252
Kullanım
16
Lemma
57
Türev
83
Anlam
16 lemma, 57 türev form
Örnek Ayetler (4 / 34)
2. Samuel 11:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח דָּוִ֔ד וַיִּדְרֹ֖שׁ לָֽאִשָּׁ֑ה וַיֹּ֗אמֶר הֲלוֹא־זֹאת֙ בַּת־שֶׁ֣בַע בַּת־אֱלִיעָ֔ם אֵ֖שֶׁת אוּרִיָּ֥ה הַחִתִּֽי
Davut gönderdi ve kadını soruşturdu; dedi ki: 'Bu, Eliam'ın kızı, Hititli Uriya'nın karısı Bat-Şeva değil mi?'
2. Samuel 11:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח דָּוִד֙ אֶל־יוֹאָ֔ב שְׁלַ֣ח אֵלַ֔י אֶת־אֽוּרִיָּ֖ה הַחִתִּ֑י וַיִּשְׁלַ֥ח יוֹאָ֛ב אֶת־אֽוּרִיָּ֖ה אֶל־דָּוִֽד
Davut Yoav'a gönderdi: 'Hititli Uriya'yı bana gönder.' Yoav Hititli Uriya'yı Davut'a gönderdi.
2. Samuel 11:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א אוּרִיָּ֖ה אֵלָ֑יו וַיִּשְׁאַ֣ל דָּוִ֗ד לִשְׁל֤וֹם יוֹאָב֙ וְלִשְׁל֣וֹם הָעָ֔ם וְלִשְׁל֖וֹם הַמִּלְחָמָֽה
Uriya ona geldi; Davut Yoav'ın esenliğini, halkın esenliğini ve savaşın esenliğini sordu.
2. Samuel 11:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ לְא֣וּרִיָּ֔ה רֵ֥ד לְבֵיתְךָ֖ וּרְחַ֣ץ רַגְלֶ֑יךָ וַיֵּצֵ֤א אֽוּרִיָּה֙ מִבֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וַתֵּצֵ֥א אַחֲרָ֖יו מַשְׂאַ֥ת הַמֶּֽלֶךְ
Davut Uriya'ya dedi: 'Evine in ve ayaklarını yıka.' Uriya kralın evinden çıktı ve arkasından kralın payı çıktı.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 26:20
·
Tevrat
וְגַם־אִ֗ישׁ הָיָ֤ה מִתְנַבֵּא֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה אֽוּרִיָּ֨הוּ֙ בֶּֽן־שְׁמַעְיָ֔הוּ מִקִּרְיַ֖ת הַיְּעָרִ֑ים וַיִּנָּבֵ֞א עַל־הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ וְעַל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את כְּכֹ֖ל דִּבְרֵ֥י יִרְמְיָֽהוּ
Ve Yahve'nin adıyla peygamberlik eden bir adam daha vardı, Kiryat-Yearimli Şemaya oğlu Uriya; ve Yeremya'nın bütün sözleri gibi bu şehre ve bu yere karşı peygamberlik etti.
Yeremya 26:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע הַמֶּֽלֶךְ־יְ֠הוֹיָקִים וְכָל־גִּבּוֹרָ֤יו וְכָל־הַשָּׂרִים֙ אֶת־דְּבָרָ֔יו וַיְבַקֵּ֥שׁ הַמֶּ֖לֶךְ הֲמִית֑וֹ וַיִּשְׁמַ֤ע אוּרִיָּ֨הוּ֙ וַיִּרָ֔א וַיִּבְרַ֖ח וַיָּבֹ֥א מִצְרָֽיִם
Kral Yehoyakim, bütün yiğitleri ve bütün önderler onun sözlerini duydular ve kral onu öldürmek istedi; Uriya bunu duydu, korktu, kaçtı ve Mısır'a gitti.
