Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ه د ي

h-d-y — Kök Analizi

ه د ي

316

Kullanım

11

Lemma

107

Türev

134

Anlam

11 lemma, 107 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱهۡدِنَا

ihdina

bize yol göster, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yöneltmek

Fiil
1

سَيَهۡدِيهِمۡ

se-yehdihim

onlara kılavuzluk edecek, kılavuzluk etmek, yol göstermek, iletmek

Fiil
1

هُدٗى

Lemma

huden

yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
26

ٱلۡهُدَىٰ

el-huda

kılavuzluk, kılavuzluk, rehberlik, doğru yol

İsim
15

وَهُدٗى

ve-huden

ve kılavuzluk, kılavuzluk, rehberlik, doğru yol

İsim
15

بِٱلۡهُدَىٰ

bi'l-huda

kılavuz ile, kılavuz, rehberlik, doğru yol

İsim
7

هُدَى

huda

yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk, rehberlik

İsim
5

ٱلۡهُدَىٰٓ

el-huda

yol göstermeye, yol gösterme, kılavuzluk, doğru yol

İsim
5

ٱلۡهُدَى

el-huda

yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
2

هُدَايَ

hudaye

yol göstericim, yol gösterici, kılavuz, doğru yol

İsim
2

هُدَىٰهُمۡ

hudahum

yol göstermeleri, yol gösterme, kılavuzluk, doğru yol

İsim
2

وَٱلۡهُدَىٰ

ve-l-huda

ve yol gösterme, yol gösterme, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

لَلۡهُدَىٰ

lel-hudā

elbette yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

هُدًى

huden

yol gösterme, yol gösterme, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

لَهُدٗى

le-huden

elbette yol göstermedir, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

فَبِهُدَىٰهُمُ

fe-bi-hudahumu

o halde onların yol göstermesiyle, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

هُدَىٰهَا

hudaha

yol göstermesini, yol göstermek, kılavuzluk, rehberlik

İsim
1

يَهۡتَدُونَ

Lemma

yehtedune

doğru yolu bulurlar, doğru yolu bulmak, kılavuzluk edilmek, hidayete ermek

Fiil
10

ٱهۡتَدَىٰ

ihteda

yol buldu, yol bulmak, kılavuzlanmak, doğru yola girmek

Fiil
7

تَهۡتَدُونَ

tehtedune

doğru yolu bulursunuz, doğru yolu bulmak, kılavuzlanmak, hidayete ermek

Fiil
6

Örnek Ayetler (5 / 6)

Bakara 2:53

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡفُرۡقَانَ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve yol bulursunuz diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.

Bakara 2:150

·

Kuran-ı Kerim

وَمِنۡ حَيۡثُ خَرَجۡتَ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَحَيۡثُ مَا كُنتُمۡ فَوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ شَطۡرَهُۥ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيۡكُمۡ حُجَّةٌ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡهُمۡ فَلَا تَخۡشَوۡهُمۡ وَٱخۡشَوۡنِي وَلِأُتِمَّ نِعۡمَتِي عَلَيۡكُمۡ وَلَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve her nereden çıkarsan, bunun üzerine yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve her nerede olursanız, onlardan zulmeden kimseler hariç insanların sizin aleyhinize bir delili olmaması için bunun üzerine yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Bunun üzerine onlardan korkmayın ve benden korkun ve sizin üzerinize nimetimi tamamlamam için ve umulur ki siz yol bulursunuz.

Ali İmran 3:103

·

Kuran-ı Kerim

وَٱعۡتَصِمُواْ بِحَبۡلِ ٱللَّهِ جَمِيعٗا وَلَا تَفَرَّقُواْۚ وَٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ كُنتُمۡ أَعۡدَآءٗ فَأَلَّفَ بَيۡنَ قُلُوبِكُمۡ فَأَصۡبَحۡتُم بِنِعۡمَتِهِۦٓ إِخۡوَٰنٗا وَكُنتُمۡ عَلَىٰ شَفَا حُفۡرَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنۡهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve hepiniz Allah'ın ipine sıkıca tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani düşmanlar idiniz; bunun üzerine kalplerinizin arasını uzlaştırdı. Böylece O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Ve ateşten bir çukurun kenarının üzerinde idiniz; bunun üzerine sizi ondan kurtardı. Böylece Allah size ayetlerini açıklar; umulur ki yol bulursunuz.

A'raf 7:158

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنِّي رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُمۡ جَمِيعًا ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحۡيِۦ وَيُمِيتُۖ فَـَٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِيِّ ٱلۡأُمِّيِّ ٱلَّذِي يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

De ki: 'Ey insanlar, şüphesiz ben göklerin ve yerin egemenliği O'nun olan Allah'ın hepinize resulüyüm. O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Bunun üzerine Allah'a ve Allah'a ve O'nun sözlerine inanan ümmi nebi olan O'nun resulüne inanın ve ona uyun, umulur ki siz yol bulursunuz.'

