45
Kullanım
1
Lemma
28
Türev
29
Anlam
1 lemma, 28 türev form
Örnek Ayetler (5 / 6)
En'am 6:112
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ جَعَلۡنَا لِكُلِّ نَبِيٍّ عَدُوّٗا شَيَٰطِينَ ٱلۡإِنسِ وَٱلۡجِنِّ يُوحِي بَعۡضُهُمۡ إِلَىٰ بَعۡضٖ زُخۡرُفَ ٱلۡقَوۡلِ غُرُورٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ رَبُّكَ مَا فَعَلُوهُۖ فَذَرۡهُمۡ وَمَا يَفۡتَرُونَ
Ve işte böyle her nebi için insan ve cin şeytanlarını bir düşman kıldık. Aldatmak için onların bazısı bazısına yaldızlı sözü fısıldar. Ve eğer Rabbin dileseydi onu yapmazlardı. Öyleyse onları ve uydurduklarını bırak.
En'am 6:137
·
Kuran-ı Kerim
وَكَذَٰلِكَ زَيَّنَ لِكَثِيرٖ مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ قَتۡلَ أَوۡلَٰدِهِمۡ شُرَكَآؤُهُمۡ لِيُرۡدُوهُمۡ وَلِيَلۡبِسُواْ عَلَيۡهِمۡ دِينَهُمۡۖ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ مَا فَعَلُوهُۖ فَذَرۡهُمۡ وَمَا يَفۡتَرُونَ
Ve böylece ortak koşanlardan çoğuna, onları helak etmek ve onlara dinlerini karıştırmak için ortakları çocuklarını katletmeyi süslü gösterdi. Ve eğer Allah dileseydi onu yapmazlardı; böylece onları ve uydurduklarını bırak.
Mü'minun 23:54
·
Kuran-ı Kerim
فَذَرۡهُمۡ فِي غَمۡرَتِهِمۡ حَتَّىٰ حِينٍ
Böylece onları bir süreye kadar taşkınlıkları içinde bırak.
Zuhruf 43:83
·
Kuran-ı Kerim
فَذَرۡهُمۡ يَخُوضُواْ وَيَلۡعَبُواْ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي يُوعَدُونَ
Bırak onları, söz verilen günleriyle karşılaşıncaya kadar dalsınlar ve oynasınlar.
Tur 52:45
·
Kuran-ı Kerim
فَذَرۡهُمۡ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي فِيهِ يُصۡعَقُونَ
O halde onda çarpılacakları günleriyle karşılaşıncaya kadar onları bırak.
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:278
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ ٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَذَرُواْ مَا بَقِيَ مِنَ ٱلرِّبَوٰٓاْ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ey inananlar, Allah'tan sakının ve eğer inananlar iseniz faizden kalanı bırakın.
En'am 6:120
·
Kuran-ı Kerim
وَذَرُواْ ظَٰهِرَ ٱلۡإِثۡمِ وَبَاطِنَهُۥٓۚ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَكۡسِبُونَ ٱلۡإِثۡمَ سَيُجۡزَوۡنَ بِمَا كَانُواْ يَقۡتَرِفُونَ
Günahın açığını ve gizlisini bırakın. Şüphesiz günahı kazanan kimseler, kazanmış oldukları şeyle cezalandırılacaklardır.
A'raf 7:180
·
Kuran-ı Kerim
وَلِلَّهِ ٱلۡأَسۡمَآءُ ٱلۡحُسۡنَىٰ فَٱدۡعُوهُ بِهَاۖ وَذَرُواْ ٱلَّذِينَ يُلۡحِدُونَ فِيٓ أَسۡمَـٰٓئِهِۦۚ سَيُجۡزَوۡنَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Ve en güzel isimler Allah'ındır, bunun üzerine O'na onlarla seslenin. Ve O'nun isimlerinde sapanları bırakın. Yapıyor olduklarının karşılığını göreceklerdir.
Cuma 62:9
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا نُودِيَ لِلصَّلَوٰةِ مِن يَوۡمِ ٱلۡجُمُعَةِ فَٱسۡعَوۡاْ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَذَرُواْ ٱلۡبَيۡعَۚ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٞ لَّكُمۡ إِن كُنتُمۡ تَعۡلَمُونَ
Ey inananlar, toplanma gününde salat için seslenildiğinde, Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha iyidir.
