67
Kullanım
3
Lemma
16
Türev
23
Anlam
3 lemma, 16 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מִגַּן Lemma | miggan | teslim etti, teslim etmek, vermek, korumak | İsim | 27 | ||
מָגִנִּי | maginni | kalkanım, kalkan, koruma, savunma | Zamir | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) 2. Samuel 22:3 · Tevrat אֱלֹהֵ֥י צוּרִ֖י אֶחֱסֶה־בּ֑וֹ מָגִנִּ֞י וְקֶ֣רֶן יִשְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּי֙ וּמְנוּסִ֔י מֹשִׁעִ֕י מֵחָמָ֖ס תֹּשִׁעֵֽנִי Kayamın Tanrısı, O'na sığınacağım; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulem ve sığınağım, kurtarıcım; beni şiddetten kurtarırsın.' 1. Krallar 14:26 · Tevrat וַיִּקַּ֞ח אֶת־אֹצְר֣וֹת בֵּית־יְהוָ֗ה וְאֶת־אֽוֹצְרוֹת֙ בֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וְאֶת־הַכֹּ֖ל לָקָ֑ח וַיִּקַּח֙ אֶת־כָּל־מָגִנֵּ֣י הַזָּהָ֔ב אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה שְׁלֹמֹֽה Yahve'nin evinin hazinelerini ve kralın evinin hazinelerini aldı; her şeyi aldı. Süleyman'ın yaptığı tüm altın kalkanları da aldı. 1. Krallar 14:27 · Tevrat וַיַּ֨עַשׂ הַמֶּ֤לֶךְ רְחַבְעָם֙ תַּחְתָּ֔ם מָגִנֵּ֖י נְחֹ֑שֶׁת וְהִפְקִ֗יד עַל־יַד֙ שָׂרֵ֣י הָרָצִ֔ים הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים פֶּ֖תַח בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ Kral Rehavam onların yerine tunç kalkanlar yaptı ve onları kralın evinin kapısını koruyan koşucuların komutanlarının eline emanet etti. Mezmurlar 7:11 · Tevrat מָֽגִנִּ֥י עַל־אֱלֹהִ֑ים מ֝וֹשִׁ֗יעַ יִשְׁרֵי־לֵֽב Kalkanım Tanrı'nın üzerindedir; O, kalbi doğru olanları kurtarandır. Mezmurlar 18:3 · Tevrat יְהוָ֤ה סַֽלְעִ֥י וּמְצוּדָתִ֗י וּמְפַ֫לְטִ֥י אֵלִ֣י צ֭וּרִי אֶֽחֱסֶה־בּ֑וֹ מָֽגִנִּ֥י וְקֶֽרֶן־יִ֝שְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּֽי Yahve kayam, hisarım ve kurtarıcımdır; Tanrım, ona sığındığım kayamdır; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulemdir. | ||||||
וּמָגֵן | u-magen | ve kalkan, kalkan, koruma, savunma | İsim | 5 | ||
מָֽגִנִּים | maginnim | kalkanlar, kalkan, koruma, savunma | İsim | 4 | ||
הַמָּגֵן | ha-mmagen | kalkan, kalkan, koruyucu | İsim | 3 | ||
מָֽגִנֵּנוּ | maginnenu | kalkanımız, kalkan, koruma, savunma | Zamir | 3 | ||
וּמָגִנָּם | u-maginnam | ve onların kalkanı, kalkan, koruma, savunma | Zamir | 3 | ||
וּמָגִנִּי | u-maginni | ve kalkanım, kalkan, koruma, savunma | Zamir | 2 | ||
הַמָּגִנִּים | ha-mmaginnim | kalkanlar, kalkan, koruma, savunma | İsim | 1 | ||
הַמָּגִנּוֹת | ha-mmaginnot | kalkanlar, kalkan, koruma | İsim | 1 | ||
וּמָגִנֵּנוּ | u-maginnenu | ve kalkanımız, kalkan, koruyucu | Zamir | 1 | ||
מָגִנֶּֽיהָ | maginneyha | onun kalkanları, kalkan, koruma, savunma | Zamir | 1 | ||
מָֽגִנָּֽיו | maginnayv | onun kalkanları, kalkan, koruma | Zamir | 1 | ||
וּלְמָגִנִּים | u-lmaginnim | ve kalkanlara, kalkan, koruma, savunma | İsim | 1 | ||
וּמָגִנִּֽים | u-maginnim | ve kalkanlar, kalkan, koruma, savunma | İsim | 1 | ||
מִגֵּן Lemma | miggen | teslim etti, teslim etmek, vermek | Fiil | 1 | ||
תְּמַגְּנֶֽךָּ | temaggenekka | seni teslim edecek, teslim etmek, vermek, kalkan olmak | Zamir | 1 | ||
אֲמַגֶּנְךָ | amagenkha | seni teslim edeceğim, teslim etmek, vermek, kalkan olmak | Zamir | 1 | ||
מְגִנַּת Lemma | meginnat | kalkanı, kalkan, örtü, koruma | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 27)
Hakimler 5:8
·
Tevrat
יִבְחַר֙ אֱלֹהִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אָ֖ז לָחֶ֣ם שְׁעָרִ֑ים מָגֵ֤ן אִם־יֵֽרָאֶה֙ וָרֹ֔מַח בְּאַרְבָּעִ֥ים אֶ֖לֶף בְּיִשְׂרָאֵֽל
Yeni ilahlar seçti; o zaman kapılarda savaş vardı; İsrail'de kırk binde kalkan ve mızrak görülür müydü?
