57
Kullanım
8
Lemma
14
Türev
30
Anlam
8 lemma, 14 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בָר Lemma | bar | temiz, temiz, saf, tahıl, oğul | İsim | 21 | ||
Örnek Ayetler (5 / 21) Amos 5:11 · Tevrat לָ֠כֵן יַ֣עַן בּוֹשַׁסְכֶ֞ם עַל־דָּ֗ל וּמַשְׂאַת־בַּר֙ תִּקְח֣וּ מִמֶּ֔נּוּ בָּתֵּ֥י גָזִ֛ית בְּנִיתֶ֖ם וְלֹא־תֵ֣שְׁבוּ בָ֑ם כַּרְמֵי־חֶ֣מֶד נְטַעְתֶּ֔ם וְלֹ֥א תִשְׁתּ֖וּ אֶת־יֵינָֽם Bu yüzden zayıfı çiğnediğiniz ve ondan buğday vergisi aldığınız için, yontma taştan evler yaptınız ama onlarda oturmayacaksınız; güzel bağlar diktiniz ama onların şarabını içmeyeceksiniz. Amos 8:5 · Tevrat לֵאמֹ֗ר מָתַ֞י יַעֲבֹ֤ר הַחֹ֨דֶשׁ֙ וְנַשְׁבִּ֣ירָה שֶּׁ֔בֶר וְהַשַּׁבָּ֖ת וְנִפְתְּחָה־בָּ֑ר לְהַקְטִ֤ין אֵיפָה֙ וּלְהַגְדִּ֣יל שֶׁ֔קֶל וּלְעַוֵּ֖ת מֹאזְנֵ֥י מִרְמָֽה Diyerek: 'Yeni ay ne zaman geçecek de tahıl satacağız? Ve Şabat ne zaman geçecek de buğdayı açacağız? Efa'yı (~22 litre) küçültmek, şekeli (~11 gram) büyütmek ve hile terazilerini bükmek için.' Amos 8:6 · Tevrat לִקְנ֤וֹת בַּכֶּ֨סֶף֙ דַּלִּ֔ים וְאֶבְי֖וֹן בַּעֲב֣וּר נַעֲלָ֑יִם וּמַפַּ֥ל בַּ֖ר נַשְׁבִּֽיר Fakirleri gümüşle ve yoksulu bir çift çarık için satın almak için; ve buğdayın döküntüsünü satacağız. Yoel 2:24 · Tevrat וּמָלְא֥וּ הַגֳּרָנ֖וֹת בָּ֑ר וְהֵשִׁ֥יקוּ הַיְקָבִ֖ים תִּיר֥וֹשׁ וְיִצְהָֽר Ve harman yerleri tahılla dolacak ve sıkım çukurları taze şarapla ve taze yağla taşacak. Mezmurlar 65:14 · Tevrat לָבְשׁ֬וּ כָרִ֨ים הַצֹּ֗אן וַעֲמָקִ֥ים יַֽעַטְפוּ־בָ֑ר יִ֝תְרוֹעֲע֗וּ אַף־יָשִֽׁירוּ Çayırlar sürüyü giyindi ve vadiler tahılla örtündü; sevinçle haykırırlar, ayrıca şarkı söylerler. | ||||||
הַבָּר | ha-bbar | temiz olan, temiz, saf, tahıl | İsim | 1 | ||
בָּרָא Lemma | bara | kesti, kesmek, yontmak, yaratmak | İlgeç/Harf | 6 | ||
בָרָא | vara | kesti, kesmek, şekil vermek, yaratmak | İlgeç/Harf | 2 | ||
בַּר Lemma | bar | temiz, temiz, saf, seçilmiş | İsim | 3 | ||
כְּבַר | kevar | zaten, zaten, çoktan, uzun zaman önce | İsim | 2 | ||
בְּרֵהּ | bereh | temiz, temiz, saf, tahıl | Zamir | 1 | ||
בַר | bar | temiz, temiz, saf, tahıl | İsim | 1 | ||
