Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ن د ي

n-d-y — Kök Analizi

ن د ي

53

Kullanım

8

Lemma

25

Türev

40

Anlam

8 lemma, 25 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

نَادَىٰ

Lemma

nada

seslendi, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
7

نُودِيَ

nudiye

seslenildi, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
4

يُنَادِيهِمۡ

yunadihim

seslenir, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
4

وَنَادَىٰٓ

ve-nada

ve seslendi, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
3

وَنَادَىٰ

ve-nada

ve seslendi, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
3

فَنَادَىٰ

fe-nada

ve seslendi, yüksek sesle bağırmak, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
2

وَنَادَوۡاْ

ve-nadev

ve seslendiler, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
2

وَنَٰدَيۡنَٰهُ

ve-nadeynahu

ve ona seslendik, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
2

يُنَادَوۡنَ

yunadevne

seslenilirler, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Mü'min 40:10

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُنَادَوۡنَ لَمَقۡتُ ٱللَّهِ أَكۡبَرُ مِن مَّقۡتِكُمۡ أَنفُسَكُمۡ إِذۡ تُدۡعَوۡنَ إِلَى ٱلۡإِيمَٰنِ فَتَكۡفُرُونَ

Şüphesiz örtenlere seslenilir: 'Kesinlikle Allah'ın öfkesi, sizin nefislerinize olan öfkenizden daha büyüktür. Hani siz inanca çağrılıyordunuz da örtüyordunuz.'

Fussilet 41:44

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ جَعَلۡنَٰهُ قُرۡءَانًا أَعۡجَمِيّٗا لَّقَالُواْ لَوۡلَا فُصِّلَتۡ ءَايَٰتُهُۥٓۖ ءَا۬عۡجَمِيّٞ وَعَرَبِيّٞۗ قُلۡ هُوَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ هُدٗى وَشِفَآءٞۚ وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٞ وَهُوَ عَلَيۡهِمۡ عَمًىۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يُنَادَوۡنَ مِن مَّكَانِۭ بَعِيدٖ

Ve eğer onu yabancı bir kuran yapsaydık, kesinlikle derlerdi: 'Onun ayetlerinin ayrıntılı açıklanması gerekmez miydi? Yabancı mı ve Arap mı?' De ki: 'O, inanan kimseler için bir yol gösterme ve bir şifadır.' İnanmayan kimselerin kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onların üzerine bir körlüktür. İşte onlar uzak bir yerden çağrılırlar.

فَنَادَواْ

fe-nadev

ve seslendiler, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

يُنَادِ

yunadi

seslenir, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

يُنَادُونَهُمۡ

yunadunehum

onlara seslenirler, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

نَادَيۡتُمۡ

nadeytum

seslendiniz, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

وَنَادَىٰهُمَا

ve-nadahuma

ve ikisine seslendi, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

نَادُواْ

nadu

seslenin, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

فَنَادَىٰهَا

fe-nadaha

ve seslendi, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

نَادَىٰنَا

nadana

bize seslendi, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

وَنُودُوٓاْ

ve-nudu

ve seslenildiler, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

فَنَادَتۡهُ

fe-nadethu

ve ona seslendi, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

فَنَادَوۡاْ

fe-nadev

ve seslendiler, seslenmek, çağırmak, nida etmek

Fiil
1

نَادَىٰ

Lemma

nadaseslendi

7

نُودِيَ

nudiyeseslenildi

4

يُنَادِيهِمۡ

yunadihimseslenir

4

وَنَادَىٰٓ

ve-nadave seslendi

3

وَنَادَىٰ

ve-nadave seslendi

3

فَنَادَىٰ

fe-nadave seslendi

2

وَنَادَوۡاْ

ve-nadevve seslendiler

2

وَنَٰدَيۡنَٰهُ

ve-nadeynahuve ona seslendik

2

يُنَادَوۡنَ

yunadevneseslenilirler

2

Örnek Ayetler (2)

Mü'min 40:10

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ يُنَادَوۡنَ لَمَقۡتُ ٱللَّهِ أَكۡبَرُ مِن مَّقۡتِكُمۡ أَنفُسَكُمۡ إِذۡ تُدۡعَوۡنَ إِلَى ٱلۡإِيمَٰنِ فَتَكۡفُرُونَ

Şüphesiz örtenlere seslenilir: 'Kesinlikle Allah'ın öfkesi, sizin nefislerinize olan öfkenizden daha büyüktür. Hani siz inanca çağrılıyordunuz da örtüyordunuz.'

Fussilet 41:44

·

Kuran-ı Kerim

وَلَوۡ جَعَلۡنَٰهُ قُرۡءَانًا أَعۡجَمِيّٗا لَّقَالُواْ لَوۡلَا فُصِّلَتۡ ءَايَٰتُهُۥٓۖ ءَا۬عۡجَمِيّٞ وَعَرَبِيّٞۗ قُلۡ هُوَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ هُدٗى وَشِفَآءٞۚ وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ فِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٞ وَهُوَ عَلَيۡهِمۡ عَمًىۚ أُوْلَـٰٓئِكَ يُنَادَوۡنَ مِن مَّكَانِۭ بَعِيدٖ

Ve eğer onu yabancı bir kuran yapsaydık, kesinlikle derlerdi: 'Onun ayetlerinin ayrıntılı açıklanması gerekmez miydi? Yabancı mı ve Arap mı?' De ki: 'O, inanan kimseler için bir yol gösterme ve bir şifadır.' İnanmayan kimselerin kulaklarında bir ağırlık vardır ve o, onların üzerine bir körlüktür. İşte onlar uzak bir yerden çağrılırlar.

فَنَادَواْ

fe-nadevve seslendiler

1

يُنَادِ

yunadiseslenir

1

يُنَادُونَهُمۡ

yunadunehumonlara seslenirler

1

نَادَيۡتُمۡ

nadeytumseslendiniz

1

وَنَادَىٰهُمَا

ve-nadahumave ikisine seslendi

1

نَادُواْ

naduseslenin

1

فَنَادَىٰهَا

fe-nadahave seslendi

1

نَادَىٰنَا

nadanabize seslendi

1

وَنُودُوٓاْ

ve-nuduve seslenildiler

1

فَنَادَتۡهُ

fe-nadethuve ona seslendi

1

فَنَادَوۡاْ

fe-nadevve seslendiler

1