120
Kullanım
14
Lemma
41
Türev
80
Anlam
14 lemma, 41 türev form
Örnek Ayetler (5 / 16)
1. Samuel 10:5
·
Tevrat
אַ֣חַר כֵּ֗ן תָּבוֹא֙ גִּבְעַ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁר־שָׁ֖ם נְצִבֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וִיהִי֩ כְבֹאֲךָ֨ שָׁ֜ם הָעִ֗יר וּפָגַעְתָּ֞ חֶ֤בֶל נְבִיאִים֙ יֹרְדִ֣ים מֵֽהַבָּמָ֔ה וְלִפְנֵיהֶ֞ם נֵ֤בֶל וְתֹף֙ וְחָלִ֣יל וְכִנּ֔וֹר וְהֵ֖מָּה מִֽתְנַבְּאִֽים
Bundan sonra Filistlilerin garnizonlarının bulunduğu Tanrı'nın tepesine geleceksin. Oraya, şehre geldiğinde, yüksek yerden inen bir grup peygamberle karşılaşacaksın; önlerinde lir, tef, flüt ve arp, ve onlar peygamberlik ediyorlar.
1. Samuel 10:10
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤אוּ שָׁם֙ הַגִּבְעָ֔תָה וְהִנֵּ֥ה חֶֽבֶל־נְבִאִ֖ים לִקְרָאת֑וֹ וַתִּצְלַ֤ח עָלָיו֙ ר֣וּחַ אֱלֹהִ֔ים וַיִּתְנַבֵּ֖א בְּתוֹכָֽם
Oraya, tepeye geldiler ve işte bir grup peygamber onu karşıladı; Tanrı'nın Ruhu üzerine güçlü bir şekilde geldi ve aralarında peygamberlik etti.
Yeşaya 66:7
·
Tevrat
בְּטֶ֥רֶם תָּחִ֖יל יָלָ֑דָה בְּטֶ֨רֶם יָב֥וֹא חֵ֛בֶל לָ֖הּ וְהִמְלִ֥יטָה זָכָֽר
Henüz sancı çekmeden doğurdu; henüz ona ağrı gelmeden erkek doğurdu.
1. Krallar 4:13
·
Tevrat
בֶּן־גֶּ֖בֶר בְּרָמֹ֣ת גִּלְעָ֑ד ל֡וֹ חַוֺּת֩ יָאִ֨יר בֶּן־מְנַשֶּׁ֜ה אֲשֶׁ֣ר בַּגִּלְעָ֗ד ל֚וֹ חֶ֤בֶל אַרְגֹּב֙ אֲשֶׁ֣ר בַּבָּשָׁ֔ן שִׁשִּׁים֙ עָרִ֣ים גְּדֹל֔וֹת חוֹמָ֖ה וּבְרִ֥יחַ נְחֹֽשֶׁת
Ramot-Gilat'ta Ben-Gever; Gilat'taki Manaşe oğlu Yair'in köyleri onundu, Başan'daki Argov bölgesi, surlu ve tunç sürgülü altmış büyük şehir onundu;
Mika 2:5
·
Tevrat
לָכֵן֙ לֹֽא־יִֽהְיֶ֣ה לְךָ֔ מַשְׁלִ֥יךְ חֶ֖בֶל בְּגוֹרָ֑ל בִּקְהַ֖ל יְהוָֽה
Bu yüzden Yahve'nin topluluğunda senin için kurayla ip atan olmayacak.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 47:13
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה גֵּ֤ה גְבוּל֙ אֲשֶׁ֣ר תִּתְנַחֲל֣וּ אֶת־הָאָ֔רֶץ לִשְׁנֵ֥י עָשָׂ֖ר שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל יוֹסֵ֖ף חֲבָלִֽים
Efendi Yahve şöyle dedi: 'İsrail'in on iki oymağına yeri miras olarak böleceğiniz sınır budur; Yusuf'a iki pay olacak.'