Yeremya 26:23
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֨יאוּ אֶת־אוּרִיָּ֜הוּ מִמִּצְרַ֗יִם וַיְבִאֻ֨הוּ֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ יְהוֹיָקִ֔ים וַיַּכֵּ֖הוּ בֶּחָ֑רֶב וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־נִבְלָת֔וֹ אֶל־קִבְרֵ֖י בְּנֵ֥י הָעָֽם
Uriya'yı Mısır'dan çıkardılar ve onu Kral Yehoyakim'e getirdiler; o da onu kılıçla vurdu ve cesedini halkın oğullarının mezarlarına attı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 11:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ לְא֣וּרִיָּ֔ה רֵ֥ד לְבֵיתְךָ֖ וּרְחַ֣ץ רַגְלֶ֑יךָ וַיֵּצֵ֤א אֽוּרִיָּה֙ מִבֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וַתֵּצֵ֥א אַחֲרָ֖יו מַשְׂאַ֥ת הַמֶּֽלֶךְ
Davut Uriya'ya dedi: 'Evine in ve ayaklarını yıka.' Uriya kralın evinden çıktı ve arkasından kralın payı çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 8:4
·
Tevrat
וַֽיַּעֲמֹ֞ד עֶזְרָ֣א הַסֹּפֵ֗ר עַֽל־מִגְדַּל־עֵץ֮ אֲשֶׁ֣ר עָשׂ֣וּ לַדָּבָר֒ וַיַּֽעֲמֹ֣ד אֶצְל֡וֹ מַתִּתְיָ֡ה וְשֶׁ֡מַע וַ֠עֲנָיָה וְאוּרִיָּ֧ה וְחִלְקִיָּ֛ה וּמַעֲשֵׂיָ֖ה עַל־יְמִינ֑וֹ וּמִשְּׂמֹאל֗וֹ פְּ֠דָיָה וּמִֽישָׁאֵ֧ל וּמַלְכִּיָּ֛ה וְחָשֻׁ֥ם וְחַשְׁבַּדָּ֖נָה זְכַרְיָ֥ה מְשֻׁלָּֽם
Ve yazıcı Ezra bu iş için yaptıkları ahşap bir kulenin üzerinde durdu; ve onun yanında, sağında Matitya, Şema, Anaya, Uriya, Hilkiya ve Maaseya durdu; ve solunda Pedaya, Mişael, Malkiya, Haşum, Haşbaddana, Zekeriya ve Meşullam durdu.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 10:3
·
Tevrat
וַיָּ֣קָם אַחֲרָ֔יו יָאִ֖יר הַגִּלְעָדִ֑י וַיִּשְׁפֹּט֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל עֶשְׂרִ֥ים וּשְׁתַּ֖יִם שָׁנָֽה
Ondan sonra Gileatlı Yair kalktı ve İsrail'i yirmi iki yıl yargıladı.
Hakimler 10:5
·
Tevrat
וַיָּ֣מָת יָאִ֔יר וַיִּקָּבֵ֖ר בְּקָמֽוֹן
Yair öldü ve Kamon'da gömüldü.
1. Krallar 4:13
·
Tevrat
בֶּן־גֶּ֖בֶר בְּרָמֹ֣ת גִּלְעָ֑ד ל֡וֹ חַוֺּת֩ יָאִ֨יר בֶּן־מְנַשֶּׁ֜ה אֲשֶׁ֣ר בַּגִּלְעָ֗ד ל֚וֹ חֶ֤בֶל אַרְגֹּב֙ אֲשֶׁ֣ר בַּבָּשָׁ֔ן שִׁשִּׁים֙ עָרִ֣ים גְּדֹל֔וֹת חוֹמָ֖ה וּבְרִ֥יחַ נְחֹֽשֶׁת
Ramot-Gilat'ta Ben-Gever; Gilat'taki Manaşe oğlu Yair'in köyleri onundu, Başan'daki Argov bölgesi, surlu ve tunç sürgülü altmış büyük şehir onundu;
Yeşu 13:30
·
Tevrat
וַיְהִ֣י גְבוּלָ֗ם מִמַּחֲנַ֨יִם כָּֽל־הַבָּשָׁ֜ן כָּֽל־מַמְלְכ֣וּת ע֣וֹג מֶֽלֶךְ־הַבָּשָׁ֗ן וְכָל־חַוֺּ֥ת יָאִ֛יר אֲשֶׁ֥ר בַּבָּשָׁ֖ן שִׁשִּׁ֥ים עִֽיר
