1196
Kullanım
134
Lemma
172
Türev
356
Anlam
134 lemma, 172 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 1:27
·
Tevrat
וְלֹא־הוֹרִ֣ישׁ מְנַשֶּׁ֗ה אֶת־בֵּית־שְׁאָ֣ן וְאֶת־בְּנוֹתֶיהָ֮ וְאֶת־תַּעְנַ֣ךְ וְאֶת־בְּנֹתֶיהָ֒ וְאֶת־יֹשְׁבֵ֨י ד֜וֹר וְאֶת־בְּנוֹתֶ֗יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֤י יִבְלְעָם֙ וְאֶת־בְּנֹתֶ֔יהָ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֥י מְגִדּ֖וֹ וְאֶת־בְּנוֹתֶ֑יהָ וַיּ֨וֹאֶל֙ הַֽכְּנַעֲנִ֔י לָשֶׁ֖בֶת בָּאָ֥רֶץ הַזֹּֽאת
Manaşe Beyt-Şean'ı ve köylerini, Taanak'ı ve köylerini, Dor'da oturanları ve köylerini, Yivleam'da oturanları ve köylerini, Megiddo'da oturanları ve köylerini kovmadı; Kenanlı bu yerde oturmaya diretti.
1. Samuel 31:10
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֨מוּ֙ אֶת־כֵּלָ֔יו בֵּ֖ית עַשְׁתָּר֑וֹת וְאֶת־גְּוִיָּתוֹ֙ תָּקְע֔וּ בְּחוֹמַ֖ת בֵּ֥ית שָֽׁן
Silahlarını Aştarot evine koydular ve cesedini Beyt Şan'ın duvarına çaktılar.
1. Samuel 31:12
·
Tevrat
וַיָּק֜וּמוּ כָּל־אִ֣ישׁ חַיִל֮ וַיֵּלְכ֣וּ כָל־הַלַּיְלָה֒ וַיִּקְח֞וּ אֶת־גְּוִיַּ֣ת שָׁא֗וּל וְאֵת֙ גְּוִיֹּ֣ת בָּנָ֔יו מֵחוֹמַ֖ת בֵּ֣ית שָׁ֑ן וַיָּבֹ֣אוּ יָבֵ֔שָׁה וַיִּשְׂרְפ֥וּ אֹתָ֖ם שָֽׁם
Bütün yiğit adamlar kalktılar, bütün gece gittiler, Şaul'un cesedini ve oğullarının cesetlerini Beyt Şan'ın duvarından aldılar; Yaveş'e geldiler ve onları orada yaktılar.
1. Krallar 4:12
·
Tevrat
בַּֽעֲנָא֙ בֶּן־אֲחִיל֔וּד תַּעְנַ֖ךְ וּמְגִדּ֑וֹ וְכָל־בֵּ֣ית שְׁאָ֡ן אֲשֶׁר֩ אֵ֨צֶל צָרְתַ֜נָה מִתַּ֣חַת לְיִזְרְעֶ֗אל מִבֵּ֤ית שְׁאָן֙ עַ֚ד אָבֵ֣ל מְחוֹלָ֔ה עַ֖ד מֵעֵ֥בֶר לְיָקְמֳעָֽם
Ahilut oğlu Baana; Taanak, Megiddo ve Yizreel'in altında Tsaretan'ın yanındaki bütün Beyt-Şean, Beyt-Şean'dan Avel-Mehola'ya, Yokmeam'ın ötesine kadar;
Yeşu 17:11
·
Tevrat
וַיְהִ֨י לִמְנַשֶּׁ֜ה בְּיִשָּׂשכָ֣ר וּבְאָשֵׁ֗ר בֵּית־שְׁאָ֣ן וּ֠בְנוֹתֶיהָ וְיִבְלְעָ֨ם וּבְנוֹתֶ֜יהָ וְֽאֶת־יֹשְׁבֵ֧י דֹ֣אר וּבְנוֹתֶ֗יהָ וְיֹשְׁבֵ֤י עֵֽין־דֹּר֙ וּבְנֹתֶ֔יהָ וְיֹשְׁבֵ֤י תַעְנַךְ֙ וּבְנֹתֶ֔יהָ וְיֹשְׁבֵ֥י מְגִדּ֖וֹ וּבְנוֹתֶ֑יהָ שְׁלֹ֖שֶׁת הַנָּֽפֶת
İssakar'da ve Aşer'de Beyt-Şean ve onun köyleri, Yivleam ve onun köyleri, Dor'da oturanlar ve onun köyleri, Eyn-Dor'da oturanlar ve onun köyleri, Taanak'ta oturanlar ve onun köyleri, Megiddo'da oturanlar ve onun köyleri, üç tepe Manaşe'nin oldu.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 4:12
·
Tevrat
בַּֽעֲנָא֙ בֶּן־אֲחִיל֔וּד תַּעְנַ֖ךְ וּמְגִדּ֑וֹ וְכָל־בֵּ֣ית שְׁאָ֡ן אֲשֶׁר֩ אֵ֨צֶל צָרְתַ֜נָה מִתַּ֣חַת לְיִזְרְעֶ֗אל מִבֵּ֤ית שְׁאָן֙ עַ֚ד אָבֵ֣ל מְחוֹלָ֔ה עַ֖ד מֵעֵ֥בֶר לְיָקְמֳעָֽם
