75
Kullanım
8
Lemma
28
Türev
52
Anlam
8 lemma, 28 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חֶמְדָּה Lemma | hemda | arzu, arzu, istek, değerli şey | İsim | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Yeremya 3:19 · Tevrat וְאָנֹכִ֣י אָמַ֗רְתִּי אֵ֚יךְ אֲשִׁיתֵ֣ךְ בַּבָּנִ֔ים וְאֶתֶּן־לָךְ֙ אֶ֣רֶץ חֶמְדָּ֔ה נַחֲלַ֥ת צְבִ֖י צִבְא֣וֹת גּוֹיִ֑ם וָאֹמַ֗ר אָבִי֙ תִּקְרְאִי־לִ֔י וּמֵאַחֲרַ֖י לֹ֥א תָשֽׁוּבִי Ve ben dedim: 'Seni oğullar arasına nasıl koyacağım ve sana arzu edilen yeri, ulusların ordularının en güzel mirasını vereceğim?' Ve dedim: 'Bana Babam diye çağıracaksın ve ardımdan dönmeyeceksin.' Yeremya 25:34 · Tevrat הֵילִ֨ילוּ הָרֹעִ֜ים וְזַעֲק֗וּ וְהִֽתְפַּלְּשׁוּ֙ אַדִּירֵ֣י הַצֹּ֔אן כִּֽי־מָלְא֥וּ יְמֵיכֶ֖ם לִטְב֑וֹחַ וּתְפוֹצ֣וֹתִיכֶ֔ם וּנְפַלְתֶּ֖ם כִּכְלִ֥י חֶמְדָּֽה Feryat edin ey çobanlar ve bağırın, ve yuvarlanın ey sürünün soyluları; çünkü boğazlanma günleriniz ve dağılmalarınız doldu, ve değerli bir kap gibi düşeceksiniz. Hoşea 13:15 · Tevrat כִּ֣י ה֔וּא בֵּ֥ן אַחִ֖ים יַפְרִ֑יא יָב֣וֹא קָדִים֩ ר֨וּחַ יְהוָ֜ה מִמִּדְבָּ֣ר עֹלֶ֗ה וְיֵב֤וֹשׁ מְקוֹרוֹ֙ וְיֶחֱרַ֣ב מַעְיָנ֔וֹ ה֣וּא יִשְׁסֶ֔ה אוֹצַ֖ר כָּל־כְּלִ֥י חֶמְדָּֽה Çünkü o kardeşler arasında meyve verecek; çölden çıkan Yahve'nin rüzgarı, doğu rüzgarı gelecek ve onun kaynağı kuruyacak ve onun pınarı kuruyacak; o bütün arzu edilen eşyalarının hazinesini yağmalayacak. Nahum 2:10 · Tevrat בֹּ֥זּוּ כֶ֖סֶף בֹּ֣זּוּ זָהָ֑ב וְאֵ֥ין קֵ֨צֶה֙ לַתְּכוּנָ֔ה כָּבֹ֕ד מִכֹּ֖ל כְּלִ֥י חֶמְדָּֽה Gümüşü yağmalayın, altını yağmalayın; ve hazinenin sonu yoktur, her arzu edilen eşyadan yücelik vardır. Zekeriya 7:14 · Tevrat וְאֵ֣סָעֲרֵ֗ם עַ֤ל כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יְדָע֔וּם וְהָאָ֨רֶץ֙ נָשַׁ֣מָּה אַֽחֲרֵיהֶ֔ם מֵֽעֹבֵ֖ר וּמִשָּׁ֑ב וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶֽרֶץ־חֶמְדָּ֖ה לְשַׁמָּֽה Ve onları bilmedikleri bütün ulusların üzerine fırtınayla dağıttım; ve yer arkalarından geçenden ve dönenden ıssız kaldı. Ve arzu edilen yeri ıssızlık yaptılar. | ||||||
חֶמְדַּת | hemdat | arzusunun, arzu, istek, değerli şey | İsim | 4 | ||
חֶמְדָּתֵךְ | hemdatekh | senin arzun, arzu, istek, değerli şey | Zamir | 1 | ||
חֲמַדְתֶּם | hamadtem | arzuladınız, arzulamak, istemek, tamah etmek | Zamir | 1 | ||
הַחֶמְדָּֽה | ha-hemda | arzuyu, arzu, istek, değerli şey | İsim | 1 | ||
חֶמְדָּתִי | hemdati | arzum, arzu, istek, değerli şey | Zamir | 1 | ||