2. Samuel 8:2
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ אֶת־מוֹאָ֗ב וַֽיְמַדְּדֵ֤ם בַּחֶ֨בֶל֙ הַשְׁכֵּ֣ב אוֹתָ֣ם אַ֔רְצָה וַיְמַדֵּ֤ד שְׁנֵֽי־חֲבָלִים֙ לְהָמִ֔ית וּמְלֹ֥א הַחֶ֖בֶל לְהַחֲי֑וֹת וַתְּהִ֤י מוֹאָב֙ לְדָוִ֔ד לַעֲבָדִ֖ים נֹשְׂאֵ֥י מִנְחָֽה
Moav'ı da vurdu ve onları yere yatırarak iple ölçtü; öldürmek için iki ip ve yaşatmak için ip dolusu ölçtü. Böylece Moav Davut'a sunu taşıyan kullar oldu.
2. Samuel 17:13
·
Tevrat
וְאִם־אֶל־עִיר֙ יֵֽאָסֵ֔ף וְהִשִּׂ֧יאוּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־הָעִ֥יר הַהִ֖יא חֲבָלִ֑ים וְסָחַ֤בְנוּ אֹתוֹ֙ עַד־הַנַּ֔חַל עַ֛ד אֲשֶֽׁר־לֹא־נִמְצָ֥א שָׁ֖ם גַּם־צְרֽוֹר
Eğer bir şehre toplanırsa, bütün İsrail o şehre ipler getirecek; ve orada bir çakıl taşı bile bulunmayana kadar onu vadiye çekeceğiz.
Yeremya 13:21
·
Tevrat
מַה־תֹּֽאמְרִי֙ כִּֽי־יִפְקֹ֣ד עָלַ֔יִךְ וְ֠אַתְּ לִמַּ֨דְתְּ אֹתָ֥ם עָלַ֛יִךְ אַלֻּפִ֖ים לְרֹ֑אשׁ הֲל֤וֹא חֲבָלִים֙ יֹאחֱז֔וּךְ כְּמ֖וֹ אֵ֥שֶׁת לֵדָֽה
Seni cezalandırdığında ne diyeceksin? Ve sen onları kendi üzerine baş önderler olarak öğrettin; doğuran kadın gibi sancılar seni tutmayacak mı?
Yeremya 22:23
·
Tevrat
יֹשַׁבְתְּ֙ בַּלְּבָנ֔וֹן מְקֻנַּ֖נְתְּ בָּֽאֲרָזִ֑ים מַה־נֵּחַנְתְּ֙ בְּבֹא־לָ֣ךְ חֲבָלִ֔ים חִ֖יל כַּיֹּלֵדָֽה
Lübnan'da oturan, sedir ağaçlarında yuva kuran, sana sancılar, doğuran kadın gibi ağrı geldiğinde nasıl inleyeceksin!
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 22:6
·
Tevrat
חֶבְלֵ֥י שְׁא֖וֹל סַבֻּ֑נִי קִדְּמֻ֖נִי מֹֽקְשֵׁי־מָֽוֶת
Şeol ipleri beni sardı, ölüm tuzakları karşıma çıktı.
Hoşea 13:13
·
Tevrat
חֶבְלֵ֥י יֽוֹלֵדָ֖ה יָבֹ֣אוּ ל֑וֹ הוּא־בֵן֙ לֹ֣א חָכָ֔ם כִּֽי־עֵ֥ת לֹֽא־יַעֲמֹ֖ד בְּמִשְׁבַּ֥ר בָּנִֽים
Doğuran kadının ağrıları ona gelecek; o bilge olmayan oğuldur, çünkü zamanda oğulların kırılma yerinde durmayacak.
Yeşu 17:5
·
Tevrat
וַיִּפְּל֥וּ חַבְלֵֽי־מְנַשֶּׁ֖ה עֲשָׂרָ֑ה לְבַ֞ד מֵאֶ֤רֶץ הַגִּלְעָד֙ וְהַבָּשָׁ֔ן אֲשֶׁ֖ר מֵעֵ֥בֶר לַיַּרְדֵּֽן
Şeria'nın ötesinde olan Gilat ve Başan diyarı hariç, Manaşe'nin payları on düştü.
