134
Kullanım
5
Lemma
32
Türev
48
Anlam
5 lemma, 32 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חָפֵץ Lemma | hafets | eğildi, eğilmek, hoşlanmak, arzulamak, istek duymak | Fiil | 26 | ||
חָפַצְתִּי | hafats'ti | eğildim, eğilmek, hoşlanmak, arzulamak | Fiil | 13 | ||
יַחְפֹּץ | yahpots | eğilecek, eğilmek, yönelmek, arzulamak, hoşlanmak | Fiil | 10 | ||
Örnek Ayetler (5 / 10) Mezmurlar 37:23 · Tevrat מֵ֭יְהוָה מִֽצְעֲדֵי־גֶ֥בֶר כּוֹנָ֗נוּ וְדַרְכּ֥וֹ יֶחְפָּֽץ Bir adamın adımları Yahve tarafından pekiştirilir ve O, onun yolundan hoşnut olur. Mezmurlar 147:10 · Tevrat לֹ֤א בִגְבוּרַ֣ת הַסּ֣וּס יֶחְפָּ֑ץ לֹֽא־בְשׁוֹקֵ֖י הָאִ֣ישׁ יִרְצֶֽה Atın gücünden zevk almaz; adamın bacaklarından hoşlanmaz. Süleyman'ın Özdeyişleri 18:2 · Tevrat לֹֽא־יַחְפֹּ֣ץ כְּ֭סִיל בִּתְבוּנָ֑ה כִּ֝֗י אִֽם־בְּהִתְגַּלּ֥וֹת לִבּֽוֹ Akılsız anlayıştan zevk almaz, ancak kalbini açığa çıkarmaktan zevk alır. Süleyman'ın Özdeyişleri 21:1 · Tevrat פַּלְגֵי־מַ֣יִם לֶב־מֶ֭לֶךְ בְּיַד־יְהוָ֑ה עַֽל־כָּל־אֲשֶׁ֖ר יַחְפֹּ֣ץ יַטֶּֽנּוּ Kralın kalbi Yahve'nin elinde su kanallarıdır; her nereye isterse onu yöneltir. Rut 3:13 · Tevrat לִ֣ינִי הַלַּ֗יְלָה וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ אִם־יִגְאָלֵ֥ךְ טוֹב֙ יִגְאָ֔ל וְאִם־לֹ֨א יַחְפֹּ֧ץ לְגָֽאֳלֵ֛ךְ וּגְאַלְתִּ֥יךְ אָנֹ֖כִי חַי־יְהוָ֑ה שִׁכְבִ֖י עַד־הַבֹּֽקֶר Bu gece gecele ve sabahta olacak ki, eğer seni fidyeyle kurtarırsa iyi, fidyeyle kurtarsın; ve eğer seni fidyeyle kurtarmayı istemezse, Yahve yaşıyor ki ben seni fidyeyle kurtaracağım; sabaha kadar yat. | ||||||
חָפַצְתָּ | hafatsta | eğildin, eğilmek, meyletmek, hoşlanmak, arzulamak | Fiil | 5 | ||
אֶחְפָּֽץ | ehpats | eğilirim, eğilmek, zevk almak, istemek | Fiil | 4 | ||
חָפֵֽץ | hafets | eğildi, eğilmek, hoşlanmak, arzulamak | Fiil | 3 | ||
שֶׁתֶּחְפָּֽץ | şettehpats | ki eğileceksin, eğilmek, yönelmek, arzulamak | Fiil | 3 | ||
יֶחְפָּֽצוּ | yehpatsu | eğilecekler, eğilmek, hoşlanmak, arzulamak | Fiil | 3 | ||
יֶחְפָּצוּן | yehhpatsun | arzularlar, arzulamak, hoşlanmak, istemek | Zamir | 2 | ||
תַחְפֹּץ | tahpots | eğileceksin, eğilmek, arzu etmek, hoşlanmak | Fiil | 2 | ||
חֲפַצְתֶּם | hafatstem | eğildiniz, eğilmek, arzulamak, hoşlanmak, istemek | Fiil | 1 | ||
חָפָֽצְנוּ | hafatsnu | eğildik, eğilmek, hoşlanmak, arzulamak | Fiil | 1 | ||
חֶפְצָהּ | heftsah | onun arzusu, arzu, istek, zevk | Fiil | 1 | ||
הֶחָפֹץ | he-hafots | eğilmek mi, eğilmek, arzu etmek, hoşlanmak | Fiil | 1 | ||
חָפֵץ Lemma | hafets | hoşlandı, eğilmek, hoşlanmak, arzulamak, istemek | İsim | 15 | ||
הַחֵפֶץ | ha-hefets | eğilim, eğilim, istek, hoşnutluk | İsim | 7 | ||
חֶפְצֽוֹ | heftso | arzusu, arzu, istek, zevk, hoşnutluk | Zamir | 5 | ||
חֶפְצִי | heftsi | eğilimim, eğilim, arzu, zevk | Zamir | 4 | ||
חֶפְצָהּ | heftsa | onun arzusu, arzu, istek, zevk | Zamir | 2 | ||
חֲפָצֶיךָ | hafatseykha | senin eğilimlerin, eğilmek, arzulamak, zevk almak | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hakimler 13:23
·
Tevrat
וַתֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אִשְׁתּ֗וֹ לוּ֩ חָפֵ֨ץ יְהוָ֤ה לַהֲמִיתֵ֨נוּ֙ לֹֽא־לָקַ֤ח מִיָּדֵ֨נוּ֙ עֹלָ֣ה וּמִנְחָ֔ה וְלֹ֥א הֶרְאָ֖נוּ אֶת־כָּל־אֵ֑לֶּה וְכָעֵ֕ת לֹ֥א הִשְׁמִיעָ֖נוּ כָּזֹֽאת
Bunun üzerine karısı ona dedi: 'Eğer Yahve bizi öldürmeyi isteseydi elimizden yakmalık sunu ve sunu almazdı ve bütün bunları bize göstermezdi ve bu zamanda bunun gibi bize işittirmezdi.'
