57
Kullanım
4
Lemma
16
Türev
29
Anlam
4 lemma, 16 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מֵאֲנוּ Lemma | me'anu | reddettiler, reddetmek, geri çevirmek, direnmek | Fiil | 10 | ||
מֵאֵן | me'en | reddetti, reddetmek, direnmek, istememek | Fiil | 9 | ||
וַיְמָאֵן | vaymaen | ve reddetti, reddetmek, geri çevirmek, istememek | Fiil | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) 2. Samuel 2:23 · Tevrat וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu. 2. Samuel 13:9 · Tevrat וַתִּקַּ֤ח אֶת־הַמַּשְׂרֵת֙ וַתִּצֹ֣ק לְפָנָ֔יו וַיְמָאֵ֖ן לֶאֱכ֑וֹל וַיֹּ֣אמֶר אַמְנ֗וֹן הוֹצִ֤יאוּ כָל־אִישׁ֙ מֵֽעָלַ֔י וַיֵּצְא֥וּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָֽיו Tavayı aldı ve onun önüne döktü, ama o yemeyi reddetti. Amnon dedi: 'Her adamı yanımdan çıkarın.' Ve her adam onun yanından çıktı. 1. Samuel 28:23 · Tevrat וַיְמָאֵ֗ן וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֹכַ֔ל וַיִּפְרְצוּ־ב֤וֹ עֲבָדָיו֙ וְגַם־הָ֣אִשָּׁ֔ה וַיִּשְׁמַ֖ע לְקֹלָ֑ם וַיָּ֨קָם֙ מֵֽהָאָ֔רֶץ וַיֵּ֖שֶׁב אֶל־הַמִּטָּֽה O reddetti ve dedi: 'Yemeyeceğim.' Kulları ve kadın da onu zorladılar; onların sesini dinledi, yerden kalktı ve yatağa oturdu. 2. Krallar 5:16 · Tevrat וַיֹּ֕אמֶר חַי־יְהוָ֛ה אֲשֶׁר־עָמַ֥דְתִּי לְפָנָ֖יו אִם־אֶקָּ֑ח וַיִּפְצַר־בּ֥וֹ לָקַ֖חַת וַיְמָאֵֽן O dedi ki: 'Önünde durduğum Yahve yaşıyor ki almayacağım.' Alması için ona diretti ama o reddetti. 1. Krallar 20:35 · Tevrat וְאִ֨ישׁ אֶחָ֜ד מִבְּנֵ֣י הַנְּבִיאִ֗ים אָמַ֧ר אֶל־רֵעֵ֛הוּ בִּדְבַ֥ר יְהוָ֖ה הַכֵּ֣ינִי נָ֑א וַיְמָאֵ֥ן הָאִ֖ישׁ לְהַכֹּתֽוֹ Ve peygamberlerin oğullarından bir adam Yahve'nin sözüyle arkadaşına dedi: 'Lütfen bana vur.' Ama adam ona vurmayı reddetti. | ||||||
מֵאֲנָה | me'ana | reddetti, reddetmek, geri çevirmek, direnmek | Fiil | 4 | ||
וַיְמָאֲנוּ | va-yema'anu | ve reddettiler, reddetmek, geri çevirmek, kabul etmemek | Fiil | 3 | ||
וַתְּמָאֵן | vattema'en | ve reddetti, reddetmek, geri çevirmek, isteksiz olmak | Fiil | 2 | ||
מֵאַנְתָּ | meanta | reddettin, reddetmek, istememek, direnmek | Fiil | 2 | ||
יְמָאֲנוּ | yemaanu | reddedecekler, reddetmek, geri çevirmek, istememek | Fiil | 1 | ||
תְּמָאֲנוּ | tema'anu | reddedersiniz, reddetmek, geri çevirmek, kabul etmemek | Fiil | 1 | ||
מֵאֵין | me-eyn | yokluktan, yokluk, hiçlik, olmayan | Fiil | 1 | ||