Ahilut oğlu Baana; Taanak, Megiddo ve Yizreel'in altında Tsaretan'ın yanındaki bütün Beyt-Şean, Beyt-Şean'dan Avel-Mehola'ya, Yokmeam'ın ötesine kadar;
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 17:16
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יוֹסֵ֔ף לֹֽא־יִמָּ֥צֵא לָ֖נוּ הָהָ֑ר וְרֶ֣כֶב בַּרְזֶ֗ל בְּכָל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַיֹּשֵׁ֣ב בְּאֶֽרֶץ־הָעֵ֔מֶק לַֽאֲשֶׁ֤ר בְּבֵית־שְׁאָן֙ וּבְנוֹתֶ֔יהָ וְלַֽאֲשֶׁ֖ר בְּעֵ֥מֶק יִזְרְעֶֽאל
Yusuf oğulları dediler: 'Dağ bize yetmez; ve vadi diyarında oturan bütün Kenanlılarda, Beyt-Şean'da ve onun köylerinde olanlarda ve Yizreel vadisinde olanlarda demir arabası vardır.'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 21:12
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ דָּוִ֗ד וַיִּקַּ֞ח אֶת־עַצְמ֤וֹת שָׁאוּל֙ וְאֶת־עַצְמוֹת֙ יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֔וֹ מֵאֵ֕ת בַּעֲלֵ֖י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֑ד אֲשֶׁר֩ גָּנְב֨וּ אֹתָ֜ם מֵרְחֹ֣ב בֵּֽית־שַׁ֗ן אֲשֶׁ֨ר תְּלָא֥וּם שָׁ֨מָּה֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים בְּי֨וֹם הַכּ֧וֹת פְּלִשְׁתִּ֛ים אֶת־שָׁא֖וּל בַּגִּלְבֹּֽעַ
Davut gitti ve Şaul'un kemiklerini ve oğlu Yonatan'ın kemiklerini Yaveş-Gilat adamlarından aldı; onlar, Filistlilerin Gilboa'da Şaul'u vurduğu gün Filistlilerin onları oraya astığı Beyt-Şan meydanından onları çalmışlardı.
Örnek Ayetler (5)
Yeşu 10:10
·
Tevrat
וַיְהֻמֵּ֤ם יְהוָה֙ לִפְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיַּכֵּ֥ם מַכָּֽה־גְדוֹלָ֖ה בְּגִבְע֑וֹן וַֽיִּרְדְּפֵ֗ם דֶּ֚רֶךְ מַעֲלֵ֣ה בֵית־חוֹרֹ֔ן וַיַּכֵּ֥ם עַד־עֲזֵקָ֖ה וְעַד־מַקֵּדָֽה
Yahve onları İsrail'in önünde şaşırttı ve onları Givon'da büyük bir vuruşla vurdu; ve onları Beyt-Horon yokuşu yoluyla kovaladı ve onları Azeka'ya ve Makkeda'ya kadar vurdu.
Yeşu 10:11
·
Tevrat
וַיְהִ֞י בְּנֻסָ֣ם מִפְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הֵ֞ם בְּמוֹרַ֤ד בֵּית־חוֹרֹן֙ וַֽיהוָ֡ה הִשְׁלִ֣יךְ עֲלֵיהֶם֩ אֲבָנִ֨ים גְּדֹל֧וֹת מִן־הַשָּׁמַ֛יִם עַד־עֲזֵקָ֖ה וַיָּמֻ֑תוּ רַבִּ֗ים אֲשֶׁר־מֵ֨תוּ֙ בְּאַבְנֵ֣י הַבָּרָ֔ד מֵאֲשֶׁ֥ר הָרְג֛וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בֶּחָֽרֶב
Onlar İsrail'in önünden kaçarken, onlar Beyt-Horon inişindeyken, Yahve göklerden onların üzerine Azeka'ya kadar büyük taşlar attı ve öldüler; dolu taşlarıyla ölenler, İsrail oğullarının kılıçla öldürdüklerinden daha çoktu.
Yeşu 16:3
·
Tevrat
וְיָֽרַד־יָ֜מָּה אֶל־גְּב֣וּל הַיַּפְלֵטִ֗י עַ֣ד גְּב֧וּל בֵּית־חוֹרֹ֛ן תַּחְתּ֖וֹן וְעַד־גָּ֑זֶר וְהָי֥וּ תֹצְאֹתָ֖יו יָֽמָּה
Ve batıya Yafletlilerin sınırına, aşağı Beythoron sınırına ve Gezer'e kadar indi; ve onun çıkışları batıya oldu.