Hezekiel 27:10
·
Tevrat
פָּרַ֨ס וְל֤וּד וּפוּט֙ הָי֣וּ בְחֵילֵ֔ךְ אַנְשֵׁ֖י מִלְחַמְתֵּ֑ךְ מָגֵ֤ן וְכוֹבַע֙ תִּלּוּ־בָ֔ךְ הֵ֖מָּה נָתְנ֥וּ הֲדָרֵֽךְ
Pers, Lud ve Put senin ordun içinde senin savaş adamlarındı; sende kalkan ve miğfer astılar, onlar senin görkemini verdiler.
Hezekiel 38:5
·
Tevrat
פָּרַ֛ס כּ֥וּשׁ וּפ֖וּט אִתָּ֑ם כֻּלָּ֖ם מָגֵ֥ן וְכוֹבָֽע
Fars, Kuş ve Put onlarla, hepsi kalkan ve miğferli;
2. Samuel 1:21
·
Tevrat
הָרֵ֣י בַגִּלְבֹּ֗עַ אַל־טַ֧ל וְאַל־מָטָ֛ר עֲלֵיכֶ֖ם וּשְׂדֵ֣י תְרוּמֹ֑ת כִּ֣י שָׁ֤ם נִגְעַל֙ מָגֵ֣ן גִּבּוֹרִ֔ים מָגֵ֣ן שָׁא֔וּל בְּלִ֖י מָשִׁ֥יחַ בַּשָּֽׁמֶן
Ey Gilboa dağları, üzerinize çiy ve yağmur düşmesin, sunu tarlaları olmasın; çünkü orada yiğitlerin kalkanı, yağla meshedilmemiş gibi Şaul'un kalkanı kirlendi.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 22:3
·
Tevrat
אֱלֹהֵ֥י צוּרִ֖י אֶחֱסֶה־בּ֑וֹ מָגִנִּ֞י וְקֶ֣רֶן יִשְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּי֙ וּמְנוּסִ֔י מֹשִׁעִ֕י מֵחָמָ֖ס תֹּשִׁעֵֽנִי
Kayamın Tanrısı, O'na sığınacağım; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulem ve sığınağım, kurtarıcım; beni şiddetten kurtarırsın.'
1. Krallar 14:26
·
Tevrat
וַיִּקַּ֞ח אֶת־אֹצְר֣וֹת בֵּית־יְהוָ֗ה וְאֶת־אֽוֹצְרוֹת֙ בֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וְאֶת־הַכֹּ֖ל לָקָ֑ח וַיִּקַּח֙ אֶת־כָּל־מָגִנֵּ֣י הַזָּהָ֔ב אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה שְׁלֹמֹֽה
Yahve'nin evinin hazinelerini ve kralın evinin hazinelerini aldı; her şeyi aldı. Süleyman'ın yaptığı tüm altın kalkanları da aldı.
1. Krallar 14:27
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ הַמֶּ֤לֶךְ רְחַבְעָם֙ תַּחְתָּ֔ם מָגִנֵּ֖י נְחֹ֑שֶׁת וְהִפְקִ֗יד עַל־יַד֙ שָׂרֵ֣י הָרָצִ֔ים הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים פֶּ֖תַח בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ
Kral Rehavam onların yerine tunç kalkanlar yaptı ve onları kralın evinin kapısını koruyan koşucuların komutanlarının eline emanet etti.
