56
Kullanım
4
Lemma
8
Türev
16
Anlam
4 lemma, 8 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
הָאֵפֹד Lemma | ha-efod | efodu, efod, rahip giysisi, kuşak | İsim | 22 | ||
Örnek Ayetler (3 / 22) 1. Samuel 30:7 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֗ד אֶל־אֶבְיָתָ֤ר הַכֹּהֵן֙ בֶּן־אֲחִימֶ֔לֶךְ הַגִּֽישָׁה־נָּ֥א לִ֖י הָאֵפֹ֑ד וַיַּגֵּ֧שׁ אֶבְיָתָ֛ר אֶת־הָאֵפֹ֖ד אֶל־דָּוִֽד Davut, Ahimelek'in oğlu Kâhin Ebyatar'a dedi: 'Lütfen efodu bana getir.' Ebyatar efodu Davut'a getirdi. Levililer 8:7 · Tevrat וַיִּתֵּ֨ן עָלָ֜יו אֶת־הַכֻּתֹּ֗נֶת וַיַּחְגֹּ֤ר אֹתוֹ֙ בָּֽאַבְנֵ֔ט וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ אֶֽת־הַמְּעִ֔יל וַיִּתֵּ֥ן עָלָ֖יו אֶת־הָאֵפֹ֑ד וַיַּחְגֹּ֣ר אֹת֗וֹ בְּחֵ֨שֶׁב֙ הָֽאֵפֹ֔ד וַיֶּאְפֹּ֥ד ל֖וֹ בּֽוֹ Onun üzerine giysiyi koydu ve onu kuşakla kuşattı; ona cübbeyi giydirdi ve onun üzerine efodu koydu. Onu efodun şeridiyle kuşattı ve onunla ona bağladı. Mısır'dan Çıkış 28:6 · Tevrat וְעָשׂ֖וּ אֶת־הָאֵפֹ֑ד זָ֠הָב תְּכֵ֨לֶת וְאַרְגָּמָ֜ן תּוֹלַ֧עַת שָׁנִ֛י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָ֖ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵֽׁב Ve efodu altın, lacivert ve mor, kızıl ve bükülmüş ince ketenden usta işi yapacaklar. | ||||||
אֵפוֹד | efod | efod, efod, kâhin giysisi, kuşak | İsim | 10 | ||
הָאֵפוֹד | ha-efod | efod, efod, rahip giysisi, kuşak | İsim | 10 | ||
לָאֵפוֹד | la-efod | efoda, efod, rahip giysisi, kuşak | İsim | 3 | ||
אֵפֹד | efod | efod, efod, rahip giysisi | İsim | 3 | ||
וְאֵפוֹד | ve-efod | ve efod, efod, rahip giysisi | İsim | 1 | ||
לָאֵפֹד | laefod | efoda, efod, rahip giysisi, kuşak | İsim | 1 | ||
אֵפֹֽד Lemma | efod | efod, rahip giysisi, efod, kuşak | İsim | 1 | ||
אֲפֻדַּת Lemma | afuddat | kuşağının, kuşak, bağ, efod kemeri | İsim | 1 | ||
אֲפֻדָּתוֹ | afuddato | onun kuşağı, kuşak, efod | Zamir | 2 | ||
וְאָפַדְתָּ Lemma | ve-afadta | ve kuşandın, kuşanmak, bağlamak, giymek | Fiil | 1 | ||
וַיֶּאְפֹּד | vayye'pod | ve kuşandı, kuşanmak, bağlamak, giymek | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (3 / 22)
1. Samuel 30:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֗ד אֶל־אֶבְיָתָ֤ר הַכֹּהֵן֙ בֶּן־אֲחִימֶ֔לֶךְ הַגִּֽישָׁה־נָּ֥א לִ֖י הָאֵפֹ֑ד וַיַּגֵּ֧שׁ אֶבְיָתָ֛ר אֶת־הָאֵפֹ֖ד אֶל־דָּוִֽד
Davut, Ahimelek'in oğlu Kâhin Ebyatar'a dedi: 'Lütfen efodu bana getir.' Ebyatar efodu Davut'a getirdi.
Levililer 8:7
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן עָלָ֜יו אֶת־הַכֻּתֹּ֗נֶת וַיַּחְגֹּ֤ר אֹתוֹ֙ בָּֽאַבְנֵ֔ט וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ אֶֽת־הַמְּעִ֔יל וַיִּתֵּ֥ן עָלָ֖יו אֶת־הָאֵפֹ֑ד וַיַּחְגֹּ֣ר אֹת֗וֹ בְּחֵ֨שֶׁב֙ הָֽאֵפֹ֔ד וַיֶּאְפֹּ֥ד ל֖וֹ בּֽוֹ
Onun üzerine giysiyi koydu ve onu kuşakla kuşattı; ona cübbeyi giydirdi ve onun üzerine efodu koydu. Onu efodun şeridiyle kuşattı ve onunla ona bağladı.
