87
Kullanım
3
Lemma
38
Türev
47
Anlam
3 lemma, 38 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
תּֽוֹכֵחֹת Lemma | tohehot | kanıtlar, kanıt, azar, düzeltme | İsim | 9 | ||
תוֹכָחֽוֹת | tohahot | kanıtlar, kanıt, azar, düzeltme | İsim | 4 | ||
תוֹכַחְתִּי | tohahti | kanıtım, kanıt, uyarı, azar | Zamir | 3 | ||
וְתוֹכַחַת | ve-tohahat | ve kanıt, kanıt, azar, düzeltme | İsim | 2 | ||
בְּֽתוֹכָחוֹת | be-tohahot | kanıtlarla, kanıt, azar, düzeltme, uyarı | İsim | 2 | ||
וְתוֹכַחְתִּי | vetohahti | ve kanıtım, kanıt, azar, düzeltme | Zamir | 2 | ||
בְּתוֹכַחְתּֽוֹ | be-tokhahto | onun kanıtında, kanıt, azar, düzeltme | Zamir | 1 | ||
וּבְתֹכְחוֹת | u-vetohehot | ve azarlarla, kanıt, azar, düzeltme | İsim | 1 | ||
לְֽתוֹכַחְתִּי | le-tohahti | kanıtıma, kanıt, azar, düzeltme | Zamir | 1 | ||
מוֹכִיחַ Lemma | mohiyah | kanıtlayan, kanıtlamak, düzeltmek, azarlamak | Fiil | 7 | ||
הוֹכֵחַ | hoheah | kanıtlamak, kanıtlamak, azarlamak, düzeltmek | Fiil | 6 | ||
יּוֹכִיחַ | yohiyah | kanıtlayacak, kanıtlamak, azarlamak, karar vermek | Fiil | 6 | ||
וְהוֹכִיחַ | ve-hokhiyah | ve kanıtladı, kanıtlamak, düzeltmek, azarlamak | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) 2. Krallar 19:4 · Tevrat אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה Belki senin Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için gönderdiği Ravşake'nin bütün sözlerini işitir ve senin Tanrın Yahve işittiği sözlerle azarlar; ve sen bulunan kalanlar için dua yükseltirsin. Yeşaya 2:4 · Tevrat וְשָׁפַט֙ בֵּ֣ין הַגּוֹיִ֔ם וְהוֹכִ֖יחַ לְעַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְכִתְּת֨וּ חַרְבוֹתָ֜ם לְאִתִּ֗ים וַחֲנִיתֽוֹתֵיהֶם֙ לְמַזְמֵר֔וֹת לֹא־יִשָּׂ֨א ג֤וֹי אֶל־גּוֹי֙ חֶ֔רֶב וְלֹא־יִלְמְד֥וּ ע֖וֹד מִלְחָמָֽה Ve ulusların arasında yargılayacak ve birçok halklar için karar verecek; kılıçlarını saban demirlerine ve mızraklarını bağcı bıçaklarına dövecekler. Ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaş öğrenmeyecekler. Yeşaya 11:4 · Tevrat וְשָׁפַ֤ט בְּצֶ֨דֶק֙ דַּלִּ֔ים וְהוֹכִ֥יחַ בְּמִישׁ֖וֹר לְעַנְוֵי־אָ֑רֶץ וְהִֽכָּה־אֶ֨רֶץ֙ בְּשֵׁ֣בֶט פִּ֔יו וּבְר֥וּחַ שְׂפָתָ֖יו יָמִ֥ית רָשָֽׁע Yoksulları doğrulukla yargılayacak ve yerin mazlumları için adaletle karar verecek; yeri ağzının değneğiyle vuracak ve dudaklarının ruhuyla kötüyü öldürecek. Yeşaya 37:4 · Tevrat אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה Belki Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği Rabşake'nin