1180
Kullanım
16
Lemma
96
Türev
106
Anlam
16 lemma, 96 türev form
Örnek Ayetler (5 / 101)
Hakimler 2:10
·
Tevrat
וְגַם֙ כָּל־הַדּ֣וֹר הַה֔וּא נֶאֶסְפ֖וּ אֶל־אֲבוֹתָ֑יו וַיָּקָם֩ דּ֨וֹר אַחֵ֜ר אַחֲרֵיהֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹא־יָֽדְעוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַם֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
O neslin hepsi de babalarına toplandı; onlardan sonra Yahve'yi ve İsrail için yaptığı işi bilmeyen başka bir nesil kalktı.
Hezekiel 12:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ כְּלֵ֣י גוֹלָ֔ה וּגְלֵ֥ה יוֹמָ֖ם לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְגָלִ֨יתָ מִמְּקוֹמְךָ֜ אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם אוּלַ֣י יִרְא֔וּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sen, insanoğlu, kendine sürgün eşyaları yap ve gündüzün onların gözleri önünde sürgüne git; ve yerinden başka yere onların gözleri önünde sürgüne git, belki görürler, çünkü onlar isyan evidir.
2. Samuel 18:20
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר ל֣וֹ יוֹאָ֗ב לֹא֩ אִ֨ישׁ בְּשֹׂרָ֤ה אַתָּה֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וּבִשַּׂרְתָּ֖ בְּי֣וֹם אַחֵ֑ר וְהַיּ֤וֹם הַזֶּה֙ לֹ֣א תְבַשֵּׂ֔ר כִּֽי־עַל־כֵּ֥ן בֶּן־הַמֶּ֖לֶךְ מֵֽת
Yoav ona dedi: 'Sen bugün iyi haber adamı değilsin, başka bir gün iyi haber verirsin; ama bugün iyi haber vermeyeceksin, çünkü kralın oğlu öldü.'
2. Samuel 18:26
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא הַצֹּפֶה֮ אִישׁ־אַחֵ֣ר רָץ֒ וַיִּקְרָ֤א הַצֹּפֶה֙ אֶל־הַשֹּׁעֵ֔ר וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּה־אִ֖ישׁ רָ֣ץ לְבַדּ֑וֹ וַיֹּ֥אמֶר הַמֶּ֖לֶךְ גַּם־זֶ֥ה מְבַשֵּֽׂר
Gözcü koşan başka bir adam gördü; gözcü kapıcıya seslendi ve dedi: 'İşte, tek başına koşan bir adam.' Kral dedi: 'Bu da iyi haber veriyor.'
Yeremya 3:1
·
Tevrat
לֵאמֹ֡ר הֵ֣ן יְשַׁלַּ֣ח אִ֣ישׁ אֶת־אִשְׁתּוֹ֩ וְהָלְכָ֨ה מֵאִתּ֜וֹ וְהָיְתָ֣ה לְאִישׁ־אַחֵ֗ר הֲיָשׁ֤וּב אֵלֶ֨יהָ֙ ע֔וֹד הֲל֛וֹא חָנ֥וֹף תֶּחֱנַ֖ף הָאָ֣רֶץ הַהִ֑יא וְאַ֗תְּ זָנִית֙ רֵעִ֣ים רַבִּ֔ים וְשׁ֥וֹב אֵלַ֖י נְאֻם־יְהֹוָֽה
Diyerek: 'İşte, bir adam karısını gönderirse ve o ondan gidip başka bir adamın olursa, ona bir daha döner mi? O yer kesinlikle kirlenmez mi?' Fakat sen birçok dostla fahişelik ettin ve bana dönüyorsun, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (5 / 76)
Hakimler 2:12
·
Tevrat
וַיַּעַזְב֞וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֣י אֲבוֹתָ֗ם הַמּוֹצִ֣יא אוֹתָם֮ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַיִם֒ וַיֵּלְכ֞וּ אַחֲרֵ֣י אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֗ים מֵאֱלֹהֵ֤י הָֽעַמִּים֙ אֲשֶׁר֙ סְבִיב֣וֹתֵיהֶ֔ם וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם וַיַּכְעִ֖סוּ אֶת־יְהוָֽה
Onları Mısır diyarından çıkaran babalarının Tanrısı Yahve'yi bıraktılar ve çevrelerindeki halkların ilahlarından başka ilahların ardınca gittiler ve onlara secde ettiler; böylece Yahve'yi öfkelendirdiler.
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 2:19
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה בְּמ֣וֹת הַשּׁוֹפֵ֗ט יָשֻׁ֨בוּ֙ וְהִשְׁחִ֣יתוּ מֵֽאֲבוֹתָ֔ם לָלֶ֗כֶת אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם לֹ֤א הִפִּ֨ילוּ֙ מִמַּ֣עַלְלֵיהֶ֔ם וּמִדַּרְכָּ֖ם הַקָּשָֽׁה
Hakim öldüğünde dönerlerdi ve başka ilahların ardınca gitmek, onlara kulluk etmek ve onlara secde etmek için babalarından daha çok bozarlardı; işlerinden ve inatçı yollarından vazgeçmediler.
