! Bizi bu ulu tanrıların elinden kim kurtaracak? Mısır'ı çölde her türlü vuruşla vuran tanrılar bunlardır.'
1. Samuel 6:19
·
Tevrat
וַיַּ֞ךְ בְּאַנְשֵׁ֣י בֵֽית־שֶׁ֗מֶשׁ כִּ֤י רָאוּ֙ בַּאֲר֣וֹן יְהוָ֔ה וַיַּ֤ךְ בָּעָם֙ שִׁבְעִ֣ים אִ֔ישׁ חֲמִשִּׁ֥ים אֶ֖לֶף אִ֑ישׁ וַיִּֽתְאַבְּל֣וּ הָעָ֔ם כִּֽי־הִכָּ֧ה יְהוָ֛ה בָּעָ֖ם מַכָּ֥ה גְדוֹלָֽה
Yahve'nin sandığına baktıkları için Beyt-Şemeş adamlarını vurdu; halktan yetmiş adam, elli bin adam vurdu. Halk yas tuttu, çünkü Yahve halkı büyük bir vuruşla vurmuştu.
Örnek Ayetler (3)
2. Tarihler 2:9
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה לַֽחֹטְבִ֣ים לְֽכֹרְתֵ֣י הָעֵצִ֡ים נָתַתִּי֩ חִטִּ֨ים מַכּ֜וֹת לַעֲבָדֶ֗יךָ כֹּרִים֙ עֶשְׂרִ֣ים אֶ֔לֶף וּשְׂעֹרִ֕ים כֹּרִ֖ים עֶשְׂרִ֣ים אָ֑לֶף וְיַ֗יִן בַּתִּים֙ עֶשְׂרִ֣ים אֶ֔לֶף וְשֶׁ֕מֶן בַּתִּ֖ים עֶשְׂרִ֥ים אָֽלֶף
Ve işte ağaç kesicilerine, odunculara, senin kullarına yirmi bin kor (~4.4 milyon litre) dövülmüş buğday, yirmi bin kor (~4.4 milyon litre) arpa, yirmi bin bat (~440 bin litre) şarap ve yirmi bin bat (~440 bin litre) yağ verdim.
Yasa'nın Tekrarı 28:59
·
Tevrat
וְהִפְלָ֤א יְהוָה֙ אֶת־מַכֹּ֣תְךָ֔ וְאֵ֖ת מַכּ֣וֹת זַרְעֶ֑ךָ מַכּ֤וֹת גְּדֹלוֹת֙ וְנֶ֣אֱמָנ֔וֹת וָחֳלָיִ֥ם רָעִ֖ים וְנֶאֱמָנִֽים
Yahve senin vuruşlarını ve soyunun vuruşlarını, büyük ve kalıcı vuruşlar ve kötü ve kalıcı hastalıklar olarak şaşırtıcı yapacak.
Yasa'nın Tekrarı 29:21
·
Tevrat
וְאָמַ֞ר הַדּ֣וֹר הָֽאַחֲר֗וֹן בְּנֵיכֶם֙ אֲשֶׁ֤ר יָק֨וּמוּ֙ מֵאַ֣חֲרֵיכֶ֔ם וְהַ֨נָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֥ר יָבֹ֖א מֵאֶ֣רֶץ רְחוֹקָ֑ה וְ֠רָאוּ אֶת־מַכּ֞וֹת הָאָ֤רֶץ הַהִוא֙ וְאֶת־תַּ֣חֲלֻאֶ֔יהָ אֲשֶׁר־חִלָּ֥ה יְהוָ֖ה בָּֽהּ
Ve sizden sonra kalkacak olan oğullarınız, sonraki nesil ve uzak bir diyardan gelecek olan yabancı, o yerin vuruşlarını ve Yahve'nin onu hasta ettiği hastalıklarını gördüklerinde diyecekler:
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 8:29
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בְיִזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֨ר יַכֻּ֤הוּ אֲרַמִּים֙ בָּֽרָמָ֔ה בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָהאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַאֲחַזְיָ֨הוּ בֶן־יְהוֹרָ֜ם מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה יָרַ֡ד לִרְא֞וֹת אֶת־יוֹרָ֧ם בֶּן־אַחְאָ֛ב בְּיִזְרְעֶ֖אל כִּֽי־חֹלֶ֥ה הֽוּא
Kral Yoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Rama'da Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e döndü. Yahuda kralı Yehoram oğlu Ahazya, Ahav oğlu Yoram'ı görmek için Yizreel'e indi; çünkü o hastaydı.