2. Samuel 20:11
·
Tevrat
וְאִישׁ֙ עָמַ֣ד עָלָ֔יו מִֽנַּעֲרֵ֖י יוֹאָ֑ב וַיֹּ֗אמֶר מִי֩ אֲשֶׁ֨ר חָפֵ֧ץ בְּיוֹאָ֛ב וּמִ֥י אֲשֶׁר־לְדָוִ֖ד אַחֲרֵ֥י יוֹאָֽב
Yoav'ın gençlerinden bir adam onun üzerinde durdu ve dedi: 'Kim Yoav'dan hoşnuttur ve kim Davut içindir, Yoav'ın arkasından gitsin!'
2. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יוֹאָ֜ב אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ וְיוֹסֵ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֶל־הָעָ֜ם כָּהֵ֤ם וְכָהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים וְעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ רֹא֑וֹת וַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה חָפֵ֖ץ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Yoav krala dedi: 'Tanrın Yahve halka yüz kat daha eklesin ve efendim kralın gözleri görsün; ama efendim kral neden bu şeyi istiyor?'
1. Samuel 2:25
·
Tevrat
אִם־יֶחֱטָ֨א אִ֤ישׁ לְאִישׁ֙ וּפִֽלְל֣וֹ אֱלֹהִ֔ים וְאִ֤ם לַֽיהוָה֙ יֶֽחֱטָא־אִ֔ישׁ מִ֖י יִתְפַּלֶּל־ל֑וֹ וְלֹ֤א יִשְׁמְעוּ֙ לְק֣וֹל אֲבִיהֶ֔ם כִּֽי־חָפֵ֥ץ יְהוָ֖ה לַהֲמִיתָֽם
'Eğer adam adama günah işlerse, Tanrı onu yargılar; ama eğer adam Yahve'ye günah işlerse, ona kim aracılık eder?' Fakat babalarının sesini dinlemediler, çünkü Yahve onları öldürmeyi istedi.
1. Samuel 18:22
·
Tevrat
וַיְצַ֨ו שָׁא֜וּל אֶת־עֲבָדָ֗ו דַּבְּר֨וּ אֶל־דָּוִ֤ד בַּלָּט֙ לֵאמֹ֔ר הִנֵּ֨ה חָפֵ֤ץ בְּךָ֙ הַמֶּ֔לֶךְ וְכָל־עֲבָדָ֖יו אֲהֵב֑וּךָ וְעַתָּ֖ה הִתְחַתֵּ֥ן בַּמֶּֽלֶךְ
Şaul kullarına buyurdu: 'Davut'la gizlice konuşun diyerek: İşte kral senden hoşnuttur ve bütün kulları seni seviyorlar; ve şimdi krala damat ol.'
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 15:26
·
Tevrat
וְאִם֙ כֹּ֣ה יֹאמַ֔ר לֹ֥א חָפַ֖צְתִּי בָּ֑ךְ הִנְנִ֕י יַֽעֲשֶׂה־לִּ֕י כַּאֲשֶׁ֥ר ט֖וֹב בְּעֵינָֽיו
Ve eğer şöyle derse: 'Senden hoşnut olmadım'; işte ben, gözlerinde iyi olanı bana yapsın.
Yeremya 9:23
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־בְּזֹ֞את יִתְהַלֵּ֣ל הַמִּתְהַלֵּ֗ל הַשְׂכֵּל֮ וְיָדֹ֣עַ אוֹתִי֒ כִּ֚י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה עֹ֥שֶׂה חֶ֛סֶד מִשְׁפָּ֥ט וּצְדָקָ֖ה בָּאָ֑רֶץ כִּֽי־בְאֵ֥לֶּה חָפַ֖צְתִּי נְאֻם־יְהוָֽה
Ancak övünen şununla övünsün: Anlayışlı olmakla ve beni bilmekle; çünkü ben yerde sadakat, adalet ve doğruluk yapan Yahve'yim; çünkü bunlardan zevk alırım, Yahve'nin bildirisidir.
Hoşea 6:6
·
Tevrat
כִּ֛י חֶ֥סֶד חָפַ֖צְתִּי וְלֹא־זָ֑בַח וְדַ֥עַת אֱלֹהִ֖ים מֵעֹלֽוֹת
Çünkü kurban değil merhamet istedim; yakmalık sunulardan çok Tanrı'yı bilmeyi istedim.