Hakimler 10:13
·
Tevrat
וְאַתֶּם֙ עֲזַבְתֶּ֣ם אוֹתִ֔י וַתַּעַבְד֖וּ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֑ים לָכֵ֥ן לֹֽא־אוֹסִ֖יף לְהוֹשִׁ֥יעַ אֶתְכֶֽם
Siz ise beni bıraktınız ve başka ilahlara kulluk ettiniz; bu yüzden sizi bir daha kurtarmayacağım.
Hezekiel 42:14
·
Tevrat
בְּבֹאָ֣ם הַכֹּהֲנִ֗ים וְלֹֽא־יֵצְא֤וּ מֵהַקֹּ֨דֶשׁ֙ אֶל־הֶחָצֵ֣ר הַחִיצוֹנָ֔ה וְשָׁ֞ם יַנִּ֧יחוּ בִגְדֵיהֶ֛ם אֲשֶׁר־יְשָׁרְת֥וּ בָהֶ֖ן כִּֽי־קֹ֣דֶשׁ הֵ֑נָּה וְלָבְשׁוּ֙ בְּגָדִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וְקָרְב֖וּ אֶל־אֲשֶׁ֥ר לָעָֽם
Kâhinler girdiklerinde, kutsal yerden dış avluya çıkmayacaklar; ve hizmet ettikleri giysilerini oraya koyacaklar, çünkü onlar kutsaldır. Ve başka giysiler giyecekler ve halka ait olana yaklaşacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 11:2
·
Tevrat
וַתֵּ֧לֶד אֵֽשֶׁת־גִּלְעָ֛ד ל֖וֹ בָּנִ֑ים וַיִּגְדְּל֨וּ בְֽנֵי־הָאִשָּׁ֜ה וַיְגָרְשׁ֣וּ אֶת־יִפְתָּ֗ח וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ לֹֽא־תִנְחַ֣ל בְּבֵית־אָבִ֔ינוּ כִּ֛י בֶּן־אִשָּׁ֥ה אַחֶ֖רֶת אָֽתָּה
Gileat'ın karısı ona oğullar doğurdu; kadının oğulları büyüdüler ve Yiftah'ı kovdular ve ona dediler: 'Babamızın evinde miras almayacaksın, çünkü sen başka bir kadının oğlusun.'
Yeremya 22:26
·
Tevrat
וְהֵֽטַלְתִּ֣י אֹתְךָ֗ וְאֶֽת־אִמְּךָ֙ אֲשֶׁ֣ר יְלָדַ֔תְךָ עַ֚ל הָאָ֣רֶץ אַחֶ֔רֶת אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֻלַּדְתֶּ֖ם שָׁ֑ם וְשָׁ֖ם תָּמֽוּתוּ
Ve seni ve seni doğuran anneni, orada doğmadığınız başka bir diyara fırlatacağım ve orada öleceksiniz.
Yeremya 36:28
·
Tevrat
שׁ֥וּב קַח־לְךָ֖ מְגִלָּ֣ה אַחֶ֑רֶת וּכְתֹ֣ב עָלֶ֗יהָ אֵ֤ת כָּל־הַדְּבָרִים֙ הָרִ֣אשֹׁנִ֔ים אֲשֶׁ֣ר הָי֗וּ עַל־הַמְּגִלָּה֙ הָרִ֣אשֹׁנָ֔ה אֲשֶׁ֥ר שָׂרַ֖ף יְהוֹיָקִ֥ים מֶֽלֶךְ־יְהוּדָֽה
Tekrar kendine başka bir tomar al ve Yahuda kralı Yehoyakim'in yaktığı ilk tomarda olan bütün ilk sözleri ona yaz.
Yeremya 36:32
·
Tevrat
וְיִרְמְיָ֜הוּ לָקַ֣ח מְגִלָּ֣ה אַחֶ֗רֶת וַֽיִּתְּנָהּ֮ אֶל־בָּר֣וּךְ בֶּן־נֵרִיָּהוּ֮ הַסֹּפֵר֒ וַיִּכְתֹּ֤ב עָלֶ֨יהָ֙ מִפִּ֣י יִרְמְיָ֔הוּ אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י הַסֵּ֔פֶר אֲשֶׁ֥ר שָׂרַ֛ף יְהוֹיָקִ֥ים מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֖ה בָּאֵ֑שׁ וְע֨וֹד נוֹסַ֧ף עֲלֵיהֶ֛ם דְּבָרִ֥ים רַבִּ֖ים כָּהֵֽמָּה
Bunun üzerine Yeremya başka bir tomar aldı ve onu yazman Neriya oğlu Baruk'a verdi; ve o, Yahuda kralı Yehoyakim'in ateşte yaktığı kitabın bütün sözlerini Yeremya'nın ağzından ona yazdı; ve ayrıca onlara bunlar gibi birçok söz eklendi.
