Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

و ح ي

v-x-y — Kök Analizi

و ح ي

78

Kullanım

2

Lemma

24

Türev

34

Anlam

2 lemma, 24 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أَوۡحَيۡنَآ

Lemma

evhayna

işaret ettik, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
14

يُوحَىٰٓ

yuha

işaret edilir, işaret edilmek, fısıldanmak, vahyedilmek

Fiil
13

أُوحِيَ

uhiye

işaret edildi, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
9

وَأَوۡحَيۡنَآ

ve-evhayna

ve işaret ettik, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek, vahyetmek

Fiil
8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Nisa 4:163

·

Kuran-ı Kerim

۞إِنَّآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ كَمَآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ نُوحٖ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ مِنۢ بَعۡدِهِۦۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَٱلۡأَسۡبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَٰرُونَ وَسُلَيۡمَٰنَۚ وَءَاتَيۡنَا دَاوُۥدَ زَبُورٗا

Şüphesiz biz Nuh'a ve ondan sonraki nebilere vahiy ettiğimiz gibi sana vahiy ettik. Ve İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, torunlara, İsa'ya, Eyyup'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahiy ettik. Ve Davut'a Zebur'u verdik.

A'raf 7:117

·

Kuran-ı Kerim

۞وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَلۡقِ عَصَاكَۖ فَإِذَا هِيَ تَلۡقَفُ مَا يَأۡفِكُونَ

Ve Musa'ya vahyettik: 'Asanı at.' Bir de ne görsün o, uyduruyor oldukları şeyi yutuyor.

A'raf 7:160

·

Kuran-ı Kerim

وَقَطَّعۡنَٰهُمُ ٱثۡنَتَيۡ عَشۡرَةَ أَسۡبَاطًا أُمَمٗاۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ إِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰهُ قَوۡمُهُۥٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنۢبَجَسَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۚ وَظَلَّلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡغَمَٰمَ وَأَنزَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَنَّ وَٱلسَّلۡوَىٰۖ كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡۚ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Ve onları topluluklar olarak on iki boya böldük. Ve toplumu ondan su istediğinde Musa'ya: 'Asanla taşa vur' diye vahyetmiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı; her insanlar içecekleri yeri kesinlikle bildi. Ve onların üzerine bulutu gölgelendirdik ve onların üzerine man ve bıldırcın indirdik: 'Sizi rızıklandırdığımız şeyin temizlerinden yiyin.' Ve bize zulmetmediler, fakat kendi nefslerine zulmediyor idiler.

Yunus 10:87

·

Kuran-ı Kerim

وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰ وَأَخِيهِ أَن تَبَوَّءَا لِقَوۡمِكُمَا بِمِصۡرَ بُيُوتٗا وَٱجۡعَلُواْ بُيُوتَكُمۡ قِبۡلَةٗ وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ve Musa'ya ve kardeşine vahyettik: 'Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın, evlerinizi kıble kılın ve salatı ayağa kaldırın. Ve inananları müjdele.'

Yusuf 12:15

·

Kuran-ı Kerim

فَلَمَّا ذَهَبُواْ بِهِۦ وَأَجۡمَعُوٓاْ أَن يَجۡعَلُوهُ فِي غَيَٰبَتِ ٱلۡجُبِّۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِ لَتُنَبِّئَنَّهُم بِأَمۡرِهِمۡ هَٰذَا وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ

Böylece onu götürdüklerinde ve onu kuyunun görünmezliğine koymaya karar verdiklerinde, ona vahyettik: 'Onlar farkında değillerken, kesinlikle onlara bu işlerini haber vereceksin.'

Tüm 8 kullanımı gör

نُّوحِيٓ

nuhi

işaret ederiz, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
3

فَأَوۡحَىٰٓ

fe-evha

ve işaret etti, işaret etmek, gizlice bildirmek, vahyedip ilham vermek

Fiil
3

نُوحِيهِ

nuhihi

işaret ederiz onu, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek, vahyetmek

Fiil
2

يُوحِي

yuhi

işaret eder, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
2

أَوۡحَىٰ

evha

işaret etti, işaret etmek, fısıldamak, bildirmek

Fiil
2

وَأُوحِيَ

ve-uhiye

ve işaret edildi, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek, vahyetmek

Fiil
2

يُوحِيٓ

yuhi

işaret eder, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
2

وَأَوۡحَىٰ

ve-evha

ve işaret etti, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
2

فَأَوۡحَيۡنَآ

fe-evhayna

ve işaret ettik, işaret etmek, fısıldamak, vahyetmek

Fiil
2

نُوحِيهَآ

nuhiha

işaret ediyoruz, işaret etmek, fısıldamak, vahyetmek

Fiil
1

يُوحَىٰ

yuha

işaret edilir, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek, vahyedmek

Fiil
1

أَوۡحَىٰٓ

evha

işaret etti, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
1

لَيُوحُونَ

le-yuhune

elbette işaret ederler, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
1

يُوحَ

yuha

işaret edilir, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
1

أَوۡحَيۡتُ

evhaytu

işaret ettim, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
1

فَيُوحِيَ

fe-yuhiye

böylece işaret eder, işaret etmek, fısıldamak, ilham etmek

Fiil
1

أَوۡحَيۡنَآ

Lemma

evhaynaişaret ettik

14

يُوحَىٰٓ

yuhaişaret edilir

13

أُوحِيَ

uhiyeişaret edildi

9

وَأَوۡحَيۡنَآ

ve-evhaynave işaret ettik

8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Nisa 4:163

·

Kuran-ı Kerim

۞إِنَّآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡكَ كَمَآ أَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ نُوحٖ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ مِنۢ بَعۡدِهِۦۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَٱلۡأَسۡبَاطِ وَعِيسَىٰ وَأَيُّوبَ وَيُونُسَ وَهَٰرُونَ وَسُلَيۡمَٰنَۚ وَءَاتَيۡنَا دَاوُۥدَ زَبُورٗا