Mezmurlar 18:5
·
Tevrat
אֲפָפ֥וּנִי חֶבְלֵי־מָ֑וֶת וְֽנַחֲלֵ֖י בְלִיַּ֣עַל יְבַֽעֲתֽוּנִי
Ölüm ipleri beni sardı ve yıkım selleri beni dehşete düşürdü.
Mezmurlar 18:6
·
Tevrat
חֶבְלֵ֣י שְׁא֣וֹל סְבָב֑וּנִי קִ֝דְּמ֗וּנִי מ֣וֹקְשֵׁי מָֽוֶת
Ölüler diyarının ipleri beni kuşattı; ölüm tuzakları önüme çıktı.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 49:24
·
Tevrat
רָפְתָ֥ה דַמֶּ֛שֶׂק הִפְנְתָ֥ה לָנ֖וּס וְרֶ֣טֶט הֶחֱזִ֑יקָה צָרָ֧ה וַחֲבָלִ֛ים אֲחָזַ֖תָּה כַּיּוֹלֵדָֽה
Şam gevşedi, kaçmaya döndü ve titreme onu tuttu; sıkıntı ve sancılar doğuran kadın gibi onu yakaladı.
Yeşaya 13:8
·
Tevrat
וְֽנִבְהָ֓לוּ צִירִ֤ים וַֽחֲבָלִים֙ יֹֽאחֵז֔וּן כַּיּוֹלֵדָ֖ה יְחִיל֑וּן אִ֤ישׁ אֶל־רֵעֵ֨הוּ֙ יִתְמָ֔הוּ פְּנֵ֥י לְהָבִ֖ים פְּנֵיהֶֽם
Ve dehşete düşecekler; onları sancılar ve ağrılar yakalayacak, doğuran kadın gibi kıvranacaklar; adam arkadaşına şaşarak bakacak, yüzleri alevlerin yüzleridir.
1. Krallar 20:31
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֵלָיו֮ עֲבָדָיו֒ הִנֵּֽה־נָ֣א שָׁמַ֔עְנוּ כִּ֗י מַלְכֵי֙ בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כִּֽי־מַלְכֵ֥י חֶ֖סֶד הֵ֑ם נָשִׂ֣ימָה נָּא֩ שַׂקִּ֨ים בְּמָתְנֵ֜ינוּ וַחֲבָלִ֣ים בְּרֹאשֵׁ֗נוּ וְנֵצֵא֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל אוּלַ֖י יְחַיֶּ֥ה אֶת־נַפְשֶֽׁךָ
Kulları ona dediler: 'İşte duyduk ki İsrail evinin kralları, onlar merhamet krallarıdır; lütfen bellerimize çullar ve başlarımıza ipler koyalım ve İsrail kralına çıkalım, belki canını yaşatır.'
1. Krallar 20:32
·
Tevrat
וַיַּחְגְּרוּ֩ שַׂקִּ֨ים בְּמָתְנֵיהֶ֜ם וַחֲבָלִ֣ים בְּרָאשֵׁיהֶ֗ם וַיָּבֹ֨אוּ֙ אֶל־מֶ֣לֶךְ יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמְר֔וּ עַבְדְּךָ֧ בֶן־הֲדַ֛ד אָמַ֖ר תְּחִֽי־נָ֣א נַפְשִׁ֑י וַיֹּ֛אמֶר הַעוֹדֶ֥נּוּ חַ֖י אָחִ֥י הֽוּא
Bellerine çullar ve başlarına ipler kuşandılar, İsrail kralına geldiler ve dediler: 'Kulun Ben-Hadad dedi: Lütfen canım yaşasın.' Ve dedi: 'O hala canlı mı? O kardeşimdir.'