1. Samuel 21:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַכֹּהֵ֗ן חֶרֶב֩ גָּלְיָ֨ת הַפְּלִשְׁתִּ֜י אֲשֶׁר־הִכִּ֣יתָ בְּעֵ֣מֶק הָאֵלָ֗ה הִנֵּה־הִ֞יא לוּטָ֣ה בַשִּׂמְלָה֮ אַחֲרֵ֣י הָאֵפוֹד֒ אִם־אֹתָ֤הּ תִּֽקַּח־לְךָ֙ קָ֔ח כִּ֣י אֵ֥ין אַחֶ֛רֶת זוּלָתָ֖הּ בָּזֶ֑ה וַיֹּ֧אמֶר דָּוִ֛ד אֵ֥ין כָּמ֖וֹהָ תְּנֶ֥נָּה לִּֽי
Kâhin dedi: 'Ela vadisinde vurduğun Filistli Golyat'ın kılıcı, işte o efodun arkasında giysiye sarılıdır; eğer onu kendine alacaksan al, çünkü burada ondan başkası yoktur.' Davut dedi: 'Onun gibisi yoktur, onu bana ver.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 40:40
·
Tevrat
וְאֶל־הַכָּתֵ֣ף מִח֗וּצָה לָעוֹלֶה֙ לְפֶ֨תַח֙ הַשַּׁ֣עַר הַצָּפ֔וֹנָה שְׁנַ֖יִם שֻׁלְחָנ֑וֹת וְאֶל־הַכָּתֵ֣ף הָאַחֶ֗רֶת אֲשֶׁר֙ לְאֻלָ֣ם הַשַּׁ֔עַר שְׁנַ֖יִם שֻׁלְחָנֽוֹת
Ve kuzey kapısının girişine çıkana dışarıdan yana doğru iki masa ve kapının eyvanına ait diğer yana doğru iki masa vardı.
1. Krallar 3:22
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ הָאִשָּׁ֨ה הָאַחֶ֜רֶת לֹ֣א כִ֗י בְּנִ֤י הַחַי֙ וּבְנֵ֣ךְ הַמֵּ֔ת וְזֹ֤את אֹמֶ֨רֶת֙ לֹ֣א כִ֔י בְּנֵ֥ךְ הַמֵּ֖ת וּבְנִ֣י הֶחָ֑י וַתְּדַבֵּ֖רְנָה לִפְנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Ve diğer kadın dedi: 'Hayır, çünkü yaşayan benim oğlumdur ve ölü senin oğlundur.' Ve bu dedi: 'Hayır, çünkü ölü senin oğlundur ve yaşayan benim oğlumdur.' Ve kralın önünde konuştular.
1. Krallar 7:8
·
Tevrat
וּבֵיתוֹ֩ אֲשֶׁר־יֵ֨שֶׁב שָׁ֜ם חָצֵ֣ר הָאַחֶ֗רֶת מִבֵּית֙ לָֽאוּלָ֔ם כַּמַּֽעֲשֶׂ֥ה הַזֶּ֖ה הָיָ֑ה וּבַ֜יִת יַעֲשֶׂ֤ה לְבַת־פַּרְעֹה֙ אֲשֶׁ֣ר לָקַ֣ח שְׁלֹמֹ֔ה כָּאוּלָ֖ם הַזֶּֽה
Ve orada oturacağı kendi evi, eyvanın iç tarafındaki diğer avludaydı, bu işçilik gibiydi; ve Süleyman'ın aldığı Firavun'un kızı için de bu eyvan gibi bir ev yaptı.
2. Tarihler 3:11
·
Tevrat
וְכַנְפֵי֙ הַכְּרוּבִ֔ים אָרְכָּ֖ם אַמּ֣וֹת עֶשְׂרִ֑ים כְּנַ֨ף הָאֶחָ֜ד לְאַמּ֣וֹת חָמֵ֗שׁ מַגַּ֨עַת֙ לְקִ֣יר הַבַּ֔יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֕יעַ לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Keruvların kanatlarının uzunluğu ise yirmi kubitti (~9 metre); birinin beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına dokunuyordu.
2. Tarihler 3:12
·
Tevrat
וּכְנַ֨ף הַכְּר֤וּב הָאֶחָד֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֖יעַ לְקִ֣יר הַבָּ֑יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ דְּבֵקָ֕ה לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Ve diğer keruvun beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına bitişikti.
Örnek Ayetler (5)
Yaratılış 29:27
·
Tevrat
מַלֵּ֖א שְׁבֻ֣עַ זֹ֑את וְנִתְּנָ֨ה לְךָ֜ גַּם־אֶת־זֹ֗את בַּעֲבֹדָה֙ אֲשֶׁ֣ר תַּעֲבֹ֣ד עִמָּדִ֔י ע֖וֹד שֶֽׁבַע־שָׁנִ֥ים אֲחֵרֽוֹת
Bunun haftasını doldur, benimle hizmet edeceğin başka yedi yıl daha hizmet karşılığında bunu da sana vereceğiz.