Yeşu 16:5
·
Tevrat
וַיְהִ֛י גְּב֥וּל בְּנֵֽי־אֶפְרַ֖יִם לְמִשְׁפְּחֹתָ֑ם וַיְהִ֞י גְּב֤וּל נַחֲלָתָם֙ מִזְרָ֔חָה עַטְר֣וֹת אַדָּ֔ר עַד־בֵּ֥ית חוֹרֹ֖ן עֶלְיֽוֹן
Efrayim oğullarının ailelerine göre sınırı oldu; onların mülkünün sınırı doğuya Atrot-Addar'dan yukarı Beythoron'a kadar oldu.
Yeşu 21:22
·
Tevrat
וְאֶת־קִבְצַ֨יִם֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔הָ וְאֶת־בֵּ֥ית חוֹרֹ֖ן וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ עָרִ֖ים אַרְבַּֽע
Kivtsayim'i ve onun otlağını, Beyt-Horon'u ve onun otlağını; dört şehir.
Örnek Ayetler (4)
1. Tarihler 6:53
·
Tevrat
וְאֶֽת־יָקְמְעָם֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔יהָ וְאֶת־בֵּ֥ית חוֹר֖וֹן וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁיהָ
Ve Yokmeam'ı ve otlaklarını, ve Beyt-Horon'u ve otlaklarını,
1. Tarihler 7:24
·
Tevrat
וּבִתּ֣וֹ שֶׁאֱרָ֔ה וַתִּ֧בֶן אֶת־בֵּית־חוֹר֛וֹן הַתַּחְתּ֖וֹן וְאֶת־הָעֶלְי֑וֹן וְאֵ֖ת אֻזֵּ֥ן שֶׁאֱרָֽה
Ve onun kızı Şeera'ydı; ve o Aşağı ve Yukarı Beyt-Horon'u ve Uzzen-Şeera'yı inşa etti.
2. Tarihler 8:5
·
Tevrat
וַיִּ֜בֶן אֶת־בֵּ֤ית חוֹרוֹן֙ הָֽעֶלְי֔וֹן וְאֶת־בֵּ֥ית חוֹר֖וֹן הַתַּחְתּ֑וֹן עָרֵ֣י מָצ֔וֹר חוֹמ֖וֹת דְּלָתַ֥יִם וּבְרִֽיחַ
Ve Yukarı Beyt-Horon'u ve Aşağı Beyt-Horon'u, duvarları, kapıları ve sürgüleri olan surlu şehirler olarak inşa etti;
2. Tarihler 25:13
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י הַגְּד֗וּד אֲשֶׁ֨ר הֵשִׁ֤יב אֲמַצְיָ֨הוּ֙ מִלֶּ֤כֶת עִמּוֹ֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וַֽיִּפְשְׁטוּ֙ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה מִשֹּׁמְר֖וֹן וְעַד־בֵּ֣ית חוֹר֑וֹן וַיַּכּ֤וּ מֵהֶם֙ שְׁלֹ֣שֶׁת אֲלָפִ֔ים וַיָּבֹ֖זּוּ בִּזָּ֥ה רַבָּֽה
Amatsya'nın kendisiyle savaşa gitmekten geri çevirdiği birliğin oğulları ise, Samiriye'den Beyt-Horon'a kadar Yahuda şehirlerine saldırdılar; onlardan üç bin kişiyi vurdular ve bolca ganimet yağmaladılar.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 13:18
·
Tevrat
וְהָרֹ֤אשׁ אֶחָד֙ יִפְנֶ֔ה דֶּ֖רֶךְ בֵּ֣ית חֹר֑וֹן וְהָרֹ֨אשׁ אֶחָ֤ד יִפְנֶה֙ דֶּ֣רֶךְ הַגְּב֔וּל הַנִּשְׁקָ֛ף עַל־גֵּ֥י הַצְּבֹעִ֖ים הַמִּדְבָּֽרָה
Bir bölük Beythoron yoluna yöneldi, bir bölük de çöle doğru Tsevoim vadisine bakan sınır yoluna yöneldi.
Yeşu 18:13
·
Tevrat
וְעָבַר֩ מִשָּׁ֨ם הַגְּב֜וּל ל֗וּזָה אֶל־כֶּ֤תֶף ל֨וּזָה֙ נֶ֔גְבָּה הִ֖יא בֵּֽית־אֵ֑ל וְיָרַ֤ד הַגְּבוּל֙ עַטְר֣וֹת אַדָּ֔ר עַל־הָהָ֕ר אֲשֶׁ֛ר מִנֶּ֥גֶב לְבֵית־חֹר֖וֹן תַּחְתּֽוֹן
Sonra sınır oradan Luza'ya, güneye doğru Luza'nın yamacına geçti, o Beyt-El'dir; ve sınır Aşağı Beyt-Horon'un güneyindeki dağın üzerindeki Atrot-Addar'a indi.
