116
Kullanım
9
Lemma
38
Türev
64
Anlam
9 lemma, 38 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מַחֲלָה | mahala | hastalık, hastalık, zayıflık, acı | Fiil | 1 | ||
שֶׁחוֹלַת | şeholat | hasta olan, hasta, zayıf, güçsüz | Fiil | 1 | ||
לְהִתְחַלּוֹת | lehitḥallot | hasta olmak için, hasta olmak, zayıf düşmek, hasta numarası yapmak | Fiil | 1 | ||
וַיִּתְחָל | va-yyithal | ve zayıf düştü, zayıf düşmek, hastalanmak, kederlenmek | Fiil | 1 | ||
וַיָּחַל | vayyahal | ve zayıf düştü, zayıf düşmek, hastalanmak, acı çekmek | Fiil | 1 | ||
וְחָלָה | ve-hala | ve zayıf düştü, zayıf düşmek, hastalanmak, yalvarmak | Fiil | 1 | ||
מַחְלִי Lemma | mahli | Mahli, Mahli, hasta, zayıf | İsim | 11 | ||
Örnek Ayetler (4 / 11) 1. Tarihler 6:4 · Tevrat בְּנֵ֥י מְרָרִ֖י מַחְלִ֣י וּמֻשִׁ֑י וְאֵ֛לֶּה מִשְׁפְּח֥וֹת הַלֵּוִ֖י לַאֲבוֹתֵיהֶֽם Merari'nin oğulları: Mahli ve Muşi. Ve babalarına göre Levi'nin aileleri şunlardır: 1. Tarihler 6:14 · Tevrat בְּנֵ֥י מְרָרִ֖י מַחְלִ֑י לִבְנִ֥י בְנ֛וֹ שִׁמְעִ֥י בְנ֖וֹ עֻזָּ֥ה בְנֽוֹ Merari'nin oğulları: Mahli, onun oğlu Livni, onun oğlu Şimi, onun oğlu Uzza, 1. Tarihler 6:32 · Tevrat בֶּן־מַחְלִי֙ בֶּן־מוּשִׁ֔י בֶּן־מְרָרִ֖י בֶּן־לֵוִֽי Mahli'nin oğlu, Muşi'nin oğlu, Merari'nin oğlu, Levi'nin oğlu. 1. Tarihler 23:21 · Tevrat בְּנֵ֤י מְרָרִי֙ מַחְלִ֣י וּמוּשִׁ֔י בְּנֵ֥י מַחְלִ֖י אֶלְעָזָ֥ר וְקִֽישׁ Merari'nin oğulları: Mahli ve Muşi. Mahli'nin oğulları: Eleazar ve Kiş. | ||||||
לְמַחְלִי | le-mahli | Mahli'ye, Mahli, hastalık, zayıflık | İsim | 1 | ||
חַלֹּת Lemma | hallot | zayıf düşmek, zayıf düşmek, hasta olmak, yalvarmak | İsim | 5 | ||
וְחַלֹּת | ve-hallot | ve zayıf düşmek, zayıf düşmek, hasta olmak, yalvarmak | İsim | 4 | ||
חַלּוֹת | hallot | pideler, pide, delikli ekmek, çörek | İsim | 3 | ||
הַֽחַלָּה | ha-hhalla | delinmiş ekmek, delinmiş ekmek, halka ekmek, kurban ekmeği | İsim | 1 | ||
חַלָּה | halla | delikli çörek, delikli çörek, tatlı ekmek, kurban ekmeği | İsim | 1 | ||
וַיְחַל Lemma | vayhal | ve zayıf düştü, zayıf düşmek, hastalanmak, yalvarmak, yatıştırmak | Fiil | 4 | ||
לְחַלּוֹת | le-hallot | zayıf düşürmek, zayıf düşmek, hastalanmak, yalvarmak | Fiil | 2 | ||
יְחַלּוּ | yehallu | zayıf düşecekler, zayıf düşmek, hasta olmak, yalvarmak | Fiil | 2 | ||
חַלּוּ | hallu | zayıf düştüler, zayıf düşmek, hasta olmak, yalvarmak | Fiil | 1 | ||
חֳלָיֵנוּ | holayenu | hastalıklarımızı, hastalık, zayıflık, acı | Fiil | 1 | ||
וּלְחַלּוֹת | u-lehallot | ve yalvarmak, zayıf düşmek, hasta olmak, yalvarmak | Fiil | 1 | ||