Yaratılış 29:30
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ גַּ֣ם אֶל־רָחֵ֔ל וַיֶּאֱהַ֥ב גַּֽם־אֶת־רָחֵ֖ל מִלֵּאָ֑ה וַיַּעֲבֹ֣ד עִמּ֔וֹ ע֖וֹד שֶֽׁבַע־שָׁנִ֥ים אֲחֵרֽוֹת
Böylece Rahel'e de girdi ve Rahel'i Lea'dan daha çok sevdi; ve onunla başka yedi yıl daha hizmet etti.
Yaratılış 41:3
·
Tevrat
וְהִנֵּ֞ה שֶׁ֧בַע פָּר֣וֹת אֲחֵר֗וֹת עֹל֤וֹת אַחֲרֵיהֶן֙ מִן־הַיְאֹ֔ר רָע֥וֹת מַרְאֶ֖ה וְדַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר וַֽתַּעֲמֹ֛דְנָה אֵ֥צֶל הַפָּר֖וֹת עַל־שְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר
Ve işte onların ardından Irmaktan kötü görünümlü ve cılız etli başka yedi inek çıkıyordu; ve Irmağın kıyısında ineklerin yanında durdular.
Yaratılış 41:19
·
Tevrat
וְהִנֵּ֞ה שֶֽׁבַע־פָּר֤וֹת אֲחֵרוֹת֙ עֹל֣וֹת אַחֲרֵיהֶ֔ן דַּלּ֨וֹת וְרָע֥וֹת תֹּ֛אַר מְאֹ֖ד וְרַקּ֣וֹת בָּשָׂ֑ר לֹֽא־רָאִ֧יתִי כָהֵ֛נָּה בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לָרֹֽעַ
Ve işte onların ardından çok zayıf, kötü görünümlü ve cılız etli başka yedi inek çıkıyordu; kötülükte onlar gibisini bütün Mısır diyarında görmedim.
Levililer 14:42
·
Tevrat
וְלָקְחוּ֙ אֲבָנִ֣ים אֲחֵר֔וֹת וְהֵבִ֖יאוּ אֶל־תַּ֣חַת הָאֲבָנִ֑ים וְעָפָ֥ר אַחֵ֛ר יִקַּ֖ח וְטָ֥ח אֶת־הַבָּֽיִת
Sonra başka taşlar alacaklar ve taşların yerine getirecekler; ve başka toprak alacak ve evi sıvayacak.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 6:12
·
Tevrat
וְנָסַ֤בּוּ בָֽתֵּיהֶם֙ לַאֲחֵרִ֔ים שָׂד֥וֹת וְנָשִׁ֖ים יַחְדָּ֑ו כִּֽי־אַטֶּ֧ה אֶת־יָדִ֛י עַל־יֹשְׁבֵ֥י הָאָ֖רֶץ נְאֻם־יְהוָֽה
Ve onların evleri başkalarına geçecek, tarlalar ve kadınlar birlikte; çünkü elimi yerde oturanların üzerine uzatacağım, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 8:10
·
Tevrat
לָכֵן֩ אֶתֵּ֨ן אֶת־נְשֵׁיהֶ֜ם לַאֲחֵרִ֗ים שְׂדֽוֹתֵיהֶם֙ לְי֣וֹרְשִׁ֔ים כִּ֤י מִקָּטֹן֙ וְעַד־גָּד֔וֹל כֻּלֹּ֖ה בֹּצֵ֣עַ בָּ֑צַע מִנָּבִיא֙ וְעַד־כֹּהֵ֔ן כֻּלֹּ֖ה עֹ֥שֶׂה שָּֽׁקֶר
Bu yüzden onların karılarını başkalarına, tarlalarını mirasçılara vereceğim; çünkü küçüğünden büyüğüne kadar herkes kazanç hırsıyla hırslıdır; peygamberden kâhine kadar herkes yalan işliyor.
Mezmurlar 49:11
·
Tevrat
כִּ֤י יִרְאֶ֨ה חֲכָ֘מִ֤ים יָמ֗וּתוּ יַ֤חַד כְּסִ֣יל וָבַ֣עַר יֹאבֵ֑דוּ וְעָזְב֖וּ לַאֲחֵרִ֣ים חֵילָֽם
Çünkü bilgelerin öldüğünü görür; akılsız ve kaba kişi birlikte yok olurlar ve servetlerini başkalarına bırakırlar.