Mezmurlar 140:6
·
Tevrat
טָֽמְנֽוּ־גֵאִ֨ים פַּ֡ח לִ֗י וַחֲבָלִ֗ים פָּ֣רְשׂוּ רֶ֭שֶׁת לְיַד־מַעְגָּ֑ל מֹקְשִׁ֖ים שָֽׁתוּ־לִ֣י סֶֽלָה
Kibirli kişiler benim için tuzak ve ipler gizlediler; yolun kenarına ağ gerdiler; benim için kapanlar kurdular. Selah.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 27:24
·
Tevrat
הֵ֤מָּה רֹכְלַ֨יִךְ֙ בְּמַכְלֻלִ֔ים בִּגְלוֹמֵי֙ תְּכֵ֣לֶת וְרִקְמָ֔ה וּבְגִנְזֵ֖י בְּרֹמִ֑ים בַּחֲבָלִ֧ים חֲבֻשִׁ֛ים וַאֲרֻזִ֖ים בְּמַרְכֻלְתֵּֽךְ
Onlar senin pazarında mükemmel giysilerle, lacivert ve nakışlı pelerinlerle, iki renkli kumaş hazineleriyle, sarılmış ve sağlamlaştırılmış iplerle senin tüccarlarındı.
Yeremya 38:6
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶֽת־יִרְמְיָ֗הוּ וַיַּשְׁלִ֨כוּ אֹת֜וֹ אֶל־הַבּ֣וֹר מַלְכִּיָּ֣הוּ בֶן־הַמֶּ֗לֶךְ אֲשֶׁר֙ בַּחֲצַ֣ר הַמַּטָּרָ֔ה וַיְשַׁלְּח֥וּ אֶֽת־יִרְמְיָ֖הוּ בַּחֲבָלִ֑ים וּבַבּ֤וֹר אֵֽין־מַ֨יִם֙ כִּ֣י אִם־טִ֔יט וַיִּטְבַּ֥ע יִרְמְיָ֖הוּ בַּטִּֽיט
Bunun üzerine Yeremya'yı aldılar ve onu muhafız avlusunda olan kral oğlu Malkiya'nın çukuruna attılar; Yeremya'yı iplerle indirdiler. Çukurda su yoktu, ancak çamur vardı ve Yeremya çamura battı.
Yeremya 38:11
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח עֶֽבֶד־מֶ֨לֶךְ אֶת־הָאֲנָשִׁ֜ים בְּיָד֗וֹ וַיָּבֹ֤א בֵית־הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־תַּ֣חַת הָאוֹצָ֔ר וַיִּקַּ֤ח מִשָּׁם֙ בְּלוֹיֵ֣ סְחָב֔וֹת וּבְלוֹיֵ֖ מְלָחִ֑ים וַיְשַׁלְּחֵ֧ם אֶֽל־יִרְמְיָ֛הוּ אֶל־הַבּ֖וֹר בַּחֲבָלִֽים
Eved-Melek adamları yanına aldı ve kral evine, hazinenin altına geldi; oradan eski paçavralar ve eski giysiler aldı ve onları iplerle çukura, Yeremya'ya indirdi.
Yeremya 38:13
·
Tevrat
וַיִּמְשְׁכ֤וּ אֶֽת־יִרְמְיָ֨הוּ֙ בַּֽחֲבָלִ֔ים וַיַּעֲל֥וּ אֹת֖וֹ מִן־הַבּ֑וֹר וַיֵּ֣שֶׁב יִרְמְיָ֔הוּ בַּחֲצַ֖ר הַמַּטָּרָֽה
Yeremya'yı iplerle çektiler ve onu çukurdan çıkardılar; ve Yeremya muhafız avlusunda kaldı.
