Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ه د ي

h-d-y — Kök Analizi

ه د ي

316

Kullanım

11

Lemma

107

Türev

134

Anlam

11 lemma, 107 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱهۡدِنَا

ihdina

bize yol göster, yol göstermek, kılavuzluk etmek, yöneltmek

Fiil
1

سَيَهۡدِيهِمۡ

se-yehdihim

onlara kılavuzluk edecek, kılavuzluk etmek, yol göstermek, iletmek

Fiil
1

هُدٗى

Lemma

huden

yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
26

ٱلۡهُدَىٰ

el-huda

kılavuzluk, kılavuzluk, rehberlik, doğru yol

İsim
15

وَهُدٗى

ve-huden

ve kılavuzluk, kılavuzluk, rehberlik, doğru yol

İsim
15

بِٱلۡهُدَىٰ

bi'l-huda

kılavuz ile, kılavuz, rehberlik, doğru yol

İsim
7

هُدَى

huda

yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk, rehberlik

İsim
5

Örnek Ayetler (5)

Bakara 2:120

·

Kuran-ı Kerim

وَلَن تَرۡضَىٰ عَنكَ ٱلۡيَهُودُ وَلَا ٱلنَّصَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمۡۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۗ وَلَئِنِ ٱتَّبَعۡتَ أَهۡوَآءَهُم بَعۡدَ ٱلَّذِي جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِيّٖ وَلَا نَصِيرٍ

Ve sen onların dinine uyana kadar ne Yahudiler ne de Nasraniler senden asla razı olmaz. De ki: 'Şüphesiz Allah'ın yol göstermesi, yol göstermenin ta kendisidir.' Ve sana bilgiden gelenden sonra eğer onların arzularına uyarsan, senin için Allah'tan ne bir koruyucu ne de bir yardımcı vardır.

Ali İmran 3:73

·

Kuran-ı Kerim

وَلَا تُؤۡمِنُوٓاْ إِلَّا لِمَن تَبِعَ دِينَكُمۡ قُلۡ إِنَّ ٱلۡهُدَىٰ هُدَى ٱللَّهِ أَن يُؤۡتَىٰٓ أَحَدٞ مِّثۡلَ مَآ أُوتِيتُمۡ أَوۡ يُحَآجُّوكُمۡ عِندَ رَبِّكُمۡۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡفَضۡلَ بِيَدِ ٱللَّهِ يُؤۡتِيهِ مَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٞ

Ve dininize uyan kimseden başkasına güvenmeyin. De ki: 'Şüphesiz yol gösterme Allah'ın yol göstermesidir.' Size verilenin benzerinin bir kimseye verilmesine veya Rabbinizin katında sizinle tartışmalarına. De ki: 'Şüphesiz lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediği kimseye verir. Ve Allah Geniş'tir, Bilen'dir.'

En'am 6:71

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ أَنَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعۡقَابِنَا بَعۡدَ إِذۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِي ٱسۡتَهۡوَتۡهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِي ٱلۡأَرۡضِ حَيۡرَانَ لَهُۥٓ أَصۡحَٰبٞ يَدۡعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلۡهُدَى ٱئۡتِنَاۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۖ وَأُمِرۡنَا لِنُسۡلِمَ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

De ki: 'Allah'ın dışında bize fayda vermeyen ve bize zarar vermeyen şeyi mi çağıralım? Ve Allah bize yol gösterdikten sonra, yerin içinde Şeytanların şaşkın bir halde ayarttığı, "Bize gel" diye yol göstermeye çağıran arkadaşları olan kimse gibi topuklarımızın üzerine mi döndürülelim?' De ki: 'Şüphesiz Allah'ın yol göstermesi, yol göstermenin ta kendisidir; ve biz alemlerin Rabbine teslim olmamız için emrolunduk.'

En'am 6:88

·

Kuran-ı Kerim

ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۚ وَلَوۡ أَشۡرَكُواْ لَحَبِطَ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

İşte bu Allah'ın yol göstermesidir, kullarından dilediği kimseye onunla yol gösterir. Ve eğer ortak koşsalardı, yapıyor oldukları şey onlardan kesinlikle boşa çıkardı.