Nehemya 5:5
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה כִּבְשַׂ֤ר אַחֵ֨ינוּ֙ בְּשָׂרֵ֔נוּ כִּבְנֵיהֶ֖ם בָּנֵ֑ינוּ וְהִנֵּ֣ה אֲנַ֣חְנוּ כֹ֠בְשִׁים אֶת־בָּנֵ֨ינוּ וְאֶת־בְּנֹתֵ֜ינוּ לַעֲבָדִ֗ים וְיֵ֨שׁ מִבְּנֹתֵ֤ינוּ נִכְבָּשׁוֹת֙ וְאֵ֣ין לְאֵ֣ל יָדֵ֔נוּ וּשְׂדֹתֵ֥ינוּ וּכְרָמֵ֖ינוּ לַאֲחֵרִֽים
Ve şimdi etimiz kardeşlerimizin eti gibidir, oğullarımız onların oğulları gibidir; ve işte biz oğullarımıza ve kızlarımıza kullar olarak boyun eğdiriyoruz ve kızlarımızdan boyun eğdirilmiş olanlar vardır ve elimizin gücünde bir şey yoktur ve tarlalarımız ve bağlarımız başkalarınındır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:9
·
Tevrat
פֶּן־תִּתֵּ֣ן לַאֲחֵרִ֣ים הוֹדֶ֑ךָ וּ֝שְׁנֹתֶ֗יךָ לְאַכְזָרִֽי
Görkemini başkalarına ve yıllarını acımasız olana vermeyesin diye.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 42:8
·
Tevrat
אֲנִ֥י יְהוָ֖ה ה֣וּא שְׁמִ֑י וּכְבוֹדִי֙ לְאַחֵ֣ר לֹֽא־אֶתֵּ֔ן וּתְהִלָּתִ֖י לַפְּסִילִֽים
Ben Yahve'yim, adım odur; ve yüceliğimi başkasına vermeyeceğim, ve övgümü oyma putlara.
Yeşaya 48:11
·
Tevrat
לְמַעֲנִ֧י לְמַעֲנִ֛י אֶעֱשֶׂ֖ה כִּ֣י אֵ֣יךְ יֵחָ֑ל וּכְבוֹדִ֖י לְאַחֵ֥ר לֹֽא־אֶתֵּֽן
Benim uğruma, benim uğruma yapacağım; çünkü nasıl kirletilir? Ve yüceliğimi başkasına vermeyeceğim.
Eyüp 31:10
·
Tevrat
תִּטְחַ֣ן לְאַחֵ֣ר אִשְׁתִּ֑י וְ֝עָלֶ֗יהָ יִכְרְע֥וּן אֲחֵרִֽין
Karım başkası için öğütsün ve onun üzerine başkaları eğilsinler.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 65:22
·
Tevrat
לֹ֤א יִבְנוּ֙ וְאַחֵ֣ר יֵשֵׁ֔ב לֹ֥א יִטְּע֖וּ וְאַחֵ֣ר יֹאכֵ֑ל כִּֽי־כִימֵ֤י הָעֵץ֙ יְמֵ֣י עַמִּ֔י וּמַעֲשֵׂ֥ה יְדֵיהֶ֖ם יְבַלּ֥וּ בְחִירָֽי
Onlar yapıp başkası oturmayacak, onlar dikip başkası yemeyecek; çünkü halkımın günleri ağacın günleri gibi olacak ve seçtiklerim ellerinin işini eskitene dek kullanacaklar.
Eyüp 31:8
·
Tevrat
אֶ֭זְרְעָה וְאַחֵ֣ר יֹאכֵ֑ל וְֽצֶאֱצָאַ֥י יְשֹׁרָֽשׁוּ
Ekeyim ve başkası yesin ve ürünlerim kökünden sökülsün.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 6:29
·
Tevrat
וַנְּבַשֵּׁ֥ל אֶת־בְּנִ֖י וַנֹּֽאכְלֵ֑הוּ וָאֹמַ֨ר אֵלֶ֜יהָ בַּיּ֣וֹם הָאַחֵ֗ר תְּנִ֤י אֶת־בְּנֵךְ֙ וְנֹ֣אכְלֶ֔נּוּ וַתַּחְבִּ֖א אֶת־בְּנָֽהּ
Böylece oğlumu haşladık ve onu yedik. Ertesi gün ona dedim: 'Oğlunu ver, onu yiyelim.' Ama o oğlunu sakladı.
2. Tarihler 3:11
·
Tevrat
וְכַנְפֵי֙ הַכְּרוּבִ֔ים אָרְכָּ֖ם אַמּ֣וֹת עֶשְׂרִ֑ים כְּנַ֨ף הָאֶחָ֜ד לְאַמּ֣וֹת חָמֵ֗שׁ מַגַּ֨עַת֙ לְקִ֣יר הַבַּ֔יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֕יעַ לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Keruvların kanatlarının uzunluğu ise yirmi kubitti (~9 metre); birinin beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına dokunuyordu.