חָמַד Lemma | hamad | arzuladı, arzulamak, imrenmek, hoşlanmak | Fiil | 8 | ||
תַחְמֹד | tahmod | arzulayacaksın, arzulamak, göz dikmek, imrenmek | Fiil | 5 | ||
חִמַּדְתִּי | himmadti | arzuladım, arzulamak, şiddetle istemek, imrenmek | Fiil | 2 | ||
נֶחְמָד | nehmad | arzu edilen, arzu edilen, hoş, çekici | Fiil | 2 | ||
וְנֶחְמָד | ve-nehmad | ve arzu edilen, arzu etmek, istemek, hoşlanmak | Fiil | 1 | ||
וַחֲמוּדֵיהֶם | va-hamudeyhem | ve onların arzu edilen şeyleri, arzu edilen şey, değerli eşya, kıymetli | Zamir | 1 | ||
וְנֶחְמְדֵֽהוּ | ve-nehmedehu | ve onu arzulayacağız, arzulamak, istemek, imrenmek | Zamir | 1 | ||
יַחְמֹד | yahmod | arzulayacak, arzulamak, istemek, imrenmek, tamah etmek | Fiil | 1 | ||
חָמְדוּ | hamedu | arzuladılar, arzulamak, imrenmek, göz dikmek | Fiil | 1 | ||
הַֽנֶּחֱמָדִים | ha-nnehemadim | arzulananlar, arzulanan, hoş, çekici | Fiil | 1 | ||
בַּחֲמוּדוֹ | ba-hamudo | onun arzusunda, arzu, istek, değerli şey | Zamir | 1 | ||
וְחָמְדוּ | ve-hamedu | ve arzuladılar, arzulamak, istemek, göz dikmek | Fiil | 1 | ||
חֲמוּדוֹ | hamudo | onun arzu edilen şeyi, arzu edilen şey, değerli eşya, çekici olan | Zamir | 1 | ||
חֲמַדְתֶּם | hamadtem | arzuladınız, arzulamak, imrenmek, hoşlanmak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 3:19
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֣י אָמַ֗רְתִּי אֵ֚יךְ אֲשִׁיתֵ֣ךְ בַּבָּנִ֔ים וְאֶתֶּן־לָךְ֙ אֶ֣רֶץ חֶמְדָּ֔ה נַחֲלַ֥ת צְבִ֖י צִבְא֣וֹת גּוֹיִ֑ם וָאֹמַ֗ר אָבִי֙ תִּקְרְאִי־לִ֔י וּמֵאַחֲרַ֖י לֹ֥א תָשֽׁוּבִי
Ve ben dedim: 'Seni oğullar arasına nasıl koyacağım ve sana arzu edilen yeri, ulusların ordularının en güzel mirasını vereceğim?' Ve dedim: 'Bana Babam diye çağıracaksın ve ardımdan dönmeyeceksin.'
Yeremya 25:34
·
Tevrat
הֵילִ֨ילוּ הָרֹעִ֜ים וְזַעֲק֗וּ וְהִֽתְפַּלְּשׁוּ֙ אַדִּירֵ֣י הַצֹּ֔אן כִּֽי־מָלְא֥וּ יְמֵיכֶ֖ם לִטְב֑וֹחַ וּתְפוֹצ֣וֹתִיכֶ֔ם וּנְפַלְתֶּ֖ם כִּכְלִ֥י חֶמְדָּֽה
Feryat edin ey çobanlar ve bağırın, ve yuvarlanın ey sürünün soyluları; çünkü boğazlanma günleriniz ve dağılmalarınız doldu, ve değerli bir kap gibi düşeceksiniz.
Hoşea 13:15
·
Tevrat
כִּ֣י ה֔וּא בֵּ֥ן אַחִ֖ים יַפְרִ֑יא יָב֣וֹא קָדִים֩ ר֨וּחַ יְהוָ֜ה מִמִּדְבָּ֣ר עֹלֶ֗ה וְיֵב֤וֹשׁ מְקוֹרוֹ֙ וְיֶחֱרַ֣ב מַעְיָנ֔וֹ ה֣וּא יִשְׁסֶ֔ה אוֹצַ֖ר כָּל־כְּלִ֥י חֶמְדָּֽה
Çünkü o kardeşler arasında meyve verecek; çölden çıkan Yahve'nin rüzgarı, doğu rüzgarı gelecek ve onun kaynağı kuruyacak ve onun pınarı kuruyacak; o bütün arzu edilen eşyalarının hazinesini yağmalayacak.
