62
Kullanım
4
Lemma
18
Türev
29
Anlam
4 lemma, 18 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
טָרָף Lemma | taraf | av, av, parçalanmış et, yiyecek | Fiil | 11 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11) Hezekiel 22:25 · Tevrat קֶ֤שֶׁר נְבִיאֶ֨יהָ֙ בְּתוֹכָ֔הּ כַּאֲרִ֥י שׁוֹאֵ֖ג טֹ֣רֵֽף טָ֑רֶף נֶ֣פֶשׁ אָכָ֗לוּ חֹ֤סֶן וִיקָר֙ יִקָּ֔חוּ אַלְמְנוֹתֶ֖יהָ הִרְבּ֥וּ בְתוֹכָֽהּ Onun içinde peygamberlerinin komplosu, av parçalayan kükreyen aslan gibidir; can yediler, servet ve değerli şeyleri alırlar, onun içinde dullarını çoğalttılar. Hoşea 6:1 · Tevrat לְכוּ֙ וְנָשׁ֣וּבָה אֶל־יְהוָ֔ה כִּ֛י ה֥וּא טָרָ֖ף וְיִרְפָּאֵ֑נוּ יַ֖ךְ וְיַחְבְּשֵֽׁנוּ Gelin ve Yahve'ye dönelim; çünkü o parçaladı ve bize şifa verecek, vurdu ve bizi saracak. Nahum 2:13 · Tevrat אַרְיֵ֤ה טֹרֵף֙ בְּדֵ֣י גֹֽרוֹתָ֔יו וּמְחַנֵּ֖ק לְלִבְאֹתָ֑יו וַיְמַלֵּא־טֶ֣רֶף חֹרָ֔יו וּמְעֹֽנֹתָ֖יו טְרֵפָֽה Aslan yavruları için yeterince parçalıyor ve dişi aslanları için boğuyor; ve deliklerini avla ve barınaklarını parçalanmış avla doldurdu. Mezmurlar 22:14 · Tevrat פָּצ֣וּ עָלַ֣י פִּיהֶ֑ם אַ֝רְיֵ֗ה טֹרֵ֥ף וְשֹׁאֵֽג Bana karşı ağızlarını açtılar; parçalayan ve kükreyen aslan gibi. Eyüp 16:9 · Tevrat אַפּ֤וֹ טָרַ֨ף וַֽיִּשְׂטְמֵ֗נִי חָרַ֣ק עָלַ֣י בְּשִׁנָּ֑יו צָרִ֓י יִלְט֖וֹשׁ עֵינָ֣יו לִֽי Öfkesi parçaladı ve benden nefret etti; bana karşı dişlerini gıcırdattı; düşmanım gözlerini bana biliyor. | ||||||
יִטְרָף | yitraf | parçalayacak, parçalamak, yırtmak, avlamak | Fiil | 4 | ||
וְטָרַף | ve-taraf | ve parçaladı, parçalamak, yırtmak, avlamak | Fiil | 3 | ||
לִטְרָף | litraf | parçalamak için, parçalamak, avlamak, yırtmak | Fiil | 2 | ||
אֶטְרֹף | etrof | avlayacağım, avlamak, parçalamak, yırtmak | Fiil | 2 | ||
וַיִּטְרֹף | va-yyitrof | ve parçaladı, parçalamak, avlamak, yırtmak | Fiil | 1 | ||
לִטְרוֹף | litrof | parçalamak için, parçalamak, yırtmak, avlamak | Fiil | 1 | ||
טֹרְפֵי | torefey | parçalayanların, parçalamak, avlamak, koparmak | Fiil | 1 | ||
הַטְרִיפֵנִי | hatrifeni | beni besle, parçalamak, avlamak, beslemek | Zamir | 1 | ||
טֶרֶף Lemma | teref | av, av, parçalanmış et, yiyecek | İsim | 9 | ||
לַטָּרֶף | lattaref | ava, av, yiyecek, parçalanmış et | İsim | 4 | ||
טָרֶף | taref | av, av, taze yaprak, yırtıcı hayvan avı | İsim | 4 | ||