2. Tarihler 3:12
·
Tevrat
וּכְנַ֨ף הַכְּר֤וּב הָאֶחָד֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ מַגִּ֖יעַ לְקִ֣יר הַבָּ֑יִת וְהַכָּנָ֤ף הָאַחֶ֨רֶת֙ אַמּ֣וֹת חָמֵ֔שׁ דְּבֵקָ֕ה לִכְנַ֖ף הַכְּר֥וּב הָאַחֵֽר
Ve diğer keruvun beş kubit (~225 cm) olan kanadı evin duvarına dokunuyordu ve beş kubit (~225 cm) olan diğer kanadı diğer keruvun kanadına bitişikti.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:24
·
Tevrat
וּשְׁתַּ֥יִם דְּלָת֖וֹת לַדְּלָת֑וֹת שְׁ֚תַּיִם מוּסַבּ֣וֹת דְּלָת֔וֹת שְׁ֚תַּיִם לְדֶ֣לֶת אֶחָ֔ת וּשְׁתֵּ֥י דְלָת֖וֹת לָאַחֶֽרֶת
Kapılara da iki kapı, dönen iki kapı vardı; bir kapıya iki ve diğerine iki kapı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 13:16
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אַל־אוֹדֹ֞ת הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את מֵאַחֶ֛רֶת אֲשֶׁר־עָשִׂ֥יתָ עִמִּ֖י לְשַׁלְּחֵ֑נִי וְלֹ֥א אָבָ֖ה לִשְׁמֹ֥עַֽ לָֽהּ
Ona dedi: 'Hayır, beni göndermen bana yaptığın diğerinden daha büyük bir kötülüktür.' Ama onu dinlemek istemedi.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 11:4
·
Tevrat
וּכְעָמְדוֹ֙ תִּשָּׁבֵ֣ר מַלְכוּת֔וֹ וְתֵחָ֕ץ לְאַרְבַּ֖ע רוּח֣וֹת הַשָּׁמָ֑יִם וְלֹ֣א לְאַחֲרִית֗וֹ וְלֹ֤א כְמָשְׁלוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר מָשָׁ֔ל כִּ֤י תִנָּתֵשׁ֙ מַלְכוּת֔וֹ וְלַאֲחֵרִ֖ים מִלְּבַד־אֵֽלֶּה
Fakat o durduğunda krallığı kırılacak ve göklerin dört rüzgarına bölünecek; soyuna değil ve yönettiği yönetimi gibi değil, çünkü krallığı sökülecek ve bunların dışında başkalarına olacak.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 31:10
·
Tevrat
תִּטְחַ֣ן לְאַחֵ֣ר אִשְׁתִּ֑י וְ֝עָלֶ֗יהָ יִכְרְע֥וּן אֲחֵרִֽין
Karım başkası için öğütsün ve onun üzerine başkaları eğilsinler.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 6:38
·
Tevrat
וַיְהִי־כֵ֕ן וַיַּשְׁכֵּם֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיָּ֖זַר אֶת־הַגִּזָּ֑ה וַיִּ֤מֶץ טַל֙ מִן־הַגִּזָּ֔ה מְל֥וֹא הַסֵּ֖פֶל מָֽיִם
Ve böyle oldu. Ertesi gün erken kalktı, yapağıyı sıktı ve yapağıdan tas dolu su çiyi süzdü.
Hakimler 9:42
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֵּצֵ֥א הָעָ֖ם הַשָּׂדֶ֑ה וַיַּגִּ֖דוּ לַאֲבִימֶֽלֶךְ
Ertesi gün halk tarlaya çıktı ve Abimelek'e bildirdiler.
Hakimler 21:4
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ הָעָ֔ם וַיִּבְנוּ־שָׁ֖ם מִזְבֵּ֑חַ וַיַּעֲל֥וּ עֹל֖וֹת וּשְׁלָמִֽים
Ertesi gün halk erken kalktı ve orada bir sunak yaptı, yakmalık sunular ve esenlik sunuları sundular.
Yeremya 20:3
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וַיֹּצֵ֥א פַשְׁח֛וּר אֶֽת־יִרְמְיָ֖הוּ מִן־הַמַּהְפָּ֑כֶת וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו יִרְמְיָ֗הוּ לֹ֤א פַשְׁחוּר֙ קָרָ֤א יְהוָה֙ שְׁמֶ֔ךָ כִּ֖י אִם־מָג֥וֹר מִסָּבִֽיב
Ertesi gün Paşhur Yeremya'yı tomruktan çıkardı. Ve Yeremya ona dedi: 'Yahve senin adını Paşhur diye çağırmadı, ancak Magor-Missabib diye çağırdı.'
1. Samuel 5:3
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֤מוּ אַשְׁדּוֹדִים֙ מִֽמָּחֳרָ֔ת וְהִנֵּ֣ה דָג֗וֹן נֹפֵ֤ל לְפָנָיו֙ אַ֔רְצָה לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה וַיִּקְחוּ֙ אֶת־דָּג֔וֹן וַיָּשִׁ֥בוּ אֹת֖וֹ לִמְקוֹמֽוֹ
Aşdodlular ertesi gün erkenden kalktılar ve işte Dagon, Yahve'nin sandığının önünde yüzünün üzerine yere düşmüştü. Dagon'u aldılar ve onu yerine geri koydular.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 11:12
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־אוּרִיָּ֗ה שֵׁ֥ב בָּזֶ֛ה גַּם־הַיּ֖וֹם וּמָחָ֣ר אֲשַׁלְּחֶ֑ךָּ וַיֵּ֨שֶׁב אוּרִיָּ֧ה בִירוּשָׁלִַ֛ם בַּיּ֥וֹם הַה֖וּא וּמִֽמָּחֳרָֽת
Davut Uriya'ya dedi: 'Bugün de burada otur, yarın seni göndereceğim.' Uriya o gün ve ertesi gün Yeruşalim'de oturdu.
