56
Kullanım
3
Lemma
17
Türev
28
Anlam
3 lemma, 17 türev form
Örnek Ayetler (5 / 19)
2. Samuel 1:21
·
Tevrat
הָרֵ֣י בַגִּלְבֹּ֗עַ אַל־טַ֧ל וְאַל־מָטָ֛ר עֲלֵיכֶ֖ם וּשְׂדֵ֣י תְרוּמֹ֑ת כִּ֣י שָׁ֤ם נִגְעַל֙ מָגֵ֣ן גִּבּוֹרִ֔ים מָגֵ֣ן שָׁא֔וּל בְּלִ֖י מָשִׁ֥יחַ בַּשָּֽׁמֶן
Ey Gilboa dağları, üzerinize çiy ve yağmur düşmesin, sunu tarlaları olmasın; çünkü orada yiğitlerin kalkanı, yağla meshedilmemiş gibi Şaul'un kalkanı kirlendi.
Yeşaya 5:6
·
Tevrat
וַאֲשִׁיתֵ֣הוּ בָתָ֗ה לֹ֤א יִזָּמֵר֙ וְלֹ֣א יֵעָדֵ֔ר וְעָלָ֥ה שָׁמִ֖יר וָשָׁ֑יִת וְעַ֤ל הֶעָבִים֙ אֲצַוֶּ֔ה מֵהַמְטִ֥יר עָלָ֖יו מָטָֽר
Ve onu virane yapacağım; budanmayacak ve çapalanmayacak, diken ve çalı çıkacak; ve onun üzerine yağmur yağdırmamalarını bulutlara buyuracağım.
Yeşaya 30:23
·
Tevrat
וְנָתַן֩ מְטַ֨ר זַרְעֲךָ֜ אֲשֶׁר־תִּזְרַ֣ע אֶת־הָאֲדָמָ֗ה וְלֶ֨חֶם֙ תְּבוּאַ֣ת הָֽאֲדָמָ֔ה וְהָיָ֥ה דָשֵׁ֖ן וְשָׁמֵ֑ן יִרְעֶ֥ה מִקְנֶ֛יךָ בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא כַּ֥ר נִרְחָֽב
Ve toprağa ekeceğin tohumunun yağmurunu ve toprağın ürününün ekmeğini verecek; ve bol ve semiz olacak. O günde sürün geniş otlakta otlayacak.
1. Krallar 8:35
·
Tevrat
בְּהֵעָצֵ֥ר שָׁמַ֛יִם וְלֹא־יִהְיֶ֥ה מָטָ֖ר כִּ֣י יֶחֶטְאוּ־לָ֑ךְ וְהִֽתְפַּֽלְל֞וּ אֶל־הַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ וְהוֹד֣וּ אֶת־שְׁמֶ֔ךָ וּמֵחַטָּאתָ֥ם יְשׁוּב֖וּן כִּ֥י תַעֲנֵֽם
Sana günah işledikleri için gökler kapandığında ve yağmur olmadığında, ve bu yere dua ederlerse ve adını ikrar ederlerse ve onları alçalttığın için günahlarından dönerlerse;
1. Krallar 8:36
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה תִּשְׁמַ֣ע הַשָּׁמַ֗יִם וְסָ֨לַחְתָּ֜ לְחַטַּ֤את עֲבָדֶ֨יךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י תוֹרֵ֛ם אֶת־הַדֶּ֥רֶךְ הַטּוֹבָ֖ה אֲשֶׁ֣ר יֵֽלְכוּ־בָ֑הּ וְנָתַתָּ֤ה מָטָר֙ עַל־אַרְצְךָ֔ אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּה לְעַמְּךָ֖ לְנַחֲלָֽה
Ve sen göklerden işit ve kullarının ve halkın İsrail'in günahını bağışla; çünkü onlara onda yürüyecekleri iyi yolu öğreteceksin; ve halkına miras olarak verdiğin diyarına yağmur ver.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 10:13
·
Tevrat
לְק֨וֹל תִּתּ֜וֹ הֲמ֥וֹן מַ֨יִם֙ בַּשָּׁמַ֔יִם וַיַּעֲלֶ֥ה נְשִׂאִ֖ים מִקְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ בְּרָקִ֤ים לַמָּטָר֙ עָשָׂ֔ה וַיּ֥וֹצֵא ר֖וּחַ מֵאֹצְרֹתָֽיו
Sesini verdiğinde göklerde suların gürültüsü olur ve yerin ucundan bulutları yükseltir; yağmur için şimşekler yapar ve depolarından rüzgar çıkarır.