sözlerini duyar ve Tanrın Yahve duyduğu sözler için onu azarlar; bu yüzden bulunan kalıntı için dua yükselt. Mika 4:3 · Tevrat וְשָׁפַ֗ט בֵּ֚ין עַמִּ֣ים רַבִּ֔ים וְהוֹכִ֛יחַ לְגוֹיִ֥ם עֲצֻמִ֖ים עַד־רָח֑וֹק וְכִתְּת֨וּ חַרְבֹתֵיהֶ֜ם לְאִתִּ֗ים וַחֲנִיתֹֽתֵיהֶם֙ לְמַזְמֵר֔וֹת לֹֽא־יִשְׂא֞וּ גּ֤וֹי אֶל־גּוֹי֙ חֶ֔רֶב וְלֹא־יִלְמְד֥וּן ע֖וֹד מִלְחָמָֽה Ve birçok halk arasında yargılayacak ve uzağa kadar güçlü uluslar için karar verecek; ve kılıçlarını saban demirlerine ve mızraklarını budama bıçaklarına dövecekler. Ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaş öğrenmeyecekler. | ||||||
וַיּוֹכַח | va-yyokhah | ve kanıtladı, kanıtlamak, düzeltmek, azarlamak | Fiil | 5 | ||
וְהוֹכִחַ | ve-hokhiyah | ve kanıtladı, kanıtlamak, azarlamak, hüküm vermek | Fiil | 3 | ||
אוֹכִיחֶךָ | ohihekha | seni azarlayacağım, kanıtlamak, azarlamak, düzeltmek | Zamir | 2 | ||
תוֹכִיחֵנִי | tohiheni | bana kanıtlayacaksın, kanıtlamak, azarlamak, düzeltmek | Zamir | 2 | ||
וּמוֹכִיחַ | u-mokhiyah | ve kanıtlayan, kanıtlamak, ikna etmek, azarlamak | Fiil | 1 | ||
וְלַמּוֹכִיחִים | ve-lammohihim | ve kanıtlayanlara, kanıtlamak, azarlamak, düzeltmek, karar vermek | Fiil | 1 | ||
וְלַמּוֹכִיחַ | velammohiyah | ve kanıtlayana, kanıtlamak, azarlamak, düzeltmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9)
Mezmurlar 149:7
·
Tevrat
לַעֲשׂ֣וֹת נְ֭קָמָה בַּגּוֹיִ֑ם תּֽ֝וֹכֵחֹ֗ת בַּל־אֻמִּֽים
Uluslardan öç almak, halklara cezalar vermek için;
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:17
·
Tevrat
אֹ֣רַח לְ֭חַיִּים שׁוֹמֵ֣ר מוּסָ֑ר וְעוֹזֵ֖ב תּוֹכַ֣חַת מַתְעֶֽה
Terbiyeyi tutan yaşama giden yoldadır ve azarı bırakan saptırır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:1
·
Tevrat
אֹהֵ֣ב מ֭וּסָר אֹ֣הֵֽב דָּ֑עַת וְשֹׂנֵ֖א תוֹכַ֣חַת בָּֽעַר
Terbiyeyi seven bilgiyi sever; azarlamadan nefret eden ise ahmaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:18
·
Tevrat
רֵ֣ישׁ וְ֭קָלוֹן פּוֹרֵ֣עַ מוּסָ֑ר וְשׁוֹמֵ֖ר תּוֹכַ֣חַת יְכֻבָּֽד
Terbiyeyi görmezden gelene yoksulluk ve utanç vardır, ve azarlamayı tutan onurlandırılır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 15:5
·
Tevrat
אֱוִ֗יל יִ֭נְאַץ מוּסַ֣ר אָבִ֑יו וְשֹׁמֵ֖ר תּוֹכַ֣חַת יַעְרִֽם
Ahmak babasının terbiyesini küçümser ve azarı tutan akıllıca davranır.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 38:15
·
Tevrat
וָאֱהִ֗י כְּ֭אִישׁ אֲשֶׁ֣ר לֹא־שֹׁמֵ֑עַ וְאֵ֥ין בְּ֝פִ֗יו תּוֹכָחֽוֹת
Ve işitmeyen ve ağzında itirazlar bulunmayan adam gibi oldum.