Mısır'dan Çıkış 28:6
·
Tevrat
וְעָשׂ֖וּ אֶת־הָאֵפֹ֑ד זָ֠הָב תְּכֵ֨לֶת וְאַרְגָּמָ֜ן תּוֹלַ֧עַת שָׁנִ֛י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָ֖ר מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵֽׁב
Ve efodu altın, lacivert ve mor, kızıl ve bükülmüş ince ketenden usta işi yapacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 17:5
·
Tevrat
וְהָאִ֣ישׁ מִיכָ֔ה ל֖וֹ בֵּ֣ית אֱלֹהִ֑ים וַיַּ֤עַשׂ אֵפוֹד֙ וּתְרָפִ֔ים וַיְמַלֵּ֗א אֶת־יַ֤ד אַחַד֙ מִבָּנָ֔יו וַיְהִי־ל֖וֹ לְכֹהֵֽן
Ve adam Mika'nın bir ilahlar evi vardı. Bir efod ve terafim yaptı ve oğullarından birinin elini doldurdu ve ona kâhin oldu.
Hakimler 18:14
·
Tevrat
וַֽיַּעֲנ֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּל֮ אֶת־הָאָ֣רֶץ לַיִשׁ֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־אֲחֵיהֶ֔ם הַיְדַעְתֶּ֗ם כִּ֠י יֵ֣שׁ בַּבָּתִּ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֵפ֣וֹד וּתְרָפִ֔ים וּפֶ֖סֶל וּמַסֵּכָ֑ה וְעַתָּ֖ה דְּע֥וּ מַֽה־תַּעֲשֽׂוּ
Layiş yerini casusluk yapmaya giden beş adam yanıt verdiler ve kardeşlerine dediler ki: 'Bu evlerde efod, terafim, oyma put ve dökme put olduğunu biliyor muydunuz? Ve şimdi ne yapacağınızı bilin.'
2. Samuel 6:14
·
Tevrat
וְדָוִ֛ד מְכַרְכֵּ֥ר בְּכָל־עֹ֖ז לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה וְדָוִ֕ד חָג֖וּר אֵפ֥וֹד בָּֽד
Davut Yahve'nin önünde bütün gücüyle oynuyordu; Davut keten bir efod kuşanmıştı.
Hoşea 3:4
·
Tevrat
כִּ֣י יָמִ֣ים רַבִּ֗ים יֵֽשְׁבוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֵ֥ין מֶ֨לֶךְ֙ וְאֵ֣ין שָׂ֔ר וְאֵ֥ין זֶ֖בַח וְאֵ֣ין מַצֵּבָ֑ה וְאֵ֥ין אֵפ֖וֹד וּתְרָפִֽים
Çünkü İsrail oğulları çok günler kral olmadan, önder olmadan, kurban olmadan, dikili taş olmadan, efod ve terafim olmadan oturacaklar.
1. Samuel 2:18
·
Tevrat
וּשְׁמוּאֵ֕ל מְשָׁרֵ֖ת אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֑ה נַ֕עַר חָג֖וּר אֵפ֥וֹד בָּֽד
Ve Samuel Yahve'nin yüzünün önünde hizmet ediyordu; keten efod kuşanmış bir çocuktu.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 18:17
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּ֣ל אֶת־הָאָרֶץ֒ בָּ֣אוּ שָׁ֔מָּה לָקְח֗וּ אֶת־הַפֶּ֨סֶל֙ וְאֶת־הָ֣אֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וְהַכֹּהֵ֗ן נִצָּב֙ פֶּ֣תַח הַשַּׁ֔עַר וְשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת הָאִ֔ישׁ הֶחָג֖וּר כְּלֵ֥י הַמִּלְחָמָֽה
Yeri casusluk yapmaya giden beş adam çıktılar, oraya geldiler, oyma putu, efodu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin ile savaş silahlarını kuşanmış altı yüz adam kapının girişinde duruyordu.
Hakimler 18:18
·
Tevrat
וְאֵ֗לֶּה בָּ֚אוּ בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיִּקְחוּ֙ אֶת־פֶּ֣סֶל הָאֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ הַכֹּהֵ֔ן מָ֥ה אַתֶּ֖ם עֹשִֽׂים
Ve bunlar Mika'nın evine geldiler ve efodun oyma putunu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin onlara dedi ki: 'Siz ne yapıyorsunuz?'
Hakimler 18:20
·
Tevrat
וַיִּיטַב֙ לֵ֣ב הַכֹּהֵ֔ן וַיִּקַּח֙ אֶת־הָ֣אֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַפָּ֑סֶל וַיָּבֹ֖א בְּקֶ֥רֶב הָעָֽם
Kâhinin kalbi iyi oldu, ve efodu, terafimi ve oyma putu aldı ve halkın ortasına geldi.