וַתְּמָאֵנוּ | vat-tema'enu | ve reddettiniz, reddetmek, geri çevirmek, istememek | Fiil | 1 | ||
מֵֽאַנְתֶּם | me'antem | reddettiniz, reddetmek, geri çevirmek, kabul etmemek | Fiil | 1 | ||
יְמָאֵן | yema'en | reddedecek, reddetmek, geri çevirmek, direnmek | Fiil | 1 | ||
מָאֵן Lemma | ma'en | reddetti, reddetmek, geri çevirmek, isteksiz olmak | Fiil | 4 | ||
מָאנֵי Lemma | ma'aney | reddedenleri, reddetmek, istememek | İsim | 2 | ||
מָאנַיָּא | ma'anayya | kaplar, kap, eşya, alet | İlgeç/Harf | 2 | ||
לְמָאנֵי | lema'aney | reddedenler için, reddetmek, geri çevirmek, istememek | İsim | 1 | ||
וּלְמָֽאנַיָּא | u-lema'anayya | ve kaplara, kap, eşya, alet | İlgeç/Harf | 1 | ||
וּמָֽאנַיָּא | uma'anayya | ve kaplar, kap, alet | İlgeç/Harf | 1 | ||
הַֽמֵּאֲנִים Lemma | ha-mme'anim | reddedenler, reddetmek, geri çevirmek, istememek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (4 / 10)
Yeremya 5:3
·
Tevrat
יְהֹוָ֗ה עֵינֶיךָ֮ הֲל֣וֹא לֶאֱמוּנָה֒ הִכִּ֤יתָה אֹתָם֙ וְֽלֹא־חָ֔לוּ כִּלִּיתָ֕ם מֵאֲנ֖וּ קַ֣חַת מוּסָ֑ר חִזְּק֤וּ פְנֵיהֶם֙ מִסֶּ֔לַע מֵאֲנ֖וּ לָשֽׁוּב
Yahve, senin gözlerin sadakate değil mi? Onları vurdun ve acı çekmediler, onları tükettin; terbiye almayı reddettiler. Yüzlerini kayadan sertleştirdiler, dönmeyi reddettiler.
Yeremya 8:5
·
Tevrat
מַדּ֨וּעַ שׁוֹבְבָ֜ה הָעָ֥ם הַזֶּ֛ה יְרוּשָׁלִַ֖ם מְשֻׁבָ֣ה נִצַּ֑חַת הֶחֱזִ֨יקוּ֙ בַּתַּרְמִ֔ית מֵאֲנ֖וּ לָשֽׁוּב
Neden bu Yeruşalim halkı sürekli bir dönüşle döndü? Aldatmaya sımsıkı tutundular, dönmeyi reddettiler.
Yeremya 9:5
·
Tevrat
שִׁבְתְּךָ֖ בְּת֣וֹךְ מִרְמָ֑ה בְּמִרְמָ֛ה מֵאֲנ֥וּ דַֽעַת־אוֹתִ֖י נְאֻם־יְהוָֽה
Oturduğun yer aldatmanın ortasındadır; aldatma yüzünden beni bilmeyi reddettiler, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 11:10
·
Tevrat
שָׁ֩בוּ֩ עַל־עֲוֺנֹ֨ת אֲבוֹתָ֜ם הָרִֽאשֹׁנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר מֵֽאֲנוּ֙ לִשְׁמ֣וֹעַ אֶת־דְּבָרַ֔י וְהֵ֣מָּה הָלְכ֗וּ אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים לְעָבְדָ֑ם הֵפֵ֤רוּ בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ וּבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה אֶת־בְּרִיתִ֕י אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖תִּי אֶת־אֲבוֹתָֽם
Sözlerimi işitmeyi reddeden ilk atalarının suçlarına döndüler; onlara kulluk etmek için başka ilahların ardınca gittiler. İsrail evi ve Yahuda evi atalarıyla yaptığım antlaşmamı bozdular.
