46
Kullanım
5
Lemma
13
Türev
26
Anlam
5 lemma, 13 türev form
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 13:11
·
Tevrat
אֱמֹ֛ר אֶל־טָחֵ֥י תָפֵ֖ל וְיִפֹּ֑ל הָיָ֣ה גֶּ֣שֶׁם שׁוֹטֵ֗ף וְאַתֵּ֜נָה אַבְנֵ֤י אֶלְגָּבִישׁ֙ תִּפֹּ֔לְנָה וְר֥וּחַ סְעָר֖וֹת תְּבַקֵּֽעַ
Harçla sıvayanlara de ki: Düşecek; sağanak yağmur olacak ve siz, ey dolu taşları, düşeceksiniz ve kasırga rüzgarı onu yaracak.
Yeremya 5:24
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָמְר֣וּ בִלְבָבָ֗ם נִ֤ירָא נָא֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ הַנֹּתֵ֗ן גֶּ֛שֶׁם יוֹרֶ֥ה וּמַלְק֖וֹשׁ בְּעִתּ֑וֹ שְׁבֻע֛וֹת חֻקּ֥וֹת קָצִ֖יר יִשְׁמָר־לָֽנוּ
Ve kalplerinde demediler: 'Lütfen vaktinde yağmur, ilk yağmuru ve son yağmuru veren, bizim için hasadın belirlenmiş haftalarını koruyan Tanrımız Yahve'den korkalım.'
Yeremya 14:4
·
Tevrat
בַּעֲב֤וּר הָאֲדָמָה֙ חַ֔תָּה כִּ֛י לֹא־הָיָ֥ה גֶ֖שֶׁם בָּאָ֑רֶץ בֹּ֥שׁוּ אִכָּרִ֖ים חָפ֥וּ רֹאשָֽׁם
Toprak parçalandığı için, çünkü yerde yağmur olmadı; çiftçiler utandılar, başlarını örttüler.
2. Krallar 3:17
·
Tevrat
כִּֽי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה לֹֽא־תִרְא֥וּ ר֨וּחַ֙ וְלֹֽא־תִרְא֣וּ גֶ֔שֶׁם וְהַנַּ֥חַל הַה֖וּא יִמָּ֣לֵא מָ֑יִם וּשְׁתִיתֶ֛ם אַתֶּ֥ם וּמִקְנֵיכֶ֖ם וּֽבְהֶמְתְּכֶֽם
Çünkü Yahve şöyle dedi: Rüzgar görmeyeceksiniz ve yağmur görmeyeceksiniz; ama o vadi su dolacak ve siz, sürüleriniz ve hayvanlarınız içeceksiniz.
1. Krallar 17:7
·
Tevrat
וַיְהִ֛י מִקֵּ֥ץ יָמִ֖ים וַיִּיבַ֣שׁ הַנָּ֑חַל כִּ֛י לֹֽא־הָיָ֥ה גֶ֖שֶׁם בָּאָֽרֶץ
Günlerin sonunda vadi kurudu, çünkü yerde yağmur yoktu.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Amos 4:7
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָנֹכִי֩ מָנַ֨עְתִּי מִכֶּ֜ם אֶת־הַגֶּ֗שֶׁם בְּע֨וֹד שְׁלֹשָׁ֤ה חֳדָשִׁים֙ לַקָּצִ֔יר וְהִמְטַרְתִּי֙ עַל־עִ֣יר אֶחָ֔ת וְעַל־עִ֥יר אַחַ֖ת לֹ֣א אַמְטִ֑יר חֶלְקָ֤ה אַחַת֙ תִּמָּטֵ֔ר וְחֶלְקָ֛ה אֲשֶֽׁר־לֹֽא־תַמְטִ֥יר עָלֶ֖יהָ תִּיבָֽשׁ
Ve hasada daha üç ay varken ben sizden yağmuru esirgedim; bir şehre yağdırdım ve bir şehre yağdırmadım; bir tarla yağmur aldı ve üzerine yağmur yağmayan tarla kurudu.
Hezekiel 1:28
·
Tevrat
כְּמַרְאֵ֣ה הַקֶּ֡שֶׁת אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶ֨ה בֶעָנָ֜ן בְּי֣וֹם הַגֶּ֗שֶׁם כֵּ֣ן מַרְאֵ֤ה הַנֹּ֨גַהּ֙ סָבִ֔יב ה֕וּא מַרְאֵ֖ה דְּמ֣וּת כְּבוֹד־יְהוָ֑ה וָֽאֶרְאֶה֙ וָאֶפֹּ֣ל עַל־פָּנַ֔י וָאֶשְׁמַ֖ע ק֥וֹל מְדַבֵּֽר
Yağmur gününde bulutta olan yayın görünümü gibi, çepeçevre parıltının görünümü öyleydi. O, Yahve'nin yüceliğinin benzerliğinin görünümüydü; ve gördüm ve yüzümün üzerine düştüm ve konuşan birinin sesini işittim.