לְבַר | levar | temiz olana, temiz, saf, tahıl | İsim | 1 | ||
כְּבֹר Lemma | kevor | temizlemek, temizlemek, arındırmak, seçmek | İsim | 3 | ||
כְּבֹרִי | ke-vori | temizliğim gibi, temizlik, saflık | Zamir | 1 | ||
בְּבֹר | be-vor | temizlikte, temizlik, saflık, masumiyet | İsim | 1 | ||
בַּר Lemma | bar | temiz, temiz, tahıl, oğul | İsim | 2 | ||
בְּרִי | beri | temizlikte, temizlik, saflık | Zamir | 1 | ||
בַר | bar | temiz, temiz, saf, tahıl | İsim | 1 | ||
בַבָּר Lemma | babar | temizde, temiz, saf, tahıl | İsim | 1 | ||
בָּר Lemma | bar | temiz, temiz, saf, arındırılmış | İsim | 1 | ||
בָּרָה | bara | temiz, temiz, saf, seçilmiş | Sıfat | 3 | ||
וּבַר | u-var | ve temiz, temiz, saf, tahıl | Sıfat | 2 | ||
לְבָרֵי | le-varey | temizlere, temiz, saf, seçkin | Sıfat | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 21)
Amos 5:11
·
Tevrat
לָ֠כֵן יַ֣עַן בּוֹשַׁסְכֶ֞ם עַל־דָּ֗ל וּמַשְׂאַת־בַּר֙ תִּקְח֣וּ מִמֶּ֔נּוּ בָּתֵּ֥י גָזִ֛ית בְּנִיתֶ֖ם וְלֹא־תֵ֣שְׁבוּ בָ֑ם כַּרְמֵי־חֶ֣מֶד נְטַעְתֶּ֔ם וְלֹ֥א תִשְׁתּ֖וּ אֶת־יֵינָֽם
Bu yüzden zayıfı çiğnediğiniz ve ondan buğday vergisi aldığınız için, yontma taştan evler yaptınız ama onlarda oturmayacaksınız; güzel bağlar diktiniz ama onların şarabını içmeyeceksiniz.
Amos 8:5
·
Tevrat
לֵאמֹ֗ר מָתַ֞י יַעֲבֹ֤ר הַחֹ֨דֶשׁ֙ וְנַשְׁבִּ֣ירָה שֶּׁ֔בֶר וְהַשַּׁבָּ֖ת וְנִפְתְּחָה־בָּ֑ר לְהַקְטִ֤ין אֵיפָה֙ וּלְהַגְדִּ֣יל שֶׁ֔קֶל וּלְעַוֵּ֖ת מֹאזְנֵ֥י מִרְמָֽה
Diyerek: 'Yeni ay ne zaman geçecek de tahıl satacağız? Ve Şabat ne zaman geçecek de buğdayı açacağız? Efa'yı (~22 litre) küçültmek, şekeli (~11 gram) büyütmek ve hile terazilerini bükmek için.'
Amos 8:6
·
Tevrat
לִקְנ֤וֹת בַּכֶּ֨סֶף֙ דַּלִּ֔ים וְאֶבְי֖וֹן בַּעֲב֣וּר נַעֲלָ֑יִם וּמַפַּ֥ל בַּ֖ר נַשְׁבִּֽיר
Fakirleri gümüşle ve yoksulu bir çift çarık için satın almak için; ve buğdayın döküntüsünü satacağız.
Yoel 2:24
·
Tevrat
וּמָלְא֥וּ הַגֳּרָנ֖וֹת בָּ֑ר וְהֵשִׁ֥יקוּ הַיְקָבִ֖ים תִּיר֥וֹשׁ וְיִצְהָֽר
Ve harman yerleri tahılla dolacak ve sıkım çukurları taze şarapla ve taze yağla taşacak.