Ve onların sınırı Mahanayim'den, bütün Başan, Başan kralı Og'un bütün krallığı ve Başan'daki Yair'in bütün köyleri, altmış şehir oldu;
1. Tarihler 2:22
·
Tevrat
וּשְׂג֖וּב הוֹלִ֣יד אֶת־יָאִ֑יר וַֽיְהִי־ל֗וֹ עֶשְׂרִ֤ים וְשָׁלוֹשׁ֙ עָרִ֔ים בְּאֶ֖רֶץ הַגִּלְעָֽד
Ve Seguv, Yair'in babasıydı; ve onun Gilead diyarında yirmi üç şehri vardı.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 32:41
·
Tevrat
וְיָאִ֤יר בֶּן־מְנַשֶּׁה֙ הָלַ֔ךְ וַיִּלְכֹּ֖ד אֶת־חַוֺּתֵיהֶ֑ם וַיִּקְרָ֥א אֶתְהֶ֖ן חַוֺּ֥ת יָאִֽיר
Manaşe oğlu Yair gitti ve onların köylerini ele geçirdi; ve onları Yair Köyleri diye çağırdı.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Mezmurlar 105:39
·
Tevrat
פָּרַ֣שׂ עָנָ֣ן לְמָסָ֑ךְ וְ֝אֵ֗שׁ לְהָאִ֥יר לָֽיְלָה
Örtü olarak bulutu ve geceyi aydınlatmak için ateşi serdi.
Ezra 9:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה כִּמְעַט־רֶגַע֩ הָיְתָ֨ה תְחִנָּ֜ה מֵאֵ֣ת יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֗ינוּ לְהַשְׁאִ֥יר לָ֨נוּ֙ פְּלֵיטָ֔ה וְלָתֶת־לָ֥נוּ יָתֵ֖ד בִּמְק֣וֹם קָדְשׁ֑וֹ לְהָאִ֤יר עֵינֵ֨ינוּ֙ אֱלֹהֵ֔ינוּ וּלְתִתֵּ֛נוּ מִֽחְיָ֥ה מְעַ֖ט בְּעַבְדֻתֵֽנוּ
Ve şimdi, bize bir kalıntı bırakmak ve kutsal yerinde bize bir çivi vermek için Tanrımız Yahve'den kısa bir an lütuf oldu; öyle ki Tanrımız gözlerimizi aydınlatsın ve köleliğimizde bize biraz canlanma versin.
Nehemya 9:12
·
Tevrat
וּבְעַמּ֣וּד עָנָ֔ן הִנְחִיתָ֖ם יוֹמָ֑ם וּבְעַמּ֥וּד אֵשׁ֙ לַ֔יְלָה לְהָאִ֣יר לָהֶ֔ם אֶת־הַדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר יֵֽלְכוּ־בָֽהּ
Ve gündüz bulut sütunuyla onlara yol gösterdin ve gece onda gidecekleri yolu onlara aydınlatmak için ateş sütunuyla.
Nehemya 9:19
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ בְּרַחֲמֶ֣יךָ הָֽרַבִּ֔ים לֹ֥א עֲזַבְתָּ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר אֶת־עַמּ֣וּד הֶ֠עָנָן לֹא־סָ֨ר מֵעֲלֵיהֶ֤ם בְּיוֹמָם֙ לְהַנְחֹתָ֣ם בְּהַדֶּ֔רֶךְ וְאֶת־עַמּ֨וּד הָאֵ֤שׁ בְּלַ֨יְלָה֙ לְהָאִ֣יר לָהֶ֔ם וְאֶת־הַדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר יֵֽלְכוּ־בָֽהּ
Ve sen çok merhametinle onları çölde terk etmedin; yolda onlara yol göstermek için gündüz bulut sütunu ve onlara onda gidecekleri yolu aydınlatmak için gece ateş sütunu üzerlerinden ayrılmadı.