Hezekiel 34:26
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י אוֹתָ֛ם וּסְבִיב֥וֹת גִּבְעָתִ֖י בְּרָכָ֑ה וְהוֹרַדְתִּ֤י הַגֶּ֨שֶׁם֙ בְּעִתּ֔וֹ גִּשְׁמֵ֥י בְרָכָ֖ה יִֽהְיֽוּ
Onları ve tepemin çevresini bereket kılacağım; yağmuru vaktinde indireceğim, bereket yağmurları olacak.
Yeşaya 55:10
·
Tevrat
כִּ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יֵרֵד֩ הַגֶּ֨שֶׁם וְהַשֶּׁ֜לֶג מִן־הַשָּׁמַ֗יִם וְשָׁ֨מָּה֙ לֹ֣א יָשׁ֔וּב כִּ֚י אִם־הִרְוָ֣ה אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהוֹלִידָ֖הּ וְהִצְמִיחָ֑הּ וְנָ֤תַן זֶ֨רַע֙ לַזֹּרֵ֔עַ וְלֶ֖חֶם לָאֹכֵֽל
Çünkü yağmur ve kar göklerden nasıl inerse ve oraya dönmezse, ancak yeri sularsa ve onu doğurtursa ve onu filizlendirirse ve eken için tohum ve yiyen için ekmek verirse;
1. Krallar 18:41
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלִיָּ֨הוּ֙ לְאַחְאָ֔ב עֲלֵ֖ה אֱכֹ֣ל וּשְׁתֵ֑ה כִּי־ק֖וֹל הֲמ֥וֹן הַגָּֽשֶׁם
İlyas Ahav'a dedi: 'Çık, ye ve iç; çünkü bol yağmurun sesi var.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 13:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וּבִקַּעְתִּ֥י רֽוּחַ־סְעָר֖וֹת בַּֽחֲמָתִ֑י וְגֶ֤שֶׁם שֹׁטֵף֙ בְּאַפִּ֣י יִֽהְיֶ֔ה וְאַבְנֵ֥י אֶלְגָּבִ֖ישׁ בְּחֵמָ֥ה לְכָלָֽה
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Öfkemle fırtınalar rüzgarını patlatacağım; öfkemde taşkın yağmur olacak ve tüketmek için öfkeyle dolu taşları olacak.
Hezekiel 38:22
·
Tevrat
וְנִשְׁפַּטְתִּ֥י אִתּ֖וֹ בְּדֶ֣בֶר וּבְדָ֑ם וְגֶ֣שֶׁם שׁוֹטֵף֩ וְאַבְנֵ֨י אֶלְגָּבִ֜ישׁ אֵ֣שׁ וְגָפְרִ֗ית אַמְטִ֤יר עָלָיו֙ וְעַל־אֲגַפָּ֔יו וְעַל־עַמִּ֥ים רַבִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ
Ve onunla salgın hastalıkla ve kanla yargılaşacağım; onun üzerine, onun birliklerinin üzerine ve onunla olan çok halkların üzerine taşkın yağmur, dolu taşları, ateş ve kükürt yağdıracağım.
Yeşaya 44:14
·
Tevrat
לִכְרָת־ל֣וֹ אֲרָזִ֔ים וַיִּקַּ֤ח תִּרְזָה֙ וְאַלּ֔וֹן וַיְאַמֶּץ־ל֖וֹ בַּעֲצֵי־יָ֑עַר נָטַ֥ע וְגֶ֥שֶׁם יְגַדֵּֽל
Kendisi için sedirler keser, ve selvi ve meşe alır, ve orman ağaçları arasında kendisi için güçlendirir; diker ve yağmur büyütür.
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:14
·
Tevrat
נְשִׂיאִ֣ים וְ֭רוּחַ וְגֶ֣שֶׁם אָ֑יִן אִ֥ישׁ מִ֝תְהַלֵּ֗ל בְּמַתַּת־שָֽׁקֶר
Yalan hediyeyle övünen adam, yağmursuz bulutlar ve rüzgar gibidir.