Mezmurlar 65:14
·
Tevrat
לָבְשׁ֬וּ כָרִ֨ים הַצֹּ֗אן וַעֲמָקִ֥ים יַֽעַטְפוּ־בָ֑ר יִ֝תְרוֹעֲע֗וּ אַף־יָשִֽׁירוּ
Çayırlar sürüyü giyindi ve vadiler tahılla örtündü; sevinçle haykırırlar, ayrıca şarkı söylerler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 23:28
·
Tevrat
הַנָּבִ֞יא אֲשֶׁר־אִתּ֤וֹ חֲלוֹם֙ יְסַפֵּ֣ר חֲל֔וֹם וַאֲשֶׁ֤ר דְּבָרִי֙ אִתּ֔וֹ יְדַבֵּ֥ר דְּבָרִ֖י אֱמֶ֑ת מַה־לַתֶּ֥בֶן אֶת־הַבָּ֖ר נְאֻם־יְהוָֽה
Kendisinde rüya olan peygamber rüyayı anlatsın ve kendisinde sözüm olan sözümü gerçekle konuşsun; samanın buğdayla ne işi var? Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Daniel 2:38
·
Tevrat
וּבְכָל־דִּ֣י דָֽיְרִ֣ין בְּֽנֵי־אֲ֠נָשָׁא חֵיוַ֨ת בָּרָ֤א וְעוֹף־שְׁמַיָּא֙ יְהַ֣ב בִּידָ֔ךְ וְהַשְׁלְטָ֖ךְ בְּכָלְּה֑וֹן אַנְתְּה־ה֔וּא רֵאשָׁ֖ה דִּ֥י דַהֲבָֽא
Ve insanoğullarının, kır hayvanlarının ve göklerin kuşlarının yaşadığı her yerde, onları senin eline vermiş ve seni hepsine egemen kılmıştır; altından olan baş sensin.
Daniel 4:9
·
Tevrat
עָפְיֵ֤הּ שַׁפִּיר֙ וְאִנְבֵּ֣הּ שַׂגִּ֔יא וּמָז֨וֹן לְכֹ֖לָּא־בֵ֑הּ תְּחֹת֜וֹהִי תַּטְלֵ֣ל חֵיוַ֣ת בָּרָ֗א וּבְעַנְפ֨וֹהִי֙ יְדוּרָן֙ צִפֲּרֵ֣י שְׁמַיָּ֔א וּמִנֵּ֖הּ יִתְּזִ֥ין כָּל־בִּשְׂרָֽא
Onun yaprakları güzeldi ve onun meyvesi çoktu ve herkes için yiyecek ondaydı; kırın hayvanları onun altında gölgelenirdi ve göklerin kuşları onun dallarında otururdu ve her beşer ondan beslenirdi.
Daniel 4:18
·
Tevrat
וְעָפְיֵ֤הּ שַׁפִּיר֙ וְאִנְבֵּ֣הּ שַׂגִּ֔יא וּמָז֨וֹן לְכֹ֖לָּא־בֵ֑הּ תְּחֹת֗וֹהִי תְּדוּר֙ חֵיוַ֣ת בָּרָ֔א וּבְעַנְפ֕וֹהִי יִשְׁכְּנָ֖ן צִפֲּרֵ֥י שְׁמַיָּֽא
Onun yaprakları güzeldi ve onun meyvesi çoktu ve herkes için yiyecek ondaydı; kırın hayvanları onun altında otururdu ve göklerin kuşları onun dallarında barınırdı;
Daniel 4:20
·
Tevrat
וְדִ֣י חֲזָ֣ה מַלְכָּ֡א עִ֣יר וְקַדִּ֣ישׁ נָחִ֣ת מִן־שְׁמַיָּ֡א וְאָמַר֩ גֹּ֨דּוּ אִֽילָנָ֜א וְחַבְּל֗וּהִי בְּרַ֨ם עִקַּ֤ר שָׁרְשׁ֨וֹהִי֙ בְּאַרְעָ֣א שְׁבֻ֔קוּ וּבֶאֱסוּר֙ דִּֽי־פַרְזֶ֣ל וּנְחָ֔שׁ בְּדִתְאָ֖א דִּ֣י בָרָ֑א וּבְטַ֧ל שְׁמַיָּ֣א יִצְטַבַּ֗ע וְעִם־חֵיוַ֤ת בָּרָא֙ חֲלָקֵ֔הּ עַ֛ד דִּֽי־שִׁבְעָ֥ה עִדָּנִ֖ין יַחְלְפ֥וּן עֲלֽוֹהִי
Ve kral göklerden inen ve şöyle diyen bir gözcü ve kutsal biri gördü: 'Ağacı kesin ve onu yok edin; ancak onun köklerinin kütüğünü yerde, kırın otlarının içinde demirden ve tunçtan bir bağla bırakın; göklerin çiyiyle ıslansın ve onun üzerinden yedi vakit geçene kadar onun payı kırın hayvanlarıyla olsun.'