Örnek Ayetler (3)
Şuara 26:166
·
Kuran-ı Kerim
وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمۡ رَبُّكُم مِّنۡ أَزۡوَٰجِكُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٌ عَادُونَ
Ve Rabbinizin sizin için eşlerinizden yarattığını bırakıyorsunuz. Aksine siz haddi aşan bir kavimsiniz.
Saffat 37:125
·
Kuran-ı Kerim
أَتَدۡعُونَ بَعۡلٗا وَتَذَرُونَ أَحۡسَنَ ٱلۡخَٰلِقِينَ
'Baal'e mi çağırıyorsunuz ve yaratanların en güzelini bırakıyor musunuz?'
Kıyamet 75:21
·
Kuran-ı Kerim
وَتَذَرُونَ ٱلۡأٓخِرَةَ
Ve ahireti bırakıyorsunuz.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:234
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يُتَوَفَّوۡنَ مِنكُمۡ وَيَذَرُونَ أَزۡوَٰجٗا يَتَرَبَّصۡنَ بِأَنفُسِهِنَّ أَرۡبَعَةَ أَشۡهُرٖ وَعَشۡرٗاۖ فَإِذَا بَلَغۡنَ أَجَلَهُنَّ فَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ فِيمَا فَعَلۡنَ فِيٓ أَنفُسِهِنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ
Sizden vefat ettirilenlerin ve geride eşler bırakanların eşleri, kendi başlarına dört ay on gün beklerler. Sürelerine ulaştıklarında, kendi nefisleri hakkında uygun şekilde yaptıklarında sizin üzerinize günah yoktur. Allah yaptıklarınızdan Haberdar'dır.
Bakara 2:240
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يُتَوَفَّوۡنَ مِنكُمۡ وَيَذَرُونَ أَزۡوَٰجٗا وَصِيَّةٗ لِّأَزۡوَٰجِهِم مَّتَٰعًا إِلَى ٱلۡحَوۡلِ غَيۡرَ إِخۡرَاجٖۚ فَإِنۡ خَرَجۡنَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ فِي مَا فَعَلۡنَ فِيٓ أَنفُسِهِنَّ مِن مَّعۡرُوفٖۗ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٞ
Sizden vefat ettirilip eşler bırakanlar, eşleri için çıkarılmadan bir yıla kadar faydalandırmayı vasiyet etsinler. Eğer çıkarlarsa, nefsleri hakkında uygun olarak yaptıklarından dolayı size günah yoktur. Ve Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir.
İnsan 76:27
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ يُحِبُّونَ ٱلۡعَاجِلَةَ وَيَذَرُونَ وَرَآءَهُمۡ يَوۡمٗا ثَقِيلٗا
Şüphesiz bunlar acele olanı seviyorlar ve arkalarında ağır bir günü bırakıyorlar.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:91
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا قَدَرُواْ ٱللَّهَ حَقَّ قَدۡرِهِۦٓ إِذۡ قَالُواْ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ عَلَىٰ بَشَرٖ مِّن شَيۡءٖۗ قُلۡ مَنۡ أَنزَلَ ٱلۡكِتَٰبَ ٱلَّذِي جَآءَ بِهِۦ مُوسَىٰ نُورٗا وَهُدٗى لِّلنَّاسِۖ تَجۡعَلُونَهُۥ قَرَاطِيسَ تُبۡدُونَهَا وَتُخۡفُونَ كَثِيرٗاۖ وَعُلِّمۡتُم مَّا لَمۡ تَعۡلَمُوٓاْ أَنتُمۡ وَلَآ ءَابَآؤُكُمۡۖ قُلِ ٱللَّهُۖ ثُمَّ ذَرۡهُمۡ فِي خَوۡضِهِمۡ يَلۡعَبُونَ
Ve 'Allah bir beşerin üzerine hiçbir şey indirmedi' dedikleri zaman Allah'ı O'nun gerçek ölçüsüyle ölçmediler. De ki: 'Musa'nın onunla insanlar için bir ışık ve bir yol gösterme olarak geldiği kitabı kim indirdi? Onu kağıtlar kılıyorsunuz, onları açıklıyorsunuz ve çoğunu gizliyorsunuz; ve sizin ve babalarınızın bilmediği şey size öğretildi.' De ki: 'Allah.' Sonra onları dalmalarının içinde oynuyorlar bırak.