Yeremya 51:16
·
Tevrat
לְק֨וֹל תִּתּ֜וֹ הֲמ֥וֹן מַ֨יִם֙ בַּשָּׁמַ֔יִם וַיַּ֥עַל נְשִׂאִ֖ים מִקְצֵה־אָ֑רֶץ בְּרָקִ֤ים לַמָּטָר֙ עָשָׂ֔ה וַיֹּ֥צֵא ר֖וּחַ מֵאֹצְרֹתָֽיו
O sesini verdiğinde göklerde suların gürlemesi olur ve yerin ucundan bulutları çıkarır; yağmur için şimşekler yaptı ve hazinelerinden rüzgar çıkardı.
Mezmurlar 135:7
·
Tevrat
מַֽעֲלֶ֣ה נְשִׂאִים֮ מִקְצֵ֪ה הָ֫אָ֥רֶץ בְּרָקִ֣ים לַמָּטָ֣ר עָשָׂ֑ה מֽוֹצֵא־ר֝וּחַ מֵאֽוֹצְרוֹתָֽיו
Yerin ucundan bulutları çıkarır, yağmur için şimşekleri yaptı, depolarından rüzgarı çıkarır.
Eyüp 28:26
·
Tevrat
בַּעֲשֹׂת֣וֹ לַמָּטָ֣ר חֹ֑ק וְ֝דֶ֗רֶךְ לַחֲזִ֥יז קֹלֽוֹת
Yağmura kural ve gök gürültülerinin şimşeğine yol yaptığında,
Eyüp 38:28
·
Tevrat
הֲיֵשׁ־לַמָּטָ֥ר אָ֑ב א֥וֹ מִי־ה֝וֹלִ֗יד אֶגְלֵי־טָֽל
Yağmurun babası var mıdır veya çiyin damlalarını kim doğurttu?
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 12:17
·
Tevrat
הֲל֤וֹא קְצִיר־חִטִּים֙ הַיּ֔וֹם אֶקְרָא֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיִתֵּ֥ן קֹל֖וֹת וּמָטָ֑ר וּדְע֣וּ וּרְא֗וּ כִּֽי־רָעַתְכֶ֤ם רַבָּה֙ אֲשֶׁ֤ר עֲשִׂיתֶם֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה לִשְׁא֥וֹל לָכֶ֖ם מֶֽלֶךְ
Bugün buğday hasadı değil mi? Yahve'ye sesleneceğim, O da gök gürlemeleri ve yağmur verecek; böylece kendinize kral istemekle Yahve'nin gözlerinde yaptığınız kötülüğünüzün büyük olduğunu bilin ve görün.
1. Samuel 12:18
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א שְׁמוּאֵל֙ אֶל־יְהוָ֔ה וַיִּתֵּ֧ן יְהוָ֛ה קֹלֹ֥ת וּמָטָ֖ר בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וַיִּירָ֨א כָל־הָעָ֥ם מְאֹ֛ד אֶת־יְהוָ֖ה וְאֶת־שְׁמוּאֵֽל
Samuel Yahve'ye seslendi, Yahve de o gün gök gürlemeleri ve yağmur verdi; bütün halk Yahve'den ve Samuel'den çok korktu.
1. Krallar 17:1
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ אֵלִיָּ֨הוּ הַתִּשְׁבִּ֜י מִתֹּשָׁבֵ֣י גִלְעָד֮ אֶל־אַחְאָב֒ חַי־יְהוָ֞ה אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁ֣ר עָמַ֣דְתִּי לְפָנָ֔יו אִם־יִהְיֶ֛ה הַשָּׁנִ֥ים הָאֵ֖לֶּה טַ֣ל וּמָטָ֑ר כִּ֖י אִם־לְפִ֥י דְבָרִֽי
Ve Gilat'ta oturanlardan Tişbeli İlyas Ahav'a dedi: 'Önünde durduğum İsrail'in Tanrısı Yahve yaşıyor ki, benim sözüme göre olmadıkça bu yıllarda çiy ve yağmur olmayacak.'