Örnek Ayetler (4)
Hoşea 11:4
·
Tevrat
בְּחַבְלֵ֨י אָדָ֤ם אֶמְשְׁכֵם֙ בַּעֲבֹת֣וֹת אַהֲבָ֔ה וָאֶהְיֶ֥ה לָהֶ֛ם כִּמְרִ֥ימֵי עֹ֖ל עַ֣ל לְחֵיהֶ֑ם וְאַ֥ט אֵלָ֖יו אוֹכִֽיל
İnsanın ipleriyle, sevginin bağlarıyla onları çektim; ve onlara çenelerinin üzerinden boyunduruğu kaldıranlar gibi oldum; ve ona eğilerek yedirdim.
Yeşaya 5:18
·
Tevrat
ה֛וֹי מֹשְׁכֵ֥י הֶֽעָוֺ֖ן בְּחַבְלֵ֣י הַשָּׁ֑וְא וְכַעֲב֥וֹת הָעֲגָלָ֖ה חַטָּאָֽה
Vay boşluğun ipleriyle suçu ve araba halatlarıyla günahı çekenlere!
Ester 1:6
·
Tevrat
ח֣וּר כַּרְפַּ֣ס וּתְכֵ֗לֶת אָחוּז֙ בְּחַבְלֵי־ב֣וּץ וְאַרְגָּמָ֔ן עַל־גְּלִ֥ילֵי כֶ֖סֶף וְעַמּ֣וּדֵי שֵׁ֑שׁ מִטּ֣וֹת זָהָ֣ב וָכֶ֗סֶף עַ֛ל רִֽצְפַ֥ת בַּהַט־וָשֵׁ֖שׁ וְדַ֥ר וְסֹחָֽרֶת
Beyaz keten, pamuk ve lacivert kumaş, ince keten ve erguvan iplerle gümüş halkalar ve mermer sütunlar üzerine tutturulmuştu; altın ve gümüş yataklar, porfir, mermer, sedef ve siyah mermer döşeme üzerindeydi.
Eyüp 36:8
·
Tevrat
וְאִם־אֲסוּרִ֥ים בַּזִּקִּ֑ים יִ֝לָּכְד֗וּן בְּחַבְלֵי־עֹֽנִי
Ve eğer zincirlerle bağlıysalar, düşkünlük ipleriyle yakalanırlarsa;
Örnek Ayetler (4)
Amos 7:17
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אִשְׁתְּךָ֞ בָּעִ֤יר תִּזְנֶה֙ וּבָנֶ֤יךָ וּבְנֹתֶ֨יךָ֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְאַדְמָתְךָ֖ בַּחֶ֣בֶל תְּחֻלָּ֑ק וְאַתָּ֗ה עַל־אֲדָמָ֤ה טְמֵאָה֙ תָּמ֔וּת וְיִ֨שְׂרָאֵ֔ל גָּלֹ֥ה יִגְלֶ֖ה מֵעַ֥ל אַדְמָתֽוֹ
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Karın şehirde fahişelik yapacak, ve oğulların ve kızların kılıçla düşecekler; ve toprağın iple bölünecek, ve sen kirli bir toprak üzerinde öleceksin; ve İsrail kesinlikle kendi toprağından sürgüne gidecek.'
2. Samuel 8:2
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ אֶת־מוֹאָ֗ב וַֽיְמַדְּדֵ֤ם בַּחֶ֨בֶל֙ הַשְׁכֵּ֣ב אוֹתָ֣ם אַ֔רְצָה וַיְמַדֵּ֤ד שְׁנֵֽי־חֲבָלִים֙ לְהָמִ֔ית וּמְלֹ֥א הַחֶ֖בֶל לְהַחֲי֑וֹת וַתְּהִ֤י מוֹאָב֙ לְדָוִ֔ד לַעֲבָדִ֖ים נֹשְׂאֵ֥י מִנְחָֽה
Moav'ı da vurdu ve onları yere yatırarak iple ölçtü; öldürmek için iki ip ve yaşatmak için ip dolusu ölçtü. Böylece Moav Davut'a sunu taşıyan kullar oldu.