Daniel 4:22
·
Tevrat
וְלָ֣ךְ טָֽרְדִ֣ין מִן־אֲנָשָׁ֡א וְעִם־חֵיוַ֣ת בָּרָא֩ לֶהֱוֵ֨ה מְדֹרָ֜ךְ וְעִשְׂבָּ֥א כְתוֹרִ֣ין לָ֣ךְ יְטַֽעֲמ֗וּן וּמִטַּ֤ל שְׁמַיָּא֙ לָ֣ךְ מְצַבְּעִ֔ין וְשִׁבְעָ֥ה עִדָּנִ֖ין יַחְלְפ֣וּן עֲלָ֑יךְ עַ֣ד דִּֽי־תִנְדַּ֗ע דִּֽי־שַׁלִּ֤יט עִלָּיָא֙ בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֔א וּלְמַן־דִּ֥י יִצְבֵּ֖א יִתְּנִנַּֽהּ
Seni insanlardan kovacaklar ve senin konutun kırın hayvanlarıyla olacak; sana öküzler gibi ot yedirecekler ve seni göklerin çiyiyle ıslatacaklar; sen Yüce Olan'ın insanların egemenliğinde egemen olduğunu ve onu kime isterse verdiğini bilene kadar senin üzerinden yedi vakit geçecek.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 4:12
·
Tevrat
בְּרַ֨ם עִקַּ֤ר שָׁרְשׁ֨וֹהִי֙ בְּאַרְעָ֣א שְׁבֻ֔קוּ וּבֶֽאֱסוּר֙ דִּֽי־פַרְזֶ֣ל וּנְחָ֔שׁ בְּדִתְאָ֖א דִּ֣י בָרָ֑א וּבְטַ֤ל שְׁמַיָּא֙ יִצְטַבַּ֔ע וְעִם־חֵיוְתָ֥א חֲלָקֵ֖הּ בַּעֲשַׂ֥ב אַרְעָֽא
Ancak onun köklerinin kütüğünü yerde, kırın otlarının içinde demirden ve tunçtan bir bağla bırakın; göklerin çiyiyle ıslansın ve onun payı yerin otunda hayvanlarla olsun.
Daniel 4:20
·
Tevrat
וְדִ֣י חֲזָ֣ה מַלְכָּ֡א עִ֣יר וְקַדִּ֣ישׁ נָחִ֣ת מִן־שְׁמַיָּ֡א וְאָמַר֩ גֹּ֨דּוּ אִֽילָנָ֜א וְחַבְּל֗וּהִי בְּרַ֨ם עִקַּ֤ר שָׁרְשׁ֨וֹהִי֙ בְּאַרְעָ֣א שְׁבֻ֔קוּ וּבֶאֱסוּר֙ דִּֽי־פַרְזֶ֣ל וּנְחָ֔שׁ בְּדִתְאָ֖א דִּ֣י בָרָ֑א וּבְטַ֧ל שְׁמַיָּ֣א יִצְטַבַּ֗ע וְעִם־חֵיוַ֤ת בָּרָא֙ חֲלָקֵ֔הּ עַ֛ד דִּֽי־שִׁבְעָ֥ה עִדָּנִ֖ין יַחְלְפ֥וּן עֲלֽוֹהִי
Ve kral göklerden inen ve şöyle diyen bir gözcü ve kutsal biri gördü: 'Ağacı kesin ve onu yok edin; ancak onun köklerinin kütüğünü yerde, kırın otlarının içinde demirden ve tunçtan bir bağla bırakın; göklerin çiyiyle ıslansın ve onun üzerinden yedi vakit geçene kadar onun payı kırın hayvanlarıyla olsun.'