Eyüp 37:6
·
Tevrat
כִּ֤י לַשֶּׁ֨לַג יֹאמַ֗ר הֱוֵ֫א אָ֥רֶץ וְגֶ֥שֶׁם מָטָ֑ר וְ֝גֶ֗שֶׁם מִטְר֥וֹת עֻזּֽוֹ
Çünkü kara 'Yere düş' der; yağmur sağanağına ve gücünün yağmur sağanaklarına da.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 10:9
·
Tevrat
וַיִּקָּבְצ֣וּ כָל־אַנְשֵֽׁי־יְהוּדָה֩ וּבִנְיָמִ֨ן יְרוּשָׁלִַ֜ם לִשְׁלֹ֣שֶׁת הַיָּמִ֗ים ה֛וּא חֹ֥דֶשׁ הַתְּשִׁיעִ֖י בְּעֶשְׂרִ֣ים בַּחֹ֑דֶשׁ וַיֵּשְׁב֣וּ כָל־הָעָ֗ם בִּרְחוֹב֙ בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים מַרְעִידִ֥ים עַל־הַדָּבָ֖ר וּמֵהַגְּשָׁמִֽים
Bunun üzerine Yahuda'nın ve Bünyamin'in bütün adamları üç gün içinde Yeruşalim'e toplandılar; o, dokuzuncu ay, ayın yirmisiydi; ve bütün halk Tanrı'nın evinin meydanında, bu iş yüzünden ve yağmurlardan titreyerek oturdu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 105:32
·
Tevrat
נָתַ֣ן גִּשְׁמֵיהֶ֣ם בָּרָ֑ד אֵ֖שׁ לֶהָב֣וֹת בְּאַרְצָֽם
Onların yağmurlarını dolu, onların diyarında alevli ateş verdi.
Örnek Ayetler (1)
Hoşea 6:3
·
Tevrat
וְנֵדְעָ֣ה נִרְדְּפָ֗ה לָדַ֨עַת֙ אֶת־יְהוָ֔ה כְּשַׁ֖חַר נָכ֣וֹן מֽוֹצָא֑וֹ וְיָב֤וֹא כַגֶּ֨שֶׁם֙ לָ֔נוּ כְּמַלְק֖וֹשׁ י֥וֹרֶה אָֽרֶץ
Ve bilelim, Yahve'yi bilmek için peşinden gidelim; onun çıkışı şafak gibi kesindir; ve bize yağmur gibi, yeri sulayan son yağmur gibi gelecek.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 10:13
·
Tevrat
אֲבָ֞ל הָעָ֥ם רָב֙ וְהָעֵ֣ת גְּשָׁמִ֔ים וְאֵ֥ין כֹּ֖חַ לַעֲמ֣וֹד בַּח֑וּץ וְהַמְּלָאכָ֗ה לֹֽא־לְי֤וֹם אֶחָד֙ וְלֹ֣א לִשְׁנַ֔יִם כִּֽי־הִרְבִּ֥ינוּ לִפְשֹׁ֖עַ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Ama halk çoktur ve zaman yağmurlar zamanıdır ve dışarıda durmaya güç yoktur; ve iş bir günlük ve iki günlük değildir, çünkü bu işte isyan etmeyi çoğalttık.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 26:4
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י גִשְׁמֵיכֶ֖ם בְּעִתָּ֑ם וְנָתְנָ֤ה הָאָ֨רֶץ֙ יְבוּלָ֔הּ וְעֵ֥ץ הַשָּׂדֶ֖ה יִתֵּ֥ן פִּרְיֽוֹ
Ve yağmurlarınızı zamanında vereceğim ve yer ürününü verecek ve kırın ağacı meyvesini verecek.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 34:26
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י אוֹתָ֛ם וּסְבִיב֥וֹת גִּבְעָתִ֖י בְּרָכָ֑ה וְהוֹרַדְתִּ֤י הַגֶּ֨שֶׁם֙ בְּעִתּ֔וֹ גִּשְׁמֵ֥י בְרָכָ֖ה יִֽהְיֽוּ
Onları ve tepemin çevresini bereket kılacağım; yağmuru vaktinde indireceğim, bereket yağmurları olacak.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 2:19
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַע֩ סַנְבַלַּ֨ט הַחֹרֹנִ֜י וְטֹבִיָּ֣ה הָעֶ֣בֶד הָֽעַמּוֹנִ֗י וְגֶ֨שֶׁם֙ הָֽעַרְבִ֔י וַיַּלְעִ֣גוּ לָ֔נוּ וַיִּבְז֖וּ עָלֵ֑ינוּ וַיֹּאמְר֗וּ מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר אַתֶּ֣ם עֹשִׂ֔ים הַעַ֥ל הַמֶּ֖לֶךְ אַתֶּ֥ם מֹרְדִֽים
Horonlu Sanballat, Ammonlu kul Toviya ve Arap Geşem bunu duydu; bizimle alay ettiler, bizi hor gördüler ve dediler: 'Sizin yaptığınız bu şey nedir? Krala karşı mı isyan ediyorsunuz?'