Yeşu 2:15
·
Tevrat
וַתּוֹרִדֵ֥ם בַּחֶ֖בֶל בְּעַ֣ד הַֽחַלּ֑וֹן כִּ֤י בֵיתָהּ֙ בְּקִ֣יר הַֽחוֹמָ֔ה וּבַֽחוֹמָ֖ה הִ֥יא יוֹשָֽׁבֶת
Onları pencereden iple indirdi; çünkü onun evi surların duvarındaydı ve o surda oturuyordu.
Mezmurlar 78:55
·
Tevrat
וַיְגָ֤רֶשׁ מִפְּנֵיהֶ֨ם גּוֹיִ֗ם וַֽ֭יַּפִּילֵם בְּחֶ֣בֶל נַחֲלָ֑ה וַיַּשְׁכֵּ֥ן בְּ֝אָהֳלֵיהֶ֗ם שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onların önünden ulusları kovdu, miras payı olarak onlara paylaştırdı ve İsrail'in oymaklarını onların çadırlarına yerleştirdi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 33:23
·
Tevrat
נִטְּשׁ֖וּ חֲבָלָ֑יִךְ בַּל־יְחַזְּק֤וּ כֵן־תָּרְנָם֙ בַּל־פָּ֣רְשׂוּ נֵ֔ס אָ֣ז חֻלַּ֤ק עַֽד־שָׁלָל֙ מַרְבֶּ֔ה פִּסְחִ֖ים בָּ֥זְזוּ בַֽז
İplerin gevşedi; direklerinin tabanını sağlamlaştıramadılar, yelken açamadılar; o zaman bol ganimet payı bölüşüldü, topallar bile yağma yağmaladı.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 19:9
·
Tevrat
מֵחֶ֨בֶל֙ בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה נַחֲלַ֖ת בְּנֵ֣י שִׁמְע֑וֹן כִּֽי־הָיָ֞ה חֵ֤לֶק בְּנֵֽי־יְהוּדָה֙ רַ֣ב מֵהֶ֔ם וַיִּנְחֲל֥וּ בְנֵֽי־שִׁמְע֖וֹן בְּת֥וֹךְ נַחֲלָתָֽם
Şimon oğullarının mirası Yahuda oğullarının payındandı; çünkü Yahuda oğullarının payı onlardan çoktu ve Şimon oğulları onların mirasının içinde miras aldılar.
Yeşu 19:29
·
Tevrat
וְשָׁ֤ב הַגְּבוּל֙ הָֽרָמָ֔ה וְעַד־עִ֖יר מִבְצַר־צֹ֑ר וְשָׁ֤ב הַגְּבוּל֙ חֹסָ֔ה וְהָי֧וּ תֹצְאֹתָ֛יו הַיָּ֖מָּה מֵחֶ֥בֶל אַכְזִֽיבָה
Sınır Rama'ya ve surlu Sur şehrine döndü; sonra sınır Hosa'ya döndü ve çıkışları Akziv bölgesinden batıya doğruydu.
Örnek Ayetler (2)
Mika 2:10
·
Tevrat
ק֣וּמוּ וּלְכ֔וּ כִּ֥י לֹא־זֹ֖את הַמְּנוּחָ֑ה בַּעֲב֥וּר טָמְאָ֛ה תְּחַבֵּ֖ל וְחֶ֥בֶל נִמְרָֽץ
Kalkın ve gidin, çünkü bu dinlenme yeri değildir; kirlilik uğruna yok edecek ve şiddetli yok oluşla.