Yeşu 18:14
·
Tevrat
וְתָאַ֣ר הַגְּבוּל֩ וְנָסַ֨ב לִפְאַת־יָ֜ם נֶ֗גְבָּה מִן־הָהָר֙ אֲשֶׁ֨ר עַל־פְּנֵ֥י בֵית־חֹרוֹן֮ נֶגְבָּה֒ וְהָי֣וּ תֹֽצְאֹתָ֗יו אֶל־קִרְיַת־בַּ֨עַל֙ הִ֚יא קִרְיַ֣ת יְעָרִ֔ים עִ֖יר בְּנֵ֣י יְהוּדָ֑ה זֹ֖את פְּאַת־יָֽם
Ardından sınır çizildi ve güneye doğru Beyt-Horon'un önündeki dağdan batı tarafına döndü; ve onun çıkışları Yahuda oğullarının şehri olan Kiryat-Baal'a, o Kiryat-Yearim'dir, oldu; bu batı tarafıdır.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 9:17
·
Tevrat
וַיִּ֤בֶן שְׁלֹמֹה֙ אֶת־גָּ֔זֶר וְאֶת־בֵּ֥ית חֹרֹ֖ן תַּחְתּֽוֹן
Ve Süleyman Gezer'i ve Aşağı Beyt-Horon'u inşa etti,
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 40:5
·
Tevrat
וְהִנֵּ֥ה חוֹמָ֛ה מִח֥וּץ לַבַּ֖יִת סָבִ֣יב סָבִ֑יב וּבְיַ֨ד הָאִ֜ישׁ קְנֵ֣ה הַמִּדָּ֗ה שֵׁשׁ־אַמּ֤וֹת בָּֽאַמָּה֙ וָטֹ֔פַח וַיָּ֜מָד אֶת־רֹ֤חַב הַבִּנְיָן֙ קָנֶ֣ה אֶחָ֔ד וְקוֹמָ֖ה קָנֶ֥ה אֶחָֽד
Ve işte evin dışında çepeçevre duvar vardı; ve adamın elinde kubit (~45 cm) ve el eni (~7.5 cm) ile altı kubitlik (~270 cm) ölçü kamışı vardı. Yapının genişliğini bir kamış ve yüksekliğini bir kamış ölçtü.
Hezekiel 41:12
·
Tevrat
וְהַבִּנְיָ֡ן אֲשֶׁר֩ אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה פְּאַ֣ת דֶּֽרֶךְ־הַיָּ֗ם רֹ֚חַב שִׁבְעִ֣ים אַמָּ֔ה וְקִ֧יר הַבִּנְיָ֛ן חָֽמֵשׁ־אַמּ֥וֹת רֹ֖חַב סָבִ֣יב סָבִ֑יב וְאָרְכּ֖וֹ תִּשְׁעִ֥ים אַמָּֽה
Deniz yönü tarafında ayrılmış yerin önündeki binanın genişliği ise yetmiş kubitti (~31.5 m); ve binanın duvarı çepeçevre beş kubit (~225 cm) genişlikteydi ve onun uzunluğu doksan kubitti (~40.5 m).
Hezekiel 41:15
·
Tevrat
וּמָדַ֣ד אֹֽרֶךְ־הַ֠בִּנְיָן אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה אֲשֶׁ֨ר עַל־אַחֲרֶ֧יהָ וְאַתִּיקֶ֛יהָא מִפּ֥וֹ וּמִפּ֖וֹ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה וְהַֽהֵיכָל֙ הַפְּנִימִ֔י וְאֻֽלַמֵּ֖י הֶחָצֵֽר
Ardından onun arkasındaki ayrılmış yerin önüne binanın uzunluğunu ve buradan ve buradan onun galerilerini yüz kubit (~45 m) ölçtü; ve iç tapınağı ve avlunun eyvanlarını.
Hezekiel 42:1
·
Tevrat
וַיּוֹצִאֵ֗נִי אֶל־הֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה הַדֶּ֖רֶךְ דֶּ֣רֶךְ הַצָּפ֑וֹן וַיְבִאֵ֣נִי אֶל־הַלִּשְׁכָּ֗ה אֲשֶׁ֨ר נֶ֧גֶד הַגִּזְרָ֛ה וַאֲשֶֽׁר־נֶ֥גֶד הַבִּנְיָ֖ן אֶל־הַצָּפֽוֹן
Sonra beni kuzey yönüne, yola, dış avluya çıkardı; ve beni ayrılmış yerin karşısında ve kuzeye binanın karşısında olan odaya getirdi.