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Krallar 21:15
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כִּשְׁמֹ֣עַ אִיזֶ֔בֶל כִּֽי־סֻקַּ֥ל נָב֖וֹת וַיָּמֹ֑ת וַתֹּ֨אמֶר אִיזֶ֜בֶל אֶל־אַחְאָ֗ב ק֣וּם רֵ֞שׁ אֶת־כֶּ֣רֶם נָב֣וֹת הַיִּזְרְעֵאלִ֗י אֲשֶׁ֤ר מֵאֵן֙ לָתֶת־לְךָ֣ בְכֶ֔סֶף כִּ֣י אֵ֥ין נָב֛וֹת חַ֖י כִּי־מֵֽת
İzebel Navot'un taşlandığını ve öldüğünü duyunca, İzebel Ahav'a dedi: 'Kalk, gümüşle sana vermeyi reddeden Yizreelli Navot'un bağını miras al, çünkü Navot canlı değil, çünkü öldü.'
Çölde Sayım 22:13
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם בִּלְעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־שָׂרֵ֣י בָלָ֔ק לְכ֖וּ אֶֽל־אַרְצְכֶ֑ם כִּ֚י מֵאֵ֣ן יְהוָ֔ה לְתִתִּ֖י לַהֲלֹ֥ךְ עִמָּכֶֽם
Balam sabah kalktı ve Balak'ın önderlerine dedi: 'Diyarınıza gidin, çünkü Yahve sizinle gitmeme izin vermeyi reddetti.'
Çölde Sayım 22:14
·
Tevrat
וַיָּק֨וּמוּ֙ שָׂרֵ֣י מוֹאָ֔ב וַיָּבֹ֖אוּ אֶל־בָּלָ֑ק וַיֹּ֣אמְר֔וּ מֵאֵ֥ן בִּלְעָ֖ם הֲלֹ֥ךְ עִמָּֽנוּ
Bunun üzerine Moav önderleri kalktılar ve Balak'a geldiler ve dediler: 'Balam bizimle gitmeyi reddetti.'
Mısır'dan Çıkış 7:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה כָּבֵ֖ד לֵ֣ב פַּרְעֹ֑ה מֵאֵ֖ן לְשַׁלַּ֥ח הָעָֽם
Sonra Yahve Musa'ya dedi: 'Firavun'un kalbi ağırdır; halkı göndermeyi reddetti.'
Mısır'dan Çıkış 22:16
·
Tevrat
אִם־מָאֵ֧ן יְמָאֵ֛ן אָבִ֖יהָ לְתִתָּ֣הּ ל֑וֹ כֶּ֣סֶף יִשְׁקֹ֔ל כְּמֹ֖הַר הַבְּתוּלֹֽת
Eğer babası onu ona vermeyi kesinlikle reddederse, bakirelerin çeyizi gibi gümüş tartacak.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֣ן לָס֗וּר וַיַּכֵּ֣הוּ אַבְנֵר֩ בְּאַחֲרֵ֨י הַחֲנִ֜ית אֶל־הַחֹ֗מֶשׁ וַתֵּצֵ֤א הַֽחֲנִית֙ מֵאַחֲרָ֔יו וַיִּפָּל־שָׁ֖ם וַיָּ֣מָת תַּחְתָּ֑יו וַיְהִ֡י כָּל־הַבָּ֣א אֶֽל־הַמָּקוֹם֩ אֲשֶׁר־נָ֨פַל שָׁ֧ם עֲשָׂהאֵ֛ל וַיָּמֹ֖ת וַֽיַּעֲמֹֽדוּ
Fakat ayrılmayı reddetti; bunun üzerine Avner mızrağın arkasıyla onu karnına vurdu ve mızrak arkasından çıktı. Orada düştü ve olduğu yerde öldü; ve Asahel'in orada düşüp öldüğü yere her gelen durdu.
2. Samuel 13:9
·
Tevrat
וַתִּקַּ֤ח אֶת־הַמַּשְׂרֵת֙ וַתִּצֹ֣ק לְפָנָ֔יו וַיְמָאֵ֖ן לֶאֱכ֑וֹל וַיֹּ֣אמֶר אַמְנ֗וֹן הוֹצִ֤יאוּ כָל־אִישׁ֙ מֵֽעָלַ֔י וַיֵּצְא֥וּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָֽיו
Tavayı aldı ve onun önüne döktü, ama o yemeyi reddetti. Amnon dedi: 'Her adamı yanımdan çıkarın.' Ve her adam onun yanından çıktı.