Yeşu 17:14
·
Tevrat
וַֽיְדַבְּרוּ֙ בְּנֵ֣י יוֹסֵ֔ף אֶת־יְהוֹשֻׁ֖עַ לֵאמֹ֑ר מַדּוּעַ֩ נָתַ֨תָּה לִּ֜י נַחֲלָ֗ה גּוֹרָ֤ל אֶחָד֙ וְחֶ֣בֶל אֶחָ֔ד וַֽאֲנִ֣י עַם־רָ֔ב עַ֥ד אֲשֶׁר־עַד־כֹּ֖ה בֵּֽרְכַ֥נִי יְהוָֽה
Yusuf oğulları Yeşu'yla konuştular ve dediler: 'Yahve şimdiye kadar beni bereketlediği için ben çok bir halkım, neden bana mülk olarak bir kura ve bir pay verdin?'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 8:2
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ אֶת־מוֹאָ֗ב וַֽיְמַדְּדֵ֤ם בַּחֶ֨בֶל֙ הַשְׁכֵּ֣ב אוֹתָ֣ם אַ֔רְצָה וַיְמַדֵּ֤ד שְׁנֵֽי־חֲבָלִים֙ לְהָמִ֔ית וּמְלֹ֥א הַחֶ֖בֶל לְהַחֲי֑וֹת וַתְּהִ֤י מוֹאָב֙ לְדָוִ֔ד לַעֲבָדִ֖ים נֹשְׂאֵ֥י מִנְחָֽה
Moav'ı da vurdu ve onları yere yatırarak iple ölçtü; öldürmek için iki ip ve yaşatmak için ip dolusu ölçtü. Böylece Moav Davut'a sunu taşıyan kullar oldu.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 38:12
·
Tevrat
וַיֹּ֡אמֶר עֶבֶד־מֶ֨לֶךְ הַכּוּשִׁ֜י אֶֽל־יִרְמְיָ֗הוּ שִׂ֣ים נָ֠א בְּלוֹאֵ֨י הַסְּחָב֤וֹת וְהַמְּלָחִים֙ תַּ֚חַת אַצִּל֣וֹת יָדֶ֔יךָ מִתַּ֖חַת לַחֲבָלִ֑ים וַיַּ֥עַשׂ יִרְמְיָ֖הוּ כֵּֽן
Kuşlu Eved-Melek Yeremya'ya dedi: 'Lütfen eski paçavraları ve giysileri kollarının koltuk altına, iplerin altına koy.' Ve Yeremya öyle yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 40:25
·
Tevrat
תִּמְשֹׁ֣ךְ לִוְיָתָ֣ן בְּחַכָּ֑ה וּ֝בְחֶ֗בֶל תַּשְׁקִ֥יעַ לְשֹׁנֽוֹ
Livyatan'ı oltayla çekebilir misin ve iple onun dilini bastırabilir misin?
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 33:20
·
Tevrat
חֲזֵ֣ה צִיּ֔וֹן קִרְיַ֖ת מֽוֹעֲדֵ֑נוּ עֵינֶיךָ֩ תִרְאֶ֨ינָה יְרוּשָׁלִַ֜ם נָוֶ֣ה שַׁאֲנָ֗ן אֹ֤הֶל בַּל־יִצְעָן֙ בַּל־יִסַּ֤ע יְתֵֽדֹתָיו֙ לָנֶ֔צַח וְכָל־חֲבָלָ֖יו בַּל־יִנָּתֵֽקוּ
Buluşmalarımızın şehri Siyon'a bak; gözlerin Yeruşalim'i, rahat yurdu, sökülmeyecek çadırı görecek; kazıkları sonsuza dek çıkarılmayacak ve hiçbir ipi koparılmayacak.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 18:10
·
Tevrat
טָמ֣וּן בָּאָ֣רֶץ חַבְל֑וֹ וּ֝מַלְכֻּדְתּ֗וֹ עֲלֵ֣י נָתִֽיב
İpi yerde gizlenmiştir ve tuzağı yol üzerindedir.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:22
·
Tevrat
עַֽווֹנוֹתָ֗יו יִלְכְּדֻנ֥וֹ אֶת־הָרָשָׁ֑ע וּבְחַבְלֵ֥י חַ֝טָּאת֗וֹ יִתָּמֵֽךְ
Kendi suçları kötü kişiyi yakalayacak ve günahının ipleriyle tutulacaktır.