Hicr 15:3
·
Kuran-ı Kerim
ذَرۡهُمۡ يَأۡكُلُواْ وَيَتَمَتَّعُواْ وَيُلۡهِهِمُ ٱلۡأَمَلُۖ فَسَوۡفَ يَعۡلَمُونَ
Bırak onları, yesinler ve faydalansınlar ve umut onları oyalasın; yakında bilecekler.
Örnek Ayetler (1)
Nuh 71:23
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ لَا تَذَرُنَّ ءَالِهَتَكُمۡ وَلَا تَذَرُنَّ وَدّٗا وَلَا سُوَاعٗا وَلَا يَغُوثَ وَيَعُوقَ وَنَسۡرٗا
Ve dediler: 'İlahlarınızı bırakmayın; Vedd'i bırakmayın, ne Suva'ı ne Yegus'u ne Yeuk'u ne de Nesr'i.'
Örnek Ayetler (2)
Zariyat 51:42
·
Kuran-ı Kerim
مَا تَذَرُ مِن شَيۡءٍ أَتَتۡ عَلَيۡهِ إِلَّا جَعَلَتۡهُ كَٱلرَّمِيمِ
Üzerine geldiği hiçbir şeyi bırakmıyor, ancak onu çürümüş kemik gibi kılıyordu.
Müddessir 74:28
·
Kuran-ı Kerim
لَا تُبۡقِي وَلَا تَذَرُ
Ne bırakır ne terk eder.
Örnek Ayetler (2)
A'raf 7:73
·
Kuran-ı Kerim
وَإِلَىٰ ثَمُودَ أَخَاهُمۡ صَٰلِحٗاۚ قَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ مَا لَكُم مِّنۡ إِلَٰهٍ غَيۡرُهُۥۖ قَدۡ جَآءَتۡكُم بَيِّنَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡۖ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمۡ ءَايَةٗۖ فَذَرُوهَا تَأۡكُلۡ فِيٓ أَرۡضِ ٱللَّهِۖ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٖ فَيَأۡخُذَكُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Ve Semud'a kardeşleri Salih'i. Dedi: 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin için O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Kesinlikle size Rabbinizden apaçık bir delil geldi. Bu, sizin için bir ayet olarak Allah'ın devesidir. Öyleyse onu bırakın, Allah'ın yeryüzünde yesin ve ona bir kötülükle dokunmayın, yoksa sizi acı verici bir azap yakalar.'
Hud 11:64
·
Kuran-ı Kerim
وَيَٰقَوۡمِ هَٰذِهِۦ نَاقَةُ ٱللَّهِ لَكُمۡ ءَايَةٗۖ فَذَرُوهَا تَأۡكُلۡ فِيٓ أَرۡضِ ٱللَّهِۖ وَلَا تَمَسُّوهَا بِسُوٓءٖ فَيَأۡخُذَكُمۡ عَذَابٞ قَرِيبٞ
Ey kavmim, işte bu sizin için bir ayet olarak Allah'ın dişi devesidir. Bunun üzerine onu bırakın, Allah'ın yerinde yesin ve ona bir kötülükle dokunmayın, yoksa sizi yakın bir azap yakalar.
Örnek Ayetler (1)
Nuh 71:26
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ نُوحٞ رَّبِّ لَا تَذَرۡ عَلَى ٱلۡأَرۡضِ مِنَ ٱلۡكَٰفِرِينَ دَيَّارًا
Ve Nuh dedi: 'Rabbim, yerin üzerinde örtenlerden oturan kimseyi bırakma.'
Örnek Ayetler (1)
Meryem 19:72
·
Kuran-ı Kerim
ثُمَّ نُنَجِّي ٱلَّذِينَ ٱتَّقَواْ وَّنَذَرُ ٱلظَّـٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيّٗا
Sonra sakınanları kurtarırız ve zalimleri orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız.