1. Samuel 21:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַכֹּהֵ֗ן חֶרֶב֩ גָּלְיָ֨ת הַפְּלִשְׁתִּ֜י אֲשֶׁר־הִכִּ֣יתָ בְּעֵ֣מֶק הָאֵלָ֗ה הִנֵּה־הִ֞יא לוּטָ֣ה בַשִּׂמְלָה֮ אַחֲרֵ֣י הָאֵפוֹד֒ אִם־אֹתָ֤הּ תִּֽקַּח־לְךָ֙ קָ֔ח כִּ֣י אֵ֥ין אַחֶ֛רֶת זוּלָתָ֖הּ בָּזֶ֑ה וַיֹּ֧אמֶר דָּוִ֛ד אֵ֥ין כָּמ֖וֹהָ תְּנֶ֥נָּה לִּֽי
Kâhin dedi: 'Ela vadisinde vurduğun Filistli Golyat'ın kılıcı, işte o efodun arkasında giysiye sarılıdır; eğer onu kendine alacaksan al, çünkü burada ondan başkası yoktur.' Davut dedi: 'Onun gibisi yoktur, onu bana ver.'
1. Samuel 23:9
·
Tevrat
וַיֵּ֣דַע דָּוִ֔ד כִּ֣י עָלָ֔יו שָׁא֖וּל מַחֲרִ֣ישׁ הָרָעָ֑ה וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אֶבְיָתָ֣ר הַכֹּהֵ֔ן הַגִּ֖ישָׁה הָאֵפֽוֹד
Davut, Saul'un kendisine karşı kötülük tasarladığını bildi ve kâhin Aviyatar'a dedi: 'Efodu yaklaştır.'
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 8:27
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ֩ אוֹת֨וֹ גִדְע֜וֹן לְאֵפ֗וֹד וַיַּצֵּ֨ג אוֹת֤וֹ בְעִירוֹ֙ בְּעָפְרָ֔ה וַיִּזְנ֧וּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל אַחֲרָ֖יו שָׁ֑ם וַיְהִ֛י לְגִדְע֥וֹן וּלְבֵית֖וֹ לְמוֹקֵֽשׁ
Gideon onu bir efod yaptı ve onu şehrine, Ofra'ya yerleştirdi; bütün İsrail orada onun ardından fahişelik etti ve Gideon'a ve evine bir tuzak oldu.
Mısır'dan Çıkış 35:9
·
Tevrat
וְאַ֨בְנֵי־שֹׁ֔הַם וְאַבְנֵ֖י מִלֻּאִ֑ים לָאֵפ֖וֹד וְלַחֹֽשֶׁן
ve efod için ve göğüslük için oniks taşları ve yerleştirme taşları.
Mısır'dan Çıkış 35:27
·
Tevrat
וְהַנְּשִׂאִ֣ם הֵבִ֔יאוּ אֵ֚ת אַבְנֵ֣י הַשֹּׁ֔הַם וְאֵ֖ת אַבְנֵ֣י הַמִּלֻּאִ֑ים לָאֵפ֖וֹד וְלַחֹֽשֶׁן
Ve önderler, efod ve göğüslük için oniks taşlarını ve kakma taşlarını getirdiler.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 28:15
·
Tevrat
וְעָשִׂ֜יתָ חֹ֤שֶׁן מִשְׁפָּט֙ מַעֲשֵׂ֣ה חֹשֵׁ֔ב כְּמַעֲשֵׂ֥ה אֵפֹ֖ד תַּעֲשֶׂ֑נּוּ זָ֠הָב תְּכֵ֨לֶת וְאַרְגָּמָ֜ן וְתוֹלַ֧עַת שָׁנִ֛י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָ֖ר תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתֽוֹ
Ve usta işi yargı göğüslüğü yapacaksın; onu efod işi gibi yapacaksın; onu altın, lacivert ve erguvan ve kırmızı iplik ve bükülmüş ince ketenden yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 39:8
·
Tevrat
וַיַּ֧עַשׂ אֶת־הַחֹ֛שֶׁן מַעֲשֵׂ֥ה חֹשֵׁ֖ב כְּמַעֲשֵׂ֣ה אֵפֹ֑ד זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָֽר
Ve göğüslüğü usta işi olarak, efodun işçiliği gibi altın, lacivert ve mor ve kırmızı iplikten ve bükülmüş ince ketenden yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 28:4
·
Tevrat
וְאֵ֨לֶּה הַבְּגָדִ֜ים אֲשֶׁ֣ר יַעֲשׂ֗וּ חֹ֤שֶׁן וְאֵפוֹד֙ וּמְעִ֔יל וּכְתֹ֥נֶת תַּשְׁבֵּ֖ץ מִצְנֶ֣פֶת וְאַבְנֵ֑ט וְעָשׂ֨וּ בִגְדֵי־קֹ֜דֶשׁ לְאַהֲרֹ֥ן אָחִ֛יךָ וּלְבָנָ֖יו לְכַהֲנוֹ־לִֽי
Ve yapacakları giysiler şunlardır: göğüslük ve efod ve kaftan ve nakışlı giysi, sarık ve kuşak. Kardeşin Harun'a ve oğullarına da bana kâhinlik etmeleri için kutsal giysiler yapacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 25:7
·
Tevrat
אַבְנֵי־שֹׁ֕הַם וְאַבְנֵ֖י מִלֻּאִ֑ים לָאֵפֹ֖ד וְלַחֹֽשֶׁן
efod ve göğüslük için oniks taşları ve kakma taşları
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 34:23
·
Tevrat
לִבְנֵ֣י יוֹסֵ֔ף לְמַטֵּ֥ה בְנֵֽי־מְנַשֶּׁ֖ה נָשִׂ֑יא חַנִּיאֵ֖ל בֶּן־אֵפֹֽד
'Yusuf oğulları için, Manaşe oğullarının oymağı için önder Efod oğlu Hanniel.'