טָֽרֶף | taref | av, av, parçalanmış et, yiyecek | İsim | 3 | ||
טַרְפֵּי | tarpey | yaprakları, taze koparılmış dal, yaprak, av | Sıfat | 2 | ||
טַרְפּוֹ | tarpo | onun taze koparılmış yaprağı, taze koparılmış yaprak, av, yiyecek | Zamir | 1 | ||
מִטֶּרֶף | mi-tteref | avdan, av, parçalanmış et, taze yaprak | İsim | 1 | ||
טַרְפֵּךְ | tarpekh | senin avın, av, parçalanmış et, taze yaprak | Zamir | 1 | ||
וְטֶרֶף | ve-teref | ve av, av, parçalanmış et, yiyecek | İsim | 1 | ||
טְרֵפָה Lemma | terefa | av, av, parçalanmış hayvan, yırtıcı avı | İsim | 4 | ||
וּטְרֵפָה | u-trefa | ve av, av, parçalanmış et, yırtıcı hayvanın avı | İsim | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 22:25
·
Tevrat
קֶ֤שֶׁר נְבִיאֶ֨יהָ֙ בְּתוֹכָ֔הּ כַּאֲרִ֥י שׁוֹאֵ֖ג טֹ֣רֵֽף טָ֑רֶף נֶ֣פֶשׁ אָכָ֗לוּ חֹ֤סֶן וִיקָר֙ יִקָּ֔חוּ אַלְמְנוֹתֶ֖יהָ הִרְבּ֥וּ בְתוֹכָֽהּ
Onun içinde peygamberlerinin komplosu, av parçalayan kükreyen aslan gibidir; can yediler, servet ve değerli şeyleri alırlar, onun içinde dullarını çoğalttılar.
Hoşea 6:1
·
Tevrat
לְכוּ֙ וְנָשׁ֣וּבָה אֶל־יְהוָ֔ה כִּ֛י ה֥וּא טָרָ֖ף וְיִרְפָּאֵ֑נוּ יַ֖ךְ וְיַחְבְּשֵֽׁנוּ
Gelin ve Yahve'ye dönelim; çünkü o parçaladı ve bize şifa verecek, vurdu ve bizi saracak.
Nahum 2:13
·
Tevrat
אַרְיֵ֤ה טֹרֵף֙ בְּדֵ֣י גֹֽרוֹתָ֔יו וּמְחַנֵּ֖ק לְלִבְאֹתָ֑יו וַיְמַלֵּא־טֶ֣רֶף חֹרָ֔יו וּמְעֹֽנֹתָ֖יו טְרֵפָֽה
Aslan yavruları için yeterince parçalıyor ve dişi aslanları için boğuyor; ve deliklerini avla ve barınaklarını parçalanmış avla doldurdu.
Mezmurlar 22:14
·
Tevrat
פָּצ֣וּ עָלַ֣י פִּיהֶ֑ם אַ֝רְיֵ֗ה טֹרֵ֥ף וְשֹׁאֵֽג
Bana karşı ağızlarını açtılar; parçalayan ve kükreyen aslan gibi.
Eyüp 16:9
·
Tevrat
אַפּ֤וֹ טָרַ֨ף וַֽיִּשְׂטְמֵ֗נִי חָרַ֣ק עָלַ֣י בְּשִׁנָּ֑יו צָרִ֓י יִלְט֖וֹשׁ עֵינָ֣יו לִֽי
Öfkesi parçaladı ve benden nefret etti; bana karşı dişlerini gıcırdattı; düşmanım gözlerini bana biliyor.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 5:6
·
Tevrat
עַל־כֵּן֩ הִכָּ֨ם אַרְיֵ֜ה מִיַּ֗עַר זְאֵ֤ב עֲרָבוֹת֙ יְשָׁדְדֵ֔ם נָמֵ֤ר שֹׁקֵד֙ עַל־עָ֣רֵיהֶ֔ם כָּל־הַיּוֹצֵ֥א מֵהֵ֖נָּה יִטָּרֵ֑ף כִּ֤י רַבּוּ֙ פִּשְׁעֵיהֶ֔ם עָצְמ֖וּ מְשׁוּבוֹתֵיהֶֽם
Bu yüzden ormandan aslan onları vuracak, bozkır kurdu onları yıkıma uğratacak, pars onların şehirlerini gözlüyor; onlardan her çıkan parçalanacak. Çünkü onların isyanları çoğaldı, onların döneklikleri güçlendi.