Örnek Ayetler (2)
Ezra 5:2
·
Tevrat
בֵּאדַ֡יִן קָ֠מוּ זְרֻבָּבֶ֤ל בַּר־שְׁאַלְתִּיאֵל֙ וְיֵשׁ֣וּעַ בַּר־יֽוֹצָדָ֔ק וְשָׁרִ֣יו לְמִבְנֵ֔א בֵּ֥ית אֱלָהָ֖א דִּ֣י בִירֽוּשְׁלֶ֑ם וְעִמְּה֛וֹן נְבִיַּיָּ֥א דִֽי־אֱלָהָ֖א מְסָעֲדִ֥ין לְהֽוֹן
O zaman Şealtiel oğlu Zerubbabel ve Yotsadak oğlu Yeşu kalktılar ve Yeruşalim'deki Tanrı'nın evini inşa etmeye başladılar; ve onlara yardım eden Tanrı'nın peygamberleri onlarla birlikteydi.
Ezra 6:14
·
Tevrat
וְשָׂבֵ֤י יְהוּדָיֵא֙ בָּנַ֣יִן וּמַצְלְחִ֔ין בִּנְבוּאַת֙ חַגַּ֣י נְבִיָּ֔א וּזְכַרְיָ֖ה בַּר־עִדּ֑וֹא וּבְנ֣וֹ וְשַׁכְלִ֗לוּ מִן־טַ֨עַם֙ אֱלָ֣הּ יִשְׂרָאֵ֔ל וּמִטְּעֵם֙ כּ֣וֹרֶשׁ וְדָרְיָ֔וֶשׁ וְאַרְתַּחְשַׁ֖שְׂתְּא מֶ֥לֶךְ פָּרָֽס
Ve Yahudilerin yaşlıları inşa ediyorlardı ve Peygamber Hagay'ın ve İddo oğlu Zekeriya'nın peygamberliğiyle başarılı oluyorlardı; ve İsrail'in Tanrısı'nın buyruğundan ve Koreş'in, Daryaveş'in ve Pers Kralı Artahşasta'nın buyruğundan inşa ettiler ve tamamladılar.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 6:1
·
Tevrat
וְדָרְיָ֨וֶשׁ֙ מָֽדָיָ֔א קַבֵּ֖ל מַלְכוּתָ֑א כְּבַ֥ר שְׁנִ֖ין שִׁתִּ֥ין וְתַרְתֵּֽין
Ve Medli Daryaveş krallığı aldı; altmış iki yaşındaydı.