Şüphesiz biz Nuh'a ve ondan sonraki nebilere vahiy ettiğimiz gibi sana vahiy ettik. Ve İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a, torunlara, İsa'ya, Eyyup'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a vahiy ettik. Ve Davut'a Zebur'u verdik.

A'raf 7:117

·

Kuran-ı Kerim

۞وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ أَنۡ أَلۡقِ عَصَاكَۖ فَإِذَا هِيَ تَلۡقَفُ مَا يَأۡفِكُونَ

Ve Musa'ya vahyettik: 'Asanı at.' Bir de ne görsün o, uyduruyor oldukları şeyi yutuyor.

A'raf 7:160

·

Kuran-ı Kerim

وَقَطَّعۡنَٰهُمُ ٱثۡنَتَيۡ عَشۡرَةَ أَسۡبَاطًا أُمَمٗاۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰٓ إِذِ ٱسۡتَسۡقَىٰهُ قَوۡمُهُۥٓ أَنِ ٱضۡرِب بِّعَصَاكَ ٱلۡحَجَرَۖ فَٱنۢبَجَسَتۡ مِنۡهُ ٱثۡنَتَا عَشۡرَةَ عَيۡنٗاۖ قَدۡ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٖ مَّشۡرَبَهُمۡۚ وَظَلَّلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡغَمَٰمَ وَأَنزَلۡنَا عَلَيۡهِمُ ٱلۡمَنَّ وَٱلسَّلۡوَىٰۖ كُلُواْ مِن طَيِّبَٰتِ مَا رَزَقۡنَٰكُمۡۚ وَمَا ظَلَمُونَا وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ

Ve onları topluluklar olarak on iki boya böldük. Ve toplumu ondan su istediğinde Musa'ya: 'Asanla taşa vur' diye vahyetmiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırdı; her insanlar içecekleri yeri kesinlikle bildi. Ve onların üzerine bulutu gölgelendirdik ve onların üzerine man ve bıldırcın indirdik: 'Sizi rızıklandırdığımız şeyin temizlerinden yiyin.' Ve bize zulmetmediler, fakat kendi nefslerine zulmediyor idiler.

Yunus 10:87

·

Kuran-ı Kerim

وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰ وَأَخِيهِ أَن تَبَوَّءَا لِقَوۡمِكُمَا بِمِصۡرَ بُيُوتٗا وَٱجۡعَلُواْ بُيُوتَكُمۡ قِبۡلَةٗ وَأَقِيمُواْ ٱلصَّلَوٰةَۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Ve Musa'ya ve kardeşine vahyettik: 'Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayın, evlerinizi kıble kılın ve salatı ayağa kaldırın. Ve inananları müjdele.'

Yusuf 12:15

·

Kuran-ı Kerim

فَلَمَّا ذَهَبُواْ بِهِۦ وَأَجۡمَعُوٓاْ أَن يَجۡعَلُوهُ فِي غَيَٰبَتِ ٱلۡجُبِّۚ وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِ لَتُنَبِّئَنَّهُم بِأَمۡرِهِمۡ هَٰذَا وَهُمۡ لَا يَشۡعُرُونَ

Böylece onu götürdüklerinde ve onu kuyunun görünmezliğine koymaya karar verdiklerinde, ona vahyettik: 'Onlar farkında değillerken, kesinlikle onlara bu işlerini haber vereceksin.'

Tüm 8 kullanımı gör

نُّوحِيٓ

nuhiişaret ederiz

3

فَأَوۡحَىٰٓ

fe-evhave işaret etti

3

نُوحِيهِ

nuhihiişaret ederiz onu

2

يُوحِي

yuhiişaret eder

2

أَوۡحَىٰ

evhaişaret etti

2

وَأُوحِيَ

ve-uhiyeve işaret edildi

2

يُوحِيٓ

yuhiişaret eder

2

وَأَوۡحَىٰ

ve-evhave işaret etti

2

فَأَوۡحَيۡنَآ

fe-evhaynave işaret ettik

2

نُوحِيهَآ

nuhihaişaret ediyoruz

1

يُوحَىٰ

yuhaişaret edilir

1

أَوۡحَىٰٓ

evhaişaret etti

1

لَيُوحُونَ

le-yuhuneelbette işaret ederler

1

يُوحَ

yuhaişaret edilir

1

أَوۡحَيۡتُ

evhaytuişaret ettim

1

فَيُوحِيَ

fe-yuhiyeböylece işaret eder

1
و ح ي Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org