Yaratılış 1:15
·
Tevrat
וְהָי֤וּ לִמְאוֹרֹת֙ בִּרְקִ֣יעַ הַשָּׁמַ֔יִם לְהָאִ֖יר עַל־הָאָ֑רֶץ וַֽיְהִי־כֵֽן
'Yerin üzerinde ışık vermek için göklerin kubbesinde ışıklar olsunlar' ve böyle oldu.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 32:7
·
Tevrat
וְכִסֵּיתִ֤י בְכַבּֽוֹתְךָ֙ שָׁמַ֔יִם וְהִקְדַּרְתִּ֖י אֶת־כֹּֽכְבֵיהֶ֑ם שֶׁ֚מֶשׁ בֶּעָנָ֣ן אֲכַסֶּ֔נּוּ וְיָרֵ֖חַ לֹא־יָאִ֥יר אוֹרֽוֹ
Sen söndüğünde gökleri örteceğim ve onların yıldızlarını karartacağım; güneşi bulutla örteceğim ve ay ışığını aydınlatmayacak.
Yeşaya 60:19
·
Tevrat
לֹא־יִֽהְיֶה־לָּ֨ךְ ע֤וֹד הַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ לְא֣וֹר יוֹמָ֔ם וּלְנֹ֕גַהּ הַיָּרֵ֖חַ לֹא־יָאִ֣יר לָ֑ךְ וְהָיָה־לָ֤ךְ יְהוָה֙ לְא֣וֹר עוֹלָ֔ם וֵאלֹהַ֖יִךְ לְתִפְאַרְתֵּֽךְ
Artık gündüz ışık için sana güneş olmayacak ve ayın parıltısı seni aydınlatmayacak; ve Yahve sana sonsuz ışık için ve Tanrın güzelliğin için olacak.
Mezmurlar 119:130
·
Tevrat
פֵּ֖תַח דְּבָרֶ֥יךָ יָאִ֗יר מֵבִ֥ין פְּתָיִֽים
Sözlerinin açılışı aydınlatır; saf olanlara anlayış verir.
Mezmurlar 139:12
·
Tevrat
גַּם־חֹשֶׁךְ֮ לֹֽא־יַחְשִׁ֪יךְ מִ֫מֶּ֥ךָ וְ֭לַיְלָה כַּיּ֣וֹם יָאִ֑יר כַּ֝חֲשֵׁיכָ֗ה כָּאוֹרָֽה
Karanlık bile senden karartmaz ve gece gündüz gibi parlar; karanlık ışık gibidir.
Eyüp 41:24
·
Tevrat
אַ֭חֲרָיו יָאִ֣יר נָתִ֑יב יַחְשֹׁ֖ב תְּה֣וֹם לְשֵׂיבָֽה
Ardında bir yol aydınlatır; derinlik ak saçlı sanılır.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 67:2
·
Tevrat
אֱלֹהִ֗ים יְחָנֵּ֥נוּ וִֽיבָרְכֵ֑נוּ יָ֤אֵ֥ר פָּנָ֖יו אִתָּ֣נוּ סֶֽלָה
Tanrı bize lütfetsin ve bizi bereketlesin; yüzünü bizimle parlatsın. Sela.
Çölde Sayım 6:25
·
Tevrat
יָאֵ֨ר יְהוָ֧ה פָּנָ֛יו אֵלֶ֖יךָ וִֽיחֻנֶּֽךָּ
Yahve yüzünü sana aydınlatsın ve sana lütfetsin.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 80:4
·
Tevrat
אֱלֹהִ֥ים הֲשִׁיבֵ֑נוּ וְהָאֵ֥ר פָּ֝נֶ֗יךָ וְנִוָּשֵֽׁעָה
Ey Tanrı, bizi geri döndür; ve yüzünü parlat ve kurtulalım.
Mezmurlar 80:8
·
Tevrat
אֱלֹהִ֣ים צְבָא֣וֹת הֲשִׁיבֵ֑נוּ וְהָאֵ֥ר פָּ֝נֶ֗יךָ וְנִוָּשֵֽׁעָה
Ey Orduların Tanrısı, bizi geri döndür; ve yüzünü parlat ve kurtulalım.