Nahum 2:10
·
Tevrat
בֹּ֥זּוּ כֶ֖סֶף בֹּ֣זּוּ זָהָ֑ב וְאֵ֥ין קֵ֨צֶה֙ לַתְּכוּנָ֔ה כָּבֹ֕ד מִכֹּ֖ל כְּלִ֥י חֶמְדָּֽה
Gümüşü yağmalayın, altını yağmalayın; ve hazinenin sonu yoktur, her arzu edilen eşyadan yücelik vardır.
Zekeriya 7:14
·
Tevrat
וְאֵ֣סָעֲרֵ֗ם עַ֤ל כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יְדָע֔וּם וְהָאָ֨רֶץ֙ נָשַׁ֣מָּה אַֽחֲרֵיהֶ֔ם מֵֽעֹבֵ֖ר וּמִשָּׁ֑ב וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶֽרֶץ־חֶמְדָּ֖ה לְשַׁמָּֽה
Ve onları bilmedikleri bütün ulusların üzerine fırtınayla dağıttım; ve yer arkalarından geçenden ve dönenden ıssız kaldı. Ve arzu edilen yeri ıssızlık yaptılar.
Örnek Ayetler (4)
Hagay 2:7
·
Tevrat
וְהִרְעַשְׁתִּי֙ אֶת־כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וּבָ֖אוּ חֶמְדַּ֣ת כָּל־הַגּוֹיִ֑ם וּמִלֵּאתִ֞י אֶת־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ כָּב֔וֹד אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve bütün ulusları sarsacağım ve bütün ulusların arzusu gelecek; ve bu evi yücelikle dolduracağım, dedi Ordular Yahve.
1. Samuel 9:20
·
Tevrat
וְלָאֲתֹנ֞וֹת הָאֹבְד֣וֹת לְךָ֗ הַיּוֹם֙ שְׁלֹ֣שֶׁת הַיָּמִ֔ים אַל־תָּ֧שֶׂם אֶֽת־לִבְּךָ֛ לָהֶ֖ם כִּ֣י נִמְצָ֑אוּ וּלְמִי֙ כָּל־חֶמְדַּ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל הֲל֣וֹא לְךָ֔ וּלְכֹ֖ל בֵּ֥ית אָבִֽיךָ
Ve bugün üç gündür kaybolan dişi eşeklerine gelince, kalbini onlara koyma, çünkü bulundular. Ve İsrail'in bütün arzusu kimindir? Senin ve babanın bütün evinin değil mi?'
2. Tarihler 36:10
·
Tevrat
וְלִתְשׁוּבַ֣ת הַשָּׁנָ֗ה שָׁלַח֙ הַמֶּ֣לֶךְ נְבֽוּכַדְנֶאצַּ֔ר וַיְבִאֵ֣הוּ בָבֶ֔לָה עִם־כְּלֵ֖י חֶמְדַּ֣ת בֵּית־יְהוָ֑ה וַיַּמְלֵךְ֙ אֶת־צִדְקִיָּ֣הוּ אָחִ֔יו עַל־יְהוּדָ֖ה וִֽירוּשָׁלִָֽם
Yılın dönüşünde kral Nebukadnessar gönderdi ve onu Yahve'nin evinin değerli eşyalarıyla birlikte Babil'e getirdi. Kardeşi Tsedekiya'yı Yahuda ve Yeruşalim üzerine kral yaptı.
