Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

و ض ع

v-d-c — Kök Analizi

و ض ع

26

Kullanım

4

Lemma

17

Türev

28

Anlam

4 lemma, 17 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَضَعۡنَ

Lemma

yeda'ne

koyarlar, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
3

وَوُضِعَ

ve-vudia

ve konuldu, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
2

تَضَعُ

teda'u

koyar, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
2

وَنَضَعُ

ve-neda'u

ve koyarız, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
1

وَضَعَهَا

veda'aha

ve onu koydu, koymak, bırakmak, indirmek, doğurmak

Fiil
1

وَضَعۡتُهَآ

vada'tuha

onu koydum, koymak, bırakmak, doğurmak

Fiil
1

وَضَعَتۡهَا

veda'atha

ve koydu, koymak, bırakmak, doğurmak

Fiil
1

وَيَضَعُ

ve-yeda'u

ve koyar, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
1

وَوَضَعَتۡهُ

ve-vada'athu

ve onu koydu, koymak, bırakmak, doğurmak

Fiil
1

تَضَعُونَ

teda'une

koyarsınız, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
1

تَضَعَ

teda'a

koyar, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
1

وَوَضَعَ

ve-veda'a

ve koydu, koymak, indirmek, doğurmak

Fiil
1

تَضَعُوٓاْ

teda'u

koyarsınız, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
1

وُضِعَ

vudi'a

konuldu, koymak, yerleştirmek, bırakmak

Fiil
1

وَضَعَتۡ

veda'at

ve koydu, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
1

وَوَضَعۡنَا

ve-veda'na

ve koyduk, koymak, bırakmak, indirmek

Fiil
1

وَتَضَعُ

ve-teda'u

ve koyar, koymak, indirmek, bırakmak

Fiil
1

مَّوَاضِعِهِۦ

Lemma

mevadi'ihi

onun koyma yerlerinin, koyma yeri, konum, yer

İsim
2

مَوَاضِعِهِۦ

mevadi'ihi

onun koyma yerlerinin, koyma yeri, konum, durum

İsim
1

Örnek Ayetler (1)

Maide 5:41

·

Kuran-ı Kerim

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّـٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ

Ey resul, ağızlarıyla 'İnandık' diyen ve kalpleri inanmayan kimselerden örtmede acele eden kimseler seni üzmesin. Ve dönen kimselerden yalanı çok dinleyenlerdir, sana gelmeyen diğer bir kavmi çok dinleyenlerdir. Kelimeleri yerlerinden sonra değiştirirler. Derler: 'Eğer size bu verilirse o halde onu alın ve eğer size verilmezse o halde sakının.' Ve Allah kimin sınanmasını dilerse, o halde Allah'tan ona bir şeye asla sahip olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir. Dünyada onlar için bir rezillik vardır ve ahirette onlar için büyük bir azap vardır.

مَّوۡضُوعَةٞ

Lemma

mevdu'atun

konulmuş, konulmuş, yerleştirilmiş, indirilmiş

Sıfat
1

يَضَعۡنَ

Lemma

yeda'nekoyarlar

3

وَوُضِعَ

ve-vudiave konuldu

2

تَضَعُ

teda'ukoyar

2

وَنَضَعُ

ve-neda'uve koyarız

1

وَضَعَهَا

veda'ahave onu koydu

1

وَضَعۡتُهَآ

vada'tuhaonu koydum

1

وَضَعَتۡهَا

veda'athave koydu

1

وَيَضَعُ

ve-yeda'uve koyar

1

وَوَضَعَتۡهُ

ve-vada'athuve onu koydu

1

تَضَعُونَ

teda'unekoyarsınız

1

تَضَعَ

teda'akoyar

1

وَوَضَعَ

ve-veda'ave koydu

1

تَضَعُوٓاْ

teda'ukoyarsınız

1

وُضِعَ

vudi'akonuldu

1

وَضَعَتۡ

veda'atve koydu

1

وَوَضَعۡنَا

ve-veda'nave koyduk

1

وَتَضَعُ

ve-teda'uve koyar

1

مَّوَاضِعِهِۦ

Lemma

mevadi'ihionun koyma yerlerinin

2

مَوَاضِعِهِۦ

mevadi'ihionun koyma yerlerinin

1

Örnek Ayetler (1)

Maide 5:41

·

Kuran-ı Kerim

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّـٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ

Ey resul, ağızlarıyla 'İnandık' diyen ve kalpleri inanmayan kimselerden örtmede acele eden kimseler seni üzmesin. Ve dönen kimselerden yalanı çok dinleyenlerdir, sana gelmeyen diğer bir kavmi çok dinleyenlerdir. Kelimeleri yerlerinden sonra değiştirirler. Derler: 'Eğer size bu verilirse o halde onu alın ve eğer size verilmezse o halde sakının.' Ve Allah kimin sınanmasını dilerse, o halde Allah'tan ona bir şeye asla sahip olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir. Dünyada onlar için bir rezillik vardır ve ahirette onlar için büyük bir azap vardır.

مَّوۡضُوعَةٞ

Lemma

mevdu'atunkonulmuş

1