1. Samuel 28:23
·
Tevrat
וַיְמָאֵ֗ן וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אֹכַ֔ל וַיִּפְרְצוּ־ב֤וֹ עֲבָדָיו֙ וְגַם־הָ֣אִשָּׁ֔ה וַיִּשְׁמַ֖ע לְקֹלָ֑ם וַיָּ֨קָם֙ מֵֽהָאָ֔רֶץ וַיֵּ֖שֶׁב אֶל־הַמִּטָּֽה
O reddetti ve dedi: 'Yemeyeceğim.' Kulları ve kadın da onu zorladılar; onların sesini dinledi, yerden kalktı ve yatağa oturdu.
2. Krallar 5:16
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר חַי־יְהוָ֛ה אֲשֶׁר־עָמַ֥דְתִּי לְפָנָ֖יו אִם־אֶקָּ֑ח וַיִּפְצַר־בּ֥וֹ לָקַ֖חַת וַיְמָאֵֽן
O dedi ki: 'Önünde durduğum Yahve yaşıyor ki almayacağım.' Alması için ona diretti ama o reddetti.
1. Krallar 20:35
·
Tevrat
וְאִ֨ישׁ אֶחָ֜ד מִבְּנֵ֣י הַנְּבִיאִ֗ים אָמַ֧ר אֶל־רֵעֵ֛הוּ בִּדְבַ֥ר יְהוָ֖ה הַכֵּ֣ינִי נָ֑א וַיְמָאֵ֥ן הָאִ֖ישׁ לְהַכֹּתֽוֹ
Ve peygamberlerin oğullarından bir adam Yahve'nin sözüyle arkadaşına dedi: 'Lütfen bana vur.' Ama adam ona vurmayı reddetti.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 15:18
·
Tevrat
לָ֣מָּה הָיָ֤ה כְאֵבִי֙ נֶ֔צַח וּמַכָּתִ֖י אֲנוּשָׁ֑ה֙ מֵֽאֲנָה֙ הֵֽרָפֵ֔א הָי֨וֹ תִֽהְיֶ֥ה לִי֙ כְּמ֣וֹ אַכְזָ֔ב מַ֖יִם לֹ֥א נֶאֱמָֽנוּ
Neden acım sonsuz ve yaram şifa bulmaz oldu, iyileşmeyi reddediyor? Benim için gerçekten aldatıcı gibi, güvenilmez sular gibi mi olacaksın?
Yeremya 31:15
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה ק֣וֹל בְּרָמָ֤ה נִשְׁמָע֙ נְהִי֙ בְּכִ֣י תַמְרוּרִ֔ים רָחֵ֖ל מְבַכָּ֣ה עַל־בָּנֶ֑יהָ מֵאֲנָ֛ה לְהִנָּחֵ֥ם עַל־בָּנֶ֖יהָ כִּ֥י אֵינֶֽנּוּ
Yahve şöyle dedi: Rama'da ses duyuluyor, ağıt, acı ağlayış; Rahel kendi oğulları için ağlıyor, kendi oğulları için teselli edilmeyi reddediyor, çünkü yokturlar.
Mezmurlar 77:3
·
Tevrat
בְּי֥וֹם צָרָתִי֮ אֲדֹנָ֪י דָּ֫רָ֥שְׁתִּי יָדִ֤י לַ֣יְלָה נִ֭גְּרָה וְלֹ֣א תָפ֑וּג מֵאֲנָ֖ה הִנָּחֵ֣ם נַפְשִֽׁי
Sıkıntımın gününde Efendi'yi aradım; gece elim uzatıldı ve yorulmadı, canım teselli bulmayı reddetti.
Eyüp 6:7
·
Tevrat
מֵאֲנָ֣ה לִנְגּ֣וֹעַ נַפְשִׁ֑י הֵ֝֗מָּה כִּדְוֵ֥י לַחְמִֽי
Canım dokunmayı reddediyor; onlar yiyeceğimin hastalığı gibidir.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 8:19
·
Tevrat
וַיְמָאֲנ֣וּ הָעָ֔ם לִשְׁמֹ֖עַ בְּק֣וֹל שְׁמוּאֵ֑ל וַיֹּאמְר֣וּ לֹּ֔א כִּ֥י אִם־מֶ֖לֶךְ יִֽהְיֶ֥ה עָלֵֽינוּ
Fakat halk Samuel'in sesini dinlemeyi reddetti ve dediler: 'Hayır, ancak üzerimizde bir kral olacak.'