Daniel 11:37
·
Tevrat
וְעַל־אֱלֹהֵ֤י אֲבֹתָיו֙ לֹ֣א יָבִ֔ין וְעַל־חֶמְדַּ֥ת נָשִׁ֛ים וְעַֽל־כָּל־אֱל֖וֹהַּ לֹ֣א יָבִ֑ין כִּ֥י עַל־כֹּ֖ל יִתְגַּדָּֽל
Babalarının ilahlarıyla da ilgilenmeyecek, ve kadınların arzusuyla ve hiçbir ilahla ilgilenmeyecek; çünkü hepsinin üzerinde büyüyecek.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 26:12
·
Tevrat
וְשָׁלְל֣וּ חֵילֵ֗ךְ וּבָֽזְזוּ֙ רְכֻלָּתֵ֔ךְ וְהָֽרְסוּ֙ חוֹמוֹתַ֔יִךְ וּבָתֵּ֥י חֶמְדָּתֵ֖ךְ יִתֹּ֑צוּ וַאֲבָנַ֤יִךְ וְעֵצַ֨יִךְ֙ וַֽעֲפָרֵ֔ךְ בְּת֥וֹךְ מַ֖יִם יָשִֽׂימוּ
Ve servetini yağmalayacaklar ve ticaret mallarını talan edecekler; ve surlarını yıkacaklar ve arzu edilen evlerini yıkacaklar; ve taşlarını, ağaçlarını ve toprağını suların içine koyacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 11:8
·
Tevrat
וְגַ֣ם אֱֽלֹהֵיהֶ֡ם עִם־נְסִֽכֵיהֶם֩ עִם־כְּלֵ֨י חֶמְדָּתָ֜ם כֶּ֧סֶף וְזָהָ֛ב בַּשְּׁבִ֖י יָבִ֣א מִצְרָ֑יִם וְהוּא֙ שָׁנִ֣ים יַעֲמֹ֔ד מִמֶּ֖לֶךְ הַצָּפֽוֹן
Ayrıca onların ilahlarını, dökme putlarıyla ve gümüş ve altın değerli kaplarıyla tutsak olarak Mısır'a getirecek; ve o, Kuzey kralından yıllarca uzak duracak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 2:16
·
Tevrat
וְעַ֖ל כָּל־אֳנִיּ֣וֹת תַּרְשִׁ֑ישׁ וְעַ֖ל כָּל־שְׂכִיּ֥וֹת הַחֶמְדָּֽה
Ve bütün Tarşiş gemilerinin üzerine ve bütün arzulanan teknelerin üzerine;
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 12:10
·
Tevrat
רֹעִ֤ים רַבִּים֙ שִֽׁחֲת֣וּ כַרְמִ֔י בֹּסְס֖וּ אֶת־חֶלְקָתִ֑י נָֽתְנ֛וּ אֶת־חֶלְקַ֥ת חֶמְדָּתִ֖י לְמִדְבַּ֥ר שְׁמָמָֽה
Çok çobanlar bağımı bozdular, payımı çiğnediler; arzu payımı ıssızlık çölüne verdiler.
Örnek Ayetler (2 / 8)
Mezmurlar 68:17
·
Tevrat
לָ֤מָּה תְּֽרַצְּדוּן֮ הָרִ֪ים גַּבְנֻ֫נִּ֥ים הָהָ֗ר חָמַ֣ד אֱלֹהִ֣ים לְשִׁבְתּ֑וֹ אַף־יְ֝הוָ֗ה יִשְׁכֹּ֥ן לָנֶֽצַח
Ey zirveli dağlar, Tanrı'nın oturmak için arzuladığı dağa neden hasetle bakıyorsunuz? Yahve de sonsuza dek oturacaktır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 12:12
·
Tevrat
חָמַ֣ד רָ֭שָׁע מְצ֣וֹד רָעִ֑ים וְשֹׁ֖רֶשׁ צַדִּיקִ֣ים יִתֵּֽן
Kötü kişi kötülerin avını arzuladı; doğruların kökü ise verir.
Örnek Ayetler (4)
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:25
·
Tevrat
אַל־תַּחְמֹ֣ד יָ֭פְיָהּ בִּלְבָבֶ֑ךָ וְאַל־תִּ֝קָּֽחֲךָ֗ בְּעַפְעַפֶּֽיהָ
Kalbinde onun güzelliğini arzulama ve göz kapaklarıyla seni yakalamasın.
Yasa'nın Tekrarı 5:21
·
Tevrat
וְלֹ֥א תַחְמֹ֖ד אֵ֣שֶׁת רֵעֶ֑ךָ וְלֹ֨א תִתְאַוֶּ֜ה בֵּ֣ית רֵעֶ֗ךָ שָׂדֵ֜הוּ וְעַבְדּ֤וֹ וַאֲמָתוֹ֙ שׁוֹר֣וֹ וַחֲמֹר֔וֹ וְכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר לְרֵעֶֽךָ
Ve komşunun karısına tamah etmeyeceksin; ve komşunun evini, tarlasını ve kulunu ve cariyesini, öküzünü ve eşeğini ve komşunun olan her şeyi arzulamayacaksın.