Mezmurlar 7:3
·
Tevrat
פֶּן־יִטְרֹ֣ף כְּאַרְיֵ֣ה נַפְשִׁ֑י פֹּ֝רֵ֗ק וְאֵ֣ין מַצִּֽיל
Yoksa bir aslan gibi canımı parçalar, koparır ve kurtaran olmaz.
Yaratılış 49:27
·
Tevrat
בִּנְיָמִין֙ זְאֵ֣ב יִטְרָ֔ף בַּבֹּ֖קֶר יֹ֣אכַל עַ֑ד וְלָעֶ֖רֶב יְחַלֵּ֥ק שָׁלָֽל
Bünyamin parçalayacak bir kurttur; sabahta avı yiyecek, ve akşamda ganimeti bölecek.
Mısır'dan Çıkış 22:12
·
Tevrat
אִם־טָרֹ֥ף יִטָּרֵ֖ף יְבִאֵ֣הוּ עֵ֑ד הַטְּרֵפָ֖ה לֹ֥א יְשַׁלֵּֽם
Eğer kesinlikle parçalanırsa, onu tanık olarak getirecek; parçalananı ödemeyecek.
Örnek Ayetler (2)
Mika 5:7
·
Tevrat
וְהָיָה֩ שְׁאֵרִ֨ית יַעֲקֹ֜ב בַּגּוֹיִ֗ם בְּקֶ֨רֶב֙ עַמִּ֣ים רַבִּ֔ים כְּאַרְיֵה֙ בְּבַהֲמ֣וֹת יַ֔עַר כִּכְפִ֖יר בְּעֶדְרֵי צֹ֑אן אֲשֶׁ֧ר אִם עָבַ֛ר וְרָמַ֥ס וְטָרַ֖ף וְאֵ֥ין מַצִּֽיל
Ve Yakup'un kalıntısı uluslar arasında, birçok halkın ortasında orman hayvanları arasında aslan gibi, koyun sürüleri arasında genç aslan gibi olacak; ki eğer geçerse ve çiğner ve parçalar ve kurtaran yoktur.
Yasa'nın Tekrarı 33:20
·
Tevrat
וּלְגָ֣ד אָמַ֔ר בָּר֖וּךְ מַרְחִ֣יב גָּ֑ד כְּלָבִ֣יא שָׁכֵ֔ן וְטָרַ֥ף זְר֖וֹעַ אַף־קָדְקֹֽד
Ve Gad için dedi: Gad'ı genişleten bereketlidir; dişi aslan gibi oturur ve kolu, ayrıca tepesini parçalar.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 19:3
·
Tevrat
וַתַּ֛עַל אֶחָ֥ד מִגֻּרֶ֖יהָ כְּפִ֣יר הָיָ֑ה וַיִּלְמַ֥ד לִטְרָף־טֶ֖רֶף אָדָ֥ם אָכָֽל
Ve yavrularından birini yükseltti, genç aslan oldu; ve av parçalamayı öğrendi, insan yedi.
Hezekiel 19:6
·
Tevrat
וַיִּתְהַלֵּ֥ךְ בְּתוֹךְ־אֲרָי֖וֹת כְּפִ֣יר הָיָ֑ה וַיִּלְמַ֥ד לִטְרָף־טֶ֖רֶף אָדָ֥ם אָכָֽל
Ve aslanların içinde dolaştı, genç aslan oldu; ve av parçalamayı öğrendi, insan yedi.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 5:14
·
Tevrat
כִּ֣י אָנֹכִ֤י כַשַּׁ֨חַל֙ לְאֶפְרַ֔יִם וְכַכְּפִ֖יר לְבֵ֣ית יְהוּדָ֑ה אֲנִ֨י אֲנִ֤י אֶטְרֹף֙ וְאֵלֵ֔ךְ אֶשָּׂ֖א וְאֵ֥ין מַצִּֽיל
Çünkü ben Efrayim'e aslan gibiyim ve Yahuda evine genç aslan gibiyim; ben, ben parçalayacağım ve gideceğim, taşıyacağım ve kurtaran yoktur.
Mezmurlar 50:22
·
Tevrat
בִּֽינוּ־נָ֣א זֹ֭את שֹׁכְחֵ֣י אֱל֑וֹהַּ פֶּן־אֶ֝טְרֹ֗ף וְאֵ֣ין מַצִּֽיל
Ey Tanrı'yı unutanlar, lütfen bunu anlayın; yoksa parçalarım ve kurtaran olmaz.