2. Krallar 9:15
·
Tevrat
וַיָּשָׁב֩ יְהוֹרָ֨ם הַמֶּ֜לֶךְ לְהִתְרַפֵּ֣א בִיְזְרְעֶ֗אל מִן־הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֣ר יַכֻּ֣הוּ אֲרַמִּ֔ים בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַיֹּ֤אמֶר יֵהוּא֙ אִם־יֵ֣שׁ נַפְשְׁכֶ֔ם אַל־יֵצֵ֤א פָלִיט֙ מִן־הָעִ֔יר לָלֶ֖כֶת לְהַגִּ֥יד בְּיִזְרְעֶֽאל
Kral Yehoram, Aram kralı Hazael ile savaşırken Aramlıların onu vurduğu yaralardan şifa bulmak için Yizreel'e dönmüştü. Yehu dedi ki: 'Eğer canınız istiyorsa, Yizreel'de bildirmeye gitmek için şehirden kaçan biri çıkmasın.'
2. Tarihler 22:6
·
Tevrat
וַיָּ֜שָׁב לְהִתְרַפֵּ֣א בְיִזְרְעֶ֗אל כִּ֤י הַמַּכִּים֙ אֲשֶׁ֣ר הִכֻּ֣הוּ בָֽרָמָ֔ה בְּהִלָּ֣חֲמ֔וֹ אֶת־חֲזָהאֵ֖ל מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וַעֲזַרְיָ֨הוּ בֶן־יְהוֹרָ֜ם מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה יָרַ֡ד לִרְא֞וֹת אֶת־יְהוֹרָ֧ם בֶּן־אַחְאָ֛ב בְּיִזְרְעֶ֖אל כִּי־חֹלֶ֥ה הֽוּא
Aram kralı Hazael ile savaştığında Rama'da onu vurdukları vuruşlardan şifa bulmak için Yizreel'e döndü; ve Yahuda kralı Yehoram oğlu Azarya, Ahav oğlu Yehoram'ı Yizreel'de görmek için indi, çünkü o hastaydı.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 4:10
·
Tevrat
וַיִּלָּחֲמ֣וּ פְלִשְׁתִּ֗ים וַיִּנָּ֤גֶף יִשְׂרָאֵל֙ וַיָּנֻ֨סוּ֙ אִ֣ישׁ לְאֹהָלָ֔יו וַתְּהִ֥י הַמַּכָּ֖ה גְּדוֹלָ֣ה מְאֹ֑ד וַיִּפֹּל֙ מִיִּשְׂרָאֵ֔ל שְׁלֹשִׁ֥ים אֶ֖לֶף רַגְלִֽי
Filistliler savaştılar ve İsrail bozguna uğradı; her adam çadırına kaçtı. Vuruşma çok büyüktü; İsrail'den otuz bin yaya düştü.
1. Samuel 14:14
·
Tevrat
וַתְּהִ֞י הַמַּכָּ֣ה הָרִאשֹׁנָ֗ה אֲשֶׁ֨ר הִכָּ֧ה יוֹנָתָ֛ן וְנֹשֵׂ֥א כֵלָ֖יו כְּעֶשְׂרִ֣ים אִ֑ישׁ כְּבַחֲצִ֥י מַעֲנָ֖ה צֶ֥מֶד שָׂדֶֽה
Yonatan'ın ve silahlarını taşıyan gencin vurduğu ilk vuruş, bir çiftlik tarlanın yarım saban izi kadar bir alanda yaklaşık yirmi adamdı.
1. Krallar 22:35
·
Tevrat
וַתַּעֲלֶ֤ה הַמִּלְחָמָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא וְהַמֶּ֗לֶךְ הָיָ֧ה מָעֳמָ֛ד בַּמֶּרְכָּבָ֖ה נֹ֣כַח אֲרָ֑ם וַיָּ֣מָת בָּעֶ֔רֶב וַיִּ֥צֶק דַּֽם־הַמַּכָּ֖ה אֶל־חֵ֥יק הָרָֽכֶב
O gün savaş şiddetlendi ve kral arabasında Aram'a karşı ayakta tutuldu; akşamleyin öldü ve yaranın kanı arabanın içine döküldü.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 30:12
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֖ה אָנ֣וּשׁ לְשִׁבְרֵ֑ךְ נַחְלָ֖ה מַכָּתֵֽךְ
Çünkü Yahve şöyle dedi: Senin kırığın şifa bulmaz, senin yaran hastalıklıdır.
