285
Kullanım
5
Lemma
72
Türev
83
Anlam
5 lemma, 72 türev form
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 2:13
·
Tevrat
וְהַחֲיִתֶ֞ם אֶת־אָבִ֣י וְאֶת־אִמִּ֗י וְאֶת־אַחַי֙ וְאֶת־אַחְיוֹתַ֔י וְאֵ֖ת כָּל־אֲשֶׁ֣ר לָהֶ֑ם וְהִצַּלְתֶּ֥ם אֶת־נַפְשֹׁתֵ֖ינוּ מִמָּֽוֶת
Babamı, annemi, erkek kardeşlerimi, kız kardeşlerimi ve onların olan her şeyi yaşatacaksınız ve canlarımızı ölümden kurtaracaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 22:30
·
Tevrat
אָכְל֬וּ וַיִּֽשְׁתַּחֲוּ֨וּ כָּֽל־דִּשְׁנֵי־אֶ֗רֶץ לְפָנָ֣יו יִ֭כְרְעוּ כָּל־יוֹרְדֵ֣י עָפָ֑ר וְ֝נַפְשׁ֗וֹ לֹ֣א חִיָּֽה
Yerin bütün zenginleri yiyecek ve eğilecekler; toprağa inenlerin hepsi ve canını yaşatamayan O'nun önünde diz çökecek.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 9:6
·
Tevrat
אַתָּה־ה֣וּא יְהוָה֮ לְבַדֶּךָ֒ אַתָּ֣ה עָשִׂ֡יתָ אֶֽת־הַשָּׁמַיִם֩ שְׁמֵ֨י הַשָּׁמַ֜יִם וְכָל־צְבָאָ֗ם הָאָ֜רֶץ וְכָל־אֲשֶׁ֤ר עָלֶ֨יהָ֙ הַיַּמִּים֙ וְכָל־אֲשֶׁ֣ר בָּהֶ֔ם וְאַתָּ֖ה מְחַיֶּ֣ה אֶת־כֻּלָּ֑ם וּצְבָ֥א הַשָּׁמַ֖יִם לְךָ֥ מִשְׁתַּחֲוִֽים
Yalnız sen Yahve'sin; gökleri, göklerin göklerini ve bütün ordularını, yeri ve üzerindeki bütün olanları, denizleri ve içlerindeki bütün olanları sen yaptın; ve sen hepsini yaşatıyorsun ve göklerin ordusu sana secde ediyorlar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 119:144
·
Tevrat
צֶ֖דֶק עֵדְוֺתֶ֥יךָ לְעוֹלָ֗ם הֲבִינֵ֥נִי וְאֶחְיֶֽה
Senin öğütlerin sonsuza dek doğrudur; bana anlayış ver ve yaşayayım.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 13:19
·
Tevrat
וַתְּחַלֶּלְ֨נָה אֹתִ֜י אֶל־עַמִּ֗י בְּשַׁעֲלֵ֣י שְׂעֹרִים֮ וּבִפְת֣וֹתֵי לֶחֶם֒ לְהָמִ֤ית נְפָשׁוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־תְמוּתֶ֔נָה וּלְחַיּ֥וֹת נְפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר לֹא־תִֽחְיֶ֑ינָה בְּכַ֨זֶּבְכֶ֔ם לְעַמִּ֖י שֹׁמְעֵ֥י כָזָֽב
Arpa avuçları için ve ekmek parçaları için, ölmeyecek canları öldürmek ve yaşamayacak canları yaşatmak için, yalanı dinleyen halkıma yalan söylemenizle beni halkıma karşı kirlettiniz.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 30:16
·
Tevrat
אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֣י מְצַוְּךָ֮ הַיּוֹם֒ לְאַהֲבָ֞ה אֶת־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ לָלֶ֣כֶת בִּדְרָכָ֔יו וְלִשְׁמֹ֛ר מִצְוֺתָ֥יו וְחֻקֹּתָ֖יו וּמִשְׁפָּטָ֑יו וְחָיִ֣יתָ וְרָבִ֔יתָ וּבֵֽרַכְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בָּאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּֽהּ
Bugün sana Tanrın Yahve'yi sevmeyi, O'nun yollarında yürümeyi ve O'nun buyruklarını, kurallarını ve hükümlerini tutmayı buyuruyorum; öyle ki yaşayasın ve çoğalasın ve mülk edinmek için oraya girdiğin yerde Tanrın Yahve seni bereketlesin.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 6:6
·
Tevrat
וְאִלּ֣וּ חָיָ֗ה אֶ֤לֶף שָׁנִים֙ פַּעֲמַ֔יִם וְטוֹבָ֖ה לֹ֣א רָאָ֑ה הֲלֹ֛א אֶל־מָק֥וֹם אֶחָ֖ד הַכֹּ֥ל הוֹלֵֽךְ
Ve eğer iki defa bin yıl yaşasaydı ve iyilik görmeseydi; hepsi bir yere gitmiyor mu?