Zekeriya 10:1
·
Tevrat
שַׁאֲל֨וּ מֵיְהוָ֤ה מָטָר֙ בְּעֵ֣ת מַלְק֔וֹשׁ יְהוָ֖ה עֹשֶׂ֣ה חֲזִיזִ֑ים וּמְטַר־גֶּ֨שֶׁם֙ יִתֵּ֣ן לָהֶ֔ם לְאִ֖ישׁ עֵ֥שֶׂב בַּשָּׂדֶֽה
Son yağmur zamanında Yahve'den yağmur isteyin; Yahve şimşekler yapar; ve onlara sağanak yağmur, adama tarlada ot verecek.
Mısır'dan Çıkış 9:33
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֨א מֹשֶׁ֜ה מֵעִ֤ם פַּרְעֹה֙ אֶת־הָעִ֔יר וַיִּפְרֹ֥שׂ כַּפָּ֖יו אֶל־יְהוָ֑ה וַֽיַּחְדְּל֤וּ הַקֹּלוֹת֙ וְהַבָּרָ֔ד וּמָטָ֖ר לֹא־נִתַּ֥ךְ אָֽרְצָה
Musa Firavun'un yanından şehirden çıktı ve avuçlarını Yahve'ye açtı; sesler ve dolu kesildi ve yağmur yere dökülmedi.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 72:6
·
Tevrat
יֵ֭רֵד כְּמָטָ֣ר עַל־גֵּ֑ז כִּ֝רְבִיבִ֗ים זַרְזִ֥יף אָֽרֶץ
Biçilmiş ot üzerine yağmur gibi, yeri sulayan sağanaklar gibi inecek.
Eyüp 29:23
·
Tevrat
וְיִֽחֲל֣וּ כַמָּטָ֣ר לִ֑י וּ֝פִיהֶ֗ם פָּעֲר֥וּ לְמַלְקֽוֹשׁ
Ve yağmur gibi beni beklerlerdi ve son yağmura ağızlarını açarlardı.
Yasa'nın Tekrarı 32:2
·
Tevrat
יַעֲרֹ֤ף כַּמָּטָר֙ לִקְחִ֔י תִּזַּ֥ל כַּטַּ֖ל אִמְרָתִ֑י כִּשְׂעִירִ֣ם עֲלֵי־דֶ֔שֶׁא וְכִרְבִיבִ֖ים עֲלֵי־עֵֽשֶׂב
Öğretim yağmur gibi damlasın, sözüm çiy gibi süzülsün; taze ot üzerine sağanaklar gibi ve bitki üzerine çiseler gibi.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:1
·
Tevrat
כַּשֶּׁ֤לֶג בַּקַּ֗יִץ וְכַמָּטָ֥ר בַּקָּצִ֑יר כֵּ֤ן לֹא־נָאוֶ֖ה לִכְסִ֣יל כָּבֽוֹד
Yazın kar ve hasatta yağmur gibi, akılsıza da yücelik yakışmaz.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 4:6
·
Tevrat
וְסֻכָּ֛ה תִּהְיֶ֥ה לְצֵל־יוֹמָ֖ם מֵחֹ֑רֶב וּלְמַחְסֶה֙ וּלְמִסְתּ֔וֹר מִזֶּ֖רֶם וּמִמָּטָֽר
Ve sıcaktan gündüz gölge için, fırtınadan ve yağmurdan sığınak ve barınak için bir çardak olacak.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 9:34
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא פַּרְעֹ֗ה כִּֽי־חָדַ֨ל הַמָּטָ֧ר וְהַבָּרָ֛ד וְהַקֹּלֹ֖ת וַיֹּ֣סֶף לַחֲטֹ֑א וַיַּכְבֵּ֥ד לִבּ֖וֹ ה֥וּא וַעֲבָדָֽיו
Firavun yağmurun, dolunun ve seslerin kesildiğini gördü ve tekrar günah işledi; o ve kulları kalbini ağırlaştırdı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 37:6
·
Tevrat
כִּ֤י לַשֶּׁ֨לַג יֹאמַ֗ר הֱוֵ֫א אָ֥רֶץ וְגֶ֥שֶׁם מָטָ֑ר וְ֝גֶ֗שֶׁם מִטְר֥וֹת עֻזּֽוֹ
Çünkü kara 'Yere düş' der; yağmur sağanağına ve gücünün yağmur sağanaklarına da.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 23:4
·
Tevrat
וּכְא֥וֹר בֹּ֖קֶר יִזְרַח־שָׁ֑מֶשׁ בֹּ֚קֶר לֹ֣א עָב֔וֹת מִנֹּ֥גַהּ מִמָּטָ֖ר דֶּ֥שֶׁא מֵאָֽרֶץ
Ve güneş doğduğunda sabah ışığı gibidir, bulutlar olmayan sabah; yağmurdan sonra parıltıdan yerden taze ot gibidir.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 78:24
·
Tevrat
וַיַּמְטֵ֬ר עֲלֵיהֶ֣ם מָ֣ן לֶאֱכֹ֑ל וּדְגַן־שָׁ֝מַ֗יִם נָ֣תַן לָֽמוֹ
Ve yemeleri için üzerlerine man yağdırdı; ve onlara göklerin tahılını verdi.