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:23
·
Tevrat
כִּ֤י נֵ֣ר מִ֭צְוָה וְת֣וֹרָה א֑וֹר וְדֶ֥רֶךְ חַ֝יִּ֗ים תּוֹכְח֥וֹת מוּסָֽר
Çünkü buyruk kandildir ve öğretiş ışıktır ve terbiye azarları yaşam yoludur.
Süleyman'ın Özdeyişleri 29:1
·
Tevrat
אִ֣ישׁ תּ֭וֹכָחוֹת מַקְשֶׁה־עֹ֑רֶף פֶּ֥תַע יִ֝שָּׁבֵ֗ר וְאֵ֣ין מַרְפֵּֽא
Azarlamalar adamı enseyi katılaştıran aniden kırılır, ve şifa yoktur.
Eyüp 23:4
·
Tevrat
אֶעֶרְכָ֣ה לְפָנָ֣יו מִשְׁפָּ֑ט וּ֝פִ֗י אֲמַלֵּ֥א תוֹכָחֽוֹת
O'nun önünde davayı düzenlerdim ve ağzımı kanıtlarla doldururdum.
Örnek Ayetler (3)
Habakkuk 2:1
·
Tevrat
עַל־מִשְׁמַרְתִּ֣י אֶעֱמֹ֔דָה וְאֶֽתְיַצְּבָ֖ה עַל־מָצ֑וֹר וַאֲצַפֶּ֗ה לִרְאוֹת֙ מַה־יְדַבֶּר־בִּ֔י וּמָ֥ה אָשִׁ֖יב עַל־תּוֹכַחְתִּֽי
Nöbet yerimde duracağım ve surun üzerinde yerimi alacağım; bana ne söyleyeceğini ve şikayetime ne cevap vereceğimi görmek için gözleyeceğim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:30
·
Tevrat
לֹא־אָב֥וּ לַעֲצָתִ֑י נָ֝אֲצ֗וּ כָּל־תּוֹכַחְתִּֽי
Öğüdümü istemediler, bütün azarlamamı hor gördüler.
Eyüp 13:6
·
Tevrat
שִׁמְעוּ־נָ֥א תוֹכַחְתִּ֑י וְרִב֖וֹת שְׂפָתַ֣י הַקְשִֽׁיבוּ
Lütfen kanıtımı dinleyin ve dudaklarımın davalarına kulak verin.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:12
·
Tevrat
וְֽאָמַרְתָּ֗ אֵ֭יךְ שָׂנֵ֣אתִי מוּסָ֑ר וְ֝תוֹכַ֗חַת נָאַ֥ץ לִבִּֽי
Ve dersin: 'Disiplinden nasıl nefret ettim ve kalbim azarlamayı küçümsedi!'
Süleyman'ın Özdeyişleri 29:15
·
Tevrat
שֵׁ֣בֶט וְ֭תוֹכַחַת יִתֵּ֣ן חָכְמָ֑ה וְנַ֥עַר מְ֝שֻׁלָּ֗ח מֵבִ֥ישׁ אִמּֽוֹ
Değnek ve azar bilgelik verir; ama başıboş bırakılmış çocuk annesini utandırır.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 25:17
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתִי בָם֙ נְקָמ֣וֹת גְּדֹל֔וֹת בְּתוֹכְח֖וֹת חֵמָ֑ה וְיָֽדְעוּ֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בְּתִתִּ֥י אֶת־נִקְמָתִ֖י בָּֽם
Ve onlarda gazap azarlamalarıyla büyük öçler yapacağım; ve onlara öcümü verdiğimde benim Yahve olduğumu bilecekler.