Yeşaya 1:11
·
Tevrat
לָמָּה־לִּ֤י רֹב־זִבְחֵיכֶם֙ יֹאמַ֣ר יְהוָ֔ה שָׂבַ֛עְתִּי עֹל֥וֹת אֵילִ֖ים וְחֵ֣לֶב מְרִיאִ֑ים וְדַ֨ם פָּרִ֧ים וּכְבָשִׂ֛ים וְעַתּוּדִ֖ים לֹ֥א חָפָֽצְתִּי
'Sizin kurbanlarınızın çokluğunu ne yapayım?' der Yahve, 'Koçların yakmalık sunularına ve besili hayvanların yağına doydum; ve boğaların ve kuzuların ve tekelerin kanını istemedim.'
Yeşaya 55:11
·
Tevrat
כֵּ֣ן יִֽהְיֶ֤ה דְבָרִי֙ אֲשֶׁ֣ר יֵצֵ֣א מִפִּ֔י לֹֽא־יָשׁ֥וּב אֵלַ֖י רֵיקָ֑ם כִּ֤י אִם־עָשָׂה֙ אֶת־אֲשֶׁ֣ר חָפַ֔צְתִּי וְהִצְלִ֖יחַ אֲשֶׁ֥ר שְׁלַחְתִּֽיו
ağzımdan çıkan sözüm de öyle olacaktır; bana boş dönmeyecektir, ancak istediğim şeyi yapacaktır ve onu gönderdiğim şeyde başarılı olacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Mezmurlar 37:23
·
Tevrat
מֵ֭יְהוָה מִֽצְעֲדֵי־גֶ֥בֶר כּוֹנָ֗נוּ וְדַרְכּ֥וֹ יֶחְפָּֽץ
Bir adamın adımları Yahve tarafından pekiştirilir ve O, onun yolundan hoşnut olur.
Mezmurlar 147:10
·
Tevrat
לֹ֤א בִגְבוּרַ֣ת הַסּ֣וּס יֶחְפָּ֑ץ לֹֽא־בְשׁוֹקֵ֖י הָאִ֣ישׁ יִרְצֶֽה
Atın gücünden zevk almaz; adamın bacaklarından hoşlanmaz.
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:2
·
Tevrat
לֹֽא־יַחְפֹּ֣ץ כְּ֭סִיל בִּתְבוּנָ֑ה כִּ֝֗י אִֽם־בְּהִתְגַּלּ֥וֹת לִבּֽוֹ
Akılsız anlayıştan zevk almaz, ancak kalbini açığa çıkarmaktan zevk alır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 21:1
·
Tevrat
פַּלְגֵי־מַ֣יִם לֶב־מֶ֭לֶךְ בְּיַד־יְהוָ֑ה עַֽל־כָּל־אֲשֶׁ֖ר יַחְפֹּ֣ץ יַטֶּֽנּוּ
Kralın kalbi Yahve'nin elinde su kanallarıdır; her nereye isterse onu yöneltir.
Rut 3:13
·
Tevrat
לִ֣ינִי הַלַּ֗יְלָה וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ אִם־יִגְאָלֵ֥ךְ טוֹב֙ יִגְאָ֔ל וְאִם־לֹ֨א יַחְפֹּ֧ץ לְגָֽאֳלֵ֛ךְ וּגְאַלְתִּ֥יךְ אָנֹ֖כִי חַי־יְהוָ֑ה שִׁכְבִ֖י עַד־הַבֹּֽקֶר
Bu gece gecele ve sabahta olacak ki, eğer seni fidyeyle kurtarırsa iyi, fidyeyle kurtarsın; ve eğer seni fidyeyle kurtarmayı istemezse, Yahve yaşıyor ki ben seni fidyeyle kurtaracağım; sabaha kadar yat.
Örnek Ayetler (5)
Yunus 1:14
·
Tevrat
וַיִּקְרְא֨וּ אֶל־יְהוָ֜ה וַיֹּאמְר֗וּ אָנָּ֤ה יְהוָה֙ אַל־נָ֣א נֹאבְדָ֗ה בְּנֶ֨פֶשׁ֙ הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֔ה וְאַל־תִּתֵּ֥ן עָלֵ֖ינוּ דָּ֣ם נָקִ֑יא כִּֽי־אַתָּ֣ה יְהוָ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר חָפַ֖צְתָּ עָשִֽׂיתָ
Yahve'ye seslendiler ve dediler: 'Lütfen Yahve, bu adamın canı yüzünden yok olmayalım ve üzerimize suçsuz kanı verme; çünkü sen Yahve, nasıl istediysen öyle yaptın.'
Mezmurlar 40:7
·
Tevrat
זֶ֤בַח וּמִנְחָ֨ה לֹֽא־חָפַ֗צְתָּ אָ֭זְנַיִם כָּרִ֣יתָ לִּ֑י עוֹלָ֥ה וַ֝חֲטָאָ֗ה לֹ֣א שָׁאָֽלְתָּ
Kurban ve sunu istemedin, bana kulaklar açtın; yakmalık sunu ve günah sunusu istemedin.
Mezmurlar 41:12
·
Tevrat
בְּזֹ֣את יָ֭דַעְתִּי כִּֽי־חָפַ֣צְתָּ בִּ֑י כִּ֤י לֹֽא־יָרִ֖יעַ אֹיְבִ֣י עָלָֽי
Benden hoşnut olduğunu bununla bildim, çünkü düşmanım üzerime zafer çığlığı atmaz.