Mezmurlar 78:27
·
Tevrat
וַיַּמְטֵ֬ר עֲלֵיהֶ֣ם כֶּעָפָ֣ר שְׁאֵ֑ר וּֽכְח֥וֹל יַ֝מִּ֗ים ע֣וֹף כָּנָֽף
Ve üzerlerine toz gibi et yağdırdı; ve denizlerin kumu gibi kanatlı kuş.
Eyüp 20:23
·
Tevrat
יְהִ֤י לְמַלֵּ֬א בִטְנ֗וֹ יְֽשַׁלַּח־בּ֭וֹ חֲר֣וֹן אַפּ֑וֹ וְיַמְטֵ֥ר עָ֝לֵ֗ימוֹ בִּלְחוּמֽוֹ
Karnını doldurmak için olsun, öfkesinin şiddetini ona gönderecek ve yiyeceği olarak üzerlerine yağdıracak.
Mısır'dan Çıkış 9:23
·
Tevrat
וַיֵּ֨ט מֹשֶׁ֣ה אֶת־מַטֵּהוּ֮ עַל־הַשָּׁמַיִם֒ וַֽיהוָ֗ה נָתַ֤ן קֹלֹת֙ וּבָרָ֔ד וַתִּ֥הֲלַךְ אֵ֖שׁ אָ֑רְצָה וַיַּמְטֵ֧ר יְהוָ֛ה בָּרָ֖ד עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Musa değneğini göklere doğru uzattı ve Yahve sesler ve dolu verdi ve ateş yere doğru yürüdü. Yahve Mısır diyarı üzerine dolu yağdırdı.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 7:4
·
Tevrat
כִּי֩ לְיָמִ֨ים ע֜וֹד שִׁבְעָ֗ה אָֽנֹכִי֙ מַמְטִ֣יר עַל־הָאָ֔רֶץ אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם וְאַרְבָּעִ֖ים לָ֑יְלָה וּמָחִ֗יתִי אֶֽת־כָּל־הַיְקוּם֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי מֵעַ֖ל פְּנֵ֥י הָֽאֲדָמָֽה
Çünkü yedi gün sonra yerin üzerine kırk gün ve kırk gece yağmur yağdıracağım; ve yaptığım her varlığı toprağın yüzünden sileceğim.
Mısır'dan Çıkış 9:18
·
Tevrat
הִנְנִ֤י מַמְטִיר֙ כָּעֵ֣ת מָחָ֔ר בָּרָ֖ד כָּבֵ֣ד מְאֹ֑ד אֲשֶׁ֨ר לֹא־הָיָ֤ה כָמֹ֨הוּ֙ בְּמִצְרַ֔יִם לְמִן־הַיּ֥וֹם הִוָּסְדָ֖ה וְעַד־עָֽתָּה
İşte ben yarın bu vakit, kurulduğu günden şimdiye kadar Mısır'da onun gibisi olmayan çok ağır dolu yağdırıyorum.