Örnek Ayetler (4)
Mika 2:10
·
Tevrat
ק֣וּמוּ וּלְכ֔וּ כִּ֥י לֹא־זֹ֖את הַמְּנוּחָ֑ה בַּעֲב֥וּר טָמְאָ֛ה תְּחַבֵּ֖ל וְחֶ֥בֶל נִמְרָֽץ
Kalkın ve gidin, çünkü bu dinlenme yeri değildir; kirlilik uğruna yok edecek ve şiddetli yok oluşla.
Eyüp 22:6
·
Tevrat
כִּֽי־תַחְבֹּ֣ל אַחֶ֣יךָ חִנָּ֑ם וּבִגְדֵ֖י עֲרוּמִּ֣ים תַּפְשִֽׁיט
Çünkü kardeşlerinden boş yere rehin alırsın; ve çıplakların giysilerini soyarsın.
Yasa'nın Tekrarı 24:17
·
Tevrat
לֹ֣א תַטֶּ֔ה מִשְׁפַּ֖ט גֵּ֣ר יָת֑וֹם וְלֹ֣א תַחֲבֹ֔ל בֶּ֖גֶד אַלְמָנָֽה
Garibin, yetimin yargısını saptırmayacaksın ve dulun giysisini rehin almayacaksın.
Mısır'dan Çıkış 22:25
·
Tevrat
אִם־חָבֹ֥ל תַּחְבֹּ֖ל שַׂלְמַ֣ת רֵעֶ֑ךָ עַד־בֹּ֥א הַשֶּׁ֖מֶשׁ תְּשִׁיבֶ֥נּוּ לֽוֹ
Eğer komşunun giysisini kesinlikle rehin alırsan, güneşin batmasına kadar onu ona geri vereceksin.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 7:15
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה יְחַבֶּל־אָ֑וֶן וְהָרָ֥ה עָ֝מָ֗ל וְיָ֣לַד שָֽׁקֶר
İşte, kötülükle sancı çeker; ve zahmete gebe kaldı ve yalan doğurdu.
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:13
·
Tevrat
בָּ֣ז לְ֭דָבָר יֵחָ֣בֶל ל֑וֹ וִירֵ֥א מִ֝צְוָ֗ה ה֣וּא יְשֻׁלָּֽם
Sözü hor gören yıkıma uğrar, ve buyruktan korkan ödüllendirilir.
Yasa'nın Tekrarı 24:6
·
Tevrat
לֹא־יַחֲבֹ֥ל רֵחַ֖יִם וָרָ֑כֶב כִּי־נֶ֖פֶשׁ ה֥וּא חֹבֵֽל
Değirmen ve üst taş rehin almayacak; çünkü o can rehin alandır.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 20:16
·
Tevrat
לְֽקַח־בִּ֭גְדוֹ כִּי־עָ֣רַב זָ֑ר וּבְעַ֖ד נָכְרִיָּ֣ה חַבְלֵֽהוּ
Onun giysisini al, çünkü yabancıya kefil oldu; ve yabancı kadın uğruna onu rehin al.
Süleyman'ın Özdeyişleri 27:13
·
Tevrat
קַח־בִּ֭גְדוֹ כִּי־עָ֣רַב זָ֑ר וּבְעַ֖ד נָכְרִיָּ֣ה חַבְלֵֽהוּ
Yabancıya kefil olduğu için onun giysisini al ve yabancı kadın için onu rehin tut.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 24:3
·
Tevrat
חֲמ֣וֹר יְתוֹמִ֣ים יִנְהָ֑גוּ יַ֝חְבְּל֗וּ שׁ֣וֹר אַלְמָנָֽה
Yetimlerin eşeğini sürerler; dulun öküzünü rehin alırlar.
Eyüp 24:9
·
Tevrat
יִ֭גְזְלוּ מִשֹּׁ֣ד יָת֑וֹם וְֽעַל־עָנִ֥י יַחְבֹּֽלוּ
Yetimi memeden koparırlar ve düşkünün üzerindekini rehin alırlar.