Mezmurlar 51:8
·
Tevrat
הֵן־אֱ֭מֶת חָפַ֣צְתָּ בַטֻּח֑וֹת וּ֝בְסָתֻ֗ם חָכְמָ֥ה תוֹדִיעֵֽנִי
İşte, iç kısımlarda gerçeği istedin ve gizlilikte bana bilgeliği bildirirsin.
Yasa'nın Tekrarı 21:14
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה אִם־לֹ֧א חָפַ֣צְתָּ בָּ֗הּ וְשִׁלַּחְתָּהּ֙ לְנַפְשָׁ֔הּ וּמָכֹ֥ר לֹא־תִמְכְּרֶ֖נָּה בַּכָּ֑סֶף לֹא־תִתְעַמֵּ֣ר בָּ֔הּ תַּ֖חַת אֲשֶׁ֥ר עִנִּיתָֽהּ
Ve olacak ki, eğer ondan hoşlanmazsan, onu canına göndereceksin; ve onu kesinlikle gümüşle satmayacaksın, onu alçalttığın için ona köle gibi davranmayacaksın.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 18:23
·
Tevrat
הֶחָפֹ֤ץ אֶחְפֹּץ֙ מ֣וֹת רָשָׁ֔ע נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הֲל֛וֹא בְּשׁוּב֥וֹ מִדְּרָכָ֖יו וְחָיָֽה
Kötünün ölümünü gerçekten ister miyim? Efendi Yahve'nin bildirisidir; yollarından dönmesini ve yaşamasını değil mi?
Hezekiel 18:32
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֤א אֶחְפֹּץ֙ בְּמ֣וֹת הַמֵּ֔ת נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וְהָשִׁ֖יבוּ וִֽחְיֽוּ
Çünkü ölenin ölümünden hoşlanmıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; dönün ve yaşayın.
Hezekiel 33:11
·
Tevrat
אֱמֹ֨ר אֲלֵיהֶ֜ם חַי־אָ֣נִי נְאֻ֣ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִם־אֶחְפֹּץ֙ בְּמ֣וֹת הָרָשָׁ֔ע כִּ֣י אִם־בְּשׁ֥וּב רָשָׁ֛ע מִדַּרְכּ֖וֹ וְחָיָ֑ה שׁ֣וּבוּ שׁ֜וּבוּ מִדַּרְכֵיכֶ֧ם הָרָעִ֛ים וְלָ֥מָּה תָמ֖וּתוּ בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onlara söyle: Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kötü kişinin ölümünü istemem, ancak kötü kişinin kendi yolundan dönmesini ve yaşamasını isterim. Dönün, kötü yollarınızdan dönün; neden ölesiniz, ey İsrail evi?
Eyüp 13:3
·
Tevrat
אוּלָ֗ם אֲ֭נִי אֶל־שַׁדַּ֣י אֲדַבֵּ֑ר וְהוֹכֵ֖חַ אֶל־אֵ֣ל אֶחְפָּֽץ
Ama ben Şaddai'ye konuşacağım ve Tanrı ile tartışmayı isterim.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 22:20
·
Tevrat
וַיֹּצֵ֥א לַמֶּרְחָ֖ב אֹתִ֑י יְחַלְּצֵ֖נִי כִּי־חָ֥פֵֽץ בִּֽי
Beni geniş bir yere çıkardı; beni kurtardı, çünkü benden hoşnut oldu.
Mezmurlar 18:20
·
Tevrat
וַיּוֹצִיאֵ֥נִי לַמֶּרְחָ֑ב יְ֝חַלְּצֵ֗נִי כִּ֘י חָ֥פֵֽץ בִּֽי
Ve beni genişliğe çıkardı; beni kurtardı, çünkü benden hoşnut oldu.
Mezmurlar 22:9
·
Tevrat
גֹּ֣ל אֶל־יְהוָ֣ה יְפַלְּטֵ֑הוּ יַ֝צִּילֵ֗הוּ כִּ֘י חָ֥פֵֽץ בּֽוֹ
Yahve'nin üzerine yuvarla, onu kurtarsın; onu çekip alsın, çünkü ondan hoşnuttur.
Örnek Ayetler (3)
Ezgiler Ezgisi 2:7
·
Tevrat
הִשְׁבַּ֨עְתִּי אֶתְכֶ֜ם בְּנ֤וֹת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ בִּצְבָא֔וֹת א֖וֹ בְּאַיְל֣וֹת הַשָּׂדֶ֑ה אִם־תָּעִ֧ירוּ וְֽאִם־תְּעֽוֹרְר֛וּ אֶת־הָאַהֲבָ֖ה עַ֥ד שֶׁתֶּחְפָּֽץ
Size yemin ettiriyorum, ey Yeruşalim kızları, ceylanlar veya kırın geyikleri üzerine; o isteyene kadar sevgiyi uyandırmayın ve ayaklandırmayın.