Mısır'dan Çıkış 16:4
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה הִנְנִ֨י מַמְטִ֥יר לָכֶ֛ם לֶ֖חֶם מִן־הַשָּׁמָ֑יִם וְיָצָ֨א הָעָ֤ם וְלָֽקְטוּ֙ דְּבַר־י֣וֹם בְּיוֹמ֔וֹ לְמַ֧עַן אֲנַסֶּ֛נּוּ הֲיֵלֵ֥ךְ בְּתוֹרָתִ֖י אִם־לֹֽא
Bunun üzerine Yahve Musa'ya dedi: 'İşte ben size göklerden ekmek yağdırıyorum; ve halk çıkacak ve günün şeyini gününde toplayacaklar, onu sınayayım diye, yasamda yürüyecek mi yoksa hayır mı.'
Örnek Ayetler (2)
Amos 4:7
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָנֹכִי֩ מָנַ֨עְתִּי מִכֶּ֜ם אֶת־הַגֶּ֗שֶׁם בְּע֨וֹד שְׁלֹשָׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ לַקָּצִ֔יר וְהִמְטַרְתִּי֙ עַל־עִ֣יר אֶחָ֔ת וְעַל־עִ֥יר אַחַ֖ת לֹ֣א אַמְטִ֑יר חֶלְקָ֤ה אַחַת֙ תִּמָּטֵ֔ר וְחֶלְקָ֛ה אֲשֶֽׁר־לֹֽא־תַמְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ תִּיבָֽשׁ
Ve hasada daha üç ay varken ben sizden yağmuru esirgedim; bir şehre yağdırdım ve bir şehre yağdırmadım; bir tarla yağmur aldı ve üzerine yağmur yağmayan tarla kurudu.
Hezekiel 38:22
·
Tevrat
וְנִשְׁפַּטְתִּ֥י אִתּ֖וֹ בְּדֶ֣בֶר וּבְדָ֑ם וְגֶ֣שֶׁם שׁוֹטֵף֩ וְאַבְנֵ֨י אֶלְגָּבִ֜ישׁ אֵ֣שׁ וְגָפְרִ֗ית אַמְטִ֤יר עָלָיו֙ וְעַל־אֲגַפָּ֔יו וְעַל־עַמִּ֥ים רַבִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ
Ve onunla salgın hastalıkla ve kanla yargılaşacağım; onun üzerine, onun birliklerinin üzerine ve onunla olan çok halkların üzerine taşkın yağmur, dolu taşları, ateş ve kükürt yağdıracağım.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 2:5
·
Tevrat
וְכֹ֣ל שִׂ֣יחַ הַשָּׂדֶ֗ה טֶ֚רֶם יִֽהְיֶ֣ה בָאָ֔רֶץ וְכָל־עֵ֥שֶׂב הַשָּׂדֶ֖ה טֶ֣רֶם יִצְמָ֑ח כִּי֩ לֹ֨א הִמְטִ֜יר יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וְאָדָ֣ם אַ֔יִן לַֽעֲבֹ֖ד אֶת־הָֽאֲדָמָֽה
Kırın hiçbir çalısı henüz yerde yoktu ve kırın hiçbir otu henüz bitmemişti; çünkü Yahve Tanrı yerin üzerine yağmur yağdırmamıştı ve toprağı işleyecek insan yoktu.
Yaratılış 19:24
·
Tevrat
וַֽיהוָ֗ה הִמְטִ֧יר עַל־סְדֹ֛ם וְעַל־עֲמֹרָ֖ה גָּפְרִ֣ית וָאֵ֑שׁ מֵאֵ֥ת יְהוָ֖ה מִן־הַשָּׁמָֽיִם
Ve Yahve Sodom'un üzerine ve Gomora'nın üzerine, göklerden Yahve'den kükürt ve ateş yağdırdı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 11:6
·
Tevrat
יַמְטֵ֥ר עַל־רְשָׁעִ֗ים פַּ֫חִ֥ים אֵ֣שׁ וְ֭גָפְרִית וְר֥וּחַ זִלְעָפ֗וֹת מְנָ֣ת כּוֹסָֽם
Kötülerin üzerine tuzaklar, ateş ve kükürt yağdıracak; ve kavurucu rüzgar kâselerinin payıdır.