Mezmurlar 39:12
·
Tevrat
בְּֽתוֹכָ֘ח֤וֹת עַל־עָוֺ֨ן יִסַּ֬רְתָּ אִ֗ישׁ וַתֶּ֣מֶס כָּעָ֣שׁ חֲמוּד֑וֹ אַ֤ךְ הֶ֖בֶל כָּל־אָדָ֣ם סֶֽלָה
Suç için adamı azarlamalarla terbiye ettin ve onun arzulanan şeyini güve gibi erittin; ancak her insan boşluktur. Sela.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 73:14
·
Tevrat
וָאֱהִ֣י נָ֭גוּעַ כָּל־הַיּ֑וֹם וְ֝תוֹכַחְתִּ֗י לַבְּקָרִֽים
Ve bütün gün vurulmuş oldum ve azarlanmam sabahlardadır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:25
·
Tevrat
וַתִּפְרְע֥וּ כָל־עֲצָתִ֑י וְ֝תוֹכַחְתִּ֗י לֹ֣א אֲבִיתֶֽם
Ve bütün öğüdümü hiçe saydınız ve azarlamamı istemediniz;
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:11
·
Tevrat
מוּסַ֣ר יְ֭הוָה בְּנִ֣י אַל־תִּמְאָ֑ס וְאַל־תָּ֝קֹ֗ץ בְּתוֹכַחְתּֽוֹ
Oğlum, Yahve'nin terbiyesini reddetme ve onun azarlamasından iğrenme.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:23
·
Tevrat
תָּשׁ֗וּבוּ לְֽת֫וֹכַחְתִּ֥י הִנֵּ֤ה אַבִּ֣יעָה לָכֶ֣ם רוּחִ֑י אוֹדִ֖יעָה דְבָרַ֣י אֶתְכֶֽם
Azarlamama dönün; işte size ruhumu dökeceğim, sözlerimi size bildireceğim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Amos 5:10
·
Tevrat
שָׂנְא֥וּ בַשַּׁ֖עַר מוֹכִ֑יחַ וְדֹבֵ֥ר תָּמִ֖ים יְתָעֵֽבוּ
Kapıda azarlayandan nefret ettiler ve kusursuz konuşandan iğrenirler.
Hezekiel 3:26
·
Tevrat
וּלְשֽׁוֹנְךָ֙ אַדְבִּ֣יק אֶל־חִכֶּ֔ךָ וְנֶֽאֱלַ֔מְתָּ וְלֹא־תִֽהְיֶ֥ה לָהֶ֖ם לְאִ֣ישׁ מוֹכִ֑יחַ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve dilini damağına yapıştıracağım ve dilsiz olacaksın ve onlara azarlayan bir adam olmayacaksın; çünkü onlar isyan evidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:12
·
Tevrat
נֶ֣זֶם זָ֭הָב וַחֲלִי־כָ֑תֶם מוֹכִ֥יחַ חָ֝כָ֗ם עַל־אֹ֥זֶן שֹׁמָֽעַת
İşiten kulağa bilge bir azarlayıcı, altın küpe ve saf altın süs gibidir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:23
·
Tevrat
מ֘וֹכִ֤יחַ אָדָ֣ם אַ֭חֲרַי חֵ֣ן יִמְצָ֑א מִֽמַּחֲלִ֥יק לָשֽׁוֹן
İnsanı azarlayan arkamdan, dili pürüzsüzleştirenden lütuf bulur.
Eyüp 9:33
·
Tevrat
לֹ֣א יֵשׁ־בֵּינֵ֣ינוּ מוֹכִ֑יחַ יָשֵׁ֖ת יָד֣וֹ עַל־שְׁנֵֽינוּ
İkimizin üzerine elini koyacak bir hakem aramızda yoktur.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:8
·
Tevrat
אַל־תּ֣וֹכַח לֵ֭ץ פֶּן־יִשְׂנָאֶ֑ךָּ הוֹכַ֥ח לְ֝חָכָ֗ם וְיֶאֱהָבֶֽךָּ
Alaycıyı azarlama, yoksa senden nefret eder; bilgeyi azarla, seni sever.
Süleyman'ın Özdeyişleri 15:12
·
Tevrat
לֹ֣א יֶאֱהַב־לֵ֭ץ הוֹכֵ֣חַֽ ל֑וֹ אֶל־חֲ֝כָמִ֗ים לֹ֣א יֵלֵֽךְ
Alaycı kişi kendisini azarlayanı sevmez ve bilgelerin yanına gitmez.
Eyüp 6:25
·
Tevrat
מַה־נִּמְרְצ֥וּ אִמְרֵי־יֹ֑שֶׁר וּמַה־יּוֹכִ֖יחַ הוֹכֵ֣חַ מִכֶּֽם
Doğruluk sözleri ne kadar etkilidir! Ve sizden gelen azarlama neyi kanıtlar?