Hezekiel 42:10
·
Tevrat
בְּרֹ֣חַב גֶּ֣דֶר הֶחָצֵ֗ר דֶּ֧רֶךְ הַקָּדִ֛ים אֶל־פְּנֵ֧י הַגִּזְרָ֛ה וְאֶל־פְּנֵ֥י הַבִּנְיָ֖ן לְשָׁכֽוֹת
Doğu yoluna doğru avlunun duvarının eninde, ayrılmış yerin yüzüne ve binanın yüzüne doğru odalar vardı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 42:5
·
Tevrat
וְהַלְּשָׁכ֥וֹת הָעֶלְיוֹנֹ֖ת קְצֻר֑וֹת כִּֽי־יוֹכְל֨וּ אַתִּיקִ֜ים מֵהֵ֗נָה מֵֽהַתַּחְתֹּנ֛וֹת וּמֵהַתִּֽכֹנ֖וֹת בִּנְיָֽן
Üst odalar da kısaydı; çünkü galeriler binanın altlarından ve ortalarından onlardan alıyorlardı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:12
·
Tevrat
וְהַבִּנְיָ֡ן אֲשֶׁר֩ אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה פְּאַ֣ת דֶּֽרֶךְ־הַיָּ֗ם רֹ֚חַב שִׁבְעִ֣ים אַמָּ֔ה וְקִ֧יר הַבִּנְיָ֛ן חָֽמֵשׁ־אַמּ֥וֹת רֹ֖חַב סָבִ֣יב סָבִ֑יב וְאָרְכּ֖וֹ תִּשְׁעִ֥ים אַמָּֽה
Deniz yönü tarafında ayrılmış yerin önündeki binanın genişliği ise yetmiş kubitti (~31.5 m); ve binanın duvarı çepeçevre beş kubit (~225 cm) genişlikteydi ve onun uzunluğu doksan kubitti (~40.5 m).
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 3:15
·
Tevrat
וַיִּזְעֲק֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֮ אֶל־יְהוָה֒ וַיָּקֶם֩ יְהוָ֨ה לָהֶ֜ם מוֹשִׁ֗יעַ אֶת־אֵה֤וּד בֶּן־גֵּרָא֙ בֶּן־הַיְמִינִ֔י אִ֥ישׁ אִטֵּ֖ר יַד־יְמִינ֑וֹ וַיִּשְׁלְח֨וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֤ל בְּיָדוֹ֙ מִנְחָ֔ה לְעֶגְל֖וֹן מֶ֥לֶךְ מוֹאָֽב
Sonra İsrail oğulları Yahve'ye feryat ettiler ve Yahve onlara kurtarıcı çıkardı; sağ eli kısıtlı bir adam olan Benyaminli Gera oğlu Ehud'u. Ve İsrail oğulları onun eliyle Moab kralı Eglon'a sunu gönderdiler.
2. Samuel 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֤ד אֶל־אֲבִישַׁי֙ וְאֶל־כָּל־עֲבָדָ֔יו הִנֵּ֥ה בְנִ֛י אֲשֶׁר־יָצָ֥א מִמֵּעַ֖י מְבַקֵּ֣שׁ אֶת־נַפְשִׁ֑י וְאַ֨ף כִּֽי־עַתָּ֜ה בֶּן־הַיְמִינִ֗י הַנִּ֤חוּ לוֹ֙ וִֽיקַלֵּ֔ל כִּ֥י אָֽמַר־ל֖וֹ יְהוָֽה
Davut Avişay'a ve bütün kullarına dedi: 'İşte, iç organlarımdan çıkan oğlum canımı arıyor; ve şimdi Benyaminli ne kadar daha fazla? Onu bırakın ve lanetlesin, çünkü Yahve ona söyledi.'
2. Samuel 19:17
·
Tevrat
וַיְמַהֵ֗ר שִׁמְעִ֤י בֶן־גֵּרָא֙ בֶּן־הַיְמִינִ֔י אֲשֶׁ֖ר מִבַּֽחוּרִ֑ים וַיֵּ֨רֶד֙ עִם־אִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה לִקְרַ֖את הַמֶּ֥לֶךְ דָּוִֽד
Bahurimli Benyaminli Gera oğlu Şimi acele etti ve Yahuda adamıyla birlikte Kral Davut'u karşılamaya indi.
Mezmurlar 7:1
·
Tevrat
שִׁגָּי֗וֹן לְדָ֫וִ֥ד אֲשֶׁר־שָׁ֥ר לַיהוָ֑ה עַל־דִּבְרֵי־כ֝֗וּשׁ בֶּן־יְמִינִֽי
Davut'un Şiggayon'u, Benyaminli Kuş'un sözleri üzerine Yahve'ye söylediği.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 9:21
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן שָׁא֜וּל וַיֹּ֗אמֶר הֲל֨וֹא בֶן־יְמִינִ֤י אָ֨נֹכִי֙ מִקַּטַנֵּי֙ שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּמִשְׁפַּחְתִּי֙ הַצְּעִרָ֔ה מִכָּֽל־מִשְׁפְּח֖וֹת שִׁבְטֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וְלָ֨מָּה֙ דִּבַּ֣רְתָּ אֵלַ֔י כַּדָּבָ֖ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Şaul cevap verdi ve dedi: 'Ben İsrail'in oymaklarının en küçüklerinden Bünyaminli değil miyim? Ve ailem Bünyamin'in oymaklarının bütün ailelerinden en küçüğü değil mi? Ve neden bana bu söz gibi konuştun?'