Nahum 3:19
·
Tevrat
אֵין־כֵּהָ֣ה לְשִׁבְרֶ֔ךָ נַחְלָ֖ה מַכָּתֶ֑ךָ כֹּ֣ל שֹׁמְעֵ֣י שִׁמְעֲךָ֗ תָּ֤קְעוּ כַף֙ עָלֶ֔יךָ כִּ֗י עַל־מִ֛י לֹֽא־עָבְרָ֥ה רָעָתְךָ֖ תָּמִֽיד
Senin kırığına hafifleme yoktur, senin yaran hastalıklıdır; senin haberini işitenlerin bütünü senin üzerine el çırptılar, çünkü senin kötülüğün sürekli kimin üzerine geçmedi?
Yasa'nın Tekrarı 28:59
·
Tevrat
וְהִפְלָ֤א יְהוָה֙ אֶת־מַכֹּ֣תְךָ֔ וְאֵ֖ת מַכּ֣וֹת זַרְעֶ֑ךָ מַכּ֤וֹת גְּדֹלוֹת֙ וְנֶ֣אֱמָנ֔וֹת וָחֳלָיִ֥ם רָעִ֖ים וְנֶאֱמָנִֽים
Yahve senin vuruşlarını ve soyunun vuruşlarını, büyük ve kalıcı vuruşlar ve kötü ve kalıcı hastalıklar olarak şaşırtıcı yapacak.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 30:14
·
Tevrat
כָּל־מְאַהֲבַ֣יִךְ שְׁכֵח֔וּךְ אוֹתָ֖ךְ לֹ֣א יִדְרֹ֑שׁוּ כִּי֩ מַכַּ֨ת אוֹיֵ֤ב הִכִּיתִיךְ֙ מוּסַ֣ר אַכְזָרִ֔י עַ֚ל רֹ֣ב עֲוֺנֵ֔ךְ עָצְמ֖וּ חַטֹּאתָֽיִךְ
Bütün aşıkların seni unuttular, seni aramayacaklar; çünkü düşman yarasıyla, acımasız terbiyesiyle seni vurdum; senin suçunun çokluğu yüzünden senin günahların çoğaldı.
Yeşaya 14:6
·
Tevrat
מַכֶּ֤ה עַמִּים֙ בְּעֶבְרָ֔ה מַכַּ֖ת בִּלְתִּ֣י סָרָ֑ה רֹדֶ֤ה בָאַף֙ גּוֹיִ֔ם מֻרְדָּ֖ף בְּלִ֥י חָשָֽׂךְ
Halkları taşkınlıkla, durmayan bir vuruşla vuranı; uluslara öfkeyle egemen olanı, esirgenmeden zulmedileni.
Ester 9:5
·
Tevrat
וַיַּכּ֤וּ הַיְּהוּדִים֙ בְּכָל־אֹ֣יְבֵיהֶ֔ם מַכַּת־חֶ֥רֶב וְהֶ֖רֶג וְאַבְדָ֑ן וַיַּֽעֲשׂ֥וּ בְשֹׂנְאֵיהֶ֖ם כִּרְצוֹנָֽם
Yahudiler bütün düşmanlarını kılıç vuruşuyla, öldürmeyle ve yok etmeyle vurdular; onlardan nefret edenlere isteklerine göre yaptılar.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 50:13
·
Tevrat
מִקֶּ֤צֶף יְהוָה֙ לֹ֣א תֵשֵׁ֔ב וְהָיְתָ֥ה שְׁמָמָ֖ה כֻּלָּ֑הּ כֹּ֚ל עֹבֵ֣ר עַל־בָּבֶ֔ל יִשֹּׁ֥ם וְיִשְׁרֹ֖ק עַל־כָּל־מַכּוֹתֶֽיהָ
Yahve'nin öfkesinden dolayı orada oturulmayacak ve bütünüyle virane olacak; Babil'den her geçen şaşacak ve onun bütün vuruşlarına ıslık çalacak.