Eyüp 13:10
·
Tevrat
הוֹכֵ֣חַ יוֹכִ֣יחַ אֶתְכֶ֑ם אִם־בַּ֝סֵּ֗תֶר פָּנִ֥ים תִּשָּׂאֽוּן
Eğer gizlice yüzleri kaldırırsanız, sizi kesinlikle azarlayacaktır.
Eyüp 15:3
·
Tevrat
הוֹכֵ֣חַ בְּ֭דָבָר לֹ֣א יִסְכּ֑וֹן וּ֝מִלִּ֗ים לֹא־יוֹעִ֥יל בָּֽם
Yarar sağlamayan sözle ve onlarla fayda vermeyen kelimelerle tartışır mı?
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeşaya 11:3
·
Tevrat
וַהֲרִיח֖וֹ בְּיִרְאַ֣ת יְהוָ֑ה וְלֹֽא־לְמַרְאֵ֤ה עֵינָיו֙ יִשְׁפּ֔וֹט וְלֹֽא־לְמִשְׁמַ֥ע אָזְנָ֖יו יוֹכִֽיחַ
Onun kokusu Yahve korkusunda olacak; gözlerinin gördüğüne göre yargılamayacak ve kulaklarının işittiğine göre karar vermeyecek.
Mezmurlar 94:10
·
Tevrat
הֲיֹסֵ֣ר גּ֭וֹיִם הֲלֹ֣א יוֹכִ֑יחַ הַֽמְלַמֵּ֖ד אָדָ֣ם דָּֽעַת
Ulusları terbiye eden azarlamaz mı? İnsana bilgi öğreten.
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:12
·
Tevrat
כִּ֤י אֶ֥ת אֲשֶׁ֣ר יֶאֱהַ֣ב יְהוָ֣ה יוֹכִ֑יחַ וּ֝כְאָ֗ב אֶת־בֵּ֥ן יִרְצֶֽה
Çünkü Yahve sevdiğini azarlar ve bir baba gibi hoşnut olduğu oğlunu.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:6
·
Tevrat
אַל־תּ֥וֹסְףְּ עַל־דְּבָרָ֑יו פֶּן־יוֹכִ֖יחַ בְּךָ֣ וְנִכְזָֽבְתָּ
O'nun sözlerinin üzerine ekleme; yoksa seni azarlar ve yalancı çıkarsın.
Eyüp 6:25
·
Tevrat
מַה־נִּמְרְצ֥וּ אִמְרֵי־יֹ֑שֶׁר וּמַה־יּוֹכִ֖יחַ הוֹכֵ֣חַ מִכֶּֽם
Doğruluk sözleri ne kadar etkilidir! Ve sizden gelen azarlama neyi kanıtlar?
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 19:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki senin Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için gönderdiği Ravşake'nin bütün sözlerini işitir ve senin Tanrın Yahve işittiği sözlerle azarlar; ve sen bulunan kalanlar için dua yükseltirsin.
Yeşaya 2:4
·
Tevrat
וְשָׁפַט֙ בֵּ֣ין הַגּוֹיִ֔ם וְהוֹכִ֖יחַ לְעַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְכִתְּת֨וּ חַרְבוֹתָ֜ם לְאִתִּ֗ים וַחֲנִיתֽוֹתֵיהֶם֙ לְמַזְמֵר֔וֹת לֹא־יִשָּׂ֨א ג֤וֹי אֶל־גּוֹי֙ חֶ֔רֶב וְלֹא־יִלְמְד֥וּ ע֖וֹד מִלְחָמָֽה
Ve ulusların arasında yargılayacak ve birçok halklar için karar verecek; kılıçlarını saban demirlerine ve mızraklarını bağcı bıçaklarına dövecekler. Ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaş öğrenmeyecekler.