Zümer 39:23

·

Kuran-ı Kerim

ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحۡسَنَ ٱلۡحَدِيثِ كِتَٰبٗا مُّتَشَٰبِهٗا مَّثَانِيَ تَقۡشَعِرُّ مِنۡهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمۡ وَقُلُوبُهُمۡ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٍ

'Allah sözün en güzelini, benzeşen, tekrarlanan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkan kimselerin derileri ondan ürperir; sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın hatırlanmasına yumuşar. İşte bu Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediği kimseye yol gösterir. Ve Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir yol gösteren yoktur.'

ٱلۡهُدَىٰٓ

el-huda

yol göstermeye, yol gösterme, kılavuzluk, doğru yol

İsim
5

ٱلۡهُدَى

el-huda

yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
2

هُدَايَ

hudaye

yol göstericim, yol gösterici, kılavuz, doğru yol

İsim
2

هُدَىٰهُمۡ

hudahum

yol göstermeleri, yol gösterme, kılavuzluk, doğru yol

İsim
2

وَٱلۡهُدَىٰ

ve-l-huda

ve yol gösterme, yol gösterme, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

لَلۡهُدَىٰ

lel-hudā

elbette yol göstermek, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

هُدًى

huden

yol gösterme, yol gösterme, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

لَهُدٗى

le-huden

elbette yol göstermedir, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

فَبِهُدَىٰهُمُ

fe-bi-hudahumu

o halde onların yol göstermesiyle, yol göstermek, kılavuzluk, doğru yol

İsim
1

هُدَىٰهَا

hudaha

yol göstermesini, yol göstermek, kılavuzluk, rehberlik

İsim
1

يَهۡتَدُونَ

Lemma

yehtedune

doğru yolu bulurlar, doğru yolu bulmak, kılavuzluk edilmek, hidayete ermek

Fiil
10

ٱهۡتَدَىٰ

ihteda

yol buldu, yol bulmak, kılavuzlanmak, doğru yola girmek

Fiil
7

تَهۡتَدُونَ

tehtedune

doğru yolu bulursunuz, doğru yolu bulmak, kılavuzlanmak, hidayete ermek

Fiil
6

ٱهۡدِنَا

ihdinabize yol göster

1

سَيَهۡدِيهِمۡ

se-yehdihimonlara kılavuzluk edecek

1

هُدٗى

Lemma

hudenyol göstermek

26

ٱلۡهُدَىٰ

el-hudakılavuzluk

15

وَهُدٗى

ve-hudenve kılavuzluk

15

بِٱلۡهُدَىٰ

bi'l-hudakılavuz ile

7

هُدَى

hudayol göstermek

5

Örnek Ayetler (5)

Bakara 2:120

·

Kuran-ı Kerim

وَلَن تَرۡضَىٰ عَنكَ ٱلۡيَهُودُ وَلَا ٱلنَّصَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَتَّبِعَ مِلَّتَهُمۡۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۗ وَلَئِنِ ٱتَّبَعۡتَ أَهۡوَآءَهُم بَعۡدَ ٱلَّذِي جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِيّٖ وَلَا نَصِيرٍ

Ve sen onların dinine uyana kadar ne Yahudiler ne de Nasraniler senden asla razı olmaz. De ki: 'Şüphesiz Allah'ın yol göstermesi, yol göstermenin ta kendisidir.' Ve sana bilgiden gelenden sonra eğer onların arzularına uyarsan, senin için Allah'tan ne bir koruyucu ne de bir yardımcı vardır.