Levililer 7:16
·
Tevrat
וְאִם־נֶ֣דֶר א֣וֹ נְדָבָ֗ה זֶ֚בַח קָרְבָּנ֔וֹ בְּי֛וֹם הַקְרִיב֥וֹ אֶת־זִבְח֖וֹ יֵאָכֵ֑ל וּמִֽמָּחֳרָ֔ת וְהַנּוֹתָ֥ר מִמֶּ֖נּוּ יֵאָכֵֽל
Ve eğer kurbanının sunusu adak veya gönüllü sunu ise, kurbanını sunduğu gün yenilecek; ve ertesi gün ondan kalanı da yenilecek.
Levililer 19:6
·
Tevrat
בְּי֧וֹם זִבְחֲכֶ֛ם יֵאָכֵ֖ל וּמִֽמָּחֳרָ֑ת וְהַנּוֹתָר֙ עַד־י֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֔י בָּאֵ֖שׁ יִשָּׂרֵֽף
Kestiğiniz günde ve ertesi gün yenilecektir; ve üçüncü güne kadar kalan ateşte yakılacaktır.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 4:7
·
Tevrat
וַיְמַ֤ן הָֽאֱלֹהִים֙ תּוֹלַ֔עַת בַּעֲל֥וֹת הַשַּׁ֖חַר לַֽמָּחֳרָ֑ת וַתַּ֥ךְ אֶת־הַקִּֽיקָי֖וֹן וַיִּיבָֽשׁ
Ertesi gün şafak sökerken Tanrı bir solucan atadı, o da bitkiye vurdu ve bitki kurudu.
1. Tarihler 29:21
·
Tevrat
וַיִּזְבְּח֣וּ לַיהוָ֣ה זְ֠בָחִים וַיַּעֲל֨וּ עֹל֜וֹת לַיהוָ֗ה לְֽמָחֳרַת֮ הַיּ֣וֹם הַהוּא֒ פָּרִ֨ים אֶ֜לֶף אֵילִ֥ים אֶ֛לֶף כְּבָשִׂ֥ים אֶ֖לֶף וְנִסְכֵּיהֶ֑ם וּזְבָחִ֥ים לָרֹ֖ב לְכָל־יִשְׂרָאֵֽל
O günün ertesi günü Yahve'ye kurbanlar kestiler ve Yahve'ye yakmalık sunular sundular: bin boğa, bin koç, bin kuzu ve onların dökmelik sunularını ve bütün İsrail için bolca kurbanlar.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 30:17
·
Tevrat
וַיַּכֵּ֥ם דָּוִ֛ד מֵהַנֶּ֥שֶׁף וְעַד־הָעֶ֖רֶב לְמָֽחֳרָתָ֑ם וְלֹֽא־נִמְלַ֤ט מֵהֶם֙ אִ֔ישׁ כִּי֩ אִם־אַרְבַּ֨ע מֵא֧וֹת אִֽישׁ־נַ֛עַר אֲשֶׁר־רָכְב֥וּ עַל־הַגְּמַלִּ֖ים וַיָּנֻֽסוּ
Davut onları alacakaranlıktan ertesi günün akşamına kadar vurdu; develere binip kaçan dört yüz genç adam dışında onlardan hiçbir adam kurtulamadı.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 11:32
·
Tevrat
וַיָּ֣קָם הָעָ֡ם כָּל־הַיּוֹם֩ הַה֨וּא וְכָל־הַלַּ֜יְלָה וְכֹ֣ל י֣וֹם הַֽמָּחֳרָ֗ת וַיַּֽאַסְפוּ֙ אֶת־הַשְּׂלָ֔ו הַמַּמְעִ֕יט אָסַ֖ף עֲשָׂרָ֣ה חֳמָרִ֑ים וַיִּשְׁטְח֤וּ לָהֶם֙ שָׁט֔וֹחַ סְבִיב֖וֹת הַֽמַּחֲנֶֽה
Halk o bütün gün ve bütün gece ve ertesi bütün gün kalktı ve bıldırcınları topladı; en az toplayan on homer (~2200 litre) topladı ve ordugahın etrafında kendileri için yaydılar.
Örnek Ayetler (5 / 24)
2. Samuel 1:22
·
Tevrat
מִדַּ֣ם חֲלָלִ֗ים מֵחֵ֨לֶב֙ גִּבּוֹרִ֔ים קֶ֚שֶׁת יְה֣וֹנָתָ֔ן לֹ֥א נָשׂ֖וֹג אָח֑וֹר וְחֶ֣רֶב שָׁא֔וּל לֹ֥א תָשׁ֖וּב רֵיקָֽם
Vurulanların kanından, yiğitlerin yağından Yonatan'ın yayı geri dönmezdi ve Şaul'un kılıcı boş dönmezdi.