Yeşaya 11:4
·
Tevrat
וְשָׁפַ֤ט בְּצֶ֨דֶק֙ דַּלִּ֔ים וְהוֹכִ֥יחַ בְּמִישׁ֖וֹר לְעַנְוֵי־אָ֑רֶץ וְהִֽכָּה־אֶ֨רֶץ֙ בְּשֵׁ֣בֶט פִּ֔יו וּבְר֥וּחַ שְׂפָתָ֖יו יָמִ֥ית רָשָֽׁע
Yoksulları doğrulukla yargılayacak ve yerin mazlumları için adaletle karar verecek; yeri ağzının değneğiyle vuracak ve dudaklarının ruhuyla kötüyü öldürecek.
Yeşaya 37:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği Rabşake'nin sözlerini duyar ve Tanrın Yahve duyduğu sözler için onu azarlar; bu yüzden bulunan kalıntı için dua yükselt.
Mika 4:3
·
Tevrat
וְשָׁפַ֗ט בֵּ֚ין עַמִּ֣ים רַבִּ֔ים וְהוֹכִ֛יחַ לְגוֹיִ֥ם עֲצֻמִ֖ים עַד־רָח֑וֹק וְכִתְּת֨וּ חַרְבֹתֵיהֶ֜ם לְאִתִּ֗ים וַחֲנִיתֹֽתֵיהֶם֙ לְמַזְמֵר֔וֹת לֹֽא־יִשְׂא֞וּ גּ֤וֹי אֶל־גּוֹי֙ חֶ֔רֶב וְלֹא־יִלְמְד֥וּן ע֖וֹד מִלְחָמָֽה
Ve birçok halk arasında yargılayacak ve uzağa kadar güçlü uluslar için karar verecek; ve kılıçlarını saban demirlerine ve mızraklarını budama bıçaklarına dövecekler. Ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaş öğrenmeyecekler.
Örnek Ayetler (5)
1. Tarihler 12:18
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֣א דָוִיד֮ לִפְנֵיהֶם֒ וַיַּ֨עַן֙ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם אִם־לְשָׁל֞וֹם בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ לְעָזְרֵ֔נִי יִֽהְיֶה־לִּ֧י עֲלֵיכֶ֛ם לֵבָ֖ב לְיָ֑חַד וְאִֽם־לְרַמּוֹתַ֣נִי לְצָרַ֗י בְּלֹ֤א חָמָס֙ בְּכַפַּ֔י יֵ֛רֶא אֱלֹהֵ֥י אֲבוֹתֵ֖ינוּ וְיוֹכַֽח
Davut onların önüne çıktı, yanıtladı ve onlara dedi: 'Eğer bana yardım etmeye, barış için bana geldinizse, benim size birlikte bir kalbim olacak; ama avuçlarımda şiddet olmadan beni düşmanlarıma aldatmak için geldinizse, babalarımızın Tanrısı görsün ve yargılasın.'
1. Tarihler 16:21
·
Tevrat
לֹא־הִנִּ֤יחַ לְאִישׁ֙ לְעָשְׁקָ֔ם וַיּ֥וֹכַח עֲלֵיהֶ֖ם מְלָכִֽים
Hiçbir adamın onlara baskı yapmasına izin vermedi ve onlar yüzünden kralları azarladı.
Mezmurlar 105:14
·
Tevrat
לֹֽא־הִנִּ֣יחַ אָדָ֣ם לְעָשְׁקָ֑ם וַיּ֖וֹכַח עֲלֵיהֶ֣ם מְלָכִֽים
İnsanın onlara baskı yapmasına izin vermedi ve onlar yüzünden kralları azarladı.
Eyüp 16:21
·
Tevrat
וְיוֹכַ֣ח לְגֶ֣בֶר עִם־אֱל֑וֹהַּ וּֽבֶן־אָדָ֥ם לְרֵעֵֽהוּ
Ve bir adam için Tanrı'yla tartışsın; ve bir insanoğlu dostu için.