Örnek Ayetler (1)
Amos 4:7
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָנֹכִי֩ מָנַ֨עְתִּי מִכֶּ֜ם אֶת־הַגֶּ֗שֶׁם בְּע֨וֹד שְׁלֹשָׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ לַקָּצִ֔יר וְהִמְטַרְתִּי֙ עַל־עִ֣יר אֶחָ֔ת וְעַל־עִ֥יר אַחַ֖ת לֹ֣א אַמְטִ֑יר חֶלְקָ֤ה אַחַת֙ תִּמָּטֵ֔ר וְחֶלְקָ֛ה אֲשֶֽׁר־לֹֽא־תַמְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ תִּיבָֽשׁ
Ve hasada daha üç ay varken ben sizden yağmuru esirgedim; bir şehre yağdırdım ve bir şehre yağdırmadım; bir tarla yağmur aldı ve üzerine yağmur yağmayan tarla kurudu.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 38:26
·
Tevrat
לְ֭הַמְטִיר עַל־אֶ֣רֶץ לֹא־אִ֑ישׁ מִ֝דְבָּ֗ר לֹא־אָדָ֥ם בּֽוֹ
Adam olmayan yerin üzerine, içinde insan olmayan çöle yağdırmak için;
Örnek Ayetler (1)
Amos 4:7
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָנֹכִי֩ מָנַ֨עְתִּי מִכֶּ֜ם אֶת־הַגֶּ֗שֶׁם בְּע֨וֹד שְׁלֹשָׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ לַקָּצִ֔יר וְהִמְטַרְתִּי֙ עַל־עִ֣יר אֶחָ֔ת וְעַל־עִ֥יר אַחַ֖ת לֹ֣א אַמְטִ֑יר חֶלְקָ֤ה אַחַת֙ תִּמָּטֵ֔ר וְחֶלְקָ֛ה אֲשֶֽׁר־לֹֽא־תַמְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ תִּיבָֽשׁ
Ve hasada daha üç ay varken ben sizden yağmuru esirgedim; bir şehre yağdırdım ve bir şehre yağdırmadım; bir tarla yağmur aldı ve üzerine yağmur yağmayan tarla kurudu.
Örnek Ayetler (1)
Amos 4:7
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָנֹכִי֩ מָנַ֨עְתִּי מִכֶּ֜ם אֶת־הַגֶּ֗שֶׁם בְּע֨וֹד שְׁלֹשָׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ לַקָּצִ֔יר וְהִמְטַרְתִּי֙ עַל־עִ֣יר אֶחָ֔ת וְעַל־עִ֥יר אַחַ֖ת לֹ֣א אַמְטִ֑יר חֶלְקָ֤ה אַחַת֙ תִּמָּטֵ֔ר וְחֶלְקָ֛ה אֲשֶֽׁר־לֹֽא־תַמְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ תִּיבָֽשׁ
Ve hasada daha üç ay varken ben sizden yağmuru esirgedim; bir şehre yağdırdım ve bir şehre yağdırmadım; bir tarla yağmur aldı ve üzerine yağmur yağmayan tarla kurudu.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 5:6
·
Tevrat
וַאֲשִׁיתֵ֣הוּ בָתָ֗ה לֹ֤א יִזָּמֵר֙ וְלֹ֣א יֵעָדֵ֔ר וְעָלָ֥ה שָׁמִ֖יר וָשָׁ֑יִת וְעַ֤ל הֶעָבִים֙ אֲצַוֶּ֔ה מֵהַמְטִ֥יר עָלָ֖יו מָטָֽר
Ve onu virane yapacağım; budanmayacak ve çapalanmayacak, diken ve çalı çıkacak; ve onun üzerine yağmur yağdırmamalarını bulutlara buyuracağım.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 10:21
·
Tevrat
וַיַּקְרֵ֞ב אֶת־שֵׁ֤בֶט בִּנְיָמִן֙ לְמִשְׁפְּחֹתָ֔יו וַתִּלָּכֵ֖ד מִשְׁפַּ֣חַת הַמַּטְרִ֑י וַיִּלָּכֵד֙ שָׁא֣וּל בֶּן־קִ֔ישׁ וַיְבַקְשֻׁ֖הוּ וְלֹ֥א נִמְצָֽא
Bünyamin oymağını ailelerine göre yaklaştırdı ve Matri ailesi seçildi; ve Kiş'in oğlu Şaul seçildi. Onu aradılar ve bulunmadı.