Mezmurlar 7:11
·
Tevrat
מָֽגִנִּ֥י עַל־אֱלֹהִ֑ים מ֝וֹשִׁ֗יעַ יִשְׁרֵי־לֵֽב
Kalkanım Tanrı'nın üzerindedir; O, kalbi doğru olanları kurtarandır.
Mezmurlar 18:3
·
Tevrat
יְהוָ֤ה סַֽלְעִ֥י וּמְצוּדָתִ֗י וּמְפַ֫לְטִ֥י אֵלִ֣י צ֭וּרִי אֶֽחֱסֶה־בּ֑וֹ מָֽגִנִּ֥י וְקֶֽרֶן־יִ֝שְׁעִ֗י מִשְׂגַּבִּֽי
Yahve kayam, hisarım ve kurtarıcımdır; Tanrım, ona sığındığım kayamdır; kalkanım ve kurtuluşumun boynuzu, yüksek kulemdir.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 23:24
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ עָלַ֡יִךְ הֹ֠צֶן רֶ֤כֶב וְגַלְגַּל֙ וּבִקְהַ֣ל עַמִּ֔ים צִנָּ֤ה וּמָגֵן֙ וְקוֹבַ֔ע יָשִׂ֥ימוּ עָלַ֖יִךְ סָבִ֑יב וְנָתַתִּ֤י לִפְנֵיהֶם֙ מִשְׁפָּ֔ט וּשְׁפָט֖וּךְ בְּמִשְׁפְּטֵיהֶֽם
Ve senin üzerine silahlarla, savaş arabası ve tekerlek ve halkların topluluğuyla gelecekler; çevrede senin üzerine büyük kalkan ve kalkan ve miğfer koyacaklar; ve onların önüne yargıyı vereceğim ve seni onların yargılarıyla yargılayacaklar.
Hezekiel 38:4
·
Tevrat
וְשׁ֣וֹבַבְתִּ֔יךָ וְנָתַתִּ֥י חַחִ֖ים בִּלְחָיֶ֑יךָ וְהוֹצֵאתִי֩ אוֹתְךָ֨ וְאֶת־כָּל־חֵילֶ֜ךָ סוּסִ֣ים וּפָרָשִׁ֗ים לְבֻשֵׁ֤י מִכְלוֹל֙ כֻּלָּ֔ם קָהָ֥ל רָב֙ צִנָּ֣ה וּמָגֵ֔ן תֹּפְשֵׂ֥י חֲרָב֖וֹת כֻּלָּֽם
Ve seni geri çevireceğim ve çenelerine çengeller koyacağım; ve seni ve bütün ordunu, atları ve atlıları, hepsi tam donanımlı giyinmiş, hepsi kılıçlar tutan, kalkan ve siperli büyük bir topluluğu çıkaracağım.
Hezekiel 39:9
·
Tevrat
וְֽיָצְא֞וּ יֹשְׁבֵ֣י עָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּבִעֲר֡וּ וְ֠הִשִּׂיקוּ בְּנֶ֨שֶׁק וּמָגֵ֤ן וְצִנָּה֙ בְּקֶ֣שֶׁת וּבְחִצִּ֔ים וּבְמַקֵּ֥ל יָ֖ד וּבְרֹ֑מַח וּבִעֲר֥וּ בָהֶ֛ם אֵ֖שׁ שֶׁ֥בַע שָׁנִֽים
Ve İsrail'in şehirlerinde oturanlar çıkacaklar; silahla, kalkan ve büyük kalkan, yayla ve oklarla, el sopasıyla ve mızrakla yakacaklar ve tutuşturacaklar; ve onlarla yedi yıl ateş yakacaklar.
Mezmurlar 84:12
·
Tevrat
כִּ֤י שֶׁ֨מֶשׁ וּמָגֵן֮ יְהוָ֪ה אֱלֹ֫הִ֥ים חֵ֣ן וְ֭כָבוֹד יִתֵּ֣ן יְהוָ֑ה לֹ֥א יִמְנַע־ט֝֗וֹב לַֽהֹלְכִ֥ים בְּתָמִֽים
Çünkü Tanrı Yahve güneş ve kalkandır; Yahve lütuf ve yücelik verir; kusursuzlukta yürüyenlerden iyiliği esirgemez.