Örnek Ayetler (1)
Amos 1:11
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י אֱד֔וֹם וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַל־רָדְפ֨וֹ בַחֶ֤רֶב אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת רַחֲמָ֔יו וַיִּטְרֹ֤ף לָעַד֙ אַפּ֔וֹ וְעֶבְרָת֖וֹ שְׁמָ֥רָה נֶֽצַח
Yahve şöyle dedi: 'Edom'un üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü kardeşini kılıçla kovaladı ve merhametini bozdu, ve öfkesi sonsuza dek parçaladı ve gazabını sonsuza dek korudu.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 17:12
·
Tevrat
דִּמְיֹנ֗וֹ כְּ֭אַרְיֵה יִכְס֣וֹף לִטְר֑וֹף וְ֝כִכְפִ֗יר יֹשֵׁ֥ב בְּמִסְתָּרִֽים
Benzeyişi parçalamayı arzulayan aslan gibi ve gizli yerlerde oturan genç aslan gibidir.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 22:27
·
Tevrat
שָׂרֶ֣יהָ בְקִרְבָּ֔הּ כִּזְאֵבִ֖ים טֹ֣רְפֵי טָ֑רֶף לִשְׁפָּךְ־דָּם֙ לְאַבֵּ֣ד נְפָשׁ֔וֹת לְמַ֖עַן בְּצֹ֥עַ בָּֽצַע
Onun içindeki önderleri, kazanç kazanmak amacıyla kan dökmek, canları yok etmek için av parçalayan kurtlar gibidir.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:8
·
Tevrat
שָׁ֤וְא וּֽדְבַר־כָּזָ֡ב הַרְחֵ֬ק מִמֶּ֗נִּי רֵ֣אשׁ וָ֭עֹשֶׁר אַל־תִּֽתֶּן־לִ֑י הַ֝טְרִיפֵ֗נִי לֶ֣חֶם חֻקִּֽי
Boşluğu ve yalan sözünü benden uzaklaştır; bana yoksulluk ve zenginlik verme; beni payıma düşen ekmekle besle.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 19:3
·
Tevrat
וַתַּ֛עַל אֶחָ֥ד מִגֻּרֶ֖יהָ כְּפִ֣יר הָיָ֑ה וַיִּלְמַ֥ד לִטְרָף־טֶ֖רֶף אָדָ֥ם אָכָֽל
Ve yavrularından birini yükseltti, genç aslan oldu; ve av parçalamayı öğrendi, insan yedi.
Hezekiel 19:6
·
Tevrat
וַיִּתְהַלֵּ֥ךְ בְּתוֹךְ־אֲרָי֖וֹת כְּפִ֣יר הָיָ֑ה וַיִּלְמַ֥ד לִטְרָף־טֶ֖רֶף אָדָ֥ם אָכָֽל
Ve aslanların içinde dolaştı, genç aslan oldu; ve av parçalamayı öğrendi, insan yedi.
Malaki 3:10
·
Tevrat
הָבִ֨יאוּ אֶת־כָּל־הַֽמַּעֲשֵׂ֜ר אֶל־בֵּ֣ית הָאוֹצָ֗ר וִיהִ֥י טֶ֨רֶף֙ בְּבֵיתִ֔י וּבְחָנ֤וּנִי נָא֙ בָּזֹ֔את אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת אִם־לֹ֧א אֶפְתַּ֣ח לָכֶ֗ם אֵ֚ת אֲרֻבּ֣וֹת הַשָּׁמַ֔יִם וַהֲרִיקֹתִ֥י לָכֶ֛ם בְּרָכָ֖ה עַד־בְּלִי־דָֽי
Bütün ondalığı hazine evine getirin, evimde yiyecek olsun; ve lütfen beni bununla sınayın, dedi Ordular Yahvesi, göklerin pencerelerini size açmazsam ve size yeterli yer kalmayana kadar bereket dökmezsem.
Nahum 2:13
·
Tevrat
אַרְיֵ֤ה טֹרֵף֙ בְּדֵ֣י גֹֽרוֹתָ֔יו וּמְחַנֵּ֖ק לְלִבְאֹתָ֑יו וַיְמַלֵּא־טֶ֣רֶף חֹרָ֔יו וּמְעֹֽנֹתָ֖יו טְרֵפָֽה
Aslan yavruları için yeterince parçalıyor ve dişi aslanları için boğuyor; ve deliklerini avla ve barınaklarını parçalanmış avla doldurdu.