Daniel 7:13
·
Tevrat
חָזֵ֤ה הֲוֵית֙ בְּחֶזְוֵ֣י לֵֽילְיָ֔א וַאֲרוּ֙ עִם־עֲנָנֵ֣י שְׁמַיָּ֔א כְּבַ֥ר אֱנָ֖שׁ אָתֵ֣ה הֲוָ֑ה וְעַד־עַתִּ֤יק יֽוֹמַיָּא֙ מְטָ֔ה וּקְדָמ֖וֹהִי הַקְרְבֽוּהִי
Gecenin görümlerinde görüyordum ve işte göklerin bulutlarıyla insan oğlu gibi biri geliyordu ve günlerin eskisine kadar ulaştı ve onu onun önüne yaklaştırdılar.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 5:22
·
Tevrat
וְאַ֤נְתְּ בְּרֵהּ֙ בֵּלְשַׁאצַּ֔ר לָ֥א הַשְׁפֵּ֖לְתְּ לִבְבָ֑ךְ כָּל־קֳבֵ֕ל דִּ֥י כָל־דְּנָ֖ה יְדַֽעְתָּ
Ve sen onun oğlu Belşatsar, bütün bunları bilmene rağmen kalbini alçaltmadın.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 5:1
·
Tevrat
וְהִתְנַבִּ֞י חַגַּ֣י נְבִיָּ֗א וּזְכַרְיָ֤ה בַר־עִדּוֹא֙ נְבִיַּיָּ֔א עַל־יְה֣וּדָיֵ֔א דִּ֥י בִיה֖וּד וּבִירוּשְׁלֶ֑ם בְּשֻׁ֛ם אֱלָ֥הּ יִשְׂרָאֵ֖ל עֲלֵיהֽוֹן
Ve peygamber Hagay ve İddo oğlu Zekeriya, peygamberler, Yahuda ve Yeruşalim'deki Yahudilere, üzerlerinde olan İsrail'in Tanrısı'nın adıyla peygamberlik ettiler.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:25
·
Tevrat
עָנֵ֣ה וְאָמַ֗ר הָֽא־אֲנָ֨ה חָזֵ֜ה גֻּבְרִ֣ין אַרְבְּעָ֗ה שְׁרַ֨יִן֙ מַהְלְכִ֣ין בְּגֽוֹא־נוּרָ֔א וַחֲבָ֖ל לָא־אִיתַ֣י בְּה֑וֹן וְרֵוֵהּ֙ דִּ֣י רְֽבִיעָאָ֔ה דָּמֵ֖ה לְבַר־אֱלָהִֽין
Yanıt verdi ve dedi: 'İşte ben ateşin içinde yürüyen çözülmüş dört adam görüyorum, ve onlarda zarar yoktur; ve dördüncünün görüntüsü ilahların oğluna benziyor.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 22:21
·
Tevrat
יִגְמְלֵ֥נִי יְהוָ֖ה כְּצִדְקָתִ֑י כְּבֹ֥ר יָדַ֖י יָשִׁ֥יב לִֽי
Yahve doğruluğuma göre beni ödüllendirdi; ellerimin temizliğine göre bana karşılık verdi.
Mezmurlar 18:21
·
Tevrat
יִגְמְלֵ֣נִי יְהוָ֣ה כְּצִדְקִ֑י כְּבֹ֥ר יָ֝דַ֗י יָשִׁ֥יב לִֽי
Yahve doğruluğuma göre bana karşılık verdi; ellerimin temizliğine göre bana geri verdi.
Mezmurlar 18:25
·
Tevrat
וַיָּֽשֶׁב־יְהוָ֣ה לִ֣י כְצִדְקִ֑י כְּבֹ֥ר יָ֝דַ֗י לְנֶ֣גֶד עֵינָֽיו
Ve Yahve doğruluğuma göre, gözlerinin önünde ellerimin temizliğine göre bana geri verdi.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 22:25
·
Tevrat
וַיָּ֧שֶׁב יְהוָ֛ה לִ֖י כְּצִדְקָתִ֑י כְּבֹרִ֖י לְנֶ֥גֶד עֵינָֽיו
Böylece Yahve doğruluğuma göre, gözleri önündeki temizliğime göre bana karşılık verdi.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 22:30
·
Tevrat
יְֽמַלֵּ֥ט אִֽי־נָקִ֑י וְ֝נִמְלַ֗ט בְּבֹ֣ר כַּפֶּֽיךָ
Suçsuz olmayanı kurtarır; ve ellerinin temizliğiyle kurtulur.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:2
·
Tevrat
מַה־בְּ֭רִי וּמַֽה־בַּר־בִּטְנִ֑י וּ֝מֶה בַּר־נְדָרָֽי
Ne oğlum, ve ne rahmimin oğlu; ve ne adaklarımın oğlu?
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:2
·
Tevrat
מַה־בְּ֭רִי וּמַֽה־בַּר־בִּטְנִ֑י וּ֝מֶה בַּר־נְדָרָֽי
Ne oğlum, ve ne rahmimin oğlu; ve ne adaklarımın oğlu?