2. Tarihler 17:17
·
Tevrat
וּמִ֨ן־בִּנְיָמִ֔ן גִּבּ֥וֹר חַ֖יִל אֶלְיָדָ֑ע וְעִמּ֛וֹ נֹֽשְׁקֵי־קֶ֥שֶׁת וּמָגֵ֖ן מָאתַ֥יִם אָֽלֶף
Bünyamin'den güçlü yiğit Elyada ve onunla birlikte yay ve kalkan kuşanmış iki yüz bin;
Örnek Ayetler (4)
1. Krallar 10:17
·
Tevrat
וּשְׁלֹשׁ־מֵא֤וֹת מָֽגִנִּים֙ זָהָ֣ב שָׁח֔וּט שְׁלֹ֤שֶׁת מָנִים֙ זָהָ֔ב יַעֲלֶ֖ה עַל־הַמָּגֵ֣ן הָאֶחָ֑ת וַיִּתְּנֵ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ בֵּ֖ית יַ֥עַר הַלְּבָנֽוֹן
ve dövme altından üç yüz kalkan yaptı; bir kalkana üç mina (~1.5 kg) altın gidiyordu; ve kral onları Lübnan Ormanı evine koydu.
2. Tarihler 9:16
·
Tevrat
וּשְׁלֹשׁ־מֵא֤וֹת מָֽגִנִּים֙ זָהָ֣ב שָׁח֔וּט שְׁלֹ֤שׁ מֵאוֹת֙ זָהָ֔ב יַעֲלֶ֖ה עַל־הַמָּגֵ֣ן הָאֶחָ֑ת וַיִּתְּנֵ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ בְּבֵ֖ית יַ֥עַר הַלְּבָנֽוֹן
Ve dövme altından üç yüz kalkan yaptı; bir kalkana üç yüz altın giderdi. Kral onları Lübnan Ormanı evine koydu.
2. Tarihler 26:14
·
Tevrat
וַיָּכֶן֩ לָהֶ֨ם עֻזִּיָּ֜הוּ לְכָל־הַצָּבָ֗א מָגִנִּ֤ים וּרְמָחִים֙ וְכ֣וֹבָעִ֔ים וְשִׁרְיֹנ֖וֹת וּקְשָׁת֑וֹת וּלְאַבְנֵ֖י קְלָעִֽים
Ve Uzziya onlara, bütün ordu için kalkanlar ve mızraklar ve miğferler ve zırhlar ve yaylar ve sapan taşları hazırladı.
Eyüp 41:7
·
Tevrat
גַּ֭אֲוָה אֲפִיקֵ֣י מָֽגִנִּ֑ים סָ֝ג֗וּר חוֹתָ֥ם צָֽר
Kalkanların sıraları onun gururudur; sıkı bir mühürle kapatılmıştır.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 10:17
·
Tevrat
וּשְׁלֹשׁ־מֵא֤וֹת מָֽגִנִּים֙ זָהָ֣ב שָׁח֔וּט שְׁלֹ֤שֶׁת מָנִים֙ זָהָ֔ב יַעֲלֶ֖ה עַל־הַמָּגֵ֣ן הָאֶחָ֑ת וַיִּתְּנֵ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ בֵּ֖ית יַ֥עַר הַלְּבָנֽוֹן
ve dövme altından üç yüz kalkan yaptı; bir kalkana üç mina (~1.5 kg) altın gidiyordu; ve kral onları Lübnan Ormanı evine koydu.
Ezgiler Ezgisi 4:4
·
Tevrat
כְּמִגְדַּ֤ל דָּוִיד֙ צַוָּארֵ֔ךְ בָּנ֖וּי לְתַלְפִּיּ֑וֹת אֶ֤לֶף הַמָּגֵן֙ תָּל֣וּי עָלָ֔יו כֹּ֖ל שִׁלְטֵ֥י הַגִּבּוֹרִֽים
Boynun silahlık için inşa edilmiş Davut kulesi gibidir; üzerine bin kalkan, yiğitlerin bütün kalkanları asılmıştır.