וְחָלוּ | ve-halu | ve zayıf düştüler, zayıf düşmek, hasta olmak, acı çekmek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:12
·
Tevrat
תּוֹחֶ֣לֶת מְ֭מֻשָּׁכָה מַחֲלָה־לֵ֑ב וְעֵ֥ץ חַ֝יִּ֗ים תַּאֲוָ֥ה בָאָֽה
Uzamış beklenti kalbi hasta eder, ve gelen arzu yaşam ağacıdır.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 5:8
·
Tevrat
הִשְׁבַּ֥עְתִּי אֶתְכֶ֖ם בְּנ֣וֹת יְרוּשָׁלִָ֑ם אִֽם־תִּמְצְאוּ֙ אֶת־דּוֹדִ֔י מַה־תַּגִּ֣ידוּ ל֔וֹ שֶׁחוֹלַ֥ת אַהֲבָ֖ה אָֽנִי
Size ant içiriyorum Yeruşalim kızları; eğer sevgilimi bulursanız, ona ne bildireceksiniz? Benim aşk hastası olduğumu.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 13:2
·
Tevrat
וַיֵּ֨צֶר לְאַמְנ֜וֹן לְהִתְחַלּ֗וֹת בַּֽעֲבוּר֙ תָּמָ֣ר אֲחֹת֔וֹ כִּ֥י בְתוּלָ֖ה הִ֑יא וַיִּפָּלֵא֙ בְּעֵינֵ֣י אַמְנ֔וֹן לַעֲשׂ֥וֹת לָ֖הּ מְאֽוּמָה
Kız kardeşi Tamar uğruna Amnon'a hastalanacak kadar sıkıntı verdi; çünkü o bakireydi ve ona bir şey yapmak Amnon'un gözlerinde zor göründü.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 13:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֥ב אַמְנ֖וֹן וַיִּתְחָ֑ל וַיָּבֹ֨א הַמֶּ֜לֶךְ לִרְאֹת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר אַמְנ֤וֹן אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ תָּֽבוֹא־נָ֞א תָּמָ֣ר אֲחֹתִ֗י וּתְלַבֵּ֤ב לְעֵינַי֙ שְׁתֵּ֣י לְבִב֔וֹת וְאֶבְרֶ֖ה מִיָּדָֽהּ
Bunun üzerine Amnon yattı ve hastalandı. Kral onu görmeye gelince Amnon krala dedi ki: 'Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve gözlerimin önünde iki yürek çöreği yapsın ve onun elinden yiyeyim.'
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 1:2
·
Tevrat
וַיִּפֹּ֨ל אֲחַזְיָ֜ה בְּעַ֣ד הַשְּׂבָכָ֗ה בַּעֲלִיָּת֛וֹ אֲשֶׁ֥ר בְּשֹׁמְר֖וֹן וַיָּ֑חַל וַיִּשְׁלַ֣ח מַלְאָכִ֔ים וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ לְכ֣וּ דִרְשׁ֗וּ בְּבַ֤עַל זְבוּב֙ אֱלֹהֵ֣י עֶקְר֔וֹן אִם־אֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה
Ahazya, Samiriye'de olan üst odasındaki kafesin içinden düştü ve hastalandı. Haberciler gönderdi ve onlara dedi: 'Gidin, Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışın, bu hastalıktan yaşayacak mıyım?'
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:8
·
Tevrat
וְכִֽי־תַגִּשׁ֨וּן עִוֵּ֤ר לִזְבֹּ֨חַ֙ אֵ֣ין רָ֔ע וְכִ֥י תַגִּ֛ישׁוּ פִּסֵּ֥חַ וְחֹלֶ֖ה אֵ֣ין רָ֑ע הַקְרִיבֵ֨הוּ נָ֜א לְפֶחָתֶ֗ךָ הֲיִּרְצְךָ֙ א֚וֹ הֲיִשָּׂ֣א פָנֶ֔יךָ אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve kurban etmek için körü yaklaştırdığınızda kötülük yok mu? Ve topalı ve hastayı yaklaştırdığınızda kötülük yok mu? Lütfen onu valine yaklaştır; senden razı olur mu veya yüzünü kaldırır mı? Ordular Yahve dedi.