Örnek Ayetler (1)
Kalem 68:44
·
Kuran-ı Kerim
فَذَرۡنِي وَمَن يُكَذِّبُ بِهَٰذَا ٱلۡحَدِيثِۖ سَنَسۡتَدۡرِجُهُم مِّنۡ حَيۡثُ لَا يَعۡلَمُونَ
Bunun üzerine beni ve bu sözü yalanlayanı baş başa bırak. Onları bilmedikleri yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız.
Örnek Ayetler (1)
Müzzemmil 73:11
·
Kuran-ı Kerim
وَذَرۡنِي وَٱلۡمُكَذِّبِينَ أُوْلِي ٱلنَّعۡمَةِ وَمَهِّلۡهُمۡ قَلِيلًا
Nimet sahibi yalanlayanları bana bırak ve onlara az bir mühlet ver.
Örnek Ayetler (1)
Nuh 71:27
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّكَ إِن تَذَرۡهُمۡ يُضِلُّواْ عِبَادَكَ وَلَا يَلِدُوٓاْ إِلَّا فَاجِرٗا كَفَّارٗا
Şüphesiz sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve yoldan çıkan, çok örten kimseden başkasını doğurmazlar.
Örnek Ayetler (1)
Enbiya 21:89
·
Kuran-ı Kerim
وَزَكَرِيَّآ إِذۡ نَادَىٰ رَبَّهُۥ رَبِّ لَا تَذَرۡنِي فَرۡدٗا وَأَنتَ خَيۡرُ ٱلۡوَٰرِثِينَ
Ve Zekeriya, hani Rabbine seslenmişti: 'Rabbim, beni tek başına bırakma ve Sen mirasçıların en iyisisin.'
Örnek Ayetler (1)
Müddessir 74:11
·
Kuran-ı Kerim
ذَرۡنِي وَمَنۡ خَلَقۡتُ وَحِيدٗا
Beni ve tek başına yarattığım kimseyi bırak.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:47
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ تَزۡرَعُونَ سَبۡعَ سِنِينَ دَأَبٗا فَمَا حَصَدتُّمۡ فَذَرُوهُ فِي سُنۢبُلِهِۦٓ إِلَّا قَلِيلٗا مِّمَّا تَأۡكُلُونَ
Dedi: 'Yedi yıl adet edindiğiniz gibi ekeceksiniz, bunun üzerine yediğinizden azı hariç, biçtiğinizi başağında bırakın.'
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:110
·
Kuran-ı Kerim
وَنُقَلِّبُ أَفۡـِٔدَتَهُمۡ وَأَبۡصَٰرَهُمۡ كَمَا لَمۡ يُؤۡمِنُواْ بِهِۦٓ أَوَّلَ مَرَّةٖ وَنَذَرُهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ
İlk defa ona inanmadıkları gibi onların kalplerini ve görüşlerini çeviririz. Ve onları taşkınlıkları içinde bocalayarak bırakırız.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:70
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِنَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَحۡدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Dediler: 'Yalnızca Allah'a kulluk etmemiz ve babalarımızın kulluk ediyor olduklarını bırakmamız için mi bize geldin? Öyleyse eğer doğrulardan isen bize vaat ettiğini getir.'
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:186
·
Kuran-ı Kerim
مَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَلَا هَادِيَ لَهُۥۚ وَيَذَرُهُمۡ فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ
Allah kimi saptırırsa artık onun için hiçbir yol gösteren yoktur. Ve onları kendi taşkınlıkları içinde bocalarken bırakır.
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:86
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَآ أُنزِلَتۡ سُورَةٌ أَنۡ ءَامِنُواْ بِٱللَّهِ وَجَٰهِدُواْ مَعَ رَسُولِهِ ٱسۡتَـٔۡذَنَكَ أُوْلُواْ ٱلطَّوۡلِ مِنۡهُمۡ وَقَالُواْ ذَرۡنَا نَكُن مَّعَ ٱلۡقَٰعِدِينَ
Ve 'Allah'a inanın ve O'nun resulüyle beraber çaba gösterin' diye bir sure indirildiğinde, onlardan servet sahipleri senden izin istediler ve 'Bizi bırak, oturanlarla beraber olalım' dediler.