Kök Analizi
δίδωμι
38
Kullanım
35
Ayet
16
Anlam
38
İncil
Kelime Formları (8)
δοθησεται
dothesetai
Anlam:
verilecek
Dileyin, size verilecek; arayın, bulacaksınız; kapıyı çalın, size açılacak.
δοθησεται
dothesetai
Anlam:
verilecek
Sizi teslim ettiklerinde, nasıl ya da ne konuşacağınız konusunda kaygılanmayın; çünkü o saatte ne konuşacağınız size verilecektir.
δοθησεται
dotisete
Anlam:
verilecek
O ise cevap vererek onlara dedi: Kötü ve zina eden kuşak bir belirti arıyor; ama ona Yunus haber verenin belirtisinden başka bir belirti verilmeyecek.
δοθησεται
dothesetai
Anlam:
verilecek
Çünkü kimde varsa ona verilecek ve o bolluk içinde olacak; ama kimde yoksa, kendisinde olan bile ondan alınacak.
δοθησεται
dothisetai
Anlam:
verilecek
Kötü ve vefasız kuşak bir belirti arıyor, ama ona Yunus haber verenin belirtisinden başka bir belirti verilmeyecek. Sonra onları bırakıp gitti.
δοθησεται
dothesetai
Anlam:
verilecek
Bu nedenle size diyorum ki, Tanrı'nın egemenliği sizden alınacak ve onun meyvelerini yetiştiren bir ulusa verilecek.
δουναι
dunai
Anlam:
vermek
Ona, 'Öyleyse Musa neden bir boşanma belgesi verip kadını bırakmayı emretti?' dediler.
δουναι
dunai
Anlam:
vermek
Seninkini al ve git; bu sonuncuya da sana olduğu gibi vermek istiyorum.
δουναι
dune
Anlam:
vermek
Onlara şöyle dedi: 'Kâsemden içeceksiniz ve vaftiz olduğum vaftizle vaftiz edileceksiniz; fakat sağımda veya solumda oturmanıza izin vermek benim elimde değil, bu yerler Babam tarafından hazırlananlara aittir.'
δουναι
dunai
Anlam:
vermek
İnsanoğlu hizmet edilmeye değil, hizmet etmeye ve canını birçokları karşılığında fidye olarak vermeye geldiği gibi.
δουναι
dunai
Anlam:
vermek
Söyle öyleyse bize, ne düşünüyorsun? Sezar'a vergi vermek yasaya uygun mu, yoksa değil mi?
εδωκεν
edoken
Anlam:
verdi
On iki öğrencisini yanına çağırarak onlara kirli ruhlar üzerinde, onları kovmaları ve her türlü hastalığı, her türlü illeti iyileştirmeleri için yetki verdi.
εδωκεν
edoken
Anlam:
vermek
Halkın çimenlerin üzerine oturmasını buyurduktan sonra, beş ekmeği ve iki balığı aldı, göğe bakarak şükretti; ekmekleri bölüp öğrencilerine verdi, öğrenciler de halka dağıttı.
εδωκεν
edoken
Anlam:
verdi
Yedi ekmeği ve balıkları aldı, şükredip böldü ve öğrencilerine verdi; öğrenciler de kalabalığa verdi.
εδωκεν
edoken
Anlam:
vermek
O tapınağa girip öğretirken, başkâhinler ve halkın ileri gelenleri yanına gelip şöyle dediler: Bunları hangi yetkiyle yapıyorsun? Bu yetkiyi sana kim verdi?
δεδοται
dedotai
Anlam:
verildi
O ise cevap verip onlara dedi: 'Göklerin egemenliğinin gizlerini bilmek size verildi, ama onlara verilmedi.'
δεδοται
dedotai
Anlam:
verildi
O ise cevap verip onlara dedi: 'Göklerin egemenliğinin gizlerini bilmek size verildi, ama onlara verilmedi.'
δεδοται
dedotai
Anlam:
verilmiştir
Ama o onlara, 'Herkes bu sözü kabul edemez, ancak kendilerine verilmiş olanlar kabul eder' dedi.
δος
dos
Anlam:
ver
Annesi tarafından kışkırtılan kız, 'Vaftizci Yuhanna'nın başını burada bir tepsi üzerinde bana ver' dedi.
δος
dos
Anlam:
ver
Ama onları sendeletmemek için denize git, olta at ve çıkan ilk balığı al; ağzını açınca bir stater (~4 drahmi) bulacaksın. Onu al, benim ve senin için onlara ver.