1. Krallar 2:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה עִ֠מְּךָ שִֽׁמְעִ֨י בֶן־גֵּרָ֥א בֶן־הַיְמִינִי֮ מִבַּחֻרִים֒ וְה֤וּא קִֽלְלַ֨נִי֙ קְלָלָ֣ה נִמְרֶ֔צֶת בְּי֖וֹם לֶכְתִּ֣י מַחֲנָ֑יִם וְהֽוּא־יָרַ֤ד לִקְרָאתִי֙ הַיַּרְדֵּ֔ן וָאֶשָּׁ֨בַֽע ל֤וֹ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר אִם־אֲמִֽיתְךָ֖ בֶּחָֽרֶב
Ve işte seninle Bahurim'den Benyaminli Gera oğlu Şimi var. Mahanayim'e gittiğim gün o beni şiddetli bir lanetle lanetledi. Şeria'ya beni karşılamaya indi ve ona Yahve üzerine yemin ettim, diyerek: Seni kılıçla öldürmeyeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Ester 2:5
·
Tevrat
אִ֣ישׁ יְהוּדִ֔י הָיָ֖ה בְּשׁוּשַׁ֣ן הַבִּירָ֑ה וּשְׁמ֣וֹ מָרְדֳּכַ֗י בֶּ֣ן יָאִ֧יר בֶּן־שִׁמְעִ֛י בֶּן־קִ֖ישׁ אִ֥ישׁ יְמִינִֽי
Şuşan kalesinde Yahudi bir adam vardı; ve onun adı Benyaminli bir adam olan Kiş oğlu Şimi oğlu Yair oğlu Mordekay'dı.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 19:16
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה אִ֣ישׁ זָקֵ֗ן בָּ֣א מִֽן־מַעֲשֵׂ֤הוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ בָּעֶ֔רֶב וְהָאִישׁ֙ מֵהַ֣ר אֶפְרַ֔יִם וְהוּא־גָ֖ר בַּגִּבְעָ֑ה וְאַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם בְּנֵ֥י יְמִינִֽי
Ve işte, akşamleyin tarladan, işinden gelen yaşlı bir adam vardı; ve adam Efrayim dağındandı ve o Giva'da garipti; ve yerin adamları Bünyamin oğullarıydı.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 3:15
·
Tevrat
וַיִּזְעֲק֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֮ אֶל־יְהוָה֒ וַיָּקֶם֩ יְהוָ֨ה לָהֶ֜ם מוֹשִׁ֗יעַ אֶת־אֵה֤וּד בֶּן־גֵּרָא֙ בֶּן־הַיְמִינִ֔י אִ֥ישׁ אִטֵּ֖ר יַד־יְמִינ֑וֹ וַיִּשְׁלְח֨וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֤ל בְּיָדוֹ֙ מִנְחָ֔ה לְעֶגְל֖וֹן מֶ֥לֶךְ מוֹאָֽב
Sonra İsrail oğulları Yahve'ye feryat ettiler ve Yahve onlara kurtarıcı çıkardı; sağ eli kısıtlı bir adam olan Benyaminli Gera oğlu Ehud'u. Ve İsrail oğulları onun eliyle Moab kralı Eglon'a sunu gönderdiler.
2. Samuel 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֤ד אֶל־אֲבִישַׁי֙ וְאֶל־כָּל־עֲבָדָ֔יו הִנֵּ֥ה בְנִ֛י אֲשֶׁר־יָצָ֥א מִמֵּעַ֖י מְבַקֵּ֣שׁ אֶת־נַפְשִׁ֑י וְאַ֨ף כִּֽי־עַתָּ֜ה בֶּן־הַיְמִינִ֗י הַנִּ֤חוּ לוֹ֙ וִֽיקַלֵּ֔ל כִּ֥י אָֽמַר־ל֖וֹ יְהוָֽה
Davut Avişay'a ve bütün kullarına dedi: 'İşte, iç organlarımdan çıkan oğlum canımı arıyor; ve şimdi Benyaminli ne kadar daha fazla? Onu bırakın ve lanetlesin, çünkü Yahve ona söyledi.'
2. Samuel 19:17
·
Tevrat
וַיְמַהֵ֗ר שִׁמְעִ֤י בֶן־גֵּרָא֙ בֶּן־הַיְמִינִ֔י אֲשֶׁ֖ר מִבַּֽחוּרִ֑ים וַיֵּ֨רֶד֙ עִם־אִ֣ישׁ יְהוּדָ֔ה לִקְרַ֖את הַמֶּ֥לֶךְ דָּוִֽד
Bahurimli Benyaminli Gera oğlu Şimi acele etti ve Yahuda adamıyla birlikte Kral Davut'u karşılamaya indi.