Nehemya 6:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח סַנְבַלַּ֤ט וְגֶ֨שֶׁם֙ אֵלַ֣י לֵאמֹ֔ר לְכָ֞ה וְנִֽוָּעֲדָ֥ה יַחְדָּ֛ו בַּכְּפִירִ֖ים בְּבִקְעַ֣ת אוֹנ֑וֹ וְהֵ֨מָּה֙ חֹֽשְׁבִ֔ים לַעֲשׂ֥וֹת לִ֖י רָעָֽה
Sanballat ve Geşem bana gönderip dediler: 'Gel ve Ono ovasında köylerde birlikte buluşalım.' Ve onlar bana kötülük yapmayı düşünüyorlardı.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 6:6
·
Tevrat
כָּת֣וּב בָּ֗הּ בַּגּוֹיִ֤ם נִשְׁמָע֙ וְגַשְׁמ֣וּ אֹמֵ֔ר אַתָּ֤ה וְהַיְּהוּדִים֙ חֹשְׁבִ֣ים לִמְר֔וֹד עַל־כֵּ֛ן אַתָּ֥ה בוֹנֶ֖ה הַחוֹמָ֑ה וְאַתָּ֗ה הֹוֶ֤ה לָהֶם֙ לְמֶ֔לֶךְ כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Onda yazılıydı: 'Uluslar arasında işitiliyor ve Geşem diyor ki, sen ve Yahudiler isyan etmeyi düşünüyorsunuz; bu yüzden sen duvarı inşa ediyorsun ve bu sözlere göre sen onlara kral oluyorsun.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 6:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כַאֲשֶׁ֣ר נִשְׁמַ֣ע לְסַנְבַלַּ֣ט וְ֠טוֹבִיָּה וּלְגֶ֨שֶׁם הָֽעַרְבִ֜י וּלְיֶ֣תֶר אֹֽיְבֵ֗ינוּ כִּ֤י בָנִ֨יתִי֙ אֶת־הַ֣חוֹמָ֔ה וְלֹא־נ֥וֹתַר בָּ֖הּ פָּ֑רֶץ גַּ֚ם עַד־הָעֵ֣ת הַהִ֔יא דְּלָת֖וֹת לֹא־הֶעֱמַ֥דְתִּי בַשְּׁעָרִֽים
Sanballat'a, Toviya'ya, Arap Geşem'e ve düşmanlarımızın geri kalanına duvarı inşa ettiğim ve onda gedik kalmadığı işitildiği zaman, ayrıca o zamana kadar kapılarda kapıları dikmemiştim,
Örnek Ayetler (2)
Daniel 4:30
·
Tevrat
בַּהּ־שַׁעֲתָ֗א מִלְּתָא֮ סָ֣פַת עַל־נְבוּכַדְנֶצַּר֒ וּמִן־אֲנָשָׁ֣א טְרִ֔יד וְעִשְׂבָּ֤א כְתוֹרִין֙ יֵאכֻ֔ל וּמִטַּ֥ל שְׁמַיָּ֖א גִּשְׁמֵ֣הּ יִצְטַבַּ֑ע עַ֣ד דִּ֥י שַׂעְרֵ֛הּ כְּנִשְׁרִ֥ין רְבָ֖ה וְטִפְר֥וֹהִי כְצִפְּרִֽין
O saatte söz Nebukadnessar'ın üzerinde tamamlandı; insanlardan kovuldu ve öküzler gibi ot yedi ve onun saçı kartallar gibi, onun tırnakları kuşlar gibi büyüyene kadar onun bedeni göklerin çiyiyle ıslandı.