Örnek Ayetler (4 / 11)
1. Tarihler 6:4
·
Tevrat
בְּנֵ֥י מְרָרִ֖י מַחְלִ֣י וּמֻשִׁ֑י וְאֵ֛לֶּה מִשְׁפְּח֥וֹת הַלֵּוִ֖י לַאֲבוֹתֵיהֶֽם
Merari'nin oğulları: Mahli ve Muşi. Ve babalarına göre Levi'nin aileleri şunlardır:
1. Tarihler 6:14
·
Tevrat
בְּנֵ֥י מְרָרִ֖י מַחְלִ֑י לִבְנִ֥י בְנ֛וֹ שִׁמְעִ֥י בְנ֖וֹ עֻזָּ֥ה בְנֽוֹ
Merari'nin oğulları: Mahli, onun oğlu Livni, onun oğlu Şimi, onun oğlu Uzza,
1. Tarihler 6:32
·
Tevrat
בֶּן־מַחְלִי֙ בֶּן־מוּשִׁ֔י בֶּן־מְרָרִ֖י בֶּן־לֵוִֽי
Mahli'nin oğlu, Muşi'nin oğlu, Merari'nin oğlu, Levi'nin oğlu.
1. Tarihler 23:21
·
Tevrat
בְּנֵ֤י מְרָרִי֙ מַחְלִ֣י וּמוּשִׁ֔י בְּנֵ֥י מַחְלִ֖י אֶלְעָזָ֥ר וְקִֽישׁ
Merari'nin oğulları: Mahli ve Muşi. Mahli'nin oğulları: Eleazar ve Kiş.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 24:28
·
Tevrat
לְמַחְלִי֙ אֶלְעָזָ֔ר וְלֹא־הָ֥יָה ל֖וֹ בָּנִֽים
Mahli için Eleazar; ve onun oğulları olmadı.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 6:19
·
Tevrat
וַיְחַלֵּ֨ק לְכָל־הָעָ֜ם לְכָל־הֲמ֣וֹן יִשְׂרָאֵל֮ לְמֵאִ֣ישׁ וְעַד־אִשָּׁה֒ לְאִ֗ישׁ חַלַּ֥ת לֶ֨חֶם֙ אַחַ֔ת וְאֶשְׁפָּ֣ר אֶחָ֔ד וַאֲשִׁישָׁ֖ה אֶחָ֑ת וַיֵּ֥לֶךְ כָּל־הָעָ֖ם אִ֥ישׁ לְבֵיתֽוֹ
Bütün halka, bütün İsrail kalabalığına, erkekten kadına kadar herkese birer somun ekmek, birer parça et ve birer üzüm keki dağıttı; bütün halk, herkes evine gitti.
Levililer 7:12
·
Tevrat
אִ֣ם עַל־תּוֹדָה֮ יַקְרִיבֶנּוּ֒ וְהִקְרִ֣יב עַל־זֶ֣בַח הַתּוֹדָ֗ה חַלּ֤וֹת מַצּוֹת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֣ים בַּשָּׁ֑מֶן וְסֹ֣לֶת מֻרְבֶּ֔כֶת חַלֹּ֖ת בְּלוּלֹ֥ת בַּשָּֽׁמֶן
Eğer onu şükran için sunarsa, şükran kurbanıyla birlikte yağla yoğrulmuş mayasız pideler, ve yağ sürülmüş mayasız yufkalar, ve iyice karışmış ince undan yağla yoğrulmuş pideler sunacak.
Levililer 7:13
·
Tevrat
עַל־חַלֹּת֙ לֶ֣חֶם חָמֵ֔ץ יַקְרִ֖יב קָרְבָּנ֑וֹ עַל־זֶ֖בַח תּוֹדַ֥ת שְׁלָמָֽיו
Şükran esenlik kurbanıyla birlikte sunusunu mayalı ekmek pideleriyle sunacak.
Levililer 8:26
·
Tevrat
וּמִסַּ֨ל הַמַּצּ֜וֹת אֲשֶׁ֣ר לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָ֠קַח חַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ וְֽחַלַּ֨ת לֶ֥חֶם שֶׁ֛מֶן אַחַ֖ת וְרָקִ֣יק אֶחָ֑ד וַיָּ֨שֶׂם֙ עַל־הַ֣חֲלָבִ֔ים וְעַ֖ל שׁ֥וֹק הַיָּמִֽין
Ve Yahve'nin önündeki mayasız ekmekler sepetinden bir mayasız ekmek somunu, bir yağlı ekmek somunu ve bir yufka aldı; yağların üzerine ve sağ uyluğun üzerine koydu.