Yeremya 15:6
·
Tevrat
אַ֣תְּ נָטַ֥שְׁתְּ אֹתִ֛י נְאֻם־יְהוָ֖ה אָח֣וֹר תֵּלֵ֑כִי וָאַ֨ט אֶת־יָדִ֤י עָלַ֨יִךְ֙ וָֽאַשְׁחִיתֵ֔ךְ נִלְאֵ֖יתִי הִנָּחֵֽם
Sen beni bıraktın, Yahve'nin bildirisidir, geriye gidiyorsun; ve elimi senin üzerine uzattım ve seni yok ettim; teselli bulmaktan yoruldum.
Yeremya 38:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה כָל־הַנָּשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר נִשְׁאֲרוּ֙ בְּבֵ֣ית מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֔ה מוּצָא֕וֹת אֶל־שָׂרֵ֖י מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל וְהֵ֣נָּה אֹמְר֗וֹת הִסִּית֜וּךָ וְיָכְל֤וּ לְךָ֙ אַנְשֵׁ֣י שְׁלֹמֶ֔ךָ הָטְבְּע֥וּ בַבֹּ֛ץ רַגְלֶ֖ךָ נָסֹ֥גוּ אָחֽוֹר
Ve işte, Yahuda kralının evinde kalan bütün kadınlar Babil kralının komutanlarına çıkarılacaklar; ve onlar diyecekler: 'Senin barış adamların seni kışkırttılar ve sana üstün geldiler; ayakların çamura battı, geriye döndüler.'
Yeremya 46:5
·
Tevrat
מַדּ֣וּעַ רָאִ֗יתִי הֵ֣מָּה חַתִּים֮ נְסֹגִ֣ים אָחוֹר֒ וְגִבּוֹרֵיהֶ֣ם יֻכַּ֔תּוּ וּמָנ֥וֹס נָ֖סוּ וְלֹ֣א הִפְנ֑וּ מָג֥וֹר מִסָּבִ֖יב נְאֻם־יְהוָֽה
Neden onları dehşete düşmüş, geriye çekilirken gördüm? Ve onların yiğitleri kırıldı ve kaçışla kaçtılar ve dönmediler; etrafta dehşet var, Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 1:4
·
Tevrat
ה֣וֹי גּ֣וֹי חֹטֵ֗א עַ֚ם כֶּ֣בֶד עָוֺ֔ן זֶ֣רַע מְרֵעִ֔ים בָּנִ֖ים מַשְׁחִיתִ֑ים עָזְב֣וּ אֶת־יְהוָ֗ה נִֽאֲצ֛וּ אֶת־קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל נָזֹ֥רוּ אָחֽוֹר
Vay günahkâr ulusa, suçu ağır halka, kötülük edenlerin soyuna, bozan oğullara! Yahve'yi bıraktılar, İsrail'in Kutsalını hor gördüler, geriye döndüler.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 7:24
·
Tevrat
וְלֹ֤א שָֽׁמְעוּ֙ וְלֹֽא־הִטּ֣וּ אֶת־אָזְנָ֔ם וַיֵּֽלְכוּ֙ בְּמֹ֣עֵצ֔וֹת בִּשְׁרִר֖וּת לִבָּ֣ם הָרָ֑ע וַיִּהְי֥וּ לְאָח֖וֹר וְלֹ֥א לְפָנִֽים
Ve dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve kendi kötü kalplerinin inatçılığındaki öğütlerde yürüdüler; ve ileri değil, geri gittiler.
Yeşaya 41:23
·
Tevrat
הַגִּ֨ידוּ֙ הָאֹתִיּ֣וֹת לְאָח֔וֹר וְנֵ֣דְעָ֔ה כִּ֥י אֱלֹהִ֖ים אַתֶּ֑ם אַף־תֵּיטִ֣יבוּ וְתָרֵ֔עוּ וְנִשְׁתָּ֖עָה וְנִרְאֶ֥ה יַחְדָּֽו
Sonradan gelecekleri bildirin ve bilelim ki siz ilahlarsınız; ayrıca iyilik yapın ve kötülük yapın, ve şaşalım ve birlikte görelim.
Yeşaya 42:23
·
Tevrat
מִ֥י בָכֶ֖ם יַאֲזִ֣ין זֹ֑את יַקְשִׁ֥ב וְיִשְׁמַ֖ע לְאָחֽוֹר
Aranızda kim buna kulak verecek, dikkat edecek ve sonrası için işitecek?
Mezmurlar 114:3
·
Tevrat
הַיָּ֣ם רָ֭אָה וַיָּנֹ֑ס הַ֝יַּרְדֵּ֗ן יִסֹּ֥ב לְאָחֽוֹר
Deniz gördü ve kaçtı, Yarden geriye döndü.
Mezmurlar 114:5
·
Tevrat
מַה־לְּךָ֣ הַ֭יָּם כִּ֣י תָנ֑וּס הַ֝יַּרְדֵּ֗ן תִּסֹּ֥ב לְאָחֽוֹר
Neyin var ey deniz ki kaçıyorsun, ey Yarden geriye dönüyorsun?