Yeşaya 5:29
·
Tevrat
שְׁאָגָ֥ה ל֖וֹ כַּלָּבִ֑יא יִשְׁאַ֨ג כַּכְּפִירִ֤ים וְיִנְהֹם֙ וְיֹאחֵ֣ז טֶ֔רֶף וְיַפְלִ֖יט וְאֵ֥ין מַצִּֽיל
Onun kükremesi dişi aslan gibidir; genç aslanlar gibi kükreyecek ve hırlayacak ve avı yakalayacak ve kaçıracak ve kurtaran yoktur.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 104:21
·
Tevrat
הַ֭כְּפִירִים שֹׁאֲגִ֣ים לַטָּ֑רֶף וּלְבַקֵּ֖שׁ מֵאֵ֣ל אָכְלָֽם
Genç aslanlar av için ve Tanrı'dan yiyeceklerini aramak için kükrerler.
Eyüp 24:5
·
Tevrat
הֵ֤ן פְּרָאִ֨ים בַּֽמִּדְבָּ֗ר יָצְא֣וּ בְּ֭פָעֳלָם מְשַׁחֲרֵ֣י לַטָּ֑רֶף עֲרָבָ֥ה ל֥וֹ לֶ֝֗חֶם לַנְּעָרִֽים
İşte, çölde yaban eşekleri, işlerine çıkarlar, av ararlar; bozkır ona çocuklar için ekmektir.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 22:25
·
Tevrat
קֶ֤שֶׁר נְבִיאֶ֨יהָ֙ בְּתוֹכָ֔הּ כַּאֲרִ֥י שׁוֹאֵ֖ג טֹ֣רֵֽף טָ֑רֶף נֶ֣פֶשׁ אָכָ֗לוּ חֹ֤סֶן וִיקָר֙ יִקָּ֔חוּ אַלְמְנוֹתֶ֖יהָ הִרְבּ֥וּ בְתוֹכָֽהּ
Onun içinde peygamberlerinin komplosu, av parçalayan kükreyen aslan gibidir; can yediler, servet ve değerli şeyleri alırlar, onun içinde dullarını çoğalttılar.
Hezekiel 22:27
·
Tevrat
שָׂרֶ֣יהָ בְקִרְבָּ֔הּ כִּזְאֵבִ֖ים טֹ֣רְפֵי טָ֑רֶף לִשְׁפָּךְ־דָּם֙ לְאַבֵּ֣ד נְפָשׁ֔וֹת לְמַ֖עַן בְּצֹ֥עַ בָּֽצַע
Onun içindeki önderleri, kazanç kazanmak amacıyla kan dökmek, canları yok etmek için av parçalayan kurtlar gibidir.
Eyüp 4:11
·
Tevrat
לַ֭יִשׁ אֹבֵ֣ד מִבְּלִי־טָ֑רֶף וּבְנֵ֥י לָ֝בִ֗יא יִתְפָּרָֽדוּ
Güçlü aslan avsızlıktan yok olur ve dişi aslanın yavruları dağılırlar.
Eyüp 38:39
·
Tevrat
הֲתָצ֣וּד לְלָבִ֣יא טָ֑רֶף וְחַיַּ֖ת כְּפִירִ֣ים תְּמַלֵּֽא
Dişi aslan için av avlayabilir misin ve genç aslanların iştahını doldurabilir misin?
Örnek Ayetler (3)
Nahum 3:1
·
Tevrat
ה֖וֹי עִ֣יר דָּמִ֑ים כֻּלָּ֗הּ כַּ֤חַשׁ פֶּ֨רֶק֙ מְלֵאָ֔ה לֹ֥א יָמִ֖ישׁ טָֽרֶף
Vay kanlar şehrine! Tamamı yalan, yağma doludur, av ayrılmaz.
Mezmurlar 76:5
·
Tevrat
נָ֭אוֹר אַתָּ֥ה אַדִּ֗יר מֵֽהַרְרֵי־טָֽרֶף
Sen av dağlarından daha aydınlık, daha görkemlisin.