Çölde Sayım 6:15
·
Tevrat
וְסַ֣ל מַצּ֗וֹת סֹ֤לֶת חַלֹּת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֣ים בַּשָּׁ֑מֶן וּמִנְחָתָ֖ם וְנִסְכֵּיהֶֽם
ve bir sepet mayasız ekmekler, yağla yoğrulmuş ince un pideleri ve yağ sürülmüş mayasız yufkalar, ve onların tahıl sunusu ve onların dökmelik sunuları.
Örnek Ayetler (4)
Levililer 8:26
·
Tevrat
וּמִסַּ֨ל הַמַּצּ֜וֹת אֲשֶׁ֣ר לִפְנֵ֣י יְהוָ֗ה לָ֠קַח חַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ וְֽחַלַּ֨ת לֶ֥חֶם שֶׁ֛מֶן אַחַ֖ת וְרָקִ֣יק אֶחָ֑ד וַיָּ֨שֶׂם֙ עַל־הַ֣חֲלָבִ֔ים וְעַ֖ל שׁ֥וֹק הַיָּמִֽין
Ve Yahve'nin önündeki mayasız ekmekler sepetinden bir mayasız ekmek somunu, bir yağlı ekmek somunu ve bir yufka aldı; yağların üzerine ve sağ uyluğun üzerine koydu.
Çölde Sayım 6:19
·
Tevrat
וְלָקַ֨ח הַכֹּהֵ֜ן אֶת־הַזְּרֹ֣עַ בְּשֵׁלָה֮ מִן־הָאַיִל֒ וְֽחַלַּ֨ת מַצָּ֤ה אַחַת֙ מִן־הַסַּ֔ל וּרְקִ֥יק מַצָּ֖ה אֶחָ֑ד וְנָתַן֙ עַל־כַּפֵּ֣י הַנָּזִ֔יר אַחַ֖ר הִֽתְגַּלְּח֥וֹ אֶת־נִזְרֽוֹ
Ve kâhin koçtan haşlanmış kolu, ve sepetten bir mayasız pideyi, ve bir mayasız yufkayı alacak; ve adanmışlığını tıraş etmesinden sonra adanmışın avuçlarına koyacak.
Mısır'dan Çıkış 29:2
·
Tevrat
וְלֶ֣חֶם מַצּ֗וֹת וְחַלֹּ֤ת מַצֹּת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֣ים בַּשָּׁ֑מֶן סֹ֥לֶת חִטִּ֖ים תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָֽם
Ve mayasız ekmek ve yağla yoğrulmuş mayasız pideler ve yağ sürülmüş mayasız yufkalar; onları buğday ince unundan yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 29:23
·
Tevrat
וְכִכַּ֨ר לֶ֜חֶם אַחַ֗ת וַֽחַלַּ֨ת לֶ֥חֶם שֶׁ֛מֶן אַחַ֖ת וְרָקִ֣יק אֶחָ֑ד מִסַּל֙ הַמַּצּ֔וֹת אֲשֶׁ֖ר לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Yahve'nin önündeki mayasız ekmekler sepetinden bir somun ekmek, yağlı bir pide ekmek ve bir yufka.
Örnek Ayetler (3)
Levililer 2:4
·
Tevrat
וְכִ֥י תַקְרִ֛ב קָרְבַּ֥ן מִנְחָ֖ה מַאֲפֵ֣ה תַנּ֑וּר סֹ֣לֶת חַלּ֤וֹת מַצֹּת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֥ים בַּשָּֽׁמֶן
Ve eğer fırında pişmiş tahıl sunusu sunarsan, yağla yoğrulmuş ince undan mayasız pideler ve yağ sürülmüş mayasız yufkalar olacak.
Levililer 7:12
·
Tevrat
אִ֣ם עַל־תּוֹדָה֮ יַקְרִיבֶנּוּ֒ וְהִקְרִ֣יב עַל־זֶ֣בַח הַתּוֹדָ֗ה חַלּ֤וֹת מַצּוֹת֙ בְּלוּלֹ֣ת בַּשֶּׁ֔מֶן וּרְקִיקֵ֥י מַצּ֖וֹת מְשֻׁחִ֣ים בַּשָּׁ֑מֶן וְסֹ֣לֶת מֻרְבֶּ֔כֶת חַלֹּ֖ת בְּלוּלֹ֥ת בַּשָּֽׁמֶן
Eğer onu şükran için sunarsa, şükran kurbanıyla birlikte yağla yoğrulmuş mayasız pideler, ve yağ sürülmüş mayasız yufkalar, ve iyice karışmış ince undan yağla yoğrulmuş pideler sunacak.
