Kelime Analizi
(26)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِذۡ ve-iz | ve o zaman Zarf Zaman Zarfı hatırla ki, dığında | — |
2 | أَخَذَ ehaze | tuttu Fiil kavramak, almak, yakalamak | أ خ ذ |
3 | رَبُّكَ rabbuke | efendin İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
4 | مِنۢ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
5 | بَنِيٓ beni | oğulları İsim çocuk, bina eden | ب ن ي |
6 | ءَادَمَ ademe | Adem'i Özel İsim insan, Adem | أ د م |
7 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
8 | ظُهُورِهِمۡ zuhurihim | sırtlarının İsim arka, dış yüzey, görünme | ظ ه ر |
9 | ذُرِّيَّتَهُمۡ zurriyyetehum | onların saçılan şeyini İsim Harf (Edât) tohum, nesil, soy | ذ ر ر |
10 | وَأَشۡهَدَهُمۡ ve-aşhedehum | ve onları hazır bulundurdu Fiil tanıklık ettirmek, şahit tutmak | ش ه د |
11 | عَلَىٰٓ ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
12 | أَنفُسِهِمۡ enfusihim | nefesleri İsim can, kendi | ن ف س |
13 | أَلَسۡتُ elestu | değil miyim Fiil yok | ل ي س |
14 | بِرَبِّكُمۡ bi-rabbikum | efendiniz ile İsim sahip, yetiştiren, rab | ر ب ب |
15 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
16 | بَلَىٰ bela | evet İlgeç/Harf Harf (Edât) bilakis, aksine | — |
17 | شَهِدۡنَآ şehidna | hazır bulunduk Fiil tanıklık etmek, görmek | ش ه د |
18 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
19 | تَقُولُواْ tekulu | seslenirsiniz Fiil söylemek, demek | ق و ل |
20 | يَوۡمَ yevme | günü Zarf Zaman Zarfı zaman, dönem | ي و م |
21 | ٱلۡقِيَٰمَةِ el-kiyameti | kalkışın İsim dikiliş, diriliş | ق و م |
22 | إِنَّا inna | şüphesiz biz Zamir muhakkak, gerçekten | — |
23 | كُنَّا kunna | olduk Fiil var olmak, meydana gelmek | ك و ن |
24 | عَنۡ an | -den Edat hakkında, uzak | — |
25 | هَٰذَا haza | bu Zamir İşaret Zamiri şu | — |
26 | غَٰفِلِينَ gafiline | habersizler İsim İsm-i Fâil dikkatsiz, ihmalkar | غ ف ل |
1
وَإِذۡ
ve-iz
ve o zaman
hatırla ki, dığında
4
مِنۢ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
7
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
8
ظُهُورِهِمۡ
zuhurihim
9
ذُرِّيَّتَهُمۡ
zurriyyetehum
10
وَأَشۡهَدَهُمۡ
ve-aşhedehum
11
عَلَىٰٓ
ala
üzerine
üstüne, karşı
12
أَنفُسِهِمۡ
enfusihim
14
بِرَبِّكُمۡ
bi-rabbikum
16
بَلَىٰ
bela
evet
bilakis, aksine
17
شَهِدۡنَآ
şehidna
18
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
19
تَقُولُواْ
tekulu
21
ٱلۡقِيَٰمَةِ
el-kiyameti
22
إِنَّا
inna
şüphesiz biz
muhakkak, gerçekten
24
عَنۡ
an
-den
hakkında, uzak
25
هَٰذَا
haza
bu
şu
26
غَٰفِلِينَ
gafiline