Ali İmran 3:73

·

Kuran-ı Kerim

وَلَا تُؤۡمِنُوٓاْ إِلَّا لِمَن تَبِعَ دِينَكُمۡ قُلۡ إِنَّ ٱلۡهُدَىٰ هُدَى ٱللَّهِ أَن يُؤۡتَىٰٓ أَحَدٞ مِّثۡلَ مَآ أُوتِيتُمۡ أَوۡ يُحَآجُّوكُمۡ عِندَ رَبِّكُمۡۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡفَضۡلَ بِيَدِ ٱللَّهِ يُؤۡتِيهِ مَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٞ

Ve dininize uyan kimseden başkasına güvenmeyin. De ki: 'Şüphesiz yol gösterme Allah'ın yol göstermesidir.' Size verilenin benzerinin bir kimseye verilmesine veya Rabbinizin katında sizinle tartışmalarına. De ki: 'Şüphesiz lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediği kimseye verir. Ve Allah Geniş'tir, Bilen'dir.'

En'am 6:71

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ أَنَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعۡقَابِنَا بَعۡدَ إِذۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِي ٱسۡتَهۡوَتۡهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِي ٱلۡأَرۡضِ حَيۡرَانَ لَهُۥٓ أَصۡحَٰبٞ يَدۡعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلۡهُدَى ٱئۡتِنَاۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۖ وَأُمِرۡنَا لِنُسۡلِمَ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ

De ki: 'Allah'ın dışında bize fayda vermeyen ve bize zarar vermeyen şeyi mi çağıralım? Ve Allah bize yol gösterdikten sonra, yerin içinde Şeytanların şaşkın bir halde ayarttığı, "Bize gel" diye yol göstermeye çağıran arkadaşları olan kimse gibi topuklarımızın üzerine mi döndürülelim?' De ki: 'Şüphesiz Allah'ın yol göstermesi, yol göstermenin ta kendisidir; ve biz alemlerin Rabbine teslim olmamız için emrolunduk.'

En'am 6:88

·

Kuran-ı Kerim

ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦۚ وَلَوۡ أَشۡرَكُواْ لَحَبِطَ عَنۡهُم مَّا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

İşte bu Allah'ın yol göstermesidir, kullarından dilediği kimseye onunla yol gösterir. Ve eğer ortak koşsalardı, yapıyor oldukları şey onlardan kesinlikle boşa çıkardı.

Zümer 39:23

·

Kuran-ı Kerim

ٱللَّهُ نَزَّلَ أَحۡسَنَ ٱلۡحَدِيثِ كِتَٰبٗا مُّتَشَٰبِهٗا مَّثَانِيَ تَقۡشَعِرُّ مِنۡهُ جُلُودُ ٱلَّذِينَ يَخۡشَوۡنَ رَبَّهُمۡ ثُمَّ تَلِينُ جُلُودُهُمۡ وَقُلُوبُهُمۡ إِلَىٰ ذِكۡرِ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ هُدَى ٱللَّهِ يَهۡدِي بِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَمَن يُضۡلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنۡ هَادٍ

'Allah sözün en güzelini, benzeşen, tekrarlanan bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkan kimselerin derileri ondan ürperir; sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın hatırlanmasına yumuşar. İşte bu Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediği kimseye yol gösterir. Ve Allah kimi saptırırsa, artık onun için hiçbir yol gösteren yoktur.'

ٱلۡهُدَىٰٓ

el-hudayol göstermeye

5

ٱلۡهُدَى

el-hudayol göstermek

2

هُدَايَ

hudayeyol göstericim

2

هُدَىٰهُمۡ

hudahumyol göstermeleri

2

وَٱلۡهُدَىٰ

ve-l-hudave yol gösterme

1

لَلۡهُدَىٰ

lel-hudāelbette yol göstermek

1

هُدًى

hudenyol gösterme

1

لَهُدٗى

le-hudenelbette yol göstermedir

1

فَبِهُدَىٰهُمُ

fe-bi-hudahumuo halde onların yol göstermesiyle

1

هُدَىٰهَا

hudahayol göstermesini

1

يَهۡتَدُونَ

Lemma

yehtedunedoğru yolu bulurlar

10

ٱهۡتَدَىٰ

ihtedayol buldu

7

تَهۡتَدُونَ

tehtedunedoğru yolu bulursunuz

6