Levililer 24:5
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֣ סֹ֔לֶת וְאָפִיתָ֣ אֹתָ֔הּ שְׁתֵּ֥ים עֶשְׂרֵ֖ה חַלּ֑וֹת שְׁנֵי֙ עֶשְׂרֹנִ֔ים יִהְיֶ֖ה הַֽחַלָּ֥ה הָאֶחָֽת
Ve ince un alacaksın ve onu on iki somun pişireceksin; bir somun iki onda bir olacak.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 24:5
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֣ סֹ֔לֶת וְאָפִיתָ֣ אֹתָ֔הּ שְׁתֵּ֥ים עֶשְׂרֵ֖ה חַלּ֑וֹת שְׁנֵי֙ עֶשְׂרֹנִ֔ים יִהְיֶ֖ה הַֽחַלָּ֥ה הָאֶחָֽת
Ve ince un alacaksın ve onu on iki somun pişireceksin; bir somun iki onda bir olacak.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 15:20
·
Tevrat
רֵאשִׁית֙ עֲרִסֹ֣תֵכֶ֔ם חַלָּ֖ה תָּרִ֣ימוּ תְרוּמָ֑ה כִּתְרוּמַ֣ת גֹּ֔רֶן כֵּ֖ן תָּרִ֥ימוּ אֹתָֽהּ
Hamurlarınızın ilkini halka ekmek olarak kaldırmalık sunu kaldıracaksınız; harman yerinin kaldırmalık sunusu gibi, onu öyle kaldıracaksınız.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 26:19
·
Tevrat
הֶהָמֵ֣ת הֱ֠מִתֻהוּ חִזְקִיָּ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֜ה וְכָל־יְהוּדָ֗ה הֲלֹא֮ יָרֵ֣א אֶת־יְהוָה֒ וַיְחַל֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיִּנָּ֣חֶם יְהוָ֔ה אֶל־הָרָעָ֖ה אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר עֲלֵיהֶ֑ם וַאֲנַ֗חְנוּ עֹשִׂ֛ים רָעָ֥ה גְדוֹלָ֖ה עַל־נַפְשׁוֹתֵֽינוּ
Yahuda kralı Hizkiya ve bütün Yahuda onu gerçekten öldürdü mü? O Yahve'den korkup Yahve'nin yüzüne yalvarmadı mı? Ve Yahve onlara karşı söylediği kötülükten vazgeçti. Biz ise canlarımıza karşı büyük bir kötülük yapıyoruz.
2. Krallar 13:4
·
Tevrat
וַיְחַ֥ל יְהוֹאָחָ֖ז אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּשְׁמַ֤ע אֵלָיו֙ יְהוָ֔ה כִּ֤י רָאָה֙ אֶת־לַ֣חַץ יִשְׂרָאֵ֔ל כִּֽי־לָחַ֥ץ אֹתָ֖ם מֶ֥לֶךְ אֲרָֽם
Sonra Yehoahaz Yahve'nin yüzüne yalvardı; ve Yahve onu işitti, çünkü İsrail'in baskısını gördü, çünkü Aram kralı onlara baskı yapıyordu.
1. Krallar 13:6
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן הַמֶּ֜לֶךְ וַיֹּ֣אמֶר אֶל־אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֗ים חַל־נָ֞א אֶת־פְּנֵ֨י יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ וְהִתְפַּלֵּ֣ל בַּעֲדִ֔י וְתָשֹׁ֥ב יָדִ֖י אֵלָ֑י וַיְחַ֤ל אִישׁ־הָֽאֱלֹהִים֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וַתָּ֤שָׁב יַד־הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֵלָ֔יו וַתְּהִ֖י כְּבָרִֽאשֹׁנָֽה
Kral cevap verdi ve Tanrı adamına dedi: 'Lütfen Tanrın Yahve'nin yüzünü yumuşat ve benim için dua et ki elim bana dönsün.' Bunun üzerine Tanrı adamı Yahve'nin yüzünü yumuşattı ve kralın eli kendisine döndü ve önceki gibi oldu.