Eyüp 29:17
·
Tevrat
וָֽ֭אֲשַׁבְּרָה מְתַלְּע֣וֹת עַוָּ֑ל וּ֝מִשִּׁנָּ֗יו אַשְׁלִ֥יךְ טָֽרֶף
Ve haksızın çenelerini kırardım ve dişlerinden avı atardım.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 17:9
·
Tevrat
אֱמֹ֗ר כֹּ֥ה אָמַ֛ר אֲדֹנָ֥י יְהֹוִ֖ה תִּצְלָ֑ח הֲלוֹא֩ אֶת־שָׁרָשֶׁ֨יהָ יְנַתֵּ֜ק וְאֶת־פִּרְיָ֣הּ יְקוֹסֵ֣ס וְיָבֵ֗שׁ כָּל־טַרְפֵּ֤י צִמְחָהּ֙ תִּיבָ֔שׁ וְלֹֽא־בִזְרֹ֤עַ גְּדוֹלָה֙ וּבְעַם־רָ֔ב לְמַשְׂא֥וֹת אוֹתָ֖הּ מִשָּׁרָשֶֽׁיהָ
Söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: Başarılı olacak mı? Onu köklerinden kaldırmak için büyük bir kolla ve çok halkla olmadan, onun köklerini koparmayacak mı ve onun meyvesini kesmeyecek mi, ve filizinin bütün yaprakları kuruyup kurumayacak mı?
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 31:4
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֣ה אָֽמַר־יְהוָ֣ה אֵלַ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יֶהְגֶּה֩ הָאַרְיֵ֨ה וְהַכְּפִ֜יר עַל־טַרְפּ֗וֹ אֲשֶׁ֨ר יִקָּרֵ֤א עָלָיו֙ מְלֹ֣א רֹעִ֔ים מִקּוֹלָם֙ לֹ֣א יֵחָ֔ת וּמֵֽהֲמוֹנָ֖ם לֹ֣א יַֽעֲנֶ֑ה כֵּ֗ן יֵרֵד֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת לִצְבֹּ֥א עַל־הַר־צִיּ֖וֹן וְעַל־גִּבְעָתָֽהּ
Çünkü Yahve bana şöyle dedi: Aslanın ve genç aslanın avı üzerinde hırladığı gibi, ki ona karşı çobanlar dolusu çağrılır, onların sesinden dehşete düşmez ve onların gürültüsünden sinmez; böylece Ordular Yahve, Siyon dağı üzerinde ve onun tepesi üzerinde savaşmak için inecek.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 49:9
·
Tevrat
גּ֤וּר אַרְיֵה֙ יְהוּדָ֔ה מִטֶּ֖רֶף בְּנִ֣י עָלִ֑יתָ כָּרַ֨ע רָבַ֧ץ כְּאַרְיֵ֛ה וּכְלָבִ֖יא מִ֥י יְקִימֶֽנּוּ
Yahuda aslan yavrusudur; avdan çıktın oğlum; aslan gibi ve dişi aslan gibi çöktü, yattı; onu kim kaldıracak?
Örnek Ayetler (1)
Nahum 2:14
·
Tevrat
הִנְנִ֣י אֵלַ֗יִךְ נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וְהִבְעַרְתִּ֤י בֶֽעָשָׁן֙ רִכְבָּ֔הּ וּכְפִירַ֖יִךְ תֹּ֣אכַל חָ֑רֶב וְהִכְרַתִּ֤י מֵאֶ֨רֶץ֙ טַרְפֵּ֔ךְ וְלֹֽא־יִשָּׁמַ֥ע ע֖וֹד ק֥וֹל מַלְאָכֵֽכֵה
İşte ben sana karşıyım, Ordular Yahve'nin bildirisidir; ve onun savaş arabalarını dumanda yakacağım ve senin genç aslanlarını kılıç yiyecek; ve senin avını yerden keseceğim ve senin elçilerinin sesi bir daha işitilmeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Amos 3:4
·
Tevrat
הֲיִשְׁאַ֤ג אַרְיֵה֙ בַּיַּ֔עַר וְטֶ֖רֶף אֵ֣ין ל֑וֹ הֲיִתֵּ֨ן כְּפִ֤יר קוֹלוֹ֙ מִמְּעֹ֣נָת֔וֹ בִּלְתִּ֖י אִם־לָכָֽד
Avı yokken aslan ormanda kükrer mi? Genç aslan yakalamadıkça ininden sesini verir mi?