Ezgiler Ezgisi 3:5
·
Tevrat
הִשְׁבַּ֨עְתִּי אֶתְכֶ֜ם בְּנ֤וֹת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ בִּצְבָא֔וֹת א֖וֹ בְּאַיְל֣וֹת הַשָּׂדֶ֑ה אִם־תָּעִ֧ירוּ וְֽאִם־תְּעֽוֹרְר֛וּ אֶת־הָאַהֲבָ֖ה עַ֥ד שֶׁתֶּחְפָּֽץ
Yeruşalim kızları, ceylanlar veya kırın geyikleri üzerine size yemin ettiriyorum; o isteyene kadar sevgiyi uyandırmayın ve canlandırmayın.
Ezgiler Ezgisi 8:4
·
Tevrat
הִשְׁבַּ֥עְתִּי אֶתְכֶ֖ם בְּנ֣וֹת יְרוּשָׁלִָ֑ם מַה־תָּעִ֧ירוּ וּֽמַה־תְּעֹֽרְר֛וּ אֶת־הָאַהֲבָ֖ה עַ֥ד שֶׁתֶּחְפָּֽץ
Size yemin ettiriyorum, ey Yeruşalim kızları, o isteyene kadar aşkı neden uyandırasınız ve neden kışkırtasınız?
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 6:10
·
Tevrat
עַל־מִ֨י אֲדַבְּרָ֤ה וְאָעִ֨ידָה֙ וְיִשְׁמָ֔עוּ הִנֵּה֙ עֲרֵלָ֣ה אָזְנָ֔ם וְלֹ֥א יוּכְל֖וּ לְהַקְשִׁ֑יב הִנֵּ֣ה דְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֥ה לָהֶ֛ם לְחֶרְפָּ֖ה לֹ֥א יַחְפְּצוּ־בֽוֹ
Kime konuşayım ve tanıklık edeyim ve işitsinler? İşte onların kulağı sünnetsizdir ve dikkat etmeye güçleri yetmez; işte Yahve'nin sözü onlara utanç oldu, ondan zevk almazlar.
Yeşaya 13:17
·
Tevrat
הִנְנִ֛י מֵעִ֥יר עֲלֵיהֶ֖ם אֶת־מָדָ֑י אֲשֶׁר־כֶּ֨סֶף֙ לֹ֣א יַחְשֹׁ֔בוּ וְזָהָ֖ב לֹ֥א יַחְפְּצוּ־בֽוֹ
İşte, onlara karşı Medleri uyandırıyorum; onlar ki gümüşü saymazlar ve altından hoşlanmazlar.
Mezmurlar 68:31
·
Tevrat
גְּעַ֨ר חַיַּ֪ת קָנֶ֡ה עֲדַ֤ת אַבִּירִ֨ים בְּעֶגְלֵ֬י עַמִּ֗ים מִתְרַפֵּ֥ס בְּרַצֵּי־כָ֑סֶף בִּזַּ֥ר עַ֝מִּ֗ים קְרָב֥וֹת יֶחְפָּֽצוּ
Kamışlıktaki canavarı, halkların buzağılarıyla birlikte boğalar sürüsünü azar; gümüş parçalarıyla boyun eğene dek. Savaş isteyen halkları dağıt.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 58:2
·
Tevrat
וְאוֹתִ֗י י֥וֹם יוֹם֙ יִדְרֹשׁ֔וּן וְדַ֥עַת דְּרָכַ֖י יֶחְפָּצ֑וּן כְּג֞וֹי אֲשֶׁר־צְדָקָ֣ה עָשָׂ֗ה וּמִשְׁפַּ֤ט אֱלֹהָיו֙ לֹ֣א עָזָ֔ב יִשְׁאָל֨וּנִי֙ מִשְׁפְּטֵי־צֶ֔דֶק קִרְבַ֥ת אֱלֹהִ֖ים יֶחְפָּצֽוּן
Ve beni günden güne ararlar ve yollarımı bilmeyi isterler; doğruluk yapan ve Tanrısının adaletini bırakmayan bir ulus gibi benden doğruluk hükümleri isterler, Tanrı'ya yaklaşmayı isterler.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 51:18
·
Tevrat
כִּ֤י לֹא־תַחְפֹּ֣ץ זֶ֣בַח וְאֶתֵּ֑נָה ע֝וֹלָ֗ה לֹ֣א תִרְצֶֽה
Çünkü kurban istemezsin ki vereyim; yakmalık sunu kabul etmezsin.