Mısır'dan Çıkış 32:11
·
Tevrat
וַיְחַ֣ל מֹשֶׁ֔ה אֶת־פְּנֵ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑יו וַיֹּ֗אמֶר לָמָ֤ה יְהוָה֙ יֶחֱרֶ֤ה אַפְּךָ֙ בְּעַמֶּ֔ךָ אֲשֶׁ֤ר הוֹצֵ֨אתָ֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם בְּכֹ֥חַ גָּד֖וֹל וּבְיָ֥ד חֲזָקָֽה
Musa, Tanrısı Yahve'nin yüzüne yalvardı ve dedi: 'Neden, Yahve, büyük bir güçle ve güçlü bir elle Mısır diyarından çıkardığın halkına karşı öfken alevleniyor?'
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 7:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֙ בֵּֽית־אֵ֔ל שַׂר־אֶ֕צֶר וְרֶ֥גֶם מֶ֖לֶךְ וַֽאֲנָשָׁ֑יו לְחַלּ֖וֹת אֶת־פְּנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Beytel, Yahve'nin yüzünü yumuşatmak için Şaretser'i, Regem-Melek'i ve adamlarını gönderdi.
Zekeriya 8:21
·
Tevrat
וְֽהָלְכ֡וּ יֹשְׁבֵי֩ אַחַ֨ת אֶל־אַחַ֜ת לֵאמֹ֗ר נֵלְכָ֤ה הָלוֹךְ֙ לְחַלּוֹת֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וּלְבַקֵּ֖שׁ אֶת־יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת אֵלְכָ֖ה גַּם־אָֽנִי
Ve birinin oturanları diğerine giderek diyecekler: 'Yahve'nin yüzünü yumuşatmak için ve Ordular Yahve'yi aramak için giderek gidelim; ben de gideceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 45:13
·
Tevrat
וּבַֽת־צֹ֨ר בְּ֭מִנְחָה פָּנַ֥יִךְ יְחַלּ֗וּ עֲשִׁ֣ירֵי עָֽם
Ve Sur kızı sunuyla, halkın zenginleri senin yüzüne yalvaracaklar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 19:6
·
Tevrat
רַ֭בִּים יְחַלּ֣וּ פְנֵֽי־נָדִ֑יב וְכָל־הָ֝רֵ֗עַ לְאִ֣ישׁ מַתָּֽן
Birçoğu soylunun yüzüne yalvarır, ve herkes armağan adamının dostudur.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:9
·
Tevrat
וְעַתָּ֛ה חַלּוּ־נָ֥א פְנֵי־אֵ֖ל וִֽיחָנֵ֑נוּ מִיֶּדְכֶם֙ הָ֣יְתָה זֹּ֔את הֲיִשָּׂ֤א מִכֶּם֙ פָּנִ֔ים אָמַ֖ר יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve şimdi lütfen Tanrı'nın yüzünü yumuşatın ve bize lütfetsin; bu elinizden oldu, sizden yüz kaldırır mı? Ordular Yahve dedi.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 9:13
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֤ר כָּתוּב֙ בְּתוֹרַ֣ת מֹשֶׁ֔ה אֵ֛ת כָּל־הָרָעָ֥ה הַזֹּ֖את בָּ֣אָה עָלֵ֑ינוּ וְלֹֽא־חִלִּ֜ינוּ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ לָשׁוּב֙ מֵֽעֲוֺנֵ֔נוּ וּלְהַשְׂכִּ֖יל בַּאֲמִתֶּֽךָ
Musa'nın yasasında yazıldığı gibi, bütün bu kötülük üzerimize geldi; ancak suçumuzdan dönmek ve senin gerçeğini anlamak için Tanrımız Yahve'nin yüzünü yumuşatmadık.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 8:22
·
Tevrat
וּבָ֨אוּ עַמִּ֤ים רַבִּים֙ וְגוֹיִ֣ם עֲצוּמִ֔ים לְבַקֵּ֛שׁ אֶת־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בִּירוּשָׁלִָ֑ם וּלְחַלּ֖וֹת אֶת־פְּנֵ֥י יְהוָֽה
Ve birçok halklar ve güçlü uluslar, Yeruşalim'de Ordular Yahve'yi aramak için ve Yahve'nin yüzünü yumuşatmak için gelecekler.