Örnek Ayetler (4)
Nahum 2:13
·
Tevrat
אַרְיֵ֤ה טֹרֵף֙ בְּדֵ֣י גֹֽרוֹתָ֔יו וּמְחַנֵּ֖ק לְלִבְאֹתָ֑יו וַיְמַלֵּא־טֶ֣רֶף חֹרָ֔יו וּמְעֹֽנֹתָ֖יו טְרֵפָֽה
Aslan yavruları için yeterince parçalıyor ve dişi aslanları için boğuyor; ve deliklerini avla ve barınaklarını parçalanmış avla doldurdu.
Yaratılış 31:39
·
Tevrat
טְרֵפָה֙ לֹא־הֵבֵ֣אתִי אֵלֶ֔יךָ אָנֹכִ֣י אֲחַטֶּ֔נָּה מִיָּדִ֖י תְּבַקְשֶׁ֑נָּה גְּנֻֽבְתִ֣י י֔וֹם וּגְנֻֽבְתִ֖י לָֽיְלָה
Parçalanmış olanı sana getirmedim; onun zararını ben çektim. Gündüz çalınanı ve gece çalınanı benim elimden aradın.
Levililer 7:24
·
Tevrat
וְחֵ֤לֶב נְבֵלָה֙ וְחֵ֣לֶב טְרֵפָ֔ה יֵעָשֶׂ֖ה לְכָל־מְלָאכָ֑ה וְאָכֹ֖ל לֹ֥א תֹאכְלֻֽהוּ
Leşin yağı ve parçalanmışın yağı her iş için kullanılabilir; ama onu kesinlikle yemeyeceksiniz.
Mısır'dan Çıkış 22:30
·
Tevrat
וְאַנְשֵׁי־קֹ֖דֶשׁ תִּהְי֣וּן לִ֑י וּבָשָׂ֨ר בַּשָּׂדֶ֤ה טְרֵפָה֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ לַכֶּ֖לֶב תַּשְׁלִכ֥וּן אֹתֽוֹ
Ve bana kutsal adamlar olacaksınız ve tarlada parçalanmış eti yemeyeceksiniz; onu köpeğe atacaksınız.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 4:14
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנֵּ֥ה נַפְשִׁ֖י לֹ֣א מְטֻמָּאָ֑ה וּנְבֵלָ֨ה וּטְרֵפָ֤ה לֹֽא־אָכַ֨לְתִּי֙ מִנְּעוּרַ֣י וְעַד־עַ֔תָּה וְלֹא־בָ֥א בְּפִ֖י בְּשַׂ֥ר פִּגּֽוּל
Ve dedim: 'Ah Efendi Yahve! İşte canım kirlenmedi; ve gençliğimden şimdiye kadar leş ve parçalanmış yemedim ve ağzıma iğrenç et girmedi.'
Hezekiel 44:31
·
Tevrat
כָּל־נְבֵלָה֙ וּטְרֵפָ֔ה מִן־הָע֖וֹף וּמִן־הַבְּהֵמָ֑ה לֹ֥א יֹאכְל֖וּ הַכֹּהֲנִֽים
Kâhinler kuştan ve hayvandan hiçbir leş ve parçalanmış yemiyecekler.
Levililer 17:15
·
Tevrat
וְכָל־נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֨ר תֹּאכַ֤ל נְבֵלָה֙ וּטְרֵפָ֔ה בָּאֶזְרָ֖ח וּבַגֵּ֑ר וְכִבֶּ֨ס בְּגָדָ֜יו וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֛יִם וְטָמֵ֥א עַד־הָעֶ֖רֶב וְטָהֵֽר
Yerliden ve yabancıdan leş ve parçalanmış hayvan yiyen her can giysilerini yıkayacak ve suda yıkayacak; akşama kadar kirli olacak ve arınacak.
Levililer 22:8
·
Tevrat
נְבֵלָ֧ה וּטְרֵפָ֛ה לֹ֥א יֹאכַ֖ל לְטָמְאָה־בָ֑הּ אֲנִ֖י יְהוָֽה
Onunla kirlenmek için leş ve parçalanmış yemeyecek; ben Yahve'yim.