Zekeriya 7:11
·
Tevrat
וַיְמָאֲנ֣וּ לְהַקְשִׁ֔יב וַיִּתְּנ֥וּ כָתֵ֖ף סֹרָ֑רֶת וְאָזְנֵיהֶ֖ם הִכְבִּ֥ידוּ מִשְּׁמֽוֹעַ
Ama dikkat etmeyi reddettiler ve isyankar omuz verdiler; ve işitmekten kulaklarını ağırlaştırdılar.
Nehemya 9:17
·
Tevrat
וַיְמָאֲנ֣וּ לִשְׁמֹ֗עַ וְלֹא־זָכְר֤וּ נִפְלְאֹתֶ֨יךָ֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֣יתָ עִמָּהֶ֔ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם וַיִּתְּנוּ־רֹ֛אשׁ לָשׁ֥וּב לְעַבְדֻתָ֖ם בְּמִרְיָ֑ם וְאַתָּה֩ אֱל֨וֹהַּ סְלִיח֜וֹת חַנּ֧וּן וְרַח֛וּם אֶֽרֶךְ־אַפַּ֥יִם וְרַב־חֶ֖סֶד וְלֹ֥א עֲזַבְתָּֽם
Ve işitmeyi reddettiler ve onlarla yaptığın harikalarını hatırlamadılar; ve enselerini sertleştirdiler ve isyanlarında kulluklarına dönmek için baş diktiler. Ve sen bağışlamaların Tanrısısın, lütufkâr ve merhametli, öfkesi yavaş ve sadakati çoksun ve onları terk etmedin.
Örnek Ayetler (2)
Ester 1:12
·
Tevrat
וַתְּמָאֵ֞ן הַמַּלְכָּ֣ה וַשְׁתִּ֗י לָבוֹא֙ בִּדְבַ֣ר הַמֶּ֔לֶךְ אֲשֶׁ֖ר בְּיַ֣ד הַסָּרִיסִ֑ים וַיִּקְצֹ֤ף הַמֶּ֨לֶךְ֙ מְאֹ֔ד וַחֲמָת֖וֹ בָּעֲרָ֥ה בֽוֹ
Fakat Kraliçe Vaşti, hadımların elindeki kralın sözüyle gelmeyi reddetti; ve kral çok öfkelendi ve öfkesi içinde yandı.
Mısır'dan Çıkış 4:23
·
Tevrat
וָאֹמַ֣ר אֵלֶ֗יךָ שַׁלַּ֤ח אֶת־בְּנִי֙ וְיַֽעַבְדֵ֔נִי וַתְּמָאֵ֖ן לְשַׁלְּח֑וֹ הִנֵּה֙ אָנֹכִ֣י הֹרֵ֔ג אֶת־בִּנְךָ֖ בְּכֹרֶֽךָ
Ve sana dedim: 'Oğlumu gönder ve bana hizmet etsin', ama onu göndermeyi reddettin; işte ben senin ilk doğan oğlunu öldüreceğim.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 3:3
·
Tevrat
וַיִּמָּנְע֣וּ רְבִבִ֔ים וּמַלְק֖וֹשׁ ל֣וֹא הָיָ֑ה וּמֵ֨צַח אִשָּׁ֤ה זוֹנָה֙ הָ֣יָה לָ֔ךְ מֵאַ֖נְתְּ הִכָּלֵֽם
Böylece sağanaklar engellendi ve son yağmur olmadı; fakat sende fahişe bir kadının alnı vardı, utanmayı reddettin.