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 31:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵיהֶ֖ם מֹשֶׁ֑ה הַֽחִיִּיתֶ֖ם כָּל־נְקֵבָֽה
Sonra Musa onlara dedi: 'Her dişiyi yaşattınız mı?'
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 3:34
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לִפְנֵ֣י אֶחָ֗יו וְחֵיל֙ שֹֽׁמְר֔וֹן וַיֹּ֕אמֶר מָ֛ה הַיְּהוּדִ֥ים הָאֲמֵלָלִ֖ים עֹשִׂ֑ים הֲיַעַזְב֨וּ לָהֶ֤ם הֲיִזְבָּ֨חוּ֙ הַיְכַלּ֣וּ בַיּ֔וֹם הַיְחַיּ֧וּ אֶת־הָאֲבָנִ֛ים מֵעֲרֵמ֥וֹת הֶעָפָ֖ר וְהֵ֥מָּה שְׂרוּפֽוֹת
Kardeşlerinin ve Samiriye ordusunun önünde dedi ve şöyle dedi: 'Zavallı Yahudiler ne yapıyorlar? Onlara bırakacaklar mı? Kurban mı kesecekler? Bir günde mi bitirecekler? Ve onlar yanmışken, taşları toz yığınlarından diriltecekler mi?'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:6
·
Tevrat
וָאֶעֱבֹ֤ר עָלַ֨יִךְ֙ וָֽאֶרְאֵ֔ךְ מִתְבּוֹסֶ֖סֶת בְּדָמָ֑יִךְ וָאֹ֤מַר לָךְ֙ בְּדָמַ֣יִךְ חֲיִ֔י וָאֹ֥מַר לָ֖ךְ בְּדָמַ֥יִךְ חֲיִֽי
Ve yanından geçtim ve seni kanların içinde çırpınırken gördüm; ve sana dedim: 'Kanların içinde yaşa!', ve sana dedim: 'Kanların içinde yaşa!'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 5:8
·
Tevrat
וַיְהִ֛י כַּאֲשֶׁר־תַּ֥מּוּ כָל־הַגּ֖וֹי לְהִמּ֑וֹל וַיֵּשְׁב֥וּ תַחְתָּ֛ם בַּֽמַּחֲנֶ֖ה עַ֥ד חֲיוֹתָֽם
Bütün ulus sünnet olmayı tamamladığında, iyileşene kadar ordugâhta yerlerinde oturdular.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 22:33
·
Tevrat
וַתִּרְאַ֨נִי֙ הָֽאָת֔וֹן וַתֵּ֣ט לְפָנַ֔י זֶ֖ה שָׁלֹ֣שׁ רְגָלִ֑ים אוּלַי֙ נָטְתָ֣ה מִפָּנַ֔י כִּ֥י עַתָּ֛ה גַּם־אֹתְכָ֥ה הָרַ֖גְתִּי וְאוֹתָ֥הּ הֶחֱיֵֽיתִי
'Eşek beni gördü ve bu üç kez önümden saptı; eğer önümden sapmasaydı, kesinlikle şimdi seni de öldürürdüm ve onu yaşatırdım.'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 32:39
·
Tevrat
רְא֣וּ עַתָּ֗ה כִּ֣י אֲנִ֤י אֲנִי֙ ה֔וּא וְאֵ֥ין אֱלֹהִ֖ים עִמָּדִ֑י אֲנִ֧י אָמִ֣ית וַאֲחַיֶּ֗ה מָחַ֨צְתִּי֙ וַאֲנִ֣י אֶרְפָּ֔א וְאֵ֥ין מִיָּדִ֖י מַצִּֽיל
Şimdi görün ki ben, ben oyum ve benimle ilahlar yoktur; ben öldürürüm ve diriltirim, yaraladım ve ben şifa veririm ve elimden kurtaran yoktur.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 4:7