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 30:22
·
Tevrat
וְטִמֵּאתֶ֗ם אֶת־צִפּוּי֙ פְּסִילֵ֣י כַסְפֶּ֔ךָ וְאֶת־אֲפֻדַּ֖ת מַסֵּכַ֣ת זְהָבֶ֑ךָ תִּזְרֵם֙ כְּמ֣וֹ דָוָ֔ה צֵ֖א תֹּ֥אמַר לֽוֹ
Ve gümüş oyma putlarının kaplamasını ve altın dökme putlarının giysisini kirleteceksiniz; onları kirli bir şey gibi atacaksın, ona 'Çık' diyeceksin.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 28:8
·
Tevrat
וְחֵ֤שֶׁב אֲפֻדָּתוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֔יו כְּמַעֲשֵׂ֖הוּ מִמֶּ֣נּוּ יִהְיֶ֑ה זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֥שׁ מָשְׁזָֽר
Ve onun üzerindeki efodunun kuşağı, onun işçiliği gibi ondan olacaktır; altın, lacivert ve erguvan ve kırmızı iplik ve bükülmüş ince keten.
Mısır'dan Çıkış 39:5
·
Tevrat
וְחֵ֨שֶׁב אֲפֻדָּת֜וֹ אֲשֶׁ֣ר עָלָ֗יו מִמֶּ֣נּוּ הוּא֮ כְּמַעֲשֵׂהוּ֒ זָהָ֗ב תְּכֵ֧לֶת וְאַרְגָּמָ֛ן וְתוֹלַ֥עַת שָׁנִ֖י וְשֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֑ר כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה
Onun üzerindeki efodunun kuşağı ondan, onun işi gibiydi: Yahve'nin Musa'ya buyurduğu gibi altın, lacivert, erguvan, kırmızı kurt ve bükülmüş ince keten.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 29:5
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֣ אֶת־הַבְּגָדִ֗ים וְהִלְבַּשְׁתָּ֤ אֶֽת־אַהֲרֹן֙ אֶת־הַכֻּתֹּ֔נֶת וְאֵת֙ מְעִ֣יל הָאֵפֹ֔ד וְאֶת־הָאֵפֹ֖ד וְאֶת־הַחֹ֑שֶׁן וְאָפַדְתָּ֣ ל֔וֹ בְּחֵ֖שֶׁב הָאֵפֹֽד
Ve giysileri alacaksın; ve Harun'a giysiyi ve efodun kaftanını ve efodu ve göğüslüğü giydireceksin; ve efodun kuşağıyla ona bağlayacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 8:7
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֨ן עָלָ֜יו אֶת־הַכֻּתֹּ֗נֶת וַיַּחְגֹּ֤ר אֹתוֹ֙ בָּֽאַבְנֵ֔ט וַיַּלְבֵּ֤שׁ אֹתוֹ֙ אֶֽת־הַמְּעִ֔יל וַיִּתֵּ֥ן עָלָ֖יו אֶת־הָאֵפֹ֑ד וַיַּחְגֹּ֣ר אֹת֗וֹ בְּחֵ֨שֶׁב֙ הָֽאֵפֹ֔ד וַיֶּאְפֹּ֥ד ל֖וֹ בּֽוֹ
Onun üzerine giysiyi koydu ve onu kuşakla kuşattı; ona cübbeyi giydirdi ve onun üzerine efodu koydu. Onu efodun şeridiyle kuşattı ve onunla ona bağladı.