Mısır'dan Çıkış 10:3
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨א מֹשֶׁ֣ה וְאַהֲרֹן֮ אֶל־פַּרְעֹה֒ וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָ֗יו כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י הָֽעִבְרִ֔ים עַד־מָתַ֣י מֵאַ֔נְתָּ לֵעָנֹ֖ת מִפָּנָ֑י שַׁלַּ֥ח עַמִּ֖י וְיַֽעַבְדֻֽנִי
Musa ve Harun Firavun'a geldi ve ona dediler: 'İbranilerin Tanrısı Yahve şöyle dedi: Yüzümden alçalmayı ne zamana kadar reddedeceksin? Halkımı salıver ve bana kulluk etsinler.'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 25:28
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּ֧י יְמָאֲנ֛וּ לָקַֽחַת־הַכּ֥וֹס מִיָּדְךָ֖ לִשְׁתּ֑וֹת וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֗ם כֹּ֥ה אָמַ֛ר יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שָׁת֥וֹ תִשְׁתּֽוּ
Eğer içmek için kâseyi elinden almayı reddederlerse, onlara diyeceksin: Ordular Yahvesi şöyle diyor: Kesinlikle içeceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 1:20
·
Tevrat
וְאִם־תְּמָאֲנ֖וּ וּמְרִיתֶ֑ם חֶ֣רֶב תְּאֻכְּל֔וּ כִּ֛י פִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּֽר
Ve eğer reddederseniz ve isyan ederseniz, kılıç sizi yiyecek; çünkü Yahve'nin ağzı konuştu.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 25:7
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֤א יַחְפֹּץ֙ הָאִ֔ישׁ לָקַ֖חַת אֶת־יְבִמְתּ֑וֹ וְעָלְתָה֩ יְבִמְתּ֨וֹ הַשַּׁ֜עְרָה אֶל־הַזְּקֵנִ֗ים וְאָֽמְרָה֙ מֵאֵ֨ין יְבָמִ֜י לְהָקִ֨ים לְאָחִ֥יו שֵׁם֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל לֹ֥א אָבָ֖ה יַבְּמִֽי
Ve eğer adam yengesini almayı istemezse, yengesi kapıya yaşlılara çıkacak ve diyecek: 'Kayınbiraderim İsrail'de kardeşine isim kaldırmayı reddediyor, bana kayınbiraderlik yapmayı istemedi.'
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:24
·
Tevrat
יַ֣עַן קָ֭רָאתִי וַתְּמָאֵ֑נוּ נָטִ֥יתִי יָ֝דִ֗י וְאֵ֣ין מַקְשִֽׁיב
Mademki çağırdım ve reddettiniz, elimi uzattım ve dinleyen yok;
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 16:28
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה אֶל־מֹשֶׁ֑ה עַד־אָ֨נָה֙ מֵֽאַנְתֶּ֔ם לִשְׁמֹ֥ר מִצְוֺתַ֖י וְתוֹרֹתָֽי
Bunun üzerine Yahve Musa'ya dedi: 'Buyruklarımı ve yasalarımı tutmayı ne zamana kadar reddedeceksiniz?
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 22:16
·
Tevrat
אִם־מָאֵ֧ן יְמָאֵ֛ן אָבִ֖יהָ לְתִתָּ֣הּ ל֑וֹ כֶּ֣סֶף יִשְׁקֹ֔ל כְּמֹ֖הַר הַבְּתוּלֹֽת
Eğer babası onu ona vermeyi kesinlikle reddederse, bakirelerin çeyizi gibi gümüş tartacak.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 38:21
·
Tevrat
וְאִם־מָאֵ֥ן אַתָּ֖ה לָצֵ֑את זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר הִרְאַ֖נִי יְהוָֽה
Ama eğer sen çıkmayı reddedersen, Yahve'nin bana gösterdiği söz budur:
Mısır'dan Çıkış 7:27
·
Tevrat
וְאִם־מָאֵ֥ן אַתָּ֖ה לְשַׁלֵּ֑חַ הִנֵּ֣ה אָנֹכִ֗י נֹגֵ֛ף אֶת־כָּל־גְּבוּלְךָ֖ בַּֽצְפַרְדְּעִֽים
Eğer salıvermeyi reddedersen, işte ben bütün sınırlarını kurbağalarla vuracağım.