Mezmurlar 51:21
·
Tevrat
אָ֤ז תַּחְפֹּ֣ץ זִבְחֵי־צֶ֭דֶק עוֹלָ֣ה וְכָלִ֑יל אָ֤ז יַעֲל֖וּ עַל־מִזְבַּחֲךָ֣ פָרִֽים
O zaman doğruluk kurbanlarını, yakmalık sunuyu ve tümüyle yanan sunuyu istersin; o zaman sunağının üzerine boğalar sunarlar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 42:22
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ יָדֹ֣עַ תֵּֽדְע֔וּ כִּ֗י בַּחֶ֛רֶב בָּרָעָ֥ב וּבַדֶּ֖בֶר תָּמ֑וּתוּ בַּמָּקוֹם֙ אֲשֶׁ֣ר חֲפַצְתֶּ֔ם לָב֖וֹא לָג֥וּר שָֽׁם
Ve şimdi kesinlikle bilin ki, oraya gitmek ve orada konaklamak istediğiniz yerde kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla öleceksiniz.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 21:14
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ לָ֭אֵל ס֣וּר מִמֶּ֑נּוּ וְדַ֥עַת דְּ֝רָכֶ֗יךָ לֹ֣א חָפָֽצְנוּ
Ve Tanrı'ya derler: 'Bizden uzaklaş; ve yollarının bilgisini istemiyoruz.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 66:3
·
Tevrat
שׁוֹחֵ֨ט הַשּׁ֜וֹר מַכֵּה־אִ֗ישׁ זוֹבֵ֤חַ הַשֶּׂה֙ עֹ֣רֵֽף כֶּ֔לֶב מַעֲלֵ֤ה מִנְחָה֙ דַּם־חֲזִ֔יר מַזְכִּ֥יר לְבֹנָ֖ה מְבָ֣רֵֽךְ אָ֑וֶן גַּם־הֵ֗מָּה בָּֽחֲרוּ֙ בְּדַרְכֵיהֶ֔ם וּבְשִׁקּוּצֵיהֶ֖ם נַפְשָׁ֥ם חָפֵֽצָה
Sığırı kesen adamı vuran gibidir, kuzuyu kurban eden köpeğin boynunu kıran gibidir, sunu sunan domuz kanı sunan gibidir, günnük anımsatıcı sunan kötülüğü bereketleyen gibidir; ayrıca onlar yollarını seçtiler ve canları iğrençliklerinden hoşlandı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 18:23
·
Tevrat
הֶחָפֹ֤ץ אֶחְפֹּץ֙ מ֣וֹת רָשָׁ֔ע נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה הֲל֛וֹא בְּשׁוּב֥וֹ מִדְּרָכָ֖יו וְחָיָֽה
Kötünün ölümünü gerçekten ister miyim? Efendi Yahve'nin bildirisidir; yollarından dönmesini ve yaşamasını değil mi?
Örnek Ayetler (5 / 15)
2. Samuel 23:5
·
Tevrat
כִּֽי־לֹא־כֵ֥ן בֵּיתִ֖י עִם־אֵ֑ל כִּי֩ בְרִ֨ית עוֹלָ֜ם שָׂ֣ם לִ֗י עֲרוּכָ֤ה בַכֹּל֙ וּשְׁמֻרָ֔ה כִּֽי־כָל־יִשְׁעִ֥י וְכָל־חֵ֖פֶץ כִּֽי־לֹ֥א יַצְמִֽיחַ
Çünkü Tanrı ile evim böyle değil mi? Çünkü bana her şeyde düzenlenmiş ve korunmuş sonsuz antlaşma yaptı; çünkü bütün kurtuluşum ve bütün arzu, filizlendirmeyecek mi?
Yeremya 22:28
·
Tevrat
הַעֶ֨צֶב נִבְזֶ֜ה נָפ֗וּץ הָאִ֤ישׁ הַזֶּה֙ כָּנְיָ֔הוּ אִ֨ם־כְּלִ֔י אֵ֥ין חֵ֖פֶץ בּ֑וֹ מַדּ֤וּעַ הֽוּטֲלוּ֙ ה֣וּא וְזַרְע֔וֹ וְהֻ֨שְׁלְכ֔וּ עַל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֥ר לֹא־יָדָֽעוּ
Bu adam Konya, hor görülen, kırılmış bir kap mı, yoksa kendisinde hoşnutluk olmayan bir kap mı? Neden o ve soyu fırlatıldılar ve bilmedikleri diyara atıldılar?
Yeremya 48:38
·
Tevrat
עַ֣ל כָּל־גַּגּ֥וֹת מוֹאָ֛ב וּבִרְחֹבֹתֶ֖יהָ כֻּלֹּ֣ה מִסְפֵּ֑ד כִּֽי־שָׁבַ֣רְתִּי אֶת־מוֹאָ֗ב כִּכְלִ֛י אֵֽין־חֵ֥פֶץ בּ֖וֹ נְאֻם־יְהוָֽה
Moab'ın bütün damları üzerinde ve meydanlarında bütünüyle yas vardır; çünkü Moab'ı kendisinden zevk alınmayan bir kap gibi kırdım, Yahve'nin bildirisidir.
Hoşea 8:8
·
Tevrat
נִבְלַ֖ע יִשְׂרָאֵ֑ל עַתָּה֙ הָי֣וּ בַגּוֹיִ֔ם כִּכְלִ֖י אֵֽין־חֵ֥פֶץ בּֽוֹ
İsrail yutuldu; şimdi uluslar arasında kendisinden zevk alınmayan bir kap gibi oldular.
1. Samuel 18:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שָׁא֜וּל כֹּֽה־תֹאמְר֣וּ לְדָוִ֗ד אֵֽין־חֵ֤פֶץ לַמֶּ֨לֶךְ֙ בְּמֹ֔הַר כִּ֗י בְּמֵאָה֙ עָרְל֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֔ים לְהִנָּקֵ֖ם בְּאֹיְבֵ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וְשָׁא֣וּל חָשַׁ֔ב לְהַפִּ֥יל אֶת־דָּוִ֖ד בְּיַד־פְּלִשְׁתִּֽים
Saul dedi: 'Davut'a şöyle diyeceksiniz: Kralın çeyizde isteği yoktur, ancak kralın düşmanlarından öç almak için yüz Filistli sünnet derisinde.' Fakat Saul Davut'u Filistlilerin eline düşürmeyi düşündü.