Daniel 9:17
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה שְׁמַ֣ע אֱלֹהֵ֗ינוּ אֶל־תְּפִלַּ֤ת עַבְדְּךָ֙ וְאֶל־תַּ֣חֲנוּנָ֔יו וְהָאֵ֣ר פָּנֶ֔יךָ עַל־מִקְדָּשְׁךָ֖ הַשָּׁמֵ֑ם לְמַ֖עַן אֲדֹנָֽי
Ve şimdi Tanrımız, kulunun duasına ve yalvarışlarına kulak ver ve Efendi uğruna yüzünü ıssız tapınağının üzerine aydınlat.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 43:2
·
Tevrat
וְהִנֵּ֗ה כְּבוֹד֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל בָּ֖א מִדֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֑ים וְקוֹל֗וֹ כְּקוֹל֙ מַ֣יִם רַבִּ֔ים וְהָאָ֖רֶץ הֵאִ֥ירָה מִכְּבֹדֽוֹ
Ve işte, İsrail'in Tanrısı'nın yüceliği doğu yolundan geliyordu; ve O'nun sesi çok suların sesi gibiydi, ve yer O'nun yüceliğinden aydınlandı.
Mezmurlar 13:4
·
Tevrat
הַבִּ֣יטָֽה עֲ֭נֵנִי יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑י הָאִ֥ירָה עֵ֝ינַ֗י פֶּן־אִישַׁ֥ן הַמָּֽוֶת
Bak, bana cevap ver, Yahve Tanrım; gözlerimi aydınlat, yoksa ölüm uykusunu uyurum.
Mezmurlar 31:17
·
Tevrat
הָאִ֣ירָה פָ֭נֶיךָ עַל־עַבְדֶּ֑ךָ ה֖וֹשִׁיעֵ֣נִי בְחַסְדֶּֽךָ
Yüzünü kulunun üzerine parlat; beni sadakatinle kurtar.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 2:32
·
Tevrat
וַיִּשְׂאוּ֙ אֶת־עֲשָׂהאֵ֔ל וַֽיִּקְבְּרֻ֨הוּ֙ בְּקֶ֣בֶר אָבִ֔יו אֲשֶׁ֖ר בֵּ֣ית לָ֑חֶם וַיֵּלְכ֣וּ כָל־הַלַּ֗יְלָה יוֹאָב֙ וַֽאֲנָשָׁ֔יו וַיֵּאֹ֥ר לָהֶ֖ם בְּחֶבְרֽוֹן
Asahel'i taşıdılar ve onu Beytlehem'de olan babasının mezarına gömdüler. Yoav ve adamları bütün gece yürüdüler ve Hevron'da onlara ışık doğdu.
Mezmurlar 118:27
·
Tevrat
אֵ֤ל יְהוָה֮ וַיָּ֪אֶר לָ֥נוּ אִסְרוּ־חַ֥ג בַּעֲבֹתִ֑ים עַד־קַ֝רְנ֗וֹת הַמִּזְבֵּֽחַ
Tanrı Yahve'dir ve bizi aydınlattı; bayram kurbanını iplerle sunağın boynuzlarına kadar bağlayın.
Mısır'dan Çıkış 14:20
·
Tevrat
וַיָּבֹ֞א בֵּ֣ין מַחֲנֵ֣ה מִצְרַ֗יִם וּבֵין֙ מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיְהִ֤י הֶֽעָנָן֙ וְהַחֹ֔שֶׁךְ וַיָּ֖אֶר אֶת־הַלָּ֑יְלָה וְלֹא־קָרַ֥ב זֶ֛ה אֶל־זֶ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה
Mısır ordugahı ile İsrail ordugahı arasına geldi; bulut ve karanlık vardı ve geceyi aydınlattı; bütün gece biri diğerine yaklaşmadı.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 18:29
·
Tevrat
כִּֽי־אַ֭תָּה תָּאִ֣יר נֵרִ֑י יְהוָ֥ה אֱ֝לֹהַ֗י יַגִּ֥יהַּ חָשְׁכִּֽי
Çünkü sen kandilimi aydınlatırsın; Yahve Tanrım karanlığımı aydınlatır.