2. Tarihler 9:16
·
Tevrat
וּשְׁלֹשׁ־מֵא֤וֹת מָֽגִנִּים֙ זָהָ֣ב שָׁח֔וּט שְׁלֹ֤שׁ מֵאוֹת֙ זָהָ֔ב יַעֲלֶ֖ה עַל־הַמָּגֵ֣ן הָאֶחָ֑ת וַיִּתְּנֵ֣ם הַמֶּ֔לֶךְ בְּבֵ֖ית יַ֥עַר הַלְּבָנֽוֹן
Ve dövme altından üç yüz kalkan yaptı; bir kalkana üç yüz altın giderdi. Kral onları Lübnan Ormanı evine koydu.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 59:12
·
Tevrat
אַל־תַּהַרְגֵ֤ם פֶּֽן־יִשְׁכְּח֬וּ עַמִּ֗י הֲנִיעֵ֣מוֹ בְ֭חֵילְךָ וְהוֹרִידֵ֑מוֹ מָֽגִנֵּ֣נוּ אֲדֹנָֽי
Halkım unutmasın diye onları öldürme; gücünle onları sars ve onları indir, kalkanımız Efendi.
Mezmurlar 84:10
·
Tevrat
מָ֭גִנֵּנוּ רְאֵ֣ה אֱלֹהִ֑ים וְ֝הַבֵּ֗ט פְּנֵ֣י מְשִׁיחֶֽךָ
Kalkanımız, ey Tanrı, gör ve meshedilmişinin yüzüne bak.
Mezmurlar 89:19
·
Tevrat
כִּ֣י לַֽ֭יהוָה מָֽגִנֵּ֑נוּ וְלִקְד֖וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֣ל מַלְכֵּֽנוּ
Çünkü kalkanımız Yahve'nindir ve kralımız İsrail'in kutsalınındır.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 115:9
·
Tevrat
יִ֭שְׂרָאֵל בְּטַ֣ח בַּיהוָ֑ה עֶזְרָ֖ם וּמָגִנָּ֣ם הֽוּא
İsrail, Yahve'ye güven; onların yardımı ve onların kalkanı odur.
Mezmurlar 115:10
·
Tevrat
בֵּ֣ית אַ֭הֲרֹן בִּטְח֣וּ בַיהוָ֑ה עֶזְרָ֖ם וּמָגִנָּ֣ם הֽוּא
Harun evi, Yahve'ye güvenin; onların yardımı ve onların kalkanı odur.
Mezmurlar 115:11
·
Tevrat
יִרְאֵ֣י יְ֭הוָה בִּטְח֣וּ בַיהוָ֑ה עֶזְרָ֖ם וּמָגִנָּ֣ם הֽוּא
Yahve'den korkanlar, Yahve'ye güvenin; onların yardımı ve onların kalkanı odur.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 28:7
·
Tevrat
יְהוָ֤ה עֻזִּ֥י וּמָגִנִּי֮ בּ֤וֹ בָטַ֥ח לִבִּ֗י וְֽנֶ֫עֱזָ֥רְתִּי וַיַּעֲלֹ֥ז לִבִּ֑י וּֽמִשִּׁירִ֥י אֲהוֹדֶֽנּוּ
Yahve gücüm ve kalkanımdır; kalbim O'na güvendi ve yardım gördüm, kalbim coştu ve ezgimle O'na şükredeceğim.
Mezmurlar 119:114
·
Tevrat
סִתְרִ֣י וּמָגִנִּ֣י אָ֑תָּה לִדְבָרְךָ֥ יִחָֽלְתִּי
Sığınağım ve kalkanım sensin; senin sözüne umut bağladım.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 4:10
·
Tevrat
וַיְהִ֣י מִן־הַיּ֣וֹם הַה֗וּא חֲצִ֣י נְעָרַי֮ עֹשִׂ֣ים בַּמְּלָאכָה֒ וְחֶצְיָ֗ם מַחֲזִיקִים֙ וְהָרְמָחִ֣ים הַמָּגִנִּ֔ים וְהַקְּשָׁת֖וֹת וְהַשִּׁרְיֹנִ֑ים וְהַ֨שָּׂרִ֔ים אַחֲרֵ֖י כָּל־בֵּ֥ית יְהוּדָֽה
O günden itibaren genç adamlarımın yarısı işte çalışıyordu, ve onların yarısı mızrakları da, kalkanları ve yayları ve zırhları tutuyordu; ve önderler bütün Yahuda evinin arkasındaydı.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 23:9
·
Tevrat
וַיִּתֵּן֩ יְהוֹיָדָ֨ע הַכֹּהֵ֜ן לְשָׂרֵ֣י הַמֵּא֗וֹת אֶת־הַֽחֲנִיתִים֙ וְאֶת־הַמָּגִנּוֹת֙ וְאֶת־הַשְּׁלָטִ֔ים אֲשֶׁ֖ר לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑יד אֲשֶׁ֖ר בֵּ֥ית הָאֱלֹהִֽים