Örnek Ayetler (3 / 7)
1. Samuel 15:22
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שְׁמוּאֵ֗ל הַחֵ֤פֶץ לַֽיהוָה֙ בְּעֹל֣וֹת וּזְבָחִ֔ים כִּשְׁמֹ֖עַ בְּק֣וֹל יְהוָ֑ה הִנֵּ֤ה שְׁמֹ֨עַ֙ מִזֶּ֣בַח ט֔וֹב לְהַקְשִׁ֖יב מֵחֵ֥לֶב אֵילִֽים
Samuel dedi: 'Yahve'nin yakmalık sunulardan ve kurbanlardan hoşnutluğu, Yahve'nin sesini dinlemek kadar mıdır? İşte, dinlemek kurbandan, kulak vermek koçların yağından iyidir.'
Eyüp 22:3
·
Tevrat
הַחֵ֣פֶץ לְ֭שַׁדַּי כִּ֣י תִצְדָּ֑ק וְאִם־בֶּ֝֗צַע כִּֽי־תַתֵּ֥ם דְּרָכֶֽיךָ
Doğru kişi olman Şaddai'ye zevk midir? Ve yollarını kusursuz yapman kazanç mıdır?
Vaiz 5:7
·
Tevrat
אִם־עֹ֣שֶׁק רָ֠שׁ וְגֵ֨זֶל מִשְׁפָּ֤ט וָצֶ֨דֶק֙ תִּרְאֶ֣ה בַמְּדִינָ֔ה אַל־תִּתְמַ֖הּ עַל־הַחֵ֑פֶץ כִּ֣י גָבֹ֜הַּ מֵעַ֤ל גָּבֹ֨הַ֙ שֹׁמֵ֔ר וּגְבֹהִ֖ים עֲלֵיהֶֽם
Eğer eyalette yoksulun ezildiğini ve adaletin ve doğruluğun zorla alındığını görürsen, bu olaya şaşma; çünkü yüksek olanın üzerinde yüksek olan gözetler, ve onların üzerinde daha yüksek olanlar vardır.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 48:14
·
Tevrat
הִקָּבְצ֤וּ כֻלְּכֶם֙ וּֽשֲׁמָ֔עוּ מִ֥י בָהֶ֖ם הִגִּ֣יד אֶת־אֵ֑לֶּה יְהוָ֣ה אֲהֵב֔וֹ יַעֲשֶׂ֤ה חֶפְצוֹ֙ בְּבָבֶ֔ל וּזְרֹע֖וֹ כַּשְׂדִּֽים
Hepiniz toplanın ve dinleyin; onlardan kim bunları bildirdi? Yahve onu sevdi; Babil'de arzusunu yapacak ve kolu Kildaniler'de.
1. Krallar 5:24
·
Tevrat
וַיְהִ֨י חִיר֜וֹם נֹתֵ֣ן לִשְׁלֹמֹ֗ה עֲצֵ֧י אֲרָזִ֛ים וַעֲצֵ֥י בְרוֹשִׁ֖ים כָּל־חֶפְצֽוֹ
Böylece Hiram Süleyman'a sedir ağaçları ve çam ağaçları, bütün isteğini veriyordu.
1. Krallar 9:11
·
Tevrat
חִירָ֣ם מֶֽלֶךְ־צֹ֠ר נִשָּׂ֨א אֶת־שְׁלֹמֹ֜ה בַּעֲצֵי֩ אֲרָזִ֨ים וּבַעֲצֵ֧י בְרוֹשִׁ֛ים וּבַזָּהָ֖ב לְכָל־חֶפְצ֑וֹ אָ֡ז יִתֵּן֩ הַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֤ה לְחִירָם֙ עֶשְׂרִ֣ים עִ֔יר בְּאֶ֖רֶץ הַגָּלִֽיל
Sur kralı Hiram Süleyman'ı bütün arzusuna göre sedir ağaçlarıyla, selvi ağaçlarıyla ve altınla desteklemişti; o zaman kral Süleyman Hiram'a Celile diyarında yirmi şehir verdi.
Mezmurlar 1:2
·
Tevrat
כִּ֤י אִ֥ם בְּתוֹרַ֥ת יְהוָ֗ה חֶ֫פְצ֥וֹ וּֽבְתוֹרָת֥וֹ יֶהְגֶּ֗ה יוֹמָ֥ם וָלָֽיְלָה
Ancak onun zevki Yahve'nin yasasındadır ve gündüz ve gece onun yasası üzerinde mırıldanır.
Eyüp 21:21
·
Tevrat
כִּ֤י מַה־חֶפְצ֣וֹ בְּבֵית֣וֹ אַחֲרָ֑יו וּמִסְפַּ֖ר חֳדָשָׁ֣יו חֻצָּֽצוּ
Çünkü aylarının sayısı kesildiğinde, kendisinden sonra evinde ne zevki vardır?