Vaiz 8:1
·
Tevrat
מִ֚י כְּהֶ֣חָכָ֔ם וּמִ֥י יוֹדֵ֖עַ פֵּ֣שֶׁר דָּבָ֑ר חָכְמַ֤ת אָדָם֙ תָּאִ֣יר פָּנָ֔יו וְעֹ֥ז פָּנָ֖יו יְשֻׁנֶּֽא
Kim bilge gibidir ve kim bir sözün açıklamasını bilir? İnsanın bilgeliği yüzünü aydınlatır ve yüzünün sertliği değişir.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 77:19
·
Tevrat
ק֤וֹל רַעַמְךָ֨ בַּגַּלְגַּ֗ל הֵאִ֣ירוּ בְרָקִ֣ים תֵּבֵ֑ל רָגְזָ֖ה וַתִּרְעַ֣שׁ הָאָֽרֶץ
Gök gürültünün sesi kasırgadaydı, şimşekler dünyayı aydınlattı; yer sarsıldı ve titredi.
Mezmurlar 97:4
·
Tevrat
הֵאִ֣ירוּ בְרָקָ֣יו תֵּבֵ֑ל רָאֲתָ֖ה וַתָּחֵ֣ל הָאָֽרֶץ
Onun şimşekleri dünyayı aydınlattı; yer gördü ve titredi.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 80:20
·
Tevrat
יְה֘וָ֤ה אֱלֹהִ֣ים צְבָא֣וֹת הֲשִׁיבֵ֑נוּ הָאֵ֥ר פָּ֝נֶ֗יךָ וְנִוָּשֵֽׁעָה
Ey Yahve, Orduların Tanrısı, bizi geri döndür; yüzünü parlat ve kurtulalım.
Mezmurlar 119:135
·
Tevrat
פָּ֭נֶיךָ הָאֵ֣ר בְּעַבְדֶּ֑ךָ וְ֝לַמְּדֵ֗נִי אֶת־חֻקֶּֽיךָ
Yüzünü kulunun üzerine aydınlat; ve bana kurallarını öğret.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 4:18
·
Tevrat
וְאֹ֣רַח צַ֭דִּיקִים כְּא֣וֹר נֹ֑גַהּ הוֹלֵ֥ךְ וָ֝א֗וֹר עַד־נְכ֥וֹן הַיּֽוֹם
Ve doğruların yolu parlayan ışık gibidir; günün tam olmasına kadar giderek aydınlanır.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 14:27
·
Tevrat
וְיוֹנָתָ֣ן לֹֽא־שָׁמַ֗ע בְּהַשְׁבִּ֣יעַ אָבִיו֮ אֶת־הָעָם֒ וַיִּשְׁלַ֗ח אֶת־קְצֵ֤ה הַמַּטֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּטְבֹּ֥ל אוֹתָ֖הּ בְּיַעְרַ֣ת הַדְּבָ֑שׁ וַיָּ֤שֶׁב יָדוֹ֙ אֶל־פִּ֔יו וַתָּאֹ֖רְנָה עֵינָֽיו
Yonatan babasının halka yemin ettirdiğini duymamıştı; elindeki değneğin ucunu uzattı ve onu petek balına batırdı, elini ağzına döndürdü ve gözleri aydınlandı.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 1:10
·
Tevrat
מִ֤י גַם־בָּכֶם֙ וְיִסְגֹּ֣ר דְּלָתַ֔יִם וְלֹֽא־תָאִ֥ירוּ מִזְבְּחִ֖י חִנָּ֑ם אֵֽין־לִ֨י חֵ֜פֶץ בָּכֶ֗ם אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וּמִנְחָ֖ה לֹֽא־אֶרְצֶ֥ה מִיֶּדְכֶֽם
Aranızda kapıları kapatacak kim var? Ve sunağımı boşuna aydınlatmayacaksınız. Sizde zevkim yok, Ordular Yahve dedi, ve elinizden sunuyu razı olmayacağım.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 25:37
·
Tevrat
וְעָשִׂ֥יתָ אֶת־נֵרֹתֶ֖יהָ שִׁבְעָ֑ה וְהֶֽעֱלָה֙ אֶת־נֵ֣רֹתֶ֔יהָ וְהֵאִ֖יר עַל־עֵ֥בֶר פָּנֶֽיהָ
Onun yedi kandilini yapacaksın; onun kandillerini yakacak ve yüzünün tarafına ışık verecek.