Yasa'nın Tekrarı 7:25
·
Tevrat
פְּסִילֵ֥י אֱלֹהֵיהֶ֖ם תִּשְׂרְפ֣וּן בָּאֵ֑שׁ לֹֽא־תַחְמֹד֩ כֶּ֨סֶף וְזָהָ֤ב עֲלֵיהֶם֙ וְלָקַחְתָּ֣ לָ֔ךְ פֶּ֚ן תִּוָּקֵ֣שׁ בּ֔וֹ כִּ֧י תוֹעֲבַ֛ת יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ הֽוּא
Onların ilahlarının oyma putlarını ateşte yakacaksınız; onların üzerindeki gümüşü ve altını arzu etmeyeceksin ve kendine almayacaksın, yoksa onunla tuzağa düşersin; çünkü o, Tanrın Yahve'nin iğrendiği şeydir.
Mısır'dan Çıkış 20:17
·
Tevrat
לֹ֥א תַחְמֹ֖ד בֵּ֣ית רֵעֶ֑ךָ לֹֽא־תַחְמֹ֞ד אֵ֣שֶׁת רֵעֶ֗ךָ וְעַבְדּ֤וֹ וַאֲמָתוֹ֙ וְשׁוֹר֣וֹ וַחֲמֹר֔וֹ וְכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר לְרֵעֶֽךָ
Komşunun evini arzulamayacaksın; komşunun karısını, kulunu, kadın kulunu, öküzünü, eşeğini ve komşunun olan hiçbir şeyi arzulamayacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 2:3
·
Tevrat
כְּתַפּ֨וּחַ֙ בַּעֲצֵ֣י הַיַּ֔עַר כֵּ֥ן דּוֹדִ֖י בֵּ֣ין הַבָּנִ֑ים בְּצִלּוֹ֙ חִמַּ֣דְתִּי וְיָשַׁ֔בְתִּי וּפִרְי֖וֹ מָת֥וֹק לְחִכִּֽי
Ormanın ağaçları arasında bir elma ağacı gibi, oğullar arasında sevgilim öyledir; onun gölgesini arzuladım ve oturdum ve onun meyvesi damağıma tatlıdır.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 21:20
·
Tevrat
אוֹצָ֤ר נֶחְמָ֣ד וָ֭שֶׁמֶן בִּנְוֵ֣ה חָכָ֑ם וּכְסִ֖יל אָדָ֣ם יְבַלְּעֶֽנּוּ
Bilgenin meskeninde değerli hazine ve yağ vardır; ama akılsız adam onu yutar.
Yaratılış 2:9
·
Tevrat
וַיַּצְמַ֞ח יְהוָ֤ה אֱלֹהִים֙ מִן־הָ֣אֲדָמָ֔ה כָּל־עֵ֛ץ נֶחְמָ֥ד לְמַרְאֶ֖ה וְט֣וֹב לְמַאֲכָ֑ל וְעֵ֤ץ הַֽחַיִּים֙ בְּת֣וֹךְ הַגָּ֔ן וְעֵ֕ץ הַדַּ֖עַת ט֥וֹב וָרָֽע
Yahve Tanrı görünüşü arzu edilen ve yiyecek için iyi olan her ağacı, bahçenin ortasında yaşam ağacını ve iyiyi ve kötüyü bilme ağacını topraktan bitirdi.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 3:6
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא הָֽאִשָּׁ֡ה כִּ֣י טוֹב֩ הָעֵ֨ץ לְמַאֲכָ֜ל וְכִ֧י תַֽאֲוָה־ה֣וּא לָעֵינַ֗יִם וְנֶחְמָ֤ד הָעֵץ֙ לְהַשְׂכִּ֔יל וַתִּקַּ֥ח מִפִּרְי֖וֹ וַתֹּאכַ֑ל וַתִּתֵּ֧ן גַּם־לְאִישָׁ֛הּ עִמָּ֖הּ וַיֹּאכַֽל
Kadın ağacın yiyecek için iyi olduğunu, gözlere arzu olduğunu ve ağacın akıllandırmak için arzulanır olduğunu gördü; meyvesinden aldı ve yedi, ayrıca yanındaki kocasına verdi ve o yedi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 44:9
·
Tevrat
יֹֽצְרֵי־פֶ֤סֶל כֻּלָּם֙ תֹּ֔הוּ וַחֲמוּדֵיהֶ֖ם בַּל־יוֹעִ֑ילוּ וְעֵדֵיהֶ֣ם הֵׄ֗מָּׄהׄ בַּל־יִרְא֛וּ וּבַל־יֵדְע֖וּ לְמַ֥עַן יֵבֹֽשׁוּ