Kâhin Yehoyada yüzlerin önderlerine Tanrı'nın evinde olan kral Davut'un mızraklarını, kalkanlarını ve siperlerini verdi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 33:20
·
Tevrat
נַ֭פְשֵׁנוּ חִכְּתָ֣ה לַֽיהוָ֑ה עֶזְרֵ֖נוּ וּמָגִנֵּ֣נוּ הֽוּא
Canımız Yahve'yi bekledi; o yardımcımız ve kalkanımızdır.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 4:18
·
Tevrat
סָ֖ר סָבְאָ֑ם הַזְנֵ֣ה הִזְנ֔וּ אָהֲב֥וּ הֵב֛וּ קָל֖וֹן מָגִנֶּֽיהָ
İçkileri ekşidi; fahişelik ederek fahişelik ettiler; onun kalkanları utancı sevdiler, verin.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 15:26
·
Tevrat
יָר֣וּץ אֵלָ֣יו בְּצַוָּ֑אר בַּ֝עֲבִ֗י גַּבֵּ֥י מָֽגִנָּֽיו
Kalkanlarının sırtlarının kalınlığıyla, boyunla ona koşar.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 32:27
·
Tevrat
וַיְהִ֧י לִֽיחִזְקִיָּ֛הוּ עֹ֥שֶׁר וְכָב֖וֹד הַרְבֵּ֣ה מְאֹ֑ד וְאֹֽצָר֣וֹת עָֽשָׂה־ל֠וֹ לְכֶ֨סֶף וּלְזָהָ֜ב וּלְאֶ֣בֶן יְקָרָ֗ה וְלִבְשָׂמִים֙ וּלְמָ֣גִנִּ֔ים וּלְכֹ֖ל כְּלֵ֥י חֶמְדָּֽה
Ve Hizkiya'nın fazlasıyla çok zenginliği ve yüceliği oldu; ve kendine gümüş için ve altın için ve değerli taş için ve baharatlar için ve kalkanlar için ve bütün arzu edilen eşyalar için hazineler yaptı;
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 32:5
·
Tevrat
וַיִּתְחַזַּ֡ק וַיִּבֶן֩ אֶת־כָּל־הַחוֹמָ֨ה הַפְּרוּצָ֜ה וַיַּ֣עַל עַל־הַמִּגְדָּל֗וֹת וְלַח֨וּצָה֙ הַחוֹמָ֣ה אַחֶ֔רֶת וַיְחַזֵּ֥ק אֶת־הַמִּלּ֖וֹא עִ֣יר דָּוִ֑יד וַיַּ֥עַשׂ שֶׁ֛לַח לָרֹ֖ב וּמָגִנִּֽים
Sonra güçlendi ve yıkılmış olan bütün duvarı inşa etti ve kulelerin üzerine yükseltti ve dışarıya başka bir duvar yaptı ve Davut şehrinin Millo'sunu güçlendirdi ve çokça silah ve kalkanlar yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 14:20
·
Tevrat
וּבָרוּךְ֙ אֵ֣ל עֶלְי֔וֹן אֲשֶׁר־מִגֵּ֥ן צָרֶ֖יךָ בְּיָדֶ֑ךָ וַיִּתֶּן־ל֥וֹ מַעֲשֵׂ֖ר מִכֹּֽל
'Ve düşmanlarını senin eline teslim eden Yüce Tanrı bereketli olsun.' Ve o, ona her şeyden ondalık verdi.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:9
·
Tevrat
תִּתֵּ֣ן לְ֭רֹאשְׁךָ לִוְיַת־חֵ֑ן עֲטֶ֖רֶת תִּפְאֶ֣רֶת תְּמַגְּנֶֽךָּ
Başına lütuf çelengi verecek; sana güzellik tacı bahşedecek.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 11:8
·
Tevrat
אֵ֞יךְ אֶתֶּנְךָ֣ אֶפְרַ֗יִם אֲמַגֶּנְךָ֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֚יךְ אֶתֶּנְךָ֣ כְאַדְמָ֔ה אֲשִֽׂימְךָ֖ כִּצְבֹאיִ֑ם נֶהְפַּ֤ךְ עָלַי֙ לִבִּ֔י יַ֖חַד נִכְמְר֥וּ נִחוּמָֽי
Seni nasıl vereyim Efrayim, seni nasıl teslim edeyim İsrail; seni nasıl Adma gibi vereyim, seni nasıl Tsevoyim gibi koyayım; kalbim içimde döndü, merhametim birlikte alevlendi.