Mika 1:9
·
Tevrat
כִּ֥י אֲנוּשָׁ֖ה מַכּוֹתֶ֑יהָ כִּי־בָ֨אָה֙ עַד־יְהוּדָ֔ה נָגַ֛ע עַד־שַׁ֥עַר עַמִּ֖י עַד־יְרוּשָׁלִָֽם
Çünkü onun yaraları şifa bulmaz; çünkü Yahuda'ya kadar geldi, halkımın kapısına kadar, Yeruşalim'e kadar dokundu.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 6:7
·
Tevrat
כְּהָקִ֥יר בַּ֨יִר֙ מֵימֶ֔יהָ כֵּ֖ן הֵקֵ֣רָה רָעָתָ֑הּ חָמָ֣ס וָ֠שֹׁד יִשָּׁ֨מַע בָּ֧הּ עַל־פָּנַ֛י תָּמִ֖יד חֳלִ֥י וּמַכָּֽה
Bir kuyunun sularını çıkardığı gibi, böylece kötülüğünü çıkardı; onda zorbalık ve yıkım işitilir, yüzümün üzerinde sürekli hastalık ve yara vardır.
Yeşaya 1:6
·
Tevrat
מִכַּף־רֶ֤גֶל וְעַד־רֹאשׁ֙ אֵֽין־בּ֣וֹ מְתֹ֔ם פֶּ֥צַע וְחַבּוּרָ֖ה וּמַכָּ֣ה טְרִיָּ֑ה לֹא־זֹ֨רוּ֙ וְלֹ֣א חֻבָּ֔שׁוּ וְלֹ֥א רֻכְּכָ֖ה בַּשָּֽׁמֶן
Ayak tabanından ve başa kadar onda sağlamlık yoktur; yara ve çürük ve taze vuruş; sıkılmadılar ve sarılmadılar ve yağla yumuşatılmadı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 64:8
·
Tevrat
וַיֹּרֵ֗ם אֱלֹ֫הִ֥ים חֵ֥ץ פִּתְא֑וֹם הָ֝י֗וּ מַכּוֹתָֽם
Ve Tanrı onlara ok atacak; aniden yaraları oldu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 27:7
·
Tevrat
הַכְּמַכַּ֥ת מַכֵּ֖הוּ הִכָּ֑הוּ אִם־כְּהֶ֥רֶג הֲרֻגָ֖יו הֹרָֽג
Onu vuranın vuruşu gibi mi onu vurdu; yoksa onun öldürdüklerinin öldürülmesi gibi mi öldürüldü?
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 20:30
·
Tevrat
חַבֻּר֣וֹת פֶּ֭צַע תַּמְר֣וּק בְּרָ֑ע וּ֝מַכּ֗וֹת חַדְרֵי־בָֽטֶן
Yaralar ve bere kötülüğü temizler, ve vuruşlar karnın odalarını.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 30:17
·
Tevrat
כִּי֩ אַעֲלֶ֨ה אֲרֻכָ֥ה לָ֛ךְ וּמִמַּכּוֹתַ֥יִךְ אֶרְפָּאֵ֖ךְ נְאֻם־יְהוָ֑ה כִּ֤י נִדָּחָה֙ קָ֣רְאוּ לָ֔ךְ צִיּ֣וֹן הִ֔יא דֹּרֵ֖שׁ אֵ֥ין לָֽהּ
Yahve'nin bildirisidir; çünkü sana şifa getireceğim ve seni yaralarından iyileştireceğim; çünkü seni 'Sürülmüş' diye çağırdılar, 'Siyon odur, onu arayan yok'.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 49:17
·
Tevrat
וְהָיְתָ֥ה אֱד֖וֹם לְשַׁמָּ֑ה כֹּ֚ל עֹבֵ֣ר עָלֶ֔יהָ יִשֹּׁ֥ם וְיִשְׁרֹ֖ק עַל־כָּל־מַכּוֹתֶֽהָ
Ve Edom dehşet olacak; onun üzerinden her geçen dehşete düşecek ve onun bütün vuruşları üzerine ıslık çalacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 10:26
·
Tevrat
וְעוֹרֵ֨ר עָלָ֜יו יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ שׁ֔וֹט כְּמַכַּ֥ת מִדְיָ֖ן בְּצ֣וּר עוֹרֵ֑ב וּמַטֵּ֨הוּ֙ עַל־הַיָּ֔ם וּנְשָׂא֖וֹ בְּדֶ֥רֶךְ מִצְרָֽיִם