Oyma put biçimlendirenlerin hepsi boşluktur ve arzuladıkları şeyler yarar sağlamazlar; ve onların tanıkları, onlar görmezler ve bilmezler, utanmaları için.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 53:2
·
Tevrat
וַיַּ֨עַל כַּיּוֹנֵ֜ק לְפָנָ֗יו וְכַשֹּׁ֨רֶשׁ֙ מֵאֶ֣רֶץ צִיָּ֔ה לֹא־תֹ֥אַר ל֖וֹ וְלֹ֣א הָדָ֑ר וְנִרְאֵ֥הוּ וְלֹֽא־מַרְאֶ֖ה וְנֶחְמְדֵֽהוּ
Onun önünde bir fidan gibi ve kurak yerden bir kök gibi büyüdü; onun şekli ve görkemi yoktu; onu gördük, ama arzulayacağımız bir görünüşü yoktu.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 34:24
·
Tevrat
כִּֽי־אוֹרִ֤ישׁ גּוֹיִם֙ מִפָּנֶ֔יךָ וְהִרְחַבְתִּ֖י אֶת־גְּבוּלֶ֑ךָ וְלֹא־יַחְמֹ֥ד אִישׁ֙ אֶֽת־אַרְצְךָ֔ בַּעֲלֹֽתְךָ֗ לֵרָאוֹת֙ אֶת־פְּנֵי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ שָׁלֹ֥שׁ פְּעָמִ֖ים בַּשָּׁנָֽה
Çünkü senin önünden ulusları kovacağım ve senin sınırını genişleteceğim; yılda üç defa Tanrın Yahve'nin yüzüne görünmek için çıktığında adam senin yerini arzulamayacak.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 1:22
·
Tevrat
עַד־מָתַ֣י פְּתָיִם֮ תְּֽאֵהֲב֫וּ פֶ֥תִי וְלֵצִ֗ים לָ֭צוֹן חָמְד֣וּ לָהֶ֑ם וּ֝כְסִילִ֗ים יִשְׂנְאוּ־דָֽעַת
'Ne zamana kadar saflar saflığı seveceksiniz, ve alaycılar kendileri için alay etmeyi arzulayacaklar ve akılsızlar bilgiden nefret edecekler?
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 19:11
·
Tevrat
הַֽנֶּחֱמָדִ֗ים מִ֭זָּהָב וּמִפַּ֣ז רָ֑ב וּמְתוּקִ֥ים מִ֝דְּבַ֗שׁ וְנֹ֣פֶת צוּפִֽים
Çok altından ve saf altından arzulananlardır; ve baldan ve peteklerin damlasından tatlıdırlar.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 20:20
·
Tevrat
כִּ֤י לֹא־יָדַ֣ע שָׁלֵ֣ו בְּבִטְנ֑וֹ בַּ֝חֲמוּד֗וֹ לֹ֣א יְמַלֵּֽט
Çünkü karnında rahatlık bilmedi; arzuladığıyla kurtarmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Mika 2:2
·
Tevrat
וְחָמְד֤וּ שָׂדוֹת֙ וְגָזָ֔לוּ וּבָתִּ֖ים וְנָשָׂ֑אוּ וְעָֽשְׁקוּ֙ גֶּ֣בֶר וּבֵית֔וֹ וְאִ֖ישׁ וְנַחֲלָתֽוֹ
Ve tarlaları arzuladılar ve gasp ettiler, ve evleri aldılar; adama ve evine, kişiye ve mirasına baskı yaptılar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 39:12
·
Tevrat
בְּֽתוֹכָ֘ח֤וֹת עַל־עָוֺ֨ן יִסַּ֬רְתָּ אִ֗ישׁ וַתֶּ֣מֶס כָּעָ֣שׁ חֲמוּד֑וֹ אַ֤ךְ הֶ֖בֶל כָּל־אָדָ֣ם סֶֽלָה
Suç için adamı azarlamalarla terbiye ettin ve onun arzulanan şeyini güve gibi erittin; ancak her insan boşluktur. Sela.