·
Tevrat
וַתָּבֹ֗א וַתַּגֵּד֙ לְאִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֔ים וַיֹּ֗אמֶר לְכִי֙ מִכְרִ֣י אֶת־הַשֶּׁ֔מֶן וְשַׁלְּמִ֖י אֶת־נִשְׁיֵ֑ךְ וְאַ֣תְּ וּבָנַ֔יִךְ תִֽחְיִ֖י בַּנּוֹתָֽר
Geldi ve Tanrı adamına bildirdi. O da dedi ki: 'Git, yağı sat ve borcunu öde; sen ve oğulların kalanıyla yaşarsınız.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 119:50
·
Tevrat
זֹ֣את נֶחָמָתִ֣י בְעָנְיִ֑י כִּ֖י אִמְרָתְךָ֣ חִיָּֽתְנִי
Sıkıntımda tesellim budur, çünkü sözün beni yaşattı.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 1:2
·
Tevrat
וַיִּפֹּ֨ל אֲחַזְיָ֜ה בְּעַ֣ד הַשְּׂבָכָ֗ה בַּעֲלִיָּת֛וֹ אֲשֶׁ֥ר בְּשֹׁמְר֖וֹן וַיָּ֑חַל וַיִּשְׁלַ֣ח מַלְאָכִ֔ים וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵהֶם֙ לְכ֣וּ דִרְשׁ֗וּ בְּבַ֤עַל זְבוּב֙ אֱלֹהֵ֣י עֶקְר֔וֹן אִם־אֶחְיֶ֖ה מֵחֳלִ֥י זֶֽה
Ahazya, Samiriye'de olan üst odasındaki kafesin içinden düştü ve hastalandı. Haberciler gönderdi ve onlara dedi: 'Gidin, Ekron'un ilahı Baal Zevuv'a danışın, bu hastalıktan yaşayacak mıyım?'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 13:22
·
Tevrat
יַ֣עַן הַכְא֤וֹת לֵב־צַדִּיק֙ שֶׁ֔קֶר וַאֲנִ֖י לֹ֣א הִכְאַבְתִּ֑יו וּלְחַזֵּק֙ יְדֵ֣י רָשָׁ֔ע לְבִלְתִּי־שׁ֛וּב מִדַּרְכּ֥וֹ הָרָ֖ע לְהַחֲיֹתֽוֹ
Çünkü doğru kişinin kalbini yalanla acıttınız ve ben onu acıtmadım; ve onu yaşatmak için kötü yolundan dönmemesi için kötü kişinin ellerini güçlendirdiniz.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 71:20
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר הִרְאִיתַ֨נִי צָר֥וֹת רַבּ֗וֹת וְרָ֫ע֥וֹת תָּשׁ֥וּב תְּחַיֵּ֑ינִי וּֽמִתְּהֹמ֥וֹת הָ֝אָ֗רֶץ תָּשׁ֥וּב תַּעֲלֵֽנִי
Ki bana çok sıkıntılar ve kötülükler gösterdin, tekrar beni yaşatacaksın; ve yerin enginlerinden tekrar beni çıkaracaksın.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 9:20
·
Tevrat
זֹ֛את נַעֲשֶׂ֥ה לָהֶ֖ם וְהַחֲיֵ֣ה אוֹתָ֑ם וְלֹֽא־יִֽהְיֶ֤ה עָלֵ֨ינוּ֙ קֶ֔צֶף עַל־הַשְּׁבוּעָ֖ה אֲשֶׁר־נִשְׁבַּ֥עְנוּ לָהֶֽם
Onlara bunu yapacağız ve onları yaşatacağız; onlara yemin ettiğimiz yemin yüzünden üzerimizde öfke olmayacak.