Mısır'dan Çıkış 9:2
·
Tevrat
כִּ֛י אִם־מָאֵ֥ן אַתָּ֖ה לְשַׁלֵּ֑חַ וְעוֹדְךָ֖ מַחֲזִ֥יק בָּֽם
Çünkü sen salıvermeyi reddediyorsan ve onları hala tutuyorsan,
Mısır'dan Çıkış 10:4
·
Tevrat
כִּ֛י אִם־מָאֵ֥ן אַתָּ֖ה לְשַׁלֵּ֣חַ אֶת־עַמִּ֑י הִנְנִ֨י מֵבִ֥יא מָחָ֛ר אַרְבֶּ֖ה בִּגְבֻלֶֽךָ
Çünkü sen halkımı salıvermeyi reddediyorsan, işte ben yarın sınırına çekirge getiriyorum.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 6:5
·
Tevrat
וְ֠אַף מָאנֵ֣י בֵית־אֱלָהָא֮ דִּ֣י דַהֲבָ֣ה וְכַסְפָּא֒ דִּ֣י נְבֽוּכַדְנֶצַּ֗ר הַנְפֵּ֛ק מִן־הֵיכְלָ֥א דִי־בִירוּשְׁלֶ֖ם וְהֵיבֵ֣ל לְבָבֶ֑ל יַהֲתִיב֗וּן וִ֠יהָךְ לְהֵיכְלָ֤א דִי־בִירֽוּשְׁלֶם֙ לְאַתְרֵ֔הּ וְתַחֵ֖ת בְּבֵ֥ית אֱלָהָֽא
Ve ayrıca Nebukadnessar'ın Yeruşalim'deki tapınaktan çıkardığı ve Babil'e getirdiği Tanrı evinin altın ve gümüş kapları geri verilsin ve Yeruşalim'deki tapınağa kendi yerine gitsin ve onları Tanrı evine bırak.
Daniel 5:3
·
Tevrat
בֵּאדַ֗יִן הַיְתִיו֙ מָאנֵ֣י דַהֲבָ֔א דִּ֣י הַנְפִּ֗קוּ מִן־הֵֽיכְלָ֛א דִּֽי־בֵ֥ית אֱלָהָ֖א דִּ֣י בִירֽוּשְׁלֶ֑ם וְאִשְׁתִּ֣יו בְּה֗וֹן מַלְכָּא֙ וְרַבְרְבָנ֔וֹהִי שֵׁגְלָתֵ֖הּ וּלְחֵנָתֵֽהּ
O zaman Yeruşalim'deki Tanrı evinin tapınağından çıkardıkları altın kapları getirdiler; ve kral, soyluları, eşleri ve cariyeleri onlarla içtiler.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 5:14
·
Tevrat
וְ֠אַף מָאנַיָּ֣א דִֽי־בֵית־אֱלָהָא֮ דִּ֣י דַהֲבָ֣ה וְכַסְפָּא֒ דִּ֣י נְבוּכַדְנֶצַּ֗ר הַנְפֵּק֙ מִן־הֵֽיכְלָא֙ דִּ֣י בִֽירוּשְׁלֶ֔ם וְהֵיבֵ֣ל הִמּ֔וֹ לְהֵיכְלָ֖א דִּ֣י בָבֶ֑ל הַנְפֵּ֨ק הִמּ֜וֹ כּ֣וֹרֶשׁ מַלְכָּ֗א מִן־הֵֽיכְלָא֙ דִּ֣י בָבֶ֔ל וִיהִ֨יבוּ֙ לְשֵׁשְׁבַּצַּ֣ר שְׁמֵ֔הּ דִּ֥י פֶחָ֖ה שָׂמֵֽהּ
Ve ayrıca Nebukadnessar'ın Yeruşalim'deki tapınaktan çıkardığı ve Babil'deki tapınağa getirdiği Tanrı evinin altın ve gümüş kaplarını, Kral Koreş Babil'deki tapınaktan çıkardı ve vali atadığı adı Şeşbatsar olana verildiler.