Nahl 16:15

·

Kuran-ı Kerim

وَأَلۡقَىٰ فِي ٱلۡأَرۡضِ رَوَٰسِيَ أَن تَمِيدَ بِكُمۡ وَأَنۡهَٰرٗا وَسُبُلٗا لَّعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve sizi sarsmasın diye yere sabit dağlar, nehirler ve yollar bıraktı; umulur ki yol bulursunuz.

Tüm 6 kullanımı gör

ٱهۡدِنَا

ihdinabize yol göster

1

سَيَهۡدِيهِمۡ

se-yehdihimonlara kılavuzluk edecek

1

هُدٗى

Lemma

hudenyol göstermek

26

ٱلۡهُدَىٰ

el-hudakılavuzluk

15

وَهُدٗى

ve-hudenve kılavuzluk

15

بِٱلۡهُدَىٰ

bi'l-hudakılavuz ile

7

هُدَى

hudayol göstermek

5

ٱلۡهُدَىٰٓ

el-hudayol göstermeye

5

ٱلۡهُدَى

el-hudayol göstermek

2

هُدَايَ

hudayeyol göstericim

2

هُدَىٰهُمۡ

hudahumyol göstermeleri

2

وَٱلۡهُدَىٰ

ve-l-hudave yol gösterme

1

لَلۡهُدَىٰ

lel-hudāelbette yol göstermek

1

هُدًى

hudenyol gösterme

1

لَهُدٗى

le-hudenelbette yol göstermedir

1

فَبِهُدَىٰهُمُ

fe-bi-hudahumuo halde onların yol göstermesiyle

1

هُدَىٰهَا

hudahayol göstermesini

1

يَهۡتَدُونَ

Lemma

yehtedunedoğru yolu bulurlar

10

ٱهۡتَدَىٰ

ihtedayol buldu

7

تَهۡتَدُونَ

tehtedunedoğru yolu bulursunuz

6

Örnek Ayetler (5 / 6)

Bakara 2:53

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡفُرۡقَانَ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve yol bulursunuz diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.

Bakara 2:150

·

Kuran-ı Kerim

وَمِنۡ حَيۡثُ خَرَجۡتَ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَحَيۡثُ مَا كُنتُمۡ فَوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ شَطۡرَهُۥ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَيۡكُمۡ حُجَّةٌ إِلَّا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡهُمۡ فَلَا تَخۡشَوۡهُمۡ وَٱخۡشَوۡنِي وَلِأُتِمَّ نِعۡمَتِي عَلَيۡكُمۡ وَلَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve her nereden çıkarsan, bunun üzerine yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve her nerede olursanız, onlardan zulmeden kimseler hariç insanların sizin aleyhinize bir delili olmaması için bunun üzerine yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Bunun üzerine onlardan korkmayın ve benden korkun ve sizin üzerinize nimetimi tamamlamam için ve umulur ki siz yol bulursunuz.

Ali İmran 3:103

·

Kuran-ı Kerim

وَٱعۡتَصِمُواْ بِحَبۡلِ ٱللَّهِ جَمِيعٗا وَلَا تَفَرَّقُواْۚ وَٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ كُنتُمۡ أَعۡدَآءٗ فَأَلَّفَ بَيۡنَ قُلُوبِكُمۡ فَأَصۡبَحۡتُم بِنِعۡمَتِهِۦٓ إِخۡوَٰنٗا وَكُنتُمۡ عَلَىٰ شَفَا حُفۡرَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنۡهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve hepiniz Allah'ın ipine sıkıca tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani düşmanlar idiniz; bunun üzerine kalplerinizin arasını uzlaştırdı. Böylece O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Ve ateşten bir çukurun kenarının üzerinde idiniz; bunun üzerine sizi ondan kurtardı. Böylece Allah size ayetlerini açıklar; umulur ki yol bulursunuz.

A'raf 7:158

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنِّي رَسُولُ ٱللَّهِ إِلَيۡكُمۡ جَمِيعًا ٱلَّذِي لَهُۥ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحۡيِۦ وَيُمِيتُۖ فَـَٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِ ٱلنَّبِيِّ ٱلۡأُمِّيِّ ٱلَّذِي يُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ وَكَلِمَٰتِهِۦ وَٱتَّبِعُوهُ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

De ki: 'Ey insanlar, şüphesiz ben göklerin ve yerin egemenliği O'nun olan Allah'ın hepinize resulüyüm. O'ndan başka ilah yoktur; diriltir ve öldürür. Bunun üzerine Allah'a ve Allah'a ve O'nun sözlerine inanan ümmi nebi olan O'nun resulüne inanın ve ona uyun, umulur ki siz yol bulursunuz.'

Nahl 16:15

·

Kuran-ı Kerim

وَأَلۡقَىٰ فِي ٱلۡأَرۡضِ رَوَٰسِيَ أَن تَمِيدَ بِكُمۡ وَأَنۡهَٰرٗا وَسُبُلٗا لَّعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve sizi sarsmasın diye yere sabit dağlar, nehirler ve yollar bıraktı; umulur ki yol bulursunuz.

Tüm 6 kullanımı gör