1. Krallar 2:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה עִ֠מְּךָ שִֽׁמְעִ֨י בֶן־גֵּרָ֥א בֶן־הַיְמִינִי֮ מִבַּחֻרִים֒ וְה֤וּא קִֽלְלַ֨נִי֙ קְלָלָ֣ה נִמְרֶ֔צֶת בְּי֖וֹם לֶכְתִּ֣י מַחֲנָ֑יִם וְהֽוּא־יָרַ֤ד לִקְרָאתִי֙ הַיַּרְדֵּ֔ן וָאֶשָּׁ֨בַֽע ל֤וֹ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר אִם־אֲמִֽיתְךָ֖ בֶּחָֽרֶב
Ve işte seninle Bahurim'den Benyaminli Gera oğlu Şimi var. Mahanayim'e gittiğim gün o beni şiddetli bir lanetle lanetledi. Şeria'ya beni karşılamaya indi ve ona Yahve üzerine yemin ettim, diyerek: Seni kılıçla öldürmeyeceğim.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 19:16
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה אִ֣ישׁ זָקֵ֗ן בָּ֣א מִֽן־מַעֲשֵׂ֤הוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ בָּעֶ֔רֶב וְהָאִישׁ֙ מֵהַ֣ר אֶפְרַ֔יִם וְהוּא־גָ֖ר בַּגִּבְעָ֑ה וְאַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם בְּנֵ֥י יְמִינִֽי
Ve işte, akşamleyin tarladan, işinden gelen yaşlı bir adam vardı; ve adam Efrayim dağındandı ve o Giva'da garipti; ve yerin adamları Bünyamin oğullarıydı.
Mezmurlar 7:1
·
Tevrat
שִׁגָּי֗וֹן לְדָ֫וִ֥ד אֲשֶׁר־שָׁ֥ר לַיהוָ֑ה עַל־דִּבְרֵי־כ֝֗וּשׁ בֶּן־יְמִינִֽי
Davut'un Şiggayon'u, Benyaminli Kuş'un sözleri üzerine Yahve'ye söylediği.
Ester 2:5
·
Tevrat
אִ֣ישׁ יְהוּדִ֔י הָיָ֖ה בְּשׁוּשַׁ֣ן הַבִּירָ֑ה וּשְׁמ֣וֹ מָרְדֳּכַ֗י בֶּ֣ן יָאִ֧יר בֶּן־שִׁמְעִ֛י בֶּן־קִ֖ישׁ אִ֥ישׁ יְמִינִֽי
Şuşan kalesinde Yahudi bir adam vardı; ve onun adı Benyaminli bir adam olan Kiş oğlu Şimi oğlu Yair oğlu Mordekay'dı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 9:21
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן שָׁא֜וּל וַיֹּ֗אמֶר הֲל֨וֹא בֶן־יְמִינִ֤י אָ֨נֹכִי֙ מִקַּטַנֵּי֙ שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וּמִשְׁפַּחְתִּי֙ הַצְּעִרָ֔ה מִכָּֽל־מִשְׁפְּח֖וֹת שִׁבְטֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וְלָ֨מָּה֙ דִּבַּ֣רְתָּ אֵלַ֔י כַּדָּבָ֖ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Şaul cevap verdi ve dedi: 'Ben İsrail'in oymaklarının en küçüklerinden Bünyaminli değil miyim? Ve ailem Bünyamin'in oymaklarının bütün ailelerinden en küçüğü değil mi? Ve neden bana bu söz gibi konuştun?'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 21:19
·
Tevrat
וַתְּהִי־ע֧וֹד הַמִּלְחָמָ֛ה בְּג֖וֹב עִם־פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיַּ֡ךְ אֶלְחָנָן֩ בֶּן־יַעְרֵ֨י אֹרְגִ֜ים בֵּ֣ית הַלַּחְמִ֗י אֵ֚ת גָּלְיָ֣ת הַגִּתִּ֔י וְעֵ֣ץ חֲנִית֔וֹ כִּמְנ֖וֹר אֹרְגִֽים
Gov'da Filistlilerle yine savaş oldu ve Beytlehemli Yaare-Oregim oğlu Elhanan, mızrağının sapı dokumacı tezgâhı gibi olan Gatlı Golyat'ı vurdu.