Orduların Yahve'si, Orev kayasında Midyan'ı vurduğu gibi onun üzerine bir kırbaç kaldıracak; asası denizin üzerinde olacak ve onu Mısır yolunda olduğu gibi kaldıracak.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 13:6
·
Tevrat
וְאָמַ֣ר אֵלָ֔יו מָ֧ה הַמַּכּ֛וֹת הָאֵ֖לֶּה בֵּ֣ין יָדֶ֑יךָ וְאָמַ֕ר אֲשֶׁ֥ר הֻכֵּ֖יתִי בֵּ֥ית מְאַהֲבָֽי
Ve ona diyecek: 'Ellerinin arasındaki bu yaralar nedir?' Ve diyecek: 'Beni sevenlerin evinde vuruldum.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 19:8
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּי֙ אֶת־הָעִ֣יר הַזֹּ֔את לְשַׁמָּ֖ה וְלִשְׁרֵקָ֑ה כֹּ֚ל עֹבֵ֣ר עָלֶ֔יהָ יִשֹּׁ֥ם וְיִשְׁרֹ֖ק עַל־כָּל־מַכֹּתֶֽהָ
Ve bu şehri bir viraneye ve bir ıslığa koyacağım; onun üzerinden her geçen şaşacak ve onun bütün vuruşları üzerine ıslık çalacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 30:26
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה אֽוֹר־הַלְּבָנָה֙ כְּא֣וֹר הַֽחַמָּ֔ה וְא֤וֹר הַֽחַמָּה֙ יִהְיֶ֣ה שִׁבְעָתַ֔יִם כְּא֖וֹר שִׁבְעַ֣ת הַיָּמִ֑ים בְּי֗וֹם חֲבֹ֤שׁ יְהוָה֙ אֶת־שֶׁ֣בֶר עַמּ֔וֹ וּמַ֥חַץ מַכָּת֖וֹ יִרְפָּֽא
Ve Yahve'nin halkının kırığını sardığı ve vuruşunun yarasını iyileştirdiği günde, ayın ışığı güneşin ışığı gibi olacak ve güneşin ışığı yedi günün ışığı gibi yedi kat olacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 15:18
·
Tevrat
לָ֣מָּה הָיָ֤ה כְאֵבִי֙ נֶ֔צַח וּמַכָּתִ֖י אֲנוּשָׁ֑ה֙ מֵֽאֲנָה֙ הֵֽרָפֵ֔א הָי֨וֹ תִֽהְיֶ֥ה לִי֙ כְּמ֣וֹ אַכְזָ֔ב מַ֖יִם לֹ֥א נֶאֱמָֽנוּ
Neden acım sonsuz ve yaram şifa bulmaz oldu, iyileşmeyi reddediyor? Benim için gerçekten aldatıcı gibi, güvenilmez sular gibi mi olacaksın?
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 10:19
·
Tevrat
א֥וֹי לִי֙ עַל־שִׁבְרִ֔י נַחְלָ֖ה מַכָּתִ֑י וַאֲנִ֣י אָמַ֔רְתִּי אַ֛ךְ זֶ֥ה חֳלִ֖י וְאֶשָּׂאֶֽנּוּ
Kırığımdan dolayı vay bana! Yaram hastalıklıdır; ama ben dedim: Ancak bu bir hastalıktır ve onu taşıyacağım.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 13:24
·
Tevrat
א֣וֹ בָשָׂ֔ר כִּֽי־יִהְיֶ֥ה בְעֹר֖וֹ מִכְוַת־אֵ֑שׁ וְֽהָיְתָ֞ה מִֽחְיַ֣ת הַמִּכְוָ֗ה בַּהֶ֛רֶת לְבָנָ֥ה אֲדַמְדֶּ֖מֶת א֥וֹ לְבָנָֽה
Veya et, derisinde ateş yanığı olduğunda ve yanığın canlı yeri kırmızımsı beyaz veya beyaz parlak bir leke olursa;
Levililer 13:28
·
Tevrat
וְאִם־תַּחְתֶּיהָ֩ תַעֲמֹ֨ד הַבַּהֶ֜רֶת לֹא־פָשְׂתָ֤ה בָעוֹר֙ וְהִ֣וא כֵהָ֔ה שְׂאֵ֥ת הַמִּכְוָ֖ה הִ֑וא וְטִֽהֲרוֹ֙ הַכֹּהֵ֔ן כִּֽי־צָרֶ֥בֶת הַמִּכְוָ֖ה הִֽוא
Ve eğer parlak leke yerinde durursa, deride yayılmadıysa ve o soluksa, o yanığın şişliğidir; ve kâhin onu temiz sayacaktır, çünkü o yanığın izidir.