Ezra 5:15
·
Tevrat
וַאֲמַר־לֵ֓הּ אֵ֚ל מָֽאנַיָּ֔א שֵׂ֚א אֵֽזֶל־אֲחֵ֣ת הִמּ֔וֹ בְּהֵיכְלָ֖א דִּ֣י בִירוּשְׁלֶ֑ם וּבֵ֥ית אֱלָהָ֖א יִתְבְּנֵ֥א עַל־אַתְרֵֽהּ
Ve ona dedi: 'Bu kapları al, git, onları Yeruşalim'deki tapınağa bırak ve Tanrı evi kendi yerinde inşa edilsin.'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 5:2
·
Tevrat
בֵּלְשַׁאצַּ֞ר אֲמַ֣ר בִּטְעֵ֣ם חַמְרָ֗א לְהַיְתָיָה֙ לְמָאנֵי֙ דַּהֲבָ֣א וְכַסְפָּ֔א דִּ֤י הַנְפֵּק֙ נְבוּכַדְנֶצַּ֣ר אֲב֔וּהִי מִן־הֵיכְלָ֖א דִּ֣י בִירוּשְׁלֶ֑ם וְיִשְׁתּ֣וֹן בְּה֗וֹן מַלְכָּא֙ וְרַבְרְבָנ֔וֹהִי שֵׁגְלָתֵ֖הּ וּלְחֵנָתֵֽהּ
Belşassar şarabı tadarken, babası Nebukadnessar'ın Yeruşalim'deki tapınaktan çıkardığı altın ve gümüş kapları getirmelerini söyledi; ki kral, onun soyluları, onun eşleri ve onun cariyeleri onlarla içsinler.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 5:23
·
Tevrat
וְעַ֣ל מָרֵֽא־שְׁמַיָּ֣א הִתְרוֹמַ֡מְתָּ וּלְמָֽאנַיָּ֨א דִֽי־בַיְתֵ֜הּ הַיְתִ֣יו קָֽדָמָ֗ךְ וְאַ֨נְתְּ וְרַבְרְבָנָ֜ךְ שֵֽׁגְלָתָ֣ךְ וּלְחֵנָתָךְ֮ חַמְרָא֮ שָׁתַ֣יִן בְּהוֹן֒ וְלֵֽאלָהֵ֣י כַסְפָּֽא־וְ֠דַהֲבָא נְחָשָׁ֨א פַרְזְלָ֜א אָעָ֣א וְאַבְנָ֗א דִּ֠י לָֽא־חָזַ֧יִן וְלָא־שָׁמְעִ֛ין וְלָ֥א יָדְעִ֖ין שַׁבַּ֑חְתָּ וְלֵֽאלָהָ֞א דִּֽי־נִשְׁמְתָ֥ךְ בִּידֵ֛הּ וְכָל־אֹרְחָתָ֥ךְ לֵ֖הּ לָ֥א הַדַּֽרְתָּ
Ve göklerin Efendisine karşı kendini yükselttin; ve onun evinin kaplarını senin önüne getirdiler ve sen ve soyluların, eşlerin ve cariyelerin onlarla şarap içiyorsunuz; ve görmeyen ve işitmeyen ve bilmeyen gümüş ve altın, tunç, demir, ağaç ve taş ilahları yücelttin; ve nefesin elinde olan ve bütün yolların kendisine ait olduğu Tanrı'yı yüceltmedin.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 7:19
·
Tevrat
וּמָֽאנַיָּא֙ דִּֽי־מִתְיַהֲבִ֣ין לָ֔ךְ לְפָלְחָ֖ן בֵּ֣ית אֱלָהָ֑ךְ הַשְׁלֵ֕ם קֳדָ֖ם אֱלָ֥הּ יְרוּשְׁלֶֽם
Ve Tanrın'ın evinin hizmeti için sana verilen kapları, Yeruşalim'in Tanrısı'nın önünde teslim et.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 13:10
·
Tevrat
הָעָם֩ הַזֶּ֨ה הָרָ֜ע הַֽמֵּאֲנִ֣ים לִשְׁמ֣וֹעַ אֶת־דְּבָרַ֗י הַהֹֽלְכִים֙ בִּשְׁרִר֣וּת לִבָּ֔ם וַיֵּלְכ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם וִיהִי֙ כָּאֵז֣וֹר הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִצְלַ֖ח לַכֹּֽל
Sözlerimi işitmeyi reddeden, kalplerinin inadında yürüyen, başka ilahlara kulluk etmek ve onlara eğilmek için onların ardından giden bu kötü halk, hiçbir şeye yaramayan bu kuşak gibi olacak.