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 2:12
·
Tevrat
נַשְּׁקוּ־בַ֡ר פֶּן־יֶאֱנַ֤ף וְתֹ֬אבְדוּ דֶ֗רֶךְ כִּֽי־יִבְעַ֣ר כִּמְעַ֣ט אַפּ֑וֹ אַ֝שְׁרֵ֗י כָּל־ח֥וֹסֵי בֽוֹ
Oğlu öpün, yoksa öfkelenir ve yolda yok olursunuz; çünkü onun öfkesi aniden alevlenir. Ona sığınanların bütününe ne mutludur.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 39:4
·
Tevrat
יַחְלְמ֣וּ בְ֭נֵיהֶם יִרְבּ֣וּ בַבָּ֑ר יָ֝צְא֗וּ וְלֹא־שָׁ֥בוּ לָֽמוֹ
Onların yavruları güçlenir, açık alanda büyürler; çıkarlar ve onlara dönmezler.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 14:4
·
Tevrat
בְּאֵ֣ין אֲ֭לָפִים אֵב֣וּס בָּ֑ר וְרָב־תְּ֝בוּא֗וֹת בְּכֹ֣חַ שֽׁוֹר
Öküzlerin olmadığı yerde yemlik boştur, ve öküzün gücüyle bol ürün olur.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 19:9
·
Tevrat
פִּקּ֘וּדֵ֤י יְהוָ֣ה יְ֭שָׁרִים מְשַׂמְּחֵי־לֵ֑ב מִצְוַ֥ת יְהוָ֥ה בָּ֝רָ֗ה מְאִירַ֥ת עֵינָֽיִם
Yahve'nin buyrukları doğrudur, kalbi sevindirendir; Yahve'nin emri paktır, gözleri aydınlatandır.
Ezgiler Ezgisi 6:9
·
Tevrat
אַחַ֥ת הִיא֙ יוֹנָתִ֣י תַמָּתִ֔י אַחַ֥ת הִיא֙ לְאִמָּ֔הּ בָּרָ֥ה הִ֖יא לְיֽוֹלַדְתָּ֑הּ רָא֤וּהָ בָנוֹת֙ וַֽיְאַשְּׁר֔וּהָ מְלָכ֥וֹת וּפִֽילַגְשִׁ֖ים וַֽיְהַלְלֽוּהָ
Güvercinim, kusursuzum tektir; o annesi için tektir, o kendisini doğuran için saftır. Kızlar onu gördüler ve onu mutlu saydılar, kraliçeler ve cariyeler onu övdüler.
Ezgiler Ezgisi 6:10
·
Tevrat
מִי־זֹ֥את הַנִּשְׁקָפָ֖ה כְּמוֹ־שָׁ֑חַר יָפָ֣ה כַלְּבָנָ֗ה בָּרָה֙ כַּֽחַמָּ֔ה אֲיֻמָּ֖ה כַּנִּדְגָּלֽוֹת
Şafak gibi bakan, ay gibi güzel, güneş gibi saf, sancaklılar gibi korkutucu olan bu kimdir?
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 24:4
·
Tevrat
נְקִ֥י כַפַּ֗יִם וּֽבַר־לֵ֫בָ֥ב אֲשֶׁ֤ר לֹא־נָשָׂ֣א לַשָּׁ֣וְא נַפְשִׁ֑י וְלֹ֖א נִשְׁבַּ֣ע לְמִרְמָֽה
Elleri temiz ve kalbi pak olan, canımı boşluğa kaldırmayan ve hileyle yemin etmeyen.
Eyüp 11:4
·
Tevrat
וַ֭תֹּאמֶר זַ֣ךְ לִקְחִ֑י וּ֝בַ֗ר הָיִ֥יתִי בְעֵינֶֽיךָ
Ve dedin: 'Öğretim saftır ve senin gözlerinde temiz oldum.'