Yaratılış 31:42
·
Tevrat
לוּלֵ֡י אֱלֹהֵ֣י אָבִי֩ אֱלֹהֵ֨י אַבְרָהָ֜ם וּפַ֤חַד יִצְחָק֙ הָ֣יָה לִ֔י כִּ֥י עַתָּ֖ה רֵיקָ֣ם שִׁלַּחְתָּ֑נִי אֶת־עָנְיִ֞י וְאֶת־יְגִ֧יעַ כַּפַּ֛י רָאָ֥ה אֱלֹהִ֖ים וַיּ֥וֹכַח אָֽמֶשׁ
Eğer babamın Tanrısı, İbrahim'in Tanrısı ve İshak'ın Korkusu benimle olmasaydı, şimdi beni kesinlikle boş gönderirdin. Tanrı düşkünlüğümü ve ellerimin emeğini gördü ve dün gece seni azarladı.
Örnek Ayetler (3)
Eyüp 13:3
·
Tevrat
אוּלָ֗ם אֲ֭נִי אֶל־שַׁדַּ֣י אֲדַבֵּ֑ר וְהוֹכֵ֖חַ אֶל־אֵ֣ל אֶחְפָּֽץ
Ama ben Şaddai'ye konuşacağım ve Tanrı ile tartışmayı isterim.
Eyüp 33:19
·
Tevrat
וְהוּכַ֣ח בְּ֭מַכְאוֹב עַל־מִשְׁכָּב֑וֹ וְר֖וֹב עֲצָמָ֣יו אֵתָֽן
Ve yatağının üzerinde acıyla azarlandı, ve kemiklerinin çokluğu süreklidir.
Yaratılış 21:25
·
Tevrat
וְהוֹכִ֥חַ אַבְרָהָ֖ם אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ עַל־אֹדוֹת֙ בְּאֵ֣ר הַמַּ֔יִם אֲשֶׁ֥ר גָּזְל֖וּ עַבְדֵ֥י אֲבִימֶֽלֶךְ
İbrahim, Abimelek'in kullarının gasp ettiği su kuyusu yüzünden Abimelek'i azarladı.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 50:8
·
Tevrat
לֹ֣א עַל־זְ֭בָחֶיךָ אוֹכִיחֶ֑ךָ וְעוֹלֹתֶ֖יךָ לְנֶגְדִּ֣י תָמִֽיד
Kurbanların için seni azarlamayacağım; ve yakmalık sunuların sürekli önümdedir.
Mezmurlar 50:21
·
Tevrat
אֵ֤לֶּה עָשִׂ֨יתָ וְֽהֶחֱרַ֗שְׁתִּי דִּמִּ֗יתָ הֱֽיוֹת־אֶֽהְיֶ֥ה כָמ֑וֹךָ אוֹכִיחֲךָ֖ וְאֶֽעֶרְכָ֣ה לְעֵינֶֽיךָ
Bunları yaptın ve ben sustum; benim senin gibi olduğumu düşündün; seni azarlayacağım ve gözlerinin önüne dizeceğim.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 6:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־בְּאַפְּךָ֥ תוֹכִיחֵ֑נִי וְֽאַל־בַּחֲמָתְךָ֥ תְיַסְּרֵֽנִי
Yahve, öfkenle beni azarlama ve gazabınla beni terbiye etme.
Mezmurlar 38:2
·
Tevrat
יְֽהוָ֗ה אַל־בְּקֶצְפְּךָ֥ תוֹכִיחֵ֑נִי וּֽבַחֲמָתְךָ֥ תְיַסְּרֵֽנִי
Yahve, öfkenle beni azarlama ve gazabınla beni terbiye etme.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 9:7
·
Tevrat
יֹ֤סֵ֨ר לֵ֗ץ לֹקֵ֣חַֽ ל֣וֹ קָל֑וֹן וּמוֹכִ֖יחַ לְרָשָׁ֣ע מוּמֽוֹ
Alaycıyı terbiye eden kendine utanç alır ve kötü kişiyi azarlayan kendine kusur alır.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:25
·
Tevrat
וְלַמּוֹכִיחִ֥ים יִנְעָ֑ם וַֽ֝עֲלֵיהֶ֗ם תָּב֥וֹא בִרְכַּת־טֽוֹב
Ve azarlayanlar için hoş olacaktır ve onların üzerine iyilik bereketi gelecektir.