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 44:28
·
Tevrat
הָאֹמֵ֤ר לְכ֨וֹרֶשׁ֙ רֹעִ֔י וְכָל־חֶפְצִ֖י יַשְׁלִ֑ם וְלֵאמֹ֤ר לִירוּשָׁלִַ֨ם֙ תִּבָּנֶ֔ה וְהֵיכָ֖ל תִּוָּסֵֽד
Koreş için, 'O benim çobanımdır ve bütün arzumu tamamlayacaktır' diyen ve Yeruşalim için, 'İnşa edilecek' ve tapınak için, 'Temeli atılacak' diyen;
Yeşaya 46:10
·
Tevrat
מַגִּ֤יד מֵֽרֵאשִׁית֙ אַחֲרִ֔ית וּמִקֶּ֖דֶם אֲשֶׁ֣ר לֹא־נַעֲשׂ֑וּ אֹמֵר֙ עֲצָתִ֣י תָק֔וּם וְכָל־חֶפְצִ֖י אֶעֱשֶֽׂה
Başlangıçtan sonu ve eskiden yapılmayanları bildiren, 'Tasarım duracak ve bütün arzumu yapacağım' diyen;
1. Krallar 5:23
·
Tevrat
עֲ֠בָדַי יֹרִ֨דוּ מִן־הַלְּבָנ֜וֹן יָ֗מָּה וַ֠אֲנִי אֲשִׂימֵ֨ם דֹּבְר֤וֹת בַּיָּם֙ עַֽד־הַמָּק֞וֹם אֲשֶׁר־תִּשְׁלַ֥ח אֵלַ֛י וְנִפַּצְתִּ֥ים שָׁ֖ם וְאַתָּ֣ה תִשָּׂ֑א וְאַתָּה֙ תַּעֲשֶׂ֣ה אֶת־חֶפְצִ֔י לָתֵ֖ת לֶ֥חֶם בֵּיתִֽי
Kullarım Lübnan'dan denize indirecekler ve ben onları denizde sallar yapacağım, bana bildireceğin yere kadar; ve onları orada çözeceğim ve sen alacaksın; ve sen evime yiyecek vermek için isteğimi yapacaksın.
Mezmurlar 16:3
·
Tevrat
לִ֭קְדוֹשִׁים אֲשֶׁר־בָּאָ֣רֶץ הֵ֑מָּה וְ֝אַדִּירֵ֗י כָּל־חֶפְצִי־בָֽם
Yerdeki kutsallara gelince, onlar soylulardır; bütün zevkim onlardadır.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 10:13
·
Tevrat
וְהַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה נָתַ֣ן לְמַֽלְכַּת־שְׁבָ֗א אֶת־כָּל־חֶפְצָהּ֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔לָה מִלְּבַד֙ אֲשֶׁ֣ר נָֽתַן־לָ֔הּ כְּיַ֖ד הַמֶּ֣לֶךְ שְׁלֹמֹ֑ה וַתֵּ֛פֶן וַתֵּ֥לֶךְ לְאַרְצָ֖הּ הִ֥יא וַעֲבָדֶֽיהָ
Kral Süleyman, Kral Süleyman'ın eliyle ona verdiğinden başka, Şeba kraliçesine dilediği her arzusunu verdi; böylece o ve kulları dönüp kendi diyarına gitti.
2. Tarihler 9:12
·
Tevrat
וְהַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה נָתַ֣ן לְמַֽלְכַּת־שְׁבָ֗א אֶת־כָּל־חֶפְצָהּ֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔לָה מִלְּבַ֖ד אֲשֶׁר־הֵבִ֣יאָה אֶל־הַמֶּ֑לֶךְ וַֽתַּהֲפֹ֛ךְ וַתֵּ֥לֶךְ לְאַרְצָ֖הּ הִ֥יא וַעֲבָדֶֽיהָ
Kral Süleyman, krala getirdiğinin dışında, istediği bütün arzusunu Şeba kraliçesine verdi. Böylece o ve kulları dönüp diyarına gitti.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 58:13
·
Tevrat
אִם־תָּשִׁ֤יב מִשַּׁבָּת֙ רַגְלֶ֔ךָ עֲשׂ֥וֹת חֲפָצֶ֖יךָ בְּי֣וֹם קָדְשִׁ֑י וְקָרָ֨אתָ לַשַּׁבָּ֜ת עֹ֗נֶג לִקְד֤וֹשׁ יְהוָה֙ מְכֻבָּ֔ד וְכִבַּדְתּוֹ֙ מֵעֲשׂ֣וֹת דְּרָכֶ֔יךָ מִמְּצ֥וֹא חֶפְצְךָ֖ וְדַבֵּ֥ר דָּבָֽר
Eğer kutsal günümde isteklerini yapmaktan, Şabat'tan ayağını döndürürsen ve Şabat'a zevk, Yahve'nin kutsalına onurlu diye çağırırsan ve yollarını yapmaktan, isteğini bulmaktan ve söz konuşmaktan onu onurlandırırsan;
Süleyman'ın Özdeyişleri 3:15
·
Tevrat
יְקָ֣רָה הִ֭יא מִפְּנִינִ֑ים וְכָל־חֲ֝פָצֶ֗יךָ לֹ֣א יִֽשְׁווּ־בָֽהּ
O mercanlardan değerlidir ve bütün arzuların ona eşit olmaz.