1. Samuel 16:1
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־שְׁמוּאֵ֗ל עַד־מָתַי֙ אַתָּה֙ מִתְאַבֵּ֣ל אֶל־שָׁא֔וּל וַאֲנִ֣י מְאַסְתִּ֔יו מִמְּלֹ֖ךְ עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל מַלֵּ֨א קַרְנְךָ֜ שֶׁ֗מֶן וְלֵ֤ךְ אֶֽשְׁלָחֲךָ֙ אֶל־יִשַׁ֣י בֵּֽית־הַלַּחְמִ֔י כִּֽי־רָאִ֧יתִי בְּבָנָ֛יו לִ֖י מֶֽלֶךְ
Yahve Samuel'e dedi: 'Ben onu İsrail üzerine kral olmaktan reddetmişken, sen ne zamana kadar Şaul için yas tutuyorsun? Boynuzunu yağla doldur ve git; seni Beytlehemli İşay'a göndereceğim, çünkü onun oğulları arasında kendime bir kral gördüm.'
1. Samuel 16:18
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ אֶחָ֨ד מֵהַנְּעָרִ֜ים וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּ֨ה רָאִ֜יתִי בֵּ֣ן לְיִשַׁי֮ בֵּ֣ית הַלַּחְמִי֒ יֹדֵ֣עַ נַ֠גֵּן וְגִבּ֨וֹר חַ֜יִל וְאִ֧ישׁ מִלְחָמָ֛ה וּנְב֥וֹן דָּבָ֖ר וְאִ֣ישׁ תֹּ֑אַר וַיהוָ֖ה עִמּֽוֹ
Gençlerden biri yanıtladı ve dedi: 'İşte, Beytlehemli İşay'ın bir oğlunu gördüm; çalmayı bilen, güçlü bir yiğit, savaş adamı, sözde anlayışlı ve iyi görünüşlü bir adamdır ve Yahve onunladır.'
1. Samuel 17:58
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ שָׁא֔וּל בֶּן־מִ֥י אַתָּ֖ה הַנָּ֑עַר וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד בֶּֽן־עַבְדְּךָ֥ יִשַׁ֖י בֵּ֥ית הַלַּחְמִֽי
Şaul ona dedi ki: 'Sen kimin oğlusun, genç?' Davut dedi ki: 'Beytlehemli kulun İşay'ın oğluyum.'
Örnek Ayetler (4)
Hoşea 4:15
·
Tevrat
אִם־זֹנֶ֤ה אַתָּה֙ יִשְׂרָאֵ֔ל אַל־יֶאְשַׁ֖ם יְהוּדָ֑ה וְאַל־תָּבֹ֣אוּ הַגִּלְגָּ֗ל וְאַֽל־תַּעֲלוּ֙ בֵּ֣ית אָ֔וֶן וְאַל־תִּשָּׁבְע֖וּ חַי־יְהוָֽה
Eğer sen fahişelik ediyorsan ey İsrail, Yahuda suçlu olmasın; ve Gilgal'a gelmeyin ve Beyt-Aven'e çıkmayın ve 'Yahve yaşıyor' diye yemin etmeyin.
Hoşea 5:8
·
Tevrat
תִּקְע֤וּ שׁוֹפָר֙ בַּגִּבְעָ֔ה חֲצֹצְרָ֖ה בָּרָמָ֑ה הָרִ֨יעוּ֙ בֵּ֣ית אָ֔וֶן אַחֲרֶ֖יךָ בִּנְיָמִֽין
Giva'da boru, Rama'da trompet çalın; Beyt-Aven'de bağırın, senin arkanda ey Benyamin.
Hoşea 10:5
·
Tevrat
לְעֶגְלוֹת֙ בֵּ֣ית אָ֔וֶן יָג֖וּרוּ שְׁכַ֣ן שֹֽׁמְר֑וֹן כִּי־אָבַ֨ל עָלָ֜יו עַמּ֗וֹ וּכְמָרָיו֙ עָלָ֣יו יָגִ֔ילוּ עַל־כְּבוֹד֖וֹ כִּֽי־גָלָ֥ה מִמֶּֽנּוּ
Samiriye'nin oturanları Beyt-Aven'in buzağıları için korkacaklar; çünkü halkı onun için yas tuttu ve onun putperest kâhinleri onun yüceliği için sevinirlerdi, çünkü ondan sürgün edildi.
Yeşu 7:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ יְהוֹשֻׁ֨עַ אֲנָשִׁ֜ים מִֽירִיח֗וֹ הָעַ֞י אֲשֶׁ֨ר עִם־בֵּ֥ית אָ֨וֶן֙ מִקֶּ֣דֶם לְבֵֽית־אֵ֔ל וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ לֵאמֹ֔ר עֲל֖וּ וְרַגְּל֣וּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַֽיַּעֲלוּ֙ הָאֲנָשִׁ֔ים וַֽיְרַגְּל֖וּ אֶת־הָעָֽי
Yeşu Eriha'dan, Beyt-El'in doğusunda, Beyt-Aven'in yanında olan Ay'a adamlar gönderdi ve onlara dedi: 'Çıkın ve yeri gözetleyin.' Ve adamlar çıktılar ve Ay'ı gözetlediler.