Daniel 5:21
·
Tevrat
וּמִן־בְּנֵי֩ אֲנָשָׁ֨א טְרִ֜יד וְלִבְבֵ֣הּ עִם־חֵיוְתָ֣א שַׁוִּ֗יְו וְעִם־עֲרָֽדַיָּא֙ מְדוֹרֵ֔הּ עִשְׂבָּ֤א כְתוֹרִין֙ יְטַ֣עֲמוּנֵּ֔הּ וּמִטַּ֥ל שְׁמַיָּ֖א גִּשְׁמֵ֣הּ יִצְטַבַּ֑ע עַ֣ד דִּֽי־יְדַ֗ע דִּֽי־שַׁלִּ֞יט אֱלָהָ֤א עִלָּאָה֙ בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֔א וּלְמַן־דִּ֥י יִצְבֵּ֖ה יְהָקֵ֥ים עֲלַֽהּ
Ve insanların oğullarından kovuldu ve kalbi hayvanlarla bir edildi ve barınağı yaban eşekleriyleydi; ona öküzler gibi ot yedirdiler ve bedeni göklerin çiyiyle ıslandı; ta ki Yüce Tanrı'nın insanların krallığında egemenlik sürdüğünü ve onun üzerine kimi isterse onu diktiğini bilene dek.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:27
·
Tevrat
וּ֠מִֽתְכַּנְּשִׁין אֲחַשְׁדַּרְפְּנַיָּ֞א סִגְנַיָּ֣א וּפַחֲוָתָא֮ וְהַדָּבְרֵ֣י מַלְכָּא֒ חָזַ֣יִן לְגֻבְרַיָּ֣א אִלֵּ֡ךְ דִּי֩ לָֽא־שְׁלֵ֨ט נוּרָ֜א בְּגֶשְׁמְה֗וֹן וּשְׂעַ֤ר רֵֽאשְׁהוֹן֙ לָ֣א הִתְחָרַ֔ךְ וְסָרְבָּלֵיה֖וֹן לָ֣א שְׁנ֑וֹ וְרֵ֣יחַ נ֔וּר לָ֥א עֲדָ֖ת בְּהֽוֹן
Ve satraplar, yöneticiler ve valiler ve kralın danışmanları toplandılar, bu adamları gördüler ki ateş onların bedenleri üzerinde egemen olmamıştı, ve başlarının saçı yanmamıştı, ve mantoları değişmemişti, ve onlara ateş kokusu geçmemişti.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:28
·
Tevrat
עָנֵ֨ה נְבֽוּכַדְנֶצַּ֜ר וְאָמַ֗ר בְּרִ֤יךְ אֱלָהֲהוֹן֙ דִּֽי־שַׁדְרַ֤ךְ מֵישַׁךְ֙ וַעֲבֵ֣ד נְג֔וֹ דִּֽי־שְׁלַ֤ח מַלְאֲכֵהּ֙ וְשֵׁיזִ֣ב לְעַבְד֔וֹהִי דִּ֥י הִתְרְחִ֖צוּ עֲל֑וֹהִי וּמִלַּ֤ת מַלְכָּא֙ שַׁנִּ֔יו וִיהַ֣בוּ גֶשְׁמְה֗וֹן דִּ֠י לָֽא־יִפְלְח֤וּן וְלָֽא־יִסְגְּדוּן֙ לְכָל־אֱלָ֔הּ לָהֵ֖ן לֵאלָֽהֲהֽוֹן
Nebukadnessar yanıt verdi ve dedi: 'Şadrak'ın, Meşak'ın ve Aved-Nego'nun Tanrısı bereketli olsun, O ki elçisini gönderdi ve kendisine güvenen kullarını kurtardı; ve kralın sözünü değiştirdiler ve bedenlerini verdiler ki kendi Tanrılarından başka hiçbir ilaha kulluk etmesinler ve secde etmesinler.'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:11
·
Tevrat
חָזֵ֣ה הֲוֵ֔ית בֵּאדַ֗יִן מִן־קָל֙ מִלַּיָּ֣א רַבְרְבָתָ֔א דִּ֥י קַרְנָ֖א מְמַלֱּלָ֑ה חָזֵ֣ה הֲוֵ֡ית עַד֩ דִּ֨י קְטִילַ֤ת חֵֽיוְתָא֙ וְהוּבַ֣ד גִּשְׁמַ֔הּ וִיהִיבַ֖ת לִיקֵדַ֥ת אֶשָּֽׁא
O zaman boynuzun konuştuğu büyük sözlerin sesinden görüyordum; canlı öldürülene ve onun bedeni yok edilene ve ateşin yanmasına verilene kadar görüyordum.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 14:22
·
Tevrat
הֲיֵ֨שׁ בְּהַבְלֵ֤י הַגּוֹיִם֙ מַגְשִׁמִ֔ים וְאִם־הַשָּׁמַ֖יִם יִתְּנ֣וּ רְבִבִ֑ים הֲלֹ֨א אַתָּה־ה֜וּא יְהוָ֤ה אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ וּ֨נְקַוֶּה־לָּ֔ךְ כִּֽי־אַתָּ֥ה עָשִׂ֖יתָ אֶת־כָּל־אֵֽלֶּה
Ulusların boş şeyleri arasında yağmur yağdıranlar var mı? Veya gökler sağanaklar verebilir mi? Sen O değil misin, Tanrımız Yahve? Ve sana umut bağlarız, çünkü bütün bunları sen yaptın.